Hukuk Makaleleri

Trafik Kazası Hayatınızı Değiştirdiyse: Yaralanma veya Ölüm Tazminatı İçin Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvurulabilir mi?

Trafik Kazası Hayatınızı Değiştirdiyse: Yaralanma veya Ölüm Tazminatı İçin Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvurulabilir mi?

Trafik kazalarının sonucu her zaman yalnızca kaporta hasarı, araç değer kaybı veya tamir masrafından ibaret değildir. Bazı kazalarda sürücü, yolcu veya yaya ciddi şekilde yaralanabilir; aylarca çalışamayabilir, kalıcı bedensel kayıp yaşayabilir veya hayatını kaybedebilir.

Örneğin işe giderken başka bir aracın kusuruyla meydana gelen trafik kazasında bacağı kırılan ve altı ay çalışamayan bir kişinin yalnızca hastane masrafları söz konusu değildir. Kazanın sonucuna göre geçici iş göremezlik, sürekli sakatlık, bakıcı ihtiyacı ve çalışma gücü kaybından kaynaklanan ekonomik zararlar da ortaya çıkabilir.

Daha ağır bir örnekte ise trafik kazasında hayatını kaybeden bir kişinin eşi, çocukları veya fiilen destek sağladığı diğer kişiler ekonomik olarak ciddi bir kayıpla karşılaşabilir. Bu durumda destekten yoksun kalma tazminatı gündeme gelir.

Peki sigorta şirketi bu zararları hiç ödemez, eksik hesaplar veya talebi reddederse uzun yıllar sürebilecek bir dava açmak zorunlu mudur?

Hayır.

Şartlarının bulunması hâlinde trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar ve ölüm tazminatları için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir.

Sigorta Tahkim Komisyonunun resmî açıklamasına göre sigorta sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar ile Güvence Hesabına karşı yöneltilebilecek talepler Komisyona taşınabilir. Zorunlu sigortalarda ise sigorta şirketinin tahkim sistemine üye olup olmadığına bakılmaksızın 18 Nisan 2013 tarihinden sonra ortaya çıkan uyuşmazlıklarda tahkim yoluna başvurulabilmektedir.

Özellikle 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren trafik sigortası düzenlemeleri, bedensel zararların kapsamı bakımından önemli değişiklikler getirmiştir. SEDDK’nın açıklamasına göre geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatları sakatlanma teminatı, geçici ve sürekli bakıcı giderleri ise ilgili sağlık/tedavi gideri teminatı içerisinde yeniden düzenlenmiştir.


Önce Temel Sorunun Cevabı: Yaralanma ve Ölüm Tazminatı Sigorta Tahkime Götürülebilir mi?

Evet.

Trafik kazasında üçüncü kişinin yaralanması veya ölümü nedeniyle zorunlu trafik sigortacısının sorumluluğuna giren maddi tazminatlar konusunda sigorta şirketiyle uyuşmazlık çıkması hâlinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir.

Yürürlükteki trafik sigortası sistemi, motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilerin ölmesi veya yaralanması nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğunu, kaza tarihinde geçerli zorunlu sigorta limitleri içerisinde sigorta kapsamına almaktadır.

Ancak tahkim başvurusu yapılabilmesi için bazı önemli şartların yerine getirilmesi gerekir.

En önemlisi, önce sigorta şirketine başvuru yapılmasıdır.


Bedensel Zarar Ne Demektir?

Bedensel zarar yalnızca hastane veya ameliyat faturasından ibaret değildir.

Trafik kazası sonucunda kişinin;

  • beden bütünlüğünün bozulması,
  • geçici olarak çalışamaması,
  • çalışma gücünün kalıcı şekilde azalması,
  • sürekli sakat kalması,
  • üçüncü kişinin bakımına ihtiyaç duyması

çeşitli maddi zararlar doğurabilir.

1 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni trafik sigortası düzenlemeleriyle geçici iş göremezlik ile sürekli iş göremezliğin sakatlanma teminatı içerisinde değerlendirilmesi açık biçimde öngörülmüştür. SEDDK bu değişikliğin yargı kararlarıyla uyum amacı taşıdığını açıklamıştır.

Bu nedenle;

“Kazada iyileştim ama dört ay boyunca çalışamadım, kalıcı engelim yok.”

şeklindeki bir durumda dahi geçici iş göremezlik kaynaklı maddi zarar ayrıca incelenebilir.


Sürekli Sakatlık Tazminatı Nedir?

Kaza sonrasında kişinin vücut fonksiyonlarında kalıcı bir kayıp meydana gelmesi hâlinde sürekli sakatlık tazminatı gündeme gelir.

Örneğin;

  • kol veya bacak hareketlerinin kalıcı şekilde sınırlanması,
  • görme kaybı,
  • işitme kaybı,
  • sinir hasarı,
  • kalıcı ortopedik fonksiyon kaybı,
  • ciddi nörolojik sekeller

kişinin gelecekte çalışma ve ekonomik faaliyet kapasitesini etkileyebilir.

Trafik sigortası düzenlemelerinde sakatlık tazminatı bakımından kişinin sağlık durumunun yetkili sağlık kuruluşunca düzenlenen sağlık kurulu raporuyla belirlenmesi önem taşımaktadır.

Dolayısıyla yalnızca;

“Kazadan sonra hâlâ ağrım var.”

şeklindeki beyan tazminat miktarının tespiti bakımından yeterli değildir.

Kazanın bıraktığı kalıcı fonksiyon kaybının tıbbi olarak belirlenmesi gerekir.


Geçici İş Göremezlik Tazminatı İstenebilir mi?

