Yabancılık Unsuru Nedir? MÖHÜK Kapsamında Uygulama Alanı
Giriş
Milletlerarası özel hukukun ve 5718 sayılı MÖHÜK’ün uygulanabilmesi için vazgeçilmez bir ön şart vardır: yabancılık unsuru. Uygulamada çoğu dava, “yabancı taraf var mı?” sorusuna indirgenerek hatalı biçimde değerlendirilmekte; oysa yabancılık unsuru çok daha geniş ve teknik bir kavramdır. Yanlış tespit edilen yabancılık unsuru, yanlış hukukun uygulanmasına, yetki itirazlarının gözden kaçmasına ve hatta davaların usulden reddine kadar giden ciddi sonuçlar doğurabilir.
Bu makalede, yabancılık unsurunun tanımı, türleri, MÖHÜK bakımından işlevi, uygulamada en sık karşılaşılan senaryolar ve Yargıtay yaklaşımı sistematik biçimde ele alınmaktadır.
1. Yabancılık Unsuru Kavramı
a) Tanım
Yabancılık unsuru; bir özel hukuk ilişkisinin en az bir yönüyle birden fazla devlet hukukunu ilgilendirmesi durumudur. Bu unsurun varlığı halinde, hangi devlet hukukunun uygulanacağı ve hangi mahkemenin yetkili olduğu soruları gündeme gelir.
Klasik ifade ile:
“Yabancılık unsuru yoksa MÖHÜK uygulanmaz.”
Dolayısıyla MÖHÜK, istisnai bir kanundur; yalnızca yabancılık unsuru bulunan ilişkilerde devreye girer.
b) Yabancılık Unsurunun Önemi
Yabancılık unsurunun varlığı:
-
Uygulanacak hukukun Türk hukuku olup olmayacağını,
-
Türk mahkemelerinin yetkili olup olmadığını,
-
Hukuk seçiminin mümkün olup olmadığını,
-
Yabancı mahkeme kararlarının tanınıp tanınamayacağını
doğrudan etkiler.
Bu nedenle hâkimin ilk yapması gereken iş, yabancılık unsurunun varlığını ve niteliğini tespit etmektir.
2. Yabancılık Unsurunun Türleri
Yabancılık unsuru tek bir şekilde ortaya çıkmaz. Doktrinde ve uygulamada kabul edilen başlıca türler şunlardır:
a) Tarafa İlişkin Yabancılık Unsuru
Taraflardan birinin:
-
Yabancı uyruklu olması,
-
Çifte vatandaş olması,
-
Vatansız veya mülteci statüsünde bulunması
yabancılık unsuru doğurur.
Ancak sadece yabancı uyruklu olmak tek başına her zaman yeterli değildir. İlişkinin diğer unsurları tamamen Türkiye ile bağlantılıysa, bazı alanlarda Türk hukuku yine uygulanabilir.
b) Konuya (Objeye) İlişkin Yabancılık Unsuru
Uyuşmazlığın konusu:
-
Yurt dışında bulunan bir taşınmaz,
-
Yabancı ülkede bulunan bir banka hesabı,
-
Yabancı sicile kayıtlı bir araç veya şirket payı
ise yabancılık unsuru mevcuttur.
Özellikle taşınmazlar bakımından lex rei sitae (taşınmazın bulunduğu yer hukuku) ilkesi nedeniyle yabancılık unsuru doğrudan sonucu belirler.
c) Olay veya İşleme İlişkin Yabancılık Unsuru
Hukuki işlem:
-
Yurt dışında kurulmuşsa,
-
Yurt dışında ifa edilecekse,
-
Yurt dışında meydana gelen bir haksız fiile dayanıyorsa
yabancılık unsuru ortaya çıkar.
Örneğin:
-
Türkiye’de yaşayan iki Türk vatandaşı arasında, Almanya’da ifa edilecek bir sözleşme,
-
Türkiye’de açılan, Fransa’da meydana gelen trafik kazasına dayalı tazminat davası
Bu hallerde taraflar Türk olsa bile yabancılık unsuru vardır.
3. MÖHÜK’te Yabancılık Unsurunun Fonksiyonu
a) Uygulanacak Hukukun Belirlenmesi
Yabancılık unsuru varsa, Türk hâkimi doğrudan Türk hukukunu uygulayamaz. Önce:
-
MÖHÜK’te ilgili bağlama kuralını tespit eder,
-
Yetkili hukuku belirler,
-
Gerekirse yabancı hukuku uygular.
