Single Blog Title

This is a single blog caption

WHATSAPP SES KAYITLARININ DELİL NİTELİĞİ VE HUKUKA UYGUNLUK KRİTERLERİ

WHATSAPP SES KAYITLARININ DELİL NİTELİĞİ VE HUKUKA UYGUNLUK KRİTERLERİ

Giriş

Dijital iletişim araçlarının günlük ve ticari hayatta yoğun biçimde kullanılması, WhatsApp yazışmaları ve sesli mesajların yargılamalarda delil olarak sunulmasını oldukça yaygın hâle getirmiştir. Özellikle tehdit, hakaret, dolandırıcılık, işçilik alacakları, boşanma, alacak, kira ve ticari uyuşmazlıklarda WhatsApp üzerinden gönderilen ses kayıtları, uyuşmazlığın ispatı bakımından önemli veriler içerebilmektedir.

Ancak bir ses kaydının uyuşmazlıkla ilgili olması, tek başına mahkeme tarafından delil olarak kabul edileceği anlamına gelmez. Kaydın kim tarafından, nasıl, hangi ortamda ve hangi amaçla elde edildiği; üzerinde değişiklik yapılıp yapılmadığı ve kaydı sunan kişinin haberleşmenin tarafı olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle WhatsApp ses kayıtlarının delil niteliği incelenirken öncelikle iki farklı durum birbirinden ayrılmalıdır:

  1. Kişinin kendi iradesiyle kaydederek karşı tarafa gönderdiği WhatsApp sesli mesajları,
  2. WhatsApp üzerinden yapılan sesli veya görüntülü görüşmenin karşı tarafın bilgisi olmadan kaydedilmesi.

Bu iki hâlin hukuki sonuçları aynı değildir.

1. WhatsApp Üzerinden Gönderilen Sesli Mesajların Delil Niteliği

Bir kişinin sesini kendi iradesiyle kaydederek WhatsApp üzerinden karşı tarafa göndermesi durumunda, kural olarak gizli veya izinsiz şekilde oluşturulmuş bir ses kaydından söz edilemez. Gönderen kişi, sesini kaydetmiş ve belirli bir kişiye ulaştırmayı iradi olarak tercih etmiştir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 199. maddesinde uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli ses kayıtları ile elektronik ortamdaki veriler “belge” olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle WhatsApp üzerinden gönderilen sesli mesajlar da hukuk yargılamasında belge niteliğinde değerlendirilebilir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/1984 Esas, 2024/4323 Karar sayılı ve 25 Kasım 2024 tarihli kararında WhatsApp yazışmalarının HMK’nın 199. maddesi kapsamında belge olduğu, kendisine karşı ileri sürülen kişi tarafından gönderilmiş olması hâlinde ise somut olayın özelliklerine göre delil başlangıcı oluşturabileceği kabul edilmiştir. Karar doğrudan sesli mesajlara ilişkin olmamakla birlikte, HMK’nın 199. maddesinde ses kayıtları da açıkça belge kapsamında sayıldığından aynı yaklaşımın WhatsApp sesli mesajları bakımından da uygulanması mümkündür.

Bununla birlikte WhatsApp sesli mesajı her durumda tek başına kesin delil sayılmaz. Mahkeme;

  • Mesajın kim tarafından gönderildiğini,
  • Telefon numarasının ve hesabın kime ait olduğunu,
  • Sesin ilgili kişiye ait olup olmadığını,
  • Kaydın tamamının sunulup sunulmadığını,
  • Kaydın kesilip birleştirilip birleştirilmediğini,
  • Konuşmanın bağlamını,
  • Diğer delillerle uyumlu olup olmadığını

değerlendirerek sonuca ulaşır.

