Ticari Uyuşmazlıklarda Zorunlu Arabuluculuk: Hangi Davalarda Şart, Süreç Nasıl?
Ticari Uyuşmazlıklarda Zorunlu Arabuluculuk: Hangi Davalarda Şart, Süreç Nasıl?
Arabuluculuk neden ticari davalarda dava şartı haline gelmiştir? Ticari hayatın doğası gereği; fatura/irsaliye kaynaklı alacaklar, sözleşme ihlali tazminatları, bayilik-distribütörlük anlaşmazlıkları, cari hesap uyuşmazlıkları ve çek-bono ilişkileri gibi ihtilaflar hızla büyür ve işletmenin nakit akışını doğrudan etkiler. Bu nedenle Türk hukukunda, belirli ticari uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmayı “dava şartı” haline getiren bir sistem kurulmuştur. Ticari davalarda dava şartı arabuluculuk uygulaması 01.01.2019 itibarıyla yürürlüğe girmiştir.
Zorunlu Arabuluculuk (Dava Şartı) Nedir?
“Dava şartı” demek; mahkemenin davanın esasına girebilmesi için önceden gerçekleşmiş olması gereken koşul demektir. Ticari uyuşmazlık bakımından bu koşul; kanunun öngördüğü hâllerde arabulucuya başvurulmuş ve sürecin son tutanakla sonuçlanmış olmasıdır. Başvuru yapılmadan dava açılırsa mahkeme, uyuşmazlığın haklı/haksız yönüne girmeden usulden ret kararı verir.
Ticari Davalarda Zorunlu Arabuluculuk Hangi Davalarda Şart?
Ticari davalarda zorunlu arabuluculuğun kapsamını doğru tespit etmek için pratik bir “3 soruluk test” kullanmak en sağlıklısıdır:
1) Uyuşmazlık “ticari dava” mı?
Dava, Türk Ticaret Kanunu’nda ticari dava sayılan veya başka kanunlarda ticari dava olarak düzenlenen bir uyuşmazlıktan doğmalı. (Örn. ticari satış, taşıma, komisyon, cari hesap; şirketler hukuku uyuşmazlıkları; kambiyo ilişkileri vb.). Zorunlu arabuluculuk kuralı, ticari dava niteliği taşıyan uyuşmazlıkların belirli bir alt kümesine uygulanır.
2) Talep “bir miktar paranın ödenmesi” mi?
Ticari davalarda dava şartı arabuluculuk, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri için öngörülmüştür. Yani yalnızca “ticari” olmak yetmez; talebin sonucu para ödeme olmalıdır.
Uygulamadaki tipik örnekler (genellikle zorunlu arabuluculuk kapsamındadır):
-
Fatura bedeli / mal-hizmet bedeli alacağı
-
Cari hesap alacağı
-
Sözleşmeye aykırılıktan doğan zarar (maddi tazminat)
-
Cezai şart / sözleşmesel tazminat talepleri
-
Ticari nitelikte haksız fiilden doğan tazminat talepleri
-
Komisyon, prim, bayilik iskonto alacağı gibi para talepleri
Not: “Dava türü” bazen kafa karıştırır. Önemli olan etiketi değil, talep sonucunun para olup olmadığıdır. Örneğin bir dava “tespit” adıyla açılmış olsa bile, gerçekte para borcuna ilişkin bir ihtilafı çözüyor ve sonuç itibarıyla para ödemeyi hedefliyorsa, dava şartı arabuluculuk tartışması doğar. Uygulamada bu konuda farklı yaklaşımlar ve değerlendirmeler görülebildiği için, tereddüt varsa arabuluculuğa başvurmak çoğu kez usul riskini azaltır.
3) Tahkim/başka zorunlu alternatif çözüm yolu var mı?
Kanun, tahkim sözleşmesi bulunan veya özel kanunda tahkim ya da başka bir alternatif çözüm yolunun zorunlu olduğu hâllerde dava şartı arabuluculuğun uygulanmayacağını kabul eder. Dolayısıyla sözleşmelerdeki “tahkim klozu” mutlaka kontrol edilmelidir.
Birden Fazla Talep Varsa Ne Olur?
Ticari davalarda çoğu dosyada tek bir talep olmaz: aynı dilekçede hem para alacağı hem de başka tür talepler (örneğin tespit, fesih, edimin ifası, ihtiyati tedbir gibi) birlikte ileri sürülebilir. Burada kritik nokta şudur:
-
Her talep, niteliğine göre ayrı ayrı dava şartı denetimine tabi olabilir.
-
Eğer taleplerden en az biri para alacağı/tazminat niteliğinde ticari talep ise, bu kısmın dava şartına takılma riski vardır.
-
Uygulamada, “kümülatif/terditli/seçimlik” talepler ve karşı dava gibi durumlarda dava şartı arabuluculuğun hangi talebe uygulanacağı ayrıca değerlendirilir.
