Şüpheli Olarak İfade Vermek Sicile İşler mi? Savcılık Soruşturması Sabıka Kaydında Görünür mü? 2026
Şüpheli olarak ifade vermek sicile işler mi? Hayır. Polis, jandarma veya Cumhuriyet savcılığında şüpheli sıfatıyla ifade vermek tek başına adli sicil, yani halk arasındaki adıyla sabıka kaydı oluşturmaz.
Aynı şekilde hakkınızda bir kişinin şikâyette bulunması veya Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma açılması da tek başına adli sicile mahkûmiyet kaydı olarak işlenmez.
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun temel sistemine göre adli sicile esas olarak Türk mahkemeleri tarafından verilmiş ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri kaydedilir. Adli Sicil Yönetmeliği de kesinleşmiş ceza mahkûmiyetlerinin adli sicile kaydedileceğini açıkça düzenlemektedir.
Bu nedenle;
“Polise şüpheli olarak ifade verdim, artık sabıkam var.”
veya
“Savcılıkta hakkımda dosya açıldı, adli sicilim bozuldu.”
şeklindeki düşünceler kural olarak doğru değildir.
Ancak burada adli sicil kaydı, arşiv kaydı, UYAP soruşturma kaydı ve güvenlik soruşturması/arşiv araştırması kavramlarını birbirinden ayırmak gerekir.
Şüpheli Olarak İfade Vermek Sabıka Kaydına İşler mi?
Hayır.
Bir kişinin;
- Polis merkezinde,
- Jandarmada,
- Cumhuriyet savcılığında
şüpheli sıfatıyla ifade vermesi, o kişi hakkında mahkûmiyet kararı verildiği anlamına gelmez.
Şüpheli, hakkında suç şüphesi bulunan kişidir.
Bu aşamada henüz;
suçun işlendiği kesinleşmiş değildir.
Soruşturma sonucunda savcılık;
- Kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir,
- Başka bir muhakeme usulü uygulayabilir,
- Yeterli şüphe görürse iddianame düzenleyebilir.
Dolayısıyla ifade işleminin kendisi adli sicil kaydı değildir.
Savcılık Soruşturması Adli Sicile İşler mi?
Kural olarak hayır.
Bir kişi hakkında Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma açılmış olması, kişinin sabıkalı olduğu anlamına gelmez.
Adli Sicil Kanunu m.4’te sistem esas olarak kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri üzerine kurulmuştur.
Örneğin hakkınızda;
“tehdit”
iddiasıyla soruşturma açılmış ve savcılık ifadenizi almış olabilir.
Dosya aylarca devam edebilir.
Bu durum standart adli sicil belgenizde;
“Tehdit suçundan soruşturması vardır.”
şeklinde mahkûmiyet kaydı olarak görünmez.
Hakkımda Şikâyet Olması Sicile İşler mi?
Hayır.
Bir kişinin polis, jandarma veya savcılığa giderek hakkınızda şikâyetçi olması adli sicil kaydı oluşturmaz.
Şikâyet, soruşturmanın başlamasına yol açabilir.
Ancak şikâyetçinin;
“Bu kişi suçu işledi.”
demesi kişinin suçlu olduğu anlamına gelmez.
Savcılık iddiayı araştırır.
Bu nedenle;
şikâyet edilmek ≠ mahkûm olmak
ve
soruşturma geçirmek ≠ sabıkalı olmak
şeklinde ayrım yapılmalıdır.
Savcılıkta Dosya Açılması Sicile İşler mi?
Hayır.
Soruşturma dosyası açılması UYAP ve adli makamların sistemlerinde soruşturma işlemlerinin yürütülmesine ilişkin kayıtların bulunmasına neden olabilir.
Ancak bu durum adli sicil kaydıyla aynı şey değildir.
Adli sicil, 5352 sayılı Kanun kapsamında tutulan ayrı bir sistemdir.
UYAP ise yargısal süreçlerin yürütüldüğü bilişim sistemidir.
Dolayısıyla;
“UYAP’ta hakkımda dosya bulunuyor.”
ile
“Adli sicilimde mahkûmiyet bulunuyor.”
aynı anlama gelmez.
