Tehdit Suçunun Cezası Nedir ve Hangi Tehditler Suç Sayılır? TCK 106 – 2026
Tehdit suçunun cezası nedir ve hangi sözler tehdit sayılır? Türk Ceza Kanunu m.106’ya göre bir kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut dokunulmazlığına veya cinsel dokunulmazlığına saldırı gerçekleştirileceğinin bildirilmesi, şartları varsa tehdit suçunu oluşturur.
Örneğin;
“Seni öldüreceğim.”
“Bacaklarını kıracağım.”
“Çocuğuna zarar vereceğim.”
gibi sözler, olayın şartlarına göre TCK m.106/1 kapsamında tehdit suçunu oluşturabilir.
Bu temel tehdit suçunun cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır. Suçun bir kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı 9 aydan az olamaz.
Bunun yanında;
“Arabanı yakacağım.”
“İş yerini mahvedeceğim.”
gibi malvarlığı bakımından büyük zarar veya başka bir kötülük tehdidi bakımından farklı bir düzenleme bulunmaktadır. Bu halde mağdurun şikâyeti üzerine 2 aydan 6 aya kadar hapis veya adli para cezası verilebilir. Bu cezanın alt sınırı 4 Haziran 2025 tarihinde yapılan kanun değişikliğiyle açıkça 2 ay olarak belirlenmiştir.
Tehdidin;
- Silahla,
- Failin kendisini tanınmayacak hale getirmesiyle,
- İmzasız mektupla veya özel işaretlerle,
- Birden fazla kişi tarafından birlikte,
- Suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak
işlenmesi ise nitelikli tehdit suçunu oluşturur. 4 Haziran 2025 tarihli değişiklikten sonra nitelikli tehdidin cezası 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasıdır. Önceki düzenlemede üst sınır 5 yıldı.
Bu nedenle internette halen yer alan;
“Silahla tehdidin cezası 2 yıldan 5 yıla kadardır.”
bilgisi 2026 itibarıyla güncel değildir.
Tehdit Suçu Nedir?
Tehdit, kişinin gelecekte kendisine veya yakınına yönelik ciddi bir kötülük gerçekleştirileceği bildirilerek karar verme ve hareket etme özgürlüğünün baskı altına alınmasıdır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, tehdit suçunun kişinin;
- Ruh dinginliğini,
- İç huzurunu,
- Bilinç ve irade özgürlüğünü
koruduğunu belirtmektedir.
Tehdidin suç oluşturabilmesi için bildirilen kötülüğün objektif olarak ciddi, korkutmaya elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Buna karşılık mağdurun gerçekten korkmuş olması zorunlu değildir.
Dolayısıyla;
“Ben korkmadım, o yüzden tehdit suçu oluşmaz.”
şeklindeki düşünce doğru değildir.
Tehdit Suçunun Oluşması İçin Mağdurun Korkması Şart mı?
Hayır.
Bu konu uygulamada sıkça yanlış anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2025 tarihli kararına göre tehdit fiilinin objektif olarak korku yaratmaya elverişli olması yeterlidir.
Mağdurun gerçekten korkmuş olması veya korkudan belirli bir davranışta bulunması şart değildir.
Örneğin kişi;
“Seni öldüreceğim.”
demiş ancak mağdur;
“Ben ondan korkmadım.”
demiş olabilir.
Bu durum tek başına tehdit suçunu ortadan kaldırmaz.
Mahkeme sözün söylendiği şartlara ve objektif ağırlığına bakar.
“Seni Öldürürüm” Demek Tehdit Suçu mudur?
Kural olarak evet.
Bir kişinin başka bir kişiye;
“Seni öldüreceğim.”
“Seni öldürürüm.”
“Buradan sağ çıkamazsın.”
gibi hayatına yönelik saldırı bildiren ifadelerde bulunması, sözlerin söylendiği bağlama göre TCK m.106/1 kapsamında tehdit oluşturabilir.
Yargıtay içtihadında da telefonda ölümle tehdit TCK m.106/1 kapsamında değerlendirilmiştir.
Ancak tek bir cümlenin mekanik biçimde değerlendirilmesi doğru değildir.
Mahkeme;
- Tarafların ilişkisini,
- Önceki husumeti,
- Olayın geçtiği ortamı,
- Sözün söylendiği biçimi,
- Sözle birlikte yapılan hareketleri
değerlendirir.
“Seni Döverim” Demek Tehdit midir?
Vücut dokunulmazlığına yönelik gelecekte gerçekleştirilecek ciddi bir saldırının bildirilmesi tehdit suçunu oluşturabilir.
Örneğin;
“Seni döveceğim.”
“Kemiklerini kıracağım.”
“Seni sakat bırakacağım.”
ifadeleri olayın bağlamına göre TCK m.106 kapsamında değerlendirilebilir.
Burada önemli olan gelecekte gerçekleştirileceği bildirilen saldırının ciddi ve objektif olarak korkutmaya elverişli olmasıdır.
“Çocuğunu Öldürürüm” Demek Tehdit Suçu mudur?
