Single Blog Title

This is a single blog caption

Deepfake Nedir? Yapay Zekâ ile Üretilen Sahte Görüntü ve Seslerin Hukuki Sorumluluu

Bir kişinin hiç söylemediği sözleri söylüyormuş gibi gösteren bir video, gerçekte yapmadığı bir davranışı yapmış gibi gösteren görüntüler veya kişinin sesinin taklit edilerek yakınlarından para istenmesi artık yalnızca bilim kurgu filmlerinde karşılaşılan senaryolar değildir. Yapay zekâ teknolojilerindeki gelişmeler sonucunda gerçek görüntü ve seslerden ayırt edilmesi oldukça güç içerikler birkaç dakika içerisinde üretilebilmektedir.

Bu teknolojinin en dikkat çekici örneklerinden biri deepfake, Türkçede kullanılan ifadelerle derin sahte veya derin kurgu teknolojisidir.

Deepfake teknolojisi eğlence, sinema, reklam ve eğitim gibi hukuka uygun amaçlarla kullanılabilmekle birlikte kişinin görüntüsünün izinsiz kullanılması, sahte cinsel içerik oluşturulması, itibarın zedelenmesi, dolandırıcılık yapılması, şantaj veya tehdit amacıyla kullanılması hâlinde ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.

Türk hukukunda yalnızca “deepfake oluşturmak” adı altında düzenlenmiş genel ve bağımsız bir suç tipi bulunmamaktadır. Bununla birlikte deepfake içeriğin nasıl oluşturulduğu, hangi verilerin kullanıldığı, ne amaçla üretildiği ve nerede yayımlandığına göre Türk Ceza Kanunu, Türk Medeni Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve diğer özel mevzuat hükümleri kapsamında hukuki ve cezai sorumluluk doğabilir.

Deepfake Nedir?

Deepfake kavramı, İngilizce “deep learning” yani derin öğrenme ile “fake” yani sahte kelimelerinin birleşiminden oluşmaktadır. Deepfake teknolojisinde yapay zekâ ve makine öğrenmesi yöntemleri kullanılarak bir kişinin yüzü, görüntüsü, sesi, mimikleri veya konuşma biçimi gerçeğe oldukça yakın şekilde taklit edilebilmektedir.

Kişisel Verileri Koruma Kurumu da yayımladığı Deepfake Bilgi Notu’nda bu teknolojiyi ele almış; deepfake içeriklerin kişisel veriler bakımından doğurduğu tehditlere özellikle dikkat çekmiştir. Kurum, gerçek kişilere ait ses ve görüntülerin başka verilerle birleştirilmesi sonucunda gerçeğe aykırı ancak içerisinde gerçek kişisel veriler bulunan içeriklerin meydana gelebileceğini belirtmektedir.

Örneğin;

  • bir siyasetçinin hiç yapmadığı bir açıklamayı yapmış gibi gösterilmesi,
  • bir şirket yöneticisinin sesi taklit edilerek çalışana para transferi talimatı verilmesi,
  • kişinin yüzünün başka bir kişinin müstehcen görüntüsüne eklenmesi,
  • bir ünlünün gerçekte kullanmadığı ürünü tavsiye ediyormuş gibi gösterilmesi,
  • eski sevgilinin görüntülerinden sahte cinsel içerikler oluşturulması,
  • bir kişinin işlemediği bir suçu işliyormuş gibi gösteren görüntü hazırlanması

deepfake teknolojisinin hukuken sorun doğurabilecek kullanım biçimlerine örnek olarak gösterilebilir.

Deepfake Oluşturmak Tek Başına Suç mudur?

Deepfake teknolojisinin kullanılması tek başına ve her durumda suç değildir.

Örneğin kişinin açık rızasıyla hazırlanan bir sinema sahnesinde oyuncunun gençleştirilmesi veya açıkça kurgu olduğu belirtilen mizahi bir içerikte yapay zekâ kullanılması tek başına hukuka aykırılık oluşturmayabilir.

