18 Yaşından Küçüklere Uyuşturucu Madde Satılmasının Cezası
18 Yaşından Küçüklere Uyuşturucu Madde Satılmasının Cezası
Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin çocuklara satılması, Türk ceza hukukunda uyuşturucu madde ticaretinin en ağır biçimde yaptırıma bağlandığı hâllerden biridir. Kanun koyucu, uyuşturucu madde ticaretini yalnızca bireysel sağlığı ilgilendiren bir mesele olarak değil, doğrudan kamu sağlığına yönelik bir suç olarak kabul etmektedir. Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin henüz 18 yaşını doldurmamış bir kişiye satılması veya verilmesi hâlinde ise çocuğun fiziksel ve ruhsal gelişiminin ayrıca korunması amacıyla daha yüksek bir ceza alt sınırı öngörülmüştür.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesinin üçüncü fıkrasına göre uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ülke içinde satan, satışa arz eden, başkasına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi kural olarak on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmi bin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır. Ancak aynı fıkrada özel olarak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen ya da satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişi hakkında hükmedilecek hapis cezasının on beş yıldan az olamayacağı düzenlenmiştir.
Dolayısıyla 18 yaşından küçük bir kişiye uyuşturucu madde satılması hâlinde cezanın başlangıç noktası sıradan uyuşturucu ticaretinden farklıdır. Somut olayın özelliklerine göre ayrıca uyuşturucu maddenin türü, suçun işlendiği yer, faillerin sayısı, örgüt faaliyeti bulunup bulunmadığı ve failin mesleği gibi nedenlerle ceza çok daha yüksek seviyelere çıkabilmektedir.
1. Uyuşturucu Madde Ticareti Suçu Nedir?
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu TCK m.188’de düzenlenmiştir. Maddenin üçüncü fıkrası ülke içerisindeki uyuşturucu ticaretine ilişkin seçimlik hareketleri kapsamaktadır.
Kanunda;
“satmak”,
“satışa arz etmek”,
“başkasına vermek”,
“sevk etmek”,
“nakletmek”,
“depolamak”,
“satın almak”,
“kabul etmek” ve
“bulundurmak”
fiilleri uyuşturucu madde ticareti kapsamında düzenlenmiştir. Ancak satın alma, kabul etme veya bulundurma fiillerinin TCK m.188 kapsamında değerlendirilebilmesi için bunların ticari veya başkasına devretme amacıyla gerçekleştirilmesi gerekir. Maddenin yalnızca kişisel kullanım amacıyla bulundurulması hâlinde ise şartları varsa TCK m.191 kapsamında “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak” suçu gündeme gelir. TCK m.191 kapsamında öngörülen yaptırım ve soruşturma rejimi uyuşturucu ticaretinden tamamen farklıdır.
Bu nedenle uyuşturucu suçlarında en önemli hukuki tartışmalardan biri ele geçirilen maddenin ticari amaçla mı yoksa kullanma amacıyla mı bulundurulduğunun tespitidir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu da yalnızca kişinin üzerinde uyuşturucu madde bulunmasının, her durumda uyuşturucu ticareti suçunun oluştuğunu göstermeyeceğini kabul etmektedir. Ticaret kastının kuşkuyu aşan, kesin ve yeterli delillerle ortaya konulması gerekir. Nitekim bir kararında sanığın üzerinde dört paket hâlinde toplam 0,33 gram uyuşturucu bulunmasını, maddenin satılacağı veya başkasına devredileceği konusunda tek başına yeterli görmemiştir.
Çocuğa fiilen uyuşturucu satıldığının veya verildiğinin ispatlandığı durumlarda ise ticaret amacı bakımından değerlendirme çok daha açıktır.
2. 18 Yaşından Küçüğe Uyuşturucu Satmanın Cezası Nedir?
TCK m.188/3’ün güncel düzenlemesi son derece açıktır:
Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin verildiği veya satıldığı kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz. Ayrıca bin günden yirmi bin güne kadar adlî para cezasına hükmedilir.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, 15 yılın sabit bir ceza değil, hapis cezasının alt sınırı olmasıdır.
Mahkeme somut olayın özelliklerini dikkate alarak temel cezayı belirler. Maddenin miktarı, satışın gerçekleştiriliş biçimi, birden fazla satışın bulunması, failin suç kastının yoğunluğu ve somut olayın diğer özellikleri temel cezanın belirlenmesinde etkili olabilir. Ayrıca TCK m.188’in diğer fıkralarında bulunan ağırlaştırıcı nedenlerin gerçekleşmesi hâlinde belirlenen ceza üzerinden ayrıca artırımlar yapılır.