Evet, şartları varsa.
TCK m.106 yalnızca mağdurun kendisine yönelik tehdidi düzenlememektedir.
Kanun açık biçimde kişinin kendisinin veya yakınının;
- Hayatına,
- Vücut dokunulmazlığına,
- Cinsel dokunulmazlığına
yönelik saldırı tehdidini kapsamaktadır.
Dolayısıyla;
“Sana değil çocuğuna zarar vereceğim.”
şeklindeki söz de tehdit suçunu oluşturabilir.
Aynı durum eş, anne, baba veya diğer yakınlara yönelik ciddi saldırı bildirimlerinde de somut olayın özelliklerine göre geçerlidir.
“Arabanı Yakarım” Demek Tehdit Suçu mudur?
Şartları varsa evet.
TCK m.106/1’in ikinci bölümünde kişinin malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit edilmesi ayrıca düzenlenmiştir.
Örneğin;
“Arabanı yakacağım.”
“Dükkânını ateşe vereceğim.”
“Bütün mallarını yok edeceğim.”
gibi ifadeler olayın özelliklerine göre malvarlığına yönelik tehdit oluşturabilir.
Bu suçun cezası güncel düzenlemeye göre 2 aydan 6 aya kadar hapis veya adli para cezasıdır ve soruşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır.
“Seni Mahvederim” Demek Tehdit Suçu mudur?
Her durumda otomatik olarak tehdit sayılmaz.
“Seni mahvederim.”
“Sen görürsün.”
“Bunun hesabını vereceksin.”
“Ayağını denk al.”
gibi ifadeler tek başına değerlendirildiğinde belirsiz olabilir.
Bu tür sözlerde mahkeme olayın bütününe bakar.
Örneğin;
- Taraflar arasında daha önce silahlı kavga olmuşsa,
- Fail söz sırasında silah göstermişse,
- Daha önce mağdura saldırmışsa,
- Mesajların devamında açık ölüm tehdidi varsa
belirsiz görünen sözler de tehdit anlamı kazanabilir.
Buna karşılık sıradan bir tartışma sırasında söylenmiş ve somut bir kötülük bildirmeyen sözlerin tehdit suçunu oluşturmadığı sonucuna da varılabilir.
Yargıtay tehdidin objektif olarak ciddi ve korkutmaya elverişli olmasını aramaktadır.
“Seni Allah’a Havale Ediyorum” veya Beddua Tehdit midir?
Kural olarak yalnızca bir beddua, failin kendi iradesiyle gelecekte gerçekleştireceği bir saldırıyı bildirmediği için tehdit suçundan farklıdır.
Örneğin;
“Allah belanı versin.”
ifadesi Yargıtay tarafından başka bir dosyada kaba ve nezaket dışı bir beddua olarak değerlendirilmiştir.
Tehditte ise fail mağdura;
kendisinin gerçekleştirebileceği veya gerçekleştirilmesini sağlayabileceği bir kötülüğü
bildirmektedir.
Bu nedenle;
“Allah cezanı versin.”
ile
“Seni ben öldüreceğim.”
aynı hukuki nitelikte değildir.
“Seni Dava Ederim” Demek Tehdit Suçu mudur?
Kural olarak hayır.
Kişinin;
“Seni savcılığa şikâyet edeceğim.”
“Hakkında dava açacağım.”
“Alacağımı icraya koyacağım.”
demesi, gerçekten sahip olduğu bir hukuki hakkı kullanacağını bildirmesi halinde tek başına TCK m.106 anlamında tehdit değildir.
Ancak bu hak bir kişiyi hukuka aykırı bir davranışa zorlamak veya haksız çıkar sağlamak amacıyla baskı aracı olarak kullanılıyorsa şantaj suçu gündeme gelebilir.
TCK m.107, kişinin yapmaya hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından ya da yapmayacağından bahisle başka bir kişiyi hukuka aykırı bir davranışa veya haksız çıkar sağlamaya zorlamasını ayrıca suç olarak düzenlemektedir.
Bu nedenle tehdit ile şantaj birbirine karıştırılmamalıdır.
Şartlı Tehdit Suç mudur?
Evet, olabilir.
Tehdidin;
“Eğer bunu yaparsan seni öldürürüm.”
şeklinde bir şarta bağlanması, tehdidi otomatik olarak suç olmaktan çıkarmaz.
Örneğin;
“Polise gidersen seni öldürürüm.”
“Benden ayrılırsan sana zarar veririm.”
“Şikâyetini geri çekmezsen seni vururum.”
gibi sözler şartları oluştuğunda tehdit suçunu oluşturabilir.
Yargıtay’ın değerlendirdiği bir dosyada;
“Beni terk edersen seni öldürürüm.”
şeklindeki sözün TCK m.106/1 kapsamındaki tehdit suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
“Kendimi Öldürürüm” Demek Tehdit Suçu mudur?
TCK m.106 esas olarak başkasının veya onun yakınının hayatı, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik tehdidi düzenlemektedir.
