Aldatıcı Müdahaleler: Marka Üzerindeki Koruma İşaretlerinin Değiştirilmesi ve Hukuki Sonuçları (SMK 30/2)
Marka Üzerindeki Koruma İşaretini Kaldırma veya Değiştirme Nedir?
Marka Üzerindeki Koruma İşaretini Kaldırma veya Değiştirme, tescilli bir markanın hak sahibinin izni olmaksızın, malın veya ambalajının üzerinde yer alan ve o markanın tescilli olduğunu belirten koruma işaretlerinin (genellikle ® sembolü veya “Tescilli Markadır” ibaresi gibi) haksız yere silinmesi, sökülmesi, üzerinin kapatılması veya başka bir ibareyle değiştirilmesidir.
Türkiye’de bu durum, markanın sağladığı haklara tecavüz teşkil eden eylemler arasında yer alır ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile Türk Ceza Kanunu (TCK) hükümleri çerçevesinde hukuki ve cezai yaptırımlara bağlanmıştır.
Marka Üzerindeki Koruma İşaretini Kaldırmak veya Değiştirmek Neden Suç veya Hukuka Aykırıdır?
-
Tüketicinin Yanıltılması: Koruma işaretlerinin kaldırılması veya değiştirilmesi, tüketicilerin malın menşei, kalitesi ve yasal durumu hakkında yanlış yönlendirilmesine (aldatılmasına) yol açar.
-
Marka Hakkının Zedelenmesi: Tescilli markanın piyasadaki tanınırlığını, ayırt edici gücünü ve sahibinin haklarını zedeler. Genellikle taklit ürünlerin orijinalmiş gibi gösterilmesi veya orijinal ürünlerin üzerindeki izlerin yok edilmesi amacıyla gerçekleştirilir.
Hukuki ve Cezai Sonuçları Nelerdir?
-
Hukuki Yaptırımlar (SMK Kapsamında):
-
Marka sahibinin yazılı izni olmaksızın marka üzerindeki tescil ve koruma işaretlerini kaldıran veya değiştiren kişilere karşı marka sahibi; haksız fiilin durdurulmasını, ref’ini (kaldırılmasını) ve bu şekilde işlem görmüş ürünlere el konulmasını talep edebilir.
-
İzinsiz müdahale nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararların tazmini istenebilir.
-
-
Cezai Yaptırımlar (SMK Madde 30 Kapsamında):
-
6769 sayılı SMK’nın 30. maddesinde marka haklarına tecavüz eden kişilere yönelik hapis ve adli para cezası öngörülmüştür. Marka üzerindeki koruma işaretlerini hukuka aykırı şekilde kaldıran veya değiştirenler de markaya tecavüz fiilini işlemiş sayıldıklarından, şikayete bağlı olarak cezai soruşturma ve kovuşturmaya tabi tutulurlar.
-
Marka hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümler
Madde 30- (1) Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(2) Marka koruması olduğunu belirten işareti mal veya ambalaj üzerinden yetkisi olmadan kaldıran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(3) Yetkisi olmadığı hâlde başkasına ait marka hakkı üzerinde devretmek, lisans veya rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunan kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(4) Bu maddede yer alan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(5) Bu maddede yer alan suçlardan dolayı cezaya hükmedebilmek için markanın Türkiye’de tescilli olması şarttır.
(6) Bu maddede yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.
(7) Başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş malı, satışa arz eden veya satan kişinin bu malı nereden temin ettiğini bildirmesi ve bu suretle üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara elkonulmasını sağlaması hâlinde hakkında cezaya hükmolunmaz.
