Adi Ortaklık Nedir ve Nasıl Kurulur? Ortakların Hak ve Sorumlulukları – 2026
Adi ortaklık nedir ve nasıl kurulur? Türk Borçlar Kanunu m.620’ye göre adi ortaklık, iki veya daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca ulaşmak için birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir.
Adi ortaklık özellikle;
- Birlikte ticaret yapan kişiler,
- Gayrimenkul yatırımı yapan ortaklar,
- İnşaat projeleri,
- Ortak işletilen restoran ve işyerleri,
- Ortak yatırım projeleri,
- Konsorsiyum ve iş ortaklıkları
bakımından uygulamada sık görülmektedir.
En önemli özelliği ise şudur:
Adi ortaklığın ayrı bir tüzel kişiliği yoktur.
Bu nedenle limited veya anonim şirketten tamamen farklıdır.
Adi ortaklık;
- Ayrı bir şirket tüzel kişiliği oluşturmaz,
- Kendi adına bağımsız malvarlığına sahip tüzel kişi değildir,
- Davalarda kural olarak ortakların taraf olması gerekir,
- Üçüncü kişilere karşı borçlardan ortakların şahsi sorumluluğu gündeme gelebilir.
Bu nedenle kişiler;
“Biz birlikte iş yapıyoruz ama şirket kurmadık.”
diyorsa aralarında farkında olmadan dahi bir adi ortaklık ilişkisi kurulmuş olabilir.
Adi Ortaklığın Kanuni Tanımı Nedir?
Türk Borçlar Kanunu m.620’ye göre;
iki veya daha fazla kişi emeklerini ve mallarını ortak bir amaca ulaşmak üzere birleştirmeyi üstleniyorsa adi ortaklık söz konusu olabilir.
Bir yapının kanunla düzenlenen başka bir şirket türünün ayırt edici özelliklerini taşımaması halinde de TBK’nın adi ortaklık hükümleri uygulanabilir.
Adi ortaklık için temel olarak;
- En az iki kişi,
- Bir sözleşme,
- Ortak amaç,
- Katılım payı,
- Ortak amaca ulaşmak için birlikte çalışma iradesi
bulunmalıdır.
Adi Ortaklık Şirket midir?
Günlük dilde “şirket” denilse de teknik olarak limited veya anonim şirket gibi ticaret şirketi değildir.
Adi ortaklık Türk Ticaret Kanunu’nda değil, Türk Borçlar Kanunu’nun 620-645. maddelerinde düzenlenmektedir.
En önemli farklardan biri tüzel kişiliktir.
Limited ve anonim şirketler tüzel kişiliğe sahipken adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur.
Adi Ortaklığın Tüzel Kişiliği Var mı?
Hayır.
Yargıtay’ın yerleşik ve güncel uygulaması da adi ortaklığın tüzel kişiliğinin bulunmadığını kabul etmektedir.
Bu nedenle adi ortaklık;
kendi başına bir gerçek veya tüzel kişi gibi dava açıp davalı olamaz.
Adi ortaklığı ilgilendiren birçok uyuşmazlıkta ortakların birlikte taraf olması gerekir.
Bu ayrım özellikle icra takipleri ve davalarda son derece önemlidir.
Adi Ortaklık Nasıl Kurulur?
Adi ortaklık esas olarak sözleşmeyle kurulur.
İki veya daha fazla kişi;
“Birlikte şu işi yapacağız, sermayeyi ve emeği birleştirerek elde edilen kazancı paylaşacağız.”
şeklinde ortak bir irade ortaya koyduğunda adi ortaklık ilişkisi kurulabilir.
Örneğin;
Ali 2 milyon TL sermaye koyuyor.
Mehmet işin yönetimini ve emeğini üstleniyor.
Birlikte restoran işletiyorlar ve kazancı paylaşmayı kararlaştırıyorlar.
Taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunabilir.
Adi Ortaklık Sözleşmesi Yazılı Olmak Zorunda mı?
Adi ortaklık sözleşmesi için TBK m.620 genel olarak özel bir şekil şartı öngörmemektedir.
Bu nedenle adi ortaklık bazı durumlarda sözlü anlaşmayla dahi kurulabilir.
Ancak ortaklığın konusu içerisinde;
- Taşınmaz devri,
- Özel şekle tabi haklar,
- Başka şekil şartı bulunan işlemler
varsa bunlara ilişkin özel hükümler ayrıca uygulanır.
