Single Blog Title

This is a single blog caption

Ticari İşletmelere Yapılan Tebligat: Şirketlere ve Tacirlere Tebligatın Usulü, E-Tebligat (UETS) ve Usulsüz Tebligat Rehberi(2026)

Ticari İşletmelere Yapılan Tebligat: Şirketlere ve Tacirlere Tebligatın Usulü, E-Tebligat (UETS) ve Usulsüz Tebligat Rehberi(2026)

1) Ticari işletmelere tebligat neden kritik?

Tebligat, yargılamanın “başlangıç düğmesi” gibidir: dava dilekçesi, duruşma günü, bilirkişi raporu, ödeme emri, haciz ihbarnamesi, istinaf/temyiz süreleri… Hepsinin fiilen işlemeye başlaması çoğu zaman usulüne uygun tebligata bağlıdır. Ticari hayatta bu daha da hassastır; çünkü şirketler ve tacirler için “adres–yetkili kişi–elektronik tebligat” üçgeninde yapılan küçük bir hata, büyük bir hak kaybına dönüşebilir.

Ticari işletmelere yapılan tebligat nasıl yapılır? Şirketlere tebligatta adres, yetkili temsilci/çalışan, şubeye tebligat, elektronik tebligat (UETS) ve usulsüz tebligatın sonuçları bu kapsamlı rehberde.

Bu nedenle ticari işletmelere yapılan tebligatı iki açıdan okumak gerekir:

  • Tebliği çıkaran taraf (davacı/alacaklı) için: “Tebligat geçerli olsun, süreç tıkanmasın.”

  • Muhatap ticari işletme (davalı/borçlu) için: “Tebligatı kaçırmayayım; süreler sessizce işlemeye başlamasın.”

    2) Hukuki çerçeve: Hangi mevzuat uygulanır?

    Ticari işletmelere yapılan tebligatta ana omurga şudur:

    1. 7201 sayılı Tebligat Kanunu (tebligatın temel kuralları; tüzel kişiler, adres değişikliği, usulsüz tebligat, elektronik tebligat vb.).

    2. Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik (uygulama detayları; şirketlere/işletmelere tebligatın kime yapılacağı, çalışanlara tebligat, adres değişikliği uygulaması vb.).

    3. Elektronik Tebligat Yönetmeliği (UETS üzerinden e-tebligatın teknik ve usuli çerçevesi).

    Elektronik tebligat hizmeti, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT) vasıtasıyla yürütülen UETS altyapısına dayanır.

3) “Ticari işletme” deyince kimleri kastediyoruz?

Uygulamada “ticari işletmeye tebligat” başlığı altında üç muhatap tipi öne çıkar:

  1. Tüzel kişi tacirler: Anonim şirket, limited şirket, kooperatif vb.

  2. Gerçek kişi tacirler: Şahıs işletmesi sahibi, tacir sıfatı taşıyan gerçek kişi.

  3. Ticari işletmenin şubesi / yerel birimi: Şube işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda şube temsilcisi ve şube adresi tartışmaları.

Bu ayrım önemlidir; çünkü tebligatta “adresin kaynağı” ve “kime teslim edileceği” muhatabın türüne göre şekillenir.

4) Tebligatta adres meselesi: Ticaret sicili, MERSİS, bilinen son adres

4.1. Şirketlerde temel adres: “resmî kayıtlardaki adres”

Tüzel kişiler bakımından tebligat, ilke olarak resmî kayıtlarda yer alan adrese (örneğin ticaret sicilindeki merkez adresi) yapılır. Uygulama yönetmeliği de tüzel kişilerde resmî kayıtlardaki adreslerin esas alınacağını açıkça vurgular.

Bu noktada pratik karşılığı şudur:

  • Davacı/alacaklı, tebligat adresini “rastgele” değil; mümkünse ticaret sicili / MERSİS kaydına göre belirlemelidir.

  • Şirket ise adres değişikliğini tescil/ilan ve bildirim süreçleriyle güncel tutmalıdır; aksi halde “adresim değişmişti” savunması her zaman koruma sağlamaz.

4.2. Adres değişikliği: “Eski adrese tebligat” riski

Adres değişikliği bildirilmezse, belirli şartlarda tebligatın eski adrese yapılmış sayılması gündeme gelebilir. Tüzel kişilerde resmî kayıttaki adresin esas alınacağı yaklaşımı, adres değişikliğini doğru yönetmeyen şirketler açısından ciddi risk oluşturur.

Uygulama uyarısı: “Tabelayı indirdik, taşındık” fiili durumu tek başına güvenli liman değildir. Ticaret sicilindeki kayıt güncellenmediyse, tebligatın kaderi çoğu zaman resmî kayda göre belirlenir.