2026 yılındaki en önemli değişikliklerden biri bu konudadır.

SEDDK’nın 12 Haziran 2026 tarihli açıklamasında, 1 Temmuz 2026 itibarıyla geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatlarının sakatlanma teminatından karşılanacağı belirtilmiştir.

Örneğin kişi trafik kazası nedeniyle;

  • 90 gün raporlu kalmış,
  • işine gidememiş,
  • gelir kaybına uğramış

olabilir.

Kişinin kazadan önceki geliri, çalışamadığı dönem ve kusur durumu dikkate alınarak geçici iş göremezlikten doğan zarar ayrıca değerlendirilir.

Dolayısıyla;

“Kalıcı engel oranım çıkmadı; hiçbir maddi tazminat alamam.”

şeklindeki düşünce her durumda doğru değildir.


Bakıcı Gideri Talep Edilebilir mi?

Evet, şartları bulunuyorsa bakıcı gideri de bedensel zararın önemli bir parçası olabilir.

Örneğin ağır şekilde yaralanan bir kişinin;

  • üç ay boyunca yatağa bağımlı kalması,
  • günlük ihtiyaçlarını tek başına karşılayamaması,
  • sürekli üçüncü kişinin yardımına ihtiyaç duyması

mümkündür.

1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren yürürlükteki yeni düzenlemeler kapsamında geçici ve sürekli bakıcı giderlerinin sağlık/tedavi gideri teminatı içerisinde değerlendirilmesi öngörülmüştür.

Burada sağlık hizmeti bedelleri ile bakıcı tazminatını birbirinden ayırmak önemlidir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi çerçevesindeki sağlık hizmet bedelleri bakımından Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğu bulunmakla birlikte, 2026 değişiklikleri bakıcı zararlarının teminat içindeki konumunu ayrıca düzenlemiştir.

Bu nedenle bedensel zarar dosyalarında “tedavi gideri” başlığı altında bütün taleplerin aynı hukuki rejime tabi olduğu düşünülmemelidir.


Trafik Kazasında Ölüm Hâlinde Hangi Tazminat Talep Edilir?

Trafik kazası sonucunda kişinin hayatını kaybetmesi hâlinde en önemli maddi tazminat kalemi destekten yoksun kalma tazminatıdır.

Trafik sigortası genel şartlarında destekten yoksun kalma teminatı, kişinin ölümü sonucunda onun ekonomik desteğinden mahrum kalanların zararını karşılayan teminat olarak düzenlenmiştir.

2026 değişikliği sonrasında da destekten yoksun kalma zararlarının Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümleri çerçevesinde belirlenmesi öngörülmüştür.

Örneğin evin geçimini sağlayan kişinin trafik kazasında ölmesi hâlinde;

  • eşi,
  • çocukları,
  • somut destek ilişkisine göre anne ve babası

ekonomik desteğin kaybından dolayı tazminat talebinde bulunabilir.

Burada amaç ölüm nedeniyle duyulan üzüntünün parasal karşılığını vermek değildir.

Kaybedilen ekonomik desteğin karşılanmasıdır.


Destekten Yoksun Kalma Tazminatı ile Miras Aynı Şey midir?

Hayır.

Destekten yoksun kalma tazminatının temelinde miras hakkından ziyade ölen kişinin sağlığında sağladığı veya gelecekte sağlaması beklenen ekonomik desteğin kaybedilmesi bulunmaktadır.

Bu nedenle ölüm tazminatı hesabında;

  • ölen kişinin yaşı,
  • geliri,
  • mesleği,
  • çalışma durumu,
  • destek gören kişilerin yaşları,
  • destek ilişkisinin süresi,
  • kusur oranları

önem taşır.

Dolayısıyla;

“Babam vefat etti, miras payım dörtte bir; destek tazminatım da dörtte bir olur.”

şeklinde mekanik bir hesap yapılmaz.

Destekten yoksun kalma zararı aktüeryal ve hukuki inceleme gerektirir.


Manevi Tazminat Sigorta Tahkim Komisyonunda Trafik Sigortasından Talep Edilebilir mi?

Burada önemli bir ayrım yapılmalıdır.

Standart zorunlu trafik sigortası kapsamında manevi tazminat talepleri teminat dışındadır. Trafik Sigortası Genel Şartlarının teminat dışı kalan hâller bölümünde manevi tazminat açıkça sayılmıştır.

Dolayısıyla trafik kazasında bir kişinin yaralanması veya yakınının ölmesi nedeniyle manevi tazminat hakkı bulunabilecek olsa da bu talebin standart zorunlu trafik sigortacısına yöneltilmesi ile kusurlu sürücü/işletene yöneltilmesi aynı şey değildir.

Bununla birlikte kazaya sebep olan araç için İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası düzenlenmiş ve poliçeye manevi tazminat teminatı eklenmişse durum ayrıca poliçe hükümleri üzerinden incelenmelidir.


Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvurmadan Önce Sigorta Şirketine Başvurmak Zorunlu mudur?

Evet.

Araç hasarı dosyalarında olduğu gibi yaralanma ve ölüm dosyalarında da önce ilgili sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmalıdır.

Trafik Sigortası Genel Şartlarında zarar görenin gerekli belgelerle birlikte sigortacıya yazılı olarak başvurması gerektiği; sigortacının en geç 15 gün içerisinde cevap vermemesi, cevabın talebi karşılamaması veya tazminat miktarında anlaşma sağlanamaması hâlinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabileceği düzenlenmektedir.

Sigorta Tahkim Komisyonunun kendi resmî açıklaması da aynı yöndedir: trafik sigortasında ön başvuru yapıldıktan sonra şirket talebi reddederse veya 15 gün içinde cevap vermezse Komisyona başvurulabilir.


