Hukuk Makaleleri

Türkiye’de Yaşayan Yabancılar Nasıl Boşanabilir?

Türkiye’de Yaşayan Yabancılar Nasıl Boşanabilir?

Türkiye’de yaşayan yabancı uyruklu kişilerin boşanma süreci, tarafların vatandaşlıkları, Türkiye’deki ikamet durumları, eşlerin ortak yaşam yeri ve evliliğin hangi ülkeyle bağlantılı olduğu gibi birçok unsurun birlikte değerlendirilmesini gerektirir.

Türkiye’de yaşayan bir yabancının boşanabilmesi için mutlaka Türk vatandaşı olması gerekmez. Yabancı uyruklu kişiler, belirli şartların bulunması hâlinde Türk mahkemelerinde boşanma davası açabilir veya Türkiye’de kendilerine karşı açılmış bir boşanma davasında taraf olabilirler.

Ancak burada önemli bir ayrım vardır: Türk mahkemesinin yetkili olması ile Türk hukukunun uygulanması aynı şey değildir.

Örneğin Almanya vatandaşı bir kişi uzun süredir Türkiye’de yaşıyor ve Türkiye’de yaşayan Fransız vatandaşı eşiyle boşanmak istiyor olabilir. Bu kişilerin Türkiye’de yaşamaları, Türk mahkemelerinin yetkisi bakımından önem taşıyabilir. Ancak boşanmanın hangi ülke hukukuna göre değerlendirileceği ayrıca belirlenmelidir.

Milletlerarası unsuru bulunan bu tür boşanma davalarında temel düzenlemelerden biri 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’dur (MÖHUK).

Türkiye’de yaşayan yabancılar Türkiye’de boşanabilir mi?

Evet, belirli koşullar altında Türkiye’de yaşayan yabancıların Türk mahkemelerinde boşanması mümkündür.

Burada öncelikle Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.

Türkiye’de yaşayan yabancı bir çiftin Türkiye ile gerçek ve sürekli bir bağlantısının bulunması, özellikle eşlerin Türkiye’de ortak bir yaşam sürdürmeleri, boşanma davasının Türkiye’de görülmesi bakımından önem taşıyabilir.

Örneğin Rusya vatandaşı bir kadın ile Rusya vatandaşı eşi birkaç yıldır Antalya’da birlikte yaşıyorsa, boşanma bakımından Türkiye ile güçlü bir bağlantıları bulunduğu söylenebilir.

Bununla birlikte yalnızca Türkiye’de kısa süreli bulunmak veya turist olarak Türkiye’ye gelmek ile Türkiye’de yerleşik bir aile hayatı sürdürmek aynı hukuki sonucu doğurmaz.

Bu nedenle her olayda tarafların mutad meskeni, vatandaşlıkları ve Türkiye ile olan bağlantıları ayrıca incelenmelidir.

Türkiye’de yaşayan iki yabancı nasıl boşanabilir?

İki yabancı uyruklu kişinin Türkiye’de yaşaması, onların Türk hukukuna göre boşanacağı anlamına gelmez.

Örneğin biri İtalyan, diğeri İspanyol vatandaşı olan ve İstanbul’da yaşayan bir çift düşünelim.

Bu kişilerin boşanması bakımından öncelikle MÖHUK’un hangi ülke hukukunu uygulanacak hukuk olarak belirlediğine bakılması gerekir.

Eşlerin farklı vatandaşlıklara sahip olması durumunda, eşlerin ortak mutad meskeni önemli hâle gelebilir.

Eğer her iki eş de Türkiye’de ortak bir yaşam sürdürüyorsa, Türkiye hukuku bakımından önemli bir bağlantı ortaya çıkabilir.

Ancak somut olayda başka bir ülkenin hukuku uygulanacaksa, Türk mahkemesi yetkili olsa bile yabancı hukukun uygulanması mümkün olabilir.

Bu nedenle Türkiye’de yaşayan yabancıların boşanma sürecinde şu iki soru birbirinden ayrılmalıdır:

“Hangi mahkeme boşanmaya karar verecek?”

ve

“Mahkeme hangi ülkenin hukukunu uygulayacak?”

Türk vatandaşı ile yabancı uyruklu kişi nasıl boşanabilir?