Bu nedenle “çocuğa uyuşturucu satmanın cezası 15 yıldır” demek tam anlamıyla doğru değildir. Doğru ifade:
Çocuğa uyuşturucu veya uyarıcı madde satan ya da veren kişiye verilecek hapis cezası 15 yıldan az olamaz.
Bunun yanında adlî para cezasına da hükmedilmesi gerekir.
3. Kanuna Göre “Çocuk” Kimdir?
TCK m.6/1-b uyarınca çocuk, henüz on sekiz yaşını doldurmamış kişidir.
Dolayısıyla;
17 yaşındaki kişiye,
16 yaşındaki kişiye,
15 yaşındaki kişiye veya
daha küçük yaştaki bir kişiye
uyuşturucu veya uyarıcı madde satılması hâlinde TCK m.188/3’te düzenlenen 15 yıllık özel ceza alt sınırı gündeme gelir.
Çocuğun yaşının değerlendirilmesinde esas alınan tarih, uyuşturucunun satıldığı veya verildiği tarihtir. Örneğin uyuşturucu satışının gerçekleştiği tarihte kişi 17 yaşında, yargılama tarihinde ise 19 yaşındaysa yine çocuğa uyuşturucu satılmasına ilişkin hüküm uygulanır.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin bir kararında da uyuşturucu satılan kişinin suç tarihi itibarıyla çocuk olması nedeniyle sanık hakkında belirlenecek hapis cezasının TCK m.188/3 uyarınca 15 yıldan az olamayacağı açıkça belirtilmiştir.
4. Uyuşturucunun Para Karşılığı Satılması Şart Değildir
TCK m.188/3 açısından özellikle önemli bir nokta, uyuşturucu maddenin mutlaka para karşılığında satılmış olması gerekmemesidir.
Kanun yalnızca “satan” kişiyi değil, uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi “başkalarına veren” kişiyi de cezalandırmaktadır. Çocuğa ilişkin özel düzenlemede de kanun koyucu açıkça “verilen veya satılan kişinin çocuk olması” ifadesini kullanmıştır.
Dolayısıyla bir yetişkinin:
“Parasını sonra verirsin” diyerek uyuşturucu vermesi,
arkadaşlık ilişkisi nedeniyle ücretsiz uyuşturucu vermesi,
çocuğu uyuşturucuya alıştırmak amacıyla ilk maddeleri ücretsiz temin etmesi,
herhangi bir karşılık almadan birlikte kullanması için madde vermesi
durumlarında, olayın özelliklerine göre “başkasına verme” fiili gerçekleşebilir.
Başka bir ifadeyle, bedelsiz uyuşturucu verilmesi cezasız değildir.
Uyuşturucu satışı ile uyuşturucunun başkasına verilmesi, TCK m.188 bakımından aynı suç tipi içerisinde yer alan seçimlik hareketlerdendir.
5. Çocuğa Uyuşturucu Satılması İçin Maddenin Kullanılmış Olması Gerekir mi?
Hayır.
Suçun meydana gelmesi için çocuğun uyuşturucu maddeyi fiilen kullanması, bağımlı hâle gelmesi veya sağlık zararına uğraması şart değildir.
Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin çocuğa satılması veya verilmesiyle birlikte TCK m.188/3 kapsamındaki fiil tamamlanabilir.
Bu nedenle çocuğun;
uyuşturucuyu kullanmadan kolluğa teslim etmesi,
üzerinde uyuşturucuyla yakalanması,
uyuşturucuyu başka bir yere bırakması
satıcının ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Buradaki cezalandırmanın temelinde uyuşturucu veya uyarıcı maddenin hukuka aykırı biçimde dolaşıma sokulması ve özellikle bir çocuğa ulaştırılması bulunmaktadır.
6. Satış Tamamlanmasa Bile “Satışa Arz Etme” Suçu Oluşabilir
TCK m.188/3 yalnızca uyuşturucunun satılmasını değil, satışa arz edilmesini de bağımsız bir seçimlik hareket olarak düzenlemektedir.
Bu nedenle failin uyuşturucuyu satmak amacıyla hazır hâle getirmesi ve somut biçimde satışa sunması durumunda, satış işlemi tamamlanmamış olsa dahi uyuşturucu madde ticareti suçu gündeme gelebilir.