Sigorta Şirketinin Ödeme Süresi 8 İş Günü mü, 15 Gün mü?

Bu iki süre uygulamada sıkça karıştırılmaktadır.

8 iş günü, gerekli belgelerin sigortacıya teslim edilmesinden sonra sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğüne ilişkin süredir. Trafik Sigortası Genel Şartlarında bu ödeme yükümlülüğü ayrıca düzenlenmiştir.

15 gün ise KTK m.97 ve tahkim ön başvuru sistemi bakımından önemlidir. Sigorta şirketi talebi karşılamaz veya 15 gün içinde cevap vermezse tahkim veya dava yolu gündeme gelir.

Dolayısıyla bu iki süre farklı hukuki işlevlere sahiptir.


Yaralanma Başvurusunda Hangi Belgeler Gereklidir?

Belgesiz ve eksik bir başvuru, sigorta sürecinin uzamasına neden olabilir.

Bedensel zarar başvurusunda dosyanın özelliklerine göre özellikle;

  • trafik kazası raporu,
  • kusura ilişkin belgeler,
  • mağdurun kimlik bilgileri,
  • epikriz raporları,
  • adli muayene raporları,
  • ameliyat ve tedavi belgeleri,
  • tüm tetkik ve tıbbi raporlar,
  • sürekli sakatlık varsa sağlık kurulu raporu,
  • gelir belgeleri,
  • SGK hizmet dökümü veya ücret bordrosu,
  • banka hesap bilgileri

önem taşımaktadır.

Trafik Sigortası Genel Şartlarının bedensel zararlar için öngördüğü belgeler arasında sağlık kurulu raporu, epikriz, genel adli muayene raporu, tetkik ve tedavi belgeleri, gelir belgesi, kaza raporu ve banka hesap bilgileri yer almaktadır.


2026’da Cep Telefonu Bilgisi de Önemli Hâle Geldi

1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren zorunlu trafik sigortası tazminat başvurularında hak sahiplerinin iletişim bilgilerinin doğrulanmasına ilişkin yeni uygulama yürürlüğe girmiştir.

SEDDK’nın 2026/13 sayılı Genelgesine göre zorunlu trafik sigortası tazminat taleplerinde hak sahibinin doğrulanmış cep telefonu numarasının sunulması öngörülmektedir. Doğrulama, kişinin durumuna göre e-Devlet “Mobil Hat Sorgulama” kaydı veya ilgili GSM operatörü belgesi üzerinden gerçekleştirilebilmektedir.

Dolayısıyla 2026 sonrası başvurularda eski dosya alışkanlıklarıyla hareket edilmemeli, güncel başvuru belgeleri kontrol edilmelidir.


Sağlık Kurulu Raporu Olmadan Sürekli Sakatlık Tazminatı İstenebilir mi?

Sürekli sakatlık tazminatının hesaplanabilmesi için kalıcı fonksiyon kaybının tıbben belirlenmesi gerekir.

Bu nedenle sürekli sakatlık dosyalarında sağlık kurulu raporu merkezi öneme sahiptir.

Mevcut düzenlemelerde yetişkinler bakımından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, çocuklar bakımından ise Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda düzenlenen sağlık kurulu raporları öngörülmektedir.

Ancak sağlık raporunun yalnızca oran içermesi yeterli değildir.

Kazayla tespit edilen bedensel kayıp arasında illiyet bağının bulunması da gerekir.


Kaza ile Maluliyet Arasında İlliyet Bağı Neden Önemlidir?

Örneğin kişinin trafik kazasından önce ciddi bir bel rahatsızlığı bulunabilir.

Kaza sonrasında sağlık kurulu %15 engel oranı belirlemiş olsa dahi bu oranın ne kadarının trafik kazasına bağlı olduğunun değerlendirilmesi gerekebilir.

2026 düzenlemelerinde, trafik kazasına ilişkin resmî sağlık belgelerinde illiyet bağına yönelik bir tespit bulunması hâlinde bunun aksini ispat yükünün sigorta şirketine ait olacağı belirtilmiştir.

Dolayısıyla bedensel zarar dosyasında yalnızca “engel oranı kaç?” sorusu değil;

“Bu engelin ne kadarı trafik kazasından kaynaklanıyor?”

sorusu da cevaplandırılmalıdır.


Sağlık Kurulu Raporundaki Oran Sigorta Şirketini Kesin Olarak Bağlar mı?

Sigorta şirketi rapora karşı ilgili mevzuatta öngörülen itiraz yollarına başvurabilir.

Bu nedenle sağlık kurulu raporunun alınmış olması her zaman uyuşmazlığın sona erdiği anlamına gelmez.

Tahkim aşamasında da;

  • mevcut raporun usulüne uygun olup olmadığı,
  • hangi mevzuata göre düzenlendiği,
  • kazayla illiyet bağı,
  • geçici ve kalıcı iş göremezlik ayrımı

incelenebilir.

Gerekli hâllerde hakem tarafından bilirkişi veya uzman incelemesine başvurulması mümkündür. Sigorta Tahkim Komisyonu, dosyaları bağımsız sigorta hakemleri aracılığıyla incelemekte ve hakemlerin gerektiğinde ek inceleme yaptırabilmesine imkân tanımaktadır.


Trafik Kazasında Ölüm Hâlinde Sigorta Şirketine Hangi Belgeler Sunulur?

Ölüm dosyasında yaralanma dosyasından farklı belgeler gerekir.