Hukuki değerlendirmede esas olan teknolojinin kendisi değil, teknolojinin hangi amaçla ve ne şekilde kullanıldığıdır.

Bu nedenle deepfake dosyalarında şu sorular önem taşır:

  • İçerikte gerçek bir kişi belirlenebilir durumda mıdır?
  • Kişinin görüntüsü veya sesi rızası dışında mı kullanılmıştır?
  • İçerik yayımlanmış mıdır?
  • İçerik kişinin şeref ve saygınlığını zedelemekte midir?
  • Özel veya mahrem hayatına ilişkin bir görüntü meydana getirilmiş midir?
  • İçerik kullanılarak para veya başka bir menfaat elde edilmiş midir?
  • İçerikle mağdura şantaj veya tehditte bulunulmuş mudur?
  • Deepfake içerik adli veya idari makamlara gerçek delilmiş gibi sunulmuş mudur?

Bu soruların cevaplarına göre birden fazla hukuki sorumluluk aynı anda gündeme gelebilir.

Deepfake Kişilik Haklarının İhlali Sayılır mı?

Bir kişinin yüzü, sesi, adı, şerefi, itibarı ve özel hayatı kişilik hakkının kapsamındadır.

Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca hukuka aykırı şekilde kişilik hakkına saldırılan kişi hâkimden korunmasını isteyebilir. Kanunun 25. maddesi ise saldırının önlenmesi, devam eden saldırıya son verilmesi ve etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespiti gibi çeşitli hukuki imkânlar tanımaktadır.

Dolayısıyla bir kişinin yapay zekâ kullanılarak gerçekte söylemediği sözleri söylemiş gibi gösterilmesi veya yapmadığı davranışların kendisine isnat edilmesi, olayın özelliklerine göre kişilik hakkına yönelik hukuka aykırı saldırı oluşturabilir.

Üstelik görüntünün tamamen yapay zekâ tarafından üretilmiş olması sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Önemli olan, içeriği gören üçüncü kişilerin görüntü veya sesi belirli bir gerçek kişiyle ilişkilendirebilmesidir.

Deepfake Nedeniyle Tazminat Davası Açılabilir mi?

Evet.

Deepfake içerik nedeniyle kişinin ticari itibarı, mesleki kariyeri veya sosyal çevresi zarar görmüşse maddi tazminat; şeref, saygınlık, özel hayat veya manevi bütünlüğü zarar görmüşse koşulları bulunması hâlinde manevi tazminat talep edilebilir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi kusurlu ve hukuka aykırı fiille başkasına zarar veren kişinin bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu düzenlemektedir. TBK m. 58 ise kişilik hakkının zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat talep edilmesine imkân vermektedir.

Örneğin sahte bir görüntü nedeniyle iş sözleşmesi sona eren, müşteri kaybeden veya ticari anlaşması iptal edilen kişinin uğradığı ekonomik kayıpların ispatlanması hâlinde maddi tazminat gündeme gelebilir.

Bunun yanında kişinin toplum önünde küçük düşürülmesi, aile veya özel hayatının zarar görmesi ve mesleki itibarının zedelenmesi manevi tazminat bakımından değerlendirilir.

Kişinin Fotoğrafının Deepfake İçerikte Kullanılması Hukuka Uygun mudur?

Bir kişinin fotoğrafının internette herkese açık bulunması, o fotoğrafın istenilen amaçla kullanılabileceği anlamına gelmez.

Örneğin Instagram hesabında bulunan bir fotoğrafın alınarak yapay zekâ programına yüklenmesi ve kişinin yüzünün başka bir görüntüye yerleştirilmesi ayrıca hukuki değerlendirme gerektirir.

Türk Medeni Kanunu kapsamındaki kişilik haklarının yanında Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 86. maddesinde de resim ve portrelerin kullanılmasına ilişkin özel hükümler bulunmaktadır.