Pratikte ise adi ortaklığın yazılı sözleşme olmadan kurulması ciddi ispat sorunları yaratmaktadır.
Yazılı Sözleşme Olmadan Adi Ortaklık İspatlanabilir mi?
Şartları varsa evet.
Tarafların;
- Banka transferleri,
- Ortak hesapları,
- Faturalar,
- Mesajlar,
- E-postalar,
- Muhasebe kayıtları,
- Ortak yapılan yatırımlar,
- Üçüncü kişilerle sözleşmeler
adi ortaklık ilişkisinin varlığı bakımından delil oluşturabilir.
Ancak ispat hukuku kuralları somut uyuşmazlığa göre ayrıca değerlendirilir.
Yüksek miktarlı yatırımlarda mutlaka yazılı ortaklık sözleşmesi hazırlanması çok daha güvenlidir.
Adi Ortaklık Sözleşmesinde Neler Yazmalıdır?
Sağlıklı bir adi ortaklık sözleşmesinde özellikle;
ortaklığın amacı, her ortağın katılım payı, kâr ve zarar oranları, yönetim yetkisi, banka hesaplarının kullanımı, harcama yetkileri, bilgi alma hakkı, ortaklıktan çıkma, yeni ortak alınması, rekabet yasağı, ortaklığın sona ermesi ve tasfiye usulü
açıkça düzenlenmelidir.
Uyuşmazlıkların önemli bölümü bu konuların başlangıçta düzenlenmemesinden doğmaktadır.
Adi Ortaklığa Ne Tür Sermaye Konulabilir?
TBK m.621’e göre ortaklar;
- Para,
- Alacak,
- Mal,
- Emek
şeklinde katılım payı koyabilir.
Örneğin;
bir ortak 5 milyon TL para koyarken diğer ortak işletmenin bütün yönetim ve teknik işlerini üstlenebilir.
Katılım paylarının mutlaka aynı tür olması gerekmez.
Ortakların Sermayeleri Eşit Olmak Zorunda mı?
Taraflar farklı oranlarda sermaye koyabilirler.
Ancak sözleşmede başka bir düzenleme yoksa TBK m.621, katılım paylarının ortaklık amacının gerektirdiği önem ve nitelikte ve birbirine eşit olmasını öngörmektedir.
Bu nedenle sermaye oranları farklı olacaksa sözleşmede açıkça yazılması önemlidir.
Kâr Nasıl Paylaşılır?
TBK m.622’ye göre ortaklar niteliği gereği ortaklığa ait olan bütün kazançları paylaşmak zorundadır.
TBK m.623’e göre sözleşmede başka bir oran kararlaştırılmamışsa ortakların kâr ve zarardaki payları, koydukları sermayenin değerinden bağımsız olarak eşittir.
Örneğin;
Ali 1 milyon TL,
Mehmet 3 milyon TL
koymuş ancak kâr oranı konusunda hiçbir şey yazmamışlarsa kural olarak yalnız sermaye oranına bakılarak otomatik %25-%75 sonucu çıkmaz.
TBK’nın varsayılan kuralı eşit katılımdır.
Kâr Oranı ile Zarar Oranı Farklı Belirlenebilir mi?
Sözleşmede kâr veya zarar paylarından yalnız biri belirlenmişse kanun kural olarak bu oranın diğerine de uygulanacağını kabul eder.
Örneğin;
“Ali kârın %70’ini, Mehmet %30’unu alacaktır.”
yazılmış ancak zarar konusunda hiçbir hüküm konulmamışsa aynı oranın zarara da uygulanması gündeme gelir.
Bir Ortak Sadece Kâra Katılıp Zarara Katılmayabilir mi?
Kural olarak ortaklar hem kazanca hem zarara katılır.
Ancak TBK m.623 özel bir istisna tanımaktadır.
Ortaklığa yalnız emeğini katılım payı olarak koyan kişi için zarara katılmaksızın yalnız kazanca katılacağı kararlaştırılabilir.
Adi Ortaklıkta Kararlar Nasıl Alınır?
TBK m.624’e göre kural olarak ortaklık kararları oybirliğiyle alınır.
Ancak sözleşmede kararların oy çokluğuyla alınacağı kararlaştırılabilir.
Bu durumda çoğunluk, aksi düzenlenmemişse ortak sayısına göre hesaplanır.
Bu nedenle üç ortaklı bir adi ortaklıkta sermaye payı %80 olan ortağın tek başına bütün kararları alabileceği varsayılmamalıdır.
Adi Ortaklığı Kim Yönetir?