Mevcut trafik sigortası düzenlemelerinde ölüm tazminatı bakımından başlıca;

  • kaza raporu,
  • varsa bilirkişi raporu veya mahkeme kararı,
  • veraset ilamı,
  • ölüm belgesi,
  • ölü muayene veya otopsi raporu,
  • güncel vukuatlı nüfus kayıt örneği,
  • ölen kişinin gelir durumunu gösteren belgeler,
  • hak sahiplerinin banka hesap bilgileri

öngörülmektedir.

Bunun yanında destek ilişkisini gösteren ek belgelerin sunulması somut dosyaya göre gerekli olabilir.


Ölüm Tazminatında Ölen Kişinin Geliri Neden Önemlidir?

Destekten yoksun kalma tazminatı, ölen kişinin gelecekte sağlaması beklenen ekonomik katkının kaybına dayanır.

Bu nedenle;

  • maaş,
  • ticari kazanç,
  • serbest meslek geliri,
  • belgelenebilir düzenli gelirler

tazminat hesabını doğrudan etkileyebilir.

Örneğin 25 yaşında düzenli gelir elde eden bir kişiyle 75 yaşında çalışma hayatından çekilmiş bir kişinin ölümünden doğan destek zararının aynı olması beklenmez.

Bu nedenle ölüm dosyalarında gelir belgelerinin sigorta başvurusuna eksiksiz eklenmesi önemlidir.


Gelir Belgesi Yoksa Hiç Tazminat Alınamaz mı?

Hayır.

Kişinin sigortalı çalışmaması veya resmî bordrosunun bulunmaması destekten yoksun kalma veya sürekli sakatlık tazminatını otomatik olarak sıfırlamaz.

Ancak gelir iddiasının nasıl ispatlanacağı, yapılacak aktüeryal hesabın yöntemi ve somut olayın özellikleri ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Özellikle yüksek gelir iddiasında bulunuluyorsa bu gelirin;

  • vergi kaydı,
  • ücret bordrosu,
  • SGK kayıtları,
  • ticari kayıtlar

gibi objektif belgelerle desteklenmesi önem taşır.


Kusur Oranı Bedensel Tazminatı Etkiler mi?

Evet.

Sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı aracın hukuki sorumluluğuyla bağlantılıdır.

Örneğin trafik kazasında yaralanan kişinin hesaplanan maddi zararının;

1.000.000 TL

olduğunu düşünelim.

Karşı tarafın kazada;

%80 kusurlu

olduğu belirlenmişse, karşı tarafın sorumluluğu bakımından:

1.000.000 × %80 = 800.000 TL

üzerinden değerlendirme yapılabilir.

Trafik sigortası genel şartlarında hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talebinin sigorta teminatı dışında kalacağı belirtilmektedir.

Bu nedenle bedensel zarar tahkim dosyasında kusur raporunun doğru olup olmadığı mutlaka incelenmelidir.


Ölen Kişinin Kazada Kusuru Varsa Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Etkilenir mi?

Evet.

Trafik sigortası genel şartlarında destekten yoksun kalma talepleri bakımından ölen destek kişinin kusuruna isabet eden bölümün teminat dışında kalacağı açıkça düzenlenmiştir.

Örneğin ölen sürücü;

%30 kusurlu,

karşı araç sürücüsü;

%70 kusurlu

ise destek zararının karşı tarafın sorumluluğuna isabet eden bölümü bakımından değerlendirme yapılır.

Dolayısıyla ölüm dosyalarında;

“Ölen kişinin yakınları kusursuzdur.”

demek tek başına yeterli değildir.

Destek kişinin kazadaki kusuru da önem taşır.


2026 Yılında Trafik Sigortası Bedensel Zarar Limiti Ne Kadardır?

Zorunlu trafik sigortacısının sorumluluğu sınırsız değildir.

Kaza tarihinde geçerli teminat limiti önem taşır.

SEDDK’nın 2026 yılı için yayımladığı zorunlu trafik sigortası limitlerine göre kişi başına sağlık gideri teminatı 3.600.000 TL, kişi başına sakatlanma ve ölüm teminatı da 3.600.000 TL’dir. Kaza başına toplam limit ise araç grubuna göre değişmektedir. Örneğin insan taşımada kullanılan motorlu araçlarda sağlık ve sakatlanma/ölüm için kaza başına limit 18.000.000 TL’dir.

Ancak uygulanacak limit kazanın meydana geldiği tarihte geçerli olan limittir.


Gerçek Zarar Sigorta Limitinden Yüksekse Ne Olur?

Örneğin yapılan aktüeryal hesap sonucunda zarar;

5.000.000 TL

olarak belirlenmiş ve ilgili sigortacının kişi başına sorumluluk limiti;

3.600.000 TL

ise sigorta şirketinin zorunlu trafik sigortası kapsamındaki sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olacaktır.

Limit üzerinde kalan zarar bakımından kazanın özelliklerine göre;

  • kusurlu sürücü,
  • araç işleteni,
  • diğer hukuki sorumlular

aleyhine ayrıca talepte bulunulması gündeme gelebilir.

Dolayısıyla çok ağır sakatlık veya genç yaşta ölüm dosyalarında yalnızca sigorta şirketine odaklanmak zarar görenin bütün zararının tahsil edilmesine yetmeyebilir.


Sigorta Şirketi Bir Miktar Ödeme Yaptıysa Tahkime Gidilebilir mi?

Evet.

Bedensel zarar uyuşmazlıklarının önemli bir kısmı tamamen ret kararından değil eksik ödemeden kaynaklanmaktadır.

Örneğin gerçek sürekli sakatlık zararının;

1.800.000 TL

olduğu ileri sürülürken sigorta şirketi;

750.000 TL

ödeme yapmış olabilir.

