Devlet Hastanesinde Yanlış Tedavi Uygulanırsa Dava Açılabilir mi?
Devlet hastanesinde yanlış tedavi nedeniyle zarar gören kişiler, hukuki şartların oluşması halinde hastanenin bağlı olduğu idareye karşı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilir. Hatalı teşhis, yanlış ilaç uygulanması, ameliyat sırasında yapılan tıbbi hatalar ve tedavinin geciktirilmesi gibi durumlar, tıbbi malpraktis kapsamında değerlendirilebilir.
Türkiye’de devlet hastanelerinden sağlık hizmeti alan vatandaşlar zaman zaman yanlış teşhis, hatalı tedavi veya sağlık personelinin ihmali nedeniyle mağduriyet yaşayabilmektedir. Bu tür durumlarda hastanın yalnızca şikâyette bulunma hakkı değil, uğradığı zararın giderilmesini talep etme hakkı da bulunmaktadır.
Peki, devlet hastanesinde doktor hatası yaşanırsa ne yapılmalıdır? Yanlış tedavi nedeniyle ne kadar tazminat alınabilir? Devlet hastanesine karşı dava hangi mahkemede açılır?
Devlet Hastanesinde Yanlış Tedavi Yapılması Hukuken Ne Anlama Gelir?
Yanlış tedavi, hastaya uygulanan tıbbi müdahalenin tıp biliminin kabul ettiği standartlara, mesleki özen yükümlülüğüne veya somut olayın gerektirdiği sağlık hizmeti kurallarına aykırı şekilde gerçekleştirilmesidir.
Hukukta bu durum çoğunlukla tıbbi malpraktis (tıbbi uygulama hatası) olarak ifade edilmektedir.
Ancak tedavi sonucunda hastanın iyileşmemesi veya istenmeyen bir sağlık problemi yaşaması tek başına doktor hatası bulunduğu anlamına gelmez.
Tıbbi müdahalenin hatalı olup olmadığının belirlenmesinde, doktorun gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği, teşhis ve tedavinin tıbbi standartlara uygunluğu ve meydana gelen zararın nedenleri incelenir.
Örneğin hastanın şikâyetlerine rağmen gerekli tetkiklerin yapılmaması, açık risk belirtilerinin göz ardı edilmesi veya yanlış ilaç uygulanması nedeniyle sağlık durumunun ağırlaşması, somut olayın özelliklerine göre tıbbi hata oluşturabilir.
Devlet Hastanesinde Hangi Hatalar Nedeniyle Tazminat Davası Açılabilir?
Devlet hastanesinde gerçekleştirilen her tıbbi işlem kendi koşulları içerisinde değerlendirilir. Bununla birlikte aşağıdaki olaylar tazminat uyuşmazlıklarına neden olabilmektedir.
1. Yanlış teşhis konulması
Hastanın mevcut sağlık sorununun gerekli incelemeler yapılmadan yanlış değerlendirilmesi veya teşhis sürecinde tıbbi standartlara aykırı davranılması nedeniyle zarar meydana gelmesi halinde idarenin sorumluluğu gündeme gelebilir.
Özellikle kanser, kalp hastalıkları ve acil müdahale gerektiren rahatsızlıklarda teşhisin gecikmesi ciddi sonuçlara yol açabilmektedir.
2. Ameliyat sırasında doktor hatası yapılması
Ameliyat sırasında yanlış bölgeye müdahale edilmesi, uygun olmayan cerrahi teknik kullanılması, gerekli kontrolün yapılmaması veya hastanın vücudunda tıbbi malzeme unutulması gibi durumlar tıbbi malpraktis iddialarına konu olabilir.
3. Yanlış ilaç veya yanlış doz uygulanması
Hastanın bilinen alerjilerine rağmen gerekli önlemler alınmadan ilaç verilmesi, hatalı doz uygulanması veya yanlış ilaç nedeniyle zarar meydana gelmesi durumunda tazminat sorumluluğu araştırılabilir.
4. Tedavinin geciktirilmesi
Hastaya zamanında gerekli müdahalenin yapılmaması, acil sağlık hizmetinin gereği gibi sunulmaması veya gerekli sevkin geciktirilmesi nedeniyle hastanın zarar görmesi hizmet kusuru oluşturabilir.
