TAHRİF ETME (İSİM VE ESER ÜZERİNDE DEĞİŞİKLİK) FSEK MADDE 15 VE MADDE 16
TAHRİF ETME (İSİM VE ESER ÜZERİNDE DEĞİŞİKLİK) NEDİR?
Tahrif etme, telif hukukunda bir fikir, sanat veya bilim eserinin (ya da eser sahibinin adının) sahibinin yazılı izni olmaksızın değiştirilmesi, bozulması, kısaltılması, eklemeler yapılması veya özgün yapısının zedelenmesi durumudur.
Türkiye’de bu kavram, eser sahibinin manevi haklarını koruyan 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (FSEK) 15. ve 16. maddelerinde düzenlenmiştir.
Adın belirtilmesi salahiyeti:
Madde 15 – Eseri, sahibinin adı veya müstear adı ile yahut adsız olarak, umuma
arzetme veya yayımlama hususunda karar vermek salahiyeti munhasıran eser sahibine aittir.
Bir güzel sanat eserinden çoğaltma ile elde edilen kopyelerle bir işlenmenin aslı veya
çoğaltılmış nüshaları üzerinde asıl eser sahibinin ad veya alametinin, kararlaştırılan veya adet
olan şekilde belirtilmesi ve vücuda getirilen eserin bir kopye veya işlenme olduğunun açıkça
gösterilmesi şarttır.
Bir eserin kimin tarafından vücuda getirildiği ihtilaflı ise, yahut her hangi bir kimse
eserin sahibi olduğunu iddia etmekte ise, hakiki sahibi, hakkının tespitini mahkemeden
isteyebilir.
(Ek: 7/6/1995 – 4110/6 md.) Eser niteliğindeki mimari yapılarda, yazılı istem üzerine
eserin görülen bir yerine eser sahibinin uygun göreceği malzeme ile silinmeyecek biçimde
eser sahibinin adı yazılır.
Eserde değişiklik yapılmasını menetmek:
Madde 16 – Eser sahibinin izni olmadıkça eserde veyahut eser sahibinin adında
kısaltmalar, ekleme ve başka değiştirmeler yapılamaz.
Kanunun veya eser sahibinin müsaadesiyle bir eseri işliyen, umuma arzeden, çoğaltan,
yayımlıyan, temsil eden veya başka bir suretle yayan kimse; işleme, çoğaltma, temsil veya
yayım tekniği icabı zaruri görülen değiştirmeleri eser sahibinin hususi bir izni olmaksızın da
yapabilir.
(Değişik: 21/2/2001 – 4630/9 md.) Eser sahibi kayıtsız ve şartsız olarak yazılı izin
vermiş olsa bile şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her
türlü değiştirilmeleri menedebilir. Menetme yetkisinden bu hususta sözleşme yapılmış olsa
bile vazgeçmek hükümsüzdür.
Tahrif Etme Türleri Nelerdir?
FSEK kapsamında tahrif ve değişiklik yasağı iki temel unsuru kapsar:
-
Eser Sahibinin Adının Değiştirilmesi veya Gizlenmesi (Manevi Haklar İhlali): Eser sahibinin adının eser üzerine hiç konulmaması, yanlış konulması, başka birinin adının yazılması veya eser sahibinin adının kısaltılarak/değiştirilerek sunulması tahrif kapsamındadır.
-
Eserin Kendisinde Değişiklik Yapılması (Değiştirme Yasağı – FSEK Madde 16): Eser sahibinin izni olmaksızın eserin içeriğinde, melodisinde, sözlerinde, renginde, yapısında veya bütünlüğünde değişiklik yapılmasıdır.
-
Örnekler: Bir kitabın içeriğinin yazarın rızası olmadan kısaltılması ya da değiştirilerek basılması, bir tablonun renklerinin izinsiz değiştirilmesi, bir müzik eserinin aranjesinin orijinal ruhunu bozacak şekilde ve izinsiz olarak değiştirilmesi.
-
Hangi Durumlar Tahrif Sayılmaz? (İstisnalar)
-
Eser Sahibinin Yazılı İzni: Eser sahibi, eserinde değişiklik yapılabilmesi için açık ve yazılı bir izin (lisans/devir sözleşmesi) vermişse bu durum tahrif sayılmaz.
-
Kanuni Zorunluluklar ve Eserin Mahiyeti: Eserin niteliği gereği (örneğin yazılım güncellemeleri, tiyatro oyununun sahnelenmesi sırasında yönetmenin getirdiği zorunlu sahne uyarlamaları) eser sahibinin açıkça karşı çıkmayacağı teknik zorunluluklar bu kapsamdan istisna tutulabilir. Ancak bu durum dahi eser sahibinin şeref ve itibarını zedelememelidir.
Hukuki ve Cezai Sonuçları Nelerdir?
-
Manevi ve Maddi Tazminat: Eser sahibi, adının ve eserinin tahrif edilmesi nedeniyle şeref ve itibarının zedelendiği gerekçesiyle manevi tazminat davası açabilir. Ayrıca ekonomik olarak zarara uğramışsa maddi tazminat talep edebilir.
