Single Blog Title

This is a single blog caption

Yabancıların Türkiye’de Sözleşme Yapmasında ve Türk Vatandaşları’nın Yabancılarla Sözleşme Yapmasında Hangi Hukuk Uygulanır? Sözleşmeden Doğan Uyuşmazlıklarda Türk Mahkemeleri Yetkili midir?

Yabancıların Türkiye’de Sözleşme Yapmasında ve Türk Vatandaşlarının Yabancılarla Sözleşme Yapmasında Hangi Hukuk Uygulanır? Sözleşmeden Doğan Uyuşmazlıklarda Türk Mahkemeleri Yetkili midir?

Türkiye’de yabancılar ile Türk vatandaşları arasında yapılan sözleşmeler, tarafların farklı vatandaşlıklara sahip olması, sözleşmenin başka bir ülkede ifa edilmesi, taraflardan birinin yurt dışında bulunması veya sözleşme konusu malın başka bir ülkede bulunması gibi nedenlerle yabancılık unsuru taşıyabilir.

Bu durumda sözleşmeden doğan uyuşmazlığın çözümünde yalnızca Türk hukukunun maddi hükümlerine bakılması yeterli değildir. Öncelikle hangi ülke hukukunun uygulanacağının ve ardından Türk mahkemelerinin uyuşmazlığı görmeye milletlerarası bakımdan yetkili olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

Bu konudaki temel düzenleme, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (MÖHUK) 24. maddesidir. Bunun yanında sözleşmenin türüne göre taşınmazlara ilişkin sözleşmelerde m.25, tüketici sözleşmelerinde m.26, iş sözleşmelerinde m.27, fikrî mülkiyet sözleşmelerinde m.28 ve taşıma sözleşmelerinde m.29 gibi özel hükümler uygulanabilir.

Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi ise esas olarak MÖHUK m.40 ve devamındaki hükümler çerçevesinde değerlendirilir.


1. Yabancılarla Yapılan Sözleşmelerde Neden MÖHUK Uygulanır?

Bir sözleşmenin taraflarından birinin yabancı olması, sözleşmenin yabancılık unsuru taşıması bakımından önemli bir bağlantı noktasıdır.

Örneğin;

  • Türkiye’de yaşayan bir yabancının Türk şirketiyle sözleşme yapması,
  • Türk vatandaşının Almanya’da yerleşik bir şirketle sözleşme imzalaması,
  • Türkiye’deki bir şirketin yabancı bir şirketten hizmet satın alması,
  • Türkiye’deki bir taşınmazın yabancıya kiralanması,
  • Türk ve yabancı şirketlerin uluslararası ticari sözleşme yapması

gibi durumlarda sözleşmenin hangi ülke hukukuna tabi olduğu ayrıca incelenebilir.

MÖHUK m.1 uyarınca yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde uygulanacak hukuk ile Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi MÖHUK kapsamında düzenlenmektedir. Ayrıca Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerin hükümleri saklıdır.

Bu nedenle ilk soru:

“Sözleşme Türk hukukuna mı, yabancı hukuka mı tabi?”

olmalıdır.

İkinci soru ise:

“Uyuşmazlık ortaya çıktığında Türk mahkemeleri davaya bakabilir mi?”

şeklinde olacaktır.

Bu iki soru birbirinden farklıdır.


2. Sözleşmeye Uygulanacak Hukuk: MÖHUK m.24

Yabancılık unsuru taşıyan sözleşmeler bakımından temel hüküm MÖHUK m.24’tür.

MÖHUK m.24’ün temel yaklaşımı, taraflara sözleşmeye uygulanacak hukuku seçme özgürlüğü tanımaktır.

Buna göre sözleşmeden doğan borç ilişkileri, kural olarak tarafların açıkça seçtikleri hukuka tabidir.

Sözleşme hükümlerinden veya olayın koşullarından herhangi bir tereddüde yer bırakmayacak şekilde bir hukuk seçiminin anlaşıldığı durumlarda da hukuk seçimi geçerli olabilir.