5. Doğum sırasında tıbbi hata yapılması
Doğum sürecinde anne veya bebeğin sağlık durumunun yeterince takip edilmemesi, gerekli müdahalelerin geciktirilmesi ya da tıbbi standartlara aykırı uygulamalar nedeniyle zarar meydana gelmesi durumunda tazminat talep edilebilir.
6. Ameliyat sonrası takip ve bakımın ihmal edilmesi
Hastanın ameliyat sonrasında yeterince izlenmemesi, ortaya çıkan komplikasyonlara zamanında müdahale edilmemesi veya gerekli tetkiklerin yapılmaması da hukuki sorumluluğa neden olabilir.
Devlet Hastanesinde Doktor Hatası Nedeniyle Kime Dava Açılır?
Devlet hastanelerinde sunulan sağlık hizmeti, kural olarak bir kamu hizmetidir. Bu nedenle sağlık hizmetinin gereği gibi yürütülmemesi nedeniyle ortaya çıkan zararlarda idarenin hukuki sorumluluğu gündeme gelir.
Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür.
Sağlık Bakanlığına bağlı bir devlet hastanesinde meydana gelen ve kamu hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanan zararlar bakımından tazminat talebi kural olarak Sağlık Bakanlığına yöneltilir.
Kamu üniversitesi hastanelerindeki sağlık hizmetlerinden doğan uyuşmazlıklarda ise hastanenin bağlı olduğu üniversitenin sorumluluğu söz konusu olabilir.
Dolayısıyla davanın doğrudan doktora mı yoksa ilgili kamu idaresine mi yöneltileceği, olayın niteliğine ve sorumluluğun hukuki dayanağına göre belirlenmelidir.
Devlet Hastanesine Karşı Tazminat Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Devlet hastanesinde yanlış tedavi nedeniyle oluşan zararlara ilişkin tazminat taleplerinde kural olarak idare mahkemeleri görevlidir.
Bu davalar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamında tam yargı davası olarak adlandırılır.
Tam yargı davalarında, kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında meydana gelen zararın idarenin hukuki sorumluluğunu doğurup doğurmadığı incelenir.
Mahkeme; olayın meydana geliş şeklini, tıbbi belgeleri, bilirkişi raporlarını, idarenin hizmet kusurunu ve zarar ile idari faaliyet arasındaki nedensellik bağını değerlendirir.
Devlet Hastanesinde Doktor Hatası Davası Açma Süresi Ne Kadardır?
Devlet hastanelerinde yanlış tedavi nedeniyle açılacak tazminat davalarında süreler büyük önem taşımaktadır.
2577 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre, idari eylemlerden dolayı hakları ihlal edilen kişilerin dava açmadan önce ilgili idareye başvurmaları gerekir.
Genel kurala göre idareye başvuru süreleri şöyledir:
- İdari eylemin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl.
- Her hâlde eylem tarihinden itibaren 5 yıl.
İlgili idareye yapılan tazminat başvurusunun tamamen veya kısmen reddedilmesi halinde, ret kararının tebliğini izleyen günden itibaren genel olarak 60 günlük dava açma süresi işlemeye başlar.
İdare başvuruya 30 gün içerisinde cevap vermezse talep zımnen reddedilmiş sayılır. Bu durumda da dava açma süresine ilişkin kurallar uygulanır.
Bununla birlikte tıbbi zararın sonradan ortaya çıkması, zararın nedeninin veya idareyle bağlantısının daha sonra öğrenilmesi gibi durumlarda süre başlangıcı özel değerlendirme gerektirebilir.
Önemli: Hastane Hasta Hakları Birimine, CİMER’e veya SABİM’e yapılan şikâyetlerin, İYUK m.13 kapsamında yapılması gereken tazminat başvurusunun yerine geçtiği varsayılmamalıdır.
Devlet Hastanesinde Yanlış Tedavi Nedeniyle Ne Kadar Tazminat Alınabilir?
Devlet hastanesinde doktor hatası nedeniyle alınabilecek tazminat için önceden belirlenmiş sabit bir miktar bulunmamaktadır.
Tazminat tutarı, meydana gelen zararın ağırlığına, hastanın sağlık durumuna, maluliyet oranına, ekonomik kayıplarına ve olayın diğer özelliklerine göre belirlenmektedir.