UYAP’ta Dosya Görünmesi Sabıka Anlamına mı Gelir?
Hayır.
UYAP Vatandaş Portalı, vatandaşların taraf oldukları yargı dosyalarındaki çeşitli bilgileri takip edebildiği bir sistemdir.
Bir kişinin UYAP’ta;
- Ceza davası,
- Hukuk davası,
- İcra dosyası
bulunabilir.
Bunların varlığı kişinin adli sicilinde mahkûmiyet bulunduğu anlamına gelmez.
Aynı şekilde hakkında ceza davası devam eden kişi de henüz mahkûm olmuş değildir.
Takipsizlik Kararı Sicile İşler mi?
Kural olarak hayır.
Takipsizlik olarak bilinen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, kişinin suçtan mahkûm edildiği anlamına gelmez.
Savcılık;
- Yeterli delil bulunmadığı,
- Suçun unsurlarının oluşmadığı,
- Dava şartının bulunmadığı
gibi nedenlerle kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir.
Böyle bir karar kesinleşmiş ceza mahkûmiyeti olmadığı için normal adli sicil kaydında sabıka olarak yer almaz.
Bu nedenle;
“Savcılıkta ifade verdim ama takipsizlik çıktı; sicilim bozuldu mu?”
sorusunun cevabı kural olarak hayırdır.
Takipsizlik Kararı e-Devlet Adli Sicil Belgesinde Görünür mü?
Standart adli sicil belgesinde takipsizlik kararı mahkûmiyet kaydı şeklinde görünmez.
Adalet Bakanlığı vatandaşların e-Devlet üzerinden kendi adli sicil belgelerini alabilmelerine imkân sağlamaktadır.
Dolayısıyla hakkında soruşturma yapılmış ve sonunda takipsizlik verilmiş bir kişi;
sırf bu nedenle sabıkalı sayılmaz.
Beraat Kararı Sicile İşler mi?
Beraat, mahkûmiyet değildir.
Bu nedenle beraat kararı kişinin adli siciline suç mahkûmiyeti olarak kaydedilmez.
Örneğin kişi hakkında ceza davası açılmış, bir yıl yargılama yapılmış ve sonunda;
BERAAT
kararı verilmişse kişi o suç nedeniyle mahkûm olmuş değildir.
Bu noktada;
“Mahkemeye çıktım, o halde sabıkama işledi.”
düşüncesi yanlıştır.
Mahkemede yargılanmak ile mahkûm olmak birbirinden farklıdır.
Ceza Davası Açılması Sicile İşler mi?
Tek başına hayır.
Savcılık yeterli şüphe görürse iddianame düzenleyebilir.
Mahkeme iddianameyi kabul ettiğinde kişi artık “şüpheli” değil, sanık sıfatını alır.
Ancak sanık olmak da suçlu olmak anlamına gelmez.
Yargılama sonunda;
- Beraat,
- Ceza verilmesine yer olmadığı,
- Düşme,
- Mahkûmiyet
gibi farklı kararlar çıkabilir.
Adli sicil bakımından asıl önem taşıyan husus, kanun kapsamında adli sicile kaydedilecek nitelikte kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunup bulunmadığıdır.
Mahkûmiyet Kararı Ne Zaman Sicile İşler?
Adli Sicil Yönetmeliğine göre Türk mahkemeleri tarafından verilmiş kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri adli sicile kaydedilir.
Bu nedenle ilk derece mahkemesi tarafından ceza verilmesi ile kararın kesinleşmesi arasında ayrım bulunmaktadır.
Örneğin kişi hakkında Asliye Ceza Mahkemesi;
1 yıl 6 ay hapis cezası
vermiş olabilir.
Karar istinafa açık ve henüz kesinleşmemişse adli sicil bakımından kesinleşmiş mahkûmiyet sistemi ayrıca dikkate alınmalıdır.
Kanun yolu süreçlerinin tamamlanması ve hükmün kesinleşmesi önemlidir.
Hapis Cezası Sabıka Kaydına İşler mi?
Kesinleşmiş hapis cezası, Adli Sicil Kanunu’ndaki şartlar kapsamında adli sicile kaydedilir.