Örneğin uyuşturucunun paketler hâlinde hazırlanması, alıcılarla uyuşturucu satışı konusunda irtibat kurulması, uyuşturucunun satış için belirlenen yerde hazır tutulması ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde satışa arz fiilinin gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılabilir.
Ancak yalnızca soyut şüphe veya kişinin uyuşturucu kullanıcısı olması ticaret suçuna mahkûmiyet için yeterli değildir. Ticaret kastının somut delillerle ortaya konulması gerekir.
7. Uyuşturucu Maddenin Türü Cezayı Artırır mı?
Evet.
TCK m.188/4-a uyarınca suçun konusunun;
eroin,
kokain,
morfin,
bazmorfin,
sentetik kannabinoid ve türevleri,
sentetik katinon ve türevleri,
sentetik opioid ve türevleri veya
amfetamin ve türevleri
olması hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. Güncel madde metnindeki madde grupları özellikle 2023 yılında yapılan değişiklikle genişletilmiştir.
Bu düzenleme çocuğa uyuşturucu satışı bakımından son derece önemlidir.
Örneğin 17 yaşındaki bir çocuğa TCK m.188/4-a kapsamındaki bir uyuşturucu maddenin satıldığı kabul edildiğinde önce çocuğa satış nedeniyle hapis cezasının 15 yıldan az olamayacağı dikkate alınacak, ardından maddenin niteliği nedeniyle TCK m.188/4 kapsamında ceza yarı oranında artırılabilecektir.
Dolayısıyla nitelikli uyuşturucu maddelerin çocuklara satılması hâlinde sonuç ceza 20 yılın oldukça üzerine çıkabilir.
8. Okul Çevresinde Çocuğa Uyuşturucu Satılması
TCK uyuşturucu ticaretinin bazı toplu yaşam alanlarının çevresinde gerçekleştirilmesini de ayrıca ağırlaştırmıştır.
TCK m.188/4-b uyarınca üçüncü fıkradaki fiillerin;
okul,
yurt,
hastane,
kışla,
ibadethane
gibi tedavi, eğitim, askerî veya sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların belirlenen sınırlarına 200 metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır.
Burada iki farklı düzenleme birbirine karıştırılmamalıdır.
Birinci durum: Uyuşturucu satılan kişinin çocuk olmasıdır. Bu durumda cezanın alt sınırı 15 yıldır.
İkinci durum: Uyuşturucu ticaretinin okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi yerlerin 200 metre yakınındaki umumi veya umuma açık bir yerde yapılmasıdır. Bu durumda TCK m.188/4-b kapsamında yarı oranında artırım gündeme gelir.
Dolayısıyla uyuşturucu satılan kişi çocuk olmasa dahi okul çevresindeki şartların gerçekleşmesi hâlinde m.188/4-b uygulanabilir. Aynı şekilde çocuğa uyuşturucu satışı okuldan kilometrelerce uzakta gerçekleşmiş olsa bile m.188/3’teki 15 yıllık asgari ceza uygulanmaya devam eder.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi de çocuğa satış ile okul çevresindeki satışın farklı hukuki koşullara sahip olduğunu vurgulayan kararlar vermektedir. Bir kararında uyuşturucu satılan kişinin çocuk olması nedeniyle cezanın 15 yıldan az olamayacağını belirtmiş; ancak satışın TCK m.188/4-b’de belirtilen yerde gerçekleştirilmediğinin anlaşılması üzerine okul çevresine ilişkin artırımın uygulanmasını hukuka aykırı bulmuştur.
9. Hem Maddenin Türü Hem Satış Yeri Nitelikli İse Ne Olur?
Uyuşturucu maddenin örneğin eroin olması ve satışın aynı zamanda okulun 200 metre yakınında gerçekleştirilmesi durumunda TCK m.188/4’ün hem (a) hem de (b) bendindeki nedenler gerçekleşebilir.
Burada önemli bir Yargıtay uygulaması bulunmaktadır.
TCK m.188/4-a ve 188/4-b’nin birlikte gerçekleşmesi durumunda cezanın iki ayrı kez yarı oranında artırılması doğru değildir. Yargıtay, aynı fıkrada bulunan iki nitelikli hâlin gerçekleşmesini temel cezanın alt sınırdan uzaklaşarak belirlenmesinde dikkate almakta; ardından m.188/4 nedeniyle öngörülen yarı oranındaki artırımı uygulamaktadır.