Maddi tazminat
Yanlış tedavi nedeniyle ortaya çıkan ekonomik zararlar kapsamında şu kalemler değerlendirilebilir:
- Tedavi ve ilaç giderleri.
- Yeniden ameliyat ve rehabilitasyon masrafları.
- Çalışma gücü kaybından kaynaklanan zararlar.
- Sürekli sakatlık nedeniyle oluşan ekonomik kayıplar.
- Bakıcı ve bakım giderleri.
- Ölüm halinde cenaze giderleri ve destekten yoksun kalma zararları.
Bu kalemlerin talep edilebilmesi için zarar ile hukuka aykırı tıbbi uygulama arasındaki bağlantının ve zararın kapsamının ortaya konulması gerekir.
Manevi tazminat
Yanlış tedavi sonucunda bedensel bütünlüğü veya kişilik hakları ihlal edilen hastalar, şartları oluştuğunda manevi tazminat talep edebilir.
Özellikle kalıcı sakatlık, ciddi sağlık kaybı, uzun süreli tedavi ve ağır bedensel zarar durumlarında manevi tazminat gündeme gelebilir.
Hastanın ölümü halinde yakınlarının da hukuki şartların oluşmasına bağlı olarak manevi tazminat talep etmesi mümkündür.
Manevi tazminatın miktarı mahkeme tarafından olayın ağırlığına ve hakkaniyet ilkelerine göre değerlendirilir.
Devlet Hastanesinde Yanlış Tedavi Nasıl İspatlanır?
Tıbbi malpraktis davalarında en önemli aşamalardan biri, uygulanan tedavinin tıbbi standartlara uygun olup olmadığının belirlenmesidir.
Bu nedenle sağlık kayıtlarının eksiksiz şekilde incelenmesi büyük önem taşır.
Delil olarak kullanılabilecek belgeler arasında epikriz raporları, ameliyat notları, laboratuvar sonuçları, radyolojik görüntüler, hemşire gözlem kayıtları, ilaç uygulama kayıtları ve hasta onam formları yer almaktadır.
Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 16. maddesi uyarınca hastalar, kendilerine ait sağlık kayıtlarını inceleme ve bunların bir örneğini alma hakkına sahiptir.
Yargılama sırasında mahkeme, tıbbi hatanın belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumundan veya ilgili uzmanlık alanındaki bilirkişilerden rapor alınmasına karar verebilir.
İdari yargıda re’sen araştırma ilkesi de geçerlidir. Bu nedenle mahkeme, uyuşmazlığın aydınlatılması için gerekli gördüğü bilgi ve belgeleri ilgili kurumlardan isteyebilir.
Doktor Hatası ile Komplikasyon Arasındaki Fark Nedir?
Doktor hatası nedeniyle açılan tazminat davalarında en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, meydana gelen zararın komplikasyon mu yoksa malpraktis mi olduğudur.
Komplikasyon, tıbbi müdahalenin gerekli özen gösterilmesine rağmen ortaya çıkabilen istenmeyen sonucudur.
Malpraktis ise tıbbi standartlara aykırı uygulama veya gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi sonucu meydana gelen tıbbi hata olarak değerlendirilebilir.
Örneğin ameliyat sonrasında bilinen bir komplikasyonun ortaya çıkması tek başına doktorun kusurlu olduğunu göstermez.
Ancak ortaya çıkan komplikasyonun zamanında fark edilmemesi, gerekli tedavinin uygulanmaması veya sürecin hatalı yönetilmesi tazminat sorumluluğuna yol açabilir.
Bu nedenle yalnızca komplikasyonun gerçekleşmesi değil, komplikasyonun nasıl yönetildiği de araştırılmalıdır.
Devlet Hastanesinde Yanlış Tedavi Nereye Şikâyet Edilir?
Devlet hastanesinde yanlış tedaviye maruz kaldığını düşünen hastalar, sağlık hizmetine ilişkin şikâyetlerini çeşitli kurumlara iletebilirler.
Başvuru yapılabilecek kurumlar şunlardır:
- Tedavinin yapıldığı hastanenin Hasta Hakları Birimi.
- İlgili İl Sağlık Müdürlüğü.
- Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi (ALO 184 SABİM).
- Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER).
- Suç teşkil ettiği düşünülen fiiller bakımından ilgili adli merciler.