Örneğin:
-
Sözleşmeler → MÖHÜK m.24
-
Haksız fiiller → MÖHÜK m.34
-
Miras → MÖHÜK m.20
b) Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi
Yabancılık unsuru, milletlerarası yetki meselesini doğurur. Türk mahkemelerinin:
-
Yetkili olup olmadığı,
-
Yetkinin münhasır olup olmadığı,
-
Yetki sözleşmesinin geçerli sayılıp sayılmayacağı
MÖHÜK hükümlerine göre değerlendirilir.
Bu noktada HMK’daki iç yetki kurallarıyla karıştırma en sık yapılan hatalardandır.
4. Yabancılık Unsuru Olmadığı Hâlde MÖHÜK Uygulanır mı?
Hayır.
Taraflar:
-
Tamamı Türk vatandaşı,
-
Hukuki işlem Türkiye’de kurulmuş,
-
İfa yeri Türkiye,
-
Konu Türkiye’de
ise MÖHÜK uygulanmaz, Türk hukuku doğrudan uygulanır.
Bu tür dosyalarda:
-
Hukuk seçimi yapılamaz,
-
Yabancı hukuka atıf geçersizdir,
-
Yetki sözleşmeleri MÖHÜK bağlamında değerlendirilemez.
5. Sınır Durumlar: Yabancılık Unsuru Var mı, Yok mu?
Uygulamada en çok tartışılan alan burasıdır.
Örnek 1:
Taraflar Türk vatandaşı, sözleşme Türkiye’de yapılmış, ancak ödeme dövizle ve yabancı banka aracılığıyla yapılacak.
➡️ Yabancılık unsuru vardır.
Örnek 2:
Taraflardan biri Türk vatandaşı, diğeri yabancı; ancak sözleşme tamamen Türkiye’de ifa edilecek.
➡️ Yabancılık unsuru vardır, ancak uygulanacak hukuk yine Türk hukuku olabilir.
Örnek 3:
Yabancı uyruklu taraf Türkiye’de yerleşik ve tüm ilişki Türkiye ile bağlantılı.
➡️ Yabancılık unsuru vardır; fakat kamu düzeni ve doğrudan uygulanan kurallar etkili olur.
6. Yargıtay’ın Yabancılık Unsuruna Yaklaşımı
Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımı:
-
Yabancılık unsurunu daraltıcı değil, fonksiyonel yorumlar,
-
Sadece tarafların uyruğuna bakmaz,
-
İlişkinin bütününü değerlendirir.
Özellikle ticari ve sözleşmesel uyuşmazlıklarda, ifa yeri ve ekonomik merkez dikkate alınır. Aile hukuku ve iş hukukunda ise koruyucu yaklaşım ağır basar.
7. Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
-
Yabancı taraf = otomatik yabancılık unsuru sanılması
-
Dövizli sözleşmenin yabancılık unsuru içermediğinin düşünülmesi
-
HMK yetki kurallarıyla MÖHÜK yetki kurallarının karıştırılması
-
Yabancılık unsuru yokken hukuk seçimi yapılması
-
Yabancı unsurun dava sırasında “sonradan” dikkate alınması
Bu hatalar, çoğu zaman usulden red, bozma veya yanlış hukuk uygulanması sonucunu doğurur.
8. Pratik Kontrol Listesi (Avukat Perspektifi)
Bir dosyada şu sorular net yanıtlanmalıdır:
-
Taraflardan biri yabancı mı?
-
Hukuki işlem nerede kuruldu, nerede ifa edilecek?
-
Uyuşmazlık konusu malvarlığı nerede?
-
Yabancı bir hukuk veya mahkeme bağlantısı var mı?
-
MÖHÜK’te hangi bağlama kuralı uygulanacak?
Bu sorular cevaplanmadan dilekçe yazılması, çoğu zaman stratejik hatadır.
Sonuç
Yabancılık unsuru, milletlerarası özel hukukun kapısını açan anahtar kavramdır. Bu unsur doğru tespit edilmeden:
-
Uygulanacak hukuk doğru belirlenemez,
-
Yetki itirazları sağlıklı kurulamaz,
-
Hukuk seçimi geçerli biçimde yapılamaz.
MÖHÜK uygulamasında başarı, çoğu zaman davanın esasından önce yabancılık unsurunun doğru analiz edilmesine bağlıdır. Bu analiz doğru yapıldığında, dosyanın geri kalanı hukuki olarak öngörülebilir hâle gelir.