Dolayısıyla “fotoğraf zaten internetteydi” savunması tek başına deepfake kullanımını hukuka uygun hâle getirmez.

Deepfake ve KVKK Arasındaki İlişki Nedir?

Deepfake içeriklerin oluşturulabilmesi için çoğu zaman kişiye ait;

  • fotoğraf,
  • video,
  • ses kaydı,
  • yüz görüntüsü,
  • konuşma biçimi

gibi verilerin yapay zekâ sistemine aktarılması gerekir.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi olarak kabul edilmektedir. KVKK uygulamasında görüntü ve ses kayıtları da kişisel veri niteliğinde olabilmektedir.

Bu nedenle gerçek kişiye ait görüntü veya seslerin deepfake oluşturmak amacıyla toplanması, kaydedilmesi, değiştirilmesi, yapay zekâ sistemine yüklenmesi veya üçüncü kişilerle paylaşılması kişisel veri işleme faaliyeti oluşturabilir.

KVKK m. 5 uyarınca kişisel verilerin işlenebilmesi için Kanun’da belirtilen hukuki işleme şartlarından birinin bulunması gerekir. Açık rıza bunlardan biridir ancak tek hukuki sebep değildir.

Burada ayrıca önemli bir ayrım bulunmaktadır: Her yüz fotoğrafı otomatik olarak “biyometrik veri” değildir. Görüntünün kişinin benzersiz biçimde tanımlanması veya doğrulanması amacıyla özel teknik işlemlerden geçirilmesi durumunda biyometrik veri değerlendirmesi gündeme gelebilir. Biyometrik veriler ise KVKK kapsamında özel nitelikli kişisel veriler arasında yer almaktadır.

Deepfake Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunu Oluşturabilir mi?

Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesi özel hayatın gizliliğinin ihlalini suç olarak düzenlemektedir. Özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi ve özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı biçimde ifşa edilmesi cezai sorumluluk doğurabilir.

Ancak deepfake dosyalarında önemli bir hukuki ayrım yapılmalıdır.

Gerçek bir özel hayat görüntüsünün yapay zekâ ile değiştirilerek yayımlanması ile tamamen yapay olarak oluşturulmuş ve gerçekte hiç yaşanmamış bir görüntü aynı hukuki nitelikte değildir.

Tamamen kurgusal bir görüntünün TCK m. 134 kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği somut olayın özelliklerine göre ayrıca incelenmelidir. Böyle bir durumda kişilik hakkının ihlali, hakaret veya kişisel verilere ilişkin suçlar gibi başka hükümler daha doğrudan uygulanabilir.

Bu nedenle her deepfake olayının otomatik olarak “özel hayatın gizliliğini ihlal suçu” olarak nitelendirilmesi doğru değildir.

Deepfake Nedeniyle Hakaret Suçu Oluşabilir mi?

Deepfake içeriğin kişinin şeref, onur veya saygınlığına zarar verecek bir fiil veya olgu isnadı içermesi durumunda TCK m. 125 kapsamında hakaret suçu gündeme gelebilir.

Örneğin kişinin uyuşturucu kullandığını, rüşvet aldığını, eşini aldattığını veya toplum tarafından küçük düşürücü kabul edilebilecek bir davranış gerçekleştirdiğini gösteren sahte görüntü hazırlanması durumunda içeriğin bütünü değerlendirilmelidir.

Burada görüntünün yapay zekâ tarafından hazırlanmış olması, kişinin şeref ve saygınlığı üzerindeki etkisini ortadan kaldırmaz.

Deepfake ile Şantaj Yapılması

Uygulamada en ağır mağduriyetlerden biri deepfake yoluyla oluşturulan cinsel veya mahrem görüntüler kullanılarak şantaj yapılmasıdır.

Örneğin fail;

“Para göndermezsen bu görüntüyü ailene yollarım.”

“Benimle görüşmezsen videoyu sosyal medyada paylaşırım.”

şeklinde tehditlerde bulunabilir.

