Algoritmalar Arasında Örtülü Anlaşma Mümkün Müdür? Algoritmik Fiyatlandırma ve Rekabet Hukuku
Dijital ekonomide fiyatlar artık her zaman bir şirket yöneticisinin veya satış departmanının doğrudan kararıyla belirlenmemektedir. E-ticaret platformlarından otellere, hava yolu şirketlerinden araç kiralama işletmelerine kadar birçok sektörde fiyatlandırma algoritmaları kullanılmaktadır. Bu algoritmalar rakiplerin fiyatlarını, talep değişikliklerini, stok seviyelerini, tüketici davranışlarını ve geçmiş satış verilerini saniyeler içerisinde analiz ederek fiyatları otomatik olarak değiştirebilmektedir.
Bu teknolojik gelişme önemli bir rekabet hukuku sorusunu gündeme getirmektedir: Rakip şirketlerin yöneticileri birbirleriyle hiçbir şekilde iletişim kurmasa bile kullandıkları algoritmalar arasında bir tür örtülü anlaşma meydana gelebilir mi?
Sorunun ekonomik açıdan cevabı belirli koşullarda evet olabilir. Hukuki açıdan ise değerlendirme çok daha karmaşıktır. Çünkü rekabet hukukunun temel kavramlarından olan anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüsler arası koordinasyon kavramları esasen insan davranışları ve şirket kararları düşünülerek geliştirilmiştir. Oysa günümüzde bazı ticari kararlar yapay zekâ ve makine öğrenmesi sistemleri tarafından alınabilmektedir.
Bu nedenle algoritmik fiyatlandırma, algoritmik kartel ve algoritmalar arasında örtülü anlaşma, önümüzdeki dönemin en önemli rekabet hukuku konuları arasında yer almaktadır.
Algoritmik Fiyatlandırma Nedir?
Algoritmik fiyatlandırma, bir ürün veya hizmetin fiyatının belirli verileri analiz eden yazılımlar tarafından belirlenmesi veya değiştirilmesidir.
Bir fiyatlandırma algoritması örneğin;
- rakiplerin güncel fiyatlarını,
- tüketici talebini,
- stok miktarını,
- günün saatini,
- satış hızını,
- geçmiş fiyat hareketlerini,
- müşteri davranışlarını,
- maliyetleri,
- kampanyaları
analiz ederek işletmenin satış fiyatını otomatik şekilde belirleyebilir.
Algoritmik fiyatlandırmanın kullanılması başlı başına hukuka aykırı değildir. Hatta doğru kullanıldığında fiyatların daha hızlı güncellenmesini, stokların daha verimli yönetilmesini ve işletmelerin piyasa koşullarına daha hızlı tepki vermesini sağlayabilir.
Rekabet hukuku açısından sorun, algoritmanın rekabet etmek yerine rakiplerle koordinasyonu kolaylaştıracak şekilde çalışması hâlinde ortaya çıkmaktadır.
Rekabet Hukukunda Örtülü Anlaşma Nedir?
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi, belirli bir mal veya hizmet piyasasında rekabeti engelleme, bozma veya kısıtlama amacı taşıyan yahut bu etkiyi doğuran veya doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmaları, uyumlu eylemleri ve teşebbüs birliği kararlarını yasaklamaktadır.
Dolayısıyla rekabet ihlali için mutlaka tarafların imzaladığı yazılı bir kartel sözleşmesinin bulunması gerekmez.
Rakip şirketler arasında;
fiyatların belirlenmesi, gelecekte uygulanacak fiyatların paylaşılması, fiyat indirimlerinin sınırlandırılması, müşterilerin bölüşülmesi veya ticari stratejilerin koordine edilmesi gibi davranışlar çeşitli şartlarda rekabet hukuku ihlali oluşturabilir.
Algoritmaların devreye girmesi ise klasik koordinasyon modellerini önemli ölçüde değiştirmektedir.
Algoritmalar Birbiriyle Anlaşabilir mi?
Teknik anlamda bir algoritmanın hukuki iradesinden veya hukuken geçerli bir anlaşma yapma yeteneğinden söz edilemez.
