Single Blog Title

This is a single blog caption

Elektronik Sözleşmelerin Geçerliliği ve İspat Sorunları

Giriş

Dijitalleşme ile birlikte sözleşmelerin kurulma biçimi köklü şekilde değişmiştir. Artık birçok ticari ilişki, fiziki imza ve kâğıt belge olmadan; e-posta, internet sitesi, mobil uygulama, WhatsApp yazışması, SMS onayı, platform içi tıklama, elektronik imza, mobil imza veya çevrim içi onay mekanizmasıyla kurulmaktadır. E-ticaret, SaaS abonelikleri, online danışmanlık, uzaktan hizmet alımı, dijital ürün satışı, freelancer sözleşmeleri, yazılım geliştirme işleri, mesafeli satışlar ve pazaryeri işlemleri elektronik sözleşmelerin en sık kullanıldığı alanlardır.

Elektronik sözleşmeler bakımından temel soru şudur: Taraflar hiç kâğıt imzalamadan, yalnızca dijital ortamda sözleşme kurabilir mi? Türk hukuku bakımından cevap, kural olarak evettir. Çünkü Türk Borçlar Kanunu’nda sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe herhangi bir şekle bağlı değildir. TBK m.12’ye göre sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı değildir; ancak kanunda belirli bir şekil öngörülmüşse, bu şekle uyulmaksızın kurulan sözleşme hüküm doğurmaz.

Bu nedenle elektronik sözleşmelerin geçerliliği değerlendirilirken ilk bakılması gereken nokta, ilgili sözleşmenin kanunen herhangi bir şekil şartına tabi olup olmadığıdır. Eğer sözleşme şekle tabi değilse, tarafların elektronik ortamda karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla sözleşme kurması mümkündür. Ancak sözleşme yazılı şekle, resmi şekle veya özel merasime tabi ise, elektronik ortamda yapılan işlemin bu şekil şartını karşılayıp karşılamadığı ayrıca incelenmelidir.

Elektronik Sözleşme Nedir?

Elektronik sözleşme, tarafların irade beyanlarını elektronik ortamda açıkladığı ve sözleşme ilişkisini dijital araçlarla kurduğu sözleşmedir. Bu sözleşme mutlaka güvenli elektronik imza ile imzalanmış olmak zorunda değildir. Bir internet sitesinde “okudum, kabul ediyorum” kutucuğunun işaretlenmesi, mobil uygulamada üyelik sözleşmesinin onaylanması, e-posta yoluyla teklif ve kabul gönderilmesi, WhatsApp üzerinden hizmet şartlarının kabul edilmesi veya tarafların güvenli elektronik imza ile PDF sözleşme imzalaması elektronik sözleşme ilişkisi doğurabilir.

Ancak her elektronik sözleşme aynı hukuki güçte değildir. Güvenli elektronik imza ile imzalanmış bir sözleşmenin hukuki ve ispat gücü ile yalnızca ekran görüntüsüne dayanan bir WhatsApp mutabakatının ispat gücü aynı değildir. Bu nedenle elektronik sözleşmeleri üç grupta düşünmek gerekir: güvenli elektronik imzalı sözleşmeler, elektronik onay/tıklama yoluyla kurulan sözleşmeler ve mesajlaşma/e-posta yoluyla oluşan sözleşme ilişkileri.

Güvenli elektronik imzalı sözleşmeler, yazılı şekil ve ispat bakımından en güçlü kategoridir. Tıklama yoluyla onaylanan sözleşmeler özellikle e-ticaret, üyelik ve abonelik ilişkilerinde yaygındır. E-posta ve WhatsApp yazışmaları ise tarafların iradesini, teklif-kabul ilişkisini, borç ikrarını veya ticari mutabakatı gösterebilir; fakat inkâr hâlinde teknik doğrulama ve delil bütünlüğü önem kazanır.

Elektronik Sözleşmelerin Geçerliliği İçin Genel Kural

Türk hukukunda sözleşmenin kurulması için kural olarak tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları yeterlidir. Sözleşme elektronik ortamda kurulmuş olsa bile, tarafların irade açıklamaları açık, anlaşılır ve sözleşmenin esaslı unsurlarını kapsıyorsa geçerli bir sözleşme kurulabilir.