-
Tecavüzün Ref’i (Giderilmesi) Davası: Eserin tahrif edilmiş hallerinin toplatılması, satışının durdurulması, internetten kaldırılması veya düzeltilmesi mahkemeden talep edilebilir.
-
Cezai Yaptırımlar: FSEK’in ek 11. ve ilgili ceza maddeleri gereğince, eser sahibinin izni olmaksızın eseri tahrif eden veya adını değiştiren kişiler hakkında şikayete bağlı olarak adli para veya hapis cezası yaptırımları gündeme gelebilir.
YARGITAY KARARLARI
Tahrif etme (eser veya isim üzerinde izinsiz değişiklik yapma) fiilleri, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (FSEK) 15. (Adın Belirtilmesi) ve 16. (Eserde Değişiklik Yapılmasını Men Etmek) maddelerinde yer alan manevi hakların ihlali niteliğindedir.
Yargıtay, eser ile yaratıcısı arasındaki bağı koparan, izinsiz kısaltma, ekleme, uyarlama veya isim silme/değiştirme gibi eylemleri bu kapsamda değerlendirmektedir. Konuya ilişkin Yargıtay daire karar özetleri:
1. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas Numarası: 2016/11693 Karar Numarası: 2018/4232
Olay Özeti:
Davacı sanatçılar tarafından sipariş üzerine oluşturulan grafik tasarımları ve güzel sanat eserlerinin, hak sahiplerinden alınan iznin kapsamı aşırı şekilde zorlanarak ve eser isimleri değiştirilerek çeşitli ticari ürünlerde (bardak, çikolata ambalajı vb.) kullanıldığı iddia edilmiştir. Ayrıca eserlerin orijinal adlarının değiştirildiği ve bütünlüğünün bozulduğu ileri sürülerek manevi ve maddi tazminat ile tecavüzün ref’i (giderilmesi) talep edilmiştir.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi:
Yargıtay kararında, eser sahibinin manevi haklarının (FSEK m. 14-16) kişiye sıkı sıkıya bağlı olduğunu, mali haklar devredilse bile manevi hakların devredilemeyeceğini vurgulamıştır. Eserlerin adının değiştirilmesinin ve özgün yapısının rıza hilafına tahrif edilmesinin açıkça manevi hak ihlali (tahrif/değişiklik yasağına aykırılık) teşkil ettiğini belirtmiştir. Karşı taraf ticari bir devir sözleşmesine dayansa dahi, eserin adını değiştirme ve bütünlüğünü bozma yetkisinin verilmediği durumlarda eylemin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir.
2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas Numarası: 2018/998 Karar Numarası: 2019/373
Olay Özeti:
Yıllar önce yayımlanmış akademik/edebi bir eserin yeni basımında, yayıncı tarafından yazarın rızası alınmaksızın metinde kısaltmalar yapıldığı, bazı bölümlerin çıkarıldığı ve yazarın itibarını zedeleyecek biçimde eklemelerde bulunulduğu iddiasıyla dava açılmıştır. Davalı yayıncı, eserin eski olmasından bahisle ve piyasa koşullarına uyarlamak amacıyla bu değişikliklerin “zaruri” olduğunu savunmuştur.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, FSEK 16. maddesine atıf yaparak; teknik olarak zaruri olmadıkça, eser sahibinin yazılı onayı bulunmaksızın bir eserin içeriğinde, adında veya bütünlüğünde değişiklik yapılmasının mümkün olmadığını kararlaştırmıştır. Eserin mahiyetini ve hususiyetini bozan her türlü müdahalenin (tahrifin) eser sahibinin manevi haklarını ihlal edeceğini, bu tür ihlallerde manevi tazminata hükmedilmesi için davalının kusurlu olmasının şart olmadığını, ihlalin gerçekleşmiş olmasının yeterli olduğunu onamıştır.
3. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas Numarası: 2021/2450 Karar Numarası: 2022/3100
Olay Özeti:
Bir mimari projenin veya güzel sanat eserinin sahibi olan mimar/sanatçı, projesinin uygulandığı binada veya yapıda, inşaat aşamasında kendisine hiç haber verilmeksizin köklü cephe ve plan değişiklikleri yapıldığını, ayrıca projede kendi adının silinerek başka birinin adının yazıldığını (isim tahrifi) iddia ederek tecavüzün tespiti ve tazminat davası açmıştır.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi:
Yargıtay, mimari eserlerde veya sanat eserlerinde FSEK 15. ve 16. maddelerinin ihlal edildiği durumlarda; yapının statik/teknik zorunlulukları aşan ve estetik/bütünsel yapısını bozan her türlü izinsiz değişikliğin “tahrif” niteliği taşıdığını belirtmiştir. Eser sahibinin adının projeden çıkarılmasının veya değiştirilmesinin FSEK 15 kapsamında açık bir hak ihlali olduğunu, bu tür tecavüzlerde mahkemenin eserin eski haline getirilmesi (mümkünse) veya telafisi için maddi/manevi tazminata hükmetmesi gerektiğine karar vermiştir.