Bu nedenle;
“Beni terk edersen kendimi öldürürüm.”
şeklindeki söz, sırf bu haliyle mağdurun veya yakınının hayatına saldırı tehdidi değildir.
Yargıtay’ın bir kararında da kişinin;
“Beni terk edersen seni öldürürüm.”
demesi ile
“Beni terk edersen kendimi öldürürüm.”
ifadelerinin hukuki nitelik bakımından farklı olduğu görülmektedir.
Ancak bu tür davranışların olayın niteliğine göre başka hukuki sonuçları olabilir.
WhatsApp’tan Tehdit Suçu İşlenebilir mi?
Evet.
Tehdit suçunun mutlaka yüz yüze işlenmesi gerekmez.
Örneğin;
- WhatsApp,
- SMS,
- Instagram DM,
- Telegram,
- E-posta,
- Sosyal medya mesajı
üzerinden;
“Seni öldüreceğim.”
şeklinde mesaj gönderilmesi TCK m.106 kapsamında değerlendirilebilir.
Tehdit suçunda önemli olan sözün mağdura ulaşması veya ulaşmasının amaçlanmasıdır.
Mesaj şeklinde olması suçu ortadan kaldırmaz.
Sesli Mesajla Tehdit Suç Olur mu?
Evet.
WhatsApp veya başka bir uygulama üzerinden gönderilen;
“Seni bulduğum yerde öldüreceğim.”
şeklindeki sesli mesaj da diğer şartlar oluşuyorsa tehdit suçunu oluşturabilir.
Bu durumda mesajın;
- Hangi numaradan gönderildiği,
- Sesin kime ait olduğu,
- Mesajın tamamı,
- Tarih ve saat bilgileri
delil bakımından önem taşır.
Telefonla Tehdit Suç mudur?
Evet.
Tehdit sözlerinin telefon görüşmesinde söylenmesi suça engel değildir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2025 tarihli kararına konu olayda da telefon yoluyla ölüm tehdidi TCK m.106/1 çerçevesinde değerlendirilmiştir.
Ancak telefon görüşmesinin gerçekten gerçekleştiğini gösteren HTS kaydı, görüşmenin içeriğini göstermez.
HTS;
- Arayan numara,
- Aranan numara,
- Tarih,
- Saat,
- Görüşme süresi
gibi trafik bilgilerini gösterebilir.
Konuşmanın içeriğinin ayrıca ispatlanması gerekir.
Sosyal Medyadan Tehdit Suçu İşlenebilir mi?
Evet.
Instagram, X, Facebook, TikTok veya diğer sosyal medya platformlarında mağduru hedef alan;
“Seni bulacağım.”
“Seni öldüreceğim.”
“Ailene zarar vereceğim.”
gibi paylaşımlar olayın şartlarına göre tehdit suçu oluşturabilir.
Ancak sahte hesaptan yapılan tehditlerde öncelikle hesabın gerçek kullanıcısının tespiti gerekir.
Yalnızca profil üzerinde bir kişinin fotoğrafının veya isminin bulunması hesabın mutlaka o kişi tarafından kullanıldığını kanıtlamaz.
Başkası Aracılığıyla Tehdit Suçu İşlenebilir mi?
Şartları varsa evet.
Fail;
“Git ona söyle, bir daha buraya gelirse onu öldüreceğim.”
şeklinde üçüncü bir kişiye söz söyleyip bu sözün mağdura ulaşmasını amaçlamış olabilir.
Tehdit suçunun doğrudan mağdurun yüzüne karşı söylenmesi zorunlu değildir.
Ancak sözün mağdura iletilmesi ve failin bu sonucu isteyip istemediği dosyadaki delillerle değerlendirilmelidir.
Silahla Tehdit Suçunun Cezası Nedir?
Silahla tehdit, TCK m.106/2 kapsamında nitelikli tehdit suçudur.
2026 itibarıyla cezası:
2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasıdır.
Bu ceza sınırı özellikle önemlidir.
Çünkü 4 Haziran 2025 tarihinden önce nitelikli tehdit suçunun üst sınırı 5 yıl iken 7550 sayılı Kanun ile 7 yıla yükseltilmiştir.
Dolayısıyla 2026 yılında eski tarihli internet kaynaklarında geçen “2–5 yıl” bilgisi güncel değildir.
Silahı Ateşlemek Gerekir mi?
Hayır.
Silahla tehdidin oluşması için silahın mutlaka ateşlenmesi gerekmez.
Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre silahın nitelikli hal sayılmasının nedeni, mağdur üzerindeki korkutucu etkiyi artırması ve tehdidin gerçekleştirilmesini kolaylaştırmasıdır.
Hatta olayın şartlarına göre failin silahı göstererek veya kullanarak korkutması sırasında ayrıca;
“Seni öldüreceğim.”
demesi bile zorunlu olmayabilir.
Örneğin failin aralarında husumet bulunan kişinin üzerine silah doğrultması, olayın tamamına göre nitelikli tehdit oluşturabilir.
Kurusıkı Silahla Tehdit Nitelikli Tehdit Olur mu?