Örneğin bir yazılım geliştirici ile müşteri e-posta üzerinden işin kapsamı, ücret, teslim süresi ve ödeme şartları konusunda anlaşmışsa; kanunen özel şekle tabi olmayan bir yazılım hizmet sözleşmesi bakımından sözleşmenin elektronik ortamda kurulması mümkündür. Aynı şekilde bir e-ticaret sitesinden ürün satın alan tüketici, ürün bedelini ödeyip mesafeli satış sözleşmesini elektronik ortamda onayladığında sözleşme kurulmuş olur.

Ancak bazı sözleşmeler kanunen özel şekle tabidir. Taşınmaz satış sözleşmesi, tapuda resmi şekilde yapılmalıdır. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi noterlikçe düzenleme şeklinde yapılmalıdır. Resmi şekle veya özel merasime tabi işlemler, sıradan elektronik onayla ya da güvenli elektronik imzayla yapılamaz. 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu m.5, güvenli elektronik imzanın elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğurduğunu kabul etmekle birlikte, kanunların resmi şekle veya özel merasime tabi tuttuğu işlemlerin güvenli elektronik imza ile yapılamayacağını düzenlemiştir.

Güvenli Elektronik İmza Nedir?

Elektronik imza kavramı geniştir. Her dijital onay, her taranmış imza veya her PDF üzerine eklenen imza görseli güvenli elektronik imza değildir. 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na göre güvenli elektronik imza; münhasıran imza sahibine bağlı olan, sadece imza sahibinin tasarrufunda bulunan güvenli elektronik imza oluşturma aracıyla oluşturulan, nitelikli elektronik sertifikaya dayanarak imza sahibinin kimliğini tespit eden ve imzalanmış elektronik veride sonradan değişiklik yapılıp yapılmadığının tespitine imkân veren elektronik imzadır.

Bu tanım, güvenli elektronik imzanın neden güçlü bir ispat aracı olduğunu gösterir. Güvenli elektronik imza; kimlik doğrulama, veri bütünlüğü ve inkâr edilemezlik fonksiyonlarını bir arada sağlar. BTK da elektronik imzanın elektronik işlemlerde geçerlilik, bütünlük, erişilebilirlik ve inkâr edilemezlik ihtiyacına cevap verdiğini; güvenli elektronik imzanın elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu ve aynı ispat gücünü haiz olduğunu açıklamaktadır.

Bu nedenle e-imzalı sözleşme denildiğinde dikkat edilmesi gereken nokta, kullanılan imzanın güvenli elektronik imza olup olmadığıdır. PDF üzerine yapıştırılan imza görseli, bilgisayar faresıyla atılan basit imza, taranmış ıslak imza veya e-posta sonunda yer alan isim-soyisim her zaman güvenli elektronik imza sayılmaz. Bunlar somut olayda delil olabilir; ancak güvenli elektronik imzanın sağladığı senet ve kesin delil etkisini otomatik olarak doğurmaz.

Güvenli Elektronik İmzanın Yazılı Şekle Etkisi

Bazı sözleşmeler için kanun yazılı şekil şartı öngörür. Yazılı şeklin temel unsuru, borç altına giren kişinin imzasıdır. TBK m.14’e göre yazılı şekilde yapılması öngörülen sözleşmelerde borç altına girenlerin imzalarının bulunması zorunludur; kanunda aksi öngörülmedikçe güvenli elektronik imza ile gönderilip saklanabilen metinler de yazılı şekil yerine geçer. TBK m.15 ise güvenli elektronik imzanın el yazısıyla atılmış imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğuracağını düzenler.

Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, adi yazılı şekle tabi sözleşmeler güvenli elektronik imza ile kurulabilir. Örneğin kanunen adi yazılı şeklin yeterli olduğu bir sözleşmede tarafların güvenli elektronik imza kullanması, kural olarak yazılı şekil şartını karşılar.

Ancak resmi şekle tabi işlemler farklıdır. Resmi şekil, yalnızca imza atılması değil, işlemin belirli makam huzurunda ve belirli usulde yapılması anlamına gelir. Bu nedenle tapu devri, noter düzenlemesi gerektiren bazı işlemler veya özel merasim aranan hukuki işlemler yalnızca güvenli elektronik imza ile geçerli hâle gelmez. 5070 sayılı Kanun m.5, resmi şekle veya özel merasime tabi işlemleri güvenli elektronik imza kapsamı dışında bırakmıştır.

