CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN KAPSAMINDA KOŞULLU SALIVERİLME
CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN KAPSAMINDA KOŞULLU SALIVERİLME
1. Koşullu Salıverilme Nedir?
Ceza hukukunda mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesiyle birlikte yargılama aşaması sona ermekte ve infaz hukuku aşamasına geçilmektedir. Hapis cezasının ne kadarının ceza infaz kurumunda geçirileceği, hükümlünün hangi şartlarla açık ceza infaz kurumuna ayrılabileceği, denetimli serbestlikten yararlanıp yararlanamayacağı ve hangi tarihte koşullu salıverilebileceği esas olarak 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenmektedir.
Koşullu salıverilme, diğer adıyla şartlı tahliye; hükümlünün mahkûm olduğu hapis cezasının kanunda belirtilen kısmını ceza infaz kurumunda iyi hâlli olarak geçirdikten sonra, cezasının geri kalan kısmını belirli şartlar altında ceza infaz kurumu dışında geçirmesine imkân sağlayan bir infaz hukuku kurumudur.
Bu nedenle koşullu salıverilme, mahkûmiyet hükmünü ortadan kaldıran bir af veya ceza indirimi değildir. Hükümlünün cezası hukuken varlığını sürdürmekte; yalnızca cezanın kalan kısmının infaz biçimi değişmektedir. Hükümlü, koşullu salıverme sonrasında belirlenen denetim süresini kurallara uygun biçimde geçirdiğinde ceza infaz edilmiş sayılmaktadır. 5275 sayılı Kanun’un 107. maddesinin 14. fıkrası da denetim süresinin yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli geçirilmesi durumunda cezanın infaz edilmiş sayılacağını açıkça düzenlemektedir.
Koşullu salıvermenin temel amacı, cezanın yalnızca cezalandırıcı niteliğinin değil, hükümlünün yeniden sosyalleşmesinin de dikkate alınmasıdır. Başka bir ifadeyle, ceza infaz kurumundaki davranışlarıyla topluma yeniden uyum sağlayabileceğini ortaya koyan hükümlünün cezasının geri kalan bölümünün toplum içinde infaz edilmesi mümkün hâle gelmektedir.
2. Koşullu Salıverilmenin Temel Şartı: İyi Hâl
5275 sayılı Kanun’un 107/1. maddesine göre:
“Koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi gerekir.”
Dolayısıyla yalnızca kanunda belirlenen sürenin geçirilmiş olması koşullu salıverilme açısından yeterli değildir. Hükümlünün aynı zamanda iyi hâlli kabul edilmesi gerekmektedir.
İyi hâlin nasıl belirleneceği 5275 sayılı Kanun’un 89. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre hükümlüler, ceza infaz kurumunda bulundukları süre boyunca en geç altı ayda bir idare ve gözlem kurulu tarafından değerlendirmeye tabi tutulmaktadır.
Bu değerlendirmede hükümlünün ceza infaz kurumunun düzen ve güvenliği amacıyla belirlenen kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, iyileştirme programlarına katılımı ve bu programlardaki gelişimi, toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, yeniden suç işleme riski ile mağdura veya diğer kişilere zarar verme riskinin bulunup bulunmadığı gibi hususlar dikkate alınmaktadır.
Bu nedenle iyi hâl değerlendirmesi yalnızca hükümlünün disiplin cezası alıp almamasından ibaret değildir. Ceza infaz kurumundaki genel tutum ve davranışlar, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine katılım ve hükümlünün yeniden topluma kazandırılmasına ilişkin değerlendirmeler birlikte dikkate alınmaktadır.
Nitekim kesinleşmiş disiplin cezalarının bulunması da koşullu salıverilmeyi doğrudan etkileyebilir. 5275 sayılı Kanun’un 48. maddesi uyarınca disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işlemi gerçekleştirilemez.
3. Süreli Hapis Cezalarında Genel Koşullu Salıverilme Oranı
5275 sayılı Kanun’un 107/2. maddesinde genel koşullu salıverilme süreleri düzenlenmiştir.
Buna göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilenler 30 yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilenler 24 yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilenler ise kural olarak cezalarının yarısını infaz kurumunda iyi hâlli olarak geçirdikleri takdirde koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.
Dolayısıyla genel infaz rejimine tabi bir suçtan örneğin 10 yıl hapis cezasına mahkûm edilen bir hükümlü bakımından koşullu salıverilme oranı 1/2 ise koşullu salıverme süresi kural olarak 5 yıldır.
Ancak bu hesaplama, hükümlünün fiilen beş yıl cezaevinde kalacağı anlamına gelmez. Çünkü denetimli serbestlik hükümleri, tutuklulukta geçirilen sürelerin mahsubu, suç tarihi, suç türü, tekerrür durumu, geçici infaz hükümleri ve diğer özel düzenlemeler fiilen ceza infaz kurumunda geçirilecek süreyi değiştirebilir.