Dolayısıyla Türk vatandaşı ile yabancı arasında yapılan bir sözleşmede taraflar, sözleşmeye örneğin;

  • Türk hukukunun,
  • Alman hukukunun,
  • Fransız hukukunun,
  • İngiliz hukukunun

uygulanmasını kararlaştırabilirler.

Ancak sözleşmenin türüne göre özel kanunlar ihtilafı kuralları ve emredici hükümler ayrıca dikkate alınmalıdır.


3. Taraflar Sözleşmeye Uygulanacak Hukuku Seçebilir mi?

Evet.

MÖHUK m.24, taraflara sözleşmeye uygulanacak hukuku belirleme konusunda geniş bir hukuk seçimi imkânı tanımaktadır.

Örneğin Türkiye’de faaliyet gösteren bir Türk şirketi ile İtalya’da yerleşik bir şirket arasında yapılan ticari sözleşmede taraflar:

“İşbu sözleşmeye Türk hukuku uygulanacaktır.”

şeklinde bir hüküm koyabilir.

Bunun yerine:

“İşbu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklara İtalyan hukuku uygulanacaktır.”

şeklinde bir hukuk seçimi de yapılabilir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, uygulanacak hukuk ile yetkili mahkemenin aynı şey olmadığıdır.

Taraflar Türk hukukunun uygulanmasını kararlaştırırken uyuşmazlıkların yabancı bir mahkemede görülmesini de öngörebilirler. Bunun hukuken geçerli olup olmadığı ayrıca yetki kuralları çerçevesinde incelenir.


4. Hukuk Seçimi Sözleşmenin Tamamı İçin mi Yapılır?

MÖHUK m.24/2’ye göre taraflar seçilen hukukun sözleşmenin tamamına veya yalnızca bir kısmına uygulanmasını kararlaştırabilirler.

Bu düzenleme özellikle karmaşık uluslararası sözleşmeler açısından önemlidir.

Örneğin taraflar;

  • sözleşmenin genel hükümlerine Türk hukukunun,
  • belirli bir ödeme mekanizmasına başka bir ülke hukukunun

uygulanmasını kararlaştırabilir.

Böylece tek bir sözleşme içerisinde farklı bölümlerin farklı hukuklara tabi olması mümkün olabilir.

Ancak bu tür bir hukuk seçiminin sözleşmenin bütünlüğünü bozmayacak şekilde ve açık biçimde hazırlanması önemlidir.


5. Hukuk Seçimi Daha Sonra Değiştirilebilir mi?

Evet.

MÖHUK m.24/3 uyarınca taraflar hukuk seçimini her zaman yapabilir veya daha önce yaptıkları hukuk seçimini değiştirebilirler.

Sözleşmenin kurulmasından sonra yapılan hukuk seçimi, üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak kaydıyla geriye etkili olarak da geçerli olabilir.

Bu nedenle sözleşme imzalanırken hukuk seçimi yapılmamış olması, tarafların daha sonra bu konuda anlaşmasına mutlaka engel değildir.

Ancak sonradan yapılan hukuk seçiminin sözleşmenin geçmişte doğurduğu sonuçlar ve üçüncü kişilerin kazanılmış hakları bakımından etkileri ayrıca değerlendirilmelidir.


6. Taraflar Hukuk Seçimi Yapmazsa Hangi Hukuk Uygulanır?

Taraflar sözleşmeye uygulanacak hukuku seçmemişlerse MÖHUK m.24/4 devreye girer.

Bu durumda sözleşmeden doğan ilişkiye, sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuk uygulanır.

Kanun, bu hukuku belirlemek için özellikle karakteristik edim kavramından yararlanmaktadır.

Genel sistem şu şekilde özetlenebilir:

Hukuk seçimi varsa → seçilen hukuk

Hukuk seçimi yoksa → sözleşmeyle en sıkı ilişkili hukuk

Bu nedenle tarafların sözleşmeye herhangi bir hukuk seçimi hükmü koymamış olması, otomatik olarak Türk hukukunun uygulanacağı anlamına gelmez.