4.3. “Bilinen en son adres” mantığı ve araştırma yükü

Yönetmelik, tebligatın öncelikle bilinen en son adreste yapılacağını; tebligat yapılamazsa bazı durumlarda kayıt sistemlerindeki adresin esas alınacağını düzenler.
Ticari işletmelerde, bilinen en son adresin kaynağı çoğunlukla ticaret sicili/MERSİS ve somut ticari ilişki belgeleridir (sözleşme, fatura, sevk irsaliyesi, mutabakat vb.).


5) Şirketlere tebligat kime yapılır?

Şirketlere tebligatın en kritik noktası “evrak kimin eline verilecek?” sorusudur. Çünkü yetkisiz kişiye teslim, birçok dosyada usulsüz tebligat iddiasının çekirdeğini oluşturur.

5.1. Birinci halka: Yetkili temsilci

Tüzel kişilere tebligat, kural olarak yetkili temsilciye yapılır; temsilci birden fazlaysa bunlardan birine yapılması yeterlidir.

5.2. İkinci halka: Yetkili temsilci yoksa “memur/müstahdem”

Yetkili kişiler mutat iş saatlerinde işyerinde yoksa veya evrakı bizzat alamayacak durumdaysa tebligat, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılabilir. Ancak burada “rastgele bir kişi” değil; görev itibarıyla temsilciden sonra gelen, evrak işlerinden sorumlu kişi gibi bir konum aranır.

Uygulamada sık hata: Güvenlik görevlisi, danışma, taşeron personel, aynı binadaki farklı şirket çalışanı gibi kişilere teslim edilen evraklar; “sürekli çalışan–görev itibarıyla uygun kişi” kriteri yönünden tartışma doğurur. (Her olay somut delille değerlendirilir; tebliğ mazbatasındaki açıklamalar belirleyicidir.)

5.3. Ticari işletmenin temsilcisine tebligat: “O işlemde yetkili ticari temsilci”

Yönetmelik, gerçek veya tüzel kişiye ait ticari işletmenin işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda, o işlemde yetkili ticari temsilciye yapılan tebliğin geçerli olduğunu ayrıca düzenler.
Bu hüküm özellikle şube, satış temsilcisi, işletme müdürü gibi yapılanmalarda kritik hale gelir.


6) Şubeye tebligat olur mu? Ne zaman anlamlıdır?

Şube, ticari işletmenin uzantısıdır; ancak tebligatta şubenin rolü her zaman otomatik değildir. Pratik yaklaşım şu şekilde kurulmalıdır:

  • Uyuşmazlık şube işlemlerinden doğmuşsa, şubenin işlemdeki yetkili temsilcisi/organizasyonu “tebligatı kabule elverişli muhatap” tartışmasına konu olabilir.

  • Uyuşmazlık şube ile ilgisizse, sırf şube adresi biliniyor diye şubeye tebligat yapılması, sonradan geçerlilik tartışması yaratabilir.

Davacı/alacaklı için pratik öneri: Şube ilişkili dosyalarda bile “merkez adres + şube delilleri” şeklinde çift yönlü bir strateji kurmak, tebligatın akamete uğrama riskini azaltır.


7) Elektronik tebligat (UETS): Şirketler için görünmez ama en sert süre kaynağı

Elektronik tebligatın ticari işletmeler açısından en kritik özelliği şudur:
Okuyup okumamanızdan bağımsız olarak süre başlatabilir.

7.1. Elektronik Tebligat Yönetmeliği ne diyor?

Elektronik tebligat, Tebligat Kanunu m. 7/a dayanak alınarak çıkarılan yönetmelikle ayrıntılandırılmıştır. Yönetmelik; delil kaydı, işlem kaydı, teslim–bilgilendirme–belgelendirme mantığını ve UETS kavramlarını tanımlar.

7.2. Tebliğ tarihi: “5. gün” kuralı

Elektronik tebligatta temel ilke şudur: Tebligat elektronik adrese ulaştıktan sonra, mevzuatın öngördüğü şekilde beşinci günün sonunda yapılmış sayılma kuralı vardır.
Bu, şirketler açısından şu anlama gelir: “Mail/SMS bildirimi gelmedi” veya “kimse sisteme girmedi” savunması, tek başına süreleri durdurmayabilir.

7.3. Şirketler için iç kontrol zorunluluğu

Elektronik tebligatta sorumluluk, pratikte muhatap şirkete yüklenir: UETS hesabını düzenli kontrol etmeyen şirket, çoğu zaman kendi iç organizasyon zaafını yargılamaya yansıtır.

Kurumsal öneri (uygulanabilir bir model):

  • UETS hesabı için birincil ve ikincil sorumlu belirleyin.

  • Her iş günü belirli saatlerde kontrol rutini oluşturun.

  • Gelen tebligatları “evrak kayıt–havale” sürecine sokun (hukuk birimi / dış avukat).