Dolayısıyla hukuk açısından mesele aslında “algoritmalar anlaşma yaptı mı?” sorusundan ziyade şu şekilde değerlendirilmelidir:
Teşebbüsler kullandıkları algoritmalar aracılığıyla rakipleriyle rekabetçi belirsizliği azaltmış veya piyasa davranışlarını koordine etmiş midir?
Algoritmalar rakiplerin fiyatlarını sürekli izleyebilir, rakibin yaptığı indirime saniyeler içerisinde karşılık verebilir ve rekabetçi fiyat indirimlerinden sapmanın ekonomik açıdan anlamsız hâle geldiği bir piyasa ortamı yaratabilir.
Bu durumda açık bir iletişim bulunmasa dahi piyasa aktörlerinin davranışları giderek birbirine yaklaşabilir.
OECD tarafından yapılan çalışmalar da fiyatlandırma algoritmalarının yalnızca verimlilik sağlayan araçlar olmadığını; belirli piyasa koşullarında koordinasyonu kolaylaştırabileceğini ve teşebbüslerin rekabetçi davranışlarını etkileyebileceğini ortaya koymaktadır.
Algoritmik Örtülü Anlaşma Nasıl Ortaya Çıkabilir?
Algoritmalar aracılığıyla rekabetin kısıtlanması tek bir yöntemle gerçekleşmez. Farklı senaryolar söz konusu olabilir.
1. Mevcut Bir Kartelin Algoritmaya Aktarılması
Hukuken en açık durum budur.
Rakip şirketler önceden fiyat konusunda anlaşır ve daha sonra bu anlaşmayı uygulamak amacıyla fiyatlandırma algoritmaları kullanırsa teknolojinin kullanılması kartelin hukuki niteliğini değiştirmez.
Örneğin üç rakip satıcının fiyatların belirli bir seviyenin altına düşürülmemesi konusunda anlaşarak yazılımlarını buna göre programladığını düşünelim.
Burada algoritma kartelin tarafı değildir. Algoritma yalnızca teşebbüsler arasındaki hukuka aykırı anlaşmanın uygulanmasını sağlayan araçtır.
Bu nedenle “fiyatı algoritma belirledi” savunması şirketin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Avrupa Komisyonunun yatay iş birliğine ilişkin yaklaşımında da şirketlerin hukuka aykırı fiyatlandırma uygulamalarından, karar algoritma tarafından verilmiş olsa dahi sorumluluktan kaçamayacağı belirtilmektedir.
2. Rakiplerin Aynı Fiyatlandırma Algoritmasını Kullanması
Daha karmaşık sorunlardan biri rakip şirketlerin aynı üçüncü taraf yazılım şirketinden fiyatlandırma hizmeti almasıdır.
Örneğin aynı sektörde faaliyet gösteren 50 işletmenin aynı fiyat optimizasyon yazılımını kullandığını düşünelim.
Yazılım sağlayıcısı bütün işletmelerden;
satış hacmi, maliyetler, gelecekte uygulanması planlanan fiyatlar, kampanyalar veya stok bilgileri gibi ticari açıdan hassas veriler topluyorsa ciddi bir rekabet hukuku riski ortaya çıkabilir.
Algoritma bu bilgileri kullanarak bütün işletmelere benzer fiyat stratejileri öneriyorsa piyasadaki rekabetçi belirsizlik önemli ölçüde azalabilir.
Bu yapı rekabet hukukunda hub-and-spoke, diğer bir ifadeyle topla-dağıt koordinasyonu çerçevesinde değerlendirilebilir.
Burada merkezde bulunan yazılım veya platform sağlayıcısı “hub”, birbirine rakip işletmeler ise sistemin diğer taraflarını oluşturabilir.