7. Karakteristik Edim Nedir?

Karakteristik edim, sözleşmeye niteliğini veren ve karşılıklı edimler içerisinde ayırt edici özellik taşıyan edimdir.

MÖHUK m.24/4 uyarınca hukuk seçimi yapılmadığında, karakteristik edim borçlusunun sözleşmenin kuruluşu sırasındaki;

  • mutad meskeni,
  • ticari veya mesleki faaliyet kapsamında kurulan sözleşmelerde işyeri,
  • işyerinin bulunmaması hâlinde yerleşim yeri

hukuku, kural olarak sözleşmeyle en sıkı ilişkili hukuk olarak kabul edilir. Karakteristik edim borçlusunun birden fazla işyeri varsa sözleşmeyle en sıkı ilişkili işyeri dikkate alınır.

Ancak kanun burada mutlak bir kural koymamaktadır.

Somut olayın bütün koşullarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili başka bir hukuk bulunuyorsa, bu hukuk uygulanabilir.


8. Türkiye’de Yapılan Her Sözleşmeye Türk Hukuku Uygulanır mı?

Hayır.

Sözleşmenin Türkiye’de imzalanmış olması tek başına Türk hukukunun uygulanmasını zorunlu kılmaz.

Örneğin Fransa’da yerleşik bir şirket ile Türkiye’de yerleşik bir şirket arasında yapılan sözleşme İstanbul’da imzalanmış olabilir.

Ancak taraflar Fransız hukukunu seçmişse ve bu hukuk seçimi geçerliyse, kural olarak sözleşmeye Fransız hukuku uygulanabilir.

Aynı şekilde taraflar hukuk seçmemişse, sözleşmenin diğer bağlantı noktaları incelenir.

Bu nedenle “sözleşme Türkiye’de imzalandı = Türk hukuku uygulanır” şeklindeki yaklaşım doğru değildir.


9. Türkiye’de Yaşayan Yabancının Türk Vatandaşıyla Sözleşme Yapması

Türkiye’de yaşayan bir yabancının Türk vatandaşıyla sözleşme yapması durumunda da aynı temel sistem uygulanır.

Örneğin Türkiye’de yaşayan bir İspanyol vatandaşı ile Türk vatandaşı arasında danışmanlık sözleşmesi yapılmış olsun.

Taraflar sözleşmede Türk hukukunu seçmişlerse, MÖHUK m.24 çerçevesinde Türk hukukunun uygulanması gündeme gelir.

Taraflar hukuk seçmemişlerse, sözleşmenin niteliği, karakteristik edim borçlusunun işyeri veya mutad meskeni ve sözleşmeyle diğer bağlantılar incelenir.

Dolayısıyla taraflardan birinin yabancı olması tek başına sözleşmeyi yabancı hukuka tabi hâle getirmez.


10. Türk Vatandaşının Yabancı Şirketle Sözleşme Yapması

Türk vatandaşının yabancı bir şirketle sözleşme yapması da aynı şekilde değerlendirilir.

Örneğin Türkiye’deki bir şirket, Almanya’da faaliyet gösteren bir şirketten yazılım hizmeti satın alıyorsa, sözleşmede uygulanacak hukuk ayrıca belirlenebilir.

Taraflar Alman hukukunu seçmiş olabilir.

Türk hukukunu seçmiş olabilir.

Hatta sözleşmenin belirli bölümleri bakımından farklı hukukların uygulanmasını kararlaştırmış olabilir.

Hukuk seçimi yoksa MÖHUK m.24’teki objektif bağlantı kuralları devreye girer.


11. Taşınmazlara İlişkin Sözleşmelerde Hangi Hukuk Uygulanır?

Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler bakımından MÖHUK m.25 özel bir düzenleme getirmektedir.

Buna göre:

Taşınmazlara veya onların kullanımına ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir.

Örneğin Türkiye’de bulunan bir taşınmazın;

  • satışı,
  • kiralanması,
  • kullanımına ilişkin sözleşmeler

bakımından Türk hukukunun uygulanması gündeme gelir.

