Deepfake ile Dolandırıcılık Nedir? Yapay Zekâ ile Ses ve Görüntü Taklidi Kullanılarak Dolandırıcılık Suçu
Telefonunuz çalıyor ve ekranda yakınınızın fotoğrafı görünüyor. Karşıdaki ses gerçekten onun sesine benziyor:
“Başım belada, acilen para göndermen gerekiyor.”
Bir şirket çalışanına ise genel müdürünün sesiyle hazırlanan mesaj geliyor:
“Toplantıdayım. Bu ödemeyi hemen yapmamız gerekiyor. Şu hesaba 750.000 TL gönder.”
Başka bir kişi sosyal medyada tanınmış bir yatırımcının görüntüsünü görüyor. Videodaki kişi belirli bir yatırım platformunu tavsiye ediyor ve kısa sürede yüksek kazanç elde edilebileceğini söylüyor. Oysa görüntü ve ses tamamen yapay zekâ ile oluşturulmuş durumda.
Bütün bu örnekler günümüzde giderek önem kazanan deepfake ile dolandırıcılık yöntemlerinin farklı görünümleridir.
Yapay zekâ teknolojileri sayesinde bir kişinin yüzü, sesi ve konuşma biçimi gerçeğe oldukça yakın şekilde taklit edilebilmekte; böylece klasik dolandırıcılık yöntemlerinden çok daha inandırıcı senaryolar oluşturulabilmektedir.
Peki deepfake ile dolandırıcılık suçu nedir? Yapay zekâ ile ses taklit ederek para istemenin cezası nedir? Deepfake görüntü kullanılması nitelikli dolandırıcılık sayılır mı? Para gönderildikten sonra ne yapılmalıdır?
Türk hukukunda “deepfake dolandırıcılığı” adı altında bağımsız bir suç tipi bulunmamaktadır. Bununla birlikte yapay zekâ kullanılarak gerçekleştirilen hileli davranışlarla kişinin aldatılması ve zararına menfaat sağlanması hâlinde Türk Ceza Kanunu’nun dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık hükümleri uygulanabilir. Adalet Bakanlığı da gerçek hayatta suç teşkil eden bir fiilin yapay zekâ aracılığıyla gerçekleştirilmesinin suç niteliğini ortadan kaldırmadığını ve yapay zekâ kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık eylemlerinin suç oluşturduğunu açıkça belirtmektedir.
Deepfake Nedir?
Deepfake; yapay zekâ ve derin öğrenme teknolojileri kullanılarak gerçek kişilere ait ses, yüz, görüntü veya hareketlerin değiştirilmesi, taklit edilmesi ya da kişinin gerçekte gerçekleştirmediği davranışları gerçekleştirmiş gibi gösterilmesidir.
Deepfake teknolojisiyle;
- kişinin sesi klonlanabilir,
- yüzü başka bir videoya yerleştirilebilir,
- hiç söylemediği sözler söyletilebilir,
- gerçek zamanlı görüntülü görüşmede başka bir kişinin yüzü taklit edilebilir,
- tanınmış kişilerin sahte yatırım reklamları oluşturulabilir.
Kişisel Verileri Koruma Kurumu da deepfake teknolojisinin görüntü ve ses gibi gerçek kişilere ilişkin verilerden yararlanılarak gerçeğe aykırı içerikler oluşturulmasına imkân verdiğini ve kişisel veriler açısından önemli riskler meydana getirdiğini belirtmektedir.
Ancak deepfake teknolojisinin kullanılması tek başına suç değildir.
Ceza hukuku bakımından asıl önemli olan, bu teknolojinin bir kişiyi aldatmak ve haksız menfaat elde etmek amacıyla kullanılıp kullanılmadığıdır.
Deepfake ile Dolandırıcılık Suçu Nasıl Oluşur?
Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesinde dolandırıcılık suçunun temelinde hileli davranışlarla bir kimsenin aldatılması ve onun veya başkasının zararına olarak failin kendisine veya başkasına yarar sağlaması bulunmaktadır.
