Hukuk Makaleleri

Velayet Sahibi Ebeveyn Çocuğu Yurt Dışına Çıkarabilir mi? Muvafakatname Gerekir mi? 2026

Velayet sahibi anne veya baba çocuğu yurt dışına çıkarabilir mi? Velayetin kesinleşmiş mahkeme kararıyla yalnızca anne veya babadan birine verilmiş olması halinde, Türk hukuku ve pasaport işlemleri bakımından velayet sahibi ebeveynin çocuğu yurt dışına çıkarabilmesi için diğer ebeveynin muvafakati kural olarak aranmaz.

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün güncel açıklamasında da boşanmış anne ve babaların ergin olmayan çocuklarının pasaport işlemlerinde velayet mahkeme kararıyla kime verilmişse o ebeveynin muvafakatinin yeterli olduğu açıkça belirtilmektedir.

Anayasa Mahkemesinin incelediği bir uyuşmazlıkta da velayet hakkı kendisinde bulunan babanın çocukla birlikte yurt içinde veya yurt dışında seyahat etmesinin ve yerleşim yerini belirlemesinin annenin muvafakatına bağlı olmadığı kabul edilmiştir.

Ancak burada önemli bir ayrım vardır:

Çocuğun birkaç günlük tatil için yurt dışına götürülmesi ile çocuğun kalıcı olarak başka bir ülkeye yerleştirilmesi aynı hukuki mesele değildir.

Kalıcı taşınma;

  • Diğer ebeveynle kişisel ilişkiyi,
  • Çocuğun eğitim hayatını,
  • Çocuğun sosyal çevresini,
  • Velayet düzenini,
  • Çocuğun mutat meskenini

önemli ölçüde etkileyebilir.

Bu nedenle;

“Velayet bende, çocuğu istediğim ülkeye götürür ve artık geri getirmem.”

şeklindeki yaklaşım doğru değildir.

Özellikle ortak velayet, devam eden boşanma davası, yabancı mahkeme kararı veya başka bir ülkenin hukukunun uygulanması söz konusuysa uluslararası çocuk kaçırma hükümleri dahi gündeme gelebilir.

Velayet Annedeyse Çocuğu Yurt Dışına Çıkarmak İçin Babanın İzni Gerekir mi?

Velayet kesinleşmiş mahkeme kararıyla yalnızca anneye verilmişse, Türk pasaport işlemleri bakımından babanın ayrıca muvafakati kural olarak gerekmez.

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün Pasaport Hizmetleri Sıkça Sorulan Sorular bölümünde;

“Ergin olmayan çocukların velayeti mahkeme kararı ile kime verilmiş ise o kişinin muvafakatı yeterlidir.”

açıklaması yer almaktadır.

Bu nedenle boşanmış anne;

  • Velayet kararı kendisindeyse,
  • Çocuk için pasaport çıkarırken,
  • Pasaport yenilerken

kural olarak babadan ayrıca noter muvafakatnamesi almak zorunda değildir.

Ancak gidilecek ülkenin vize mevzuatı veya sınır giriş şartları farklı olabilir. Bazı ülkeler veya havayolları, özellikle çocuk yalnızca bir ebeveynle seyahat ediyorsa ek belge talep edebilir.

Bu nedenle Türk hukukuna göre muvafakat gerekmemesi ile seyahat edilecek yabancı ülkenin istediği belgeler birbirinden ayrılmalıdır.

Velayet Babadaysa Anne Muvafakati Gerekir mi?

Aynı kural baba bakımından da geçerlidir.

Velayet kesinleşmiş mahkeme kararıyla babaya verilmişse, çocuğun pasaport işlemleri için annenin ayrıca muvafakati kural olarak aranmaz.

Nitekim bir Yargıtay dosyasına konu olan uyuşmazlıkta Bölge Adliye Mahkemesi, velayeti babaya verilen çocukların pasaport ve vize işlemleri ile yurt dışına çıkışlarında annenin muvafakatinin aranmamasına ve velayet sahibi babanın bu işlemleri yapmaya yetkili olduğuna karar vermiştir.

Dolayısıyla aile hukukunda bu konuda anne ile baba arasında cinsiyete dayalı bir ayrım bulunmamaktadır.

Önemli olan velayet hakkının kimde bulunduğudur.

Çocuk İçin Pasaport Çıkarırken Anne ve Babanın İkisi de Gitmek Zorunda mı?

Anne ve baba evliyse ve velayeti birlikte kullanıyorsa ergin olmayan çocuk bakımından kural olarak yasal temsilcilerin muvafakati gerekir.

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne göre yasal temsilciler başvuruda hazır değilse çocuk için muvafakatname sunulması gerekir.

