Hukuk Makaleleri

Aile İçinde Hırsızlık Suçu: Hangi Durumlarda Ceza Verilmez?

Aile içinde hırsızlık, bir aile bireyinin başka bir aile bireyine ait taşınır malı, malikin rızası olmaksızın kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla bulunduğu yerden alması durumunda gündeme gelebilir. Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu, aile bireyleri arasında işlendiğinde de kural olarak suç niteliğini korur. Ancak fail ile mağdur arasındaki akrabalık ilişkisi, bazı durumlarda fail hakkında ceza verilmesini engelleyebilir.

Bu konudaki temel düzenleme, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 167. maddesidir. Anılan madde, belirli aile ilişkilerinde şahsi cezasızlık sebebi öngörür. Buna göre, kanunda sayılan yakınlara karşı işlenen bazı malvarlığı suçlarında, suçun faili hakkında ceza verilmez. Bununla birlikte, bu sonuç bütün aile bireyleri ve bütün akrabalık ilişkileri için geçerli değildir.

TCK 167 Nedir? Aile İçinde Hırsızlıkta Cezasızlık

Türk Ceza Kanunu’nun 167. maddesi, malvarlığına karşı suçlarda aile ilişkisine bağlı olarak cezasızlık veya cezada indirim uygulanmasını düzenlemektedir.

Maddenin birinci fıkrasına göre, yağma ve nitelikli yağma hariç olmak üzere, ilgili bölümdeki suçların belirli yakınların zararına işlenmesi hâlinde fail hakkında cezaya hükmolunmaz.

Bu kapsamda aile içinde hırsızlık suçu bakımından üç temel ilişki önem taşır:

  • Eşler: Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin diğerine karşı işlediği hırsızlık.
  • Üstsoy ve altsoy: Anne, baba, büyükanne, büyükbaba, çocuk ve torun gibi üstsoy veya altsoy ilişkileri.
  • Belirli kayın hısımları ve evlatlık ilişkisi: Üstsoy veya altsoy derecesindeki kayın hısımları ile evlat edinen ve evlatlık arasındaki ilişkiler.
  • Aynı konutta yaşayan kardeşler: Birlikte aynı konutta yaşayan kardeşlerden birinin diğerine karşı işlediği hırsızlık.

Bu şartların gerçekleşmesi hâlinde fail hakkında hırsızlık suçundan ceza verilmemesi söz konusu olabilir. Burada önemli olan, yalnızca kişilerin akraba olması değil, TCK 167’de belirtilen ilişkinin ve diğer yasal şartların somut olayda bulunmasıdır.

Aile İçinde Hırsızlık Suç Oluşturur mu?

Aile içinde hırsızlık, gerekli unsurların bulunması hâlinde suç oluşturabilir. Failin ceza almaması ile gerçekleştirilen fiilin suç niteliği birbirinden farklı hukuki meselelerdir.

Örneğin, bir kişinin annesine ait bir eşyayı onun rızası olmadan alması, olayın özelliklerine göre hırsızlık suçunu oluşturabilir. Ancak fail ile mağdur arasındaki üstsoy-altsoy ilişkisi nedeniyle TCK 167/1 kapsamında şahsi cezasızlık sebebi uygulanabilir.

Dolayısıyla aile içinde hırsızlık yapılması, fiilin kendiliğinden hukuka uygun hâle geldiği anlamına gelmez. Kanun, belirli yakınlık ilişkilerinde failin cezalandırılmamasını öngörmektedir.

Hangi Aile Bireylerinden Hırsızlık Yapıldığında Ceza Verilmez?

TCK 167/1 kapsamında ceza verilmemesi sonucunu doğurabilecek başlıca ilişkiler şunlardır:

1. Anne, Baba ve Çocuk Arasında Hırsızlık

Anne veya babanın çocuğuna ait bir malı ya da çocuğun anne veya babasına ait bir eşyayı alması durumunda, somut olayda hırsızlık suçunun unsurları oluşmuşsa TCK 167/1-b hükmü gündeme gelebilir.