Türkiye’de yaşayan Türk vatandaşı ile yabancı uyruklu bir kişinin evliliğinin sona erdirilmesinde de milletlerarası özel hukuk kuralları gündeme gelir.

Örneğin Türk vatandaşı bir kişi ile İngiliz vatandaşı eşi Türkiye’de yaşamaktadır.

Bu durumda eşlerin farklı vatandaşlıklara sahip olması nedeniyle ortak millî hukukları bulunmayabilir. Böyle bir durumda MÖHUK’un boşanma ve ayrılığa ilişkin kanunlar ihtilafı kuralları uygulanır.

Özellikle eşlerin ortak mutad meskeni önem kazanabilir.

Tarafların her ikisinin de Türkiye’de yaşaması, Türkiye’nin aile hayatının merkezi olması ve diğer bağlantı noktaları, uygulanacak hukukun belirlenmesinde dikkate alınabilir.

Ancak her Türk-yabancı evliliğinde otomatik olarak Türk hukukunun uygulanacağı söylenemez.

Yabancılar anlaşmalı boşanabilir mi?

Türkiye’de yaşayan yabancıların anlaşmalı boşanması da belirli koşullar altında mümkün olabilir.

Türk hukukunun uygulanması gereken bir durumda, Türk Medeni Kanunu’nun anlaşmalı boşanmaya ilişkin hükümleri gündeme gelir.

Anlaşmalı boşanmada tarafların boşanma konusunda anlaşmış olması tek başına yeterli değildir. Boşanmanın mali sonuçları, nafaka ve çocukların durumu gibi konularda da tarafların anlaşması gerekir.

Ayrıca Türk hukukunda anlaşmalı boşanma bakımından evliliğin belirli bir süre devam etmiş olması gibi şartlar bulunmaktadır.

Ancak yabancıların dahil olduğu bir boşanma dosyasında önce uygulanacak hukukun belirlenmesi gerekir.

Dolayısıyla “İki yabancı Türkiye’de yaşıyor, o hâlde doğrudan Türk Medeni Kanunu’na göre anlaşmalı boşanabilirler” şeklinde genel bir sonuç çıkarılmamalıdır.

Yabancılar çekişmeli boşanabilir mi?

Eşler boşanma konusunda anlaşamıyorsa çekişmeli boşanma gündeme gelebilir.

Örneğin eşlerden biri boşanmak istemiyor, diğeri ise evlilik birliğinin devamının mümkün olmadığını düşünüyorsa dava çekişmeli şekilde ilerleyebilir.

Türk hukukunun uygulanması hâlinde Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen boşanma sebepleri gündeme gelir.

Bunlar arasında zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması bulunmaktadır.

Ancak yabancıların boşanma davalarında bu hükümlerin doğrudan uygulanacağını söylemek doğru değildir.

Öncelikle MÖHUK kapsamında hangi ülke hukukunun uygulanacağı belirlenmelidir.

Türkiye’de yaşayan yabancıların boşanmasında hangi ülkenin hukuku uygulanır?

Bu, konunun en önemli noktalarından biridir.

MÖHUK’un boşanma ve ayrılığa ilişkin hükümleri kapsamında, eşlerin ortak millî hukuku, farklı vatandaşlık hâlinde ortak mutad mesken hukuku ve belirli şartlarda Türk hukuku dikkate alınır.

Bu nedenle eşlerin vatandaşlıklarının yanı sıra nerede yaşadıkları büyük önem taşır.

Örneğin iki Alman vatandaşı Türkiye’de sürekli olarak yaşıyorsa, boşanma bakımından Alman hukukunun uygulanıp uygulanmayacağı MÖHUK’un ilgili hükümleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Buna karşılık farklı vatandaşlıklara sahip iki yabancının Türkiye’de ortak mutad meskeninin bulunması, Türk hukukunun uygulanmasını gündeme getirebilecek bağlantılardan biri olabilir.

Bu nedenle yabancıların Türkiye’deki boşanma davalarında vatandaşlık ve ikamet bilgileri birlikte değerlendirilmelidir.

Türkiye’de yaşayan yabancılar için “mutad mesken” neden önemlidir?

Milletlerarası özel hukukta mutad mesken, kişilerin hayatlarının fiilen ve düzenli şekilde merkezlendiği yer bakımından önemli bir bağlantı noktasıdır.