Taşınmazın Türkiye’de bulunması, bu alandaki kanunlar ihtilafı bakımından son derece güçlü bir bağlantıdır.

Bu nedenle yabancı bir kişinin Türkiye’deki taşınmazıyla ilgili sözleşme yapması hâlinde, sözleşmede yabancı bir hukukun seçilmiş olması durumunun sonuçları ayrıca ve dikkatle değerlendirilmelidir.


12. Tüketici Sözleşmelerinde Hangi Hukuk Uygulanır?

Tüketici sözleşmeleri bakımından MÖHUK m.26 özel koruma hükümleri içermektedir.

Mesleki veya ticari olmayan amaçlarla mal, hizmet veya kredi sağlanmasına yönelik tüketici sözleşmelerinde tarafların hukuk seçmesi mümkündür.

Ancak tüketicinin mutad meskeni hukukunun emredici hükümlerinden doğan asgari koruma saklı tutulmaktadır.

Hukuk seçimi yapılmamışsa, belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde tüketicinin mutad meskeni hukuku uygulanır.

Bu nedenle bir Türk tüketicinin yabancı bir internet şirketiyle yaptığı sözleşme ile Türkiye’de yaşayan yabancı bir tüketicinin Türk şirketiyle yaptığı sözleşme aynı şekilde değerlendirilmek zorunda değildir.

Sözleşmenin nasıl kurulduğu, tarafların faaliyetleri ve tüketicinin mutad meskeni önem taşır.


13. İş Sözleşmelerinde Hangi Hukuk Uygulanır?

İş sözleşmeleri bakımından MÖHUK m.27 özel bir düzenleme getirmektedir.

Güncel düzenlemeye göre iş sözleşmeleri, işçinin mutad işyeri hukukunun emredici hükümleri uyarınca sahip olacağı asgari koruma saklı kalmak üzere, tarafların sözleşmeyle belirledikleri hukuka tabidir.

Taraflar hukuk seçmemişse kural olarak işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukuku uygulanır.

İşçinin geçici olarak başka bir ülkede çalışması, o ülkenin otomatik olarak mutad işyeri hâline gelmesine neden olmaz.

İşçinin sürekli olarak birden fazla ülkede çalışması durumunda ise işverenin esas işyerinin bulunduğu ülke hukuku gündeme gelebilir.

Ancak somut olayın bütün koşullarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili bir hukuk bulunuyorsa, kanunda belirtilen şartlar altında bu hukuk uygulanabilir.


14. Fikrî Mülkiyet ve Taşıma Sözleşmeleri

Sözleşmenin konusu özel bir alanla ilgiliyse MÖHUK’un özel hükümlerine de bakılması gerekir.

Örneğin fikrî mülkiyet haklarına ilişkin sözleşmeler m.28, eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmeler ise m.29 kapsamında düzenlenmektedir. Her iki maddede de tarafların hukuk seçimine imkân tanınmakta; hukuk seçimi yapılmadığında ise sözleşmenin niteliğine özgü bağlantı kuralları uygulanmaktadır.

Bu nedenle uluslararası ticari sözleşmelerde yalnızca m.24’e bakmak her zaman yeterli değildir.

Öncelikle sözleşmenin özel bir kanunlar ihtilafı kuralına tabi olup olmadığı kontrol edilmelidir.


15. Yabancı Hukuk Seçilmişse Türk Mahkemesi Yabancı Hukuku Uygulayabilir mi?

Evet.

Bu husus milletlerarası özel hukukun en önemli noktalarından biridir.

Türk mahkemesinin yetkili olması, mutlaka Türk hukukunu uygulayacağı anlamına gelmez.

MÖHUK m.2 uyarınca hâkim, Türk kanunlar ihtilafı kurallarını ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuku re’sen uygular. Yabancı hukukun içeriğinin belirlenmesinde tarafların yardımını isteyebilir.

Dolayısıyla örneğin:

Türk mahkemesi + Alman hukuku

şeklinde bir durum tamamen mümkündür.