Özellikle rakiplerin geleceğe yönelik ticari bilgilerinin ortak bir algoritmaya aktarılması ve algoritmanın bu verileri diğer kullanıcıların fiyat kararlarında kullanması rekabet hukuku açısından yüksek risk taşımaktadır. Güncel OECD değerlendirmelerinde de ortak fiyatlama araçları ve veri merkezlerinin rakiplerin hassas ticari bilgilerini bir araya getirmesinin koordinasyon riskini artırabileceğine dikkat çekilmektedir.
3. Rakip Fiyatlarını Sürekli Takip Eden Algoritmalar
Geleneksel piyasalarda bir şirketin rakibinin fiyat değişikliğini fark etmesi zaman alabilir.
Algoritmik piyasalarda ise durum tamamen farklıdır.
Bir yazılım yüzlerce rakibin fiyatını birkaç saniyede bir kontrol edebilir.
Rakiplerden biri fiyatını düşürdüğünde diğer işletmelerin algoritmaları aynı anda veya birkaç saniye içerisinde buna karşılık verebilir.
Bunun sonucunda fiyat indiriminin getirdiği rekabet avantajı son derece kısa sürebilir.
Örneğin:
A şirketi fiyatı 1.000 TL’den 900 TL’ye indirir.
B şirketinin algoritması bunu birkaç saniye içerisinde tespit ederek fiyatı 895 TL’ye indirir.
A şirketinin algoritması tekrar fiyat değiştirir.
Bu süreç sürekli tekrarlandığında şirketlerin agresif fiyat rekabetine girme motivasyonu azalabilir.
Algoritmalar böylece piyasadaki fiyat hareketlerinin çok daha hızlı izlenmesini sağlayarak koordinasyonun sürdürülmesini kolaylaştırabilir.
4. Algoritmaların Bağımsız Olarak Aynı Stratejiyi Öğrenmesi
Rekabet hukukunun en tartışmalı alanlarından biri budur.
Makine öğrenmesine dayalı algoritmalar her zaman programcı tarafından ayrıntılı fiyat kurallarıyla kodlanmaz.
Algoritmaya örneğin yalnızca;
“Şirketin uzun vadeli kârını maksimum seviyeye çıkar.”
şeklinde bir hedef verilebilir.
Algoritma milyonlarca fiyatlama senaryosunu analiz ederek zaman içerisinde hangi stratejinin daha fazla kazanç sağladığını öğrenebilir.
Teorik olarak rakip şirketlerin algoritmaları birbirleriyle doğrudan iletişim kurmaksızın fiyat savaşına girmemenin daha kârlı olduğunu öğrenebilir.
Böylece fiyatların rekabetçi seviyenin üzerinde kaldığı bir piyasa dengesi oluşabilir.
Bu durum bazen algoritmik örtülü koordinasyon veya algoritmik tacit collusion olarak ifade edilmektedir.
Ekonomik açıdan koordinasyona benzeyen bir sonuç ortaya çıkmasına rağmen rekabet hukuku açısından önemli bir sorun bulunmaktadır:
Taraflar arasında hukuken gerekli olan koordinasyon iradesi nerede bulunmaktadır?
Paralel Fiyatlama Tek Başına Kartel Anlamına Gelmez
Rakip işletmelerin aynı veya birbirine yakın fiyat uygulaması tek başına hukuka aykırı anlaşmanın kesin kanıtı değildir.
Özellikle oligopolistik piyasalarda şirketler birbirlerinin davranışlarını gözlemleyerek benzer ticari kararlar verebilir.
Örneğin;
döviz kurunun yükselmesi, enerji maliyetlerinin artması, hammadde fiyatlarının değişmesi veya talebin yükselmesi nedeniyle bütün şirketlerin benzer zamanlarda fiyat artırması mümkündür.
Bu nedenle algoritmalar tarafından meydana getirilen fiyat paralelliğinin hukuki değerlendirmesinde yalnızca fiyatların aynı olup olmadığına bakılması yeterli değildir.
Algoritmanın çalışma yöntemi, kullandığı veriler, şirketlerin birbirleriyle veya ortak yazılım sağlayıcısıyla ilişkileri ve algoritmanın geliştirilme süreci birlikte değerlendirilmelidir.
