Yabancıların Türkiye’de Suç Duyurusunda Bulunması
Yabancıların Türkiye’de Suç Duyurusunda Bulunması
Yabancılar Türkiye’de suç duyurusunda bulunabilir mi? Savcılığa başvuru, tercüman hakkı, deliller, vekâletname, şikâyet süresi ve yabancı mağdurun hakları.
Yabancılar Türkiye’de Suç Duyurusunda Bulunabilir mi?
Evet. Türkiye’de bulunan yabancılar, bir suçun mağduru olduklarında Türk vatandaşları gibi Cumhuriyet Başsavcılığına, karakola veya jandarmaya başvurarak suç duyurusunda bulunabilir.
Yabancı kişinin turist, ikamet izinli, öğrenci, çalışan, geçici koruma kapsamında veya düzensiz göçmen olması, suç mağduru olduğunda şikâyet hakkını ortadan kaldırmaz. Türkiye’de işlenen bir suçtan zarar gören yabancı, hukuki yollara başvurabilir.
Hangi Durumlarda Suç Duyurusu Yapılabilir?
Yabancılar Türkiye’de özellikle şu olaylarda suç duyurusunda bulunabilir:
- Dolandırıcılık,
- Tehdit,
- Hakaret,
- Yaralama,
- Cinsel saldırı veya cinsel taciz,
- Hırsızlık,
- Yağma,
- Güveni kötüye kullanma,
- Sahte belge düzenlenmesi,
- Pasaport veya kimliğe el konulması,
- Kira veya tapu dolandırıcılığı,
- Sağlık turizmi dolandırıcılığı,
- İşveren tarafından ücretin ödenmemesiyle birlikte tehdit veya zorla çalıştırma,
- Aile içi şiddet,
- İnsan ticareti veya sömürü iddiaları.
Her haksız fiil ceza hukuku anlamında suç olmayabilir. Örneğin sırf borcun ödenmemesi her zaman dolandırıcılık değildir. Bu nedenle olayın ceza hukuku bakımından suç oluşturup oluşturmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Suç Duyurusu Nereye Yapılır?
Yabancı mağdur suç duyurusunu:
- Olay yerindeki Cumhuriyet Başsavcılığına,
- Polis merkezine,
- Jandarma karakoluna,
- Avukatı aracılığıyla UYAP üzerinden savcılığa,
- Bazı durumlarda konsolosluğu bilgilendirerek ilgili makamlara
yapabilir.
En etkili yol, olayın ayrıntılarını ve delilleri içeren yazılı bir suç duyurusu dilekçesinin Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmasıdır.
Suç Duyurusu Dilekçesinde Neler Yazılmalıdır?
Dilekçede olay kısa ve net anlatılmalıdır. Şu bilgiler yer almalıdır:
- Şikâyetçinin adı, soyadı, pasaport veya yabancı kimlik bilgisi,
- Adres ve iletişim bilgileri,
- Şüphelinin biliniyorsa kimlik ve adres bilgileri,
- Olay tarihi ve yeri,
- Olayın nasıl gerçekleştiği,
- Suç vasfına ilişkin açıklamalar,
- Deliller,
- Tanıklar,
- Kamera kaydı, mesaj, dekont, sözleşme gibi belgeler,
- Şikâyet ve soruşturma talebi.
Dilekçe Türkçe hazırlanmalıdır. Yabancı kişi Türkçe bilmiyorsa avukat desteği veya tercüme desteği alması faydalı olur.
Yabancı Mağdurun Tercüman Hakkı Var mı?
Evet. Yabancı mağdur Türkçe bilmiyorsa tercüman hakkı vardır. Ceza Muhakemesi Kanunu m.202’ye göre sanık veya mağdur, meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmiyorsa, mahkeme tarafından atanan tercüman aracılığıyla esaslı hususlar tercüme edilir. Bu kural soruşturma evresinde dinlenen şüpheli, mağdur veya tanıklar bakımından da uygulanır; soruşturma aşamasında tercüman hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından atanır.
Bu nedenle yabancı mağdurun ifadesi alınırken anlamadığı bir dilde beyanda bulunmaya zorlanması hukuken sorunludur. İfade tutanağı imzalanmadan önce tercüme edilmeli ve mağdur neye imza attığını anlamalıdır.
Şikâyet Süresi Var mı?
Bazı suçlar şikâyete bağlıdır. Bu tür suçlarda mağdurun belirli süre içinde şikâyetçi olması gerekir. Türk Ceza Kanunu sisteminde şikâyete bağlı suçlarda genel şikâyet süresi çoğu durumda fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır.
Ancak her suç şikâyete bağlı değildir. Örneğin bazı ağır suçlar savcılık tarafından re’sen soruşturulur. Bu nedenle yabancı mağdurun “geç kaldım mı?” sorusuna cevap verilebilmesi için olayın hangi suçu oluşturduğu değerlendirilmelidir.
Hangi Deliller Önemlidir?
Yabancı mağdurun suç duyurusunda deliller çok önemlidir. Özellikle Türkiye’den ayrılmadan önce deliller toplanmalıdır.
Önemli deliller şunlardır:
- WhatsApp yazışmaları,
- E-posta kayıtları,
- Banka dekontları,
- Para transfer belgeleri,
- Sözleşmeler,
- Faturalar,
- Pasaport ve kimlik fotokopileri,
- Kamera kayıtları,
- Otel kayıtları,
- Uçak biletleri,
- Hastane raporları,
- Darp raporu,
- Tanık bilgileri,
- Fotoğraf ve video kayıtları,
- Sosyal medya yazışmaları,
- Konum bilgileri.