Bu nedenle ceza miktarı üzerinden doğrudan “yatar” hesabı yapmak hukuken hatalı sonuçlara yol açabilir.
4. Koşullu Salıverilme Oranının 2/3 Olduğu Suçlar
Kanun koyucu bazı suçların niteliğini ve ağırlığını dikkate alarak genel 1/2 oranından ayrılmıştır.
5275 sayılı Kanun’un 107/2. maddesi uyarınca;
kasten öldürme suçları,
TCK m.87/2-d kapsamında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama,
işkence ve eziyet,
kanunda belirtilen bazı cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar,
özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı bazı suçlar,
çocukların işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu,
devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçları
bakımından koşullu salıverilme oranı 2/3 olarak uygulanmaktadır. Kanunda ayrıca çocuklar ve bazı örgüt suçları bakımından özel hükümler bulunmaktadır.
Örneğin 12 yıl hapis cezasına mahkûm edilen ve 2/3 infaz oranına tabi bulunan bir hükümlünün koşullu salıverilme süresi kural olarak 8 yıldır.
Ancak burada da denetimli serbestlik, mahsup ve suç tarihine bağlı özel düzenlemelerin ayrıca incelenmesi gerekir.
5. Örgütlü Suçlarda Koşullu Salıverilme
5275 sayılı Kanun’un 107/4. maddesinde suç işlemek amacıyla örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti kapsamında suç işlemek nedeniyle verilen mahkûmiyetler bakımından ayrı bir düzenleme bulunmaktadır.
Buna göre bu kapsamda;
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilenlerin 36 yılını,
müebbet hapis cezasına mahkûm edilenlerin 30 yılını,
süreli hapis cezasına mahkûm edilenlerin ise kural olarak cezalarının 2/3’ünü
infaz kurumunda geçirmeleri gerekmektedir.
Bununla birlikte, ilgili suç bakımından başka bir hüküm nedeniyle koşullu salıverilme oranı 2/3’ten fazla ise daha ağır olan özel oran uygulanmaktadır.
6. Cinsel Suçlar ve Uyuşturucu Madde Ticareti Suçunda 3/4 Oranı
5275 sayılı Kanun’un 108/9. maddesi bazı suçlar bakımından daha ağır bir infaz rejimi öngörmektedir.
Buna göre TCK m.102/2 kapsamında cinsel saldırı, TCK m.103 kapsamında çocuğun cinsel istismarı, TCK m.104/2 ve 104/3 kapsamındaki reşit olmayanla cinsel ilişki ve TCK m.188 kapsamındaki uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından süreli hapis cezasına mahkûm olan yetişkin hükümlüler bakımından koşullu salıverilme oranı 3/4 olarak uygulanmaktadır.
Örneğin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan 12 yıl hapis cezası alan yetişkin bir hükümlünün koşullu salıverilme süresi kural olarak 9 yıldır.
Burada özellikle uyuşturucu kullanma suçu ile uyuşturucu ticareti suçunun birbirinden ayrılması gerekir. TCK m.191 kapsamında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçu ile TCK m.188 kapsamındaki uyuşturucu ticareti suçunun infaz rejimi aynı değildir.
Ayrıca 5275 sayılı Kanun’un 108/10. maddesi gereğince söz konusu 108/9 düzenlemesi çocuklar hakkında uygulanmamaktadır. Çocuk hükümlüler yönünden Kanun’un 107. maddesindeki özel düzenlemelerin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
7. Terör Suçlarında Koşullu Salıverilme
Terör suçlarında yalnızca 5275 sayılı Kanun’un değil, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 17. maddesinin de birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
TMK m.17 uyarınca Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar hakkında 5275 sayılı Kanun’un 107/4 ve 108. madde hükümleri uygulanmakta; süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı kural olarak 3/4 olarak kabul edilmektedir.
Bunun yanında Terörle Mücadele Kanunu’nda koşullu salıverilmeyi tamamen engelleyen özel hâller de bulunmaktadır. Bu nedenle terör suçları bakımından yalnızca verilen cezanın miktarına bakılarak koşullu salıverme tarihi belirlenmesi mümkün değildir.
8. Mükerrirler Bakımından Koşullu Salıverilme
Tekerrür, infaz rejimini önemli ölçüde etkileyen kurumlardan biridir.
5275 sayılı Kanun’un 108. maddesine göre tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan süreli hapis cezasının kural olarak 2/3’ünün ceza infaz kurumunda iyi hâlli geçirilmesi durumunda koşullu salıverilmeden yararlanılabilir.
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasında bu süre 39 yıl, müebbet hapis cezasında 33 yıldır. Birden fazla süreli hapis cezasında ise Kanunda belirtilen üst sınırlar uygulanmaktadır. Bunun yanında normal koşullu salıverilme oranı zaten 2/3’ten yüksek olan suçlarda ilgili suç için geçerli daha ağır oran uygulanır.
