Ceza Hukukunun Yer ve Zaman Bakımından Uygulama Alanları

Ceza Hukuku Uygulama Alanları

Ceza hukuku; zaman ve yer bakımından uygulama alanı içermektedir. Yer bakımından uygulama alanı ise; mülkilik, şahsilik, koruma ve evrensellik ilkeleri açısından ele alınmaktadır.

Ceza hukukunun “zaman” bakımından uygulama alanı

Zaman bakımından uygulama başlığı altında üç ilke bulunmaktadır. Bunlar hemen uygulama, geriye ve ileriye yürümedir. Zaman bakımından uygulama kanunilik ilkesinin bir sonucu olarak doğmuştur kanunilik ilkesi kısaca yasada olmayan bir fiil suç olarak cezalandırılamaz ve yasada gösterilen şekilde cezalandırılabilir demektir. Kanunilik ilkesi hukuk devletinin garantisidir, keyfiliği önler.

  1. Hemen uygulama: TCK 7/1 c.1 ‘İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz.’ Diyerek hemen uygulamayı tanımlamıştır. Hemen uygulama prensibi ceza muhakemesi hukukuna ilişkin yasalarda ve infaz yasalarında etki gösterir ve failin tehlikeliliği esas alınmaktadır.
  2. Lehe kanunun geçmişe yürümesi: burada sorun fiil işlendiği sırada yürürlükte olan kanun ve fiil işlendikten sonra oluşan kanun arasında fark olmasıdır. Ceza hukuku bakımından kanunilik ilkesinin geçerli olduğu geriye yürüme, geriye yürüme yasağına dönüşür ve sadece işlendiği zaman suç sayılmayan eylemin sonradan cezalandırılmasını önler. TCK 7/1 c.2 ‘İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar’. Bu durumda ortaya çıkan sonuç fiil işlendiği sırada ortada olan yasa ve işlendikten sonra oluşan yasa karşılaştırılmalı ve hangisi lehe ise o uygulanmalıdır. Anayasa Mahkemesi iptal kararları bakımından geçmişe yürüyüp yürümeyeceği ise, Anayasa m.153/4 ‘İptal kararları geriye yürümez.’ Hükmünü koymuştur fakat Yargıtay Ceza genel Kurulu kararında henüz muhakeme edilmemiş ya da muhakeme aşamasında kalmış olan fiiller bakımından failin lehine hükümler uygulanır.
  3. İleriye yürüme: Ceza hukuku bakımından ileriye yürüme kabul edilemez. Yürürlükten kaldırılan yasanın sonraki fiillere de uygulanması demektir.

Ceza hukukunun “yer” bakımından uygulama alanı

TCK yarı mülkilik ilkesini benimsemiştir. Bu konu başlığı altında mülkilik, şahsilik, koruma ve evrensellik ilkeleri incelenmektedir

Mülkilik ilkesi

Bu ilkeye göre fail ve mağdurun vatandaşlığına bakılmaksızın suç nerede işlendiyse oranın hükümleri uygulanır TCK 8 ‘Türkiye’de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye’de işlenmesi veya neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye’de işlenmiş sayılır.’ Diyerek yer bakımından uygulama alanını tanımlamıştır. Ülke kavramına ise TCK 8/2 tanımlamaktadır ‘Suç; a) Türk kara ve hava sahaları ile Türk karasularında, b) Açık denizde ve bunun üzerindeki hava sahasında, Türk deniz ve hava araçlarında veya bu araçlarla, c) Türk deniz ve hava savaş araçlarında veya bu araçlarla, d) Türkiye’nin kıt’a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgesinde tesis edilmiş sabit platformlarda veya bunlara karşı,’ açık denizler bakımından ise açık denizler hiçbir devletin egemenliğine ait değildir dolayısıyla geminin taşıdığı bayrağa bakılır.

Yabancı ülkede hüküm verilmesi: TCK 9 Türkiye’de işlediği suçtan dolayı yabancı ülkede hakkında hüküm verilmiş olan kimse, Türkiye’de yeniden yargılanır.’ Kişinin çift vatandaşlığının olması ya da daha sonra vatandaşlıktan çıkmış olmasının bir önemi yoktur. Burada akla gelecek sorun ise bir fiilden dolayı birden fazla kez yargılama yapılmasıdır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Ek 7 No m.4’e göre ‘Hiç kimse bir devletin ceza yargılaması usulüne ve yasaya uygun olarak kesin bir hükümle mahkum edildiği ya da beraat ettiği bir suçtan dolayı aynı devletin yargısal yetkisi altındaki yargılama usulleri çerçevesinde yeniden yargılanamaz veya mahkum edilemez.’ Diyerek aykırılık teşkil etmediğini ‘aynı devletin’ diyerek ortaya koymuştur.