Taraflar Alman hukukunu geçerli biçimde seçmişse ve Türk mahkemesi de milletlerarası bakımdan yetkiliyse, mahkeme uyuşmazlığı Alman hukukunu uygulayarak çözebilir.


16. Sözleşmeden Doğan Uyuşmazlıklarda Türk Mahkemeleri Yetkili midir?

Bu sorunun cevabı her olay bakımından ayrıca belirlenmelidir.

MÖHUK m.40, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin kural olarak Türk hukukundaki yer itibarıyla yetki kurallarına göre belirleneceğini düzenlemektedir.

Bu nedenle bir sözleşme uyuşmazlığında;

  • davalının Türkiye’deki yerleşim yeri,
  • sözleşmenin ifa yeri,
  • uyuşmazlığın niteliği,
  • sözleşmenin özel bir yetki düzenlemesine tabi olup olmadığı,
  • tarafların geçerli bir yetki anlaşması yapıp yapmadığı

gibi hususlar önem kazanabilir.

Dolayısıyla taraflardan birinin yabancı olması Türk mahkemelerinin otomatik olarak yetkisiz olduğu anlamına gelmez.


17. Sözleşmede Türk Mahkemelerinin Yetkili Olduğu Kararlaştırılabilir mi?

Yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıklarda tarafların mahkeme seçimine ilişkin anlaşma yapması belirli şartlar altında mümkündür.

MÖHUK m.47, yer itibarıyla yetkinin münhasır yetki esasına göre belirlenmediği hâllerde tarafların yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabileceklerini düzenlemektedir.

Anlaşmanın yazılı delille ispat edilmesi gerekir.

Burada özellikle dikkat edilmesi gereken nokta şudur:

MÖHUK m.47 doğrudan yabancı mahkeme seçimine ilişkin bir düzenleme getirmektedir. Tarafların Türk mahkemelerini yetkili kılmasına ilişkin değerlendirme ise somut olayda Türk iç hukukundaki yetki kuralları ve ilgili özel düzenlemelerle birlikte yapılmalıdır.

Bu nedenle sözleşmeye yalnızca:

“İstanbul Mahkemeleri yetkilidir.”

yazılması her olayda tek başına yeterli kabul edilmemeli; seçilen mahkemenin yetkisinin niteliği ve sözleşmenin tabi olduğu özel yetki hükümleri ayrıca incelenmelidir.


18. Tüketici Sözleşmelerinde Türk Mahkemeleri

Tüketici sözleşmeleri bakımından MÖHUK m.45 özel bir milletlerarası yetki düzenlemesi getirmektedir.

MÖHUK m.45 uyarınca tüketici, belirli şartlarda;

  • kendi yerleşim yerindeki,
  • mutad meskenindeki,
  • karşı tarafın işyeri, yerleşim yeri veya mutad meskeninin bulunduğu

Türk mahkemelerinde dava açabilir.

Tüketiciye karşı açılacak davalarda ise tüketicinin Türkiye’deki mutad meskeni mahkemesi önem taşımaktadır.

Bu düzenlemenin temel amacı, tüketicinin milletlerarası sözleşme ilişkilerinde daha zayıf taraf olarak korunmasını sağlamaktır.


19. İş Sözleşmelerinde Türk Mahkemelerinin Yetkisi

İş sözleşmelerinde de özel bir milletlerarası yetki düzenlemesi bulunmaktadır.

MÖHUK m.44 uyarınca bireysel iş sözleşmesinden veya iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda, işçinin işini mutaden yaptığı işyerinin Türkiye’de bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.

Ayrıca işçinin işverene karşı açacağı davalarda işverenin yerleşim yeri ile işçinin yerleşim yeri veya mutad meskeninin bulunduğu Türk mahkemeleri de yetkili olabilir.

Dolayısıyla yabancı işveren ile Türkiye’de çalışan bir işçi arasındaki uyuşmazlıkta Türk mahkemelerinin yetkisi gündeme gelebilir.


20. Yetkili Mahkeme ile Uygulanacak Hukuk Aynı Olmak Zorunda mıdır?

Hayır.

Bu konu özellikle vurgulanmalıdır.