Bu durumda;

1.800.000 – 750.000 = 1.050.000 TL

bakiye tazminat yönünden uyuşmazlık ortaya çıkabilir.

Önceden yapılan ödeme, tahkim yoluna başvurulmasına tek başına engel değildir. Önemli olan gerçek zarar ile ödenen miktar arasında hak sahibi aleyhine bir fark bulunup bulunmadığıdır.


Sigorta Şirketinin Aktüerya Raporu Kesin midir?

Hayır.

Sigorta şirketinin kendi aktüerinin yaptığı hesap, Sigorta Tahkim Komisyonundaki hakemi kesin olarak bağlayan bir mahkeme kararı değildir.

Örneğin uyuşmazlık;

  • yanlış gelir kabulünden,
  • yanlış kusur oranından,
  • hatalı sağlık oranından,
  • destek süresinin hatalı belirlenmesinden,
  • yapılan önceki ödemelerin yanlış mahsup edilmesinden

kaynaklanabilir.

Bu nedenle özellikle yüksek meblağlı yaralanma ve ölüm dosyalarında sigorta şirketinin ödeme hesabının aktüeryal yönden ayrıca kontrol edilmesi önem taşır.


Sigorta Şirketinin Ödeme Hesabını İstemek Mümkün müdür?

Bedensel zarar dosyasında yalnızca hesaba yatırılan paraya bakılmamalıdır.

Sigorta şirketinden;

  • hangi gelir rakamının kullanıldığı,
  • hangi kusur oranının uygulandığı,
  • hangi sağlık oranının esas alındığı,
  • hangi dönemlerin hesaba katıldığı,
  • hangi mahsupların yapıldığı

anlaşılmalıdır.

Aksi hâlde “sigorta şirketi 900.000 TL ödedi” bilgisinden ödemenin doğru olup olmadığının anlaşılması mümkün değildir.


Araçta Bulunan Yolcu da Sigorta Tahkime Başvurabilir mi?

Kazanın ve poliçe koşullarının özelliklerine göre araçta yolcu olarak bulunan üçüncü kişinin bedensel zararı da zorunlu trafik sigortası kapsamında değerlendirilebilir.

Trafik sigortasının amacı motorlu aracın işletilmesi nedeniyle üçüncü kişilerin ölüm veya yaralanmasından doğan işleten sorumluluğunu teminat altına almaktır.

Bu nedenle yaralanan kişinin mutlaka karşı aracın sürücüsü olması gerekmez.

Yolcu, yaya veya başka bir üçüncü kişi de şartların oluşması hâlinde hak sahibi olabilir.


Yayaya Çarpılması Hâlinde Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvurulabilir mi?

Evet.

Örneğin yaya geçidinde karşıdan karşıya geçen kişiye bir otomobil çarpmış ve yayanın kalıcı şekilde sakatlanmasına neden olmuşsa kusurlu aracın trafik sigortacısının sorumluluğu gündeme gelebilir.

Araç içerisinde bulunmamak bedensel tazminat talebine engel değildir.

Yine kusur, illiyet bağı, gerçek zarar ve poliçe limiti birlikte değerlendirilir.


Kazaya Sebep Olan Aracın Trafik Sigortası Yoksa Ne Olur?

Bu durumda Güvence Hesabı gündeme gelebilir.

Güvence Hesabının resmî açıklamasına göre, kapsamındaki durumlarda sigortasız veya bazı hâllerde tespit edilemeyen aracın neden olduğu kazalarda maluliyet ve ölümden doğan bedensel zararlar için başvuru yapılabilmektedir.

Üstelik Sigorta Tahkim Komisyonunun resmî açıklamasında Güvence Hesabına yöneltilen taleplerin de Komisyona taşınabileceği açıkça belirtilmektedir.

Dolayısıyla;

“Çarpan aracın trafik sigortası yok, hiçbir yerden tazminat alamam.”

şeklindeki sonuç her durumda doğru değildir.


Çarpıp Kaçan Araç Bulunamazsa Ne Olur?

Plakası veya sigortası tespit edilemeyen aracın sebep olduğu bazı bedensel zararlar bakımından Güvence Hesabına başvuru mümkün olabilir.

Güvence Hesabı, özellikle kimliği tespit edilemeyen veya zorunlu sigortası bulunmayan araçların neden olduğu sakatlık ve ölüm zararları bakımından devreye girebilmektedir.

Ancak olayın gerçekten bilinmeyen aracın hareketinden kaynaklandığının ispatı önemlidir.

Kaza raporu, tanık, kamera kaydı ve diğer deliller bu nedenle değer taşır.


Sigorta Tahkim Komisyonuna Nasıl Başvurulur?

Başvuru elektronik ortamda Sigorta Tahkim Komisyonunun online sistemi üzerinden yapılabilir. Komisyon, online başvurular için internet üzerinden başvuru ve takip imkânı sağlamaktadır.

Fiziki başvuru yapmak da mümkündür.

Komisyona sunulacak temel belgeler arasında;

  • başvuru formu,
  • kimlik belgesi,
  • sigorta şirketine yapılan ön başvuru,
  • sigorta şirketinin ret veya eksik ödeme cevabı,
  • 15 gün cevap verilmediğini gösteren belge,
  • talebi destekleyen tıbbi ve hukuki belgeler,
  • ödeme yapıldıysa ödeme belgesi

bulunmaktadır.


Avukat Aracılığıyla Tahkim Başvurusu Yapılabilir mi?

Evet.

Ancak Sigorta Tahkim Komisyonu, vekâleten yapılacak başvurularda vekâletnamenin alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına veya doğrudan Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurma konusunda özel yetki içermesi gerektiğini belirtmektedir.

