Hukuk Makaleleri

Arama ve El Koyma İşlemleri Hangi Şartlarda Yapılabilir?

Ceza muhakemesinde arama ve el koyma işlemleri, suçun aydınlatılması, delillerin korunması ve şüpheli ya da sanığın yakalanması amacıyla başvurulan önemli koruma tedbirlerindendir. Ancak bu işlemler, kişinin özel hayatına, konut dokunulmazlığına, mülkiyet hakkına ve haberleşme özgürlüğüne doğrudan müdahale ettiği için keyfî şekilde yapılamaz. Arama ve el koyma işlemlerinin hukuka uygun olabilmesi için Ceza Muhakemesi Kanunu, Anayasa ve ilgili yönetmeliklerde öngörülen şartlara uyulması gerekir.

Bu nedenle “polis evimi arayabilir mi?”, “arama kararı olmadan üst araması yapılabilir mi?”, “telefona el koyma yasal mı?”, “hukuka aykırı arama sonucu elde edilen delil kullanılabilir mi?” gibi sorular, ceza soruşturma ve kovuşturmalarında sıkça gündeme gelmektedir. Arama ve el koyma işlemlerinin usule aykırı yapılması hâlinde elde edilen delillerin hukuka aykırı delil sayılması ve hükme esas alınamaması mümkündür.

Arama Nedir?

Arama, suç şüphesi bulunan bir olayda şüpheli veya sanığın yakalanması ya da suç delillerinin elde edilmesi amacıyla kişinin üstünde, eşyasında, aracında, konutunda, işyerinde veya kendisine ait diğer yerlerde yapılan araştırma işlemidir. Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’ne göre adlî arama; suç işlemek, suça iştirak etmek veya yataklık etmek konusunda makul şüphe altında bulunan kişinin yakalanması ya da suçun iz, eser, emare veya delillerinin elde edilmesi amacıyla yapılır. Bu işlem kişinin özel hayatına müdahale niteliğinde olduğundan kanuni sınırlara bağlıdır.

Arama işlemi, uygulamada çoğu zaman uyuşturucu madde suçları, hırsızlık, kaçakçılık, dolandırıcılık, silah suçları, örgütlü suçlar ve bilişim suçları kapsamında gündeme gelir. Ancak suçun türü ne olursa olsun, arama işleminin hukuka uygunluğu ayrıca değerlendirilmelidir.

El Koyma Nedir?

El koyma, ispat aracı olarak yararlı görülen veya müsadereye konu olabilecek eşya ya da malvarlığı değerlerinin muhafaza altına alınmasıdır. Örneğin uyuşturucu madde, ruhsatsız silah, suçtan elde edildiği iddia edilen para, sahte belge, bilgisayar, cep telefonu, kamera kayıt cihazı veya dijital materyaller el koyma işlemine konu olabilir.

Ancak her eşyaya el konulamaz. El koyma işleminin suçla bağlantılı, gerekli ve ölçülü olması gerekir. Arama sonucunda ele geçen her şeyin otomatik olarak dosyaya alınması hukuka uygun değildir. El konulan eşyanın suçla ilgisi yoksa veya delil niteliği taşımıyorsa ilgilisine iade edilmesi gerekir.

Arama Yapılabilmesi İçin Makul Şüphe Gerekir

Arama yapılabilmesinin temel şartı makul şüphenin varlığıdır. Makul şüphe, soyut kanaat, genel izlenim veya kolluğun kişisel değerlendirmesinden ibaret değildir. Yönetmeliğe göre makul şüphe; hayatın olağan akışına göre somut olaylar karşısında duyulan, ihbar veya şikâyeti destekleyen emarelere dayanan ve belirli bir şeyin bulunacağını ya da belirli bir kişinin yakalanacağını öngörmeyi gerektiren somut olgularla desteklenen şüphedir.

