Türkiye’de Satışı Yasak Olan Eşyaların Yurt Dışından Getirilmesi Halinde Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi, El Koyma ve Müsadere Rejimi
”Türkiye’de Satışı Yasak Olan Eşyaların Yurt Dışından Getirilmesi Halinde Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi, El Koyma ve Müsadere Rejimi”
Türk gümrük bölgesi ile iç piyasa düzeni; kamu sağlığı, kamu güvenliği, genel ahlak, çevre, tüketicinin korunması ve devletin ekonomik/mali menfaatlerinin korunması amacıyla ulusal mevzuat ve taraf olunan uluslararası sözleşmeler çerçevesinde sınırlandırılmıştır. Türkiye’de iç piyasada satılması, dağıtılması, üretilmesi veya zilyetlikte bulundurulması kamu düzeni veya özel kanuni düzenlemeler gereğince yasaklanmış olan eşyaların yurt dışından yolcu beraberinde, kargo yoluyla veya gümrük kapılarından fiziksel olarak sokulması halinde devletin uygulayacağı hukuki tedbirlerin niteliği; ceza hukuku, gümrük hukuku ve idare hukuku bakımından çok katmanlı bir yapı arz etmektedir.
Bu tür eşyaların yurda sokulması veya gümrük kapılarında tespiti durumunda el konulup konulamayacağı sorusunun doğrudan ve net cevabı: Evet, bu eşyalara gümrük kontrol noktalarında veya iç piyasada derhal el konulur; mülkiyeti kamuya geçirilir (müsadere edilir veya tasfiyeye tabi tutulur) ve ilgililer hakkında idari veya adli süreçler işletilir. Ancak bu sürecin hangi hukuki dayanakla, hangi usul kurallarıyla ve ne tür yaptırımlarla yürütüleceği; eşyanın “ithali kanunen mutlak yasak eşya” niteliğinde mi, “özel izne veya ihtisas gümrüğüne tabi eşya” niteliğinde mi yoksa “kamu güvenliği ve sağlığı yönünden suç teşkil eden eşya” statüsünde mi olduğuna göre farklılaşmaktadır.
Aşağıda, Türkiye’de satışı ve ithali yasaklanan eşyaların yurt dışından getirilmesi durumunda uygulanacak hukuki rejim, yürürlükteki mevzuat ve yargı kararları doğrultusunda detaylandırılmıştır.
I. Yasak Eşya Kavramı ve İthalat Rejimi Açısından Sınıflandırma
Gümrük mevzuatında ve ceza hukukunda “yasak eşya” kavramı tek tipten oluşan bir yapıya sahip değildir. Bir eşyanın Türkiye’de satışının veya ithalinin yasak olması, o eşyanın gümrük ve ceza hukuku karşısındaki statüsünü belirleyen temel parametredir.
1. İthali ve Satışı Kanunen Mutlak Olarak Yasaklanmış Eşyalar
Bazı eşyaların Türkiye Gümrük Bölgesine sokulması ve iç piyasada ticarete konu edilmesi uluslararası sözleşmeler veya özel kanunlar ile mutlak olarak yasaklanmıştır.
-
Uyuşturucu ve Psikotrop Maddeler: TCK m. 188 ve 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun uyarınca imali, satışı ve ithali mutlak olarak yasaktır.
-
Ateşli Silahlar, Mühimmat ve Harp Levazımatı: 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun uyarınca yetkisiz kişilerin ithal etmesi ve satması yasaktır.
-
Ahlaka Aykırı veya Müstehcen Materyaller: TCK m. 226 uyarınca çocuk müstehcenliği içeren veya genel ahlaka aykırı olan materyaller.
-
Çevreye Zararlı Atıklar ve Tehlikeli Kimyasallar: Uluslararası Basel Sözleşmesi ve Çevre Kanunu uyarınca Türkiye’ye girişi ve satışı yasaklanan maddeler.
-
Nesli Tehlikede Olan Yaban Hayatı ve Bitki Türleri: CITES Sözleşmesi kapsamında ithali ve ticareti yasaklanmış canlılar veya türevleri.
2. İç Piyasada Satışı Yasak veya Lisansa Tabi Ancak Şahsi Kullanımı Muafiyete Tabi Olan Eşyalar
İç piyasada yetki belgesiz veya bandrolsüz satışı yasak olan ancak yurt dışından yolcu beraberinde belirli limitlerde getirilmesine izin verilen eşyalar bu gruptadır. Örneğin; elektronik sigara ve ısıtılmış tütün cihazlarının Türkiye’de satışı ve ticari ithalatı Ticaret Bakanlığı düzenlemeleri ve Cumhurbaşkanı kararları ile yasaklanmıştır. Ancak yolcu beraberinde getirilen tütün ve alkol ürünlerinde yasal muafiyet sınırları dahilinde hareket edildiğinde idari işlemler farklılık gösterir.