Nitekim Yargıtay, eroinin okul çevresinde satıldığı bir olayda hem m.188/4-a hem de m.188/4-b’nin gerçekleşmesi nedeniyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğini kabul etmiştir.
Başka bir kararında ise m.188/4-a ve 188/4-b nedeniyle cezanın iki kez artırılmasını fazla ceza tayini olarak değerlendirmiştir.
Bu ayrım ceza hesaplamasında son derece önemlidir.
10. Suçun Üç veya Daha Fazla Kişi Tarafından İşlenmesi
TCK m.188/5’e göre uyuşturucu ticareti suçlarının üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır.
Suçun, suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise verilecek ceza bir kat artırılır.
Bu artırımlar TCK m.188/4’teki artırımlardan farklıdır.
Dolayısıyla çocuklara uyuşturucu satan organize bir yapı söz konusu olduğunda;
çocuğa satış nedeniyle 15 yıllık özel alt sınır,
uyuşturucu maddenin niteliğine veya satış yerine ilişkin m.188/4 artırımı,
üç veya daha fazla kişinin birlikte hareket etmesine ya da örgüt faaliyetine ilişkin m.188/5 artırımı
birlikte gündeme gelebilir.
Bu nedenle özellikle örgütlü biçimde çocuklara uyuşturucu satılmasına ilişkin dosyalarda ortaya çıkabilecek sonuç cezalar son derece ağırdır.
11. Sağlık Mesleği Mensupları Bakımından Ceza Daha Ağırdır
TCK m.188/8 ayrıca failin bazı mesleklere sahip olmasını cezayı artıran neden olarak düzenlemektedir.
Suçun;
tabip,
diş tabibi,
eczacı,
kimyager,
veteriner,
sağlık memuru,
laborant,
ebe,
hemşire,
diş teknisyeni,
hastabakıcı,
sağlık hizmeti veren veya kimyacılık ya da ecza ticaretiyle uğraşan kişi
tarafından işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Dolayısıyla örneğin bir eczacının veya sağlık çalışanının uyuşturucu maddeyi bir çocuğa satması hâlinde m.188/8 kapsamında ayrıca artırım gündeme gelebilir.
12. Fail Çocuğun 18 Yaşından Küçük Olduğunu Bilmediğini Söylerse Ne Olur?
Ceza hukukunda suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerine ilişkin hata TCK m.30/2 kapsamında değerlendirilebilir.
TCK m.30/2’ye göre bir suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin gerçekleştiği hususunda hataya düşen kişi bu hatasından yararlanır.
Bu nedenle failin uyuşturucu sattığı kişinin çocuk olduğunu bilmediği yönündeki savunması hukuken tamamen önemsiz değildir. Ancak böyle bir savunma yalnızca ileri sürülmüş olması nedeniyle otomatik olarak kabul edilmez.
Mahkeme;
çocuğun görünüşünü,
fail ile çocuk arasındaki önceki ilişkiyi,
tarafların ne zamandır birbirini tanıdığını,
telefon mesajlarını,
sosyal medya yazışmalarını,
çocuğun öğrenci olduğunun bilinip bilinmediğini,
satışların sürekliliğini ve
somut olayın diğer özelliklerini
birlikte değerlendirecektir.
Failin gerçekten çocuğun yaşına ilişkin hukuken dikkate alınabilir bir hataya düşüp düşmediğinin her olayda ayrı değerlendirilmesi gerekir.
13. Uyuşturucu Satılan Çocuğun Beyanı Tek Başına Yeterli midir?
Uyuşturucu ticareti dosyalarında mahkûmiyet kararı verilebilmesi için suçun sanık tarafından işlendiğinin her türlü makul şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulması gerekir.
Çocuğun beyanı önemli bir delildir. Ancak beyanın içeriği, tutarlılığı ve diğer delillerle desteklenip desteklenmediği değerlendirilmelidir.
Uygulamada;
uyuşturucu madde üzerinde yapılan kriminal inceleme,
kamera kayıtları,
telefon mesajları,
HTS ve iletişim kayıtları,
fiziki takip,
tanık anlatımları,
yakalama ve arama tutanakları,
para hareketleri,
uyuşturucunun paketlenme biçimi,
ele geçirilen hassas terazi veya paketleme malzemeleri,
sanık ile kullanıcı arasındaki iletişim
gibi birçok delil birlikte değerlendirilebilmektedir.