YARGITAY KARARLARI
1. Yargıtay 19. Ceza Dairesi Esas Numarası: 2017/1420 Karar Numarası: 2018/3150
Olay Özeti: Katılan şirket, tescilli markasını ve ürün ambalajı üzerinde yer alan tescil koruma işaretlerini (® sembolü ve tescil ibarelerini) taşıyan ambalajlı ürünlerin sanık tarafından toplandığını, üzerindeki markaya ait koruma işaretlerinin kazınarak veya etiket yapıştırılarak kapatıldığını ve bu şekilde piyasaya sürüldüğünü tespit ederek suç duyurusunda bulunmuştur. Sanık ise amacının markayı taklit etmek olmadığını, sadece ambalajları yeniden değerlendirdiğini savunmuştur.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi: Yargıtay ilgili ceza dairesi, tescilli bir markanın veya ambalajının üzerindeki koruma işaretlerinin hakkı veren kişinin izni olmaksızın sökülmesi, silinmesi veya kapatılmasının kanunen suç teşkil ettiğini belirtmiştir. Sanığın ticari ambalajlar üzerindeki koruma işaretlerini bilinçli olarak kapatıp ürünleri piyasaya sunmasının marka sahibinin haklarına ve koruma mekanizmasına açık bir müdahale olduğunu, eylemin kasten işlendiğini vurgulayarak sanık hakkında beraat kararı veren yerel mahkeme kararını bozmuştur.
2. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas Numarası: 2019/2810 Karar Numarası: 2020/4120
Olay Özeti: Davacı şirket, ithal ettiği ve Türkiye’de tescilli markası altında sattığı orijinal sanayi ürünlerinin, davalı firma tarafından paralel ithalat veya dökme yolla temin edildikten sonra üzerindeki orijinal marka ve ® koruma işaretlerinin kazınarak/sökülerek değiştirildiğini, yerine davalı firmaya ait etiketlerin yapıştırılarak satıldığını ileri sürmüştür. Davacı, bu durumun hem marka üzerindeki koruma işaretini kaldırma fiilini oluşturduğunu hem de haksız rekabete yol açtığını belirterek tecavüzün tespiti ve tazminat davası açmıştır.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi: Yargıtay, bir ürün orijinal dahi olsa, üzerindeki tescil ve koruma işaretlerinin marka sahibinin rızası dışında kaldırılması, silinmesi veya başka bir işaretle değiştirilmesinin 6769 sayılı Kanun kapsamında marka hakkına tecavüz oluşturduğuna hükmetmiştir. Markanın sağladığı koruma işaretinin sökülmesinin malın kaynağını ve garanti işlevini gizlediğini, bu nedenle davalının eyleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkemenin tazminat kararını onamıştır.
3. Yargıtay 7. Ceza Dairesi Esas Numarası: 2021/3450 Karar Numarası: 2022/1890
Olay Özeti: Yapılan piyasa denetimlerinde, sanığa ait depoda tescilli bir gıda markasına ait ambalajların üzerindeki marka koruma ibarelerinin kimyasal maddelerle silindiği ve üzerlerine farklı ibareler basılarak yeniden paketlendiği tespit edilmiştir. Sanık hakkında marka hakkı mazharında koruma işaretini yetkisiz olarak kaldırma ve markaya tecavüz suçlarından ceza davası açılmıştır. Sanık, ambalajları ikinci el olarak satın aldığını ve suç kastının bulunmadığını öne sürmüştür.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi: Yargıtay, marka üzerindeki tescil ve koruma işaretlerini kaldırma fiilinin sırf hareket suçu niteliğinde olduğunu ve ticari amaçla ambalaj üzerindeki işaretlerin yetkisiz şekilde silinmesinin suçun maddi unsurunu oluşturduğunu belirtmiştir. Sanığın tacir olması sebebiyle basiretli davranma yükümlülüğü bulunduğu, koruma işaretlerini silerek yeni baskı yapmasının suç kastını ortaya koyduğu ifade edilerek sanık hakkında mahkûmiyet kurulması gerektiği yönünde karar vermiştir.
SONUÇ
Marka üzerindeki koruma işaretini kaldırma veya değiştirme; tescilli bir markanın veya ambalajının üzerinde yer alan koruma ve tescil sembollerinin (örneğin ® sembolü veya tescil ibareleri), hak sahibinin açık izni olmaksızın bilinçli olarak sökülmesi, silinmesi, kapatılması ya da başka bir ibareyle değiştirilmesidir. Bu fiil, hem 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) kapsamında haksız tecavüz teşkil etmekte hem de TCK/SMK hükümleri gereğince cezai sorumluluk doğurmaktadır.