Ancak anne ve baba boşanmış ve velayet bir ebeveyne verilmişse yalnızca velayet sahibi ebeveynin muvafakati yeterlidir.

Örneğin:

Anne ve baba boşanmıştır.

8 yaşındaki çocuğun velayeti anneye verilmiştir.

Anne çocuk için yeni pasaport başvurusu yapmak istemektedir.

Bu durumda kural olarak babanın noter muvafakati aranmaz.

Pasaport İçin Muvafakatname Nedir?

Muvafakatname, 18 yaşından küçük çocuk veya kısıtlı kişinin pasaport alabilmesi amacıyla yasal temsilcisinin verdiği izin belgesidir.

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne göre muvafakat;

  • Başvuru sırasında nüfus müdürlüğünde,
  • Noterde,
  • Yurt dışında dış temsilciliklerde

verilebilir.

Ancak boşanma sonrasında velayet yalnızca bir ebeveyne verilmişse muvafakat hakkı da velayet sahibi ebeveyne aittir.

Boşanma Davası Devam Ederken Çocuk İçin Pasaport Nasıl Alınır?

Boşanma davası henüz kesinleşmemişse durum farklıdır.

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün güncel uygulamasına göre mahkeme boşanma davası devam ederken çocuk hakkında geçici velayet ara kararı vermişse, pasaport başvurusu geçici velayetin verildiği ebeveyn tarafından yapılabilir.

Mahkeme henüz velayete ilişkin bir ara karar vermemişse anne ve babanın birlikte başvurması gerekir.

Bu ayrım son derece önemlidir.

Çünkü boşanma davasının açılmış olması tek başına diğer ebeveynin velayet hakkını sona erdirmez.

Boşanma Davası Açılınca Velayet Otomatik Olarak Anneye mi Geçer?

Hayır.

Evlilik devam ettiği sürece anne ve baba kural olarak velayeti birlikte kullanır.

Boşanma davası sırasında hâkim çocuk hakkında geçici düzenleme yapabilir.

Dolayısıyla;

“Boşanma davasını ben açtım, artık çocuk tamamen benim velayetimde.”

şeklinde bir sonuç doğmaz.

Mahkemenin geçici velayete ilişkin ara kararı olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Geçici Velayet Annedeyse Çocuk Yurt Dışına Çıkarılabilir mi?

Geçici velayet anneye verilmişse pasaport başvurusu bakımından Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü bu ara karara göre işlem yapmaktadır.

Ancak çocuğun kalıcı şekilde başka bir ülkeye götürülmesi, boşanma ve velayet davasının fiilen etkisiz hale gelmesine neden olabilecekse konu daha dikkatli değerlendirilmelidir.

Mahkeme;

  • Çocuğun Türkiye’deki yaşam düzenini,
  • Eğitimini,
  • Diğer ebeveynle ilişkisini,
  • Yurt dışına çıkışın amacını,
  • Dönüş planını

değerlendirebilir.

Bu nedenle devam eden çekişmeli boşanma davasında çocuğu kalıcı olarak başka ülkeye yerleştirmeden önce dosyanın özel koşulları incelenmelidir.

Tatil İçin Çocuğu Yurt Dışına Götürmek ile Yurt Dışına Yerleşmek Aynı mı?

Hayır.

Bu ayrım aile hukuku bakımından son derece önemlidir.

Örneğin velayet sahibi anne çocuğuyla birlikte;

10 günlük İtalya tatiline

gidebilir.

Bu durum ile çocuğu;

Türkiye’deki okulundan alıp Almanya’da sürekli yaşamaya başlatmak

aynı hukuki sonucu doğurmaz.

Kalıcı yerleşim;

  • Çocuğun eğitim düzenini,
  • Sosyal çevresini,
  • Diğer ebeveynle kişisel ilişkiyi,
  • Görüşme günlerini,
  • Çocuğun mutat meskenini

değiştirir.

Bu nedenle kalıcı taşınma sonrasında diğer ebeveyn kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi veya şartları varsa velayetin değiştirilmesi için aile mahkemesine başvurabilir.

Velayet Sahibi Anne Çocuğuyla Yurt Dışına Yerleşebilir mi?

Tek başına yurt dışına yerleşilmiş olması otomatik olarak velayetin kötüye kullanıldığı veya velayetin değiştirilmesi gerektiği anlamına gelmez.

Anayasa Mahkemesinin incelediği bir olayda velayet sahibi baba, işi ve çocuğun eğitimi nedeniyle çocukla birlikte Kıbrıs’a yerleşmiştir.

Derece mahkemesi bu durumun tek başına velayet hakkının kötüye kullanılması olarak kabul edilemeyeceğine karar vermiş; Anayasa Mahkemesi kararında bu değerlendirmeye yer verilmiştir.