Burada kullanılan aracın TCK bakımından silah niteliğinde olup olmadığı somut olarak değerlendirilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, nitelikli tehdidin oluşması için kullanılan aracın mutlaka ateşli silah olması gerekmediğini belirtmektedir. Silah kavramı TCK m.6’daki geniş tanıma göre değerlendirilir.
Kurusıkı veya oyuncak silah gibi araçlarda ise cihazın niteliği, gerçek silaha benzerliği ve olayın gerçekleşme biçimi ayrıca incelenmelidir.
Bu nedenle;
“Gerçek mermi atmıyorsa hiçbir şekilde silahlı tehdit olmaz.”
şeklinde genel bir sonuca varmak doğru değildir.
Bıçakla Tehdit Silahla Tehdit midir?
Şartları varsa evet.
TCK’daki silah kavramı yalnızca tabanca veya tüfeği kapsamaz.
Bıçak ve saldırı veya savunmada kullanılmaya elverişli başka araçlar da şartları varsa silah olarak değerlendirilebilir.
Dolayısıyla mağdurun üzerine bıçakla yürüyerek;
“Seni öldüreceğim.”
denilmesi nitelikli tehdit kapsamında değerlendirilebilir.
İki veya Daha Fazla Kişinin Birlikte Tehdit Etmesi
TCK m.106/2-c’ye göre tehdidin birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi nitelikli haldir.
Cezası 2026 itibarıyla 2 yıldan 7 yıla kadar hapistir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu nitelikli hal için en az iki kişinin fikir ve eylem birliği içinde hareket etmesi gerektiğini belirtmektedir.
Bir kişinin tehdit sözünü söylediği, diğer kişinin ise yanında korkutucu güç olarak bulunduğu olaylarda da somut şartlara göre bu nitelikli hal oluşabilir.
İmzasız Mektupla Tehdit Cezası Nedir?
TCK m.106/2-b açıkça imzasız mektupla tehdidi nitelikli hal olarak düzenlemektedir.
Bu durumda ceza:
2 yıldan 7 yıla kadar hapistir.
Kanunun daha ağır ceza öngörmesinin nedeni failin kimliğini gizleyerek mağdur üzerindeki korkuyu artırmasıdır.
Sahte Hesaptan Tehdit Nitelikli Tehdit midir?
Her sahte hesap otomatik olarak TCK m.106/2-b kapsamında değerlendirilmez.
Kanun;
kişinin kendisini tanınmayacak hale koyması, imzasız mektup veya özel işaretlerle
tehdidi nitelikli hal olarak düzenlemektedir.
Sahte sosyal medya hesabının somut olayda bu nitelikli hale girip girmediği;
- Failin kimliğini özellikle gizleyip gizlemediği,
- Hesabın kullanım şekli,
- Mesajların niteliği
dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Bu nedenle yalnızca;
“Fake hesaptan yazıldı, kesin 2–7 yıl.”
denilmesi doğru değildir.
Örgüt Adını Kullanarak Tehdit Etmenin Cezası Nedir?
TCK m.106/2-d’ye göre tehdidin var olan veya var sayılan suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak gerçekleştirilmesi nitelikli tehdittir.
Örneğin kişi gerçekte o örgütün üyesi olmasa bile;
“Biz şu örgütüz, seni yaşatmayız.”
şeklinde bilinen bir suç yapılanmasının korkutucu gücünden yararlanabilir.
Kanun hem gerçekten var olan hem de var sayılan suç örgütünün korkutucu gücünü kapsamaktadır.
Bu halde de ceza 2 yıldan 7 yıla kadar hapistir.
Kadına Karşı Tehdit Suçunun Cezası Daha mı Fazla?
Temel tehdit bakımından evet.
TCK m.106/1’e 2022 yılında eklenen düzenlemeye göre hayat, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit suçunun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı 9 aydan az olamaz.
Normal temel ceza 6 ay–2 yıl iken kadın mağdur bakımından alt sınır 9 aya yükselmektedir.
Örneğin bir erkeğin eski eşine;
“Seni öldüreceğim.”
demesi şartları varsa bu düzenleme kapsamında değerlendirilebilir.
Ayrıca olay aile içi veya kadına karşı şiddet niteliğindeyse 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbirleri de ayrıca gündeme gelebilir.
Eski Eşi Tehdit Etmek Suç mudur?
Elbette.
Evliliğin sona ermiş olması tehdit suçunu ortadan kaldırmaz.
Örneğin eski eşin;
“Benden başkasıyla birlikte olursan seni öldürürüm.”
şeklinde tehdit edilmesi şartları varsa TCK m.106 kapsamında suçtur.
Olayın niteliğine göre ayrıca;
- Uzaklaştırma,
- Yaklaşmama,
- İletişim araçlarıyla rahatsız etmeme
gibi 6284 sayılı Kanun tedbirleri de talep edilebilir.
Tehdit Suçunda Şikâyet Şart mı?
Bu sorunun cevabı tehdidin türüne göre değişir.