Deepfake dolandırıcılığında yapay zekâ ile hazırlanan sahte ses veya görüntü çoğu zaman bu hilenin önemli bir parçasını oluşturur.
Örneğin fail;
- mağdurun oğlunun sosyal medyadaki videolarından ses örnekleri elde eder,
- yapay zekâ programıyla oğlunun sesini klonlar,
- mağduru telefonla arar,
- “Kaza yaptım, acilen para göndermen gerekiyor.” der,
- mağdur gerçekten oğluyla konuştuğunu düşünerek para gönderir.
Burada mağdurun para göndermesine neden olan şey, yalnızca telefondaki sözler değildir. Yakınının sesinin yapay zekâ ile son derece gerçekçi biçimde taklit edilmesi de hileli davranışın bir parçasıdır.
Dolayısıyla deepfake teknolojisi dolandırıcılık suçunda mağdurun iradesini yanıltmak amacıyla kullanılan araç hâline gelebilir.
Deepfake ile Dolandırıcılığın Cezası Nedir?
Deepfake kullanılması hâlinde uygulanacak tek bir ceza bulunmamaktadır.
Öncelikle eylemin TCK m. 157 kapsamında basit dolandırıcılık mı yoksa TCK m. 158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık mı oluşturduğu belirlenmelidir.
Özellikle bilişim sistemlerinin veya banka ve kredi kurumlarının suçun işlenmesinde araç olarak kullanılması durumunda TCK m. 158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılık gündeme gelebilir.
Adalet Bakanlığına bağlı adli makamlar tarafından yayımlanan güncel bilgilendirmelerde de bilişim sistemleri veya banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılık bakımından dört yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü belirtilmektedir.
Ancak deepfake kullanılması otomatik olarak nitelikli dolandırıcılık anlamına gelmez.
Olayda kullanılan teknoloji, mağdurun nasıl aldatıldığı, bilişim sisteminin hilenin gerçekleştirilmesindeki fonksiyonu ve banka hesabının yalnızca paranın gönderildiği bir araç mı yoksa suçun işlenmesinde doğrudan kullanılan bir unsur mu olduğu ayrıca değerlendirilmelidir.
Banka Hesabına Para Gönderilmesi Her Zaman TCK 158/1-f Anlamına Gelir mi?
Hayır.
Bu konuda özellikle dikkatli olunması gerekir.
Yargıtay uygulamasında banka veya kredi kurumunun yalnızca suç tamamlandıktan sonra ödeme aracı olarak kullanılması ile banka veya bilişim sisteminin doğrudan dolandırıcılık eyleminin gerçekleştirilmesinde araç olarak kullanılması birbirinden ayrılmaktadır. Yargıtay kararlarında, banka hesabının yalnızca paranın aktarılmasına yarayan bir ödeme aracı olması durumunun tek başına TCK m. 158/1-f’nin uygulanması için yeterli olmayabileceği belirtilmektedir.
Buna karşılık mağdurun internet, sosyal medya, mesajlaşma uygulaması, sahte internet sitesi veya diğer bilişim imkânları üzerinden aldatıldığı olaylarda bilişim sistemlerinin suçtaki fonksiyonu daha farklı değerlendirilebilir. Yargıtay kararlarında bilişim sistemlerinin mağdurun aldatılmasında doğrudan araç olarak kullanıldığı eylemler TCK m. 158/1-f kapsamında değerlendirilebilmektedir.
Bu nedenle deepfake ile gerçekleştirilen her olayda suç vasfının ayrıca belirlenmesi gerekir.
Ses Klonlayarak Para İstemek Dolandırıcılık mıdır?
Günümüzde en önemli deepfake dolandırıcılığı yöntemlerinden biri voice cloning, yani ses klonlamadır.
Fail birkaç saniyelik veya birkaç dakikalık gerçek ses kaydını kullanarak kişinin sesine oldukça yakın yapay bir ses oluşturabilir.
Ardından mağdur aranarak;
“Anne, telefonumu kaybettim. Yeni numaram bu.”
“Başım belada.”
“Kaza yaptım.”