5352 sayılı Kanun m.4’te hapis cezasına mahkûmiyet kararlarının adli sicile kaydedileceği düzenlenmiştir.
Bu nedenle soruşturma aşamasıyla kesinleşmiş mahkûmiyet aşaması birbirine karıştırılmamalıdır.
Adli Para Cezası Sicile İşler mi?
Mahkeme tarafından verilen ve adli nitelikte olan kesinleşmiş adli para cezaları, şartlarına göre adli sicil sistemine ilişkin kayıtlara konu olabilir.
Ancak idari para cezası farklıdır.
Adli Sicil Yönetmeliği, idari para cezalarının adli sicile kaydedilmeyeceğini açıkça belirtmektedir.
Örneğin;
trafik idari para cezası
ile
ceza mahkemesinin suç nedeniyle verdiği adli para cezası
aynı şey değildir.
Hapis Cezasının Ertelenmesi Sicile İşler mi?
Hapis cezasının ertelenmesi, kişinin hiç mahkûm olmadığı anlamına gelmez.
Ortada bir mahkûmiyet hükmü bulunmaktadır; yalnızca cezanın infazına ilişkin farklı bir hukuki rejim uygulanmaktadır.
Bu nedenle;
“Ceza ertelendi, sabıka hiç oluşmaz.”
şeklindeki genel ifade doğru değildir.
Adli sicil bakımından mahkûmiyet hükmü ve infaz durumu ayrıca değerlendirilir.
HAGB Sicile İşler mi?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, yani HAGB, normal kesinleşmiş mahkûmiyet kaydından farklı bir sisteme tabidir.
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.6’ya göre HAGB kararları bunlara mahsus özel bir sisteme kaydedilir ve bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istendiğinde verilir.
Dolayısıyla HAGB;
standart e-Devlet adli sicil belgesinde sıradan bir mahkûmiyet kaydı gibi görünmez.
Ancak;
“Hiçbir devlet sisteminde hiçbir şekilde kayıt yoktur.”
demek de doğru değildir.
HAGB için kanunun öngördüğü mahsus kayıt sistemi bulunmaktadır.
HAGB Sabıka Kaydı Alındığında Çıkar mı?
Standart adli sicil belgesinde HAGB, kesinleşmiş mahkûmiyet gibi gösterilmez.
Ancak HAGB kararının kendi özel kayıt sistemi bulunmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 7315 sayılı Kanuna ilişkin değerlendirmelerinde de HAGB kararlarının mahsus sisteme kaydedildiği ve bu kayıtların belirli adli amaçlarla kullanılabildiği açıklanmıştır.
Bu nedenle;
“HAGB varsa normal sabıka belgesinde mahkûmiyet görür mü?”
sorusu ile
“HAGB hiçbir kamu sisteminde kayıtlı değil midir?”
sorusu farklıdır.
Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Sicile İşler mi?
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi de normal kesinleşmiş mahkûmiyet kaydından farklıdır.
Adli Sicil Kanunu m.6’da kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararların da belirli amaçlarla kullanılmak üzere özel biçimde kaydedildiği düzenlenmektedir.
Dolayısıyla bu karar;
kesinleşmiş mahkûmiyetle aynı şey değildir.
Uzlaştırma Sicile İşler mi?
Bir dosyanın uzlaştırma kapsamında sonuçlanması tek başına kesinleşmiş ceza mahkûmiyeti anlamına gelmez.
Örneğin soruşturma aşamasında uzlaşmanın gerçekleşmesi sonucunda kanuni koşullara göre kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilebilir.
Böyle bir durumda kişinin sırf uzlaştırma sürecine katılması nedeniyle standart adli sicil belgesine mahkûmiyet işlenmez.
Ancak dosyanın hangi aşamada ve hangi kararla sonuçlandığı ayrıca incelenmelidir.
Ön Ödeme Sicile İşler mi?
Ön ödeme kurumunda da dosyanın hangi aşamada ve hangi kararla sonuçlandığı önemlidir.
Soruşturma aşamasında ön ödeme koşullarının yerine getirilmesi sonucunda kamu davası açılmaması, kesinleşmiş mahkûmiyet kararıyla aynı değildir.