Yabancı bir kişinin Türkiye’de bulunması ile Türkiye’yi fiilen yaşamının merkezi hâline getirmesi aynı şey değildir.

Örneğin Türkiye’ye birkaç aylığına gelen bir yabancı ile yıllardır İstanbul’da yaşayan, burada çalışan, ailesiyle birlikte hayatını sürdüren ve günlük yaşamının merkezini Türkiye’de oluşturan yabancının hukuki durumu aynı olmayabilir.

Bu nedenle boşanma dosyasında yalnızca oturma iznine veya nüfus kaydına bakılması her zaman yeterli olmayabilir.

Kişilerin gerçek yaşam merkezinin nerede olduğu da değerlendirilmelidir.

Çocukların velayeti hangi ülkenin hukukuna göre belirlenir?

Yabancıların boşanma davalarında çocukların durumu ayrıca önem taşır.

Tarafların farklı ülkelerin vatandaşı olması ve çocukların başka bir ülkede yaşaması, velayet konusunda milletlerarası özel hukuk meselelerini gündeme getirebilir.

Velayet, çocuğun hangi ebeveynle yaşayacağı, diğer ebeveynin çocukla kişisel ilişkisi ve çocuğun bakımına ilişkin konuların hangi hukuka göre belirleneceği ayrıca değerlendirilmelidir.

Örneğin Fransız vatandaşı anne, Türk vatandaşı baba ve Türkiye’de yaşayan çocuklardan oluşan bir ailede boşanma davası açıldığında, yalnızca anne ve babanın vatandaşlıklarına bakılması yeterli olmayabilir.

Çocukların mutad meskeni ve aile hayatının merkezi gibi unsurlar da önem taşıyabilir.

Nafaka konusunda hangi hukuk uygulanır?

Boşanma sürecinde eşlerden birinin diğerinden nafaka talep etmesi mümkündür.

Ancak uluslararası unsuru bulunan davalarda nafaka bakımından da hangi ülke hukukunun uygulanacağı belirlenmelidir.

Örneğin Türkiye’de yaşayan yabancı bir eş, boşanma sırasında diğer eşinden nafaka talep edebilir. Ancak bu talebin hangi hukuk kurallarına göre değerlendirileceği MÖHUK’un ilgili hükümleri çerçevesinde belirlenebilir.

Bu nedenle boşanma, nafaka ve velayet konularının tamamının otomatik olarak Türk hukukuna tabi olduğu düşünülmemelidir.

Türkiye’de boşanan yabancının kendi ülkesinde de boşanmış sayılması gerekir mi?

Bu konu özellikle Türkiye’de yaşayan yabancılar açısından oldukça önemlidir.

Bir yabancı Türkiye’de Türk mahkemesinden boşanma kararı aldığında, bu kararın kişinin vatandaşı olduğu ülkede otomatik olarak tanınacağı garanti edilemez.

Her ülkenin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ilişkin kendi kuralları bulunabilir.

Örneğin Türkiye’de boşanan bir İtalyan vatandaşının boşanma kararının İtalya’daki medeni hâl kayıtlarına işlenmesi için İtalyan hukukundaki gerekli prosedürlerin yerine getirilmesi gerekebilir.

Bu nedenle Türkiye’de boşanma kararı alınmadan önce kararın kişinin vatandaşlık ülkesinde nasıl tanınacağı konusunda da araştırma yapılması önemlidir.

Türkiye’de yaşayan yabancıların boşanması için hangi belgeler gerekebilir?

Somut olaya göre değişmekle birlikte şu belgeler gündeme gelebilir:

  • Pasaport veya kimlik belgesi,
  • Türkiye’deki ikamet belgeleri,
  • Evlilik belgesi,
  • Nüfus veya medeni hâl kayıtları,
  • Çocuklara ilişkin belgeler,
  • Varsa önceki mahkeme kararları,
  • Vekâletname,
  • Yabancı ülkelerden alınmış belgeler,
  • Gerekli hâllerde apostil şerhi,
  • Türkçe tercümeler,
  • Noter tasdikleri.

Yabancı ülkelerden alınan belgelerin Türkiye’de kullanılabilmesi için belgenin niteliğine göre apostil, konsolosluk işlemleri, tercüme veya noter tasdiki gibi işlemler gerekebilir.

