Anonim Şirketlerde Pay Sahipleri

Anonim Şirketlerde Pay Sahiplerinin Hakları

En yaygın şirket tipi olmasa da anonim ortaklık, sermaye piyasası ve devletin ekonomik faaliyetleri açısından büyük öneme haizdir. Büyük sermayeler gerektiren önemli sektör alanlarında kilit işlevi görür. Yaygın olmamasına rağmen ekonomik açıdan en etkili niteliğe sahip şirket tipidir. Özellikle büyük yatırımlar yapılmasına ve önemli projelerin hayata geçirilmesi noktasında temel zemini hazırlar. Anonim şirketin çok ortaklı olmaya uygun yapısı ile birlikte faaliyetleri, çıkar çatışmaları ve uyuşmazlıklara yol açar. Ortaklarının sorumluluğu, taahhüt etmiş oldukları sermaye miktarı ile sınırlı ve yalnızca şirkete karşıdır.  Anonim şirket ortakları, yönetime ilişkin pay sahipliği haklarını genel kurulda kullanırlar.

Şirketlerde pay sahiplerinin hukuken korunan haklarının farkında olması gerekir. Hak kaybı yaşanmaması için doğru bilgiye ulaşmak mühimdir.

6102 Türk Ticaret Kanunu, pay sahipliği haklarını düzenlemiştir. Bunlar; genel kurula katılma hakkı (m.425), oy hakkı (m. 434), bilgi alma ve inceleme hakkı (m.437), özel denetçi atanmasını talep hakkı (m.438), rüçhan hakkı (m. 461), kar payı hakkı (m. 509), hazırlık dönemi faizi isteme hakkı (m. 510), tasfiye sonucunda kalan bakiyenin dağıtılmasını isteme hakkıdır.

Genel Kurul

Pay sahipleri veya temsilcilerinin katılımı ile, yılda en az bir defa ve gerektiğinde toplanan zorunlu ve en yetkili organ olup, ortaklığın birçok konudaki kararlarını alır. Kararlarda çoğunluk prensibi geçerlidir. Kanunun aradığı çoğunluk, şirket iradesi oluşumu için belirleyicidir. Pay sahipleri şirket işlerine ilişkin haklarını kural olarak genel kurulda kullanır (m. 407). Kanuni istisnalar saklıdır. İstisna için örnek olarak; genel kurul kararlarının iptalini ve geçersizliğinin tespitini talep hakkı (m.445) gösterilebilir. Genel kurula katılmaya yetkili olan pay sahipleri 415. maddede hükme bağlanmıştır. Bu hükme göre genel kurul toplantısına, yönetim kurulu tarafından düzenlenen “hazır bulunanlar listesi” nde adı bulunan pay sahipleri katılabilir. Gerçek kişiler kimlik, tüzel kişi temsilcileri vekaletname sunmak zorundadırlar. Bu liste hazırlanırken, kayden izlenmeyen paylarla ilgili olarak, senetsiz paylar veya nama yazılı pay senetleri için pay defteri kayıtları esas alınır. Genel kurula katılma ve oy kullanma hakkı, pay sahibinin payların sahibi olduğunu kanıtlayan belgeleri veya pay senetlerini şirkete bir kredi kuruluşuna veya başka bir yere depo edilmesi şartına bağlanamaz.

Genel Kurula Katılma Hakkı

Kanunda “pay sahibinin kişisel hakları” başlığı altında düzenlenmiştir. TTK m. 425 hükmü pay sahipliği haklarının temelini oluşturan temsil edilebilirlik ilkesini kanuni kural haline getirmiştir.

Pay sahibi, paylarından doğan haklarını kullanmak için, genel kurula kendisi katılabileceği gibi, pay sahibi olan veya olmayan bir kişiyi de temsilci olarak genel kurula yollayabilir. Bu pay sahibinin vazgeçilmez haklarındandır. Temsilcinin pay sahibi olmasını öngören esas sözleşme hükmü geçersizdir. Genel kurula katılma ve oy haklarını temsilci sıfatıyla kullanan kişi, temsil edilenin talimatına uyar. Talimata aykırılık halinde oyu geçersiz kılmaz. Bu durumda, temsil edilenin temsilciye karşı hakları saklıdır. Senede bağlanmamış paylar ile nama yazılı pay senetlerinde ve ilmühaberlerde, pay defterine kayıtlı pay sahibi veya onun yazılı olarak yetkilendirdiği kişi, pay sahipliği haklarını kullanır. Hamiline yazılı pay senedinin zilyedi bulunduğunu ispat eden kimse, şirkete karşı pay sahipliğinden doğan hakları kullanmaya yetkilidir. Maddenin gerekçesine göre; pay sahipliği teknik bir terim olup, bir kişinin bu sıfatının şirketçe tanınmış olmasını ifade eder. Bu sıfat tanındığında pay sahipliği haklarının kullanılması mümkün olur.