9. İkinci Defa Mükerrirler İçin 2025 Yılında Yapılan Önemli Değişiklik
Koşullu salıverilme konusunda son yıllardaki en önemli değişikliklerden biri ikinci kez mükerrirler bakımından yapılmıştır.
Önceki düzenlemede ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması hâlinde hükümlünün koşullu salıverilmesi mümkün değildi.
Ancak 4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle 5275 sayılı Kanun’un 108/3. maddesi değiştirilmiştir.
Yeni düzenlemeye göre ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda da koşullu salıverilme mümkündür. Süreli hapis cezaları bakımından ikinci kez mükerrirlerin koşullu salıverilme oranı 3/4 olarak uygulanmaktadır.
Dolayısıyla uygulamada hâlen zaman zaman dile getirilen “ikinci kez mükerrir olan kişi hiçbir şekilde koşullu salıverilemez” şeklindeki bilgi güncel mevzuat açısından doğru değildir.
Yargıtay da 2025 ve 2026 tarihli kararlarında yeni düzenlemeyi uygulamaya başlamıştır. Nitekim Yargıtay, hükümlünün ikinci defa mükerrir olması sebebiyle koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanamayacağı yönündeki eski düzenlemeye dayalı kararları, 7550 sayılı Kanun değişikliğini dikkate alarak düzeltmektedir.
10. Koşullu Salıverilme ile Denetimli Serbestlik Aynı Şey Değildir
Uygulamada en çok karıştırılan kavramlardan biri koşullu salıverilme ile denetimli serbestliktir.
Bunlar birbirinden farklı infaz kurumlarıdır.
Koşullu salıverilme esas olarak 5275 sayılı Kanun’un 107 ve 108. maddelerinde düzenlenirken, cezanın denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infazı 105/A maddesinde düzenlenmektedir.
Genel düzenlemeye göre açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan, koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlünün talebi üzerine cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar kalan kısmının denetimli serbestlik tedbiri altında infazına karar verilebilir.
4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile ayrıca, bu infaz usulünden yararlanabilmek için hükümlünün, beş günden az olmamak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini ceza infaz kurumunda geçirmiş olması şartı getirilmiştir. Bununla birlikte Kanun’un geçici 11. maddesi nedeniyle bu yeni şart, düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce işlenen suçlar bakımından uygulanmamaktadır.
Dolayısıyla infaz hesabında önce koşullu salıverilme tarihi belirlenmeli, daha sonra hükümlünün denetimli serbestlikten yararlanma şartlarını taşıyıp taşımadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
11. Koşullu Salıverilme Kararını Kim Verir?
Koşullu salıverilme kendiliğinden gerçekleşen idari bir işlem değildir.
5275 sayılı Kanun’un 107/11. maddesine göre ceza infaz kurumu idaresi hükümlü hakkında gerekçeli bir rapor hazırlar. Bu rapor infaz işlemlerinin yürütüldüğü yer infaz hâkimliğine gönderilir.
İnfaz hâkimi raporu uygun bulursa hükümlünün koşullu salıverilmesine dosya üzerinden karar verir. Raporda belirtilen değerlendirmeyi uygun bulmazsa bunun gerekçesini kararında göstermek zorundadır.
İnfaz hâkiminin kararına karşı itiraz yolu açıktır.
Dolayısıyla ceza infaz kurumunun hükümlü hakkında olumsuz değerlendirme yapması, hukuki denetimin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. İyi hâl değerlendirmesi ve koşullu salıverme konusundaki kararlar infaz hâkimliği önünde yargısal denetime tabidir.
12. Koşullu Salıverildikten Sonraki Denetim Süresi
Koşullu salıverilen hükümlünün cezası salıverildiği gün sona ermiş sayılmaz.
5275 sayılı Kanun’un 107/6. maddesine göre hükümlünün tabi tutulacağı denetim süresi, kural olarak infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır; ancak süreli hapis cezalarında bu süre hak ederek tahliye tarihini geçemez.
Bu süre içerisinde infaz hâkimi hükümlü hakkında çeşitli yükümlülükler belirleyebilir.
Hükümlünün belirli yerlere gitmemesi, belirli bir bölgede denetim altında bulunması veya belirlenen programlara katılması gibi yükümlülükler getirilebilir. Hükümlünün risk ve ihtiyaç durumu dikkate alınarak denetimli serbestlik müdürlüğünce yükümlülüklerde değişiklik yapılması da mümkündür.
13. Koşullu Salıverilme Kararının Geri Alınması
Koşullu salıverme hükümlü açısından mutlak ve geri alınamaz bir tahliye değildir.