3. Standarda, Denetime veya İhtisas Gümrüğüne Tabi Eşyalar
Türkiye’de satılabilmesi için Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı veya Ticaret Bakanlığı (TSE) onayı gereken; yetkisiz ve onaysız getirildiğinde satışı yasa dışı hale gelen ürünlerdir (örneğin; onaylanmamış tıbbi cihazlar, takviye edici gıdalar, kaçak ilaçlar, kozmetik ürünler).
II. Gümrük Kanunu (4458 s.K.) Çerçevesinde İdari El Koyma ve Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi
Gümrük idaresi, Türkiye Gümrük Bölgesine giren taşıtları, eşyaları ve kişileri denetleme yetkisine sahiptir. Yurt dışından getirilen eşyanın gümrük kapılarında (havalimanları, kara hudut kapıları, limanlar) yapılan kontrollerde Türkiye’de satışı veya ithali yasak bir ürün olduğunun anlaşılması halinde idari prosedürler devreye girer.
1. Gümrük Kanunu m. 235/1-a Uyarınca İthali Yasak Eşyaya İlişkin İdari İşlemler
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca; genel düzenleyici işlemler, kanunlar veya uluslararası anlaşmalar gereğince Türkiye’ye ithali yasaklanmış olan eşyanın gümrük bölgesine getirilmesi halinde:
-
Eşyaya gümrük idaresi tarafından derhal el konulur.
-
Söz konusu eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine (devlete devredilmesine) karar verilir.
-
Eşyanın gümrüklenmiş değerinin (CIF değeri + gümrük vergileri) iki katı tutarında idari para cezası uygulanır.
-
El konulan eşya, 5607 sayılı Kanun veya 4458 sayılı Kanun’un tasfiye hükümleri uyarınca idarece imha edilir veya tasfiye olunur.
2. İthali Yasak Eşyada Beyan Halinde Dahi Yurt Dışı Etme Yasağı
Gümrük mevzuatındaki temel kural uyarınca, kanunen ithali mutlak olarak yasaklanmış olan bir eşya gümrük kontrol noktasına getirildiğinde, kişi tarafından gümrük idaresine açıkça beyan edilse dahi bu eşyanın gümrük bölgesinden yurt dışı edilmesine veya mahrece iadesine izin verilmez. Eşya gümrük ambarına alınır, mülkiyeti kamuya geçirilir ve mevzuata uygun şekilde tasfiye veya imha sürecine tabi tutulur. İlgilinin gümrük denetiminden kaçınmaksızın yaptığı samimi beyan ise adli kaçakçılık kastının (mens rea) bulunmadığını gösterdiği için kişi hakkında idari veya adli ceza uygulanmasının önüne geçer; ancak eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesi hukuki zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.
III. Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 s.K.) Kapsamında Adli El Koyma ve Müsadere
Türkiye’de satışı veya ithali yasak olan bir eşyanın gümrük denetiminden kaçırılarak, gizlenerek veya yanıltıcı işlemlerle Türkiye’de iç piyasaya sunulmak üzere sokulması veya sokulmaya teşebbüs edilmesi eylemi, idari kabahat sınırını aşarak adli ceza yargılamasının konusunu oluşturan gümrük kaçakçılığı suçunu meydana getirir.
1. İthali Yasak Eşyanın Yurda Sokulması Suçu (5607 s.K. m. 3/2)
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3. maddesinin 2. fıkrası, Türkiye’de satışı ve ithali yasaklanmış olan eşyaların gümrük sınırlarından geçirilmesine ilişkin nitelikli ceza normunu içermektedir.
Kanun metni uyarınca: Kanun gereği ithali yasak olan eşyayı ülkeye sokan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, 2 yıldan 6 yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
Genel kaçakçılık suçunda (m. 3/1) cezanın alt sınırı 1 yıl iken, ithali/satışı yasaklanmış eşyalarda (m. 3/2) cezanın alt sınırının 2 yıl olarak düzenlenmiş olması, kanun koyucunun kamu düzeni veya kamu sağlığı gerekçesiyle engellenmiş ürünlerin kaçak yolla getirilmesini daha ağır bir adli ihlal olarak değerlendirdiğini göstermektedir.
2. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK m. 127) Kapsamında Adli El Koyma
Yurt dışından getirilen yasak eşyanın gümrük bölgesinde veya iç piyasada tespiti halinde, Gümrük Muhafaza, Polis veya Jandarma birimleri (adli kolluk), Cumhuriyet Savcısının talimatı ile veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yazılı emriyle eşyaya adli olarak el koyar.
