Single Blog Title

This is a single blog caption

Eski Borçlara Yeni Kanuni Faiz Oranı Uygulanacak mı? 12. Yargı Paketi Sonrası Yeni Sistem

  1. Yargı Paketi ile kanuni faiz sisteminin değiştirilmesi, yalnızca 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra doğan yeni alacakları değil, bu tarihten önce doğmuş ancak hâlen ödenmemiş eski borçları da yakından ilgilendirmektedir.

Bir borcun 2022, 2023, 2024 veya 2025 yılında doğmuş olması; dava veya icra takibinin yıllardır devam etmesi; hatta mahkeme kararında “yasal faiziyle birlikte tahsiline” hükmedilmiş bulunması hâlinde dahi şu soru önem kazanmaktadır:

Eski borca 12. Yargı Paketi ile getirilen yeni kanuni faiz oranı uygulanacak mı?

Bu soruya sadece “evet” veya “hayır” şeklinde cevap vermek doğru değildir.

Eski borçlarda temel olarak borcun doğduğu tarih ile faizin işlediği dönemi birbirinden ayırmak gerekir. Yeni düzenleme, geçmişte tamamlanmış faiz dönemlerini geriye dönük olarak yeniden hesaplayan açık bir hüküm içermemektedir. Buna karşılık borç 31 Temmuz 2026’dan sonra da ödenmemiş ve kanuni faiz işlemeye devam ediyorsa, yeni faiz rejiminin yürürlük tarihinden sonraki dönem bakımından dikkate alınması gündeme gelecektir.

Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 1. maddesi tamamen değiştirilmiştir. Yeni düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunda, 3095 sayılı Kanun m.1 değişikliğine ilişkin olarak eski borçları veya devam eden davaları bütünüyle eski sisteme tabi tutan özel bir geçiş hükmü öngörülmemiştir.

Bu nedenle özellikle eski alacaklarda yasal faiz hesaplaması, bundan sonra dönemlere ayrılarak yapılması gereken daha teknik bir konu hâline gelmiştir.

12. Yargı Paketi ile Kanuni Faiz Nasıl Değişti?

Yeni 3095 sayılı Kanun m.1 uyarınca Türk Borçlar Kanunu veya Türk Ticaret Kanunu gereğince faiz ödenmesi gereken ve faiz miktarının sözleşmeyle belirlenmediği hâllerde uygulanacak yıllık kanuni faiz oranı artık sabit bir yüzde üzerinden belirlenmemektedir.

Yeni formül şöyledir:

Kanuni faiz oranı = TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık tarihinde kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının %80’i.

Kanun ayrıca yıl ortasında ikinci bir kontrol mekanizması getirmiştir. 30 Haziran tarihindeki reeskont oranının, önceki yılın 31 Aralık tarihindeki reeskont oranından 5 puan veya daha fazla farklı olması hâlinde yılın ikinci yarısında 30 Haziran tarihindeki reeskont oranının yüzde 80’i geçerli olacaktır.

Böylece kanuni faiz, ekonomik gelişmelerden uzun süre bağımsız kalan sabit bir sistem olmaktan çıkarılmış ve TCMB reeskont oranına bağlı değişken bir yapıya dönüştürülmüştür.

31 Temmuz 2026 İtibarıyla Yeni Kanuni Faiz Oranı Kaçtır?

TCMB’nin resmî reeskont ve avans faiz oranları tablosuna göre reeskont işlemlerinde uygulanan iskonto oranı 20 Aralık 2025 tarihinden itibaren %38,75 olarak belirlenmiştir. Bu oran 31 Aralık 2025 tarihinde de yürürlükteydi. TCMB tablosunda 30 Haziran 2026 itibarıyla bu oranı en az 5 puan değiştiren yeni bir reeskont oranı bulunmamaktadır.

Yeni kanundaki formül uygulandığında:

%38,75 × %80 = %31

sonucuna ulaşılmaktadır.

Dolayısıyla 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni sistem bakımından yıllık kanuni faiz oranı %31 olarak hesaplanmaktadır.

Ancak bu noktada çok önemli bir ayrım yapılmalıdır:

%31 oranı 1 Ocak 2026’dan veya borcun eski doğum tarihinden itibaren geriye doğru uygulanmaz.

Yeni hüküm 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle eski borçlardaki temel tartışma, yürürlük tarihinden sonraki faiz döneminin yeni kurala göre hesaplanmasıdır.

Eski Borçlara Yeni Kanuni Faiz Uygulanır mı?

Bir borcun eski tarihli olması, o borç bakımından sonsuza kadar borcun doğduğu tarihteki kanuni faiz oranının uygulanacağı anlamına gelmez.

Faiz, zamana bağlı olarak işleyen fer’î bir alacaktır. Borç devam ettiği ve faiz işlemeye devam ettiği sürece, farklı dönemlerde yürürlüğe giren faiz oranlarının ilgili dönemlere uygulanması gündeme gelebilir.