Türkiye’de yaşayan yabancılar hangi mahkemede boşanır?

Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin bulunması hâlinde, davanın hangi Türk mahkemesinde açılacağı ayrıca belirlenmelidir.

Boşanma davalarında Türk hukukundaki yer itibarıyla yetki kuralları önem taşır.

Eşlerin Türkiye’deki yerleşim yerleri, son ortak yaşam yerleri veya diğer kanuni bağlantılar dikkate alınabilir.

Ancak yabancılık unsuru bulunan bir davada yalnızca “İstanbul’da yaşıyorum” demek her zaman tek başına yeterli olmayabilir.

Önce Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, ardından Türkiye içerisindeki yer itibarıyla yetki belirlenmelidir.

Sonuç

Türkiye’de yaşayan yabancıların boşanması hukuken mümkündür. Ancak yabancıların boşanma süreci, tarafların vatandaşlıkları, mutad meskenleri, Türkiye ile olan bağlantıları, çocukların bulunduğu ülke ve evliliğin diğer milletlerarası unsurları nedeniyle Türk vatandaşlarının boşanma sürecinden farklı hukuki değerlendirmeler gerektirebilir.

Türkiye’de yaşayan iki yabancı, Türk vatandaşı ile yabancı uyruklu bir kişi veya farklı ülkelerin vatandaşlarından oluşan bir çift, şartların bulunması hâlinde Türk mahkemelerinde boşanabilir.

Bununla birlikte en önemli nokta, Türk mahkemesinin yetkili olması ile Türk hukukunun uygulanmasının birbirinden farklı meseleler olmasıdır.

MÖHUK hükümleri kapsamında öncelikle uygulanacak hukuk belirlenmeli, ardından boşanma, nafaka, velayet ve malvarlığına ilişkin meseleler bu hukuka göre değerlendirilmelidir.

Tarafların Türkiye’de ortak bir yaşam sürdürmesi, Türkiye’yi mutad mesken hâline getirmesi veya başka bağlantılarının bulunması, davanın Türkiye’de görülmesi ve uygulanacak hukuk bakımından önem taşıyabilir.

Yabancıların Türkiye’de aldıkları boşanma kararlarının kendi ülkelerinde geçerli olabilmesi için ise ilgili ülkenin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ilişkin kuralları ayrıca incelenmelidir.

Kısacası, Türkiye’de yaşayan bir yabancının boşanma sürecinde üç temel soru birlikte cevaplanmalıdır:

  1. Türk mahkemeleri bu boşanma davasına bakabilir mi?
  2. Boşanmaya hangi ülkenin hukuku uygulanacak?
  3. Türkiye’de verilen boşanma kararı diğer ülkelerde nasıl geçerli hâle gelecek?

Bu üç sorunun cevabı belirlendikten sonra anlaşmalı veya çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve malvarlığı gibi diğer hukuki konular değerlendirilmelidir.

Not: Milletlerarası boşanma hukuku somut olayın özelliklerine göre değişebilir. Tarafların vatandaşlıkları, mutad meskenleri, çocukların durumu, evliliğin yapıldığı ülke, Türkiye’deki yaşam süresi, başka bir ülkede açılmış dava bulunup bulunmadığı ve uygulanabilir milletlerarası sözleşmeler sonucu değiştirebilir. Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşımaktadır; somut bir dosyada güncel mevzuat ve uygulanabilir uluslararası sözleşmeler ayrıca incelenmelidir.

Türkiye’de Yaşayan Yabancıların Boşanmasında İlgili Kanun Maddeleri

Türkiye’de yaşayan yabancıların boşanma süreçlerinde en önemli kanun 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’dur (MÖHUK). Bunun yanında, somut olayda Türk hukukunun uygulanması hâlinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun boşanmaya ilişkin hükümleri de gündeme gelir.

Özellikle MÖHUK m.1, m.2, m.14, m.15 ve m.40 ile Türk Medeni Kanunu’nun m.161-166 ve devamındaki hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.

MÖHUK Madde 1 — Kanunun Kapsamı

5718 sayılı MÖHUK m.1, yabancılık unsuru taşıyan özel hukuk ilişkilerinde hangi kuralların uygulanacağını belirleyen temel hükümlerden biridir.