Kamera kayıtları kısa sürede silinebileceğinden savcılıktan hızlıca kamera kayıtlarının toplanması talep edilmelidir.
Yabancı Türkiye’den Ayrıldıktan Sonra Şikâyetçi Olabilir mi?
Evet. Yabancı mağdur Türkiye’den ayrılmış olsa bile avukatı aracılığıyla suç duyurusunda bulunabilir. Bunun için usulüne uygun vekâletname düzenlenmesi gerekir.
Vekâletname:
- Türk konsolosluğunda düzenlenebilir,
- Yabancı noter önünde düzenlenip apostil yaptırılabilir,
- Türkçe tercüme ve noter onayı ile Türkiye’de kullanılabilir.
Avukat, müvekkili adına suç duyurusu yapabilir, dosyayı takip edebilir, delil sunabilir ve kovuşturma aşamasında katılma talebinde bulunabilir.
Yabancı Mağdur İkamet veya Deport Korkusuyla Şikâyetten Çekinmeli mi?
Uygulamada bazı yabancılar, ikamet izni olmadığı veya vize ihlali bulunduğu için suç duyurusunda bulunmaktan çekinmektedir. Ancak suç mağduru olmak ayrı, ikamet statüsü ayrı bir konudur.
Yabancı kişinin ikamet problemi bulunması, suç mağduru olduğu olayı bildirme hakkını ortadan kaldırmaz. Özellikle insan ticareti, zorla çalıştırma, aile içi şiddet, cinsel suçlar veya ağır dolandırıcılık olaylarında şikâyetten kaçınmak mağduriyeti derinleştirebilir.
Bununla birlikte ikamet ihlali veya deport riski varsa, suç duyurusu yapılmadan önce yabancılar hukuku yönünden ayrıca strateji belirlenmelidir.
Aile İçi Şiddet Mağduru Yabancılar
Yabancı kadınlar veya erkekler Türkiye’de aile içi şiddete maruz kalırsa karakola, savcılığa veya aile mahkemesine başvurabilir. Uzaklaştırma kararı, koruma kararı, geçici barınma ve güvenlik tedbirleri talep edilebilir.
Şiddet mağduru yabancıların yalnızca ceza soruşturması değil, aynı zamanda ikamet statüsü, çocukların durumu ve boşanma süreci de birlikte değerlendirilmelidir.
Dolandırıcılık Mağduru Yabancılar
Yabancılar Türkiye’de özellikle taşınmaz alımı, araç satışı, sağlık turizmi, şirket kuruluşu, sahte danışmanlık ve vatandaşlık vaadiyle dolandırılabilmektedir.
Bu dosyalarda yalnızca “paramı aldılar” demek yeterli olmayabilir. Dolandırıcılık suçunun oluşması için hileli davranışlar, kandırma, zarar ve failin kastı somut delillerle anlatılmalıdır.
Banka dekontları, yazışmalar, sözleşmeler, tanıklar ve reklam içerikleri dosyaya eklenmelidir.
Suç Duyurusundan Sonra Süreç Nasıl İşler?
Suç duyurusundan sonra savcılık soruşturma başlatır. Bu aşamada:
- Şikâyetçinin ifadesi alınır,
- Şüphelinin ifadesi alınabilir,
- Kamera kayıtları toplanabilir,
- Banka kayıtları istenebilir,
- Tanıklar dinlenebilir,
- Bilirkişi incelemesi yapılabilir,
- Kolluk araştırması yürütülebilir.
Soruşturma sonunda savcılık ya iddianame düzenler ya da kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.
KYOK Kararı Verilirse Ne Yapılabilir?
Savcılık, yeterli şüphe görmezse kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verebilir. Bu karara karşı süresi içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir.
İtiraz dilekçesinde eksik soruşturma, toplanmayan deliller, dinlenmeyen tanıklar, kamera kayıtları, banka hareketleri ve hukuki nitelendirme hataları açıkça gösterilmelidir.
Yabancı Mağdur Tazminat Talep Edebilir mi?
Evet. Ceza soruşturması dışında yabancı mağdur, uğradığı zararın tazmini için hukuk mahkemelerinde tazminat davası açabilir.
Örneğin dolandırıcılık, yaralama, hakaret, tehdit, cinsel saldırı, haksız fiil veya malvarlığına zarar verme gibi olaylarda maddi ve manevi tazminat talep edilebilir.
Ceza dosyası, tazminat davasında önemli delil niteliği taşıyabilir.
Sonuç
Yabancılar Türkiye’de suç mağduru olduklarında savcılığa, polise veya jandarmaya başvurarak suç duyurusunda bulunabilir. Türkçe bilmeyen yabancı mağdurun tercüman hakkı vardır ve ifadesinin doğru şekilde alınması gerekir.
Suç duyurusunun etkili olabilmesi için olayın somut delillerle desteklenmesi, dilekçenin doğru hukuki nitelendirmeyle hazırlanması ve delillerin hızlıca toplanması önemlidir. Türkiye’den ayrılmış olmak şikâyete engel değildir; yabancı mağdur avukatı aracılığıyla süreci takip edebilir.
Özellikle dolandırıcılık, aile içi şiddet, sağlık turizmi mağduriyeti, işveren sömürüsü, tehdit veya yaralama gibi olaylarda yabancının hem ceza hukuku hem de yabancılar hukuku yönünden birlikte korunması gerekir.