Ancak her olay farklıdır.

Yurt dışına yerleşme;

  • Çocuğun üstün yararına aykırıysa,
  • Çocuğu diğer ebeveynden tamamen uzaklaştırmayı amaçlıyorsa,
  • Kişisel ilişki kararları sürekli ihlal ediliyorsa,
  • Çocuğun eğitim ve gelişimine zarar veriyorsa

velayetin yeniden değerlendirilmesine neden olabilir.

Diğer Ebeveyn “Çocuğu Yurt Dışına Götürmene İzin Vermiyorum” Derse Ne Olur?

Velayet yalnızca bir ebeveyne verilmişse diğer ebeveynin;

“Ben izin vermiyorum.”

demesi tek başına yurt dışı seyahatini engelleyen hukuki bir veto hakkı oluşturmaz.

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü de pasaport işlemlerinde velayet sahibi ebeveynin muvafakatini yeterli kabul etmektedir.

Ancak diğer ebeveyn çocuğun;

  • Geri getirilmeyeceğine,
  • Kişisel ilişkinin tamamen ortadan kalkacağına,
  • Çocuğun zarar göreceğine

ilişkin somut bir tehlike olduğunu düşünüyorsa aile mahkemesine başvurabilir.

Mahkeme çocuğun üstün yararına göre gerekli velayet veya kişisel ilişki düzenlemelerini değerlendirebilir.

Diğer Ebeveyn Çocuğa Yurt Dışı Çıkış Yasağı Koydurabilir mi?

Bu konu internette sıklıkla yanlış anlatılmaktadır.

Çocuğun sırf velayet uyuşmazlığı nedeniyle süresiz ve otomatik biçimde yurt dışına çıkarılmasının yasaklanabileceği şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.

Anayasa’nın 23. maddesi yerleşme ve seyahat özgürlüğünü güvence altına almaktadır. Türk vatandaşının yurt dışına çıkma özgürlüğü bakımından Anayasa çok sıkı sınırlama koşulları öngörmektedir.

Bununla birlikte aile mahkemesi önündeki somut uyuşmazlıkta çocuğun korunması ve velayetin düzenlenmesi amacıyla hangi geçici tedbirlerin alınabileceği dosya özelinde ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle;

“Eski eşim istediği anda çocuğun pasaportuna süresiz yasak koydurabilir.”

şeklindeki düşünce doğru değildir.

Velayet Kararı Kesinleşmeden Çocuğu Yurt Dışına Çıkarmak Riskli mi?

Evet, özellikle kalıcı yerleşim düşünülüyorsa riskli olabilir.

Boşanma davası devam ederken nihai velayet kararı henüz verilmemiş olabilir.

Mahkeme yalnızca geçici velayet kararı vermiş olabilir.

Bu aşamada çocuğun başka ülkeye kalıcı olarak götürülmesi;

  • Devam eden velayet davasını,
  • Diğer ebeveynin aile hayatı hakkını,
  • Çocuğun kişisel ilişki düzenini

önemli ölçüde etkileyebilir.

Bu nedenle geçici velayet ile kalıcı uluslararası yer değişikliği aynı şey olarak değerlendirilmemelidir.

Ortak Velayette Çocuk Yurt Dışına Çıkarılabilir mi?

Ortak velayet halinde durum daha farklıdır.

Ortak velayet, çocuğa ilişkin önemli kararların anne ve baba tarafından birlikte alınmasını gerektirir.

Çocuğun başka bir ülkeye kalıcı olarak yerleştirilmesi;

  • Yerleşim yeri,
  • Eğitim,
  • Sağlık,
  • Diğer ebeveynle ilişki

gibi önemli konuları doğrudan etkilediğinden tek taraflı hareket edilmesi ciddi hukuki uyuşmazlık yaratabilir.

Ortak velayet kararında veya boşanma protokolünde yurt dışı seyahat ve yerleşime ilişkin özel hükümler bulunup bulunmadığı mutlaka incelenmelidir.

Evli Anne Çocuğu Babanın Haberi Olmadan Yurt Dışına Götürebilir mi?

Evlilik devam ediyorsa anne ve baba velayeti kural olarak birlikte kullanır.

Bu nedenle özellikle çocuğun başka ülkeye kalıcı olarak götürülmesi konusunda tek taraflı hareket edilmesi ciddi hukuki sorun doğurabilir.

Çocuk için yeni pasaport başvurusunda da kural olarak anne ve babanın muvafakati gerekir.

Ebeveynlerden biri başvuruya gelemiyorsa diğerinin muvafakatnamesi aranır.

Bu nedenle;

“Anne olduğum için evlilik devam ederken çocuğu istediğim ülkeye kalıcı olarak götürebilirim.”

veya

“Baba olduğum için tek başıma karar veririm.”