Örneğin:

  • taraflar Türk mahkemelerinin yetkili olmasını kararlaştırmış olabilir,
  • ancak sözleşmeye Fransız hukukunun uygulanmasını seçmiş olabilir.

Bu durumda, şartların gerçekleşmesi hâlinde:

Yetkili mahkeme: Türk mahkemesi

Uygulanacak hukuk: Fransız hukuku

olabilir.

Aynı şekilde taraflar Türk hukukunu seçmiş ancak uyuşmazlığın yabancı bir mahkemede görülmesini kararlaştırmış olabilir.

Dolayısıyla “Türk mahkemesi yetkiliyse Türk hukuku uygulanır” şeklinde bir varsayım doğru değildir.


21. Sözleşmenin Geçerliliği Hangi Hukuka Tabidir?

Sözleşmenin varlığı ve maddi geçerliliği bakımından da MÖHUK’ta özel düzenleme bulunmaktadır.

MÖHUK m.32 uyarınca sözleşmeden doğan ilişkinin veya sözleşme hükümlerinden birinin varlığı ve maddi geçerliliği, sözleşme geçerli olsaydı uygulanacak hukuka tabidir.

Bu nedenle;

  • sözleşmenin kurulup kurulmadığı,
  • tarafların iradelerinin bulunup bulunmadığı,
  • sözleşmenin maddi geçerliliği

gibi meselelerde uygulanacak hukuk ayrıca önem taşır.

Bunun yanında sözleşmenin şekline ilişkin meselelerde MÖHUK’un ilgili hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.


22. Sözleşmenin İfasında Hangi Hukuk Dikkate Alınır?

Sözleşmeye uygulanacak hukuk ile sözleşmenin fiilen ifa edildiği yerdeki hukuk arasında da ayrım yapılabilir.

MÖHUK m.33 uyarınca ifa sırasında gerçekleştirilen fiil ve işlemler ile malların korunmasına ilişkin tedbirler bakımından, işlem veya fiillerin yapıldığı veya tedbirin alındığı ülke hukukunun dikkate alınması öngörülmektedir.

Bu nedenle sözleşmenin esasına bir ülke hukuku uygulanırken, belirli ifa işlemlerinin gerçekleştirilme biçimi bakımından başka bir ülkenin hukukunun dikkate alınması mümkün olabilir.


23. Üçüncü Devletin Emredici Kuralları Uygulanabilir mi?

Bazı durumlarda sözleşmenin tabi olduğu hukuk dışında kalan bir devletin doğrudan uygulanan kuralları da önem taşıyabilir.

MÖHUK m.31, sözleşmeden doğan ilişkinin tabi olduğu hukuk uygulanırken, sözleşmeyle sıkı ilişkili olması hâlinde üçüncü bir devletin doğrudan uygulanan kurallarına etki tanınabilmesine imkân vermektedir. Bu değerlendirmede söz konusu kuralların amacı, niteliği, içeriği ve sonuçları dikkate alınır.

Bu nedenle uluslararası ticari sözleşmelerde yalnızca tarafların seçtiği hukuka bakmak her zaman yeterli olmayabilir.


24. Yabancıların Türkiye’de Sözleşme Yaparken Dikkat Etmesi Gerekenler

Türkiye’de sözleşme yapan yabancıların, sözleşme imzalanmadan önce özellikle şu hususları açıkça belirlemesi önemlidir:

  • Sözleşmeye hangi ülke hukukunun uygulanacağı,
  • uyuşmazlıkların hangi mahkemede çözüleceği,
  • tahkim tercih ediliyorsa tahkim yeri ve kuralları,
  • sözleşmenin hangi dilde düzenleneceği,
  • ödeme para birimi,
  • sözleşmenin ifa yeri,
  • fesih ve sona erme şartları,
  • tarafların temsil ve imza yetkileri,
  • uyuşmazlık halinde uygulanacak usul,
  • yabancı mahkeme kararının Türkiye’de tanınması ve tenfizi.