Üstsoy ve altsoy ilişkisi kapsamında, şartların gerçekleşmesi hâlinde fail hakkında ceza verilmez. Aynı değerlendirme, büyükanne, büyükbaba ve torun gibi üstsoy-altsoy ilişkileri bakımından da yapılır.

2. Eşler Arasında Hırsızlık

Eşlerden birinin diğerine ait bir malı alması hâlinde, haklarında ayrılık kararı bulunup bulunmadığı önem taşır.

TCK 167/1-a uyarınca, haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşler arasında işlenen ilgili malvarlığı suçlarında ceza verilmez. Buna karşılık, haklarında ayrılık kararı verilmiş eşler bakımından maddenin ikinci fıkrasındaki cezada indirim hükmü gündeme gelebilir.

3. Kardeşler Arasında Hırsızlık

Kardeşler arasındaki hırsızlıkta birlikte yaşama şartı belirleyicidir.

Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin diğerinin zararına hırsızlık yapması hâlinde TCK 167/1-c uyarınca ceza verilmemesi söz konusu olabilir.

Buna karşılık, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşler arasında işlenen ilgili suçlarda, mağdurun şikâyeti üzerine verilecek cezanın yarı oranında indirilmesi gündeme gelir.

4. Evlat Edinen ile Evlatlık Arasında Hırsızlık

TCK 167/1-b, evlat edinen ile evlatlık arasındaki ilişkiyi de kapsar. Bu nedenle, kanundaki koşulların gerçekleşmesi hâlinde taraflardan birinin diğerinin zararına işlediği ilgili malvarlığı suçlarında şahsi cezasızlık sebebi uygulanabilir.

Aile İçinde Hırsızlıkta Ceza İndirimi Hangi Durumlarda Uygulanır?

TCK 167 yalnızca ceza verilmemesini düzenlemez; bazı akrabalık ilişkilerinde cezanın indirilmesini de öngörür.

Maddenin ikinci fıkrasına göre, ilgili malvarlığı suçlarının aşağıdaki kişilerin zararına işlenmesi hâlinde, şikâyet üzerine verilecek ceza yarı oranında indirilir:

  • Haklarında ayrılık kararı verilmiş eşlerden biri,
  • Aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden biri,
  • Aynı konutta beraber yaşayan amca, dayı, hala, teyze veya yeğen,
  • İkinci derece kayın hısımları.

Bu hâllerde tam cezasızlık değil, kanunda belirtilen şartlarla cezada indirim söz konusudur. Dolayısıyla aile içinde hırsızlık olaylarında fail ile mağdur arasındaki ilişkinin doğru belirlenmesi, uygulanacak hukuki sonucun tespiti açısından önemlidir.

Aile İçinde Hırsızlıkta Şikâyet Gerekir mi?

Aile içinde hırsızlık olaylarında şikâyet meselesi, uygulanacak hükme göre değerlendirilmelidir.

TCK 167/1 kapsamındaki şahsi cezasızlık sebebinde, kanun fail hakkında ceza verilmemesini öngörür. Maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen ceza indirimi ise açıkça şikâyet üzerine verilecek ceza bakımından söz konusudur.

Bu nedenle aile içindeki her hırsızlık olayının şikâyete bağlı olduğu söylenemez. Genel hırsızlık suçunun soruşturma ve kovuşturma rejimi ile TCK 167’deki özel düzenleme birbirinden ayrılmalıdır.

Aile İçinde Hırsızlık Suçunda Şahsi Cezasızlık Sebebi Ne Anlama Gelir?

Şahsi cezasızlık sebebi, suçun faili bakımından kişisel bir nedenle ceza verilmesini engelleyen hukuki bir düzenlemedir. TCK 167 kapsamında bu neden, fail ile mağdur arasındaki belirli aile veya akrabalık ilişkisine dayanır.

Bu düzenleme, aile ilişkisini dikkate alarak ceza sorumluluğunun sonuçlarını belirler. Ancak şahsi cezasızlık sebebinin uygulanması, somut olayda hırsızlık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığından ayrı olarak ele alınmalıdır.