şeklindeki yaklaşımlar doğru değildir.

Çocuğun Pasaportu Zaten Varsa Muvafakatname Gerekir mi?

Pasaport alınması ile çocuğun seyahat etmesi birbirinden ayrılmalıdır.

Velayet sahibi ebeveyn açısından Türk hukuku bakımından diğer ebeveynin her seyahat için ayrıca noter muvafakati vermesi gerektiğine dair genel bir kural bulunmamaktadır.

Ancak;

  • Gidilecek ülkenin vize şartları,
  • Ülkenin sınır güvenliği kuralları,
  • Havayolu uygulamaları

ek belge gerektirebilir.

Bu nedenle çocukla yapılacak uluslararası seyahatte özellikle;

  • Velayet kararının örneği,
  • Kesinleşme şerhi,
  • Çocuğun doğum kayıtları,
  • Gerekiyorsa tercüme ve apostil

gibi belgelerin istenip istenmediği seyahatten önce kontrol edilmelidir.

Çocuğun Soyadı Anneyle Farklıysa Yurt Dışında Sorun Olur mu?

Çocuğun soyadının velayet sahibi ebeveynden farklı olması tek başına seyahat yasağı oluşturmaz.

Ancak sınır veya vize işlemlerinde çocuk ile ebeveyn arasındaki ilişkinin ispatı istenebilir.

Bu nedenle özellikle annenin soyadı boşanma sonrasında değişmiş ve çocuğun soyadı babanın soyadı olarak kalmışsa;

  • Velayet kararı,
  • Nüfus kayıt örneği,
  • Doğum belgesi

gibi belgelerin hazır bulundurulması uygulamada yararlı olabilir.

Çocuğu Yurt Dışına Götürüp Geri Getirmemek Suç mudur?

Bu soruya olayın şartlarına göre cevap verilmelidir.

Ceza hukuku ile aile hukuku birbirinden farklıdır.

Ancak çocuğun velayet veya koruma hakkı ihlal edilerek bir ülkeden başka ülkeye götürülmesi veya geri getirilmemesi uluslararası çocuk kaçırma sürecini gündeme getirebilir.

Türkiye, 1980 tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi kapsamındaki işlemleri uygulamaktadır.

Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Türkiye bakımından bu sözleşmenin merkezî makamıdır.

Uluslararası Çocuk Kaçırma Nedir?

Uluslararası çocuk kaçırma kavramı yalnızca yabancı bir kişinin çocuğu fiziksel olarak kaçırması anlamına gelmez.

Anne veya babadan biri de çocuğu;

  • Velayet hakkını ihlal ederek başka ülkeye götürürse veya
  • Hukuka uygun seyahat sonrasında çocuğu geri getirmeyip başka ülkede tutarsa

Lahey Sözleşmesi kapsamında haksız götürme veya haksız alıkoyma gündeme gelebilir.

Adalet Bakanlığına göre velayet hakkı ihlal edilerek mutat mesken ülkesinden başka bir sözleşmeci devlete götürülen veya orada alıkonulan çocuk bakımından iade başvurusu yapılabilir.

Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesi Kaç Yaşına Kadar Uygulanır?

Adalet Bakanlığının güncel Çocuk Hukuku Bürosu açıklamasına göre 1980 Lahey Sözleşmesi kapsamındaki iade mekanizması 16 yaşından küçük çocuklar bakımından uygulanmaktadır.

Amaç çocuğun velayetinin hangi ebeveyne verilmesi gerektiğine yeniden karar vermek değil, şartları varsa çocuğu mutat meskeninin bulunduğu ülkeye geri döndürerek esas velayet uyuşmazlığının yetkili ülkede çözülmesini sağlamaktır.

Mutat Mesken Ne Demektir?

Mutat mesken, çocuğun hayatının fiilen merkezlendiği ülke ve yaşam çevresini ifade eden bir kavramdır.

Yalnızca çocuğun;

  • Vatandaşlığı,
  • Nüfusa kayıtlı olduğu yer,
  • Pasaportundaki ülke

tek başına belirleyici değildir.

Çocuğun;

  • Nerede yaşadığı,
  • Okula nerede gittiği,
  • Sosyal çevresi,
  • Aile hayatının merkezi

gibi unsurlar birlikte değerlendirilir.

Uluslararası çocuk kaçırma dosyalarında bu nedenle çocuğun mutat meskeninin hangi ülke olduğu temel meselelerden biridir.

Velayet Annedeyse Çocuğu Yurt Dışına Götürmesi Uluslararası Çocuk Kaçırma Sayılır mı?

Her durumda hayır.