Somut olayın unsurlarına göre bu tür davranışlar TCK m. 107 kapsamında şantaj suçunu oluşturabilir.

Görüntünün gerçekte yaşanmamış bir olaya ilişkin olması şantaj tehlikesini ortadan kaldırmaz. Failin sahte içeriği mağdur üzerinde baskı kurmak amacıyla kullanması yeterli derecede ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.

Deepfake ile Dolandırıcılık Yapılması

Deepfake teknolojisinin en tehlikeli kullanım alanlarından biri ses ve görüntü taklidiyle gerçekleştirilen dolandırıcılık yöntemleridir.

Örneğin şirket sahibinin sesi yapay zekâ ile taklit edilerek muhasebe çalışanı aranabilir ve şirket hesabından başka hesaba para gönderilmesi istenebilir.

Benzer şekilde kişinin çocuğunun veya yakın akrabasının sesi taklit edilerek;

“Başım belada, acilen para gönder.”

şeklinde para talep edilebilir.

Bu yöntemlerle hileli davranış sonucu menfaat elde edilmesi hâlinde dolandırıcılık veya olayın şartlarına göre nitelikli dolandırıcılık hükümleri gündeme gelebilir. Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesi bilişim sistemlerinin suçta araç olarak kullanıldığı bazı dolandırıcılık hâllerini nitelikli suç olarak düzenlemektedir.

Sahte Deepfake Delil Üretmek Suç mudur?

Bir kişinin işlemediği bir suçu işlemiş gibi gösteren deepfake görüntünün üretilerek savcılığa, polise veya mahkemeye delil olarak sunulması çok daha ağır sonuçlar doğurabilir.

Somut olayın özelliklerine göre;

iftira, suç uydurma, kişisel verilere ilişkin suçlar veya adliyeye karşı suçlar

gündeme gelebilir.

Özellikle kişinin işlemediği bir suç nedeniyle hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla sahte delil üretilmesi durumunda TCK m. 267 kapsamında iftira suçunun unsurları ayrıca değerlendirilmelidir.

Deepfake ve Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Kullanılması

Deepfake hazırlanırken kişiye ait gerçek fotoğraf, ses veya video kayıtlarının hukuka aykırı şekilde elde edilmesi veya başkalarına verilmesi durumunda TCK’nın kişisel verilere ilişkin hükümleri de gündeme gelebilir.

Bu kapsamda özellikle;

TCK m. 135 – kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi

ve

TCK m. 136 – verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi veya ele geçirilmesi

somut olay bakımından değerlendirilmelidir.

Ancak burada da suç vasfının otomatik şekilde belirlenmemesi gerekir. Kullanılan verinin niteliği, nasıl elde edildiği, hangi amaçla işlendiği ve kimlerle paylaşıldığı birlikte incelenmelidir.

Cinsel İçerikli Deepfake Görüntülerde Hukuki Sorumluluk

Son yıllarda en ciddi deepfake ihlallerinden biri kişilerin yüzlerinin cinsel içerikli görüntülere yerleştirilmesidir.

Mağdur gerçekte böyle bir görüntüde yer almamasına rağmen, yapay zekâ kullanılarak gerçekmiş izlenimi veren içerikler üretilebilmektedir.

Bu durumda somut olayın niteliğine göre;

  • kişilik hakkının ihlali,
  • manevi tazminat,
  • kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi,
  • hakaret,
  • özel hayatın gizliliğinin ihlali,
  • şantaj,
  • kişisel verilere ilişkin suçlar

gündeme gelebilir.

Çocuklara ilişkin içeriklerde ise TCK’nın müstehcenlik hükümleri başta olmak üzere çok daha ağır cezai hükümler ayrıca değerlendirilmelidir.

Deepfake Reklamlarda Yeni Hukuki Dönem

Deepfake yalnızca ceza ve kişilik hakları bakımından değil, reklam hukuku bakımından da güncel düzenlemelerin konusu hâline gelmiştir.