Bu nedenle klasik genel dava vekâletnamesinin içeriği kontrol edilmeden tahkim başvurusu yapılmamalıdır.


Tahkim Başvurusunda Talep Tutarı Nasıl Belirlenir?

Bedensel zarar dosyalarında en zor konulardan biri budur.

Araç değer kaybında dahi gerçek zarar bilirkişi incelemesi gerektirebilirken, sürekli sakatlık ve ölüm tazminatında;

  • sağlık oranı,
  • yaş,
  • gelir,
  • kusur,
  • destek ilişkileri,
  • ödeme tarihi

gibi çok sayıda değişken bulunmaktadır.

Bu nedenle gerçek zararın miktarı dosyanın başlangıcında kesin biçimde bilinemeyebilir.

Başvuruda talep edilen miktarın ve varsa daha sonra yapılacak bedel artırımı/ıslah işlemlerinin usule uygun yürütülmesi önemlidir.

Komisyon, 12 Eylül 2025 tarihinden itibaren tahkim dosyalarındaki ıslah ve bedel artırımı işlemlerinin elektronik sistemdeki özel menü üzerinden gerçekleştirilmesini öngörmektedir.


Sigorta Tahkim Başvuru Ücreti Ne Kadardır?

16 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli tarife kapsamında;

  • 0–8.500 TL arasındaki uyuşmazlıklarda 600 TL,
  • 8.501–17.000 TL arasında 1.200 TL,
  • 17.001–85.000 TL arasında 1.750 TL,
  • 85.001 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda uyuşmazlık tutarının %1,8’i, en az 1.750 TL olmak üzere

başvuru ücreti uygulanmaktadır.

Bedensel zarar ve ölüm dosyaları çoğunlukla yüksek miktarlı olduğundan başvuru ücretinin uyuşmazlık miktarına göre hesaplanması önem taşır.

Başvuru tarihinde güncel tarife mutlaka yeniden kontrol edilmelidir.


Sigorta Tahkim Dosyası Ne Kadar Sürede Sonuçlanır?

Komisyonun güncel açıklamasına göre başvuru öncelikle raportör incelemesine alınır.

Raportörün ön incelemeyi en geç 15 gün içerisinde tamamlaması öngörülmektedir.

Dosya hakeme gönderilirse hakemin kural olarak incelemeyi en geç dört ay içerisinde sonuçlandırması gerekir.

Ancak özellikle;

  • sağlık bilirkişisi,
  • kusur bilirkişisi,
  • aktüerya bilirkişisi

incelemesi gereken karmaşık bedensel zarar dosyalarında sürecin teknik aşamaları önem kazanır.


Tahkim Dosyasında Aktüerya Bilirkişisi Atanabilir mi?

Evet.

Ölüm ve sürekli sakatlık tazminatı yalnızca hukuki değerlendirmeyle belirlenebilecek zararlar değildir.

Hesaplamada aktüeryal uzmanlık gerekir.

Hakem dosyadaki mevcut hesaplamayı yeterli görmezse tazminat miktarının tespiti için aktüerya bilirkişisinden rapor alabilir.

Aynı şekilde kusur oranında uyuşmazlık varsa trafik bilirkişisi, sağlık oranında sorun varsa tıbbi inceleme gündeme gelebilir.

Bu nedenle bedensel zarar tahkimi çoğu zaman;

hukuk + tıp + aktüerya + trafik tekniği

alanlarının birlikte değerlendirilmesini gerektirir.


Sigorta Şirketi “Maluliyet Oranınız Çok Düşük” Derse Ne Olur?

Bu durumda sigorta şirketinin değerlendirmesi kesin değildir.

Hak sahibi;

  • usulüne uygun sağlık kurulu raporunu,
  • epikriz belgelerini,
  • MR ve görüntüleme sonuçlarını,
  • ameliyat raporlarını,
  • fizik tedavi ve rehabilitasyon kayıtlarını

dosyaya sunabilir.

Tahkim aşamasında raporun hukuki ve tıbbi geçerliliği incelenebilir.

Özellikle sigorta şirketinin kendi medikal değerlendirmesi ile yetkili sağlık kurulunun raporu arasında ciddi fark varsa uyuşmazlığın uzman incelemesiyle çözülmesi gerekir.


Sigorta Şirketi Kusuru Yanlış Hesapladıysa Tahkimde Kusura da İtiraz Edilebilir mi?

Evet.

Örneğin sigorta şirketi yaralanan kişinin;

%50 kusurlu

olduğunu kabul ederek tazminatın yarısını ödemiş olabilir.

Ancak kamera kayıtları ve trafik bilirkişi incelemesi gerçekte;

%10 kusur

bulunduğunu gösteriyorsa bu fark tazminat miktarını ciddi biçimde değiştirebilir.

Sigorta tahkiminde asıl tazminat uyuşmazlığının çözülmesi için kusur meselesi de incelenebilir.

Bu nedenle yaralanmalı ve ölümlü kazalarda ceza dosyasındaki;

  • olay yeri tutanağı,
  • kamera görüntüsü,
  • bilirkişi raporu,
  • keşif,
  • tanık beyanları

tahkim dosyasında önemli delillerdir.


Ceza Davasının Bitmesini Beklemek Zorunlu mudur?

Her olayda ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği söylenemez.

Tazminat ve ceza sorumluluğu farklı hukuki değerlendirmelere tabidir.

Ancak ceza dosyasındaki;

  • kaza tespitleri,
  • bilirkişi raporları,
  • kamera kayıtları,
  • adli tıp belgeleri

tazminat uyuşmazlığı açısından son derece değerli olabilir.