Madde; yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde uygulanacak hukuku, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini ve yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizini düzenlemektedir. Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerin hükümleri ise saklı tutulmaktadır.

Bu nedenle Türkiye’de yaşayan yabancıların boşanma davalarında ilk olarak olayın yabancılık unsuru taşıyıp taşımadığı ve uygulanması gereken milletlerarası özel hukuk kurallarının neler olduğu belirlenmelidir.

Örneğin;

  • Alman vatandaşı ile Türk vatandaşının evli olması,
  • İki yabancının Türkiye’de yaşaması,
  • Evliliğin Almanya’da yapılmış olması,
  • Çocukların başka bir ülkede yaşaması,

gibi unsurlar boşanma dosyasına milletlerarası nitelik kazandırabilir.

MÖHUK Madde 2 — Yabancı Hukukun Uygulanması

MÖHUK m.2, uygulanacak yabancı hukukun belirlenmesi bakımından önemlidir.

Bu hükme göre hâkim, Türk kanunlar ihtilafı kurallarını ve bu kurallar uyarınca yetkili olan yabancı hukuku re’sen uygular.

Bu nedenle tarafların yabancı hukukun uygulanmasını ayrıca talep etmemiş olması, uygulanması gereken yabancı hukukun göz ardı edilmesi anlamına gelmez.

Örneğin iki yabancı Türkiye’de boşanma davası açmış olabilir. Türk mahkemesi davaya bakmaya yetkili olsa bile, MÖHUK’un kanunlar ihtilafı kuralları sonucunda Alman, Fransız, İtalyan veya başka bir ülke hukukunun uygulanması mümkündür.

Dolayısıyla:

“Dava Türkiye’de açıldı.”

ifadesinden,

“Türk hukuku uygulanacaktır.”

sonucu otomatik olarak çıkarılamaz.

Bu ayrım, milletlerarası boşanma hukukunun en önemli noktalarından biridir.

MÖHUK Madde 14 — Boşanma ve Ayrılık

Türkiye’de yaşayan yabancıların boşanması bakımından en önemli madde MÖHUK m.14’tür.

Madde 14/1’e göre boşanma ve ayrılık sebepleri ile bunların hükümleri, eşlerin müşterek millî hukukuna tabidir.

Tarafların farklı vatandaşlıklara sahip olması hâlinde ise müşterek mutad mesken hukuku, bunun bulunmaması hâlinde Türk hukuku uygulanır.

Bu hükmü örneklerle açıklamak mümkündür.

İki Alman vatandaşı Türkiye’de yaşıyorsa

Eşlerin ikisi de Alman vatandaşıysa, ilk olarak müşterek millî hukukları olan Alman hukuku dikkate alınır.

Türkiye’de yaşamaları tek başına Türk hukukunun uygulanacağı anlamına gelmez.

Türk vatandaşı ile Alman vatandaşı Türkiye’de yaşıyorsa

Eşlerin farklı vatandaşlıkları bulunduğundan ortak millî hukukları yoktur.

Bu durumda müşterek mutad mesken hukuku önem kazanır.

Eğer eşlerin ortak mutad meskeni Türkiye ise, Türk hukukunun uygulanması gündeme gelebilir.

Farklı vatandaşlıktaki iki yabancı Türkiye’de yaşıyorsa

Örneğin biri Fransız, diğeri İtalyan vatandaşı ve her ikisi de uzun süredir Türkiye’de yaşıyorsa, ortak vatandaşlık bulunmadığından ortak mutad mesken değerlendirilir.

Eğer müşterek mutad mesken Türkiye ise, MÖHUK m.14 kapsamında Türk hukuku uygulanabilir.

Bu nedenle Türkiye’de yaşayan yabancılar bakımından mutad mesken kavramı son derece önemlidir.

MÖHUK Madde 14/2 — Boşanmış Eşler Arasındaki Nafaka

Boşanma davasında yalnızca evliliğin sona ermesi değil, eşlerin birbirlerinden talep edebileceği nafaka da önemlidir.

MÖHUK m.14/2, boşanmış eşler arasındaki nafaka taleplerinde birinci fıkradaki hukuk kuralının uygulanacağını düzenlemektedir. Bu kural ayrılık ve evlenmenin butlanı hâllerinde de uygulanır.