Adli el koyma kararı, 24 saat içinde görevli Sulh Ceza Hakiminin onayına sunulur. Hakim onayından sonra eşya, ceza yargılamasının sonuna kadar adli emanette veya gümrük ambarında muhafaza altına alınır. Yargılama tamamlanıncaya kadar eşyanın zilyedine iade edilmesi hukuken mümkün değildir.
3. Türk Ceza Kanunu (TCK m. 54) ve 5607 s.K. m. 13 Uyarınca Müsadere
Ceza yargılaması sonucunda mahkeme mahkumiyet kararı verdiğinde veya sanık hakkında beraat kararı verilse dahi, eşyanın kendisi “bulundurulması, üretilmesi, taşınması, satılması veya ithali suç teşkil eden eşya” niteliğinde olduğu takdirde, TCK’nın 54. maddesinin 4. fıkrası uyarınca eşyanın müsadere edilmesine (mülkiyetinin devlete geçirilmesine) karar verilir.
TCK m. 54/4 amir hükmüdür: “Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir.”
Bu nedenle, Türkiye’de satışı ve ithali yasak bir eşyayı yurt dışından getiren kişi yargılama sonucunda ceza alsa da almasa da eşyayı geri alamaz. Eşyanın devlete geçmesi (müsadere) veya imha edilmesi emredici hukuk kuralıdır.
IV. Özel Yasalar Kapsamında Satışı Yasak Eşyaların Durumu ve Yargıtay Uygulaması
Türkiye’de satışı yasaklanan veya özel izne bağlanan eşyaların niteliğine göre uygulanacak kanun maddeleri ve Yargıtayın emsal kararları çerçevesindeki hukuki durum şu şekildedir:
1. Elektronik Sigara ve Isıtılmış Tütün Cihazları
Türkiye’de elektronik sigara, likit ve ısıtılmış tütün cihazlarının ticari ithalatı ve iç piyasada satışı yasaklanmıştır.
-
Adli / İdari Ayrımı: Yolcunun yanında kişisel kullanım miktarını aşan veya zula içerisinde Türkiye’ye sokmaya çalıştığı elektronik sigara ve aksamları yakalandığında, eylem 5607 sayılı Kanun m. 3/2 kapsamında ithali yasak eşya kaçakçılığı olarak değerlendirilir.
-
El Koyma ve Müsadere: Ele geçirilen tüm elektronik sigara ve likitlere derhal el konulur. Kamu sağlığını ilgilendiren ürün statüsünde olmaları nedeniyle bu eşyalar 5607 sayılı Kanun m. 16 uyarınca tasfiye edilir veya imha olunur; ilgilisine iadesi imkansızdır.
2. Kaçak veya Onaysız Tıbbi İlaçlar ve İlaç Etken Maddeleri
Türkiye’de Sağlık Bakanlığı (TİTCK) ruhsatı bulunmayan, satışı yasaklanan veya reçetesiz satılamayan ilaçların yurt dışından ticari amaçla getirilmesi durumunda:
-
Eylemin boyutuna ve içeriğine göre TCK m. 186 (Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş, değiştirilmiş gıda veya ilaçların satılması/getirilmesi) veya TCK m. 193 (Zehirli madde imal ve ticareti) hükümleri gündeme gelir.
-
Eşyaya CMK uyarınca el konulur, halk sağlığı riski oluşturması sebebiyle numune alındıktan sonra mahkeme kararıyla müsadere ve imha süreçleri işletilir.
3. Dinleme Cihazları, Gizli Kamera ve İstihbarat Ekipmanları
Türkiye’de kişilerin haberleşme hürriyetini ve özel hayatın gizliliğini ihlal etmeye yarayan, satışı ve kullanımı yetkisiz kişilere yasaklanmış olan cihazların yurda sokulması durumunda:
-
Eşya 5607 sayılı Kanun m. 3/2 (İthali yasak eşya) kapsamında değerlendirilir.
-
Eşyaya adli kollukça el konulur ve TCK m. 54 uyarınca müsadere kararı verilir.
4. Ateşli Silahlar ve Mühimmat
6136 sayılı Kanun uyarınca, yetkili makamların izni olmaksızın yurt dışından ateşli silah, mühimmat veya nitelikli bıçak getirilmesi durumunda:
-
5607 sayılı Kanun hükümleri ile birlikte 6136 sayılı Kanun’un 12. maddesi (Silah kaçakçılığı) uygulanır.
-
Silah kaçakçılığı suçunda hapis cezalarının alt sınırı 5 yıldan başlamakta olup, silahlara ve mühimmatlara derhal el konulur, Adli Emanete teslim edilir ve nihayetinde müsadere tesis olunur.