“Polise para vermem gerekiyor.”
“Şu hesaba acilen para gönder.”
şeklinde ifadeler kullanılabilir.
Mağdur karşıdaki sesin gerçekten çocuğuna veya yakınına ait olduğunu düşündüğünde aldatıcılık seviyesi klasik telefon dolandırıcılığına göre önemli ölçüde artabilir.
Kişinin yapay zekâ ile oluşturulan sahte ses kullanılarak aldatılması ve para göndermesi hâlinde, diğer kanuni unsurların da bulunması durumunda dolandırıcılık suçu oluşabilir. Yapay zekâ kullanılması, suçun fail bakımından sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Patronun Sesini Taklit Ederek Şirketten Para Almak
Deepfake dolandırıcılığının şirketler açısından en önemli risklerinden biri üst düzey yöneticilerin seslerinin veya görüntülerinin taklit edilmesidir.
Örneğin muhasebe müdürü WhatsApp üzerinden şirket sahibinden geldiğini düşündüğü bir sesli mesaj alabilir:
“Bu ödeme çok acil. Tedarikçiye bugün 1.500.000 TL göndermemiz gerekiyor. IBAN’ı birazdan gönderiyorum.”
Ses gerçekten şirket sahibinin sesine benzemektedir.
Ancak kayıt yapay zekâ ile oluşturulmuştur.
Muhasebe çalışanının bu talimata inanarak şirket parasını faile göndermesi durumunda dolandırıcılık veya olayın özelliklerine göre nitelikli dolandırıcılık hükümleri gündeme gelebilir.
Bu tür olaylarda yalnızca parayı gönderen çalışan değil;
- şirketin uğradığı zarar,
- talimatın verildiği iletişim kanalı,
- deepfake içeriğinin nasıl oluşturulduğu,
- paranın gönderildiği hesap,
- hesap sahiplerinin rolü,
- fail ile hesap sahibi arasındaki ilişki
birlikte incelenmelidir.
Deepfake Görüntülü Arama ile Dolandırıcılık
Deepfake teknolojisi yalnızca önceden hazırlanmış videolarda kullanılmamaktadır.
Teknolojik gelişmeler sayesinde gerçek zamanlı görüntülü görüşmelerde de yüz ve ses manipülasyonu yapılabilmektedir.
Bu nedenle mağdur görüntülü görüşme yaptığı kişiyi gerçekten tanıdığı kişi zannedebilir.
Örneğin şirket çalışanı görüntülü toplantıya katıldığında ekranda şirket yöneticisini gördüğünü düşünmektedir. Görüntüdeki kişi para transferi yapılmasını istemektedir.
Görüşme gerçekte yapay zekâ aracılığıyla manipüle edilmişse ve bu hile sonucunda para transferi yapılmışsa dolandırıcılık suçu bakımından son derece güçlü bir aldatma aracı söz konusu olabilir.
Ceza hukuku bakımından yine teknolojinin adı değil, hileli davranışın mağduru aldatması ve malvarlığı zararına yol açması esas alınır.
Ünlülerin Deepfake Yatırım Videolarıyla Dolandırıcılık
Sosyal medyada karşılaşılan başka bir yöntem ise tanınmış kişilerin görüntülerinin kullanıldığı sahte yatırım reklamlarıdır.
Örneğin;
- iş insanları,
- ekonomistler,
- sanatçılar,
- televizyon sunucuları,
- sosyal medya fenomenleri
deepfake teknolojisi kullanılarak belirli bir yatırım platformunu tavsiye ediyormuş gibi gösterilebilir.
Sahte videoda;
“Ben bu sistemle ayda 300.000 TL kazanıyorum.”
“Bu yatırım fırsatını kaçırmayın.”
“500 dolar yatırarak hemen kazanmaya başlayabilirsiniz.”
gibi ifadeler kullanılabilir.
Mağdur tanıdığı veya güvendiği kişinin gerçekten bu açıklamayı yaptığını düşünerek bağlantıya tıklar, sahte yatırım platformuna üye olur ve para yatırır.