1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği değişiklikleri 1 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlüğe girmiştir. Yeni düzenlemeler kapsamında yapay zekâ ile oluşturulan gerçekçi dijital karakterlere ilişkin şeffaflık yükümlülükleri getirilmiş; ayrıca gerçek bir kişinin yapay zekâ yoluyla oluşturulan dijital kopyasının gerçekte kullanmadığı veya deneyimlemediği bir mal veya hizmeti kullanmış, deneyimlemiş veya tavsiye etmiş izlenimi oluşturacak şekilde reklamda kullanılmasına yönelik özel sınırlamalar getirilmiştir.

Örneğin ünlü bir futbolcunun yüzü ve sesi taklit edilerek;

“Ben bu yatırım uygulamasını kullanıyorum.”

veya

“Bu ürünü kullanıyorum, herkese tavsiye ederim.”

şeklinde gerçeğe aykırı bir reklam hazırlanması yalnızca kişilik hakkı ve KVKK bakımından değil, reklam hukuku bakımından da sorumluluk doğurabilir.

Deepfake İçeriğin İnternetten Kaldırılması Mümkün müdür?

Deepfake mağdurları açısından çoğu zaman ilk amaç tazminat almak değil, sahte görüntünün mümkün olduğunca hızlı biçimde internetten kaldırılmasıdır.

Bu konuda önemli bir güncel mevzuat ayrıntısına dikkat edilmelidir.

5651 sayılı Kanun’un eski 9. maddesinde yer alan ve internet yayınları nedeniyle kişilik hakkı ihlal edilen kişilere sulh ceza hâkimliğinden içerik çıkarılması ve erişimin engellenmesini isteme imkânı sağlayan düzenleme Anayasa Mahkemesinin E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. İptal hükmünün Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi öngörülmüş ve eski m. 9 mekanizması 10 Ekim 2024 itibarıyla yürürlükten kalkmıştır.

Bu nedenle günümüzde her kişilik hakkı ihlalinde otomatik şekilde “5651 m. 9 uyarınca sulh ceza hâkimliğine başvurulması” şeklindeki eski uygulamaya dayanılması doğru değildir.

Buna karşılık özel hayatın gizliliğinin ihlali niteliğindeki internet yayınları bakımından 5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesi ayrıca değerlendirilmelidir. Bu hüküm özel hayatın gizliliğine yönelik ihlaller için özel bir başvuru mekanizması öngörmektedir.

Bunun yanında Türk Medeni Kanunu m. 24 ve 25 uyarınca kişilik hakkının korunması davaları açılması ve koşulları varsa ihtiyati tedbir yoluyla içeriğin yayılmasının önlenmesine yönelik mahkeme kararı talep edilmesi mümkündür.

Ayrıca içeriğin bulunduğu sosyal medya platformuna veya internet sitesine doğrudan ihlal bildirimi ve kaldırma talebi yapılması da pratikte önem taşımaktadır.

Deepfake Mağduru Ne Yapmalıdır?

Deepfake içeriğin fark edilmesi hâlinde ilk saatlerde gerçekleştirilecek işlemler sonraki dava ve soruşturma açısından büyük önem taşır.

Öncelikle içerik hemen kaybolabilecek nitelikteyse yalnızca ekran görüntüsü almakla yetinilmemelidir. Mümkün olduğu ölçüde;

  • içeriğin tam URL adresi,
  • paylaşımı yapan hesabın kullanıcı adı,
  • paylaşım tarihi ve saati,
  • görüntülenme ve paylaşım bilgileri,
  • mesajlaşmalar,
  • tehdit veya para talepleri,
  • video ve ses dosyasının orijinal hâli,
  • içeriğin yayımlandığı profil

delil olarak muhafaza edilmelidir.

Gerekli durumlarda noter veya diğer hukuken kullanılabilir dijital tespit yöntemlerinden yararlanılması düşünülebilir.