Sözleşmede başka düzenleme yoksa TBK m.625 gereğince bütün ortakların yönetim hakkı vardır.
Ancak yönetim;
- Bir ortağa,
- Birden fazla ortağa,
- Üçüncü kişiye
bırakılabilir.
Örneğin dört ortak;
“Bütün günlük işletme yönetimini Ahmet yapacaktır.”
şeklinde sözleşme yapabilir.
Yönetici Ortak İstediği Her İşlemi Yapabilir mi?
Hayır.
Olağanüstü işler ve genel yetkili temsilci atanması gibi önemli işlemler bakımından kural olarak bütün ortakların oybirliği gerekir.
Yönetici ortağın;
- Ortaklığın temel malvarlığını satması,
- Büyük borç altına girmesi,
- Ortaklığın amacını değiştiren işlem yapması
yetki sınırları bakımından ayrıca değerlendirilir.
Yönetici Ortağın Yetkisi Kaldırılabilir mi?
TBK m.629’a göre sözleşmeyle verilen yönetim yetkisi haklı sebep olmadan kaldırılamaz veya sınırlandırılamaz.
Ancak haklı sebep varsa diğer ortaklar yönetim yetkisini kaldırabilir.
Kanun özellikle;
- Görevin ciddi biçimde ihmal edilmesi,
- İyi yönetim için gerekli yeteneğin kaybedilmesi
hallerini örnek göstermektedir.
Ortak Şirket Parasını Kendi Hesabına Aktarırsa Ne Olur?
Bu durumda yöneticinin;
- Hesap verme yükümlülüğü,
- Özen borcu,
- Ortaklığa verdiği zararı giderme sorumluluğu
gündeme gelir.
TBK m.628 uyarınca her ortak ortaklık işlerinde kendi işlerinde gösterdiği özeni göstermekle yükümlüdür.
Kusuruyla ortaklığa zarar veren ortak diğer ortaklara karşı tazminat sorumluluğuyla karşılaşabilir.
Somut eylemin niteliğine göre ceza hukuku değerlendirmesi de ayrıca yapılabilir.
Yönetici Ortak Hesap Vermek Zorunda mı?
Evet.
TBK m.630’a göre yönetici ortaklar yılda en az bir kez hesap vermek ve kâr paylarını ortaklara ödemekle yükümlüdür.
Hesap verme döneminin uzatılmasına ilişkin anlaşma dahi kanunda geçersiz kabul edilmiştir.
Dolayısıyla;
“Bütün hesaplar bende, diğer ortağa bilgi vermem.”
yaklaşımı hukuken korunmaz.
Adi Ortak Hesapları İnceleyebilir mi?
Evet.
TBK m.631 son derece güçlü bir bilgi alma hakkı tanımaktadır.
Yönetim yetkisi bulunmayan ortak dahi;
- Ortaklığın işleyişi hakkında bilgi alabilir,
- Defterleri inceleyebilir,
- Kayıtlardan örnek alabilir,
- Mali durum hakkında özet çıkarabilir.
Bu hakkı ortadan kaldıran sözleşmeler kesin hükümsüzdür.
Adi Ortaklıkta Ortaklardan Biri Defterleri Göstermiyorsa Ne Yapılabilir?
Ortak bilgi ve inceleme hakkını kullanmasına engel olunuyorsa;
- Yazılı ihtar,
- Belge ve kayıtların ibrazı talebi,
- Hesap verme davası,
- Şartlarına göre ortaklığın fesih ve tasfiyesi
gündeme gelebilir.
Özellikle ortaklık parasının kötüye kullanıldığı şüphesinde banka hareketlerinin ve muhasebe kayıtlarının korunması önemlidir.
Ortaklar Birbirleriyle Rekabet Edebilir mi?
TBK m.626’ya göre ortaklar kendileri veya üçüncü kişiler hesabına, ortaklığın amacını engelleyici veya zarar verici işler yapamazlar.
Örneğin iki kişinin birlikte müşteri portföyü oluşturarak yürüttüğü danışmanlık işinde ortaklardan birinin müşterileri gizlice kendi yeni işletmesine aktarması rekabet yasağı ve sadakat yükümlülüğü bakımından değerlendirilebilir.
Yeni Ortak Nasıl Alınır?
TBK m.632’ye göre yeni ortak alınması bütün ortakların rızasına bağlıdır.
Ortaklardan biri tek başına;
“Ben kendi payımın yarısını arkadaşıma verdim, o da artık ortağımız.”
diyemez.