4054 Sayılı Kanun Bakımından Algoritmik Uyumlu Eylem
Türk rekabet hukukunda algoritmik koordinasyon bakımından özellikle uyumlu eylem kavramı önem taşımaktadır.
Kanun, her durumda doğrudan anlaşmanın bulunmasını şart koşmamaktadır.
Piyasalardaki fiyat değişikliklerinin veya arz ve talep dengesinin rekabetin kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi belirli şartlarda uyumlu eylem karinesi bakımından önem taşıyabilir.
Dolayısıyla Rekabet Kurumu tarafından yürütülen bir incelemede;
algoritmanın kaynak kodu, fiyatlama parametreleri, yöneticiler arasındaki yazışmalar, yazılım sağlayıcısıyla yapılan sözleşmeler, algoritmaya aktarılan veriler, rakip fiyatlarının takip sıklığı ve sistem içerisindeki fiyat önerileri incelenebilir.
Özellikle şirket içerisindeki belgeler algoritmanın rakiplerle fiyat uyumunu sağlamak amacıyla kullanıldığını gösteriyorsa rekabet hukuku riski ciddi ölçüde artacaktır.
Rekabet Kurulunun Otomatik Fiyatlandırmaya Yaklaşımı
Türkiye açısından konu artık yalnızca akademik bir tartışmadan ibaret değildir.
Rekabet Kurulu, e-pazaryerlerinin satıcılara sunduğu otomatik fiyatlandırma mekanizmalarını 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında incelemiştir.
Hepsiburada hakkında yürütülen incelemede otomatik fiyatlandırma sistemindeki “Buybox Fiyatına Eşitle” seçeneğinin kaldırılması, belirli fiyatlama seçeneklerinin aynı sonuca yol açmayacak şekilde değiştirilmesi ve diğer satıcılara ait verilerin paylaşılmaması gibi taahhütler kabul edilmiştir.
Rekabet Kurulunun algoritmik fiyatlandırmaya ilişkin değerlendirmelerinde algoritmaların verimlilik yaratabileceği kabul edilmekle birlikte, fiyatlandırma algoritmalarının teşebbüsler arasındaki koordinasyonu kolaylaştırabileceği ve özellikle ortak algoritmaların rekabet hukuku bakımından risk yaratabileceği açık şekilde ele alınmaktadır.
Bu gelişmeler, Türkiye’de faaliyet gösteren e-ticaret şirketleri ve teknoloji sağlayıcıları bakımından algoritmik fiyatlandırma sistemlerinin artık doğrudan rekabet hukuku uyum programlarının konusu hâline gelmesi gerektiğini göstermektedir.
Ortak Algoritma Kullanmak Yasak mıdır?
Rakip şirketlerin aynı yazılım sağlayıcısını kullanması tek başına hukuka aykırı değildir.
Ancak kullanılan sistemin nasıl çalıştığı son derece önemlidir.
Örneğin yazılım yalnızca işletmenin kendi geçmiş satış verilerini kullanarak fiyat öneriyorsa rekabet riski daha sınırlı olabilir.
Buna karşılık sistem;
rakiplerin gelecekteki fiyatlarını, gizli indirim oranlarını, maliyetlerini, satış hedeflerini veya stok durumlarını birlikte değerlendirerek kullanıcılara fiyat önerileri sunuyorsa risk önemli ölçüde artabilir.
Bu nedenle değerlendirme yazılımın isminden ziyade veri akışına ve karar mekanizmasına odaklanmalıdır.
Algoritmik Fiyatlandırmada En Riskli Durumlar Nelerdir?
Şirketler açısından özellikle aşağıdaki durumlar rekabet hukuku bakımından dikkatle değerlendirilmelidir:
Rakiplerle aynı fiyatlandırma algoritmasının kullanılması,
rakiplere ait kamuya açık olmayan fiyat bilgilerinin algoritmaya aktarılması,
gelecekte uygulanacak fiyat veya indirim bilgilerinin paylaşılması,
algoritmanın otomatik şekilde rakip fiyatına eşit fiyat belirlemesi,
rakiplerin fiyat indirimlerinin sistem tarafından anında cezalandırılması,
ortak yazılım sağlayıcısının rakip işletmelerin hassas verilerini birlikte kullanması,
algoritmanın fiyat tabanı veya minimum marj belirlemesi,
platformun satıcıları belirli fiyatlama stratejilerine yönlendirmesi,
rakipler arasında algoritmanın nasıl çalışacağı konusunda iletişim kurulması.
