Piyasada Aldatıcı Benzerlikler: İltibas Suçları ve Marka Haklarının Korunması
Başkasının Markasal İtibarından Haksız Yararlanma (İltibas Suçları) Nedir?
Başkasının Markasal İtibarından Haksız Yararlanma (İltibas/Karıştırılma İhtimali), tanınmış veya piyasada güçlü bir itibara sahip olan tescilli bir markanın ayırt edici gücünden, imajından veya saygınlığından, hak sahibinin izni olmaksızın ve haksız bir çıkar sağlamak amacıyla yararlanılmaya çalışılmasıdır.
Hukuk dilinde iltibas, tüketicilerin iki marka veya ürün arasında bağlantı kurabileceği kadar bir benzerlik bulunması durumunu ifade eder. Bu durum, sadece birebir taklit ürünlerde değil, tüketicinin kafasını karıştıracak kadar benzer isimler, amblemler, ambalajlar veya sloganlar kullanıldığında da ortaya çıkar.
İltibas Kriterleri
İltibasın varlığından söz edilebilmesi için önceki marka ile ayniyet ya da benzerlik söz konusu olmalıdır. Bu değerlendirme ortalama tüketici gözünde oluşan izlenim dikkate alınarak yapılır. Ortalama tüketici, markanın kullanılacağı ürünün hitap ettiği kesime göre belirlenir. Günlük hayatta sık sık kullanılabilecek bir ürünün ortalama kitlesi halkken, örneğin otomatik cam kesim makinasının ortalama kitlesi cam üreticileridir.
Bu kapsamda, değerlendirme yapılırken salt dış görünüşe itibar edilmez. Ürünün satın alınması aşamasında ortalama tüketicinin harcadığı zaman ve ürünün bedeli karıştırılma ihtimalinin belirlenmesinde önemli rol oynar. Sektörel tüketicilerin bilinç düzeyinin daha fazla olduğu, malı satın alırken daha fazla araştırma yapacağı kabul edilir ve bu kişilerin markaları karıştırma ihtimalinin daha düşük olacağı sonucuna ulaşılır. Ortalama kitlesi halk olan markalarda ise, kişiler akıllarında beliren izlenimler üzerinden hareket ettikleri ve araştırma yapma ihtiyacı duymadıkları için markanın karıştırılma ihtimali daha yüksektir.
Diğer yandan, bir marka ne kadar özgün ise, diğer markalar ile karıştırılma ihtimali o kadar yükselir. Markanın özgünlüğü, esas unsurundan hareketle belirlenmekte olup, yardımcı (tali) unsurlar değerlendirmeye alınmaz. Esas unsurun anlamı, kelimeleri, şekli, fonetiği, rengi ve/veya bunların kombinasyonları ne kadar özgün ise markanın koruma kalkanı o kadar geniş ve güçlüdür. Dolayısıyla, ortak olarak kullanılan marka unsurunun (kelime, şekil, renk vs) ayırt edici özelliğinin zayıf olması, karıştırılma ihtimalini düşürmekte olup, önceki markaya daha zayıf bir koruma sağlar.
Son olarak, iltibasın söz konusu olabilmesi için karıştırılma tehlikesi olan ürünlerin aynı ve/veya benzer mal ve hizmet sınıfına dahil olması gerekir. Başka bir deyişle, farklı mal ve hizmet sınıfına dahil işaretlerin ortak unsurları aynı ya da benzer ise iltibas oluşmaz. Örneğin motorlu kara taşıtlarında kullanılan bir marka ile parfümler için kullanılan bir markanın ayırt edici unsurunun benzer olması iltibasa neden olamayacaktır. Meğerki, önceki marka tanınmış marka niteliğinde olsun.
Bu Eylem Neden Hukuka Aykırıdır?
-
Tüketicinin Yanıltılması (Karıştırılma İhtimali): Tüketiciler, satın aldıkları ürünün tanınmış ve güvenilir markaya ait olduğunu zannederek aslında kalitesiz veya farklı bir üreticiye ait olan taklit/benzer ürünü satın alırlar.
-
Marka İtibarının Zedelenmesi (Dilüsyon – Seyreltme): Tanınmış markanın yıllar içinde oluşturduğu kalite algısı ve prestij, kalitesiz benzer ürünler piyasada dolaştıkça zarar görür ve markanın ayırt ediciliği zayıflar.
-
Haksız Rekabet: Emeği ve Ar-Ge yatırımıyla bir marka yaratan firmanın başarısı, hiçbir yatırım yapmayan üçüncü kişiler tarafından haksız yere sömürülmüş olur.