Hayata, vücuda veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit
Örneğin;
“Seni öldüreceğim.”
“Seni vuracağım.”
şeklindeki TCK m.106/1’in ilk cümlesindeki tehdit şikâyete bağlı değildir.
Savcılık suçtan haberdar olduğunda soruşturmayı re’sen yürütebilir.
Malvarlığına büyük zarar veya sair kötülük tehdidi
Örneğin şartları varsa;
“Arabanı yakarım.”
gibi TCK m.106/1’in ikinci kısmındaki tehdit şikâyete bağlıdır. Kanun bunu açıkça düzenlemektedir.
Nitelikli tehdit
Silahla, birden fazla kişiyle veya TCK m.106/2’de sayılan diğer yöntemlerle gerçekleştirilen tehdit de şikâyete bağlı değildir.
Tehdit Suçunda Şikâyet Süresi Kaç Aydır?
Şikâyete tabi olan malvarlığına büyük zarar veya sair kötülük tehdidi bakımından genel şikâyet süresi TCK m.73 uyarınca 6 aydır.
Bu süre mağdurun hem fiili hem de faili öğrenmesinden itibaren değerlendirilir.
Ancak;
“Seni öldüreceğim.”
gibi hayat veya vücut dokunulmazlığına yönelik temel tehdit ile nitelikli tehdit şikâyete bağlı olmadığından bu suçlarda 6 aylık şikâyet süresi uygulanmaz.
Bu ayrım son derece önemlidir.
“Şikâyetçi Değilim” Dersem Tehdit Dosyası Kapanır mı?
Her zaman hayır.
Eğer suç;
malvarlığına büyük zarar veya sair kötülük tehdidi
şeklindeki şikâyete bağlı türdeyse şikâyetten vazgeçmenin hukuki sonucu olabilir.
Ancak hayat, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit ya da nitelikli tehdit şikâyete bağlı değildir.
Bu nedenle mağdur;
“Şikâyetçi değilim.”
dese bile savcılık veya mahkeme yargılamayı sürdürebilir.
Buna karşılık uzlaştırmaya tabi tehditlerde uzlaşmanın gerçekleşmesi ayrıca farklı sonuç doğurabilir.
Tehdit Suçu Uzlaştırmaya Tabi mi?
TCK m.106/1 kapsamındaki temel tehdit suçu uzlaştırmaya tabidir.
CMK m.253/1-b açıkça;
“Tehdit (madde 106, birinci fıkra)”
suçunu uzlaştırma kapsamına almaktadır.
Dolayısıyla hem;
- Hayat/vücut/cinsel dokunulmazlığa yönelik temel tehdit,
- Malvarlığına veya sair kötülüğe yönelik temel tehdit
bakımından şartları varsa uzlaştırma süreci gündeme gelir.
Ancak TCK m.106/2’deki nitelikli tehdit bu özel uzlaştırma düzenlemesinin kapsamında değildir.
Ayrıca tehdit suçunun uzlaştırma dışında kalan başka bir suçla aynı mağdura karşı birlikte işlenmesi, CMK m.253/3 kapsamında uzlaştırma imkanını etkileyebilir. Güncel kanunda önödeme kapsamındaki suçlarla birlikte işlenme hali için ayrıca bir istisna bulunmaktadır.
Silahla Tehdit Uzlaştırmaya Tabi mi?
Kural olarak hayır.
CMK m.253’te açık şekilde TCK m.106’nın yalnızca birinci fıkrası uzlaştırma kapsamına alınmıştır.
Silahla tehdit ise TCK m.106/2’de düzenlenen nitelikli tehdittir.
Dolayısıyla;
“Her tehdit dosyası uzlaştırmaya gider.”
ifadesi doğru değildir.
Tehdit Suçunda Şikâyet Nereye Yapılır?
Tehdit suçuyla ilgili başvuru;
- Cumhuriyet Başsavcılığına,
- Polis merkezine,
- Jandarmaya
yapılabilir.
Acil ve devam eden bir tehlike varsa özellikle 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden kolluk yardımı talep edilmesi önemlidir.
Şikâyette mümkün olduğunca;
- Tehdidin tam olarak ne olduğu,
- Ne zaman gerçekleştiği,
- Nerede gerçekleştiği,
- Failin kimliği,
- Tanıklar,
- Mesajlar,
- Sesli mesajlar,
- Kamera kayıtları
belirtilmelidir.
WhatsApp Tehdidi Nasıl İspatlanır?
WhatsApp tehdidinde;
- Mesajın tamamı,
- Gönderen numara,
- Profil bilgileri,
- Tarih ve saat,
- Önceki ve sonraki mesajlar
korunmalıdır.
Sadece;
“Seni öldürürüm.”
cümlesini kırpıp ekran görüntüsü almak yerine konuşmanın bağlamının tamamının korunması daha sağlıklıdır.
Telefonun orijinal hali de muhafaza edilmelidir.
Çünkü karşı taraf;
“Bu ekran görüntüsü sahte.”
veya
“Mesajı ben göndermedim.”
savunması yapabilir.