Bu nedenle;
“Savcılığa para ödedim, kesin sabıkaya işlendi.”
şeklinde otomatik bir sonuç çıkarılmamalıdır.
Şüpheli Olmak İş Başvurularında Görünür mü?
Standart özel sektör iş başvurusunda işverenin talep ettiği adli sicil belgesi, kişinin bütün savcılık soruşturmalarının listesi değildir.
Bu belgede;
“2026 yılında şüpheli sıfatıyla ifade verdi.”
şeklinde bir bölüm bulunmaz.
Sırf kişi hakkında soruşturma bulunması nedeniyle standart adli sicil belgesinde mahkûmiyet kaydı oluşturulmaz.
Ancak bazı kamu görevleri ve özel kanunlarla düzenlenen hassas görevlerde güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması yapılması ayrı bir meseledir.
Güvenlik Soruşturmasında Devam Eden Soruşturma Görülebilir mi?
Bu noktada adli sicil ile güvenlik soruşturması kavramları mutlaka ayrılmalıdır.
7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu m.4 kapsamında arşiv araştırmasının konusu arasında kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ve kovuşturmalar kapsamındaki olgular da bulunmaktadır.
Anayasa Mahkemesi, 4 Aralık 2024 tarihli kararında 7315 sayılı Kanun’un bu ve bağlantılı bazı düzenlemelerine yönelik iptal taleplerini reddetmiştir.
Dolayısıyla;
“Savcılık soruşturması adli sicile işlemez.”
ifadesi doğru olmakla birlikte;
“Devlet tarafından hiçbir özel araştırmada hiçbir şekilde görülemez.”
şeklinde genişletilmesi doğru değildir.
Her İşe Girerken Güvenlik Soruşturması Yapılır mı?
Hayır.
7315 sayılı Kanundaki güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması belirli kamu görevleri ve kanunda belirtilen alanlar bakımından uygulanır.
Her özel sektör çalışanının bütün soruşturma geçmişinin işveren tarafından sorgulanabildiği genel bir sistem bulunmamaktadır.
Ayrıca bir soruşturma kaydının güvenlik soruşturmasında bulunması kişinin otomatik olarak suçlu kabul edilebileceği anlamına gelmez.
Masumiyet karinesi ve işlemin yargısal denetimi önemini korur.
Anayasa Mahkemesi de 7315 sayılı Kanun incelemesinde yapılan değerlendirmelerin yargı denetimine tabi olduğunu vurgulamıştır.
Takipsizlik Kararı Güvenlik Soruşturmasında Çıkabilir mi?
Adli sicil bakımından takipsizlik mahkûmiyet değildir.
Ancak 7315 sayılı Kanun kapsamındaki arşiv araştırmasında devam eden veya sonuçlanmış soruşturmalardaki olguların araştırmaya konu olabilmesi mümkündür.
Bu nedenle özellikle;
- Polislik,
- Güvenlik,
- Kamu görevi,
- Özel mevzuata tabi hassas görevler
bakımından konu standart sabıka belgesinden farklı değerlendirilmelidir.
Bununla birlikte kişinin hakkında geçmişte şikâyet bulunmuş olması tek başına mahkûmiyet gibi değerlendirilmemelidir.
Takipsizlik Kararı Memuriyete Engel midir?
Sırf bir kişi hakkında soruşturma yürütülüp sonrasında takipsizlik verilmiş olması mahkûmiyet değildir.
Ancak güvenlik soruşturması veya arşiv araştırmasına tabi bir kadro bakımından 7315 sayılı Kanun kapsamında soruşturmadaki olguların değerlendirilmesi gündeme gelebilir.
Bu değerlendirme sonucunda tesis edilen idari işlem hukuka aykırıysa idari yargıda dava konusu edilebilir.
Dolayısıyla;
“Bir kez şikâyet edildim, artık hiçbir zaman memur olamam.”
şeklinde genel bir kural yoktur.
Şüpheli İfadesi Polis Sisteminde Kalır mı?
Ceza soruşturmasında yapılan işlem ve düzenlenen ifade tutanağı soruşturma dosyasının bir parçasıdır.