Bu nedenle örneğin 2023 yılında doğmuş ve 2026 yılında hâlen ödenmemiş bir alacak bakımından;

2023’ten 31 Mayıs 2024’e kadar bir oran,

1 Haziran 2024’ten 30 Temmuz 2026’ya kadar başka bir oran,

31 Temmuz 2026’dan itibaren ise yeni sistemde belirlenen oran

uygulanabilir.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının resmî kanuni faiz tablosuna göre kanuni faiz 31 Mayıs 2024’e kadar yıllık %9 iken, 1 Haziran 2024 tarihinden itibaren %24 olarak uygulanmıştır.

Yeni düzenleme 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girdiğinden, genel kanuni faiz rejimine tabi eski bir borç açısından dönemsel hesaplama örneği şu şekilde ortaya çıkabilir:

31 Mayıs 2024’e kadar: %9

1 Haziran 2024 – 30 Temmuz 2026: %24

31 Temmuz 2026’dan itibaren: %31

Ancak bu örnek yalnızca 3095 sayılı Kanun’daki genel kanuni faiz rejimine tabi ve özel bir faiz hükmü bulunmayan alacaklar açısından kullanılabilir. Ticari alacaklar, yabancı para borçları, işçilik alacakları, TTK m.1530 kapsamındaki alacaklar veya başka özel kanunlarda farklı faiz düzenlenen durumlar ayrıca değerlendirilmelidir.

Yeni Kanun Eski Faizleri Geriye Dönük Olarak %31’e Çevirir mi?

Hayır.

Yeni kanunda;

“Geçmişte işlemiş bütün kanuni faizler yeni orana göre yeniden hesaplanır.”

şeklinde bir hüküm bulunmamaktadır.

Bu nedenle örneğin 2025 yılında %24 kanuni faiz işlemiş bir alacağın 2025 yılına ilişkin faizini sonradan %31 üzerinden yeniden hesaplamak doğru olmaz.

Yeni düzenlemenin zaman bakımından etkisi esas olarak yürürlüğe girmesinden sonra işlemeye devam eden faiz üzerinde ortaya çıkmaktadır.

Başka bir ifadeyle yeni oran geçmişe doğru değil, devam eden borç ilişkisinin gelecekteki faiz dönemine uygulanmaktadır.

Bu ayrım son derece önemlidir.

Borcun eski olması ile faizin geçmişte işlemiş olması aynı şey değildir.

Borç 2023 yılında doğmuş olabilir; ancak 2026 Ağustos ayında hâlen ödenmemişse faiz alacağı günlük olarak oluşmaya devam etmektedir. Yeni faiz rejiminin etkisi de bu devam eden dönem açısından değerlendirilir.

2024 Yılında Doğan Borca 2026’da Hangi Faiz Uygulanır?

Örneğin bir kişinin 1 Temmuz 2024 tarihinde ödemesi gereken 1.000.000 TL borcu olduğunu ve borcun 31 Aralık 2026’ya kadar hiç ödenmediğini düşünelim.

Alacağın özel bir faiz sistemine tabi olmadığını ve genel kanuni faiz uygulanacağını varsayalım.

1 Temmuz 2024 tarihinde yürürlükte bulunan kanuni faiz oranı %24’tür. Resmî faiz tablosu, 1 Haziran 2024 tarihinden itibaren bu oranın uygulandığını göstermektedir.

Dolayısıyla:

1 Temmuz 2024 – 30 Temmuz 2026 arasındaki faiz %24 üzerinden,

31 Temmuz 2026’dan sonraki dönem ise yeni 3095 sayılı Kanun m.1 kapsamında %31 üzerinden

hesaplanacaktır.

Burada 1 Temmuz 2024 tarihinden itibaren bütün döneme %31 uygulamak yanlış olacağı gibi, borç eski diye 31 Temmuz 2026’dan sonra da sürekli %24 uygulamak da yeni düzenlemenin yürürlük sonrası etkisini gözden kaçırabilir.

2023’ten Kalan Borçlarda Nasıl Hesaplama Yapılır?

Daha eski alacaklarda dönem sayısı artabilir.

Örneğin borçlu 1 Ocak 2023 tarihinde temerrüde düşmüş ve borcunu Ağustos 2026 itibarıyla hâlen ödememiş olsun.

Resmî oran tablosuna göre 31 Mayıs 2024’e kadar genel kanuni faiz %9, 1 Haziran 2024 tarihinden itibaren ise %24’tür.

Bu durumda genel sistem bakımından faiz hesabı kabaca üç döneme ayrılır:

1 Ocak 2023 – 31 Mayıs 2024: %9

1 Haziran 2024 – 30 Temmuz 2026: %24

31 Temmuz 2026 ve sonrası: yeni sistem kapsamında %31

Böyle bir alacağın faizini tek bir yüzde oranıyla hesaplamak önemli hata doğurabilir.