Bu durumda deepfake video mağdurun güvenini sağlamak amacıyla oluşturulan hileli organizasyonun bir parçasıdır.
Özellikle sahte internet siteleri, sosyal medya reklamları ve dijital ödeme sistemlerinin kullanıldığı organizasyonlarda TCK m. 158 kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık hükümleri gündeme gelebilir. Bilişim sistemleri kullanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık soruşturmalarının günümüzde de TCK m. 158/1-f kapsamında yürütüldüğüne ilişkin güncel savcılık açıklamaları bulunmaktadır.
Deepfake ile Banka Çalışanı Taklidi Yapılması
Fail yalnızca mağdurun yakınını değil, banka çalışanını da taklit edebilir.
Yapay zekâ ile oluşturulan ses veya görüntü kullanılarak;
“Bankanızın güvenlik biriminden arıyorum.”
“Hesabınızdan şüpheli işlem yapıldı.”
“Paranızı güvenli hesaba aktarmanız gerekiyor.”
şeklinde ifadeler kullanılabilir.
Bu noktada ayrıca kişinin kendisini banka, sigorta veya kredi kurumunun çalışanı olarak tanıtması suretiyle gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılık hükümleri de somut olay bakımından değerlendirilmelidir.
Suçun hangi bent kapsamında kaldığı ise kullanılan yönteme ve somut olaydaki hileli davranışlara göre belirlenmelidir.
Deepfake Dolandırıcılığında Para Gönderilmemişse Suç Oluşur mu?
Mağdur sahte sesi veya görüntüyü fark etmiş ve para göndermemiş olabilir.
Bu durumda;
“Para gitmediğine göre herhangi bir suç oluşmadı.”
demek her zaman doğru değildir.
Fail dolandırıcılık suçunu işlemeye yönelik icra hareketlerine başlamış ancak mağdurun şüphelenmesi veya başka bir sebeple para transferinin gerçekleşmemesi durumunda dolandırıcılığa teşebbüs hükümleri gündeme gelebilir.
Örneğin fail mağdurun oğlunun sesini klonlamış, mağduru aramış, kendisini oğlu olarak tanıtmış ve belirli hesaba para göndermesini istemiş; ancak mağdur oğlunu başka telefondan arayarak olayın sahte olduğunu anlamış olabilir.
Somut olayda suçun icrasına başlanıp başlanmadığı ve suçun failin elinde olmayan nedenlerle tamamlanıp tamamlanmadığı değerlendirilerek TCK’nın teşebbüse ilişkin hükümleri uygulanabilir.
Deepfake ile Dolandırıcılıkta IBAN Sahibinin Sorumluluğu
Deepfake dolandırıcılıklarında mağdurdan genellikle üçüncü bir kişiye ait banka hesabına para göndermesi istenir.
Bu nedenle soruşturmalarda en çok tartışılan kişilerden biri IBAN sahibi olmaktadır.
Ancak hesabına para gelmiş olması, hesap sahibinin her durumda dolandırıcılığın faili olduğu anlamına gelmez.
Ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi gereğince hesap sahibinin;
- dolandırıcılık planından haberdar olup olmadığı,
- hesabını neden kullandırdığı,
- para karşılığında hesap temin edip etmediği,
- hesabına gelen parayı çekip çekmediği,
- başka hesaplara aktarım yapıp yapmadığı,
- faille irtibatının bulunup bulunmadığı,
- suçtan pay alıp almadığı
araştırılmalıdır.
Bununla birlikte hesabını bilerek dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılmak üzere üçüncü kişilere veren veya suçtan elde edilen paranın aktarılmasına bilinçli biçimde yardımcı olan kişinin cezai sorumluluğu doğabilir.
Adalet Bakanlığı bünyesindeki adli makamlar da son dönemde banka hesabını başkalarına kullandırmanın ciddi ceza soruşturmalarına neden olabileceğine ilişkin kamuoyu bilgilendirmeleri yapmaktadır.