Ardından olayın niteliğine göre;

  1. sosyal medya platformuna içerik kaldırma başvurusu yapılması,
  2. Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması,
  3. içeriği oluşturan ve paylaşan kişilerin tespitinin talep edilmesi,
  4. kişilik hakkının korunması için mahkemeden ihtiyati tedbir istenmesi,
  5. maddi ve manevi tazminat davası açılması,
  6. kişisel veri ihlali bulunması hâlinde KVKK kapsamında gerekli başvuruların yapılması

gündeme gelebilir.

Bu işlemlerin hangisinin öncelikli olarak yapılacağı somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir.

Deepfake İçeriği Sadece Paylaşan Kişi de Sorumlu Olur mu?

Deepfake içeriğin ilk üreticisi dışında içeriği bilerek yeniden yayımlayan kişilerin sorumluluğu da ayrıca değerlendirilebilir.

“Ben videoyu üretmedim, sadece paylaştım.” savunması her durumda sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

İçeriğin niteliğini bilen kişinin sahte ve kişilik haklarını ihlal eden görüntüyü geniş kitlelere yayması, zararın büyümesine neden olabilir.

Ceza sorumluluğu bakımından her kişinin kastı ve gerçekleştirdiği eylem ayrı ayrı incelenmekle birlikte, özel hukuk bakımından hukuka aykırı yayılımın devamına katkı sağlayan kişilerin de sorumluluğu gündeme gelebilir.

Deepfake Olduğu Nasıl İspatlanır?

Deepfake uyuşmazlıklarında en kritik sorunlardan biri dijital içeriğin gerçek olup olmadığının belirlenmesidir.

Mahkemeler veya savcılık makamları gerekli görülmesi hâlinde dijital materyaller üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırabilir.

İncelemede;

  • görüntüdeki yüz hareketleri,
  • ses frekansları,
  • görüntü ve ses senkronizasyonu,
  • dosya metadata bilgileri,
  • görüntü üzerinde gerçekleştirilen manipülasyonlar,
  • yapay zekâ üretimine işaret eden teknik izler,
  • dosyanın oluşturulma ve değiştirilme geçmişi

gibi teknik veriler değerlendirilebilir.

Bu nedenle şüpheli içerik görüldüğünde yalnızca ekran görüntüsünün değil, mümkünse orijinal video veya ses dosyasının da korunması önemlidir.

Yapay Zekâ mı, İçeriği Üreten Kişi mi Sorumludur?

Bugünkü hukuk sistemi bakımından yapay zekâ sisteminin kendisini bağımsız bir ceza sorumlusu veya tazminat borçlusu olarak kabul etmek mümkün değildir.

Hukuki sorumluluk, somut olayın özelliklerine göre yapay zekâ aracını kullanan, kişisel verileri sisteme yükleyen, içeriği oluşturan, yayımlayan, reklamda kullanan veya hukuka aykırı faaliyetten menfaat sağlayan gerçek veya tüzel kişiler bakımından değerlendirilir.

Başka bir ifadeyle;

“Bunu ben yapmadım, yapay zekâ yaptı.”

şeklindeki bir savunma hukuki sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Yapay zekâ burada çoğu zaman hukuka aykırı fiilin gerçekleştirilmesinde kullanılan bir araç niteliğindedir.

Deepfake Davalarında Avukatın Rolü

Deepfake uyuşmazlıkları klasik hakaret veya kişilik hakkı davalarından daha karmaşık olabilir. Çünkü aynı olay içerisinde ceza hukuku, kişisel verilerin korunması hukuku, bilişim hukuku ve tazminat hukuku birlikte uygulanabilir.

Ayrıca içeriğin kısa sürede farklı sosyal medya hesaplarına ve internet sitelerine yayılabilmesi nedeniyle hukuki müdahalenin zamanlaması önem taşır.