Elektronik Sözleşmelerde İspat Sorunu

Elektronik sözleşmelerin en önemli problemi çoğu zaman geçerlilik değil, ispat meselesidir. Taraflar dijital ortamda gerçekten anlaştı mı? Onayı veren kişi gerçekten davalı mı? E-posta adresi ona mı ait? WhatsApp mesajı sonradan değiştirildi mi? Tıklama kaydı kim tarafından yapıldı? Sözleşmenin hangi versiyonu kabul edildi? IP kaydı, zaman damgası, log kaydı ve ödeme kaydı var mı? Bu sorular uyuşmazlık çıktığında belirleyici olur.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.199’a göre uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli elektronik ortamdaki veriler de belge niteliğindedir. Bu nedenle e-posta, SMS, WhatsApp yazışması, sistem logları, sipariş kayıtları, ekran görüntüleri, ödeme kayıtları, IP kayıtları ve dijital sözleşme onayları mahkemeye belge olarak sunulabilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2023/119 E., 2023/1767 K. sayılı kararına ilişkin değerlendirmelerde de WhatsApp yazışmalarının HMK m.199 anlamında belge ve şartları varsa delil başlangıcı niteliği taşıyabileceği belirtilmiştir.

Ancak her elektronik belge aynı ispat gücüne sahip değildir. Güvenli elektronik imzalı belge ile ekran görüntüsü aynı seviyede değildir. Güvenli elektronik imza ile oluşturulan veri, HMK m.205/2 uyarınca senet hükmündedir. Hâkim, elektronik imzalı belgenin güvenli elektronik imza ile oluşturulup oluşturulmadığını resen inceler.

Güvenli Elektronik İmzalı Sözleşmenin İspat Gücü

Güvenli elektronik imza ile imzalanan sözleşmeler ispat bakımından en güçlü elektronik sözleşme türüdür. HMK m.205’e göre usulüne uygun güvenli elektronik imza ile oluşturulan elektronik veriler senet hükmündedir. Bu, elektronik imzalı sözleşmenin mahkemede adi yazılı senet gibi değerlendirilebileceği anlamına gelir.

Bu nedenle yüksek tutarlı ticari sözleşmelerde, yazılım geliştirme anlaşmalarında, hizmet sözleşmelerinde, bayilik ilişkilerinde, gizlilik sözleşmelerinde, uzaktan iş ilişkilerinde, B2B satışlarda ve alacak-borç doğuran ilişkilerde güvenli elektronik imza kullanılması ispat riskini ciddi şekilde azaltır.

Güvenli elektronik imzanın en önemli avantajı, imzalayan kişinin kimliğini nitelikli elektronik sertifika üzerinden tespit etmesi ve imzalanan veride sonradan değişiklik yapılıp yapılmadığını gösterebilmesidir. Böylece taraflardan biri “ben imzalamadım” veya “metin sonradan değiştirildi” dediğinde, teknik doğrulama yapılabilir.

E-Posta ile Sözleşme Kurulabilir mi?

E-posta yoluyla sözleşme kurulması mümkündür. Taraflar e-posta üzerinden teklif ve kabul iradelerini açıkça ortaya koymuşsa, sözleşmenin esaslı unsurları belirlenmişse ve sözleşme kanunen özel şekle tabi değilse, e-posta yazışmaları sözleşmenin kurulduğunu gösterebilir.

Örneğin bir danışmanlık hizmeti için taraflar e-posta üzerinden hizmet kapsamı, ücret, ödeme tarihi ve teslim süresinde anlaşmışsa, bu yazışmalar sözleşme ilişkisinin ispatında kullanılabilir. Ancak e-posta yazışmalarında bazı riskler vardır. E-postayı kimin gönderdiği, hesabın kime ait olduğu, hesabın ele geçirilip geçirilmediği, e-postanın bütünlüğü ve ek dosyanın hangi versiyon olduğu tartışma konusu olabilir.

Bu nedenle e-posta ile kurulan sözleşmelerde şu tedbirler önemlidir: kurumsal e-posta adresi kullanılması, sözleşme metninin PDF olarak eklenmesi, tarafların açık kabul beyanı yazması, ödeme ve teslim kayıtlarının saklanması, mümkünse e-imza veya kayıtlı elektronik posta kullanılması, e-posta başlık bilgileri ve ek dosyaların orijinal hâlinin korunması.

E-posta, güvenli elektronik imza içermiyorsa çoğu durumda kesin delil değil, belge veya delil başlangıcı niteliğinde değerlendirilebilir. Bu durumda tanık, ödeme kayıtları, fatura, teslim tutanağı, sistem kayıtları ve taraf davranışlarıyla desteklenmesi önemlidir.