Aile İçinde Hırsızlık Fiilinin Yağma Suçuna Dönüşmesi Hâlinde Ceza Verilir mi?

 

Aile içinde hırsızlık suçunda TCK 167 kapsamında öngörülen şahsi cezasızlık sebebinin önemli bir istisnası bulunmaktadır. Hırsızlık fiilinin yağma suçunu oluşturması hâlinde, aile ilişkisine dayanılarak cezasızlık hükümlerinden yararlanılamaz.

Aile İçinde Hırsızlık Fiilinin Yağma Suçuna Dönüşmesi Hâlinde Ceza Verilir mi?

Aile içinde hırsızlık suçunda TCK 167 kapsamında öngörülen şahsi cezasızlık sebebinin önemli bir istisnası bulunmaktadır. Hırsızlık fiilinin yağma suçunu oluşturması hâlinde, aile ilişkisine dayanılarak cezasızlık hükümlerinden yararlanılamaz.

Türk Ceza Kanunu’nun 167. maddesinin birinci fıkrasında, ilgili malvarlığı suçları bakımından cezasızlık düzenlenirken yağma ve nitelikli yağma suçları açıkça kapsam dışında bırakılmıştır.

TCK’nin 148. maddesinde düzenlenen yağma suçu, bir kişinin kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla, başka bir kişiyi cebir veya tehdit kullanarak malı teslim etmeye ya da malın alınmasına karşı koymamaya zorlamasıyla oluşabilir. Bu nedenle bir aile bireyinin diğerine ait malı alırken cebir veya tehdit kullanması, olayın özelliklerine göre hırsızlık yerine yağma suçunun oluşmasına neden olabilir.

Örneğin, bir kişinin kardeşine ait parayı gizlice alması hırsızlık suçunu oluşturabilecek nitelikteyken, aynı kişinin parayı almak amacıyla kardeşini tehdit etmesi veya ona cebir uygulaması, somut olayın koşullarına göre yağma suçunu gündeme getirebilir.

Bu durumda fail ile mağdur arasında yakın bir aile ilişkisinin bulunması, tek başına ceza verilmesini engellemez. Yağma suçunun unsurları oluşmuşsa fail, TCK 148 ve koşulları varsa TCK 149 hükümleri kapsamında cezai sorumlulukla karşılaşabilir.

Aile içinde hırsızlık suçunda belirli akrabalık ilişkileri nedeniyle ceza verilmemesi mümkün olsa da fiilin yağma suçunu oluşturması hâlinde TCK 167’deki şahsi cezasızlık hükmü uygulanmaz. Bu nedenle olayda cebir veya tehdit bulunup bulunmadığının ve fiilin hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi büyük önem taşır.

Sonuç

Aile içinde hırsızlık suçu, Türk Ceza Kanunu bakımından belirli koşullarda suç oluşturmasına rağmen fail hakkında ceza verilmemesi sonucunu doğurabilir. Bunun temel dayanağı, TCK 167’de düzenlenen şahsi cezasızlık sebebidir.

Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşler, üstsoy veya altsoy, belirli kayın hısımları, evlat edinen ve evlatlık ile aynı konutta beraber yaşayan kardeşler arasındaki ilgili malvarlığı suçlarında, kanuni koşulların gerçekleşmesi hâlinde ceza verilmez. Diğer bazı akrabalık ilişkilerinde ise şikâyet üzerine cezada yarı oranında indirim uygulanabilir.

Sonuç olarak, aile içinde hırsızlık olaylarında yalnızca fiilin gerçekleşip gerçekleşmediği değil, fail ile mağdur arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve TCK 167’deki şartların bulunup bulunmadığı da değerlendirilmelidir.

Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Somut olayın hukuki değerlendirmesi, olayın özelliklerine ve yürürlükteki mevzuata göre yapılmalıdır.

Yeni yazılardan haberdar olun

Hukuk alanındaki yeni yazılarımızı e-posta ile alın. Dilediğiniz zaman tek tıkla ayrılabilirsiniz.

Call Now Button

Çerez tercihleri