Sözleşmelerde Uygulanacak Hukukun Tespiti
Giriş
Yabancı unsurlu sözleşmelerde uyuşmazlık çıktığında, davanın kaderini çoğu zaman tek bir soru belirler: Bu sözleşmeye hangi ülke hukuku uygulanacaktır?
5718 sayılı MÖHÜK, bu soruya sistematik bir cevap verirken, sözleşmeler bakımından merkezî bir hüküm öngörmüştür: MÖHÜK m.24.
Uygulamada sıkça görülen hata, sözleşmede hukuk seçimi yoksa “otomatik olarak Türk hukuku uygulanır” varsayımıdır. Oysa MÖHÜK m.24, hukuk seçimi bulunmayan hâllerde dahi ayrıntılı bir bağlama sistemi kurar. Bu bağlama doğru kurulmazsa, dava yanlış hukuka göre yürütülür ve Yargıtay denetiminde bozma kaçınılmaz hâle gelir.
Bu makalede, MÖHÜK m.24’ün yapısı, hukuk seçimi olan ve olmayan sözleşmeler, en sıkı ilişkili hukuk ölçütü, özel sözleşme türleri ve uygulamadaki stratejik noktalar ele alınmaktadır.
1. MÖHÜK m.24’ün Sistematiği
MÖHÜK m.24, sözleşmeler bakımından üç kademeli bir sistem öngörür:
-
Tarafların seçtiği hukuk
-
Hukuk seçimi yoksa en sıkı ilişkili hukuk
-
Bazı sözleşmeler için özel bağlama kuralları
Bu yapı, hâkime doğrudan serbest takdir tanımaz; belirli bir sırayı izlemeyi zorunlu kılar.
2. Hukuk Seçimi Varsa: Öncelik Taraf İradesinde
a) Genel İlke
MÖHÜK m.24/1 uyarınca:
“Sözleşmeden doğan borç ilişkileri, tarafların açık veya örtülü olarak seçtikleri hukuka tabidir.”
Bu hüküm gereği:
-
Hukuk seçimi geçerliyse,
-
Kamu düzenine ve emredici kurallara aykırılık yoksa,
hâkim seçilen hukuku uygular.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, hukuk seçimi ile yetki sözleşmesinin karıştırılmamasıdır. Bir sözleşmede “İstanbul Mahkemeleri yetkilidir” yazması, tek başına Türk hukukunun seçildiği anlamına gelmez.
b) Hukuk Seçiminin Kapsamı
Seçilen hukuk, kural olarak:
-
Sözleşmenin kurulması,
-
Yorumlanması,
-
Hak ve borçların kapsamı,
-
İfa ve temerrüt,
-
Sona erme
gibi tüm borçlar hukuku sonuçlarını kapsar.
Ancak:
-
Taraf ehliyeti,
-
Taşınmaz aynî hakları,
-
Bazı emredici düzenlemeler
hukuk seçiminin dışında kalır.
3. Hukuk Seçimi Yoksa: “En Sıkı İlişkili Hukuk” Ölçütü
Hukuk seçimi bulunmayan sözleşmelerde MÖHÜK m.24/2 devreye girer. Bu durumda uygulanacak hukuk, sözleşmenin en sıkı ilişkili olduğu ülke hukukudur.
a) En Sıkı İlişki Nedir?
En sıkı ilişki, sözleşmenin:
-
Ekonomik merkezini,
-
Edimlerin ağırlık noktasını,
-
Tarafların faaliyet merkezini
yansıtan hukukla kurduğu bağlantıyı ifade eder.
Bu ölçüt soyut değil, somut olay bazlıdır.
b) Karine: Karakteristik Edim
MÖHÜK m.24/4, hâkime yol göstermek için bir karine getirir:
“Aksi anlaşılmadıkça sözleşme, karakteristik edimi ifa eden tarafın mutad meskeni veya işyeri hukukuna tâbidir.”
Karakteristik edim, sözleşmeye adını ve niteliğini veren edimdir:
-
Satım sözleşmesinde → satıcının edimi
-
Hizmet sözleşmesinde → hizmet sağlayanın edimi
-
Distribütörlükte → distribütörün faaliyeti
-
Lisans sözleşmesinde → lisans verenin edimi
Bu karine kesin değildir; somut olayda daha sıkı ilişki başka bir hukukla kurulmuşsa hâkim karinadan ayrılabilir.
4. Sözleşme Türlerine Göre Uygulanacak Hukuk
a) Satım Sözleşmeleri
Uluslararası satım sözleşmelerinde:
-
Hukuk seçimi varsa seçilen hukuk,
-
Yoksa genellikle satıcının işyeri hukuku uygulanır.
