Hukuk Makaleleri

ticari davalarda dava şartı arabuluculuk bilgilendirme görseli

Ticari Davalarda Arabuluculuk: Dava Açmadan Önce Bilinmesi Gerekenler

ticari davalarda dava şartı arabuluculuk
Fotoğraf: Gabrielle Henderson / Unsplash

Bu yazının ana başlıkları

1. Arabuluculuk Nedir?
2. Ticari Davalarda Arabuluculuk Ne Zaman Zorunludur?

Bilgilendirme şeması · Av. Ferhat Küle

Ticari hayatta taraflar arasında sözleşmeden, alacak ilişkisinden, şirket işlemlerinden veya ticari faaliyetlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir. Bu uyuşmazlıkların tamamının doğrudan mahkemeye taşınması ise her zaman ilk ve tek hukuki yol değildir.

Bazı ticari uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunludur. Dava şartı arabuluculuk olarak adlandırılan bu sistemde, arabuluculuk süreci tamamlanmadan dava açılması hâlinde usule ilişkin sonuçlar ortaya çıkabilir.

Bu nedenle ticari bir uyuşmazlıkla karşılaşan tarafların yalnızca “hangi davayı açmalıyım?” sorusuna değil, “Dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmam gerekiyor mu?” sorusuna da cevap vermesi gerekir.

Arabuluculuk Nedir?

Arabuluculuk, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı tarafsız bir üçüncü kişinin yardımıyla çözmeye çalıştıkları alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir.

Arabulucu, taraflar adına karar vermez.

Arabulucunun temel görevi, tarafların uyuşmazlığı müzakere ederek kendi çözümlerini oluşturmalarına yardımcı olmaktır.

Bu yönüyle arabuluculuk, mahkeme yargılamasından farklıdır.

Mahkemede uyuşmazlığın sonucu hâkim tarafından belirlenirken, arabuluculukta taraflar anlaşma yapıp yapmamak konusunda kendileri karar verir.

Ticari Davalarda Arabuluculuk Ne Zaman Zorunludur?

Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuğun dava şartı olduğu durumlar mevzuatta düzenlenmiştir.

Özellikle Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi kapsamında, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında ticari dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.

Burada her ticari uyuşmazlığın otomatik olarak zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu düşünülmemelidir.

Uyuşmazlığın;

  • Ticari dava niteliğinde olup olmadığı,
  • Talebin konusunun ne olduğu,
  • Para alacağı veya tazminat talebinin bulunup bulunmadığı,
  • Kanunda özel bir düzenleme olup olmadığı

ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle dava açmadan önce uyuşmazlığın hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi önemlidir.


Ticari Dava Nedir?

Arabuluculuğun zorunlu olup olmadığının belirlenmesinde öncelikle uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir.

Türk Ticaret Kanunu’nda ticari davalara ilişkin çeşitli düzenlemeler bulunmaktadır.

Bir uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi için tarafların tacir olması tek başına her zaman yeterli olmayabilir. Uyuşmazlığın ticari işletmeyle bağlantısı ve kanundaki diğer kriterler de dikkate alınabilir.

Örneğin iki şirket arasında ticari faaliyet kapsamında gerçekleştirilen bir satıştan doğan fatura alacağı ile iki gerçek kişi arasındaki tamamen özel bir borç ilişkisi aynı şekilde değerlendirilmez.

Bu nedenle arabuluculuk zorunluluğu değerlendirilirken yalnızca tarafların kim olduğuna değil, uyuşmazlığın kaynağına ve hukuki niteliğine bakılmalıdır.


Dava Şartı Arabuluculuk Nedir?

Dava şartı arabuluculuk, belirli uyuşmazlıklarda mahkemeye başvurmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanmasını zorunlu kılan sistemdir.

Burada önemli bir ayrım vardır:

Arabuluculuğa başvurmak zorunludur; ancak anlaşmak zorunlu değildir.