Örneğin borcun kabul edildiği, ücretin kararlaştırıldığı, tehdit veya hakaret içerikli sözlerin söylendiği bir sesli mesaj; banka kayıtları, tanık anlatımları, sözleşmeler ve diğer WhatsApp yazışmalarıyla birlikte güçlü bir ispat aracı hâline gelebilir. Ancak yalnızca bir telefon numarasına veya profil fotoğrafına dayanılması, mesajın göndericisinin kesin olarak belirlenmesi bakımından her zaman yeterli olmayabilir.

2. WhatsApp Görüşmesinin Gizlice Kaydedilmesi

WhatsApp sesli veya görüntülü görüşmesinin, karşı tarafın bilgisi ve rızası olmadan ayrıca kayıt altına alınması farklı bir hukuki değerlendirmeyi gerektirir.

Anayasa’nın 20. maddesi özel hayatın gizliliğini, 22. maddesi haberleşme hürriyetini korumaktadır. Anayasa’nın 38. maddesinin altıncı fıkrasında ise kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği açıkça düzenlenmiştir.

Hukuk yargılamasında HMK’nın 189/2. maddesi uyarınca hukuka aykırı şekilde elde edilen deliller bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Ceza yargılamasında ise CMK’nın 206/2-a maddesi kanuna aykırı elde edilen delilin reddedilmesini, CMK’nın 217/2. maddesi de yüklenen suçun ancak hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillerle ispatlanabilmesini öngörmektedir.

Dolayısıyla bir WhatsApp görüşmesinin sistematik biçimde, önceden planlanarak ve karşı tarafın rızası alınmadan kaydedilmesi kural olarak hukuka aykırıdır. Böyle bir kayıt, hukuk davasında HMK’nın 189/2. maddesi kapsamında değerlendirme dışı bırakılabileceği gibi, ceza yargılamasında da hükme esas alınamayabilir.

3. Gizli Ses Kaydının Hukuka Uygun Kabul Edilebileceği İstisnai Durumlar

Yargıtay uygulamasında gizli ses kayıtları bakımından mutlak ve sınırsız bir kabul bulunmamaktadır. Bununla birlikte kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçu veya ağır bir haksız fiili başka şekilde ispatlayamayacağı ani gelişen durumlarda yaptığı kayıtlar, istisnai olarak hukuka uygun kabul edilebilmektedir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2012/5-1270 Esas, 2013/248 Karar sayılı ve 21 Mayıs 2013 tarihli kararında; kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak başka türlü delil elde etme imkânının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkânının olmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmayı kaydetmesinin hukuka uygun kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Bu istisnanın uygulanabilmesi için somut olayda özellikle şu kriterlerin birlikte değerlendirilmesi gerekir:

a. Kaydı Yapan Kişinin Konuşmanın Tarafı Olması

Kişinin tarafı olmadığı üçüncü kişiler arasındaki konuşmayı dinlemesi veya kaydetmesi ile kendisine yöneltilen sözleri kayıt altına alması aynı değildir.

Kaydı yapan kişinin konuşmaya doğrudan katılması, hukuka uygunluk değerlendirmesinde önemli bir kriterdir. Üçüncü kişiler arasındaki haberleşmeye gizlice erişilmesi veya başkasının WhatsApp hesabına izinsiz girilerek ses kayıtlarının ele geçirilmesi çok daha ağır bir hukuka aykırılık oluşturur.

b. Olayın Ani ve Beklenmedik Şekilde Gelişmesi

Kayıt, önceden tasarlanmış bir senaryonun sonucu olmamalıdır. Tehdit, şantaj, hakaret, rüşvet talebi veya benzeri bir eylemin konuşma sırasında aniden ortaya çıkması ve kaydın o anda başlatılması, hukuka uygunluk lehine değerlendirilebilir.