Bir pay birden çok kişinin ortak mülkiyetinde ise, içlerinden birisini veya üçüncü bir kişiyi genel kurulda paylarından doğan haklarını kullanması için temsilci olarak atayabilir. Bir payın üzerinde intifa hakkı bulunması halinde, kural olarak oy hakkı, intifa hakkı sahibi tarafından kullanılır. Yeni kanunumuzda oy hakkı; doğması, itibari değere bağlanmış olması, oy hakkına esas sözleşme ile üst sınır getirilebilmesi açısından eski kanundan oldukça farklıdır. Her pay sahibi en az bir oy hakkına haizdir. Oy hakkı, payın, kanunen veya esas sözleşmeyle belirlenmiş bulunan en az miktarın ödenmesiyle doğmaktadır.

Law "On joint-stock companies and protection of shareholders' rights" amended | UzReport.news

Genel Kurul Kararlarına Karşı Açılan Davalar

Çoğunluk prensibi, çoğunluğun mutlak hakimiyeti demek değildir. Genel kurul kararlarının hukuka uygun olması gerekir.  Bu nedenle genel kurul kararlarının iptalini talep hakkı, azınlığı koruyan önemli bir hukuki imkandır. Genel kurulda alınan kararlar toplantıya katılmayanlar ile katılıp da karara muhalif oy verenler için de bağlayıcıdır. Başvurulabilecek nihai davalar pay sahipleri için savunma mekanizmalarıdır. İptal davasının aksine butlan ve yokluğun tespiti davasını “hukuken korunmaya değer güncel bir yararı olan herkes açabilir”. Uygulamada genel kurul kararlarına karşı iptal davası açılması sıkça rastlanılan bir durumdur. Türk Ticaret Kanunu’nun 446. maddesine göre; kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesiyle pay sahipleri, yönetim kurulu ve her bir yönetim kurulu üyesi tarafından iptal davası açılabilmektedir. İptal davası açılabilmesi için şartlar kanunda belirtilmiştir. Ortada bir genel kurulun kararı bulunmalıdır.  Bu kararın kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılık taşıması gerekir. Pay sahipleri kararı iptal ettirebilmek için aykırılığın genel kurul kararlarının alınmasını ispat etmelidir. Mahkemenin iptal kararı vermesi ile birlikte genel kurul kararı hükümsüz kalmaktadır. Oy hakkından yoksun bulunan bir pay sahibi de iptal davası açabilir. Toplantıya katılmış olup da karara olumsuz oy veren pay sahibinin iptal davası açabilmesi için muhalefetini tutanağa geçirtmiş olması gerekir.

Toplantıya katılmış olsun olmasın, ret oyu versin vermesin, toplantıya çağrının usulüne uygun yapılmadığını veya gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, toplantıya katılma yetkisi bulunmayanların toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini iddia eden pay sahipleri, bu aykırılıkların, kararın alınmasında etkili olduğunu da öne sürerek iptal davası açabilirler. Davet var fakat çağrı usulüne uygun değilse kararın iptali dava edilebilir. Kararın alındığı tarihten itibaren üç aylık süre içinde dava açılmalıdır. Hak düşürücü süredir. Yetkili ve görevli mahkeme, şirket merkezinin bulunduğu yerin asliye ticaret mahkemesidir. Genel kurul kararının iptaline veya butlanına ilişkin mahkeme kararı, kesinleştikten sonra bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade eder. Yargıtay, verdiği güncel tarihli kararlarında TTK’nın 450. Maddesi uyarınca Genel Kurul kararının iptaline ve butlanına dair mahkeme kararları geriye etkili hüküm doğuracağını ifade etmektedir. İptal kararı inşai nitelik taşır. İptale ilişkin kesin hüküm, pay sahipleri, ortaklık organları ve üyeleri ile birlikte, kural olarak üçüncü kişiler hakkında da ilerisi için hüküm doğurur; iyiniyetli üçüncü kişiler ile ilgili hükümler saklıdır.  Yönetim kurulu bu kararı derhal ticaret siciline tescil ettirmek ve internet sitesine koymak zorundadır. Türk Ticaret Kanunu’nun 451. maddesi ile genel kurul kararlarına karşı kötü niyetle iptal davası açılmasının önüne geçilmiştir.

Tüm detaylara ve aklınızda bulunan sorulara uzman bir cevap bulmak için Av. Ferhat Kule ile görüşebilirsiniz.

Leave a Reply

Call Now Button