Taraflar arabuluculuk görüşmelerinde anlaşamazsa, kanunda öngörülen şartlar yerine getirilerek dava açılabilir.

Dolayısıyla dava şartı arabuluculuk, tarafların mutlaka uzlaşmasını gerektiren bir sistem değildir.

Amaç, taraflara dava yoluna gitmeden önce uyuşmazlığı kendi iradeleriyle çözme fırsatı vermektir.


Arabulucuya Başvurulmadan Dava Açılırsa Ne Olur?

Dava şartı arabuluculuğun zorunlu olduğu bir uyuşmazlıkta, arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açılması usul açısından önemli bir sorun yaratır.

Mahkeme, dava şartının yerine getirilip getirilmediğini inceleyebilir.

Dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekiyorsa ve bu şart yerine getirilmemişse, davanın usulden sonuçlanması gündeme gelebilir.

Bu nedenle ticari bir uyuşmazlıkta dava açmadan önce arabuluculuk şartının bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerekir.


Arabuluculuk Başvurusu Nasıl Yapılır?

Arabuluculuk başvurusu, uyuşmazlığın niteliğine göre yetkili adli yargı çevresindeki arabuluculuk bürosuna yapılabilir.

Başvuruda temel olarak uyuşmazlığın tarafları ve uyuşmazlığın konusu hakkında bilgi verilir.

Başvurunun ardından arabulucu görevlendirilir ve taraflarla iletişim kurularak görüşme süreci başlatılır.

Tarafların arabuluculuk görüşmelerine katılması ve sürecin yürütülmesi, uyuşmazlığın niteliğine göre farklı şekillerde gerçekleştirilebilir.


Arabuluculuk Görüşmelerinde Avukat Bulunabilir mi?

Taraflar arabuluculuk görüşmelerine avukatlarıyla katılabilir.

Özellikle yüksek miktarlı ticari uyuşmazlıklarda veya sözleşme hükümlerinin yorumlanmasını gerektiren karmaşık dosyalarda hukuki destek alınması önem taşıyabilir.

Avukat, müvekkilinin;

  • Talebinin hukuki dayanağını,
  • Olası dava sürecindeki riskleri,
  • Delillerin durumunu,
  • Anlaşma seçeneklerini

değerlendirmesine yardımcı olabilir.

Bununla birlikte arabuluculuk sürecinde karar veren kişi avukat veya arabulucu değildir. Taraflar kendi iradeleriyle anlaşma yapıp yapmamaya karar verir.


Arabuluculukta Hangi Konular Görüşülebilir?

Ticari uyuşmazlığın niteliğine göre farklı talepler müzakere konusu olabilir.

Örneğin;

  • Ticari mal veya hizmet bedelinin ödenmesi,
  • Fatura alacakları,
  • Sözleşmeden kaynaklanan alacaklar,
  • Ticari ilişkiden doğan tazminat talepleri,
  • Cari hesap uyuşmazlıkları,
  • Bazı şirketler arası ticari uyuşmazlıklar

arabuluculuk görüşmelerinin konusu olabilir.

Ancak her hukuki uyuşmazlığın arabuluculuk yoluyla çözülebileceği düşünülmemelidir.

Uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olup olmadığı ve dava şartı arabuluculuk kapsamında bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.


Arabuluculuk Süreci Ne Kadar Sürer?

Arabuluculuk sürecinin süresi uyuşmazlığın niteliğine ve tarafların görüşmelerine bağlıdır.

Dava sürecine kıyasla daha kısa sürede sonuçlanabilmesi, arabuluculuğun önemli özelliklerinden biridir.

Ancak her dosyanın aynı sürede sonuçlanacağını söylemek mümkün değildir.

Taraf sayısı, uyuşmazlığın kapsamı, talep miktarı, deliller ve tarafların anlaşmaya yönelik tutumu sürecin uzunluğunu etkileyebilir.