Özellikle milyonlarca liralık ticari olmayan alacaklarda birkaç yıllık dönem için oran farkı çok ciddi rakamlara ulaşabilir.

Dava 2025’te Açıldıysa Yeni Faiz Oranı Uygulanacak mı?

Davanın eski tarihte açılmış olması, kanuni faizin dava tarihinde yürürlükte olan oranla sabitlendiği anlamına gelmez.

7589 sayılı Kanun’un geçici maddesinde bazı değişiklikler bakımından açık geçiş kuralları bulunmaktadır. Örneğin idari yargı, CMK m.308, TBK m.55 ve HMK m.107 değişiklikleri için hangi eski dosyaların önceki hükümlere tabi olacağı ayrıca düzenlenmiştir. Buna karşılık 3095 sayılı Kanun m.1 değişikliği bakımından “devam eden davalarda eski hüküm uygulanır” şeklinde özel bir istisna getirilmemiştir.

Bu nedenle 2024 veya 2025 yılında açılmış ve 31 Temmuz 2026 itibarıyla hâlen devam eden bir alacak davasında, faiz 31 Temmuz 2026’dan sonra da işlemekteyse yeni kanuni faiz sisteminin bu sonraki dönem bakımından değerlendirilmesi gerekir.

Örneğin mahkeme;

“500.000 TL’nin 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte tahsiline”

karar verirse, bunun mutlaka 1 Ocak 2025’te geçerli yüzde oranının bütün yıllar boyunca değişmeden uygulanacağı anlamına gelmemesi gerekir.

“Kanuni faiz” kavramı, ilgili dönemde yürürlükte bulunan kanuni oranı ifade eder.

Mahkeme Kararında “Yasal Faiz” Yazıyorsa Yeni Oran Kendiliğinden Uygulanır mı?

Uygulamada mahkeme kararlarında çoğu zaman;

“dava tarihinden itibaren yasal faiziyle”,

“temerrüt tarihinden itibaren kanuni faiziyle”

veya

“olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle”

şeklinde hüküm kurulmaktadır.

Mahkeme kararında belirli bir sabit yüzde oranı yazılmamış, yalnızca “kanuni faiz” veya “yasal faiz” denilmişse, alacağın tahsil edildiği tarihe kadar farklı dönemlerde yürürlükte bulunan kanuni faiz oranlarının dikkate alınması gündeme gelecektir.

Dolayısıyla örneğin 2025 yılında verilmiş bir mahkeme kararında “%24 faiz” şeklinde sabit bir oran yerine “kanuni faiz” yazıyorsa, ilamın 31 Temmuz 2026’dan sonra da faiz üretmeye devam eden kısmı yeni faiz rejiminden etkilenebilir.

İlamın kesinleşmiş olması da tek başına daha sonra işleyecek faiz oranını mutlaka eski yüzdeye sabitlemez; ancak hükmün tam lafzı, faiz türü ve kesin hükmün kapsamı somut dosyada mutlaka incelenmelidir.

Kesinleşmiş Mahkeme Kararlarında Yeni Faiz Oranı Uygulanabilir mi?

Bu soruda iki farklı ihtimal birbirinden ayrılmalıdır.

Mahkeme Sabit Bir Yüzde Oranı Yazmışsa

Örneğin hükümde açıkça;

“100.000 TL’nin yıllık %24 faiziyle tahsiline”

denilmiş olabilir.

Bu durumda ilamda açıkça belirli oran yazılmış olduğundan, kesin hükmün kapsamı ve infazda hükmün değiştirilip değiştirilemeyeceği ayrıca değerlendirilmelidir. Mahkeme kararının lafzı belirleyici hâle gelir.

Mahkeme Sadece “Kanuni Faiz” Demişse

Bu durumda oran kanunun belirlediği oran olduğundan, faiz süresi içinde mevzuat değişikliklerinin dönemsel olarak dikkate alınması daha güçlü şekilde gündeme gelir.

Bu nedenle kesinleşmiş bir ilam açısından dahi;

kararda “%24” mü yazdığı,

yoksa

“kanuni faiz” mi yazdığı

kontrol edilmelidir.

Bu küçük gibi görünen ifade farkı, uzun süren infazlarda önemli parasal sonuçlara yol açabilir.

İcra Takibi 2025’te Başlatıldıysa Yeni Faiz Oranı Uygulanır mı?

İcra takibinin başlama tarihi de tek başına gelecekteki faiz oranını sabitlemez.

Örneğin alacaklı 2025 yılında 500.000 TL ana para için takip yapmış ve takip talebinde;

“takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle”

talepte bulunmuş olabilir.