Buna karşılık karşı tarafı belirli sözleri söylemeye yönlendirmek, tuzak kurmak veya delil üretmek amacıyla görüşme organize etmek hukuka uygun kabul edilmez.

c. Başka Türlü Delil Elde Etme İmkânının Bulunmaması

Ses kaydı, ilk ve kolay başvurulabilecek bir delil toplama yöntemi olarak kullanılmamalıdır. Tanık, yazışma, kamera kaydı, banka hareketleri, resmî başvuru veya başka bir delil elde etme imkânı bulunuyorsa gizli kayıt yapılmasının zorunlu olduğu savunması zayıflar.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/4-1183 Esas sayılı kararında; ani gelişen bir durum bulunmaması, taraflar arasındaki uyuşmazlığın uzun süredir devam etmesi ve olaya tanık olan kişilerin dinlenmesinin mümkün olması nedeniyle gizli kayıt hukuka aykırı kabul edilmiştir.

d. Delilin Kaybolma Tehlikesinin Bulunması

Söylenen sözlerin daha sonra inkâr edilme ihtimali bulunmalı ve aynı delilin tekrar elde edilmesi fiilen mümkün olmamalıdır. Özellikle telefon görüşmesi sırasında yapılan tehdit, şantaj veya hukuka aykırı menfaat talebi bu kapsamda değerlendirilebilir.

Ancak gelecekte yapılması beklenen görüşmeleri sistematik biçimde kaydetmek veya uzun süreli takip yapmak, ani gelişen olay istisnası kapsamında kabul edilmez.

e. Kaydın Hak Arama Amacıyla Yapılması

Kaydın temel amacı devam eden bir saldırıyı ispatlamak, kişinin kendisini korumasını sağlamak veya yetkili makamlara başvurmak olmalıdır.

Kaydın sosyal medyada yayımlanması, üçüncü kişilere gönderilmesi, karşı tarafı küçük düşürmek veya baskı altına almak amacıyla kullanılması ayrı bir hukuka aykırılık oluşturabilir. Mahkemeye veya soruşturma makamına sınırlı biçimde sunulması ile kaydın kamuya açıklanması aynı hukuki sonucu doğurmaz.

f. Ölçülülük İlkesine Uyulması

Kayıt yalnızca hakkın korunması için gerekli olan konuşmayla sınırlı olmalıdır. Kişinin özel hayatına ilişkin ilgisiz görüşmelerin, ailevi sırların veya üçüncü kişilere ilişkin konuşmaların kaydedilmesi ve dosyaya sunulması ölçülülük ilkesine aykırı olabilir.

g. Delilin Yaratılmamış Olması

Yargıtay uygulamasında hukuka aykırı şekilde elde edilen delil ile hukuka aykırı şekilde yaratılan delil arasında ayrım yapılmaktadır.

Karşı tarafı yönlendirerek, kışkırtarak veya belirli sözleri söylemeye zorlayarak oluşturulan kayıt “yaratılmış delil” niteliğindedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, önceden yönlendirilerek ve delil oluşturmak amacıyla yapılan ses kayıtlarının hiçbir şekilde delil olarak kabul edilemeyeceğini vurgulamıştır.

4. Hukuk Davalarında WhatsApp Ses Kayıtlarının Kullanılması

Alacak, kira, işçilik alacağı, tüketici, ticaret ve boşanma davalarında WhatsApp ses kayıtları HMK hükümlerine göre değerlendirilir.

Sesli mesajın gönderen kişi tarafından iradi biçimde oluşturulup karşı tarafa gönderilmiş olması hâlinde, mesaj kural olarak elektronik belge niteliğindedir. Ancak ispat gücü içeriğine ve diğer delillerle desteklenip desteklenmediğine göre belirlenir.

Özellikle senetle ispat zorunluluğunun bulunduğu hukuki işlemlerde, WhatsApp ses kaydı her durumda tek başına senet yerine geçmez. Bununla birlikte işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kişiden kaynaklanan bir mesaj, HMK’nın 202. maddesi kapsamında delil başlangıcı oluşturabilir ve tanık dinlenmesine imkân sağlayabilir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli kararında WhatsApp yazışmaları yönünden benimsenen yaklaşım bu yöndedir.

