Yıkım Sırasında Eşyalarım Zarar Görürse Kim Sorumlu Olur?
1. Kentsel Dönüşüm ve Yıkım Sürecinin Hukuki Çerçevesi
Kentsel dönüşüm uygulamaları, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında yürütülmektedir. Bu kanun çerçevesinde;
-
Riskli yapı tespiti yapılır,
-
Maliklere 60 gün tahliye süresi verilir,
-
Tahliye tamamlandıktan sonra yıkım işlemleri başlatılır.
Yıkım işlemleri sırasında taşınmaz maliklerinin yanı sıra kiracılar, intifa hakkı sahipleri veya fiilen oturanlar da mağdur olabilir. Çünkü eşyaların zarar görmesi çoğu zaman yıkımın usulüne uygun yapılmamasından veya yeterli koruma önlemlerinin alınmamasından kaynaklanır.
2. Eşya Zararından Doğan Hukuki Sorumluluk Kavramı
2.1. Haksız Fiil Sorumluluğu (TBK m. 49)
Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesine göre:
“Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.”
Yıkım sırasında eşyaların zarar görmesi, eğer yıkımı gerçekleştiren kişi veya kurumun kusurlu davranışından kaynaklanmışsa, doğrudan haksız fiil sorumluluğu doğar.
Bu kapsamda zararı ödemekle yükümlü kişiler:
-
Yıkımı fiilen yapan müteahhit veya yıkım firması,
-
Yıkımı organize eden malikler,
-
Gerekli güvenlik önlemlerini almayan idare (belediye) olabilir.
2.2. Eser Sözleşmesinden Doğan Sorumluluk (TBK m. 470 vd.)
Yıkım işi bir eser sözleşmesi kapsamında müteahhide verilmişse, TBK m. 471 gereği müteahhit, işi özenle yapmak ve zarar doğurmamakla yükümlüdür.
Yıkım sırasında:
-
Binanın çevresine koruma bariyeri konulmamışsa,
-
Tahliye için yeterli süre verilmemişse,
-
Uyarı yapılmadan ağır makinelerle yıkıma başlanmışsa,
müteahhit bu zararların tamamından sorumludur.
2.3. Tehlike Sorumluluğu İlkesi
Yıkım faaliyetleri, doğası gereği tehlikeli işler kapsamında değerlendirilir. Bu durumda, kusur aranmasa bile, TBK m. 71 gereğince tehlike sorumluluğu doğar.
Yani, yıkım sırasında eşya zararına neden olan taraf (örneğin yıkım firması) “ben kusurlu değilim” diyemez; doğrudan sorumludur.
3. Sorumluluğun Taraflara Göre Dağılımı
3.1. Müteahhidin Sorumluluğu
Müteahhit, yıkımı üstlenen kişi olarak birinci derecede sorumludur.
TBK m. 472 gereğince:
-
Özen borcu vardır,
-
İş güvenliği tedbirlerini almak zorundadır,
-
Üçüncü kişilere zarar vermemek için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.
Müteahhit, binayı yıktığı sırada komşu binalarda veya dairelerde bulunan eşyalar zarar görmüşse, zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
Yargıtay 15. HD, E.2017/2319, K.2018/3479 sayılı kararda;
“Yıkım işi yapan müteahhit, gerekli güvenlik önlemlerini almadan yıkım yaparsa, eşyaların zararından sorumludur.”
denilmiştir.
3.2. Maliklerin Sorumluluğu
Kentsel dönüşümde binayı yıktıran malik, bazı durumlarda iş sahibidir.
Eğer malik, yıkım işini bizzat yaptırmışsa, TBK m. 66 uyarınca adam çalıştıranın sorumluluğu doğabilir.
Bu durumda malik, yıkımı yapan kişi seçimini doğru yapmalı, yeterlilik belgesine sahip firmalarla çalışmalıdır.
Ancak malik, işi tamamen yetkili bir firmaya devretmiş ve gerekli önlemleri almışsa, kusursuz olduğunu ispatladığı ölçüde sorumluluktan kurtulabilir.
3.3. Belediyenin ve İdarenin Sorumluluğu
Belediyeler, 3194 sayılı İmar Kanunu ve 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Kanunu gereği, yıkım işlemini denetlemekle yükümlüdür.