Kanun açıkça, bir ortağın kendi payına üçüncü kişiyi ortak etmesinin o kişiye kendiliğinden adi ortak sıfatı kazandırmayacağını düzenlemektedir.
Adi Ortaklıktaki Pay Başkasına Devredilebilir mi?
Bir ortak ekonomik haklarını üçüncü kişiye devretmeye yönelik işlem yapabilir.
Ancak TBK m.632 gereğince diğer ortakların rızası olmaksızın üçüncü kişi otomatik şekilde adi ortaklık ortağı haline gelmez.
Bu nedenle adi ortaklık pay devri limited şirket pay devri gibi düşünülmemelidir.
Adi Ortaklığın Malları Kime Aittir?
TBK m.638’e göre ortaklık için edinilen veya ortaklığa devredilen;
- Mallar,
- Alacaklar,
- Ayni haklar
kural olarak bütün ortaklara elbirliği halinde ait olur.
Adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından malvarlığı ayrı bir tüzel kişinin malvarlığı değildir.
Ortaklık Parasıyla Alınan Ev Bir Ortağın Üzerine Yapılmışsa Ne Olur?
Bu durum uygulamada önemli uyuşmazlıklara yol açar.
Örneğin iki ortak ortaklık parasıyla taşınmaz almış ancak tapu yalnız bir ortak adına tescil edilmiş olabilir.
Taşınmazın gerçekten;
- Kişisel olarak mı,
- Adi ortaklık hesabına mı
alındığının belirlenmesi gerekir.
Banka kayıtları, ortaklık sözleşmesi ve ödemenin kaynağı önem taşır.
Yargıtay’ın güncel kararlarında da adi ortaklık parasıyla alınan ancak ortaklardan biri adına tescil edilen taşınmazların gerçek ekonomik aidiyeti incelenmektedir.
Adi Ortaklığın Borçlarından Kim Sorumludur?
Bu konu adi ortaklığın en önemli risklerinden biridir.
TBK m.638’e göre ortaklar birlikte veya temsilci aracılığıyla üçüncü kişiye karşı ortaklık ilişkisi kapsamında borç üstlenmişse, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumludurlar.
Bu nedenle alacaklı şartları varsa borcun tamamını ortaklardan birinden talep edebilir.
Örneğin iki ortağın adi ortaklığı tedarikçiye 2 milyon TL borçlanmışsa tedarikçi gerekli şartlarda borcun tamamı için ortaklardan birine yönelebilir.
Borcu ödeyen ortağın diğer ortağa iç ilişkide rücu hakkı ayrıca değerlendirilir.
Limited Şirket ile Adi Ortaklık Arasındaki En Büyük Fark Nedir?
Limited şirkette ayrı bir tüzel kişilik vardır.
Adi ortaklıkta ise yoktur.
Bu nedenle limited şirket borçlarında asıl borçlu şirket tüzel kişiliğiyken adi ortaklıkta ortakların şahsi sorumluluğu çok daha doğrudan gündeme gelebilir.
Bu ayrım ortaklık türü seçilirken önemlidir.
Adi Ortaklığa Dava Açılabilir mi?
Adi ortaklığın tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti bulunmadığından davanın yalnız;
“ABC Adi Ortaklığı”
aleyhine açılması usul sorunu doğurabilir.
Uyuşmazlığın niteliğine göre ortakların davada taraf olarak yer alması gerekir.
Yargıtay’ın 2025 ve 2026 tarihli kararlarında da adi ortaklığı ilgilendiren haklarda taraf teşkilinin ortaklarla sağlanması gerektiği vurgulanmaktadır.
Adi Ortaklık Tek Başına Dava Açabilir mi?
Kural olarak adi ortaklığın kendi başına tüzel kişilik ve taraf ehliyeti yoktur.
Adi ortaklığa ait elbirliği hakları bakımından çoğu durumda ortakların birlikte hareket etmesi veya diğer ortakların davaya muvafakati gerekir.
Bu nedenle dava açılırken tarafların hatalı gösterilmesi usulden ret veya bozma sonucuna yol açabilir.
Adi Ortaklığın Vergi Numarası Olması Tüzel Kişilik Kazandırır mı?
Hayır.
Adi ortaklığın vergisel ve muhasebesel işlemler bakımından ayrı kayıtları veya vergi numarası bulunabilmesi, ona özel hukuk açısından tüzel kişilik kazandırmaz.
Vergi tekniği ile medeni usul ve borçlar hukuku bakımından hukuki kişilik farklı konulardır.