Bu göstergelerden herhangi birinin bulunması otomatik olarak rekabet ihlali bulunduğu anlamına gelmez. Ancak şirketin algoritmik fiyatlandırma sisteminin ayrıntılı şekilde incelenmesini gerektirebilir.
Şirketler Algoritmik Rekabet Hukuku Riskini Nasıl Azaltabilir?
Algoritmik fiyatlandırma kullanan işletmeler yalnızca yazılımın teknik performansına odaklanmamalıdır.
Sistem devreye alınmadan önce rekabet hukuku açısından da değerlendirme yapılmalıdır.
Özellikle şirketlerin;
algoritmanın hangi verileri kullandığını tespit etmesi,
rakiplerden gelen gizli verilerin sisteme aktarılmasını engellemesi,
üçüncü taraf yazılım sağlayıcılarının veri kullanım politikalarını incelemesi,
rakiplerin gelecekteki ticari kararlarının algoritmaya girdi olmasını önlemesi,
otomatik fiyat eşitleme mekanizmalarını rekabet hukuku bakımından değerlendirmesi,
algoritmanın yaptığı fiyat değişikliklerinin kayıtlarını tutması,
fiyatlandırma sistemlerini düzenli olarak denetlemesi
önem taşımaktadır.
Ayrıca teknoloji, satış ve fiyatlandırma ekiplerinin rekabet hukuku konusunda eğitilmesi gerekmektedir.
Çünkü algoritmanın teknik olarak yazılım departmanı tarafından geliştirilmiş olması, ortaya çıkan rekabet hukuku riskinin yalnızca teknik ekibin sorumluluğunda olduğu anlamına gelmez.
“Algoritma Yaptı” Savunması Şirketi Kurtarır mı?
Gelecekte karşılaşılması muhtemel savunmalardan biri şirketlerin fiyat kararlarının çalışanlar tarafından değil yapay zekâ tarafından alındığını ileri sürmesi olabilir.
Ancak rekabet hukuku bakımından bu savunmanın tek başına sorumluluğu ortadan kaldırması beklenmemelidir.
Algoritmayı seçen, satın alan, kullanan veya ticari kararlarını algoritmanın sonuçlarına göre uygulayan teşebbüstür.
Bir şirket rakiplerin fiyatlarını sabitlemek amacıyla bir çalışanını kullanarak hukuka aykırı davranabiliyorsa aynı davranışın yazılım aracılığıyla gerçekleştirilmesi hukuki sonucu değiştirmez.
Asıl mesele algoritmanın ne yaptığı ve şirketin algoritmanın davranışı üzerindeki kontrolü, bilgisi ve yönlendirmesidir.
Algoritmik Karteller Nasıl İspatlanabilir?
Algoritmik rekabet soruşturmalarında klasik belgelerin yanında teknik deliller giderek daha önemli hâle gelebilir.
Rekabet otoriteleri;
e-posta ve mesajlaşmaları,
yazılım sağlayıcılarıyla yapılan sözleşmeleri,
algoritmanın kaynak kodunu,
fiyatlama parametrelerini,
API bağlantılarını,
veri tabanlarını,
algoritmanın eğitim verilerini,
fiyat değişikliklerinin zamanlamasını,
rakip fiyatlarının izlenme sıklığını,
sistem tarafından üretilen fiyat önerilerini
inceleyebilir.
Bu nedenle geleceğin kartel soruşturmalarının yalnızca yöneticilerin e-postalarının incelendiği soruşturmalar olmayacağı açıktır.
Rekabet hukukçuları, ekonomistler ve yazılım uzmanlarının birlikte çalıştığı çok disiplinli incelemeler giderek daha önemli hâle gelecektir.