Bu durumda cihaz incelemesi ve diğer dijital deliller önem kazanabilir.
Tehdit Telefonla Yapılmışsa Nasıl İspatlanır?
Telefon görüşmesine ilişkin;
- Arama kayıtları,
- HTS,
- Tanık beyanları,
- Görüşme sonrasında gönderilen mesajlar,
- Olayın hemen ardından yapılan şikâyet
delil olabilir.
Ancak HTS kaydının konuşmanın içeriğini göstermediği unutulmamalıdır.
Örneğin HTS;
sanığın mağduru saat 22.15’te 4 dakika aradığını gösterebilir.
Ancak;
“Seni öldüreceğim.”
dediğini tek başına göstermez.
Konuşmanın içeriği ayrıca ispatlanmalıdır.
Gizli Ses Kaydı Tehdit Suçunda Delil Olur mu?
Bu konuda her olay için;
“Kesin delildir.”
veya
“Kesinlikle kullanılamaz.”
denilemez.
Gizli ses kayıtlarının hukuka uygunluğu;
- Tehdidin ani gelişip gelişmediği,
- Başka türlü delil elde etme imkanının bulunup bulunmadığı,
- Kaydın planlı şekilde mi oluşturulduğu,
- Özel hayat ve haberleşme hakkına müdahalenin niteliği
bakımından somut olarak değerlendirilmelidir.
Nitekim Yargıtay’ın incelediği bir tehdit dosyasında görüşmelerin baştan itibaren planlı şekilde gizlice kaydedildiğinin kabul edilmesi nedeniyle ses kayıtları hukuka uygun delil sayılmamış ve başka yeterli delil bulunmaması beraat sonucunda etkili olmuştur.
Bu nedenle tehdidi ispatlamak amacıyla sistematik şekilde gizli kayıt yapılmadan önce hukuka uygunluk ayrıca değerlendirilmelidir.
Tanıkla Tehdit İspatlanabilir mi?
Evet.
Tehdit suçunun mutlaka yazılı mesajla ispatlanması gerekmez.
Olayı doğrudan duyan kişiler tanık olabilir.
Ancak mahkeme;
- Tanığın taraflarla ilişkisini,
- Olayı gerçekten görüp duymadığını,
- Beyanların tutarlılığını,
- Diğer delillerle desteklenip desteklenmediğini
değerlendirir.
Tek bir tanığın bulunması hukuken otomatik olarak yetersiz delil anlamına gelmez; fakat mahkûmiyet için suçun sanık tarafından işlendiğinin her türlü makul şüpheden uzak biçimde ortaya konulması gerekir.
Tehdit Edilen Kişi Savcılığa Gitmeden Önce Ne Yapmalı?
Mümkün olduğunca delilleri korumalıdır.
Özellikle;
- WhatsApp konuşmasını silmemek,
- Sesli mesajı saklamak,
- Sosyal medya hesabının kullanıcı adını kaydetmek,
- Ekran görüntülerinde tarih ve saati göstermek,
- Tanık isimlerini not etmek,
- Varsa güvenlik kamerasının silinmeden alınmasını sağlamak
önemlidir.
Devam eden ciddi bir tehdit varsa yalnızca delil toplamaya çalışmak yerine öncelikle güvenlik sağlanmalıdır.
Tehdit Sonrasında Uzaklaştırma Kararı Alınabilir mi?
Olay aile içi veya kadına karşı şiddet kapsamında ise şartları varsa 6284 sayılı Kanun uyarınca koruyucu ve önleyici tedbir kararları talep edilebilir.
Örneğin;
- Yaklaşmama,
- İletişim araçlarıyla rahatsız etmeme,
- Konuttan uzaklaştırma
gibi tedbirler gündeme gelebilir.
Bu koruma tedbirleri ile TCK m.106 kapsamında yürütülen ceza soruşturması birbirinden farklıdır ve aynı anda uygulanabilir.
Tehdit Amacıyla Gerçekten Ateş Edilirse Ne Olur?
TCK m.106/3 önemli bir düzenleme içermektedir.
Tehdit amacıyla;
- Kasten öldürme,
- Kasten yaralama,
- Mala zarar verme
suçu işlenirse kişi ayrıca bu suçlardan da cezalandırılır.
Örneğin fail mağduru korkutmak amacıyla;
arabasına ateş etmiş
ve araç zarar görmüş olabilir.
Bu durumda yalnızca tehdit değil, şartları varsa mala zarar verme suçundan da ceza gündeme gelebilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu da TCK m.106/3’ün özel bir içtima kuralı olduğunu ve belirtilen suçlar işlendiğinde ayrıca cezaya hükmedilebileceğini vurgulamaktadır.
Havaya Ateş Ederek Tehdit Suçu İşlenebilir mi?
Şartları varsa evet.
Örneğin fail mağdurun evinin önüne gelip silahla havaya ateş ederek;
“Bu sefer havaya, bir dahaki sefer sana.”
demiş olabilir.
Bu durumda silahla tehdit yanında;
- Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması,
- 6136 sayılı Kanuna aykırılık
gibi başka suçların şartları da ayrıca araştırılabilir.