  • Yetkili değişikliklerinde (müdür, yönetim kurulu üyesi, imza sirküleri) UETS erişim yönetimini güncelleyin.

UETS’ye giriş ve mesaj merkezi erişimi PTT altyapısıyla sağlanır.


8) Usulsüz tebligat: “Geçersiz” demek değildir, ama süreleri değiştirir

Ticari işletmelerde tebligat tartışmalarının büyük kısmı usulsüz tebligat başlığında toplanır. Burada kritik ayrım şudur:

  • Tebligat yokluğu: Ortada tebligat işlemi yoktur (hiç çıkarılmamış, muhataba yönelmemiş vb.).

  • Usulsüz tebligat: Tebligat var; fakat kanun/yönetmelikteki usule aykırı yapılmıştır.

Usulsüz tebligatta, muhatap tebligatı fiilen öğrenmişse tebligat “hüküm ifade eder” ve muhatabın öğrendiğini beyan ettiği tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilir; bu yaklaşım doktrinde ve uygulamada açık biçimde tartışılmaktadır.

Ticari işletme açısından sonuç:

  • “Ben hiç tebligat almadım” savunması yerine, dosyada yapılan işlemler, UETS kayıtları, iç yazışmalar ve öğrenme tarihi tutarlılığı önem kazanır.

  • “Usulsüz ama öğrendim” çizgisinde süre hesabı yeniden kurulur.


9) En sık yapılan hatalar ve pratik çözümler

9.1. Davacı/alacaklı tarafın hataları

  1. Ticaret sicili/MERSİS adresini kontrol etmeden tebligat çıkarmak

  2. Şirket adına tebligatı yetkisiz kişiye yaptırmak (tebliğ mazbatasında gerekçesiz teslim)

  3. Şirketin e-tebligat adresi varken doğrudan klasik usulde ısrar etmek (somut olayda tartışma yaratabilir)

  4. Şube işlemlerinde, şube/merkez ayrımını net kurmadan tebligat stratejisi belirlemek

Çözüm: Dosya açmadan önce “tebligat check-list” hazırlayın:

  • Ticaret sicili kaydı / resmî adres doğrulaması

  • UETS zorunluluk/aktiflik kontrolü

  • Muhatap temsilciler ve imza sirküleri/temsil yetkisi araştırması

  • Şube işlem bağlantısı var mı? (sözleşme, fatura, teslim, yazışma)

9.2. Şirketlerin hataları

  1. Adres değişikliğini tescil/ilan etmemek (resmî kayıtta eski adres kalır)

  2. UETS hesabını “bir kişinin telefonuna” bağlayıp kurumsallaştırmamak

  3. Gelen tebligatı hukuk birimine/avukata geç iletmek

  4. Şirket içinde “tebligat kimde toplanacak?” kuralını belirlememek

Çözüm: “Tebligat yönetimi”ni bir iç prosedür haline getirin. UETS dahil tüm tebligatlar için tek hat oluşturun: kayıt–havale–takvim–aksiyon.


10) Sık Sorulan Sorular

Şirket kapalıysa veya kimse yoksa tebligat ne olur?
Somut olaya göre yönetmelikteki kademeli usuller (yetkili yoksa çalışanlara tebligat, mazbataya şerh vb.) işletilir. Tebliğ mazbatasındaki açıklamalar, geçerlilik tartışmasında kritik rol oynar.

Elektronik tebligatı 1. gün açtım; süre 1. günden mi başlar?
Elektronik tebligatta “beşinci günün sonunda yapılmış sayılma” kuralı bulunduğundan, süre hesabı bakımından mevzuattaki bu rejim esas alınır.

Usulsüz tebligat varsa süre hiç işlemeyecek mi?
Muhatap tebligatı öğrenmişse, öğrenme beyanının esas alınması ve buna göre tebliğ tarihinin belirlenmesi yaklaşımı kabul görür; bu nedenle süreler, çoğu olayda “öğrenme tarihi” üzerinden başlatılır.


Sonuç

Ticari işletmelere yapılan tebligat, yalnızca “zarfın teslimi” değildir; adresin kaynağından, tebliğin teslim edildiği kişinin sıfatına; elektronik tebligatta 5. gün kuralından, usulsüz tebligatta öğrenme tarihinin süreye etkisine kadar tam bir usul mühendisliği gerektirir. Şirketler açısından en güvenli yaklaşım, ticaret sicili adresini güncel tutmak ve UETS tebligatlarını kurumsal bir rutinle izlemek; davacı/alacaklı açısından ise resmî kayıt temelli adres doğrulaması yapıp tebligatı doğru kişiye yönlendirmektir. Bu disiplin sağlandığında, tebligat kaynaklı “süre kaçırma” ve “geçerlilik tartışması” riski önemli ölçüde azalır.

Leave a Reply

Call Now Button