Borç 31 Temmuz 2026 itibarıyla hâlen ödenmemişse, takip tarihinden 30 Temmuz 2026’ya kadar geçerli kanuni faiz ile 31 Temmuz 2026’dan sonraki kanuni faiz döneminin ayrılması gündeme gelir.

Yeni kanuni faiz düzenlemesi açısından özel olarak;

“Daha önce açılmış icra takipleri eski faiz oranıyla devam eder.”

şeklinde bir geçiş kuralı bulunmamaktadır.

Bu nedenle icra dosyalarında kapak hesabı yapılırken yalnızca takip talebinde yazılan ilk faiz oranına bakılması yerine, faiz türü ve yürürlük dönemleri incelenmelidir.

Takip Talebinde %24 Yazılmışsa Ne Olur?

Burada durum farklı olabilir.

Takipte açıkça ve sabit biçimde;

“yıllık %24 faiz”

talep edilmişse, alacaklının talep sınırı ile icra hukukundaki taleple bağlılık meselesi ortaya çıkar.

Buna karşılık;

“kanuni faiz”,

“yasal faiz”

veya

“değişen oranlarda yasal faiz”

şeklinde talep varsa yeni oranların uygulanması daha açık bir şekilde gündeme gelebilir.

Bu nedenle özellikle eski icra dosyalarında yeni faiz sistemi sonrasında takip talebinin kelimesi kelimesine incelenmesi önem taşımaktadır.

Eski Kira Borçlarında Yeni Kanuni Faiz Uygulanır mı?

Kira borcu para borcudur.

Kiracı kira bedelini süresinde ödemez ve temerrüt koşulları gerçekleşirse faiz gündeme gelebilir.

Sözleşmede hukuken geçerli farklı bir faiz düzenlemesi bulunmaması ve özel bir hüküm uygulanmaması hâlinde genel kanuni faiz sistemi devreye girebilir.

Örneğin kiracının 2025 yılından kalan 100.000 TL kira borcu Ağustos 2026’da hâlen ödenmemişse;

geçmiş dönem için o tarihteki kanuni faiz,

31 Temmuz 2026 sonrasındaki dönem için ise yeni oran

dikkate alınabilir.

Ancak konut ve çatılı işyeri kiralarında Türk Borçlar Kanunu’nun kiracıyı koruyucu emredici hükümleri ayrıca incelenmelidir.

Eski Tazminat Alacaklarına Yeni Kanuni Faiz Uygulanır mı?

Tazminat alacaklarında öncelikle faiz başlangıç tarihi ile faiz oranı birbirinden ayrılmalıdır.

Örneğin haksız fiilden kaynaklanan bir tazminatta olay tarihi 2024 olabilir ve mahkeme bu tarihten itibaren kanuni faize hükmedebilir.

Bu durumda olay tarihinin eski olması, faiz oranının sonsuza kadar olay tarihinde geçerli oran üzerinden uygulanacağı anlamına gelmez.

Faiz başlangıç tarihi 2024 olabilirken oran;

2024’te geçerli oran,

2025’te geçerli oran,

2026’da yürürlüğe giren yeni oran

şeklinde dönemsel olarak değişebilir.

Bununla birlikte 12. Yargı Paketi, çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz başlangıcı bakımından TBK m.55’e ayrıca özel hükümler eklemiş ve bu değişikliğin yalnızca yürürlükten sonra meydana gelen haksız fiil veya zarar doğuran olaylara uygulanacağını açıkça belirtmiştir.

Dolayısıyla TBK m.55’teki faiz başlangıcı değişikliği ile 3095 sayılı Kanun’daki faiz oranı değişikliği birbirine karıştırılmamalıdır.

Birinde özel geçiş hükmü vardır; diğerinde yoktur.

Eski Ticari Borçlarda Yeni %31 Oranı mı Uygulanacak?

Her zaman değil.

Ticari borçlar konusunda yapılan en önemli hatalardan biri, yeni kanuni faiz oranının bütün ticari alacaklara doğrudan uygulanacağını düşünmektir.

3095 sayılı Kanun’un ticari temerrüt faizine ilişkin özel sistemi devam etmektedir. TCMB’nin resmî tablosuna göre avans işlemlerinde uygulanan oran 20 Aralık 2025 tarihinden itibaren %39,75‘tir.

Dolayısıyla iki tacir arasındaki ticari işte şartları oluşmuşsa %31 kanuni faiz yerine daha yüksek ticari temerrüt faizinin talep edilebilmesi mümkün olabilir.

Bu nedenle eski ticari alacakta;

“Yeni kanun çıktı, bundan sonra %31 işletelim.”

demek her zaman alacaklı lehine değildir.

Önce borcun ticari niteliği ve 3095 sayılı Kanun m.2 kapsamında avans faizinin uygulanıp uygulanamayacağı değerlendirilmelidir.