Velayet kesin olarak yalnızca annedeyse ve annenin çocuğun yerleşim yerini belirleme yetkisi varsa, sırf babanın muvafakat vermemesi nedeniyle her yurt dışına çıkış otomatik olarak uluslararası çocuk kaçırma kabul edilemez.

Nitekim Anayasa Mahkemesinin aktardığı bir kararında, velayet sahibi babanın çocuğuyla yurt dışına seyahat etmesi ve yerleşim yerini belirlemesinin annenin muvafakatına bağlı olmadığı kabul edilmiştir.

Ancak;

  • Ortak velayet,
  • Yabancı mahkeme kararı,
  • Yabancı ülkenin hukukundan doğan velayet yetkileri,
  • Çocuğun mutat mesken ülkesindeki özel düzenlemeler

bulunuyorsa sonuç değişebilir.

Uluslararası dosyalarda yalnızca Türk mahkeme kararına bakmak yeterli olmayabilir.

Çocuk Yurt Dışından Türkiye’ye Getirilip Geri Götürülmezse Ne Olur?

Çocuğun mutat meskeni başka ülkedeyse ve Türkiye’ye geçici seyahat için getirilip daha sonra hukuka aykırı şekilde Türkiye’de tutulursa diğer ebeveyn çocuğun iadesini talep edebilir.

Adalet Bakanlığına göre başvuru;

  • Çocuğun mutat mesken ülkesinin merkezî makamına veya
  • Çocuğun götürüldüğü ülkenin merkezî makamına

yapılabilir. Türkiye bakımından merkezî makam Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğüdür.

Süreç mahallî Cumhuriyet Başsavcılıkları aracılığıyla yürütülmektedir.

Türkiye’den Yurt Dışına Götürülen Çocuğun Geri Getirilmesi İstenebilir mi?

Şartları varsa evet.

Çocuğun Türkiye’deki mutat meskeninden velayet hakkı ihlal edilerek Lahey Sözleşmesine taraf başka bir ülkeye götürüldüğü iddia ediliyorsa iade mekanizması kullanılabilir.

Adalet Bakanlığı ayrıca kişisel ilişki hakkının kurulması veya korunmasına ilişkin taleplerin de Lahey Sözleşmesi çerçevesinde değerlendirilebildiğini belirtmektedir.

Dolayısıyla uluslararası uyuşmazlık yalnızca “çocuğun velayeti kimde?” sorusundan ibaret değildir.

Diğer Ebeveynin Çocukla Görüşme Hakkı Yurt Dışına Taşınınca Biter mi?

Hayır.

TMK kapsamında velayeti kendisinde bulunmayan ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı bulunmaktadır.

Çocuğun yurt dışına taşınması bu hakkı kendiliğinden sona erdirmez.

Ancak mevcut görüşme takvimi uygulanamaz hale gelmiş olabilir.

Örneğin çocuk Türkiye’de yaşarken;

her ayın birinci ve üçüncü hafta sonu

baba ile görüşme düzeni uygulanabilirken, çocuk Almanya’ya yerleştiğinde her iki haftada bir Türkiye’ye uçması çocuğun yararına olmayabilir.

Bu durumda kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi gerekir.

Çocuk Yurt Dışına Taşınırsa Kişisel İlişki Nasıl Düzenlenir?

Mahkeme;

  • Yaz tatili,
  • Sömestr tatili,
  • Dini ve millî bayramlar,
  • Uzun süreli okul tatilleri,
  • Tarafların yaşadığı ülkeler arasındaki mesafe,
  • Çocuğun yaşı

gibi hususları dikkate alabilir.

Daha seyrek ancak daha uzun süreli kişisel ilişki kurulması mümkün olabilir.

Ayrıca telefon ve görüntülü görüşmeler çocuğun diğer ebeveynle bağının sürdürülmesinde fiilen önem taşıyabilir.

Ancak her dosyada standart bir görüşme takvimi bulunmamaktadır.

Uçak Biletini Kim Öder?

Çocuğun başka ülkeye taşınması sonrasında kişisel ilişki için ciddi ulaşım giderleri doğabilir.

Türk Medeni Kanunu’nda;

“Yurt dışına taşınan çocuk için bütün uçak biletlerini mutlaka şu ebeveyn öder.”

şeklinde genel ve otomatik bir kural bulunmamaktadır.

Tarafların ekonomik durumları, taşınmanın nedeni, kişisel ilişki düzeni ve çocuğun üstün yararı çerçevesinde giderlerin nasıl karşılanacağı somut olayda değerlendirilebilir.

Bu nedenle yurt dışına yerleşmeden önce kişisel ilişkinin uygulanabilir biçimde yeniden düzenlenmesi önemlidir.

Diğer Ebeveyn Çocuğun Yurt Dışına Yerleşmesine Karşı Velayet Değişikliği Davası Açabilir mi?

Evet.