Deepfake Dolandırıcılığında Kişisel Verilerin Kullanılması
Deepfake içeriği oluşturabilmek için çoğu zaman mağdura veya taklit edilen kişiye ait;
- fotoğraf,
- video,
- ses,
- yüz görüntüsü,
- sosyal medya içerikleri
toplanmaktadır.
Bu verilerin hukuka aykırı biçimde elde edilmesi, kaydedilmesi veya üçüncü kişilere aktarılması hâlinde dolandırıcılık suçunun yanında kişisel verilere ilişkin başka suçların da gündeme gelmesi mümkündür.
Kişisel Verileri Koruma Kurumu, deepfake teknolojisinin kişisel verilerin kötüye kullanılması bakımından önemli riskler meydana getirdiğini özellikle vurgulamaktadır.
Dolayısıyla tek bir deepfake dolandırıcılığı olayı yalnızca TCK m. 157 veya m. 158 bakımından değil, olayın özelliklerine göre kişisel verilerin korunmasına ilişkin hükümler bakımından da değerlendirilmelidir.
Deepfake Dolandırıcılığında Birden Fazla Suç Oluşabilir mi?
Evet.
Örneğin fail;
- kişinin özel ses kayıtlarını hukuka aykırı olarak elde etmiş,
- bu sesleri kullanarak yapay zekâ modeli oluşturmuş,
- mağdurun yakınını taklit etmiş,
- mağdurdan para istemiş,
- para başka kişilerin hesaplarından geçirilmiş olabilir.
Bu olayda dolandırıcılığın yanında kişisel veriler, özel hayat veya başka suç tipleri de gündeme gelebilir.
Ancak failin her eylem için ayrı ayrı cezalandırılıp cezalandırılmayacağı Türk Ceza Kanunu’nun içtima hükümlerine göre değerlendirilir.
Deepfake Dolandırıcılığında Fail Nasıl Tespit Edilir?
Deepfake dolandırıcılıklarında fail çoğu zaman sahte telefon numarası, sosyal medya hesabı veya üçüncü kişilerin banka hesaplarını kullanabilir.
Buna rağmen soruşturma kapsamında;
- telefon ve iletişim kayıtları,
- IP ve bağlantı bilgileri,
- banka hesap hareketleri,
- para transfer zinciri,
- ATM görüntüleri,
- kripto para transferleri,
- kullanılan sosyal medya hesapları,
- mesajlaşmalar,
- e-posta adresleri,
- şüphelilere ait telefon ve bilgisayarlar
incelenebilir.
Özellikle paranın hangi hesaba gönderildiğinin hızlı şekilde belirlenmesi soruşturma açısından önemli olabilir.
Deepfake ile Dolandırıldım, Ne Yapmalıyım?
Deepfake dolandırıcılığı mağduru açısından en önemli hususlardan biri delilleri kaybetmeden ve para hareketleri tamamlanmadan mümkün olduğunca hızlı hareket etmektir.
Öncelikle;
- para gönderilen IBAN,
- banka dekontu,
- telefon numarası,
- WhatsApp veya Telegram yazışmaları,
- deepfake ses kaydı,
- sahte video,
- sosyal medya hesabı,
- internet sitesi adresi,
- reklam bağlantısı,
- e-posta yazışmaları
saklanmalıdır.
Ses veya video dosyalarının yalnızca ekran görüntüsü değil, mümkünse orijinal dijital dosyası da muhafaza edilmelidir.
Ardından bankaya derhâl bildirim yapılması ve işlemin niteliğine göre paranın aktarım sürecinin durdurulmasının mümkün olup olmadığının araştırılması önemlidir.
Aynı zamanda Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk birimlerine müracaat edilerek suç duyurusunda bulunulabilir.
Soruşturma makamından;
- banka hesabının tespiti,
- para hareketlerinin araştırılması,
- hesap sahiplerinin belirlenmesi,
- kamera kayıtlarının temini,
- iletişim ve dijital delillerin incelenmesi
talep edilebilir.
Deepfake Dolandırıcılığında Para Geri Alınabilir mi?
Dolandırıcılık nedeniyle ceza soruşturması yürütülmesi ile mağdurun parasını geri alması aynı hukuki mesele değildir.