Dolayısıyla yabancı bir kişinin Türkiye’deki boşanma davasında nafaka talep etmesi hâlinde, öncelikle MÖHUK m.14 kapsamında hangi ülke hukukunun uygulanacağı belirlenmelidir.

Türk mahkemesinin davaya bakması, nafaka bakımından mutlaka Türk hukukunun uygulanacağı anlamına gelmez.

MÖHUK Madde 14/3 — Velayet

Uluslararası boşanma davalarının en önemli konularından biri çocukların velayetidir.

MÖHUK m.14/3, boşanmada velayet ve velayete ilişkin sorunların birinci fıkrada belirtilen hukuk kurallarına tabi olduğunu düzenlemektedir.

Bu nedenle yabancıların Türkiye’deki boşanma davasında velayet konusunda da öncelikle uygulanacak hukuk belirlenmelidir.

Örneğin Fransız vatandaşı anne ile Türk vatandaşı babanın Türkiye’de yaşayan çocukları varsa, velayet meselesinin hangi hukuka göre çözüleceği yalnızca anne ve babanın vatandaşlığına bakılarak belirlenmez.

Eşlerin ortak mutad meskeni ve MÖHUK m.14’teki bağlantı kuralları dikkate alınır.

MÖHUK Madde 14/4 — Geçici Tedbirler

Boşanma davası devam ederken çocukların veya eşlerin korunması için geçici tedbirlere ihtiyaç duyulabilir.

MÖHUK m.14/4, geçici tedbir taleplerine Türk hukukunun uygulanacağını açıkça düzenlemektedir.

Bu nedenle Türkiye’de görülmekte olan yabancılık unsuru taşıyan bir boşanma davasında geçici tedbirler bakımından Türk hukuku ayrıca önem kazanır.

MÖHUK Madde 15 — Evlilik Malları

Boşanmanın yanında eşler arasındaki malvarlığı ilişkilerinin tasfiyesi de gündeme gelebilir.

MÖHUK m.15, evlilik mallarına uygulanacak hukuku düzenlemektedir.

Maddeye göre eşler, belirli şartlar altında evlenme anındaki mutad mesken veya millî hukuklarından birini açıkça seçebilirler.

Hukuk seçimi yapılmamışsa sırasıyla;

  1. Eşlerin evlenme anındaki müşterek millî hukuku,
  2. Bunun bulunmaması hâlinde müşterek mutad mesken hukuku,
  3. Bunun da bulunmaması hâlinde Türk hukuku

uygulanır.

Ayrıca malların tasfiyesinde taşınmazlar bakımından taşınmazın bulunduğu ülke hukuku uygulanır.

Bu nedenle Türkiye’de yaşayan yabancıların boşanma davasında Türkiye’de bulunan bir ev veya arsa varsa, boşanma hukukundan ayrı olarak taşınmazın bulunduğu yer hukukunun da dikkate alınması gerekebilir.

MÖHUK Madde 40 — Türk Mahkemelerinin Milletlerarası Yetkisi

MÖHUK m.40, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin belirlenmesinde temel hükümlerden biridir.

Maddeye göre Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibarıyla yetki kuralları belirler.

Bu nedenle Türkiye’de yaşayan bir yabancının boşanma davasında iki farklı aşamanın birbirinden ayrılması gerekir:

Birinci aşama: Türk mahkemeleri bu davaya bakmaya milletlerarası açıdan yetkili mi?

İkinci aşama: Yetkili Türk mahkemesi Türkiye içinde hangi mahkemedir?

Dolayısıyla kişinin Türkiye’de bulunması ile belirli bir Türk mahkemesinin otomatik olarak yetkili olması aynı şey değildir.

MÖHUK Madde 41 Türkiye’de Yaşayan Yabancılar İçin Doğrudan Uygulanır mı?

Burada önemli bir ayrım yapılmalıdır.

MÖHUK m.41, Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davalarına yönelik özel bir yetki kuralıdır. Buna göre Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davalarında, belirli şartlarla Türkiye’deki yetkili mahkemeler ve son aşamada Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemeleri yetkili olabilir.

Ancak bu madde yabancıların boşanma davaları için genel yetki maddesi değildir.

Türkiye’de yaşayan yabancıların boşanma davalarında öncelikle MÖHUK m.40 ve Türk hukukundaki ilgili yer itibarıyla yetki kuralları değerlendirilmelidir.