WhatsApp ve SMS Üzerinden Sözleşme Kurulması

WhatsApp, Telegram, SMS ve benzeri mesajlaşma araçları günlük ticari ilişkilerde çok sık kullanılmaktadır. Taraflar bazen ürün siparişini, hizmet bedelini, borç kabulünü, teslim tarihini veya ödeme planını WhatsApp üzerinden kararlaştırmaktadır. Kanunen şekle tabi olmayan sözleşmeler bakımından bu yazışmalar sözleşmenin kurulduğunu gösterebilir.

Ancak WhatsApp yazışmalarının ispat gücü tartışmalıdır. Ekran görüntüsü tek başına her zaman yeterli olmayabilir. Karşı taraf mesajı inkâr edebilir, ekran görüntüsünün montaj olduğunu ileri sürebilir, telefonun başkası tarafından kullanıldığını iddia edebilir veya yazışmanın bağlamdan koparıldığını söyleyebilir.

Bu nedenle WhatsApp yazışmalarının mümkünse sohbet dışa aktarımı, telefonun bilirkişi incelemesi, numara abonelik bilgisi, ödeme dekontları, fatura, teslim kaydı ve tanık anlatımıyla desteklenmesi gerekir. Yargıtay uygulamasında WhatsApp yazışmaları, senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde tek başına kesin delil sayılmasa da, somut içeriğine göre delil başlangıcı olarak değerlendirilebilir ve tanık deliline kapı açabilir.

Özellikle alacak davalarında “tamam, borcumu ödeyeceğim”, “şu tarihte göndereceğim”, “kalan borcum … TL” gibi açık mesajlar önemlidir. Ancak mesajın kim tarafından gönderildiği ve hukuka uygun şekilde elde edildiği ispatlanmalıdır.

Tıklama Yoluyla Onaylanan Sözleşmeler

E-ticaret, mobil uygulama, SaaS, dijital platform, online eğitim ve üyelik sistemlerinde sözleşmeler çoğu zaman “checkbox” veya “buton” yoluyla kabul edilir. Tüketici veya kullanıcı, “Üyelik Sözleşmesi’ni okudum ve kabul ediyorum”, “Mesafeli Satış Sözleşmesi’ni onaylıyorum” veya “Ödeme yükümlülüğüyle sipariş veriyorum” şeklindeki alanları işaretler.

Bu tür sözleşmeler geçerli olabilir; ancak ispat için sistem altyapısının doğru kurulması gerekir. Şirket, hangi kullanıcının hangi tarihte, hangi IP adresiyle, hangi sözleşme versiyonunu, hangi kutucuğu işaretleyerek kabul ettiğini ispatlayabilmelidir. Sözleşme metni sonradan değiştiriliyorsa versiyon kayıtları saklanmalıdır.

Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği, internet yoluyla kurulan sözleşmelerde tüketicinin ödeme yükümlülüğü altına girmesinden hemen önce temel nitelikler, toplam fiyat, cayma hakkı ve cayma hakkının kullanılamadığı hâller gibi bilgilerin açıkça gösterilmesini zorunlu tutar. Yönetmelik ayrıca tüketicinin yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile bilgilendirilmesini öngörür. Kalıcı veri saklayıcısı; SMS, e-posta, internet, disk, CD, DVD, hafıza kartı gibi bilginin değişmeden saklanmasına ve sonradan erişilmesine imkân veren araç veya ortamları kapsar.

Bu nedenle elektronik sözleşme onay ekranları yalnızca teknik tasarım değil, hukuki ispat aracıdır. Kutu önceden işaretli olmamalı, sözleşme metnine erişim sağlanmalı, tüketici ödeme yükümlülüğünü anlamalı ve onay kaydı tutulmalıdır.

Mesafeli Sözleşmelerde Elektronik Onayın Önemi

E-ticaret ve dijital hizmet satışlarında elektronik sözleşmelerin en yaygın türü mesafeli sözleşmelerdir. Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği, mesafeli sözleşmeyi tarafların eş zamanlı fiziksel varlığı olmadan ve uzaktan iletişim araçları kullanılarak kurulan sözleşme olarak tanımlar. Aynı yönetmelik, dijital içerik ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü gibi gayrimaddi malları da düzenleme kapsamına alır.