Arabuluculukta Anlaşma Zorunlu mudur?

Hayır.

Dava şartı arabuluculukta zorunlu olan, belirli uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurulması ve sürecin yürütülmesidir.

Tarafların anlaşması zorunlu değildir.

Taraflar anlaşamazsa arabuluculuk süreci anlaşmama şeklinde sonuçlandırılır ve gerekli diğer şartların bulunması hâlinde dava açılabilir.

Bu nedenle arabuluculuk, taraflardan birinin istemediği bir anlaşmayı kabul etmek zorunda bırakıldığı bir süreç değildir.


Arabuluculukta Anlaşma Sağlanırsa Ne Olur?

Tarafların anlaşması hâlinde anlaşmanın kapsamı ve şartları yazılı bir anlaşma belgesine bağlanabilir.

Anlaşma belgesinin hukuki sonuçları bakımından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’ndaki hükümler önem taşır.

Bazı durumlarda anlaşma belgesinin icra edilebilirlik şerhi bakımından ayrıca değerlendirme yapılması gerekebilir.

Bu nedenle özellikle yüksek miktarlı ticari anlaşmalarda, anlaşma metninin imzalanmadan önce hukuki açıdan dikkatle incelenmesi önemlidir.


Arabuluculuk Anlaşma Belgesi İmzalandıktan Sonra Dava Açılabilir mi?

Tarafların uyuşmazlığın tamamı veya belirli bir kısmı hakkında geçerli bir anlaşmaya varması hâlinde, anlaşmanın kapsamına giren konular bakımından yeniden dava açılması mümkün olmayabilir.

Bu nedenle anlaşma belgesinin kapsamının açık şekilde belirlenmesi önemlidir.

Örneğin yalnızca belirli bir faturaya ilişkin uyuşmazlığın çözüme kavuşturulduğu bir anlaşma ile taraflar arasındaki bütün ticari ilişkinin sona erdirildiğini öngören kapsamlı bir anlaşmanın hukuki sonuçları aynı olmayabilir.

Bu nedenle anlaşma metninde hangi taleplerin ve hangi dönemlerin kapsandığının açıkça belirtilmesi önemlidir.


Arabuluculuk Görüşmeleri Gizli midir?

Arabuluculuğun önemli özelliklerinden biri gizlilik ilkesidir.

Arabuluculuk sürecinde yapılan görüşmeler ve tarafların ortaya koyduğu bazı teklifler, kanunda belirtilen şartlar çerçevesinde gizlilik kapsamında değerlendirilebilir.

Bu durum tarafların dava sürecinde kullanmak istemedikleri bazı çözüm önerilerini müzakere edebilmesine imkân sağlar.

Ancak gizlilik ilkesinin kapsamı sınırsız değildir. Kanunda hangi bilgi ve belgelerin hangi koşullarda kullanılamayacağına ilişkin özel düzenlemeler bulunmaktadır.

Bu nedenle arabuluculuk görüşmelerinde söylenen her şeyin hiçbir koşulda başka bir süreçte dikkate alınamayacağı şeklinde genel bir değerlendirme yapılmamalıdır.


Arabuluculukta Sunulan Teklif Sonradan Davada Kullanılabilir mi?

Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşmaya ulaşmak amacıyla sundukları teklif ve beyanların önemli bir bölümü, kanunda öngörülen gizlilik hükümleri kapsamında korunmaktadır.

Bunun temel amacı, tarafların “söylediğim her şey daha sonra aleyhime kullanılır” endişesi yaşamadan müzakere edebilmesidir.

Ancak arabuluculuk sürecinde zaten mevcut olan ve bağımsız olarak başka bir kaynaktan elde edilebilen belgeler bakımından durum farklı olabilir.

Bu nedenle arabuluculuk sürecindeki tekliflerle, uyuşmazlığa ilişkin bağımsız deliller birbirinden ayrılmalıdır.


Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuğun Önemi

Ticari ilişkilerde uyuşmazlığın çözümünün uzun sürmesi, tarafların yalnızca hukuki değil ekonomik açıdan da zarar görmesine neden olabilir.

Örneğin bir şirketin tahsil edemediği alacağı nedeniyle uzun süre dava sürecini takip etmek zorunda kalması;

  • Nakit akışını,
  • Ticari ilişkilerini,
  • Finansman ihtiyacını,
  • İş planlarını

etkileyebilir.

Arabuluculuk ise taraflara uyuşmazlığı daha kısa sürede çözme ve ticari ilişkilerini devam ettirme imkânı sağlayabilir.

Ancak arabuluculuğun her uyuşmazlıkta mutlaka anlaşmayla sonuçlanacağını söylemek mümkün değildir.


Arabuluculukta Nelere Dikkat Edilmeli?

Ticari bir uyuşmazlıkta arabuluculuk sürecine başlamadan önce uyuşmazlığın hukuki ve mali boyutunun doğru şekilde ortaya konulması önemlidir.

Özellikle;

  • Sözleşmeler,
  • Faturalar,
  • Cari hesap kayıtları,
  • Ödeme belgeleri,
  • İrsaliyeler,
  • E-posta ve yazışmalar,
  • İhtarlar,
  • Ticari defter ve kayıtlar

gibi belgelerin incelenmesi gerekebilir.

Bunun yanında talep edilen miktarın nasıl hesaplandığının da açık şekilde belirlenmesi önemlidir.

Örneğin yalnızca “alacağımız var” demek yerine, asıl alacak, faiz, varsa tazminat ve diğer taleplerin ayrı ayrı ortaya konulması müzakerenin daha sağlıklı yürütülmesine yardımcı olabilir.


Arabuluculukta Anlaşma Sağlanamazsa Ne Olur?

Taraflar arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmaya varamazsa süreç anlaşmama ile sona erebilir.

Dava şartı arabuluculuğa tabi bir uyuşmazlıkta, gerekli şartların yerine getirilmesinin ardından taraflar dava yoluna başvurabilir.

Bu nedenle arabuluculuk sürecinin başarısız olması, tarafın hakkını mahkemede ileri sürmesine engel değildir.

Ancak dava açılması hâlinde görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin kontrol edilmesi ve talebin doğru şekilde oluşturulması ayrıca önem taşır.

Sonuç

Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk, dava yolundan önce değerlendirilmesi gereken önemli bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir.

Özellikle Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi kapsamında kalan ticari davalarda, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartı olarak karşımıza çıkabilir.

Burada en önemli nokta, arabulucuya başvurmanın zorunlu olması ile anlaşmanın zorunlu olmasının birbirinden farklı olmasıdır.

Taraflar arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmak zorunda değildir. Anlaşma sağlanamaması hâlinde, kanuni şartların yerine getirilmesiyle dava yoluna başvurulabilir.

Bununla birlikte ticari bir uyuşmazlıkta arabuluculuk sürecine başlamadan önce talebin hukuki dayanağının, alacak miktarının, sözleşmelerin ve mevcut delillerin değerlendirilmesi önem taşır.

Özellikle anlaşma sağlanması hâlinde imzalanacak belgenin kapsamı dikkatle incelenmelidir. Hangi taleplerin sona erdiği, ödeme koşulları, faiz, taksitlendirme, teminat ve diğer yükümlülüklerin açıkça düzenlenmesi ileride yeni bir uyuşmazlığın ortaya çıkmasını önlemek açısından önemlidir.

Sonuç olarak ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk yalnızca dava açmadan önce yerine getirilmesi gereken bir prosedür olarak değil, tarafların uyuşmazlığı kendi iradeleriyle çözmelerine imkân sağlayan bir hukuki süreç olarak değerlendirilmelidir.

 

İlgili yazı: Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk.

Leave a Reply

Call Now Button