Failin cezalandırılması, mağdurun zararının her durumda otomatik olarak tamamen karşılanacağı anlamına gelmez.
Paranın bulunduğu hesapların tespit edilmesi, üçüncü kişilere aktarılıp aktarılmadığının araştırılması ve somut olayın özelliklerine göre ceza soruşturmasındaki koruma tedbirleri ile özel hukuk ve icra hukuku yollarının değerlendirilmesi gerekebilir.
Bu nedenle yüksek tutarlı deepfake dolandırıcılıklarında yalnızca suç duyurusunda bulunmakla yetinmeyip zararın tahsiline ilişkin hukuki stratejinin ayrıca oluşturulması önem taşır.
Deepfake Dolandırıcılığı Şikâyete Tabi midir?
Dolandırıcılık suçlarında soruşturma usulü, olayda oluşan suç tipine göre değerlendirilmelidir.
Özellikle TCK m. 158 kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık suçları bakımından soruşturma resen yürütülmektedir.
Bu nedenle mağdurun daha sonra şikâyetinden vazgeçmesi, kamu davasının mutlaka sona ereceği anlamına gelmez.
Ancak zararının giderilmesi, failin hukuki durumu ve uygulanabilecek ceza hukuku kurumları bakımından ayrıca sonuç doğurabilir.
Deepfake Dolandırıcılığında Görevli Mahkeme Hangisidir?
Suçun basit dolandırıcılık mı yoksa nitelikli dolandırıcılık mı olduğuna göre görevli mahkeme değişebilir.
Özellikle TCK m. 158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık iddiasında ağır ceza mahkemesi görevli olur.
Bu nedenle soruşturmanın başında suçun doğru hukuki nitelendirilmesi önem taşır.
Yapay Zekâ Şirketi mi, Deepfake İçeriği Hazırlayan Kişi mi Sorumludur?
Deepfake içeriğin bir yapay zekâ programıyla hazırlanması failin ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Ceza hukuku açısından temel olarak;
- programı kullanan,
- hileli içeriği hazırlayan,
- mağdurla iletişime geçen,
- para talep eden,
- banka hesaplarını temin eden,
- suçtan elde edilen parayı alan
kişilerin eylemleri ayrı ayrı incelenir.
“Videoyu veya sesi ben üretmedim, yapay zekâ üretti.”
şeklindeki savunma tek başına sorumluluğu kaldırmaz.
Adalet Bakanlığının yaklaşımı da gerçek hayatta suç teşkil eden davranışların yapay zekâ kullanılarak gerçekleştirilmesi hâlinde suç niteliğinin devam ettiği yönündedir.
Deepfake Dolandırıcılığından Korunmak İçin Ne Yapılmalıdır?
Özellikle ani ve yüksek miktarlı para taleplerinde yalnızca karşıdaki kişinin sesine veya görüntüsüne güvenilmemelidir.
Yakınınızdan veya şirket yöneticisinden olağan dışı bir para transferi talimatı geldiğinde;
- bilinen telefon numarasından kişiyi yeniden aramak,
- başka bir iletişim kanalından doğrulama yapmak,
- şirketlerde çift onay sistemi kullanmak,
- yeni IBAN’lara yapılan yüksek tutarlı ödemelerde ek doğrulama uygulamak,
- yalnızca sesli veya görüntülü talimatla ödeme yapmamak
deepfake dolandırıcılığı riskini önemli ölçüde azaltabilir.
Sık Sorulan Sorular
Deepfake ile dolandırıcılık suç mudur?
Evet. Yapay zekâ ile oluşturulan sahte ses veya görüntünün kişiyi aldatmak ve haksız menfaat elde etmek amacıyla kullanılması hâlinde dolandırıcılık veya olayın özelliklerine göre nitelikli dolandırıcılık suçu oluşabilir. Adalet Bakanlığı da yapay zekâ kullanılmasının dolandırıcılık fiilinin suç niteliğini ortadan kaldırmadığını belirtmektedir.
Yapay zekâ ile ses taklit ederek para istemek suç mudur?