Taraflar Faiz Oranını Sözleşmede Belirlemişse Yeni Sistem Uygulanır mı?

Yeni 3095 sayılı Kanun m.1 açık biçimde faiz miktarının sözleşmeyle tespit edilmemiş olması hâlini düzenlemektedir.

Dolayısıyla tarafların hukuken geçerli bir faiz oranını sözleşmede açık şekilde belirlediği durumda yeni kanuni faiz formülü doğrudan o sözleşmesel oranı ortadan kaldırmaz.

Örneğin taraflar geçerli şekilde yıllık %30 faiz kararlaştırmışlarsa, sırf kanuni faiz 31 Temmuz 2026 itibarıyla %31 oldu diye sözleşmesel faiz kendiliğinden %31’e çıkmaz.

Ancak sözleşmesel faiz oranının;

Türk Borçlar Kanunu,

Türk Ticaret Kanunu,

tüketici mevzuatı

ve diğer emredici hükümler

karşısındaki geçerliliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle kanuni faiz değişikliği ile sözleşmesel faiz değişikliği aynı şey değildir.

Eski Borçlarda %24 Faiz Hangi Tarihe Kadar Geçerli?

Genel kanuni faiz bakımından resmî oran tablosu 1 Haziran 2024 tarihinden itibaren yıllık %24 oranını göstermektedir.

7589 sayılı Kanun’un m.10 hükmü ise 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bu nedenle özel bir faiz rejiminin bulunmadığı ve yeni kanuni faiz hükmünün uygulanabildiği alacaklarda temel dönem ayrımı:

1 Haziran 2024 – 30 Temmuz 2026: %24

31 Temmuz 2026’dan itibaren: %31

şeklinde yapılabilir.

Bundan önceki dönemlerde ise o tarihlerde geçerli oranlar esas alınmalıdır.

Örneğin 31 Mayıs 2024’e kadar genel kanuni faiz %9 idi.

Eski Borçlarda Faiz Hesaplama Örneği

Somutlaştırmak için 1.000.000 TL tutarında bir alacağın 1 Ocak 2024 tarihinde temerrüde düştüğünü ve 31 Aralık 2026’da ödendiğini varsayalım.

Alacağın sıradan bir TL borcu olduğunu, sözleşmede farklı faiz bulunmadığını ve herhangi bir özel faiz rejiminin uygulanmadığını kabul edelim.

Faiz hesabı tek oranla yapılmaz.

1 Ocak 2024 – 31 Mayıs 2024

Bu dönemde genel kanuni faiz oranı %9‘dur.

1 Haziran 2024 – 30 Temmuz 2026

Bu dönemde oran %24 olarak uygulanmıştır.

31 Temmuz 2026 – 31 Aralık 2026

Yeni 3095 sayılı Kanun sistemi uygulanır.

31 Aralık 2025 reeskont oranı %38,75 olduğuna göre:

38,75 × 0,80 = %31

oranı ortaya çıkmaktadır.

Dolayısıyla bu örnekte üç ayrı faiz dönemi bulunmaktadır.

Bu durum, “eski borca yeni faiz uygulanır mı?” sorusunun neden sadece evet veya hayır şeklinde cevaplanamayacağını göstermektedir.

Eski borç yeni faiz rejiminden etkilenebilir; ancak yalnızca yeni düzenlemenin yürürlük tarihinden sonraki dönem bakımından.

10 Yıllık Eski Borçlarda Nasıl Hesaplama Yapılır?

Daha eski alacaklarda çok daha fazla dönem ortaya çıkabilir.

Kanuni faiz oranının geçmiş yıllarda birkaç kez değişmiş olması nedeniyle uzun süredir tahsil edilmeyen bir borcun faiz hesabında her oran değişikliğinin tarihi ayrı ayrı dikkate alınmalıdır.

Bu nedenle örneğin 2018 yılında başlayan ve 2026 yılında hâlen devam eden bir faiz hesabının doğrudan;

ana para × %31 × 8 yıl

şeklinde yapılması tamamen yanlış olacaktır.

Her dönem kendi oranıyla hesaplanmalıdır.

Yeni sistemin gelecekte yıllık, bazı yıllarda ise altı aylık değişikliklere izin verdiği düşünüldüğünde, uzun vadeli faiz hesaplarının daha karmaşık hâle gelmesi beklenebilir. 3095 sayılı Kanun’un yeni m.1’i, 30 Haziran reeskont oranında önceki 31 Aralık’a göre en az 5 puan fark oluşursa yılın ikinci yarısı için yeni oran öngörmektedir.

Borçlu Açısından Yeni Faiz Oranı Ne Anlama Geliyor?

Yeni sistem yalnızca alacaklının elde edeceği faiz miktarını artıran bir düzenleme olarak görülmemelidir.

Reeskont oranı gelecekte düşerse kanuni faiz oranı da düşebilir.