Mahkeme ayrıca delilin hukuka uygun elde edilip edilmediğini tarafların itirazıyla bağlı olmaksızın kendiliğinden değerlendirebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da hukuka aykırı elde edilen delilin, karşı taraf itiraz etmese dahi mahkemece dikkate alınmaması gerektiğini belirtmektedir.

5. Ceza Yargılamasında WhatsApp Ses Kayıtları

Hakaret, tehdit, şantaj, dolandırıcılık, cinsel taciz veya rüşvet gibi suçlarda WhatsApp sesli mesajları önemli deliller arasında yer alabilir.

Şüpheli veya sanığın kendi iradesiyle mağdura gönderdiği sesli mesajın mağdur tarafından kolluk veya savcılığa sunulması, kural olarak gizli kayıt yapılması anlamına gelmez. Bununla birlikte mesajın gerçekliği, göndereni, sesin aidiyeti ve kayıt üzerinde değişiklik yapılıp yapılmadığı araştırılmalıdır.

WhatsApp görüşmesinin gizlice kaydedildiği durumlarda ise CMK’nın hukuka aykırı delil yasağı gündeme gelir. Ancak kişinin kendisine karşı işlenmekte olan suçu başka şekilde ispatlama imkânı bulunmayan ani durumlarda yaptığı kayıtlar, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun belirlediği şartlar kapsamında hukuka uygun kabul edilebilir.

Buna karşılık planlı, sürekli ve delil üretme amacı taşıyan kayıtların hukuka uygun kabul edilmesi mümkün değildir.

6. Boşanma Davalarında Ses Kaydı

Boşanma davalarında eşler arasındaki konuşmalar; hakaret, tehdit, ekonomik şiddet, sadakat yükümlülüğüne aykırılık veya aile yükümlülüklerinin ihlali gibi vakıaların ispatı amacıyla sunulabilmektedir.

Ancak evlilik ilişkisi, eşlerden birine diğer eşin bütün konuşmalarını sınırsız biçimde kaydetme yetkisi vermez. Ortak konuta kayıt cihazı yerleştirilmesi, eşin telefonuna gizlice erişilmesi veya özel görüşmelerin sistematik olarak kaydedilmesi kural olarak özel hayatın gizliliğini ihlal eder.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2011/2-703 Esas, 2012/70 Karar sayılı kararında ses ve görüntü kayıtlarının delil değeri somut olayın özellikleri çerçevesinde değerlendirilmiş; daha sonraki kararlarında ise HMK’nın 189/2. maddesindeki hukuka aykırı delil yasağı açıkça vurgulanmıştır. Bu nedenle eski tarihli aile hukuku kararları, eşlerin birbirlerini sınırsız biçimde kaydedebileceği şeklinde yorumlanmamalıdır.

7. İş Davalarında WhatsApp Ses Kayıtları

İşçi ile işveren veya işveren vekili arasındaki WhatsApp sesli mesajları; ücret miktarı, fazla çalışma, işten çıkarma nedeni, mobbing, istifa baskısı veya çalışma şartlarının ispatında kullanılabilir.

Örneğin işverenin ücretin bir bölümünün elden ödendiğini kabul ettiği veya işçiyi istifaya zorladığı bir sesli mesaj, diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir. Ancak işçinin işverenin telefonuna izinsiz erişerek üçüncü kişilerle yaptığı görüşmeleri ele geçirmesi hukuka aykırıdır.

Mobbing veya tehdit niteliğindeki eylemin aniden gerçekleşmesi ve başka türlü delil elde edilmesinin mümkün olmaması hâlinde yapılan kayıt ise Yargıtay’ın belirlediği istisnai ölçütler kapsamında ayrıca değerlendirilebilir.

8. Ses Kaydının Gerçekliğinin ve Bütünlüğünün İspatı

WhatsApp ses kaydının hukuka uygun elde edilmiş olması, tek başına içeriğinin doğru ve değişmez olduğunu göstermez. Karşı taraf kaydın kendisine ait olmadığını, kesildiğini, birleştirildiğini veya yapay şekilde üretildiğini ileri sürebilir.