Şahsilik ilkesi

Faile ve mağdura göre şahsilik olarak ayrılır. Suç nerede işlenirse işlensin vatandaşı olduğu devletin ceza yasaları uygulanır demektir. Faile göre şahsilik, TCK 10 ve TCK 11 çerçevesinde incelenmektedir. TCK 10 ‘Yabancı ülkede Türkiye namına memuriyet veya görev üstlenmiş olup da bundan dolayı bir suç işleyen kimse, bu fiile ilişkin olarak yabancı ülkede hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş bulunsa bile, Türkiye’de yeniden yargılanır.’ Diyerek görev suçlarını düzenlenmiştir. TCK ‘Bir Türk vatandaşı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı bir yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede işlediği ve kendisi Türkiye’de bulunduğu takdirde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması ve Türkiye’de kovuşturulabilirliğin bulunması koşulu ile Türk kanunlarına göre cezalandırılır.’ Diyerek vatandaş tarafından işlenen suçu düzenlemiştir.

Mağdura göre şahsilik, TCK 12/1-2 ‘Bir yabancı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı en az bir yıl hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede Türkiye’nin zararına işlediği ve kendisi Türkiye’de bulunduğu takdirde, Türk kanunlarına göre cezalandırılır. Yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine bağlıdır.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçun bir Türk vatandaşının veya Türk kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisinin zararına işlenmesi ve failin Türkiye’de bulunması halinde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması koşulu ile suçtan zarar görenin şikayeti üzerine fail, Türk kanunlarına göre cezalandırılır.’

Criminal Law | ÇDM Hukuk

Evrensellik ilkesi

TCK 12/3 ‘Mağdur yabancı ise, aşağıdaki koşulların varlığı halinde fail, Adalet Bakanının istemi ile yargılanır: a) Suçun, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı üç yıldan az olmayan hapis cezasını gerektirmesi. b) Suçluların geri verilmesi anlaşmasının bulunmaması veya geri verilme isteminin suçun işlendiği ülkenin veya failin uyruğunda bulunduğu devletin hükûmeti tarafından kabul edilmemiş olması,’ hükümden yola çıkarak şartlar, fail ve mağdurun yabancı olması, Türk kanunlarına göre suç aşağı sınırı üç yıldan az olmayan hapis cezası, geri verme antlaşması olmamalı, Adalet Bakanlığı talebi olmalıdır.

Koruma ilkesi

TCK 13, ‘(1) Aşağıdaki suçların, vatandaş veya yabancı tarafından, yabancı ülkede işlenmesi halinde, Türk kanunları uygulanır:

  • İkinci Kitap, Birinci Kısım altında yer alan suçlar.
  • İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı, Yedinci ve Sekizinci Bölümlerde yer alan suçlar.
  • İşkence (madde 94, 95).
  • Çevrenin kasten kirletilmesi (madde 181).
  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188), uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190).
  • Parada sahtecilik (madde 197), para ve kıymetli damgaları imale yarayan araçların üretimi ve ticareti (madde 200), mühürde sahtecilik (madde 202).
  • Fuhuş (madde 227)
  • Deniz, demiryolu veya havayolu ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması (madde 223, fıkra 2, 3) ya da bu araçlara karşı işlenen zarar verme (madde 152) suçları.

İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerde yer alanlar hariç; birinci fıkra kapsamına giren suçlardan dolayı Türkiye’de yargılama yapılması, Adalet Bakanının talebine bağlıdır (3) Birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde yazılı suçlar dolayısıyla yabancı bir ülkede mahkûmiyet veya beraat kararı verilmiş olsa bile, Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye’de yargılama yapılır.’

Aranan koşullar, failin Türk ya da yabancı olması, failin Türkiye’de bulunması, fiil yabancı ülkede işlenmiş, m.13’te sayılan suçlardan biri, Adalet Bakanı talebi olmalıdır.

Tüm detaylara ve aklınızda bulunan sorulara cevap bulmak için Av. Ferhat Kule ile görüşebilirsiniz.

Deniz Şahin

Leave a Reply

Call Now Button