Ancak taraflar CISG gibi uluslararası sözleşmelere de tâbi olabilir; bu durumda CISG’nin uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca değerlendirilir.
b) Hizmet ve Danışmanlık Sözleşmeleri
Hizmet sözleşmelerinde karakteristik edim, hizmeti sunan tarafa aittir.
Bu nedenle çoğu durumda:
-
Hizmet sağlayanın mutad işyeri hukuku
uygulanır.
Ancak hizmetin fiilen yürütüldüğü ülke ile güçlü bağ varsa, bu hukuk ön plana çıkabilir.
c) Franchise, Distribütörlük ve Acentelik
Bu sözleşmelerde:
-
Süreklilik,
-
Pazar ilişkisi,
-
Faaliyet alanı
önemlidir.
Uygulamada Yargıtay, distribütörlük ve acentelik sözleşmelerinde faaliyetin yoğunlaştığı ülke hukukuna ağırlık vermektedir.
5. Zayıf Tarafın Korunduğu Sözleşmeler
a) İş Sözleşmeleri
İş sözleşmelerinde MÖHÜK, zayıf taraf olan işçiyi korur. Taraflar hukuk seçimi yapsa bile:
-
İşçinin mutad işyeri hukukunun sağladığı asgari koruma bertaraf edilemez.
Bu nedenle iş sözleşmelerinde hukuk seçimi sınırlı etki doğurur.
b) Tüketici Sözleşmeleri
Tüketici sözleşmelerinde de benzer şekilde:
-
Hukuk seçimi yapılsa bile,
-
Tüketicinin mutad meskeni hukukunun emredici hükümleri uygulanır.
Bu alanlarda “tam serbest hukuk seçimi” yoktur.
6. Kamu Düzeni ve Emredici Kuralların Etkisi
Seçilen veya bağlama kurallarıyla belirlenen yabancı hukuk:
-
Türk kamu düzenine açıkça aykırıysa,
-
Doğrudan uygulanan Türk kurallarını bertaraf ediyorsa
uygulanmaz veya sınırlanır.
Örnekler:
-
Aşırı cezai şart,
-
Temel hakları ihlal eden sözleşme hükümleri,
-
Rekabet, kambiyo, iş güvenliği düzenlemeleri.
Bu durumda hâkim:
-
Yabancı hukuku tamamen dışlayabilir,
-
Sadece aykırı kısmı bertaraf edebilir.
7. Yargıtay Uygulaması
Yargıtay, MÖHÜK m.24 uygulamasında:
-
Hukuk seçimine öncelik verir,
-
Hukuk seçimi yoksa en sıkı ilişkiyi somutlaştırır,
-
Karakteristik edim karinelerini mutlak kabul etmez.
Özellikle bozma gerekçelerinde:
“Hukuk seçimi bulunmadığı hâlde uygulanacak hukukun hangi bağlama kuralına göre belirlendiği tartışılmadan karar verilmesi”
şeklindeki ifadeler sıklıkla görülür.
8. Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
-
Hukuk seçimi yokken Türk hukukunun doğrudan uygulanması
-
Yetki sözleşmesinin hukuk seçimi sanılması
-
Karakteristik edimin yanlış tespiti
-
Zayıf taraf sözleşmelerinde hukuk seçiminin mutlak kabul edilmesi
-
Kamu düzeni incelemesinin yapılmaması
Bu hatalar, davanın esasına girilmeden bozma sebebi olabilmektedir.
9. Avukatlar İçin Stratejik Yaklaşım
Bir yabancı unsurlu sözleşme dosyasında şu sıra izlenmelidir:
-
Yabancılık unsuru netleştirilmeli,
-
Hukuk seçimi var mı yok mu tespit edilmeli,
-
Hukuk seçimi yoksa en sıkı ilişki unsurları somutlaştırılmalı,
-
Emredici kurallar ve kamu düzeni riski analiz edilmeli,
-
Dilekçede uygulanacak hukuk açıkça gerekçelendirilmelidir.
Bu yapılmadan açılan davalar, esastan güçlü olsa bile usulden zayıf kalır.
Sonuç
MÖHÜK m.24, yabancı unsurlu sözleşmelerde uygulanacak hukukun tespitinde temel referans noktasıdır. Taraf iradesine öncelik tanımakla birlikte, hukuk seçimi bulunmadığında hâkime sınırsız takdir değil; yapılandırılmış bir bağlama sistemi sunar.
Doğru uygulandığında m.24:
-
Hukuki öngörülebilirlik sağlar,
-
Taraflar arasındaki dengeyi korur,
-
Uluslararası sözleşme pratiğini güvence altına alır.
Yanlış uygulandığında ise, en güçlü maddi hak iddiası dahi yanlış hukuk nedeniyle sonuçsuz kalabilir.