Muvazaalı Satış Nedir? (TBK m.19) Tapu İptal–Tescil, Muris Muvazaası ve Alacaklıdan Mal Kaçırma Davaları
Muvazaalı Satış (Danışıklı Satış) Nedir?
“Muvazaalı satış” halk arasında “danışıklı satış” diye bilinir: Taraflar tapuda satış gibi görünen bir işlem yapar; fakat gerçekte ya hiç satış istemezler (mutlak muvazaa) ya da satış görüntüsü altında bağış/hibe gibi başka bir hukuki işlemi gizlerler (nisbî muvazaa). Türk Borçlar Kanunu m.19, sözleşmenin türü ve yorumunda tarafların gerçek ve ortak iradesinin esas alınacağını ve muvazaalı işlemlere ilişkin temel yaklaşımı ortaya koyar.
Muvazaa iddiası pratikte en çok taşınmaz devirlerinde karşımıza çıkar: “bedelsiz devri satış gibi gösterme”, “alacaklıdan mal kaçırmak için yakın akrabaya satış”, “mirasçıdan mal kaçırma” gibi.
Muvazaanın Unsurları: Mahkemeler Ne Arar?
Bir işlemin muvazaalı sayılabilmesi için uygulamada üç ana unsur aranır:
-
Görünürde bir sözleşme (tapuda satış gibi),
-
Bu görünürdeki sözleşmenin hüküm doğurmaması konusunda tarafların muvazaa anlaşması,
-
Çoğu dosyada üçüncü kişileri (alacaklıyı, mirasçıyı vb.) yanıltma amacı.
TBK m.19’daki yaklaşım gereği, mahkeme “kağıt üzerinde yazana” değil, gerçek iradeye bakar.
Mutlak Muvazaa ve Nisbî Muvazaa: Satış mı, Bağış mı?
1) Mutlak muvazaa
Taraflar aslında hiç devir istemez, sadece tapuda “satış” görüntüsü yaratır (ör. mal borçlunun kullanımında kalır, bedel hiç ödenmez, devir sadece haczi geciktirmek içindir).
2) Nisbî muvazaa
Taraflar gerçekten bir sonuç doğurmak ister; fakat bunu başka bir sözleşme ile gizler. Taşınmazlarda en tipik örnek: gerçekte bağış, görünürde satış. Bu model özellikle muris muvazaası dosyalarının omurgasıdır.