Kişinin yakınının, patronunun veya başka bir kişinin sesi taklit edilerek mağdur aldatılır ve para alınırsa dolandırıcılık suçu gündeme gelir. Suçun nitelikli hâlinin oluşup oluşmadığı kullanılan yöntem ve bilişim sistemlerinin suçtaki fonksiyonuna göre belirlenir.
Deepfake dolandırıcılığının cezası kaç yıldır?
Tek bir ceza bulunmamaktadır. Eylemin TCK m. 157 kapsamındaki dolandırıcılık mı yoksa TCK m. 158 kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık mı olduğu belirlenmelidir. Bilişim sistemleri veya banka ve kredi kurumlarının suçta araç olarak kullanıldığı bazı nitelikli dolandırıcılık hâllerinde dört yıldan on yıla kadar hapis cezası gündeme gelebilir.
Para gönderilmediyse dolandırıcılık suçu oluşmaz mı?
Fail suçun icrasına başlamış ancak mağdur şüphelenerek para göndermemişse somut olayın şartlarına göre dolandırıcılığa teşebbüs hükümleri uygulanabilir.
Deepfake ile dolandırıldığımda nereye şikâyet etmeliyim?
Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk birimlerine başvurulabilir. Para transferi yapılmışsa bankaya da gecikmeden bildirim yapılması önemlidir.
IBAN sahibi de ceza alır mı?
Hesap sahibinin cezalandırılması otomatik değildir. Dolandırıcılık organizasyonunu bilip bilmediği, hesabını neden kullandırdığı, parayı çekip çekmediği ve suçtan menfaat sağlayıp sağlamadığı araştırılır.
Banka hesabına para göndermek suçu otomatik olarak nitelikli dolandırıcılık yapar mı?
Hayır. Yargıtay, bankanın yalnızca suç sonrasında ödeme aracı olarak kullanılması ile banka veya bilişim sisteminin hilenin gerçekleştirilmesinde araç olarak kullanılmasını birbirinden ayırmaktadır.
Sonuç: Deepfake, Dolandırıcılığın Yeni ve Çok Daha İnandırıcı Bir Aracı Hâline Gelebilir
Deepfake teknolojisinin gelişmesiyle birlikte dolandırıcılık suçlarında kullanılan hile yöntemleri de değişmektedir.
Artık mağdur yalnızca sahte bir mesajla değil; annesinin, çocuğunun, eşinin, patronunun veya güvendiği bir ünlünün gerçekçi biçimde taklit edilmiş sesi ve görüntüsüyle karşılaşabilmektedir.
Türk hukukunda ayrı bir “deepfake dolandırıcılığı suçu” bulunmamakla birlikte yapay zekâ aracılığıyla gerçekleştirilen bu eylemler, şartları varsa TCK m. 157 kapsamında dolandırıcılık veya TCK m. 158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturabilir. Yapay zekânın kullanılması fail bakımından bir cezasızlık nedeni değildir.
Bununla birlikte her deepfake olayının otomatik olarak nitelikli dolandırıcılık şeklinde değerlendirilmesi de doğru değildir. Hilenin nasıl gerçekleştirildiği, bilişim sistemlerinin suçtaki rolü, banka hesabının hangi amaçla kullanıldığı, mağdurun nasıl aldatıldığı ve failin hangi menfaati elde ettiği somut olay özelinde incelenmelidir.
Deepfake dolandırıcılığı nedeniyle para kaybeden kişilerin banka dekontları, IBAN bilgileri, telefon numaraları, mesajlaşmalar, sahte video ve ses kayıtları ile internet bağlantılarını muhafaza etmesi; bankaya ve soruşturma makamlarına gecikmeden başvurması önem taşımaktadır.
Özellikle yüksek tutarlı para transferlerinin bulunduğu olaylarda ise yalnızca failin cezalandırılması değil, paranın izinin sürülmesi ve zararın geri alınmasına yönelik hukuki yolların da eş zamanlı değerlendirilmesi mağdurun haklarının korunması açısından önem taşımaktadır.