V. Yargıtay İçtihatları Işığında Usul Hukuku ve Etkin Pişmanlık Sınırı
Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay, satışı ve ithali yasak olan eşyaların yurt dışından getirilmesi vakalarında şu hukuki ilkeleri uygulamaktadır:
1. Suçun Manevi Unsuru ve Hata (TCK m. 30)
Sanığın, yurt dışından getirdiği eşyanın Türkiye’de satılıp satılamayacağını veya ithalinin yasak olduğunu bilip bilmediği hususu değerlendirilir. Ancak “Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz” (TCK m. 4) genel ilkesi gereğince, ticari miktar, gizleme (zula) veya gümrük denetiminden kaçınma olgularının mevcudiyeti halinde sanığın kast ile hareket ettiği kabul edilir.
2. Eşyanın Değeri ve Müsadere İlişkisi
5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 22. fıkrası uyarınca, kaçakçılık suçuna konu eşyanın değerinin fahiş olması halinde verilecek ceza artırılırken; değerin hafif veya pek hafif olması halinde cezada indirime gidilmektedir.
Ancak Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre, eşyanın değeri pek hafif olsa dahi, eğer eşya TCK m. 54/4 anlamında bulundurulması ve satılması suç teşkil eden bir yasak eşya ise, faile verilecek cezada indirim yapılsa dahi müsadere kararından vazgeçilemez. Eşya her durumda devlete geçer.
3. Etkin Pişmanlık Hükmünün Kanuni Kapsam Dışılığı (5607 s.K. m. 5)
5607 sayılı Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık kurumu (kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını ödeyerek ceza indirimi alma imkanı), ithali ve satışı yasak olan eşyalar (m. 3/2) bakımından doğrudan kanun maddesinin açık hükmü gereği uygulanamaz.
Kanun koyucu, etkin pişmanlık mekanizmasını yalnızca 3. maddenin 1. fıkrası gibi yasal olarak ithali mümkün olan eşyaların gümrük vergileri ödenmeksizin sokulması hallerine özgülemiştir. 5607 sayılı Kanun m. 3/2 kapsamında ithali yasak olan bir eşyayı getiren fail, gümrüklenmiş değeri ödemeyi teklif etse dahi bu kanuni imkandan yararlanamaz ve eşya kamuya geçirilir.
VI. İnceleme Mantığı ve Hukuki Akış Şeması
Yurt dışından getirilen ve Türkiye’de satışı veya ithali yasak olan bir eşyanın tespiti halinde işletilen hukuki süreç şu aşamalardan oluşur:
-
Tespit ve Arama (CMK m. 116 / Gümrük Kanunu m. 197): Eşya gümrük kapısında X-ray, dedektör veya fiziki kontrolle tespit edilir.
-
Hukuki Statü Tespiti: Eşyanın mevzuat uyarınca gümrük anlamında ithal yasağına mı (5607 s.K. m. 3/2), izne bağlı eşyaya mı yoksa TCK kapsamındaki özel bir suça mı (narkotik, silah vb.) girdiği belirlenir.
-
El Koyma Tedbiri:
-
Açık Beyan Varsa (Kast yoksa): Gümrük Kanunu m. 235/1-a uyarınca idari el koyma uygulanır ve mülkiyet kamuya geçirilir.
-
Beyan Dışı / Zula / Kaçırma Kastı Varsa: CMK m. 127 uyarınca Cumhuriyet Savcısı talimatıyla Adli El Koyma uygulanır.
-
-
Adli Soruşturma ve Kovuşturma: Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame tanzim edilerek görevli ceza mahkemesinde kamu davası açılır.
-
Karar Aşaması: Mahkemece hapis veya adli para cezasına hükmolunur. Eşya hakkında ise TCK m. 54/4 ve 5607 s.K. m. 13 uyarınca MÜSADERE (Devlete Geçirilme) veya İMHA kararı verilir.
Sonuç
Türkiye’de satışı, dağıtımı ve ithali yasaklanmış olan eşyaların yurt dışından yolcu beraberinde veya gümrük hatlarından Türkiye’ye getirilmesi halinde, Türk hukuk sistemi idari ve adli düzeyde emredici yaptırımlar uygulamaktadır.
Bu tür eşyalara gümrük idareleri veya kolluk kuvvetlerince derhal el konulur. Eşyanın sahibine iade edilmesi, gümrük vergisi ödenerek içeri sokulması veya gümrük kapısından geri yurt dışı edilmesi hukuken mümkün değildir. Eylem, adli kaçakçılık suçunu (5607 s.K. m. 3/2) veya ilgili özel ceza kanunlarındaki suç tiplerini oluşturur. Yargılama sonucunda eşya mahkeme kararıyla müsadere edilir veya yetkili makamlarca imha edilir. Eşyayı getiren şahıs ise hapis cezası ve adli/idari yaptırımlar ile karşı karşıya kalır.