Hangi suçların oluştuğu olayın tam biçimine göre belirlenir.
Tehdit ile Şantaj Arasındaki Fark Nedir?
Tehdit suçunda fail mağdura gelecekte bir kötülük yapacağını bildirir.
Şantajda ise tehdit, kişiyi belirli bir davranışa zorlamak veya haksız çıkar elde etmek amacıyla kullanılmaktadır ve TCK m.107’de ayrıca düzenlenmiştir.
Örneğin;
“Seni öldüreceğim.”
tehdit olabilir.
Buna karşılık;
“Bana 100.000 TL vermezsen özel fotoğraflarını ailene gönderirim.”
şeklindeki eylem şartları varsa şantaj suçunu oluşturabilir.
Bu ayrım uygulanacak ceza maddesini doğrudan değiştirir.
Tehdit ile Hakaret Arasındaki Fark Nedir?
Hakaret kişinin;
onur, şeref ve saygınlığını
hedef alır.
Tehdit ise kişinin gelecekte;
kendisine veya yakınına bir kötülük yapılacağı korkusu altında bırakılmasını
konu edinir.
Örneğin;
“Şerefsizsin.”
hakaret tartışması yaratabilir.
“Seni öldüreceğim.”
ise tehdit suçuna yöneliktir.
Aynı konuşmada hem hakaret hem tehdit gerçekleşmesi mümkündür.
Aynı Mesajda Hem Hakaret Hem Tehdit Varsa Ne Olur?
Örneğin;
“Şerefsiz, seni bulduğum yerde öldüreceğim.”
şeklinde bir mesajda hem hakaret hem tehdit suçunun unsurları gündeme gelebilir.
Her suç ayrı ayrı değerlendirilir.
Bununla birlikte 2026 itibarıyla hakaretin uzlaştırmaya tabi olmaması ve önödeme rejimine alınmış olması, tehdit suçunun ise TCK m.106/1 bakımından uzlaştırmaya tabi olması nedeniyle usul bakımından da önemli farklılıklar bulunmaktadır. CMK m.253/3’ün güncel metni, aynı mağdura karşı birlikte işlenen suçların uzlaştırmaya etkisini ayrıca düzenlemektedir.
Aynı Kişiyi Sürekli Tehdit Etmek Cezayı Artırır mı?
Aynı suç işleme kararı kapsamında aynı mağdura değişik zamanlarda birden fazla tehdit gerçekleştirilmişse şartları varsa zincirleme suç hükümleri gündeme gelebilir.
Örneğin fail;
pazartesi mesajla,
çarşamba telefonla,
cuma yüz yüze
aynı mağduru tehdit etmiş olabilir.
Ancak eylemlerin tek suç mu, zincirleme suç mu yoksa farklı hukuki yapı mı oluşturduğu olayın zamanına ve bağlantısına göre değerlendirilmelidir.
Bir Mesajla Birden Fazla Kişiyi Tehdit Etmek
Örneğin;
“Seni ve kardeşini öldüreceğim.”
şeklindeki tek davranışla birden fazla kişinin hedef alınması halinde mağdur sayısı ve TCK’nın zincirleme suç/fikri içtima hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Her dosyada;
“İki kişi tehdit edildi, kesin iki ayrı ceza.”
şeklinde basit bir matematik uygulanamaz.
Tehdit Suçu Sabıka Kaydına İşler mi?
Sadece şikâyet edilmek veya tehdit suçundan ifade vermek sabıkaya işlemez.
Ancak yargılama sonucunda adli sicile kaydedilecek nitelikte kesinleşmiş mahkûmiyet kararı ortaya çıkarsa adli sicil gündeme gelebilir.
TCK m.106/1 kapsamında uzlaşma sağlanarak dosyanın kanundaki şekilde sonuçlanması ise mahkûmiyetle aynı şey değildir.
Tehdit Suçundan Tutuklama Olur mu?
Her tehdit soruşturmasında tutuklama olmaz.
Tutuklama için CMK m.100’deki;
- Kuvvetli suç şüphesi,
- Tutuklama nedeni,
- Ölçülülük
şartları ayrıca bulunmalıdır.
Bununla birlikte;
- Silahlı tehdit,
- Sürekli takip,
- Mağdura yaklaşmaya devam etme,
- Tanıklar üzerinde baskı,
- Tehdidin fiilen gerçekleştirilmeye başlanması
gibi olaylar dosyanın risk değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Tutuklama otomatik değil, istisnai bir koruma tedbiridir.
Tehdit Suçunun Güncel Cezaları 2026
2026 itibarıyla temel tablo şöyledir:
Hayat, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit:
6 ay – 2 yıl hapis.
Bu temel tehdidin kadına karşı işlenmesi:
Alt sınır 9 aydan az olamaz.
Malvarlığına büyük zarar veya sair kötülük tehdidi:
2 ay – 6 ay hapis veya adli para cezası; şikâyete bağlıdır.