Mesafeli sözleşmelerde ispat sorunu özellikle şu noktalarda ortaya çıkar: tüketici ön bilgilendirmeyi gördü mü, cayma hakkı konusunda bilgilendirildi mi, toplam fiyatı öğrendi mi, siparişin ödeme yükümlülüğü doğurduğunu anladı mı, sözleşme metni kendisine kalıcı veri saklayıcısıyla gönderildi mi?

Satıcı veya sağlayıcı bu hususları ispatlayamazsa, tüketici uyuşmazlıklarında aleyhe sonuçlarla karşılaşabilir. Bu nedenle e-ticaret siteleri sipariş kayıtlarını, sözleşme onaylarını, e-posta gönderim kayıtlarını, ödeme kayıtlarını, IP-log bilgilerini ve sözleşme versiyonlarını düzenli saklamalıdır.

Elektronik Sözleşmelerde Hukuka Uygun Delil Toplama

Elektronik sözleşmelerde delilin hukuka uygun elde edilmesi önemlidir. Bir tarafın kendi e-posta hesabındaki yazışmaları, kendisine gönderilen WhatsApp mesajlarını, kendisinin taraf olduğu sözleşme ekranını veya ödeme kayıtlarını delil olarak sunması kural olarak mümkündür. Ancak karşı tarafın hesabına izinsiz girmek, şifre kırmak, başkasının telefonundan gizlice yazışma almak, casus yazılım kullanmak veya özel hesaptan veri çekmek hukuka aykırı delil ve ayrıca suç riski doğurabilir.

Bu nedenle elektronik delil toplanırken yöntem dikkatli seçilmelidir. Ekran görüntüsü alınırken tarih, saat, kullanıcı adı, e-posta adresi, telefon numarası, URL, belge adı, sözleşme versiyonu ve yazışmanın bağlamı görünmelidir. Önemli uyuşmazlıklarda noter tespiti, bilirkişi incelemesi, delil tespiti, KEP kayıtları, e-imza doğrulama raporu ve sunucu logları kullanılabilir.

Elektronik delilin güvenilirliğini artırmak için orijinal veri korunmalıdır. Sadece çıktı almak yeterli olmayabilir. E-postanın ham başlık bilgileri, PDF belgenin imza doğrulama verisi, sistem logları, zaman damgası, IP kayıtları ve sunucu kayıtları saklanmalıdır.

Kayıtlı Elektronik Posta ve Zaman Damgası

Elektronik sözleşmelerde ispatı güçlendiren araçlardan biri kayıtlı elektronik posta, diğeri zaman damgasıdır. KEP, elektronik iletinin gönderildiği, alındığı, içeriğinin değişmediği ve zaman bilgisinin daha güvenilir şekilde ispatlanmasına yardımcı olur. Özellikle ticari ihtarlar, sözleşme fesihleri, teslim bildirimleri ve resmi nitelikli yazışmalarda KEP kullanılması ispat kolaylığı sağlar.

Zaman damgası ise bir elektronik verinin belirli bir tarihte mevcut olduğunu ve o tarihten sonra değişip değişmediğini ispatlamaya yarar. Sözleşme versiyonlarının, dijital dosyaların, tekliflerin, kod teslimlerinin, dijital ürün paketlerinin veya elektronik belgelerin tarihsel bütünlüğünü göstermek için kullanılabilir.

Her elektronik sözleşmede KEP veya zaman damgası zorunlu değildir; ancak yüksek meblağlı ticari ilişkilerde, teknik teslimlerde, dijital eser sözleşmelerinde, yazılım projelerinde ve alacak-borç ilişkilerinde ispat gücünü artırır.

Elektronik Sözleşmelerde Sık Görülen İspat Sorunları

Elektronik sözleşmelerde en sık görülen ispat sorunlarından biri, sözleşmenin hangi versiyonunun kabul edildiğinin belirlenememesidir. İnternet sitesindeki kullanım koşulları sonradan değişmiş olabilir. Bu nedenle şirketler her sözleşme güncellemesinde versiyon tarihi, değişiklik kayıtları ve kullanıcının hangi metni kabul ettiğini saklamalıdır.

İkinci sorun, onayı veren kişinin kimliğidir. Bir kullanıcı hesabından onay verilmiş olabilir; ancak hesabı kimin kullandığı tartışılabilir. Bu nedenle telefon doğrulaması, e-posta doğrulaması, iki faktörlü kimlik doğrulama, IP kayıtları, ödeme bilgileri ve cihaz kayıtları önemlidir.