Adi Ortaklığın Banka Hesabı Olabilir mi?
Uygulamada adi ortaklık faaliyetleri için banka hesabı kullanılabilir.
Ancak hesaptaki paranın hukuki aidiyeti ve işlem yetkileri;
- Ortaklık sözleşmesi,
- Banka sözleşmesi,
- Ortakların yetkilendirmeleri
ile birlikte değerlendirilir.
Özellikle büyük hacimli ortaklıklarda çift imza veya ödeme limitleri belirlemek kötüye kullanım riskini azaltabilir.
Adi Ortaklıktan Ayrılmak Mümkün mü?
Şartları varsa evet.
TBK m.633 ve devamındaki hükümler ortaklıktan çıkma ve çıkarılmaya ilişkin düzenlemeler içermektedir.
Ayrıca ortaklığın;
- Süresi,
- Sözleşmesi,
- Fesih hakkı,
- Haklı sebepler
ayrılma biçimini etkiler.
Bir ortağın;
“Bugünden itibaren çıktım, tüm borçlardan kurtuldum.”
demesi her durumda hukuki sonuç doğurmaz.
Adi Ortaklık Nasıl Sona Erer?
TBK m.639 çeşitli sona erme sebepleri düzenlemektedir.
Bunlar arasında;
- Ortaklık amacının gerçekleşmesi,
- Amacın imkansız hale gelmesi,
- Bazı durumlarda ortağın ölümü,
- Ortakların oybirliği,
- Sürenin sona ermesi,
- Fesih bildirimi,
- Haklı sebeple mahkeme kararı
bulunmaktadır.
Belirsiz Süreli Adi Ortaklık Nasıl Feshedilir?
TBK m.640 kapsamında belirsiz süreli veya bir ortağın ömrü boyunca sürmek üzere kurulmuş ortaklıkta ortaklardan her biri kural olarak altı ay önceden fesih bildirimi yapabilir.
Bildirim dürüstlük kuralına aykırı ve özellikle uygun olmayan zamanda yapılamaz.
Kural olarak hesap yılı sonunda sonuç doğurur.
Adi Ortaklık Sona Erince Mallar Nasıl Paylaşılır?
Ortaklığın sona ermesi tek başına her malın otomatik yarı yarıya bölünmesi anlamına gelmez.
Öncelikle tasfiye yapılmalıdır.
Tasfiyede genel olarak;
- Ortaklığın alacakları tahsil edilir,
- Borçları ödenir,
- Ortakların avans ve giderleri değerlendirilir,
- Katılım paylarının iadesi hesaplanır,
- Kalan kazanç veya zarar paylaşılır.
Adi Ortaklığın Tasfiyesini Kim Yapar?
TBK m.644’e göre kural olarak tasfiye, yönetici olmayanlar da dahil olmak üzere bütün ortaklar tarafından elbirliğiyle yapılır.
Ortaklar bir tasfiye görevlisi atayabilir.
Anlaşamazlarsa ortaklardan her biri hâkimden tasfiye görevlisi atanmasını talep edebilir.
Ortaklardan Biri Tasfiyeye Katılmazsa Ne Olur?
Diğer ortağın ortaklığı süresiz biçimde tasfiyesiz bırakması gerekmez.
Mahkemeden;
- Ortaklığın sona ermesinin tespiti,
- Fesih,
- Tasfiye görevlisi atanması,
- Tasfiye hesabının yapılması
talep edilebilir.
Yargıtay adi ortaklık uyuşmazlıklarında tasfiye sürecinin kanuna uygun biçimde yürütülmesine özellikle önem vermektedir.
Ortaklık Bittikten Sonra Eski Borçlar da Biter mi?
Hayır.
TBK m.645 açık biçimde;
ortaklığın sona ermesinin üçüncü kişilere karşı mevcut yükümlülükleri değiştirmediğini
düzenlemektedir.
Dolayısıyla adi ortaklığın kapatılması eski alacaklılara karşı borçları kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Örnek: İki Arkadaş Birlikte Kafe Açıyor
Ali 2 milyon TL koyuyor.
Mehmet de 2 milyon TL koyuyor.
Limited şirket kurmadan birlikte kafe işletiyor ve kazancı bölüşüyorlar.
Aralarında yazılı şirket sözleşmesi bulunmuyor.
Somut koşullara göre taraflar arasında adi ortaklık oluşmuş olabilir.
Kafenin tedarikçiye borcundan ortakların müteselsil sorumluluğu gündeme gelebilir.