Silahla, imzasız mektupla, birden fazla kişiyle veya örgütün korkutucu gücüyle tehdit:
2 yıl – 7 yıl hapis.
Bu ceza sınırları TCK m.106’nın güncel metninden kaynaklanmaktadır. Nitelikli tehdidin üst sınırı 4 Haziran 2025 tarihinde 5 yıldan 7 yıla yükseltilmiştir.
Sık Sorulan Sorular
“Seni öldürürüm” demek suç mu?
Şartları varsa evet. Mağdurun hayatına yönelik saldırı tehdidi TCK m.106/1 kapsamında değerlendirilebilir.
Tehdit suçunun cezası kaç yıl?
Temel tehdit 6 ay–2 yıl hapistir. Nitelikli tehdit ise 2026 itibarıyla 2–7 yıl hapis cezasıdır.
Silahla tehdidin cezası kaç yıl?
2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasıdır. 2025’te üst sınır 5 yıldan 7 yıla çıkarılmıştır.
Kadını tehdit etmenin cezası nedir?
Hayat, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik temel tehdidin kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı 9 aydan az olamaz.
WhatsApp’tan “seni öldürürüm” yazmak suç mu?
Şartları varsa evet. Tehdidin yüz yüze gerçekleştirilmesi şart değildir.
Tehditte mağdurun gerçekten korkması gerekir mi?
Hayır. Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre tehdidin objektif olarak korkutmaya elverişli olması yeterlidir; mağdurun gerçekten korkması zorunlu değildir.
Tehdit şikâyete bağlı mı?
Hayat, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit şikâyete bağlı değildir. Malvarlığına büyük zarar veya sair kötülük tehdidi ise şikâyete bağlıdır.
Tehdit şikâyet süresi kaç ay?
Şikâyete bağlı tehdit bakımından genel şikâyet süresi 6 aydır. Hayata veya vücuda yönelik temel tehditte ise soruşturma şikâyete bağlı değildir.
Tehdit uzlaştırmaya tabi mi?
TCK m.106/1 kapsamındaki temel tehdit uzlaştırmaya tabidir. Nitelikli tehdit TCK m.106/2 ise bu özel düzenleme kapsamında değildir.
“Seni dava edeceğim” tehdit midir?
Kural olarak kişinin yasal hakkını kullanacağını söylemesi TCK m.106 anlamında tehdit değildir. Ancak bu hakkın bir kişiyi hukuka aykırı bir davranışa zorlamak veya haksız çıkar sağlamak amacıyla kullanılması halinde şantaj suçu ayrıca değerlendirilebilir.
“Beni terk edersen seni öldürürüm” tehdit midir?
Şartları varsa evet. Tehdidin bir koşula bağlanması suçu ortadan kaldırmaz. Yargıtay bu tür ölüm tehdidini TCK m.106 kapsamında değerlendirmiştir.
Tehdit Suçu İçin Ceza Avukatı Desteği
Tehdit dosyalarında yalnızca kullanılan tek bir cümleye bakılarak hukuki sonuç çıkarılması çoğu zaman doğru değildir.
Somut olayda özellikle;
- Söylenen sözün tam içeriği,
- Tarafların önceki ilişkisi ve husumeti,
- Sözün hangi ortamda söylendiği,
- Tehdidin objektif olarak ciddi ve gerçekleştirilebilir olup olmadığı,
- Silah kullanılıp kullanılmadığı,
- Birden fazla kişinin birlikte hareket edip etmediği,
- Tehdidin WhatsApp, telefon veya sosyal medya üzerinden yapılıp yapılmadığı,
- Olayın şikâyete bağlı olup olmadığı,
- Uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı,
- Tehdit yanında hakaret, şantaj, ısrarlı takip, yaralama veya mala zarar verme suçlarının da oluşup oluşmadığı
birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle nitelikli tehdidin cezası 4 Haziran 2025 tarihinde ağırlaştırılmış ve üst sınır 5 yıldan 7 yıla çıkarılmıştır. Bu nedenle eski internet kaynaklarında yer alan ceza miktarlarıyla hareket edilmemelidir.
Ayrıca TCK m.106/1 kapsamındaki temel tehdit suçlarının uzlaştırma kapsamında olduğu, buna karşılık silahlı veya diğer nitelikli tehdit hallerinin farklı değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.
Avukat Ferhat Küle Hukuk Bürosu olarak tehdit ve şantaj soruşturmaları, WhatsApp ve sosyal medya tehditleri, silahla tehdit, kadına ve eski eşe yönelik tehdit, şüpheli ve sanık müdafiliği, müşteki vekilliği, uzaklaştırma ve koruma tedbirleri ile ceza davalarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktayız.
Somut olayda mesajlar, sesli mesajlar, tanıklar, kamera kayıtları ve soruşturma evrakları incelenerek tehdit suçunun gerçekten oluşup oluşmadığı, suçun basit veya nitelikli hali, şikâyet ve uzlaştırma durumu ile uygulanabilecek ceza hükümleri değerlendirilebilir.
Av. Ferhat Küle
İstanbul