Bu nedenle yalnızca kişinin dış görünüşü, bulunduğu semt, geçmiş sabıka kaydı veya genel güvenlik gerekçesiyle adlî arama yapılması hukuken sorunlu olabilir. Arama kararında veya yazılı emirde, aramanın hangi olay nedeniyle yapılacağı, hangi suçla bağlantılı olduğu ve hangi delilin aranacağı açıkça gösterilmelidir.

Arama Kararını Kim Verir?

Arama kararı kural olarak hâkim tarafından verilir. Soruşturma aşamasında bu yetki sulh ceza hâkimine aittir. Ancak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle de arama yapılabilir. Cumhuriyet savcısına ulaşılamayan bazı hâllerde kolluk amirinin yazılı emriyle arama yapılması mümkündür. Bununla birlikte konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, kural olarak hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle yapılabilir; kolluk amirinin yazılı emri bu yerler bakımından yeterli değildir.

Bu ayrım uygulamada son derece önemlidir. Örneğin sokakta, araçta veya kamuya açık alanda yapılan aramalar ile konutta veya işyerinde yapılan aramalar aynı usule tabi değildir. Konut ve işyeri aramaları, özel hayat ve konut dokunulmazlığına daha ağır müdahale niteliği taşıdığı için daha sıkı şartlara bağlanmıştır.

Arama Kararında Hangi Bilgiler Bulunmalıdır?

Arama karar veya emrinde aramanın sebebi, konusu, kapsamı, yapılacağı yer ve geçerli olacağı süre açıkça belirtilmelidir. Yönetmelik de arama talep, emir ve kararlarında bu hususlara yer verilmesi gerektiğini düzenlemektedir.

Bu unsurların eksik olması hâlinde arama işleminin hukuka uygunluğu tartışmalı hâle gelebilir. Örneğin “gerekli aramanın yapılmasına” şeklinde genel, soyut ve sınırsız ifadeler içeren bir karar, temel haklara müdahale bakımından yeterli kabul edilmeyebilir. Arama kararının, denetlenebilir ve somut olaya özgülenmiş olması gerekir.

Gece Vakti Arama Yapılabilir mi?

Kural olarak konutta, işyerinde veya diğer kapalı yerlerde gece vakti arama yapılamaz. CMK m.118’e göre bu yasağın istisnaları; suçüstü hâli, gecikmesinde sakınca bulunan hâller ve yakalanmış ya da gözaltına alınmış olup firar eden kişi ile tutuklu veya hükümlünün tekrar yakalanması amacıyla yapılan aramalardır.

Bu nedenle gece yapılan aramalarda, aramanın neden gece yapıldığı, gecikmesinde sakınca bulunan hâlin gerçekten mevcut olup olmadığı ve bunun tutanaklara yansıtılıp yansıtılmadığı dikkatle incelenmelidir. Gece araması istisnai niteliktedir; olağan uygulama hâline getirilemez.

Aramada Hazır Bulunması Gereken Kişiler

Arama sırasında kural olarak aranan yerin sahibi veya eşyanın zilyedi hazır bulunabilir. Kişi hazır değilse temsilcisi, ayırt etme gücüne sahip hısımlarından biri veya kendisiyle birlikte oturan bir kişi ya da komşusu bulundurulabilir.

Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde yapılan aramalarda, o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin hazır bulundurulması gerekir. Bu kişilere uygulamada “arama tanığı” veya “hazirun” denilmektedir. Bu kurala uyulmaması, özellikle konut aramalarında arama işleminin hukuka uygunluğu bakımından ciddi tartışmalara yol açabilir.

Avukatın Aramada Hazır Bulunması

Arama işlemi sırasında avukatın hazır bulunması engellenemez. Şüpheli veya sanığın müdafii, arama işleminde hazır bulunarak tutanağa itirazlarını yazdırabilir, el konulan eşyaların kapsamını denetleyebilir ve müvekkilinin haklarının korunmasını sağlayabilir.

Özellikle ceza dosyalarında arama tutanağı büyük önem taşır. Aramanın hangi saatte başladığı ve bittiği, kimlerin hazır bulunduğu, hangi karar veya emirle yapıldığı, hangi eşyaların nerede bulunduğu, el konulan materyallerin nasıl muhafaza altına alındığı ve ilgilinin beyanları tutanağa geçirilmelidir.