Ancak yalnızca;

“Çocuğu yurt dışına götürdü.”

demek velayetin değiştirilmesi için tek başına yeterli değildir.

Mahkeme;

  • Yurt dışındaki yaşam koşullarını,
  • Çocuğun eğitimini,
  • Sağlık ve barınma şartlarını,
  • Çocuğun diğer ebeveynle ilişkisini,
  • Çocuğun görüşünü,
  • Taşınmanın gerçek amacını

değerlendirir.

Anayasa Mahkemesinin önüne gelen Kıbrıs örneğinde, velayet sahibi babanın işi ve çocuğun eğitimi nedeniyle yurt dışına yerleşmesinin velayet hakkını kötüye kullanma sayılmadığı ve velayetin değiştirilmesi şartlarının oluşmadığı kabul edilmiştir.

Dolayısıyla temel ölçüt yine çocuğun üstün yararıdır.

Çocuk Yurt Dışında Daha İyi Eğitim Alacaksa Mahkeme Bunu Dikkate Alır mı?

Evet.

Velayet uyuşmazlıklarında;

  • Eğitim koşulları,
  • Barınma,
  • Sağlık,
  • Sosyal çevre,
  • Ebeveynlerin çocukla ilgilenme kapasitesi

birlikte değerlendirilir.

Ancak yalnızca;

“Yurt dışındaki okul daha iyi.”

demek tek başına yeterli olmayabilir.

Çocuğun diğer ebeveynle güçlü bağı, mevcut okul düzeni ve çocuğun görüşü de önem taşır.

Anayasa Mahkemesine göre çocuklarla ilgili tüm idari ve yargısal işlemlerde çocuğun üstün yararı temel unsur olarak gözetilmelidir.

Çocuğun Görüşü Yurt Dışına Taşınmada Önemli mi?

Evet, özellikle çocuk idrak çağındaysa görüşü önemlidir.

Ancak çocuk;

“Almanya’ya gitmek istiyorum.”

veya

“Türkiye’de kalmak istiyorum.”

dedi diye mahkeme otomatik olarak bu yönde karar vermek zorunda değildir.

Çocuğun;

  • Yaşı,
  • Olgunluğu,
  • Görüşünün sürekliliği,
  • Ebeveynlerden biri tarafından yönlendirilip yönlendirilmediği

değerlendirilebilir.

Nihai kriter çocuğun üstün yararıdır.

Yurt Dışında Yaşayan Anne veya Baba Çocukla Görüşebilir mi?

Evet.

Çocuğun veya ebeveynlerden birinin başka ülkede yaşaması kişisel ilişki hakkını ortadan kaldırmaz.

Adalet Bakanlığı, Lahey Sözleşmesinin kişisel ilişki kurma hakkının tesisi veya korunmasına ilişkin talepler bakımından da kullanılabileceğini açıklamaktadır.

Dolayısıyla uluslararası kişisel ilişki uyuşmazlıklarında da hukuki başvuru yolları mevcuttur.

Eski Eşim Çocuğu Yurt Dışına Götürdü ve Telefonlarımı Açmıyor, Ne Yapmalıyım?

Öncelikle;

  • Velayet kararının kimde olduğu,
  • Ortak velayet bulunup bulunmadığı,
  • Çocuğun mutat meskeninin hangi ülke olduğu,
  • Çocuğun hangi ülkeye götürüldüğü,
  • O ülkenin Lahey Sözleşmesi bakımından durumu,
  • Mevcut kişisel ilişki kararları

incelenmelidir.

Şartları varsa uluslararası çocuk iadesi başvurusu gündeme gelebilir.

Adalet Bakanlığının merkezi makam birimi bu başvuruları mahallî Cumhuriyet Başsavcılıkları aracılığıyla yürütmektedir.

Bu tür dosyalarda gecikmeden hareket edilmesi önemlidir.

Yurt Dışına Götürülen Çocuğun İadesi İçin Hangi Bilgiler Gerekir?

Adalet Bakanlığının açıklamasına göre iade başvurusunda özellikle;

  • Çocuğun kimliği,
  • Doğum tarihi,
  • Başvuran ebeveynin bilgileri,
  • Çocuğu götürdüğü iddia edilen kişinin bilgileri,
  • Çocuğun bulunduğu yer,
  • İade talebinin hukuki nedenleri

yer almalıdır.

Ayrıca;

  • Velayet kararları,
  • Doğum belgeleri,
  • Kişisel ilişki kararları,
  • Çocuğun mutat meskenini gösteren okul ve ikamet kayıtları

dosyanın niteliğine göre önem taşıyabilir.

Velayet Kararını Yurt Dışında Kullanmak İçin Apostil Gerekir mi?