Özellikle yüksek miktarlı ticari sözleşmelerde hukuk seçimi ile yetki şartının birbirinden ayrı düzenlenmesi önemlidir.


25. Türk Vatandaşlarının Yabancılarla Sözleşme Yaparken Dikkat Etmesi Gerekenler

Türk vatandaşları veya Türkiye’de yerleşik şirketler de yabancılarla sözleşme yaparken sözleşmenin yabancılık unsuru taşıdığını dikkate almalıdır.

Sözleşmeye yalnızca fiyat, ödeme ve teslim koşullarının yazılması yeterli değildir.

Özellikle:

“Bu sözleşmeye hangi hukuk uygulanacaktır?”

ve

“Uyuşmazlık çıkarsa hangi mahkeme veya tahkim mercii yetkili olacaktır?”

sorularına sözleşmede açık cevap verilmesi ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi açısından önemlidir.


26. Yabancı Mahkeme Kararı Türkiye’de Geçerli Olur mu?

Bir sözleşme uyuşmazlığının yabancı bir mahkemede görülmesi ve karar verilmesi hâlinde, bu kararın Türkiye’de doğrudan her durumda hüküm ve sonuç doğuracağı söylenemez.

Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de tanınması veya tenfizi bakımından MÖHUK’un ilgili hükümleri ve varsa uygulanabilir milletlerarası sözleşmeler dikkate alınmalıdır.

Bu nedenle sözleşme hazırlanırken yalnızca:

“Uyuşmazlık şu yabancı mahkemede görülecektir.”

şeklinde bir hüküm koymak yerine, verilecek kararın Türkiye’de nasıl uygulanabileceğinin de değerlendirilmesi gerekir.


27. Sözleşmelerde Hukuk Seçimi Neden Önemlidir?

Hukuk seçiminin önceden yapılması taraflar açısından önemli bir hukuki öngörülebilirlik sağlayabilir.

Çünkü taraflar hukuk seçimi yapmadığında, uyuşmazlık ortaya çıktığında mahkeme MÖHUK m.24 kapsamında;

  • karakteristik edimi,
  • tarafların mutad meskenlerini,
  • işyerlerini,
  • sözleşmenin ifa yerini,
  • sözleşmenin diğer bağlantı noktalarını

değerlendirmek zorunda kalabilir.

Buna karşılık geçerli ve açık bir hukuk seçimi, tarafların hangi maddi hukuk kurallarına tabi olacaklarını önceden bilmelerini sağlayabilir.


28. MÖHUK Bakımından İlgili Maddelerin Özeti

Konu MÖHUK maddesi Temel düzenleme
Sözleşmeye uygulanacak hukuk m.24 Hukuk seçimi ve en sıkı ilişkili hukuk
Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler m.25 Taşınmazın bulunduğu ülke hukuku
Tüketici sözleşmeleri m.26 Tüketicinin korunması ve mutad mesken hukuku
İş sözleşmeleri m.27 Hukuk seçimi ve işçinin mutad işyeri
Fikrî mülkiyet sözleşmeleri m.28 Seçilen hukuk ve özel bağlantı kuralları
Taşıma sözleşmeleri m.29 Seçilen hukuk ve taşıma ilişkisine özgü bağlantılar
Doğrudan uygulanan kurallar m.31 Üçüncü devletin emredici kuralları
Sözleşmenin maddi geçerliliği m.32 Sözleşmeye uygulanacak hukuk
İfanın gerçekleştirilmesi m.33 İfa yeri hukukunun dikkate alınması
Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi m.40 İç hukukun yer itibarıyla yetki kuralları
Tüketici davaları m.45 Tüketiciyi koruyan özel yetki kuralları
İş sözleşmesi davaları m.44 İşçinin mutad işyeri ve diğer bağlantılar
Yetki anlaşması m.47 Yabancılık unsurlu borç ilişkilerinde yetki anlaşması


Sonuç

Yabancıların Türkiye’de sözleşme yapması veya Türk vatandaşlarının yabancılarla sözleşme kurması hâlinde, sözleşmenin yabancılık unsuru taşıması nedeniyle MÖHUK hükümlerinin dikkate alınması gerekir.