Yeni formül doğrudan ekonomik göstergeye bağlı olduğundan yüksek faiz dönemlerinde borçlunun gecikme maliyeti artabilir, düşük faiz dönemlerinde ise kanuni faiz oranı azalabilir.

Bu nedenle eski borcun uzun süre ödenmemesi artık taraflar açısından daha değişken bir ekonomik risk ortaya çıkaracaktır.

Özellikle yüksek tutarlı borçlarda faiz oranının %24’ten %31’e çıkması küçümsenmeyecek bir fark yaratmaktadır.

1.000.000 TL ana para açısından yıllık basit hesapta:

%24 faiz = 240.000 TL

%31 faiz = 310.000 TL

Aradaki yıllık fark:

70.000 TL

olmaktadır.

10.000.000 TL’lik bir alacakta ise aynı oran farkının yıllık basit etkisi 700.000 TL seviyesine ulaşmaktadır.

Bu nedenle borcun birkaç yıllık olması hâlinde doğru dönemsel faiz hesabı dosyanın ekonomik sonucunu ciddi biçimde değiştirebilir.

Anayasa Mahkemesi Kanuni Faiz Konusunda Neden İptal Kararı Verdi?

Yeni düzenlemenin arka planında Anayasa Mahkemesinin 22 Temmuz 2025 tarihli E.2024/24, K.2025/164 sayılı kararı bulunmaktadır.

Anayasa Mahkemesi, önceki 3095 sayılı Kanun m.1 hükmünü sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri yönünden incelemiş ve düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir. Mahkeme, alacağın ekonomik değerinin korunması ile mülkiyet hakkı arasındaki ilişkiyi değerlendirmiş; iptal hükmünün Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.

  1. Yargı Paketi ile getirilen yeni sistem bu anayasal tartışma sonrasında oluşturulmuştur. TBMM’nin düzenlemeye ilişkin açıklamasında da 3095 sayılı Kanun’un kanuni faiz hükmünün Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda yeniden düzenlendiği belirtilmiştir.

Yeni model, faiz oranını doğrudan TCMB reeskont oranına bağlayarak ekonomik şartlarla daha yakın ilişki kurmayı amaçlamaktadır.

Eski Borçlarda Faiz Hesabında En Sık Yapılacak Hatalar

  1. Yargı Paketi sonrasında özellikle eski alacaklarda şu hatalarla sık karşılaşılması mümkündür:

Bütün eski dönemi %31 üzerinden yeniden hesaplamak.

Yeni kanunun geçmiş tamamlanmış faiz dönemlerini %31’e dönüştüren bir hükmü yoktur.

Borç eski olduğu için sonsuza kadar %24 uygulamak.

Borç devam ediyor ve faiz 31 Temmuz 2026 sonrasında da işliyorsa yeni sistemin yürürlük sonrası etkisi değerlendirilmelidir.

Dava tarihini faiz oranını sabitleyen tarih kabul etmek.

Davanın eski olması, “kanuni faiz” oranını otomatik olarak dava tarihindeki yüzdede dondurmaz.

Ticari borca doğrudan %31 uygulamak.

Ticari temerrüt faizi bakımından daha yüksek oranlar gündeme gelebilir. TCMB’nin 20 Aralık 2025 tarihinden itibaren avans faiz oranı %39,75’tir.

Sözleşmedeki faiz hükmünü görmezden gelmek.

Yeni m.1, esas olarak faiz miktarı sözleşmeyle belirlenmemişse uygulanır.

Mahkeme ilamının tam lafzını incelememek.

“%24 faiz” ile “kanuni faiz” ifadeleri infaz aşamasında aynı sonuçları doğurmayabilir.

İcra takip talebindeki faiz ifadesini kontrol etmemek.

Takip talebindeki “%24”, “kanuni faiz” veya “değişen oranlarda yasal faiz” ifadeleri taleple bağlılık açısından farklı tartışmalar yaratabilir.

Eski Borçlara Yeni Kanuni Faiz Hakkında Sık Sorulan Sorular

2025’ten kalan borca 2026’da yüzde 31 faiz uygulanır mı?

Borç 31 Temmuz 2026’dan sonra da ödenmemiş ve genel kanuni faiz işlemeye devam ediyorsa, yeni düzenleme sonrası dönem bakımından %31 oranı gündeme gelir. 31 Temmuz 2026’dan önce işlemiş dönem ise kendi zamanındaki faiz oranına göre hesaplanmalıdır.

2024’ten kalan borcun tamamına yüzde 31 uygulanır mı?

Hayır. 2024 ve 2025 dönemlerinde daha önce geçerli oranlar uygulanır. Yeni oran geçmişe yürütülerek bütün dönem yeniden hesaplanmaz.

Yüzde 24 kanuni faiz ne zamana kadar uygulanır?