Özellikle ele geçirilen maddenin gerçekten uyuşturucu veya uyarıcı madde niteliğinde olup olmadığının bilimsel incelemeyle ortaya konulması önemlidir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi de çocuk kullanıcıya satıldığı iddia edilen maddeler hakkında kriminal veya Adli Tıp inceleme raporlarının dosyada bulunmamasını bozma nedeni olarak değerlendirmiştir.
14. Uyuşturucu Ticareti ile Kullanmak İçin Bulundurma Arasındaki Ayrım
Uyuşturucu suçlarında ceza miktarı bakımından en önemli ayrımlardan biri TCK m.188 ile TCK m.191 arasındadır.
TCK m.191 kullanmak amacıyla uyuşturucu satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanmayı düzenlerken TCK m.188 ticaret veya başkasına devretme amacı taşıyan davranışları kapsamaktadır.
Bir kişinin evinde veya üzerinde uyuşturucu madde bulunması tek başına m.188’in uygulanmasını zorunlu kılmaz.
Ancak uyuşturucu maddenin çocuğa satıldığı veya verildiğinin tespit edilmesi hâlinde artık yalnızca kişisel kullanım savunmasının kabul edilebilirliği oldukça farklı bir zeminde değerlendirilir.
Yargıtay uygulamasında uyuşturucunun miktarı tek başına kesin kriter değildir. Maddenin paketlenme biçimi, bulundurulduğu yer, kullanıcının kişisel kullanım alışkanlığı, satışa ilişkin iletişim kayıtları ve diğer tüm deliller birlikte değerlendirilmelidir. Ceza Genel Kurulu da ticaret kastının kuşkuyu aşan delillerle kanıtlanması gerektiğini kabul etmektedir.
15. Çocuğun Uyuşturucuyu Kendi İsteğiyle Satın Alması Cezayı Değiştirir mi?
Hayır.
Çocuğun uyuşturucuyu kendi isteğiyle satın alması veya satıcıya kendisinin ulaşması, satıcı yönünden TCK m.188/3’ün uygulanmasını engellemez.
Kanun açısından belirleyici olan, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin satıldığı veya verildiği kişinin çocuk olmasıdır.
Dolayısıyla;
“Çocuk kendisi istedi”,
“Ben onu zorlamadım”,
“Daha önce zaten kullanıyordu”,
“Uyuşturucuyu başka yerden de temin ediyordu”
şeklindeki savunmalar, tek başına çocuğa uyuşturucu satılması fiilini hukuka uygun hâle getirmez.
Çocuğun uyuşturucu kullanım geçmişinin bulunması da satıcının ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
16. Birden Fazla Çocuğa Uyuşturucu Satılması
Failin aynı suç işleme kararı kapsamında farklı zamanlarda uyuşturucu madde satması hâlinde TCK’nın zincirleme suça ilişkin hükümleri de gündeme gelebilir.
Uyuşturucu ticareti suçu bakımından farklı tarihlerde gerçekleştirilen satışların tek suç mu, zincirleme suç mu veya bağımsız suçlar mı oluşturduğu; satışların zamanı, olaylar arasındaki hukuki ve fiili bağlantı, deliller ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
Özellikle birden fazla çocuğa farklı tarihlerde sistematik biçimde uyuşturucu satıldığı dosyalarda bu konu sonuç ceza bakımından son derece önemlidir.
Her satış işleminin tarihinin, alıcısının ve dayanak delillerinin ayrı ayrı ortaya konulması gerekir.
17. Çocuğu Uyuşturucu Satışında Kullanmak
Bir başka önemli durum, çocuğa uyuşturucu satmak yerine çocuğun uyuşturucu ticaretinde kullanılmasıdır.
Örneğin yetişkin bir kişinin çocuğa uyuşturucu paketleri vererek bunları müşterilere teslim ettirmesi veya uyuşturucu satışından elde edilen parayı toplatması hâlinde, yalnızca uyuşturucu ticareti hükümleri değil; iştirak, örgüt faaliyeti ve somut olayın özelliklerine göre çocuğun suçta kullanılmasına ilişkin diğer ceza hukuku hükümleri de ayrıca değerlendirilmelidir.
Burada “çocuğa uyuşturucu satılması” ile “çocuğun uyuşturucu ticaretinde kullanılması” hukuken farklı durumlardır.
Her iki durumda da çocuğun üstün yararı ve korunması ceza hukukunun özel önem verdiği hususlardandır.
18. Çocuğa Uyuşturucu Satan Kişi Etkin Pişmanlıktan Yararlanabilir mi?