Eğer belediye:
-
Yıkım ruhsatı vermeden fiilen yıkıma göz yummuşsa,
-
Alanın çevre güvenliğini sağlamamışsa,
-
Yıkımı yapan firmayı denetlememişse,
idarenin hizmet kusuru oluşur ve tam yargı davası açılarak tazminat talep edilebilir.
Danıştay 6. Daire, E.2016/2987, K.2019/1564 kararında,
“İdarenin denetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi sonucu meydana gelen zararlardan, hizmet kusuru kapsamında sorumlu olduğu”
vurgulanmıştır.
4. Yıkım Öncesinde Vatandaşın Hakları ve Sorumlulukları
4.1. Tahliye ve Eşya Güvenliği
Yıkım kararı alındığında, maliklere veya kiracılara resmî tebligatla 60 günlük tahliye süresi verilir.
Bu süre içinde:
-
Kişisel eşyalar toplanmalı,
-
Sigorta yapılmamışsa geçici depolama çözümleri değerlendirilmelidir,
-
Yıkım öncesi eşya tespit tutanağı hazırlanmalıdır.
Yıkım anında içeride eşya bırakılmışsa, bu durum zararın paylaşımında kusur oranını etkileyebilir.
4.2. Sigorta Koruması
Kentsel dönüşüm kapsamında, zorunlu deprem sigortası (DASK) yalnızca binanın yapısal zararını karşılar.
Eşya zararlarının teminatı için ise konut sigortası gerekir.
Konut sigortası, eğer poliçede “yıkım ve tahliye süreci hasarları” kapsam dışı bırakılmamışsa, yıkım sırasında oluşan eşya zararlarını da karşılayabilir.
Bu nedenle vatandaşların yıkım öncesi sigorta poliçelerini güncellemeleri önerilir.
5. Zararın Belgelendirilmesi ve Delil Toplama
Yıkım sırasında eşya zararının ispatı, zararın kim tarafından ve ne zaman meydana geldiğinin somut biçimde ortaya konulmasıyla mümkündür.
Bu noktada delil toplama yöntemleri büyük önem taşır:
-
Yıkım öncesi fotoğraf/video kayıtları,
-
Yıkım sonrası zarar tespit tutanağı,
-
Tanık beyanları,
-
Belediye zabıtları veya tutanakları,
-
Ekspertiz raporları.
Ayrıca HMK m. 400 uyarınca delil tespiti davası açılarak mahkemece bilirkişi incelemesi yapılabilir.
6. Zararın Tazmini İçin Başvuru Yolları
6.1. Müteahhide Karşı Tazminat Davası
Zararın doğrudan müteahhitten kaynaklandığı durumlarda, Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde maddi tazminat davası açılır.
Dava dilekçesinde:
-
Eşya zararının tespiti,
-
Kusur oranı,
-
Zarar tutarı,
-
Faiz talebi,
ayrıntılı şekilde belirtilmelidir.
6.2. İdareye Karşı Tam Yargı Davası
Eğer zarar, belediyenin ihmali veya denetim eksikliğinden kaynaklanmışsa, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca tam yargı davası açılabilir.
Bu davalarda görevli mahkeme idare mahkemesidir ve zarar tespitinin ardından 1 yıl içinde dava açılması gerekir.
6.3. Sigorta Şirketine Başvuru
Sigorta poliçesi varsa, zarar sigorta eksperi tarafından tespit edilir.
Sigorta şirketi ödeme yapmazsa, Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru mümkündür.
Komisyon kararları bağlayıcı niteliktedir ve kısa sürede sonuç alınabilir.
7. Yargıtay Kararlarıyla Uygulama
-
Yargıtay 11. HD, E.2018/4135, K.2019/2627:
“Yıkım sırasında binada kalan eşyaların zarar görmesi halinde, yıkımı gerçekleştiren müteahhit kusurlu sayılır. Malik veya kiracının kusuru olsa dahi, müteahhit tam tazmin yükümlülüğünden kurtulamaz.”
-
Yargıtay 15. HD, E.2015/3249, K.2016/5197:
“Yıkım öncesinde yeterli uyarı yapılmadan gerçekleştirilen işlemler sonucu eşyaların zarar görmesi, haksız fiil niteliğindedir.”
-
Danıştay 6. Daire, E.2020/1483, K.2022/1154:
“Belediye, yıkım sürecinde denetim yükümlülüğünü yerine getirmezse hizmet kusuruyla sorumlu olur.”
8. Komşu Binalarda Oluşan Eşya Zararları
Yıkım sadece binayı değil, komşu yapıların içindeki eşyaları da etkileyebilir.