Genel kanuni faiz 1 Haziran 2024’ten itibaren %24 olarak uygulanmıştır. Yeni 3095 sayılı Kanun m.1 ise 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle genel sistemde 30 Temmuz 2026’ya kadar %24, 31 Temmuz 2026’dan sonraki yeni dönem için ise mevcut formüle göre %31 gündeme gelmektedir.

Devam eden dava yeni faizden etkilenir mi?

Kanuni faiz değişikliği için devam eden davaları açıkça eski sisteme tabi tutan özel bir geçiş kuralı bulunmamaktadır. Bu nedenle 31 Temmuz 2026’dan sonra işlemeye devam eden kanuni faiz açısından yeni sistem değerlendirilmelidir.

Kesinleşmiş ilama yeni faiz uygulanır mı?

Kararın nasıl kurulduğuna bakılmalıdır. İlam yalnızca “kanuni faiz” diyorsa dönemsel oran değişiklikleri gündeme gelebilir. Sabit bir yüzde yazılmışsa kesin hükmün kapsamı ayrıca değerlendirilmelidir.

Eski icra dosyasında faiz yüzde 31 olur mu?

Takip talebindeki faiz türü ve ifade incelenmelidir. “Kanuni faiz” veya değişen oranlarda yasal faiz istenmişse yeni dönem oranı önem kazanabilir. Açıkça sabit %24 talep edilmişse taleple bağlılık ayrıca değerlendirilmelidir.

Ticari eski borçta yüzde 31 mi uygulanır?

Her zaman değil. Ticari temerrüt faizine ilişkin daha yüksek oranların uygulanması mümkün olabilir. TCMB’nin 20 Aralık 2025 itibarıyla avans faiz oranı %39,75’tir.

Taraflar sözleşmede yüzde 20 faiz kararlaştırdıysa yeni yüzde 31 uygulanır mı?

Yeni 3095 sayılı Kanun m.1 faiz oranının sözleşmeyle belirlenmediği durumları düzenlemektedir. Geçerli sözleşmesel faiz varsa sözleşme ve emredici hukuk sınırları ayrıca uygulanır.

Yeni faiz geçmiş faiz borcunu artırır mı?

Geçmişte tamamlanmış dönemler yeni oranla baştan hesaplanmaz. Değişiklik esas olarak yürürlük tarihinden sonraki devam eden faiz dönemini etkiler.

Sonuç: Eski Borca Yeni Kanuni Faiz Uygulanabilir, Ancak Geçmişe Yürütülerek Değil Dönemsel Olarak

  1. Yargı Paketi ile 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 1. maddesi değiştirilmiş ve kanuni faiz sistemi TCMB reeskont oranına bağlanmıştır.

Yeni düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanuni faiz artık, faiz miktarı sözleşmeyle belirlenmemiş hâllerde, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık tarihinde uyguladığı kısa vadeli reeskont oranının %80’i üzerinden hesaplanmaktadır. 30 Haziran tarihinde reeskont oranının önceki 31 Aralık oranına göre en az 5 puan değişmesi hâlinde yılın ikinci yarısında yeni oran esas alınacaktır.

31 Aralık 2025 tarihinde geçerli TCMB reeskont oranının %38,75 olması nedeniyle yeni sistemin 31 Temmuz 2026 itibarıyla ortaya çıkardığı kanuni faiz oranı %31’dir.

Ancak bu değişikliğin eski borçlara etkisi doğru anlaşılmalıdır.

Eski borçların geçmiş faizleri geriye dönük olarak %31’e çevrilmez.

Örneğin 2025 yılında %24 üzerinden işleyen faiz, 12. Yargı Paketi çıktığı için sonradan %31 üzerinden yeniden hesaplanmaz.

Buna karşılık borç 31 Temmuz 2026 tarihinde hâlen ödenmemişse ve kanuni faiz işlemeye devam ediyorsa, 31 Temmuz 2026’dan sonraki dönem bakımından yeni kanuni faiz rejimi devreye girebilir.

Dolayısıyla doğru hukuki yaklaşım “eski borç–yeni borç” ayrımından ziyade faiz dönemlerinin ayrılmasıdır.

Örneğin genel kanuni faiz rejimine tabi bir borç 1 Ocak 2024 tarihinde temerrüde düşmüş ve Ağustos 2026’da hâlen ödenmemişse, hesap tek oranla yapılmamalıdır.

Genel oran tablosu ve yeni düzenleme birlikte değerlendirildiğinde:

1 Ocak 2024 – 31 Mayıs 2024 döneminde %9,

1 Haziran 2024 – 30 Temmuz 2026 döneminde %24,

31 Temmuz 2026’dan sonraki dönemde ise mevcut yeni formüle göre %31

üzerinden dönemsel hesaplama gündeme gelecektir.