5275 sayılı Kanun’un 107/12. maddesine göre koşullu salıverilen hükümlünün denetim süresi içerisinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere infaz hâkiminin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi durumunda koşullu salıverilme kararı geri alınabilir.
Yeni bir kasıtlı suç işlenmesi nedeniyle koşullu salıvermenin geri alınması hâlinde, sonraki suçun işlendiği tarihten başlayarak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek üzere, yeni işlenen her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı kadar sürenin ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilebilir.
Yükümlülüklere aykırılık nedeniyle geri alma hâlinde ise aykırılığın niteliğine göre Kanunda öngörülen sınırlar içerisinde bir süre belirlenmektedir.
En önemli sonuçlardan biri ise koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı hükmün infazı bakımından yeniden koşullu salıverilme kararı verilememesidir.
Bu nedenle koşullu salıverme sonrasındaki denetim dönemi, hükümlü bakımından hukuken son derece önemlidir.
14. Koşullu Salıverilmenin Hiç Uygulanamayacağı Hâller
Kanunda bazı mahkûmiyetler bakımından koşullu salıverilme tamamen yasaklanmıştır.
Örneğin 5275 sayılı Kanun’un 107/16. maddesine göre TCK’nın devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar veya milli savunmaya karşı suçlar bölümlerinde yer alan belirli suçlardan birinin örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi nedeniyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olunması hâlinde koşullu salıverilme hükümleri uygulanmamaktadır.
Terörle Mücadele Kanunu’nun 17. maddesinde de koşullu salıverilmenin mümkün olmadığı özel durumlar bulunmaktadır.
Dolayısıyla her ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasında otomatik olarak 30 veya 36 yıl sonunda koşullu salıverme hakkının doğduğu söylenemez.
15. Suç Tarihi Neden Önemlidir?
İnfaz hesabında yalnızca mahkûmiyet kararının veya kesinleşme tarihinin dikkate alınması yeterli değildir. Suç tarihi, hangi infaz düzenlemesinin uygulanacağının belirlenmesinde son derece önemlidir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/3. maddesinde, hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrüre ilişkin hükümler genel “infaz hükümlerinin derhal uygulanması” kuralının dışında bırakılmıştır. Bu nedenle koşullu salıverme ve tekerrür bakımından sonradan yapılan değişikliklerin hükümlünün lehine olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Bunun yanında 5275 sayılı Kanun’da geçmiş dönemlerde farklı suç tarihleri için kabul edilen geçici hükümler bulunmaktadır.
Bu sebeple profesyonel bir infaz hesabında;
suç tarihi, suçun hukuki niteliği, verilen kesin ceza, yaş, tekerrür durumu, birden fazla ilam bulunup bulunmadığı, tutuklulukta geçen süre, uygulanabilecek geçici maddeler, denetimli serbestlik ve iyi hâl durumu
birlikte değerlendirilmelidir.
Sonuç
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun kapsamında koşullu salıverilme, hükümlünün mahkûm olduğu hapis cezasının tamamını ceza infaz kurumunda geçirmesini zorunlu tutmayan, iyi hâli ve topluma yeniden uyumu teşvik eden temel infaz hukuku kurumlarından biridir.
Genel kural olarak süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme oranı 1/2 olmakla birlikte; suçun türüne ve hükümlünün hukuki statüsüne bağlı olarak 2/3 veya 3/4 oranlarının uygulanması mümkündür. Ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezaları bakımından ise Kanunda yıl üzerinden özel süreler belirlenmiştir.
Özellikle kasten öldürme, bazı ağır yaralama suçları, cinsel suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti, örgütlü suçlar, terör suçları ve tekerrür hâllerinde genel infaz oranlarından farklı hükümler uygulanmaktadır.
4 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunla ikinci defa mükerrirlerin koşullu salıverilmesini tamamen engelleyen düzenlemenin kaldırılması da infaz hukuku bakımından önemli bir değişikliktir. Günümüzde ikinci kez mükerrirler de kanuni şartları yerine getirmeleri hâlinde koşullu salıverilmeden yararlanabilmekte; süreli hapis cezaları bakımından esas itibarıyla 3/4 oranı uygulanmaktadır.
Sonuç olarak bir hükümlünün koşullu salıverilme veya tahliye tarihinin belirlenmesi yalnızca verilen hapis cezasının belirli bir oranla çarpılmasından ibaret değildir. Suç tarihi, suç türü, tekerrür, tutuklulukta geçirilen süre, birden fazla mahkûmiyet hükmünün bulunması, geçici infaz düzenlemeleri, denetimli serbestlik ve iyi hâl değerlendirmesi birlikte ele alınmalıdır. Bu nedenle özellikle uzun süreli hapis cezaları ve birden fazla mahkûmiyet bulunan dosyalarda müddetname ve infaz hesabının ayrıca hukuki denetime tabi tutulması büyük önem taşımaktadır.