Hukuki ve Cezai Sonuçları Nelerdir?
-
Hukuki Yaptırımlar (6769 Sayılı SMK Kapsamında):
-
Marka sahibi, iltibas yaratan ve itibarından haksız yararlanan kişilere karşı haksız rekabetin ve tecavüzün durdurulmasını talep edebilir.
-
Benzer marka taşıyan ürünlere ve taklit araçlarına el konulmasını isteyebilir.
-
Markanın itibarının zetlenmesi ve pazar kaybı nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açabilir.
-
-
Cezai Yaptırımlar (SMK Madde 30 Kapsamında):
-
Tescilli bir markanın taklidini üretmek veya iltibas yaratacak şekilde piyasaya sürmek 6769 sayılı Kanun’un 30. maddesinde suç olarak düzenlenmiştir. Karıştırılma ihtimali yaratmak suretiyle haksız kazanç sağlayan kişiler şikayet üzerine hapis ve adli para cezasıyla yargılanır.
-
YARGITAY KARARLARI
1. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas Numarası: 2021/4520 Karar Numarası: 2022/3100
Olay Özeti: Davacı şirket, uzun yıllardır piyasada tescilli olan ve yüksek bir marka itibarın sahip olan özgün marka adıyla son derece benzer (iltibas yaratan) bir ismi ve ambalaj konseptini davalı tarafın kendi ürünlerinde ticari olarak kullandığını, bu durumun tüketicilerde “aynı firmaya ait veya bağlantılı” algısı yaratarak haksız çıkar sağladığını belirterek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti davası açmıştır. Davalı ise kelime ve harf dizilimlerinde farklılıklar olduğunu, iltibas bulunmadığını savunmuştur.
Yargıtayın Değerlendirmesi: Yargıtay ilgili dairesi kararında; iltibas (karıştırılma ihtimali) değerlendirmesi yapılırken kelimelerin birebir aynı olmasına gerek olmadığını, ortalama tüketicinin genel izlenimi, markaların fonetik, görsel ve işitsel benzerlikleri ile tanınmışlık düzeyinin birlikte ele alınması gerektiğini belirtmiştir. Davalı tarafın kullandığı ibarenin, davacının tanınmış markasının itibarından haksız yararlanacak düzeyde iltibas yarattığına ve tüketicileri yanıltarak haksız rekabete yol açtığına hükmederek yerel mahkemenin tazminat kararını onamıştır.
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulu Esas Numarası: 2019/550 Karar Numarası: 2022/140
Olay Özeti: Sanığın, tanınmış bir giyim markasının tescilli ayırt edici logosuna ve biçimsel özelliklerine son derece yakın, tüketicide iltibas (karıştırılma) yaratacak düzeyde benzer tasarımlar içeren ürünleri dükkanında satışa arz ettiği tespit edilmiştir. Sanık hakkında 6769 sayılı SMK m. 30 uyarınca marka hakkına tecavüz suçundan kamu davası açılmıştır. Sanık, birebir kopya satmadığını, kelimelerde ufak harf değişiklikleri olduğunu savunarak beraatini istemiştir.
Yargıtay Değerlendirmesi: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, marka korumasının sadece birebir taklitleri değil, ortalama bir tüketiciyi iltibasa düşürecek (karıştırılmasına yol açacak) düzeyde benzer işaretlerin ticari amaçla kullanılmasını da kapsadığını vurgulamıştır. Sanığın, tanınmış markanın itibarından ve ayırt ediciliğinden haksız çıkar sağlamak amacıyla iltibas yaratan ürünleri piyasaya sürdüğünün sabit olduğunu belirterek, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğine karar vermiştir.
Sonuç
İşletmelerin tüketiciler ile buluşma noktası olan ve tüketicilerin kendilerini tercih etmesini sağlama aracı olarak kabul edilen markaların, aynı veya benzerlerinin üçüncü kişiler tarafından tescil edilmesi ya da kullanılması kabul edilemez. Fakat işaretlerin benzer olmasının önceki markayı ne kadar koruyacağı detaylı değerlendirme gerektiren bir konudur. Bu kapsamda her somut olayda özel olarak, yukarıda belirtilen kriterler çerçevesinde karıştırılma tehlikesinin var olup olmadığının değerlendirilmesi, bunun sonucunda iltibası önleyen ya da gideren yöntemlere başvurulması gerekir.