Örnek: Bir Ortak Bütün Parayı Kendi Hesabına Alıyor
İki ortak birlikte inşaat işi yapmaktadır.
Bütün hakedişler yönetici ortağın hesabına gelmektedir.
Yönetici ortak diğer ortağa hiçbir hesap göstermemekte ve kâr dağıtmamaktadır.
Diğer ortak;
- Bilgi ve kayıt inceleme,
- Hesap verme,
- Kâr payı,
- Gerektiğinde fesih ve tasfiye
taleplerini ileri sürebilir.
Örnek: Ortaklık Parasıyla Alınan Taşınmaz Tek Ortak Üzerine Tescil Ediliyor
İki ortak, ortak banka hesabından ödeme yaparak taşınmaz satın alıyor.
Ancak tapu yalnız ortaklardan birinin adına geçiriliyor.
Uyuşmazlık çıktığında paranın kaynağı ve taşınmazın ortaklık hesabına alınıp alınmadığı araştırılır.
Tüzel kişiliğin bulunmaması nedeniyle tapunun ortaklardan biri adına yapılmış olması her zaman taşınmazın yalnız kişisel yatırım olduğu anlamına gelmeyebilir.
Sık Sorulan Sorular
Adi ortaklık nedir?
İki veya daha fazla kişinin emek ve mallarını ortak bir amaç için birleştirmeyi üstlendiği sözleşmesel ortaklıktır.
Adi ortaklığın tüzel kişiliği var mı?
Hayır.
Adi ortaklık sözlü kurulabilir mi?
Kural olarak özel şekil şartı bulunmadığından mümkün olabilir; ancak yazılı sözleşme ispat açısından önemlidir.
İki kişi birlikte iş yapıyorsa adi ortaklık var mıdır?
Ortak amaç, katılım payı ve birlikte çalışma iradesi varsa somut şartlarda adi ortaklık kabul edilebilir.
Kâr nasıl paylaşılır?
Sözleşmede aksi yoksa kural olarak eşit paylaşılır.
Zarar nasıl paylaşılır?
Sözleşmede aksi yoksa kazançta olduğu gibi eşit paylaşım kuralı uygulanır.
Ortak şirket hesaplarını inceleyebilir mi?
Evet. Bu hak sözleşmeyle kaldırılamaz.
Adi ortaklığın borçlarından ortaklar sorumlu mu?
Şartları varsa ortaklar üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olabilir.
Yeni ortak tek taraflı alınabilir mi?
Hayır. Kural olarak bütün ortakların rızası gerekir.
Adi ortaklık adına dava açılabilir mi?
Tüzel kişiliği bulunmadığından taraf teşkili ortaklar üzerinden sağlanmalıdır.
Adi ortaklık nasıl sona erdirilir?
Sözleşme, kanundaki sona erme sebepleri, fesih bildirimi veya haklı sebeple mahkeme kararıyla sona erdirilebilir.
Adi ortaklık bittikten sonra tasfiye gerekir mi?
Evet. Ortaklığın aktif ve pasifleri hesaplanmalı ve ortakların nihai hakları belirlenmelidir.
Adi Ortaklık Uyuşmazlıklarında Avukat Desteği
Adi ortaklık hukuken kurulması kolay, ancak uyuşmazlık halinde oldukça karmaşık bir ortaklık modelidir.
Bunun temel nedeni ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunmamasıdır.
Ortaklar arasındaki;
- Para transferleri,
- Gayrimenkuller,
- Ortaklık hesapları,
- Borçlar,
- Kâr paylaşımı,
- Yönetim yetkileri
doğrudan gerçek veya tüzel kişi ortakların hukuki alanında sonuç doğurabilir.
Bu nedenle adi ortaklık kurulurken yalnız;
“Kazancı yarı yarıya paylaşırız.”
şeklinde basit bir anlaşma yapılması yeterli değildir.
Özellikle yüksek değerli yatırımlarda yönetim, banka hesapları, ortakların yetkileri, çıkış yöntemi ve tasfiye sistemi baştan ayrıntılı biçimde düzenlenmelidir.
Avukat Ferhat Küle Hukuk Bürosu olarak adi ortaklık sözleşmelerinin hazırlanması, ortaklık ilişkisinin tespiti, hesap verme ve kâr payı talepleri, ortaklıktan çıkma, fesih ve tasfiye davaları ile ortaklar arasındaki malvarlığı uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktayız.
Av. Ferhat Küle
İstanbul