Bu nedenle delil sunulurken mümkün olduğunca:

  • Kaydın bulunduğu telefonun muhafaza edilmesi,
  • Orijinal ses dosyasının sunulması,
  • Mesajın tarih ve saat bilgilerinin korunması,
  • Öncesi ve sonrasındaki konuşmaların birlikte ibraz edilmesi,
  • Yalnızca ekran görüntüsüyle yetinilmemesi,
  • Gerektiğinde telefon üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasının talep edilmesi,
  • Ses aidiyeti tartışmalıysa kriminal veya adli bilişim incelemesi istenmesi

önem taşır.

Kırpılmış, bağlamından koparılmış veya yalnızca başka bir telefondan kaydedilmiş ses dosyalarının ispat gücü daha düşük olabilir. Mahkemenin, kaydın bütünlüğü ve aidiyeti konusundaki ciddi itirazları teknik inceleme yaptırmadan geçiştirmemesi gerekir.

9. İzinsiz Ses Kaydı Nedeniyle Doğabilecek Hukuki ve Cezai Sorumluluk

Hukuka aykırı şekilde ses kaydı yapılması yalnızca kaydın delil olarak reddedilmesine yol açmaz. Eylemin niteliğine göre Türk Ceza Kanunu’nun;

  • Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu düzenleyen 132. maddesi,
  • Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınmasını düzenleyen 133. maddesi,
  • Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu düzenleyen 134. maddesi,
  • Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi veya ele geçirilmesini düzenleyen 136. maddesi

gündeme gelebilir.

Ayrıca kişilik hakkı ihlal edilen kişi, Türk Medeni Kanunu’nun 24 ve 25. maddeleri ile Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi kapsamında saldırının durdurulmasını, kaydın kullanılmasının önlenmesini ve manevi tazminat talep edebilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da ani gelişen bir durum bulunmadan, delil yaratmak amacıyla kişilerin yönlendirilerek konuşmalarının kaydedilmesini kişilik hakkına saldırı olarak değerlendirmiştir.

Sonuç

WhatsApp ses kayıtlarının delil niteliği konusunda tek ve mutlak bir kural bulunmamaktadır. Her kayıt, elde edilme yöntemi ve somut olayın özellikleri çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Kişinin kendi iradesiyle oluşturup karşı tarafa gönderdiği WhatsApp sesli mesajı, kural olarak HMK’nın 199. maddesi kapsamında elektronik belge niteliğindedir. Mesajın aidiyeti, bütünlüğü ve diğer delillerle uyumu ispat gücünü belirler.

Buna karşılık WhatsApp üzerinden yapılan görüşmenin karşı tarafın bilgisi dışında kaydedilmesi kural olarak hukuka aykırıdır. Ancak kişiye karşı işlenmekte olan bir suçun veya ağır bir haksız fiilin söz konusu olduğu, olayın ani geliştiği, başka türlü delil elde etme imkânının bulunmadığı ve kaydın yalnızca hakkın korunması amacıyla yapıldığı istisnai durumlarda kayıt hukuka uygun kabul edilebilir.

Önceden planlanan, karşı tarafın yönlendirildiği, sürekli ve sistematik şekilde gerçekleştirilen veya üçüncü kişiler arasındaki haberleşmenin ele geçirilmesine dayanan kayıtlar ise delil yaratma niteliğinde olup hukuka uygun kabul edilemez.

Bu nedenle WhatsApp ses kaydı mahkemeye sunulmadan önce kaydın elde edilme şekli, konuşmanın bağlamı, kaydı yapan kişinin konuşmanın tarafı olup olmadığı, alternatif delil imkânları ve kaydın teknik bütünlüğü birlikte incelenmelidir. Aksi hâlde delilin değerlendirme dışı bırakılmasının yanında, kaydı yapan kişi bakımından cezai ve hukuki sorumluluk doğması da mümkündür.

Leave a Reply

Call Now Button