El Koyma Kararını Kim Verir?

El koyma işlemi de kural olarak hâkim kararıyla yapılır. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamayan hâllerde ise kolluk amirinin yazılı emriyle el koyma yapılabilir. Ancak hâkim kararı olmaksızın yapılan el koyma işlemi 24 saat içinde görevli hâkimin onayına sunulmalı; hâkim de el koymadan itibaren 48 saat içinde kararını açıklamalıdır. Aksi hâlde el koyma kendiliğinden kalkar.

Bu süreler, el koyma işleminin hukuka uygunluğu bakımından hayati önemdedir. Süresinde hâkim onayına sunulmayan veya hâkim tarafından onaylanmayan el koyma işlemi hukuki dayanağını kaybeder. Bu durumda eşyanın iadesi talep edilebilir.

Dijital Materyallere El Koyma

Günümüzde arama ve el koyma işlemlerinin en tartışmalı alanlarından biri cep telefonu, bilgisayar, tablet, harici disk, USB bellek ve bulut hesapları gibi dijital materyallerdir. Dijital materyaller yalnızca suçla ilgili verileri değil, kişinin özel hayatına, mesleki sırlarına, aile hayatına, ticari faaliyetlerine ve haberleşmesine ilişkin çok sayıda veriyi de içerebilir.

Bu nedenle dijital materyaller bakımından ölçülülük ilkesi daha da önemlidir. Cihaza fiziken el konulması yerine mümkünse imaj alınması, arama ve incelemenin suç konusu ile sınırlı yapılması, özel hayatla ilgisi bulunan verilerin korunması ve materyalin makul sürede iadesi gerekir.

Ayrıca Anayasa Mahkemesi, 12.02.2026 tarihli ve 2023/128 E., 2026/36 K. sayılı kararıyla CMK m.134’e ilişkin iptal kararı vermiş; kararın yürürlük tarihi 25.02.2027 olarak belirlenmiştir. Bu nedenle dijital materyallerde arama, kopyalama ve el koyma işlemleri yönünden güncel mevzuat ve AYM kararının yürürlük etkisi mutlaka dikkate alınmalıdır.

Hukuka Aykırı Arama ve El Koymanın Sonuçları

Arama ve el koyma işlemi hukuka aykırı yapılmışsa, bu işlem sonucunda elde edilen delillerin ceza yargılamasında kullanılması mümkün olmayabilir. Anayasa m.38 ve CMK’nın delillere ilişkin hükümleri uyarınca, kanuna aykırı olarak elde edilen bulgular delil olarak değerlendirilemez.

Örneğin hâkim kararı veya usulüne uygun yazılı emir olmadan yapılan konut araması, makul şüpheye dayanmayan üst araması, gece araması yasağına aykırı işlem, arama tanığı bulundurulmaması, tutanağın eksik düzenlenmesi, el koyma kararının süresinde hâkim onayına sunulmaması veya dijital materyalin sınırsız şekilde incelenmesi hukuka aykırılık iddialarına konu olabilir.

Bu durumda müdafi tarafından delilin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmeli, delilin dosyadan çıkarılması veya hükme esas alınmaması talep edilmelidir. Ceza yargılamasında mahkûmiyet kararı ancak hukuka uygun delillere dayanabilir.

Arama ve El Koyma İşlemine Karşı Ne Yapılabilir?

Arama ve el koyma işlemine maruz kalan kişi, öncelikle işlem tutanağını dikkatle incelemeli ve itirazlarını tutanağa yazdırmalıdır. El konulan eşyaların tam listesi alınmalı, eşyanın nerede ve nasıl bulunduğu belirtilmeli, varsa hukuka aykırılıklar açıkça kayda geçirilmelidir.