Bir deepfake dosyasında öncelikle;

  • hukuka aykırı içeriğin niteliği,
  • içeriği oluşturan kişinin kimliği,
  • paylaşım yapılan platformlar,
  • kullanılan kişisel verilerin kaynağı,
  • oluşan maddi ve manevi zarar,
  • uygulanabilecek suç tipleri,
  • içerik kaldırma yöntemleri,
  • ihtiyati tedbir şartları

birlikte değerlendirilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Deepfake yapmak suç mu?

Deepfake teknolojisini kullanmak tek başına suç değildir. Ancak kişinin görüntüsünün veya sesinin hukuka aykırı kullanılması, içeriğin hakaret, dolandırıcılık, şantaj, kişisel veri ihlali veya başka bir suç amacıyla kullanılması durumunda cezai sorumluluk doğabilir.

Yapay zekâ ile sahte video yapmak suç mudur?

Videonun konusu, amacı, kullanılan kişisel veriler ve videonun yayımlanıp yayımlanmadığına göre değerlendirme yapılmalıdır. Her yapay zekâ videosu suç değildir; ancak hukuka aykırı kullanım ceza ve tazminat sorumluluğuna yol açabilir.

Benim yüzümü kullanarak deepfake video yaptılar, ne yapabilirim?

Öncelikle içeriği ve yayımlandığı hesapları delillendirmek gerekir. Ardından olayın niteliğine göre platformdan kaldırma talebi, savcılığa suç duyurusu, ihtiyati tedbir, kişilik hakkının korunması ve maddi-manevi tazminat yollarına başvurulabilir.

Deepfake video için manevi tazminat alınabilir mi?

Kişinin şeref, saygınlık, özel hayat veya manevi bütünlüğünün ihlal edilmesi hâlinde koşulları bulunuyorsa manevi tazminat talep edilebilir. Tazminat miktarı olayın ağırlığı, yayılma düzeyi, tarafların durumu ve ihlalin sonuçları dikkate alınarak belirlenir.

Deepfake içerik sosyal medyadan kaldırılabilir mi?

Evet. Platforma doğrudan başvuru yapılmasının yanı sıra ihlalin niteliğine göre Türk Medeni Kanunu kapsamında mahkemeden tedbir istenebilir. Özel hayatın gizliliğine yönelik internet yayınlarında 5651 sayılı Kanun m. 9/A ayrıca değerlendirilir.

Deepfake görüntüyü paylaşmak da suç mudur?

İçeriği oluşturmayan ancak hukuka aykırı olduğunu bilerek yayan kişinin hukuki veya cezai sorumluluğu somut olayın şartlarına göre gündeme gelebilir. İlk üreticinin başka biri olması paylaşan kişinin her durumda sorumsuz olduğu anlamına gelmez.

Sonuç

Deepfake teknolojisi yapay zekânın sağladığı önemli imkânlardan biri olmakla birlikte kişilerin görüntü, ses, özel hayat ve itibarı üzerinde ciddi riskler yaratmaktadır.

Türk hukukunda genel anlamda “deepfake suçu” adı altında tek bir suç tipi bulunmaması, deepfake yoluyla gerçekleştirilen hukuka aykırı eylemlerin yaptırımsız olduğu anlamına gelmez.

Somut olayın niteliğine göre hakaret, şantaj, dolandırıcılık, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilere ilişkin suçlar ve diğer ceza hükümleri uygulanabileceği gibi; mağdur kişilik hakkının korunması, içeriğin kaldırılması, saldırının önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat taleplerinde de bulunabilir.

Özellikle sahte görüntünün sosyal medyada hızla yayılabildiği durumlarda delillerin korunması ve hukuki sürecin gecikmeden başlatılması önemlidir. Deepfake içerik nedeniyle mağduriyet yaşayan kişilerin, olayın ceza hukuku, kişisel verilerin korunması ve tazminat hukuku boyutlarının birlikte değerlendirilmesi için bilişim hukuku alanında hukuki destek almaları sürecin etkin biçimde yürütülmesine katkı sağlayabilir.

Leave a Reply

Call Now Button