Bu nedenle önceki bölümde olduğu gibi Türk vatandaşları bakımından kullanılan MÖHUK m.41 ile yabancılar bakımından kullanılan yetki sistemini birbirine karıştırmamak gerekir.

Türk Medeni Kanunu Madde 161 — Zina

Eğer MÖHUK sonucunda Türk hukukunun uygulanması gerekiyorsa, Türk Medeni Kanunu’nun boşanma hükümleri gündeme gelir.

TMK m.161, zina nedeniyle boşanmayı düzenler.

Buna göre eşlerden birinin zina etmesi hâlinde diğer eş boşanma davası açabilir.

Madde ayrıca, boşanma sebebinin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde zina eyleminden itibaren beş yıl içinde dava açılması gerektiğini düzenlemektedir. Affeden eşin dava hakkı bulunmamaktadır.

Türk Medeni Kanunu Madde 162 — Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış

TMK m.162, eşlerden birinin diğerinin hayatına kastetmesi, ona pek kötü davranması veya ağır derecede onur kırıcı davranışta bulunması hâlinde boşanma davası açılabileceğini düzenlemektedir.

Bu madde bakımından da kanunda öngörülen dava süreleri ve affın sonuçları önem taşır.

Ancak tekrar vurgulamak gerekir:

TMK m.162’nin uygulanabilmesi için somut olayda Türk hukukunun uygulanacak hukuk olarak belirlenmiş olması gerekir.

Türk Medeni Kanunu Madde 163 — Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme

TMK m.163, eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi ve bu nedenle diğer eş açısından ortak hayatın çekilmez hâle gelmesi durumunda boşanma davası açılabileceğini düzenler.

Bu hüküm de Türk hukukunun uygulanması hâlinde gündeme gelen özel boşanma sebeplerinden biridir.

Türk Medeni Kanunu Madde 164 — Terk

TMK m.164, terk nedeniyle boşanmayı düzenlemektedir.

Eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk etmesi veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmemesi gibi durumlar, kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesi hâlinde terk nedeniyle boşanma davasına konu olabilir.

Bu madde kapsamında ihtar ve süre şartları da önem taşır.

Türk Medeni Kanunu Madde 165 — Akıl Hastalığı

TMK m.165, eşlerden birinin akıl hastalığı nedeniyle ortak hayatın diğer eş açısından çekilmez hâle gelmesi durumunda boşanma imkânını düzenlemektedir.

Bunun için hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi gibi kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesi gerekir.

Türk Medeni Kanunu Madde 166 — Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması

Türkiye’de uygulamada en sık karşılaşılan boşanma sebeplerinden biri TMK m.166 kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır.

Maddeye göre ortak hayatın sürdürülmesi eşlerden beklenemeyecek derecede evlilik birliği temelinden sarsılmışsa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Anlaşmalı boşanma

TMK m.166/3 kapsamında evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin açtığı davayı kabul etmesi hâlinde anlaşmalı boşanma gündeme gelebilir.

Ancak hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulması gerekir. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini dikkate alarak anlaşmada gerekli değişiklikleri yapabilir.

Yabancıların Türkiye’deki anlaşmalı boşanmasında ise bundan önce MÖHUK kapsamında Türk hukukunun uygulanıp uygulanmadığı belirlenmelidir.

Güncel bir değişiklik: TMK m.166/4

TMK m.166/4 bakımından güncel mevzuata dikkat edilmesi gerekir.

14 Kasım 2024 tarihli değişiklikle, daha önceki düzenlemedeki üç yıllık süre bir yıl olarak değiştirilmiştir. Buna göre boşanma sebeplerinden biriyle açılan davanın reddi kesinleştikten sonra bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa, evlilik birliği temelden sarsılmış sayılabilir ve eşlerden birinin talebi üzerine boşanmaya karar verilebilir.

Bu nedenle eski internet içeriklerinde yer alan “üç yıl sonra boşanma” bilgisinin güncel hukuk açısından kullanılmaması gerekir.