El koyma işlemine karşı hâkimden karar verilmesi istenebilir. El konulan eşyanın suçla ilgisi olmadığı, delil niteliği taşımadığı veya el koymanın ölçüsüz olduğu ileri sürülerek iade talep edilebilir. Dijital materyallerde ise kopya alınarak cihazın iadesi, incelemenin kapsamının sınırlandırılması ve kişisel verilerin korunması talep edilebilir.

Sonuç

Arama ve el koyma işlemleri, ceza muhakemesinin maddi gerçeğe ulaşma amacı bakımından önemli olmakla birlikte, temel hak ve özgürlüklere ciddi müdahale niteliği taşır. Bu nedenle arama ve el koyma işlemlerinin hukuka uygun olabilmesi için makul şüphe bulunmalı, yetkili merci tarafından karar veya yazılı emir verilmiş olmalı, kararın kapsamı açıkça belirlenmeli, gece araması yasağı ve arama tanığı gibi usul güvencelerine uyulmalı, el koyma işlemi süresinde hâkim onayına sunulmalı ve tüm işlemler tutanakla kayıt altına alınmalıdır.

Hukuka aykırı arama veya el koyma sonucunda elde edilen delillerin hükme esas alınması mümkün olmayabileceğinden, bu işlemler ceza dosyalarının kaderini doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle arama ve el koyma işlemlerine maruz kalan kişilerin, özellikle konut araması, araç araması, telefon incelemesi, bilgisayara el koyma ve dijital materyal incelemesi gibi durumlarda hukuki destek alması büyük önem taşır.

Arama ve El Koyma İşlemleri Hakkında Sık Sorulan Sorular

1. Polis her zaman arama yapabilir mi?

Hayır. Polis veya kolluk görevlileri keyfî şekilde arama yapamaz. Arama yapılabilmesi için kural olarak hâkim kararı gerekir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle arama yapılabilir. Cumhuriyet savcısına ulaşılamayan sınırlı hâllerde ise kolluk amirinin yazılı emriyle arama yapılması mümkündür. Ancak konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda kolluk amirinin yazılı emriyle arama yapılamaz. Bu yerlerde hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri gerekir.

2. Arama yapılması için hangi şüphe gerekir?

Arama yapılabilmesi için makul şüphe bulunmalıdır. Makul şüphe, soyut kanaat veya genel güvenlik gerekçesinden ibaret değildir. Arama sonunda belirli bir delilin bulunacağını veya belirli bir kişinin yakalanacağını düşündüren somut olgular mevcut olmalıdır. İhbar veya şikâyet varsa bunun da somut emarelerle desteklenmesi gerekir.

3. Arama kararı olmadan üst araması yapılabilir mi?

Bazı istisnai durumlarda arama kararı olmadan kaba üst araması yapılabilir. Örneğin yakalanan kişinin kendisine, başkasına veya kolluk görevlilerine zarar vermesini önlemek amacıyla kaba üst araması yapılabilir. Ancak bu durum, her olayda sınırsız arama yetkisi vermez. Adlî arama niteliğindeki ayrıntılı üst araması için kanuni şartların oluşması gerekir.

4. Evde arama hangi şartlarda yapılabilir?

Konut araması, kişinin özel hayatına ve konut dokunulmazlığına ağır müdahale niteliği taşıdığı için sıkı şartlara bağlıdır. Evde arama yapılabilmesi için kural olarak hâkim kararı gerekir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle konutta arama yapılabilir. Kolluk amirinin yazılı emri konut araması için yeterli değildir.

5. Gece vakti ev araması yapılabilir mi?

Kural olarak konutta, işyerinde ve diğer kapalı yerlerde gece vakti adlî arama yapılamaz. Ancak suçüstü hâli, gecikmesinde sakınca bulunan hâl, firar eden kişi ile tutuklu veya hükümlünün yakalanması gibi istisnai durumlarda gece araması yapılabilir. Gece araması istisnai bir tedbir olduğundan, bu işlemin gerekçesi somut şekilde ortaya konulmalıdır.