Yapay Zekâ Rekabet Hukukunu Değiştirecek mi?
Yapay zekânın yaygınlaşması rekabet hukukunun temel prensiplerini ortadan kaldırmayacaktır. Ancak bu prensiplerin uygulanma biçimini önemli ölçüde değiştirebilir.
Geleneksel kartel modelinde süreç genellikle şöyledir:
İletişim → anlaşma → uygulama → izleme.
Algoritmik piyasalarda ise bu süreç;
veri → algoritma → fiyat tepkisi → sürekli öğrenme → piyasa uyumu
şeklinde gerçekleşebilir.
Bu nedenle gelecekte rekabet otoritelerinin yalnızca şirketler arasındaki doğrudan iletişimi değil, şirketlerin kullandıkları algoritmaların tasarımını ve veri akışını da incelemesi beklenmektedir.
Sonuç: Algoritmalar Arasında Örtülü Anlaşma Mümkün müdür?
Ekonomik açıdan algoritmaların rakipler arasındaki koordinasyonu kolaylaştırması ve hatta belirli koşullarda herhangi bir doğrudan insan iletişimi olmaksızın rekabetçi seviyenin üzerinde fiyatların sürdürülebilmesine katkı sağlaması mümkündür.
Ancak rekabet hukuku açısından her algoritmik fiyat paralelliği otomatik olarak kartel veya yasaklanmış uyumlu eylem olarak değerlendirilemez.
Temel ayrım şudur:
Algoritma rekabetçi piyasa koşullarına bağımsız şekilde tepki mi vermektedir, yoksa rakip teşebbüsler arasındaki rekabetçi belirsizliği ortadan kaldıran bir koordinasyon mekanizmasına mı dönüşmüştür?
Rakipler arasında önceden var olan bir anlaşmanın algoritmayla uygulanması hâlinde hukuki durum büyük ölçüde açıktır. Ortak fiyatlandırma sistemleri, ortak veri havuzları ve üçüncü taraf fiyat optimizasyon sağlayıcıları kullanıldığında ise değerlendirme daha karmaşık hâle gelir.
En tartışmalı alan, tamamen bağımsız yapay zekâ sistemlerinin herhangi bir insan yönlendirmesi veya rakipler arasında bilgi değişimi bulunmaksızın koordinasyona benzer bir piyasa dengesi oluşturmasıdır.
Önümüzdeki yıllarda algoritmik fiyatlandırma, yapay zekâ ve rekabet hukuku arasındaki ilişkinin Rekabet Kurumu, Avrupa Komisyonu ve diğer rekabet otoritelerinin en önemli inceleme alanlarından biri olmaya devam etmesi beklenmektedir.
Bu nedenle özellikle e-ticaret şirketleri, dijital platformlar, hava yolu şirketleri, oteller, perakendeciler ve dinamik fiyatlandırma kullanan işletmeler açısından fiyatlandırma algoritmalarının yalnızca teknik ve ticari açıdan değil, rekabet hukuku uyumu bakımından da tasarlanması ve denetlenmesi giderek daha önemli hâle gelmektedir.
SEO Başlığı
Algoritmalar Arasında Örtülü Anlaşma Mümkün mü? Algoritmik Fiyatlandırma ve Rekabet Hukuku
Meta Açıklaması
Algoritmalar rakip şirketler arasında örtülü anlaşmaya yol açabilir mi? Algoritmik fiyatlandırma, yapay zekâ, uyumlu eylem, kartel riski ve 4054 sayılı Rekabet Kanunu kapsamında algoritmik rekabet hukukunu inceliyoruz.
Anahtar Kelimeler
algoritmalar arasında örtülü anlaşma, algoritmik fiyatlandırma, algoritmik kartel, yapay zekâ rekabet hukuku, fiyatlandırma algoritması, uyumlu eylem, 4054 sayılı Kanun, Rekabet Kurumu, otomatik fiyatlandırma, dinamik fiyatlandırma, algoritmik rekabet, hub and spoke karteli