İlgili Kanun Maddelerinin Kısa Özeti

Kanun Madde Konu Türkiye’de Yaşayan Yabancılar Açısından Önemi
5718 sayılı MÖHUK 1 Kanunun kapsamı Yabancılık unsuru taşıyan olaylarda MÖHUK’un uygulanmasını belirler.
5718 sayılı MÖHUK 2 Yabancı hukukun uygulanması Kanunlar ihtilafı kuralları sonucunda belirlenen yabancı hukukun uygulanmasını düzenler.
5718 sayılı MÖHUK 14 Boşanma ve ayrılık Boşanmaya uygulanacak hukuku belirleyen temel maddedir.
5718 sayılı MÖHUK 14/2 Nafaka Boşanmış eşler arasındaki nafaka taleplerinde uygulanacak hukuku belirler.
5718 sayılı MÖHUK 14/3 Velayet Boşanma sırasında velayet ve ilgili sorunların hangi hukuka tabi olacağını belirler.
5718 sayılı MÖHUK 14/4 Geçici tedbirler Geçici tedbir taleplerinde Türk hukukunun uygulanmasını öngörür.
5718 sayılı MÖHUK 15 Evlilik malları Mal rejimine ve taşınmazların tasfiyesine uygulanacak hukuku düzenler.
5718 sayılı MÖHUK 40 Milletlerarası yetki Türk mahkemelerinin uluslararası yetkisinin belirlenmesine ilişkin genel kuraldır.
5718 sayılı MÖHUK 41 Türk vatandaşlarının kişi hâlleri Türk vatandaşları için özel yetki kuralıdır; yabancılar için genel boşanma yetki maddesi değildir.
4721 sayılı TMK 161 Zina Türk hukukunun uygulanması hâlinde özel boşanma sebebidir.
4721 sayılı TMK 162 Hayata kast, kötü veya onur kırıcı davranış Özel boşanma sebeplerini düzenler.
4721 sayılı TMK 163 Suç işleme ve haysiyetsiz hayat Özel boşanma sebebini düzenler.
4721 sayılı TMK 164 Terk Terk nedeniyle boşanmanın şartlarını düzenler.
4721 sayılı TMK 165 Akıl hastalığı Akıl hastalığı nedeniyle boşanmanın şartlarını düzenler.
4721 sayılı TMK 166 Evlilik birliğinin temelinden sarsılması Çekişmeli ve anlaşmalı boşanmanın temel hükümlerini içerir.

Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’de yaşayan yabancıların boşanma sürecinin temel mantığı şu şekilde özetlenebilir:

Önce MÖHUK uygulanır → yabancı unsurlu ilişkiye hangi hukukun uygulanacağı belirlenir → Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi değerlendirilir → uygulanacak hukuk çerçevesinde boşanma sebepleri incelenir → nafaka, velayet ve malvarlığı sonuçları ayrıca değerlendirilir.

Özellikle MÖHUK m.14, Türkiye’de yaşayan yabancılar bakımından en önemli düzenlemedir. Çünkü bir yabancının Türkiye’de yaşıyor olması tek başına Türk hukukunun uygulanacağı anlamına gelmez. Eşlerin vatandaşlıkları ve ortak mutad meskenleri öncelikle değerlendirilir.

Aynı şekilde MÖHUK m.15 nedeniyle boşanma ile evlilik mallarının tasfiyesinin aynı hukuka tabi olduğu da varsayılmamalıdır. Özellikle Türkiye’de bulunan taşınmazlar bakımından taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna ilişkin özel düzenleme önem taşır.

Son olarak, Türkiye’de yaşayan bir yabancının Türk mahkemesinden aldığı boşanma kararının kendi ülkesinde de medeni hâl bakımından sonuç doğurabilmesi için ilgili ülkenin yabancı mahkeme kararlarının tanınmasına ilişkin kuralları ayrıca incelenmelidir. Türkiye’deki boşanma kararının verilmiş olması ile kararın başka bir ülkede otomatik olarak tanınması aynı hukuki mesele değildir.

Not: Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşımaktadır. Milletlerarası boşanma davalarında uygulanacak hukuk; tarafların vatandaşlığı, mutad meskeni, çocukların durumu, evliliğin kurulduğu ülke, malvarlığının bulunduğu ülkeler, daha önce açılmış davalar ve uygulanabilir milletlerarası sözleşmelere göre değişebilir. Somut bir dosyada güncel mevzuat ve ilgili milletlerarası sözleşmeler ayrıca incelenmelidir.

Leave a Reply

Call Now Button