Gidilecek ülkeye ve belgenin hangi amaçla kullanılacağına göre yabancı makamlar;

  • Apostil,
  • Yeminli tercüme,
  • Konsolosluk tasdiki

gibi işlemler isteyebilir.

Bu nedenle Türk mahkemesinin velayet kararının yabancı ülkedeki okul, konsolosluk, göç veya vize makamına sunulması gerekiyorsa belgenin o ülke bakımından hangi tasdik prosedürüne tabi olduğu ayrıca kontrol edilmelidir.

Türkiye çok sayıda ülkeyle 1961 Lahey Apostil Sözleşmesi kapsamında işlem yapmakla birlikte her belge ve ülke bakımından süreç aynı olmayabilir.

Velayet Kararı Yabancı Mahkemeden Verilmişse Türkiye’de Geçerli mi?

Yabancı mahkeme kararlarında ayrıca milletlerarası özel hukuk hükümleri gündeme gelebilir.

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün pasaport uygulama talimatında, Lahey Sözleşmesine taraf ülkelerde verilmiş bazı velayet kararları bakımından Türk kamu düzenine açıkça aykırılık bulunmaması halinde belirli koşullarla işlem yapılabileceği; sözleşme dışında kalan ülkeler bakımından ise tanıma/tenfiz durumunun önem taşıdığı belirtilmektedir.

Bu nedenle yabancı boşanma veya velayet kararı bulunan ailelerde;

“Yabancı karar var, Türkiye’de otomatik olarak her işlem yapılır.”

denilmemelidir.

Kararın hangi ülkede verildiği ve Türkiye’deki hukuki statüsü kontrol edilmelidir.

Yurt Dışına Çıkmak Velayeti Kaybettirir mi?

Hayır.

Velayet sahibi ebeveynin yurt dışında yaşaması tek başına velayeti kaybetmesine neden olmaz.

Mahkeme için belirleyici olan;

  • Çocuğun güvenliği,
  • Eğitimi,
  • Bakımı,
  • Duygusal gelişimi,
  • Ebeveynle ilişkileri

gibi hususlardır.

Yurt dışına yerleşmek çocuğun menfaatineyse velayetin korunması mümkündür.

Ancak diğer ebeveynle bağı sistematik şekilde koparmak veya velayet görevlerini ihmal etmek farklı sonuç doğurabilir.

Yurt Dışına Çıkarken Velayet Kararını Yanımda Bulundurmalı mıyım?

Özellikle çocuk yalnızca velayet sahibi ebeveynle seyahat ediyorsa velayet kararının bir örneğini bulundurmak faydalıdır.

Gidilecek ülkenin kurallarına göre;

  • Kesinleşmiş velayet kararı,
  • Doğum belgesi,
  • Nüfus kayıt örneği,
  • Apostilli ve tercümeli karar

istenebilir.

Türkiye bakımından diğer ebeveynin muvafakatinin gerekmemesi, yabancı ülkenin belge kontrolü yapmayacağı anlamına gelmez.

Velayet Sahibi Ebeveyn Çocuğu Süresiz Yurt Dışında Tutabilir mi?

“Süresiz tutabilir” şeklinde genel bir ifade doğru değildir.

Velayet sahibi ebeveyn yerleşim yeri konusunda önemli yetkilere sahip olsa da bu yetki çocuğun üstün yararına uygun kullanılmalıdır.

Ayrıca mahkemece kurulmuş kişisel ilişki hakkı varsa diğer ebeveyn ile çocuğun ilişkisinin devam ettirilmesi gerekir.

Yurt dışına taşınmanın ardından mevcut kişisel ilişki kararı artık uygulanamaz hale geldiyse mahkemeden yeni koşullara uygun düzenleme istenmelidir.

Yurt Dışına Taşınmadan Önce Mahkemeden İzin Almak Zorunlu mu?

Tek velayet sahibi ebeveyn bakımından Türkiye’de her yurt dışına yerleşme için mutlaka önceden mahkeme izni alınmasını öngören genel bir kural bulunmamaktadır.

Anayasa Mahkemesinin aktardığı içtihatta da velayet sahibi ebeveynin çocukla yurt dışına seyahat etmesi ve yerleşim yerini belirlemesinin diğer ebeveynin muvafakatına bağlı olmadığı kabul edilmiştir.

Ancak;

  • Ortak velayet,
  • Devam eden dava,
  • Özel bir mahkeme kararı,
  • Yabancı ülke hukukunun etkisi,
  • Uluslararası çocuk kaçırma riski

varsa mahkemeden karar alınması gerekebilir veya en güvenli yöntem olabilir.

Bu nedenle özellikle kalıcı uluslararası taşınmalarda dosya özelinde hukuki inceleme yapılması önemlidir.