Uyuşturucu suçlarında TCK m.192 özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi içermektedir.
Uyuşturucu ticaretine iştirak eden kişi, yetkili makamlar suçtan henüz haberdar olmadan önce diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri bildirir ve verdiği bilgi suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucunun ele geçirilmesini sağlarsa hakkında cezaya hükmolunmaz.
Suç resmi makamlar tarafından öğrenildikten sonra ise failin gönüllü olarak suçun ortaya çıkarılmasına veya diğer faillerin yakalanmasına hizmet ve yardım etmesi hâlinde ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadar indirilebilir.
Ancak etkin pişmanlık, yalnızca;
“Pişmanım”,
“Bir daha yapmayacağım” veya
“Suçu kabul ediyorum”
şeklindeki beyanlardan ibaret değildir.
Kanunda öngörülen biçimde soruşturmaya somut ve faydalı katkı sağlanması gerekir.
Bu nedenle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı her dosyanın soruşturma aşamasından itibaren ayrıca değerlendirilmelidir.
19. Yargıtay’ın Çocuğa Uyuşturucu Satılmasına Yaklaşımı
Yargıtay uygulamasında çocuğa uyuşturucu satılması konusunda TCK m.188/3’teki 15 yıllık ceza alt sınırının uygulanması gerektiği açık şekilde kabul edilmektedir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu satılan kişinin çocuk olduğunun tespit edildiği bir olayda sanığın hapis cezasının 15 yıldan az olamayacağının gözetilmemesini hukuka aykırı bulmuştur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.06.2021 tarihli bir kararında da uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen kişinin çocuk olması nedeniyle sanıklara verilecek hapis cezasının TCK m.188/3 uyarınca 15 yıldan az olamayacağı açıkça ifade edilmiştir.
Bu kararlar, çocuğa satış hâlinin yalnızca hâkimin temel cezayı belirlerken dikkate alacağı sıradan bir unsur olmadığını göstermektedir. Kanun doğrudan doğruya özel bir asgari hapis cezası öngörmüştür.
21. Sonuç
18 yaşından küçüklere uyuşturucu madde satılması Türk Ceza Kanunu’nda son derece ağır yaptırıma bağlanmıştır.
TCK m.188/3 uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ülke içerisinde satan, satışa arz eden veya başkasına veren kişinin temel uyuşturucu ticareti suçundan cezalandırılması gerekirken, uyuşturucunun çocuğa satılması veya verilmesi hâlinde hapis cezasının 15 yıldan az olması mümkün değildir. Bunun yanında bin günden yirmi bin güne kadar adlî para cezası da öngörülmektedir.
Üstelik 15 yıl yalnızca başlangıç niteliğindeki özel alt sınırdır.
Uyuşturucunun eroin, kokain, sentetik kannabinoid, sentetik katinon, sentetik opioid veya amfetamin ve türevlerinden olması, suçun okul veya yurt gibi belirli tesislerin 200 metre yakınındaki umumi veya umuma açık yerde işlenmesi, üç veya daha fazla kişinin birlikte hareket etmesi, suç örgütü faaliyeti bulunması veya failin kanunda belirtilen sağlık mesleklerinden birine mensup olması durumunda ceza önemli ölçüde artabilmektedir.
Bununla birlikte uyuşturucu suçlarında yüksek ceza tehdidi, ispat kurallarının göz ardı edilebileceği anlamına gelmez. Satış veya verme fiilinin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği, uyuşturucunun niteliği, alıcının suç tarihindeki yaşı, failin çocukluk unsuruna ilişkin bilgisi, arama ve el koyma işlemlerinin hukuka uygunluğu, kriminal incelemeler, iletişim kayıtları ve ticaret kastını ortaya koyan diğer deliller ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımında da hem çocuğa uyuşturucu satılması hâlindeki 15 yıllık asgari cezanın uygulanması hem de ticaret kastının kuşkuyu aşan delillerle ortaya konulması gerektiği görülmektedir.
Sonuç itibarıyla 18 yaşından küçüklere uyuşturucu madde satılması veya verilmesi, sıradan uyuşturucu ticaretinden daha ağır yaptırıma tabi özel bir durumdur. Somut olayda uygulanacak cezanın belirlenebilmesi için yalnızca TCK m.188/3 değil, aynı maddenin 4, 5 ve 8. fıkraları ile TCK’nın iştirak, zincirleme suç, hata ve etkin pişmanlık hükümlerinin de birlikte değerlendirilmesi gerekir.