Bu nedenle dilekçe stratejisi kurulurken, arabuluculuk başvurusunun kapsamı ve son tutanak içeriği talep kurgusuyla uyumlu planlanmalıdır.
Başvuru Nereye Yapılır? Yetki Nasıl Belirlenir?
Dava şartı arabuluculuk başvurusu, kural olarak uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır; arabuluculuk bürosu olmayan yerde belirlenen yazı işleri birimi süreci yürütür.
Karşı taraf, en geç ilk toplantıda büro yetkisine itiraz edebilir; itiraz sulh hukuk mahkemesine taşınır ve mahkeme dosya üzerinden hızlı şekilde yetkili büroyu kesin olarak belirler. Bu mekanizma, yanlış yerde başvuru yapılması riskini tamamen sıfırlamaz ama düzeltilebilir kılar.
Süreç Nasıl İşler?
Aşağıdaki akış, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuğun pratik yol haritasıdır:
1) Başvuru
Davacı (başvuran), arabuluculuk bürosuna başvurur ve elindeki iletişim bilgilerini sunar; büro, resmî kayıtlardan iletişim bilgilerini araştırma yetkisine de sahiptir.
2) Arabulucunun belirlenmesi
Arabulucu, büro tarafından listeden görevlendirilir. Taraflar listede yer alan bir arabulucu üzerinde anlaşırsa, o arabulucu görevlendirilir.
3) Davet ve ilk toplantı
Arabulucu, tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder; bilgilendirme ve davet işlemlerini belgeye bağlar. Avukat olsa bile asıl tarafın da bilgilendirilmesi esası ayrıca düzenlenmiştir.
4) Görüşmeler ve müzakere
Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk; tarafların talep ve savunmalarını, belgelerini ve çözüm seçeneklerini konuştuğu müzakere aşamasıdır. Süreçte gizlilik ve delil yasakları (aşağıda açıklanacak) hem müzakere güvenliğini hem de sonradan açılacak davanın sağlıklı yürütülmesini destekler.
5) Süre: Ticari uyuşmazlıkta 6 hafta + 2 hafta uzatma
Ticari davalarda dava şartı arabuluculukta, arabulucunun görevlendirildiği tarihten itibaren süreci 6 hafta içinde sonuçlandırması, zorunlu hâllerde en fazla 2 hafta uzatabilmesi öngörülmüştür.
Kanunda, genel dava şartı arabuluculuk rejimine ilişkin hükümler de yer alır; ayrıca özel kanunlardaki özel süre/kurallar saklı tutulur. Bu nedenle ticari uyuşmazlıklarda süre hesabında TTK’daki özel düzenleme esas alınır.
6) Son tutanak
Arabuluculuk faaliyeti anlaşma veya anlaşmama ile biter ve sonuç tutanakla belgelendirilir. Bu tutanak, dava şartının yerine getirildiğini gösteren temel belgedir.
Dava Dilekçesine Son Tutanak Eklenmezse Ne Olur?
Dava şartı arabuluculuk kapsamında bir ticari dava açılıyorsa, davacı anlaşmama son tutanağını dava dilekçesine eklemek zorundadır. Eklenmezse mahkeme davacıya 1 haftalık kesin süre verir; bu süre içinde tutanak sunulmazsa dava, karşı tarafa tebliğe çıkarılmadan usulden reddedilir. Arabulucuya hiç başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa da dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret sonucu doğar.
Bu hüküm uygulamada çok net bir “usul filtresi”dir: Dosyanız esastan ne kadar güçlü olursa olsun, dava şartı eksikse davaya devam edemezsiniz.
Zamanaşımı, Hak Düşürücü Süre ve Geçici Hukuki Korumalar
Dava şartı arabuluculukta en kritik güvencelerden biri şudur: arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar geçen sürede zamanaşımı durur, hak düşürücü süreler işlemez.
Ayrıca ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz gibi geçici hukuki koruma kararı alındıysa, esas davayı belirli süre içinde açma zorunluluğuna ilişkin sürelerin arabuluculuk sürecinde işlemeyeceği de düzenlenmiştir. Bu, alacağını güvenceye almak isteyen tacir için pratikte çok değerlidir.
Ücret ve Masraflar: Kim Öder?
Dava şartı arabuluculukta ücret/masraf rejimi de kanunda detaylıdır:
-
Taraflar anlaşırsa arabuluculuk ücreti kural olarak eşit paylaşılır (aksi kararlaştırılabilir) ve belirli asgari sınırlar korunur.
-
Anlaşmama durumunda; özellikle ilk iki saatlik ücretin Bakanlık bütçesinden karşılanması, belirli koşullarda devam eden ücretin paylaşımı ve bunun yargılama gideri sayılması gibi hükümler bulunur.