Bu durum devam eden davalar açısından da önemlidir.

Bir alacak davasının 2024 veya 2025 yılında açılmış olması, kanuni faiz oranının o tarihteki oranla sabitlendiği anlamına gelmemektedir. 7589 sayılı Kanun bazı değişiklikler için açık geçiş hükümleri getirirken 3095 sayılı Kanun m.1 bakımından devam eden davaların eski hükme tabi kalacağını öngören özel bir hüküm getirmemiştir.

Dolayısıyla devam eden bir davada 31 Temmuz 2026 sonrasında da kanuni faiz işlemeye devam ediyorsa yeni düzenleme önem taşımaktadır.

Aynı şekilde geçmiş yıllarda başlatılmış icra takiplerinde de takip talebinin içeriği incelenmelidir.

Takip talebinde;

“kanuni faiz”,

“yasal faiz”

veya

“değişen oranlarda yasal faiz”

talep edilmişse yeni dönem faiz oranının uygulanması gündeme gelebilir.

Buna karşılık açıkça sabit bir “%24 faiz” talep edilmiş olması hâlinde taleple bağlılık ve takip hukukunun kendine özgü kuralları ayrıca değerlendirilmelidir.

Kesinleşmiş mahkeme kararlarında da benzer şekilde hüküm fıkrasının nasıl yazıldığı önemlidir.

Mahkeme yalnızca “kanuni faiz” demişse, kanuni faiz oranının zaman içinde değişmesi daha sonraki faiz dönemlerine yansıyabilir.

Mahkeme doğrudan “yıllık %24 faiz” şeklinde sabit bir oran yazmışsa, kesin hükmün kapsamı nedeniyle durum farklı değerlendirilmelidir.

Yeni kanuni faiz düzenlemesinin her alacak için geçerli olmadığı da unutulmamalıdır.

Özellikle;

ticari alacaklarda avans faizi,

TTK m.1530 kapsamındaki mal ve hizmet tedariki alacaklarında özel temerrüt faizi,

yabancı para borçlarında özel faiz sistemi,

işçilik alacaklarında özel faiz hükümleri

ve tarafların geçerli biçimde kararlaştırdığı sözleşmesel faizler bakımından ayrı kurallar bulunmaktadır.

Dolayısıyla “12. Yargı Paketi ile bütün borçların faizi %31 oldu” şeklindeki ifade hukuken doğru değildir.

Doğru değerlendirme şudur:

31 Temmuz 2026 itibarıyla genel kanuni faiz rejimine tabi ve faiz miktarı sözleşmeyle belirlenmemiş alacaklarda yeni formülün mevcut karşılığı %31’dir.

Eski borç bu tarihten sonra da devam ediyorsa yeni oran sonraki dönem bakımından uygulanabilir; fakat geçmişte tamamlanmış faiz dönemleri yeni oranla yeniden hesaplanmaz.

Bu nedenle eski bir borç dosyasının faiz hesabında şu soruların tek tek cevaplandırılması gerekir:

Borç hangi tarihte doğdu?

Borçlu hangi tarihte temerrüde düştü?

Faiz hangi tarihten itibaren işlemeye başladı?

Alacak 1 Haziran 2024 öncesine uzanıyor mu?

31 Temmuz 2026 tarihinde borç hâlen devam ediyor muydu?

Mahkeme kararında “kanuni faiz” mi yoksa sabit bir faiz oranı mı yazıyor?

İcra takip talebinde hangi faiz türü talep edildi?

Borç ticari işten mi kaynaklanıyor?

Sözleşmede ayrıca faiz oranı kararlaştırılmış mı?

Özel bir kanunda farklı faiz türü öngörülmüş mü?

Bu sorular cevaplandırılmadan eski bir borca tek bir faiz oranının uygulanması doğru sonuç vermeyebilir.

Sonuç itibarıyla, 12. Yargı Paketi ile getirilen yeni kanuni faiz oranı eski borçlara da etkili olabilir; ancak bu etki geçmişe yürüyerek değil, yürürlük tarihinden sonra işlemeye devam eden faiz dönemi üzerinden ortaya çıkar.

Bu nedenle eski alacaklarda yeni dönemin temel kuralı şu şekilde özetlenebilir:

Geçmiş faiz geçmiş dönemin oranıyla, 31 Temmuz 2026 sonrasındaki faiz ise uygulanabilir olduğu ölçüde yeni kanuni faiz sistemiyle hesaplanmalıdır.

Özellikle yüksek miktarlı, uzun süredir devam eden veya icra takibine konu edilmiş eski borçlarda bu dönem ayrımı, tahsil edilecek toplam meblağı yüz binlerce hatta milyonlarca lira değiştirebileceğinden faiz hesabının dosyanın hukuki niteliğine göre ayrı ayrı yapılması büyük önem taşımaktadır.

Leave a Reply

Call Now Button