Bu nedenle ceza dosyasının mevcut aşaması incelenmeden tahkim başvurusu hazırlanması eksik değerlendirmeye yol açabilir.


Sigorta Tahkiminde Faiz Talep Edilebilir mi?

Şartları bulunuyorsa evet.

Bedensel zarar veya ölüm tazminatının yanında sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren faiz talep edilmesi gündeme gelebilir.

Burada;

  • sigorta şirketine başvuru tarihi,
  • gerekli belgelerin tamamlandığı tarih,
  • ödeme yükümlülüğünün doğduğu tarih,
  • sigorta şirketinin yaptığı kısmi ödeme

önem taşır.

Trafik sigortası düzenlemeleri, gerekli belgelerin sigortacıya ulaşmasından sonra tazminatın sekiz iş günü içerisinde ödenmesine ilişkin yükümlülük öngörmektedir.

Faizin türü ve başlangıç tarihi ise somut olayın özelliklerine göre ayrıca belirlenmelidir.


Sigorta Tahkim Kararına İtiraz Edilebilir mi?

Uyuşmazlığın miktarına göre evet.

2026 yılı itibarıyla Sigorta Tahkim Komisyonunda geçerli parasal sınırlara göre;

  • 35.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına itiraz edilebilir,
  • 122.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda hakem heyeti oluşturulması zorunludur,
  • 383.000 TL’yi aşan uyuşmazlıklarda itiraz hakem heyeti kararına karşı temyiz yolu gündeme gelebilir.

Özellikle bedensel zarar ve ölüm tazminatları çoğunlukla bu parasal sınırların üzerinde olduğundan kanun yollarının baştan planlanması önemlidir.


Hakem Kararına İtiraz Süresi Ne Kadardır?

İtiraza tabi bir hakem kararına karşı, kararın bildiriminden itibaren 10 gün içerisinde Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde itiraz edilmesi gerekir.

Bu süre oldukça kısadır.

Özellikle milyonlarca liralık sürekli sakatlık veya destekten yoksun kalma dosyasında karar tebliğ edildiğinde;

  • sağlık oranı,
  • kusur,
  • gelir,
  • aktüerya hesabı,
  • faiz

yönlerinden rapor ve karar hızla incelenmelidir.


2026’da Parasal Sınırların Uygulanmasında Önemli Değişiklik

19 Mart 2026 tarihinde yapılan düzenleme sonrasında, hakem kararının itiraz veya temyize tabi olup olmadığının belirlenmesinde başvurunun yapıldığı tarihte geçerli parasal sınırlar dikkate alınmaktadır.

Dolayısıyla başvuru tarihi özellikle kanun yolu bakımından da önem kazanmıştır.


Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?

Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat taleplerinde KTK m.109 önemlidir.

Genel olarak talepler;

zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıl

içerisinde zamanaşımına uğrar.

Ancak trafik kazasının aynı zamanda cezayı gerektiren bir fiil oluşturması ve ceza hukukunda daha uzun bir zamanaşımı süresinin bulunması hâlinde bu daha uzun sürenin tazminat taleplerine uygulanması gündeme gelebilir.

Ölüm ve yaralanmalı trafik kazalarında bu istisna özellikle önemlidir.

Bu nedenle;

“Kazanın üzerinden iki yıl geçti, artık kesinlikle hiçbir hak yoktur.”

şeklinde otomatik bir sonuca varılmamalıdır.


Örnek: Trafik Kazasında Kalıcı Sakatlık ve Tahkim Başvurusu

30 yaşındaki bir çalışanın trafik kazasında ağır şekilde yaralandığını düşünelim.

Kazadan sonra;

  • sekiz ay çalışamamış,
  • birden fazla ameliyat geçirmiş,
  • kalıcı ortopedik kayıp oluşmuş,
  • sağlık kurulu tarafından sürekli sakatlık tespit edilmiş

olsun.

Karşı tarafın kusuru:

%100

olarak belirlenmiş olsun.

Sigorta şirketine gerekli belgelerle başvuru yapıldıktan sonra şirket;

600.000 TL

ödeme yapmış olsun.

Ancak hak sahibi, sağlık oranı ve gerçek gelirinin yanlış değerlendirildiğini düşünmektedir.

Bağımsız aktüeryal incelemede gerçek maddi zarar örneğin;

1.450.000 TL

olarak tespit edilirse:

1.450.000 – 600.000 = 850.000 TL

bakiye tazminat uyuşmazlığı ortaya çıkabilir.

Bu durumda sigorta şirketine yapılan ön başvuru ve verilen eksik ödeme belgelenerek Sigorta Tahkim Komisyonuna bakiye bedensel zarar tazminatı için başvurulabilir.


Örnek: Trafik Kazasında Ölüm ve Destekten Yoksun Kalma

35 yaşında, evli ve iki çocuklu bir kişinin karşı aracın kusurlu olduğu trafik kazasında hayatını kaybettiğini düşünelim.

Ölen kişi ailesinin temel gelirini sağlamaktadır.

Bu durumda;

  • ölen kişinin geliri,
  • yaşı,
  • çalışma ve yaşam beklentisi,
  • eşin ve çocukların destek süreleri,
  • tarafların kusur oranları

dikkate alınarak her hak sahibi bakımından destekten yoksun kalma zararı hesaplanır.

Sigorta şirketinin toplam 1.200.000 TL ödeme yaptığını ancak bilirkişi hesabıyla poliçe limiti çerçevesinde daha yüksek bir zararın bulunduğunun ortaya çıktığını varsayalım.

Bu durumda sigorta şirketinin yaptığı ödeme mahsup edilerek bakiye destekten yoksun kalma tazminatı Sigorta Tahkim Komisyonunda talep edilebilir.