-
Büro tarafından yapılması gereken zorunlu giderlerin nasıl karşılanacağı ve sonradan haksız çıkan taraftan tahsili de düzenlenmiştir.
Bu çerçeve, “arabuluculuk pahalıya patlar mı?” endişesini çoğu ticari dosyada yönetilebilir kılar.
İlk Toplantıya Katılmamanın Yaptırımı Var mı?
Evet. Dava şartı arabuluculukta ilk toplantıya geçerli bir mazeret olmaksızın katılmama hâli, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bakımından aleyhe sonuçlar doğurabilir. Uygulamada bu, özellikle “müzakereyi uzatmak için gelmeme” stratejisini caydırmayı amaçlar.
Gizlilik ve “Delil Olarak Kullanılamama” Kuralı
Arabuluculuğun güvenli alan oluşturması için iki temel ilke önemlidir:
-
Gizlilik: Arabulucu (ve kural olarak taraflar ile görüşmeye katılanlar) arabuluculuk kapsamında öğrenilen bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür.
-
Beyan ve belgelerin delil olarak kullanılamaması: Arabuluculuk daveti, müzakerede ileri sürülen teklifler, kabul beyanları ve yalnız arabuluculuk için üretilen belgeler, sonradan dava/tahkim aşamasında delil olarak ileri sürülemez ve hükme esas alınamaz (istisnaları sınırlıdır).
Bu nedenle arabuluculukta “dengeyi bozan” aşırı açık beyanlardan kaçınmak, ama çözüm odaklı ve ölçülü bir müzakere dili kurmak en doğru yaklaşımdır.
Anlaşma Olursa Ne Kazanılır? Anlaşma Belgesinin Hukuki Etkisi
Arabuluculuk sonunda anlaşma sağlanırsa, anlaşmanın kapsamını taraflar belirler ve anlaşma belgesi düzenlenir. Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi alınabilmesi mümkündür; dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmişse, şerh kural olarak arabulucunun görev yaptığı yerdeki sulh hukuk mahkemesinden talep edilir.
Ticari uyuşmazlıklarda ayrıca çok pratik bir sonuç vardır: Kanunun öngördüğü istisnalar saklı kalmak üzere, özellikle ticari uyuşmazlıklarda anlaşma belgesinin avukatlar ve arabulucu tarafından birlikte imzalanması hâlinde, belgenin icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılabildiği düzenlenmiştir.
Ve en kritik sonuç: Arabuluculuk sonunda anlaşmaya varılmışsa, anlaşılan hususlar hakkında sonradan dava açılamaz. Bu, “kesin kapanış” etkisi yaratır.
Ticari dosyalarda arabuluculuk başarısını artıran temel hazırlıklar:
-
Sözleşme, sipariş formu, teklif–kabul yazışmaları
-
Fatura, irsaliye, teslim-tesellüm, servis tutanakları
-
Cari hesap ekstresi / mutabakat / ihtarname
-
Temerrüt tarihi ve faiz hesabına dayanak veri seti
-
Ayıp/eksik ifa iddiası varsa fotoğraf–rapor–tespit–iade kayıtları
-
Ödeme planı senaryoları (peşin/taahhüt/teminat/çek–senet yapılandırması)
-
Tahkim/yetki/uyuşmazlık çözüm klozlarının analizi (dava şartı kapsamı için kritik)
Sık Sorulan Sorular
1) Arabulucuya hiç başvurmadan ticari alacak davası açarsam ne olur?
Dava şartı kapsamındaysa mahkeme, davayı esasına girmeden usulden reddeder.
2) Son tutanağı dilekçeye eklemeyi unuttum, dava bitti mi?
Mahkeme genellikle 1 haftalık kesin süre verir; süre içinde tutanak sunulmazsa dava usulden reddedilir.
3) Arabuluculuk sürecinde zamanaşımı işler mi?
Başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur, hak düşürücü süre işlemez.
4) Karşı taraf ilk toplantıya gelmezse ne olur?
Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bakımından aleyhe sonuç doğurabilecek yaptırımlar gündeme gelebilir.
Ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk, doğru uygulandığında “mahkemeye gitmeden tahsil” imkânını güçlendiren; yanlış uygulandığında ise davayı usulden reddettirecek kadar kritik bir dava şartıdır. Kapsamın temel belirleyicisi, uyuşmazlığın ticari dava niteliği ve talebin para ödemeye yönelik alacak/tazminat olmasıdır. Süreci doğru yerde başlatmak, son tutanağı doğru almak ve dilekçe ekleriyle usul şartını eksiksiz tamamlamak; hem zaman kaybını hem de masraf riskini azaltır. Ticari dosyalarda strateji şudur: “Önce usul güvenliği, sonra güçlü müzakere, en sonunda gerekiyorsa dava.”