Örneğin yıkım titreşiminden dolayı komşu binadaki dolap, televizyon, duvar seramiği zarar görmüşse:
-
TBK m. 69’a göre taşınmazın malikinin sorumluluğu,
-
TBK m. 71’e göre tehlike sorumluluğu,
birlikte uygulanır.
Yargıtay uygulamasında, bu tür zararlar için komşuluk hukukuna dayalı tazminat davası açılabileceği kabul edilmiştir.
9. Kusur Paylaşımı ve Müterafik Kusur
Zararın paylaşımında, mağdurun da belli ölçüde kusuru varsa (örneğin eşyalarını zamanında boşaltmamışsa), TBK m. 52 gereği müterafik kusur indirimi yapılır.
Ancak müteahhit, riskli bina yıkımında yüksek dikkat standardına tabidir; bu nedenle mağdurun küçük kusuru genellikle tazminatı tamamen ortadan kaldırmaz.
10. Uygulamada Sık Karşılaşılan Durumlar
a. Yıkım Öncesi Eşya Depolanmamış
Malik ya da kiracı, tahliye süresinde eşyalarını çıkarmazsa, yıkım firması “ben uyardım” diyerek sorumluluktan kurtulamaz. Çünkü yıkım başlamadan önce binanın tamamen boş olduğundan emin olma yükümlülüğü yıkımı yapan firmaya aittir.
b. Belediye Onayı Olmadan Yıkım
Yıkım ruhsatsız yapılmışsa, tüm zararların sorumluluğu hem müteahhitte hem de yıkımı yaptıran maliktedir.
c. Üçüncü Kişilere Ait Eşyaların Zarar Görmesi
Kiracıya ait eşyalar zarar görmüşse, kiracının doğrudan müteahhide veya idareye başvurma hakkı vardır. Malik, sadece kiracının eşyası olduğu gerekçesiyle sorumluluktan kaçınamaz.
11. Eşya Zararında Manevi Tazminat Mümkün mü?
Bazı durumlarda, eşya zararlarıyla birlikte manevi zarar da doğabilir.
Örneğin; hatıra değeri yüksek, geri dönüşü olmayan eşyaların (aile fotoğrafları, anı objeleri vb.) yok olması halinde, Yargıtay manevi tazminat talebini kabul etmektedir.
Yargıtay 4. HD, E.2014/12035, K.2015/6498 kararında:
“Kişinin özel hatıra değeri taşıyan eşyalarının yok edilmesi, manevi zarara neden olur.”
denilmiştir.
12. Pratik Öneriler ve Önleyici Hukuki Tedbirler
-
Yıkım öncesi tutanak düzenleyin: Evin içini, eşyaları ve mevcut durumu belgeleyin.
-
Müteahhitten yazılı güvence alın: Yıkım sırasında doğacak zararların karşılanacağına dair protokol imzalatın.
-
Sigortanızı kontrol edin: Konut sigortası poliçenizde “yıkım hasarı” kapsam dışı bırakılmamış olmalı.
-
Delil tespiti davası açın: Yıkım öncesi ve sonrası için mahkemeden tespit kararı isteyin.
-
Belediyeye yazılı başvuru yapın: Denetim sorumluluğunu hatırlatın, tutanak altına alın.
13. Sonuç
Kentsel dönüşüm sürecinde yıkım sırasında eşyaların zarar görmesi, hem özel hukuk hem de idare hukuku açısından çok katmanlı bir sorumluluk doğurur.
Zararın kimden kaynaklandığına göre sorumlu taraf değişmekle birlikte:
-
Müteahhit, fiilen yıkımı yaptığı için birinci derecede sorumludur.
-
Malik, işi üstlenmişse veya yanlış firma seçmişse sorumluluğu paylaşır.
-
Belediye, denetim görevini ihmal etmişse idari tazminat sorumluluğu doğar.
-
Vatandaş, eşyalarını koruma önlemi almadıysa müterafik kusur indirimiyle karşılaşabilir.
Sonuç olarak, eşyaların zarar görmesi halinde vatandaşın yasal hakkı vardır.
Bu hak; tazminat davası, idari başvuru veya sigorta yoluyla korunabilir.
Kentsel dönüşüm sürecine girerken, her malikin belgelendirme, sigorta ve hukuki danışmanlık adımlarını atması, olası hak kayıplarını önleyecektir.