Bu başvurular, olayın idari veya cezai yönden incelenmesini sağlayabilir.
Ancak şikâyet süreci ile maddi ve manevi tazminat talebi birbirinden farklıdır. Bu nedenle dava açma sürelerinin ayrıca takip edilmesi gerekir.
Devlet Hastanesinde Yanlış Tedavi Nedeniyle Dava Açmadan Önce Ne Yapılmalıdır?
Yanlış tedavi nedeniyle zarar gören hastaların öncelikle mevcut tıbbi belgelerini temin etmeleri ve yaşadıkları olayın kronolojisini oluşturmaları önemlidir.
Tedavi öncesindeki sağlık durumu, uygulanan müdahaleler, zarar oluştuktan sonraki gelişmeler ve varsa başka hastanelerde yapılan tedaviler birlikte değerlendirilmelidir.
Ardından tıbbi kayıtlar üzerinden yanlış teşhis, yetersiz tedavi, gecikmiş müdahale veya komplikasyon yönetimi hatası olup olmadığı araştırılmalıdır.
Dava şartlarının bulunduğunun değerlendirilmesi halinde ilgili idareye süresi içerisinde tazminat başvurusu yapılarak hukuki süreç başlatılabilir.
Devlet Hastanesinde Doktor Hatası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Devlet hastanesindeki doktoru dava edebilir miyim?
Kamu görevinin yürütülmesi sırasında meydana gelen tıbbi hatalardan doğan tazminat talepleri kural olarak ilgili kamu idaresine yöneltilir. Doktorun kişisel sorumluluğu ve cezai sorumluluğu ise ayrıca değerlendirilir.
Devlet hastanesinde yanlış ameliyat yapılırsa tazminat alınabilir mi?
Yanlış ameliyat nedeniyle hukuken tazmin edilebilir bir zarar meydana gelmişse, idarenin sorumluluğuna ilişkin şartların oluşması halinde maddi ve manevi tazminat talep edilebilir.
Yanlış teşhis nedeniyle hastalığım ilerlediyse dava açabilir miyim?
Teşhisin gecikmesi veya yanlış konulması tıbbi standartlara aykırıysa ve bu durumla meydana gelen zarar arasında nedensellik bağı bulunuyorsa tazminat talebi mümkün olabilir.
Devlet hastanesinde doktor hatası nedeniyle ölüm olursa kimler dava açabilir?
Ölen hastanın yakınları, kendi uğradıkları zararlar bakımından hukuki şartlara göre destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep edebilir. Mirasçılara geçen haklar ayrıca değerlendirilir.
Devlet hastanesine karşı dava açmak ücretli mi?
İdari yargıda dava açılırken yargılama harçları ve giderleri söz konusu olabilir. Mali durumu uygun olmayan kişiler, yasal şartların bulunması halinde adli yardım talep edebilir.
Doktor hatası davası için avukat tutmak zorunlu mu?
Genel olarak avukatla temsil zorunlu değildir. Ancak malpraktis davalarında tıbbi delillerin değerlendirilmesi, idari başvuru sürelerinin takibi ve tazminat taleplerinin belirlenmesi teknik hukuki bilgi gerektirebilir.
Sonuç: Devlet Hastanesinde Yanlış Tedavi Nedeniyle Hukuki Haklarınızı Kullanabilirsiniz
Devlet hastanesinde yanlış teşhis, hatalı ameliyat, yanlış ilaç uygulaması veya tedavi sürecindeki ihmal nedeniyle zarar gören hastaların hukuki başvuru ve tazminat talep etme hakları bulunmaktadır.
Ancak her olumsuz tedavi sonucu doktor hatası olarak kabul edilmez. Somut olayda tıbbi standartlara aykırı bir uygulama bulunup bulunmadığı, meydana gelen zarar ve idarenin hukuki sorumluluğu birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle tam yargı davalarında idareye başvuru süreleri ve dava açma süreleri hak kaybı yaşanmaması bakımından büyük önem taşımaktadır.
FBC Hukuk Bürosu, sağlık hukuku ve tıbbi malpraktis alanında devlet hastanelerinde meydana gelen yanlış tedavi iddialarının değerlendirilmesi, idari tazminat başvuruları ve tam yargı davalarına ilişkin hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır.
Av. Ferhat Küle – FBC Hukuk Bürosu