Bedensel Zarar ve Ölüm Dosyalarında En Sık Yapılan Hatalar

Sağlık Durumu Kesinleşmeden Sürekli Sakatlık Hesabı Yapmak

Tedavi süreci tamamlanmadan kalıcı durumun sağlıklı şekilde belirlenmesi mümkün olmayabilir.

Yanlış Yönetmeliğe Göre Rapor Almak

Sağlık kurulu raporunun geçerli mevzuata uygun olması önemlidir.

Gelir Belgelerini Sunmamak

Gelir seviyesi tazminat miktarını ciddi biçimde etkileyebilir.

Kusur Oranını Kontrol Etmemek

%20’lik kusur farkı milyon liralık dosyada yüz binlerce liralık sonuç doğurabilir.

Sigorta Şirketinin Hesabını Kesin Kabul Etmek

Şirket tarafından yapılan ödeme nihai yargısal tespit değildir.

Sigorta Şirketine Başvurmadan Doğrudan Tahkime Gitmek

Trafik sigortasında 15 günlük ön başvuru süreci önemlidir.

Manevi Tazminatı Standart Trafik Poliçesinden Talep Etmek

Manevi zarar standart zorunlu trafik sigortası teminatı dışında tutulmuştur.

Sigorta Limitini Kontrol Etmemek

Sigortacının sorumluluğu kaza tarihindeki teminat limitiyle sınırlıdır.

Zamanaşımını Beklemek

Özellikle ölüm ve ağır yaralanma dosyalarında delillerin ve sağlık kayıtlarının erken toplanması önemlidir.


Sigorta Tahkimi mi, Mahkeme mi Tercih Edilmelidir?

Her bedensel zarar dosyasında aynı yolun tercih edilmesi gerektiği söylenemez.

Sigorta Tahkim Komisyonu;

  • doğrudan sigorta şirketiyle uyuşmazlık varsa,
  • poliçe limiti içerisinde talep bulunuyorsa,
  • dosyanın teknik belgeleri büyük ölçüde tamamlanmışsa

önemli bir alternatif olabilir.

Komisyon dosyalarında hakem incelemesi için kanunen daha kısa süreler öngörülmüş olması da tahkimin uygulamadaki önemli özelliklerindendir.

Buna karşılık;

  • gerçek zarar sigorta limitinin çok üzerindeyse,
  • sürücü ve işletene de talep yöneltilecekse,
  • çok sayıda sorumlu bulunuyorsa,
  • kusur ve ceza dosyası son derece karmaşıksa

mahkeme yolunun da ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.

Tahkim ile dava arasında seçim yapılırken yalnızca “hangisi daha hızlı?” sorusuna değil, zararın tamamının kimlerden tahsil edilebileceğine bakılmalıdır.


Sonuç: Yaralanma ve Ölüm Tazminatları İçin Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvurmak Mümkündür

Trafik kazasının sonucunda insan hayatı ve beden bütünlüğü zarar görmüşse hukuki mesele yalnızca aracın tamir edilmesi değildir.

Kazanın ağırlığına göre;

geçici iş göremezlik, sürekli sakatlık, bakıcı gideri ve destekten yoksun kalma tazminatı

gündeme gelebilir.

1 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe giren trafik sigortası değişiklikleriyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarının sakatlanma teminatı, geçici ve sürekli bakıcı giderlerinin ise sağlık/tedavi giderleri teminatı içerisinde değerlendirilmesine ilişkin yeni sistem yürürlüğe girmiştir.

2026 yılında zorunlu trafik sigortasında kişi başına sağlık gideri ile sakatlanma ve ölüm teminatı 3.600.000 TL seviyesindedir; ancak sigortacının somut dosyadaki sorumluluğu her zaman kaza tarihinde geçerli limit ve kusur oranı çerçevesinde belirlenir.

Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmadan önce ilgili sigorta şirketine gerekli belgelerle yazılı başvuru yapılmalıdır. Şirketin talebi reddetmesi, eksik karşılaması veya trafik sigortasında 15 gün içerisinde cevap vermemesi hâlinde tahkim yolu gündeme gelir.

Bu nedenle yaralanmalı veya ölümlü trafik kazasında yalnızca;

“Sigorta şirketi ne kadar ödeme teklif etti?”

sorusunun sorulması yeterli değildir.

Asıl araştırılması gereken;

“Gerçek bedensel zarar veya destek kaybı ne kadardır, sağlık ve kusur değerlendirmesi doğru mudur, hangi gelir esas alınmıştır, kaza tarihindeki sigorta limiti nedir ve yapılan ödeme gerçek zararı karşılamakta mıdır?”

sorularıdır.

Sigorta şirketinin yaptığı hesap bu soruların cevabını vermiyorsa veya tazminat eksik ödenmişse, gerekli ön başvuru tamamlandıktan sonra Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurularak bakiye bedensel zarar ya da destekten yoksun kalma tazminatının talep edilmesi mümkündür.

Özellikle ağır yaralanma ve ölüm dosyalarında tazminat miktarı; sağlık raporu, kusur oranı ve aktüeryal hesaplamadaki küçük bir farklılıktan dahi ciddi biçimde etkilenebildiğinden, tahkim başvurusundan önce tıbbi belgelerin, gelir kayıtlarının, kusur dosyasının ve sigorta şirketinin aktüerya hesabının birlikte incelenmesi büyük önem taşımaktadır.

Yeni yazılardan haberdar olun

Hukuk alanındaki yeni yazılarımızı e-posta ile alın. Dilediğiniz zaman tek tıkla ayrılabilirsiniz.

Call Now Button

Çerez tercihleri