Sözleşmeye uygulanacak hukuk bakımından temel düzenleme MÖHUK m.24’tür.

MÖHUK m.24 uyarınca taraflar, sözleşmeden doğan ilişkiye uygulanacak hukuku açıkça seçebilir. Seçilen hukukun sözleşmenin tamamına veya yalnızca bir bölümüne uygulanması da kararlaştırılabilir. Taraflar hukuk seçimini daha sonra değiştirebilir veya sözleşmenin kurulmasından sonra hukuk seçimi yapabilir.

Taraflar hukuk seçimi yapmamışsa sözleşmeyle en sıkı ilişkili hukuk uygulanır. Bu kapsamda özellikle karakteristik edim borçlusunun mutad meskeni veya ticari/mesleki sözleşmeler bakımından işyeri dikkate alınır. Ancak olayın bütün koşullarına göre sözleşmeyle daha sıkı ilişkili başka bir hukuk varsa bu hukuk uygulanabilir.

Sözleşmenin türüne göre özel kurallar da bulunmaktadır. Taşınmaz sözleşmelerinde taşınmazın bulunduğu ülke hukuku, tüketici sözleşmelerinde tüketicinin korunmasına ilişkin özel hükümler, iş sözleşmelerinde ise işçinin mutad işyeri ve emredici koruma hükümleri ayrıca önem taşır.

Türk mahkemelerinin yetkisi ise uygulanacak hukuktan ayrı bir meseledir.

MÖHUK m.40 uyarınca Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi kural olarak Türk hukukundaki yer itibarıyla yetki kurallarına göre belirlenir. Özel sözleşme türleri bakımından MÖHUK m.44 ve m.45 gibi özel yetki hükümleri de bulunmaktadır.

Bu nedenle:

Türk mahkemesi yetkili olabilir ancak yabancı hukuk uygulayabilir.

Aynı şekilde:

Sözleşmeye Türk hukuku uygulanabilir ancak uyuşmazlığın çözümünde yabancı bir mahkeme veya geçerli bir tahkim mekanizması gündeme gelebilir.

Bu ayrım, milletlerarası sözleşmeler bakımından en önemli hukuki noktalardan biridir.

Sonuç olarak yabancılık unsuru taşıyan bir sözleşmede izlenmesi gereken temel yöntem:

Önce sözleşmenin yabancılık unsuru belirlenir → sözleşmenin türü tespit edilir → MÖHUK kapsamında uygulanacak hukuk belirlenir → varsa geçerli hukuk seçimi incelenir → hukuk seçimi yoksa en sıkı ilişkili hukuk belirlenir → Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi ayrıca değerlendirilir → varsa yetki anlaşması veya tahkim şartı incelenir → yabancı mahkeme kararı söz konusuysa tanıma ve tenfiz şartları değerlendirilir.

Bu nedenle “Taraflardan biri yabancıysa yabancı hukuk uygulanır” veya “Sözleşme Türkiye’de imzalanmışsa mutlaka Türk hukuku uygulanır” şeklinde genel bir sonuca varmak doğru değildir.

Her sözleşmede tarafların vatandaşlığı, mutad meskeni, işyerleri, sözleşmenin konusu, ifa yeri, sözleşmenin yapıldığı yer, seçilen hukuk, yetki şartı ve varsa uygulanabilir milletlerarası sözleşmeler birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle uluslararası ticari sözleşmeler, taşınmaz işlemleri, tüketici sözleşmeleri ve iş sözleşmelerinde genel MÖHUK m.24 kuralının yanında ilgili özel hükümler ayrıca incelenmelidir.

Not: Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut bir sözleşmede uygulanacak hukuk ve Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi; sözleşmenin türü, tarafların statüsü, ifa yeri, seçilen hukuk ve varsa milletlerarası sözleşmelere göre değişebilir. Güncel MÖHUK metninde özellikle iş sözleşmelerine ilişkin m.27’nin 2025 yılında değiştirildiği de dikkate alınmalıdır.

Leave a Reply

Call Now Button