6. Araç araması için karar gerekir mi?

Araç araması da kişinin özel hayatına ve mülkiyet hakkına müdahale niteliği taşıyabilir. Bu nedenle araç aramasında da kural olarak makul şüphe ve usulüne uygun karar veya yazılı emir bulunmalıdır. Ancak olayın niteliğine göre önleme araması, durdurma sonrası kontrol veya adlî arama ayrımı yapılmalıdır. Araçta yapılan işlemin hukuka uygunluğu; aramanın sebebi, kapsamı, kararı, tutanağı ve olayın somut şartlarına göre değerlendirilir.

7. Arama sırasında avukat hazır bulunabilir mi?

Evet. Kişinin avukatının arama sırasında hazır bulunmasına engel olunamaz. Avukat, arama işleminin hukuka uygun yürütülmesini denetleyebilir, itirazlarını tutanağa yazdırabilir ve el konulan eşyaların kapsamını kontrol edebilir.

8. Arama sırasında ev sahibi yoksa arama yapılabilir mi?

Evet, bazı hâllerde arama yapılabilir. Ancak arama sırasında aranan yerin sahibi veya zilyedi yoksa onun yerine temsilcisi, ayırt etme gücüne sahip yakınlarından biri, birlikte oturan kişi veya komşusu hazır bulundurulmalıdır. Cumhuriyet savcısı hazır olmadan konut, işyeri veya kapalı yerlerde yapılan aramalarda ayrıca arama tanığı uygulaması önem taşır.

9. Arama tanığı nedir?

Arama tanığı, özellikle konut, işyeri veya kamuya açık olmayan kapalı alanlarda yapılan aramalarda işlemin şeffaf ve denetlenebilir olmasını sağlamak amacıyla hazır bulundurulan kişidir. Uygulamada komşu veya ihtiyar heyetinden kişiler arama tanığı olarak çağrılabilir. Arama tanığının bulunmaması, özellikle savcı hazır olmadan yapılan aramalarda delilin hukuka uygunluğu bakımından tartışma yaratabilir.

10. Arama tutanağında neler yer almalıdır?

Arama işlemi mutlaka tutanağa bağlanmalıdır. Tutanakta arama kararının veya yazılı emrin tarih ve sayısı, aramanın yapıldığı yer, tarih ve saat, aramaya katılan kişiler, arama sırasında ele geçirilen eşyalar, el koyma işlemi yapılıp yapılmadığı ve ilgilinin beyanları yer almalıdır. Tutanak arama işlemine katılan ve hazır bulunan kişilerce imzalanır; bir sureti ilgiliye verilir.

11. Aramada bulunan her eşyaya el konulabilir mi?

Hayır. Arama sırasında bulunan her eşya otomatik olarak dosyaya alınamaz. El koyma işlemi yapılabilmesi için eşyanın ispat aracı olarak yararlı görülmesi veya müsadereye konu olabilecek nitelikte olması gerekir. Suçla ilgisi bulunmayan eşyaya el konulmamalı; el konulmuşsa iadesi talep edilmelidir.

12. El koyma işlemi için hâkim kararı gerekir mi?

El koyma işlemi kural olarak hâkim kararıyla yapılır. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamayan hâllerde ise kolluk amirinin yazılı emriyle el koyma yapılabilir. Hâkim kararı olmadan yapılan el koyma işlemi 24 saat içinde görevli hâkimin onayına sunulmalı; hâkim de el koymadan itibaren 48 saat içinde kararını açıklamalıdır. Aksi hâlde el koyma kendiliğinden kalkar.

13. Cep telefonuna el konulabilir mi?

Evet, cep telefonuna el konulabilir. Ancak telefon, dijital veri içerdiği için bu işlem sıradan eşya el koymasından farklı değerlendirilmelidir. Telefonun incelenmesi, kopyalanması ve içindeki verilere erişilmesi özel şartlara bağlıdır. Dijital materyallerde arama ve kopyalama işlemlerinin ölçülü, sınırlı ve hâkim kararına dayalı olması gerekir.