Üçüncü sorun, ekran görüntülerinin güvenilirliğidir. Ekran görüntüsü kolayca değiştirilebildiği için tek başına yeterli görülmeyebilir. Ekran kaydı, bilirkişi incelemesi, noter tespiti, cihaz incelemesi ve platform kayıtlarıyla desteklenmesi gerekir.

Dördüncü sorun, elektronik sözleşmenin şekil şartını karşılayıp karşılamadığıdır. Sözleşme kanunen yazılı şekle tabi ise güvenli elektronik imza kullanılmadan yapılan basit elektronik onay yeterli olmayabilir. Resmi şekle tabi sözleşmelerde ise güvenli elektronik imza dahi tek başına yeterli değildir.

Elektronik Sözleşme Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Elektronik sözleşme hazırlanırken öncelikle sözleşmenin şekle tabi olup olmadığı belirlenmelidir. Sözleşme şekle tabi değilse, elektronik onay mekanizması ve ispat kayıtları yeterli olabilir. Yazılı şekil gerekiyorsa güvenli elektronik imza tercih edilmelidir. Resmi şekil gerekiyorsa elektronik imzanın yeterli olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Sözleşme metni açık, sade ve erişilebilir olmalıdır. Taraflar, sözleşmenin konusu, ücret, ödeme zamanı, teslim süresi, cayma veya fesih şartları, sorumluluk sınırları, delil anlaşması, yetkili mahkeme, KVKK hükümleri ve elektronik bildirim kanalları net yazılmalıdır.

Elektronik onay sürecinde kullanıcının aktif iradesi alınmalıdır. Önceden işaretli kutucuklar kullanılmamalı, kullanıcı sözleşme metnine kolayca ulaşabilmeli, onay anı kayıt altına alınmalı, sözleşme kalıcı veri saklayıcısı ile gönderilmeli ve onay kayıtları saklanmalıdır.

Ticari ilişkilerde mümkünse güvenli elektronik imza, KEP, zaman damgası ve versiyon kontrol sistemi kullanılmalıdır. Böylece uyuşmazlık çıktığında sözleşmenin varlığı, içeriği ve tarafların kabulü daha kolay ispatlanır.

Sonuç

Elektronik sözleşmeler, Türk hukukunda kural olarak geçerli sözleşmelerdir. TBK m.12 uyarınca sözleşmelerin geçerliliği kanunda aksi öngörülmedikçe şekle bağlı değildir. Bu nedenle e-posta, internet sitesi, mobil uygulama, WhatsApp, SMS veya tıklama yoluyla kurulan sözleşmeler, tarafların iradeleri açık ve sözleşmenin esaslı unsurları belirli ise geçerli olabilir. Ancak sözleşme kanunen yazılı, resmi veya özel merasimli şekle tabi ise elektronik işlemin bu şekil şartını karşılayıp karşılamadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Güvenli elektronik imza, elektronik sözleşmelerde en güçlü hukuki araçtır. 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na göre güvenli elektronik imza elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğurur; TBK m.15 de güvenli elektronik imzanın el yazısıyla atılmış imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğuracağını düzenler. Buna karşılık resmi şekle veya özel merasime tabi işlemler güvenli elektronik imza ile yapılamaz.

İspat bakımından elektronik belgeler HMK kapsamında belge niteliğindedir. Güvenli elektronik imzalı veriler senet hükmünde kabul edilirken; e-posta, WhatsApp, SMS, ekran görüntüsü, sipariş kaydı ve log kayıtları somut olaya göre belge veya delil başlangıcı olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle elektronik sözleşmelerde asıl mesele çoğu zaman geçerlilikten çok, sözleşmenin kimin tarafından, hangi tarihte, hangi içerikle ve hangi irade beyanıyla kurulduğunun ispatıdır.

Sonuç olarak elektronik sözleşmeler modern ticaretin vazgeçilmez aracıdır; ancak hukuki güvenlik için teknik altyapı ile sözleşme hukuku birlikte düşünülmelidir. Şirketler ve kişiler; sözleşme versiyonlarını saklamalı, aktif onay almalı, güvenli elektronik imza kullanmalı, KEP ve zaman damgası gibi ispat araçlarından yararlanmalı, elektronik delilleri hukuka uygun şekilde muhafaza etmeli ve önemli işlemlerde profesyonel hukuki destek almalıdır. Elektronik ortamda yapılan işlem “sanal” görünse de doğurduğu borç, sorumluluk ve ispat sonuçları tamamen gerçektir.

Leave a Reply

Call Now Button