Sık Sorulan Sorular

Velayet annedeyse çocuğu yurt dışına çıkarabilir mi?

Kural olarak evet. Velayet kesinleşmiş mahkeme kararıyla annedeyse Türk pasaport işlemlerinde babanın ayrıca muvafakati aranmaz.

Velayet babadaysa annenin muvafakati gerekir mi?

Kural olarak hayır. Velayet sahibi babanın muvafakati pasaport işlemleri bakımından yeterlidir.

Çocuk için pasaport çıkarırken boşanmış anne babanın ikisi de gitmeli mi?

Hayır. Velayet kimdeyse o ebeveynin muvafakati yeterlidir.

Boşanma davası devam ederken çocuk için pasaport alınabilir mi?

Mahkeme geçici velayeti bir ebeveyne vermişse o ebeveyn başvurabilir. Velayete ilişkin ara karar yoksa anne ve babanın birlikte başvurması gerekir.

Velayet sahibi çocuğu yurt dışına yerleştirebilir mi?

Tek başına yurt dışına yerleşme velayetin kötüye kullanıldığı anlamına gelmez. Ancak çocuğun üstün yararı ve diğer ebeveynle kişisel ilişki hakkı korunmalıdır.

Diğer ebeveyn izin vermiyorsa çocuk yurt dışına çıkamaz mı?

Velayet yalnızca bir ebeveyndeyse diğer ebeveynin tek başına “izin vermiyorum” demesi genel olarak veto hakkı oluşturmaz. Ancak somut risk varsa aile mahkemesine başvurulabilir.

Ortak velayette çocuk yurt dışına götürülebilir mi?

Kalıcı yerleşim gibi önemli kararların ortak velayette tek taraflı alınması hukuki sorun yaratabilir. Ortak velayet kararı ve protokol ayrıca incelenmelidir.

Çocuğu yurt dışına götürüp geri getirmemek çocuk kaçırma sayılır mı?

Velayet hakkı ihlal edilerek çocuğun mutat mesken ülkesinden başka ülkeye götürülmesi veya orada tutulması şartları varsa 1980 Lahey Sözleşmesi kapsamında haksız götürme veya alıkoyma oluşturabilir.

Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesi kaç yaşına kadar uygulanır?

Adalet Bakanlığına göre iade mekanizması 16 yaşından küçük çocuklar bakımından uygulanmaktadır.

Çocuk yurt dışına taşınınca babayla veya anneyle görüşme hakkı biter mi?

Hayır. Kişisel ilişki devam eder; ancak mesafe nedeniyle mevcut görüşme takviminin aile mahkemesince yeniden düzenlenmesi gerekebilir.

Çocuğun Yurt Dışına Çıkarılması ve Uluslararası Velayet İçin Avukat Desteği

Çocuğun yurt dışına çıkarılması konusunda yalnızca;

“Velayet kimde?”

sorusuna bakmak her dosyada yeterli değildir.

Özellikle;

  • Velayetin tek ebeveynde mi yoksa ortak mı olduğu,
  • Boşanma kararının kesinleşip kesinleşmediği,
  • Geçici velayet kararı bulunup bulunmadığı,
  • Seyahatin tatil mi yoksa kalıcı yerleşim mi olduğu,
  • Mevcut kişisel ilişki kararı,
  • Çocuğun mutat mesken ülkesi,
  • Yabancı bir mahkeme kararı bulunup bulunmadığı,
  • Gidilecek ülkenin Lahey Sözleşmesi bakımından durumu

birlikte değerlendirilmelidir.

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün güncel uygulamasına göre boşanmış ebeveynlerde velayet sahibi kişinin muvafakati çocuk için pasaport alınması bakımından yeterlidir.

Ancak kalıcı şekilde yurt dışına taşınma, diğer ebeveynle kişisel ilişkiyi ve uluslararası velayet hukukunu etkileyebileceğinden basit bir turistik seyahatle aynı şekilde değerlendirilmemelidir.

Avukat Ferhat Küle Hukuk Bürosu olarak çocuğun yurt dışına çıkarılması, muvafakatname uyuşmazlıkları, velayet ve kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi, yurt dışına yerleşme, yabancı velayet kararları ve 1980 Lahey Sözleşmesi kapsamında uluslararası çocuk iadesi süreçlerinde hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktayız.

Somut dosyada velayet kararı, pasaport durumu, kişisel ilişki hükmü ve çocuğun mutat meskeni incelenerek diğer ebeveynin muvafakatinin gerekip gerekmediği, çocuğun yurt dışına çıkarılmasının hukuki risk taşıyıp taşımadığı ve kalıcı taşınma halinde hangi işlemlerin yapılması gerektiği belirlenebilir.

Av. Ferhat Küle
İstanbul

 

Leave a Reply

Call Now Button