14. Bilgisayar, telefon veya USB bellekte arama nasıl yapılır?

Bilgisayar, bilgisayar programları, telefon, USB bellek, harici disk gibi dijital materyallerde arama ve kopyalama işlemleri CMK m.134 kapsamında değerlendirilir. Bu işlem için başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması ve hâkim kararı gerekir. El koyma sırasında sistemdeki verilerin yedeklenmesi, yedekten bir kopyanın şüpheliye veya vekiline verilmesi ve işlemin tutanağa bağlanması gerekir.

15. Dijital materyallerde AYM’nin iptal kararı ne anlama gelir?

Anayasa Mahkemesi, 2026 yılında CMK m.134 kapsamında bilgisayar ve dijital verilerde arama, kopyalama ve el koymaya ilişkin bazı düzenlemeler hakkında iptal kararı vermiştir. Bu karar, dijital delillerin elde edilmesinde özel hayatın gizliliği, kişisel verilerin korunması ve ölçülülük ilkesi yönünden daha dikkatli hareket edilmesi gerektiğini göstermektedir.

16. Hukuka aykırı aramada elde edilen delil kullanılabilir mi?

Hukuka aykırı şekilde yapılan arama veya el koyma sonucunda elde edilen deliller, ceza yargılamasında hükme esas alınamayabilir. Örneğin usulüne uygun karar olmadan yapılan konut araması, makul şüphe bulunmadan yapılan arama, gece araması yasağına aykırı işlem veya el koymanın süresinde hâkim onayına sunulmaması ciddi hukuka aykırılık iddialarına neden olabilir.

17. Arama sırasında nelere dikkat edilmelidir?

Arama sırasında öncelikle arama kararının veya yazılı emrin gösterilmesi istenmelidir. Kararda aramanın nedeni, yeri, kapsamı, süresi ve aranacak eşya açıkça yer almalıdır. Arama sırasında avukatın hazır bulunması talep edilmeli, el konulan eşyaların listesi alınmalı ve hukuka aykırı görülen hususlar tutanağa yazdırılmalıdır.

18. El konulan eşyanın iadesi nasıl istenir?

El konulan eşyanın suçla ilgisi bulunmuyorsa, delil niteliği kalmamışsa veya el koyma ölçüsüz hâle gelmişse ilgili merciye başvurularak iade talep edilebilir. Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcılığına, gerektiğinde sulh ceza hâkimliğine başvuru yapılabilir. Kovuşturma aşamasında ise mahkemeden el konulan eşyanın iadesi istenebilir.

19. Hukuka aykırı arama ve el koymaya karşı ne yapılabilir?

Hukuka aykırı arama ve el koyma işlemine karşı öncelikle tutanağa itiraz yazdırılmalıdır. Daha sonra el koyma kararına itiraz, eşyanın iadesi talebi, hukuka aykırı delilin dosyadan çıkarılması veya hükme esas alınmaması yönünde savunma yapılabilir. Ceza yargılamasında arama ve el koyma işlemlerinin hukuka uygunluğu, mahkûmiyet kararının dayanağı olan deliller bakımından büyük önem taşır.

20. Avukat bürosunda arama yapılabilir mi?

Avukat bürolarında arama daha sıkı şartlara bağlıdır. Avukat büroları ancak mahkeme kararıyla ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısının denetiminde aranabilir. Ayrıca baro başkanı veya onu temsil eden bir avukatın aramada hazır bulundurulması gerekir. Cumhuriyet savcısı hazır olmadan avukat bürosunda arama yapılamaz.

21. Arama ve el koyma işlemlerinde avukat desteği neden önemlidir?

Arama ve el koyma işlemleri, ceza dosyasının seyrini doğrudan etkileyen koruma tedbirleridir. Usule aykırı yapılan bir arama, elde edilen delillerin hukuka aykırı sayılmasına neden olabilir. Bu nedenle arama tutanağının incelenmesi, el koyma kararının denetlenmesi, dijital materyallerin kopyalanması ve hukuka aykırı delil itirazlarının yapılması için ceza hukuku alanında uzman bir avukattan destek alınması önemlidir.

 

Leave a Reply

Call Now Button

Çerez tercihleri