Dolayısıyla;
“Adli sicile işlemiyor.”
demek;
“İfade hiç alınmamış gibi bütün kamu sistemlerinden anında yok olur.”
anlamına gelmez.
Soruşturma dosyaları ve adli süreçlere ilişkin kayıtlar ilgili mevzuat çerçevesinde adli bilişim ve dosyalama sistemlerinde bulunabilir.
Ancak bunlar adli sicil kaydı değildir.
Parmak İzi Alınması Sicile İşler mi?
Parmak izi, fotoğraf veya benzeri kimlik tespit işlemleri de adli sicil kaydından farklıdır.
CMK m.81 belirli şartlarda şüpheli veya sanığın kimliğinin teşhisi amacıyla;
- Fotoğraf,
- Parmak izi,
- Avuç içi izi,
- Bazı fiziksel özelliklerinin
kayda alınabilmesine imkân tanımaktadır.
Bu kayıtların bulunması da kişinin adli sicilinde kesinleşmiş mahkûmiyet bulunduğu anlamına gelmez.
Gözaltına Alınmak Sicile İşler mi?
Gözaltı bir mahkûmiyet değildir.
Gözaltı, soruşturma sırasında uygulanan bir koruma tedbiridir.
Kişi gözaltına alınıp daha sonra serbest bırakılabilir ve hakkında takipsizlik kararı dahi verilebilir.
Dolayısıyla sırf gözaltına alınmak standart adli sicil belgesinde mahkûmiyet kaydı oluşturmaz.
Tutuklanmak Sicile İşler mi?
Tutuklama da bir ceza değil koruma tedbiridir.
Bir kişi tutuklu yargılanıp daha sonra beraat edebilir.
Bu nedenle;
“Tutuklandı, demek ki sabıkasına işlendi.”
şeklinde otomatik bir sonuç çıkarılamaz.
Adli sicil bakımından kesinleşmiş mahkûmiyet esas alınmalıdır.
Adli Kontrol Sicile İşler mi?
Adli kontrol de ceza mahkûmiyeti değil koruma tedbiridir.
Örneğin kişi hakkında;
- Yurt dışına çıkış yasağı,
- Belirli günlerde imza verme,
- Belirli yerlere gitmeme
şeklinde adli kontrol uygulanabilir.
Bunların varlığı tek başına kişinin sabıka kaydında kesinleşmiş mahkûmiyet olduğu anlamına gelmez.
Yurt Dışı Çıkış Yasağı Sabıka Kaydında Görünür mü?
Adli kontrol kapsamında verilen yurt dışına çıkış yasağı ile adli sicil kaydı farklı sistemlerdir.
Kişinin standart adli sicil belgesinde;
“Yurt dışına çıkış yasağı bulunmaktadır.”
şeklinde mahkûmiyet kaydı yer alması söz konusu değildir.
Ancak tedbir ilgili adli ve idari sistemlerde uygulanır.
Sicil ile Arşiv Kaydı Arasındaki Fark Nedir?
Bu ayrım çok önemlidir.
Kesinleşmiş mahkûmiyetler şartları oluştuğunda adli sicile kaydedilir.
Adli Sicil Kanunu m.9’a göre cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması gibi hallerde adli sicildeki bilgi silinerek arşiv kaydına alınabilir.
Dolayısıyla;
adli sicil kaydı
ile
adli sicil arşiv kaydı
aynı şey değildir.
Ayrıca bu iki kavramın ikisi de savcılık soruşturma kaydından farklıdır.
Ceza İnfaz Edilince Sabıka Tamamen Silinir mi?
Her zaman doğrudan tamamen yok olmaz.
5352 sayılı Kanun m.9’a göre cezanın veya güvenlik tedbirinin infazı tamamlandığında kayıt adli sicilden çıkarılarak arşiv kaydına alınır.
Arşiv kaydının tamamen silinmesi ise ayrıca kanundaki koşullara tabidir.
Bu nedenle;
“Cezam bitti, bütün sistemlerden aynı gün tamamen silindi.”
şeklindeki düşünce her durumda doğru değildir.
e-Devlet’ten Sabıka Kaydımı Kontrol Edebilir miyim?
Evet.
Adalet Bakanlığı, kişilerin kendi adli sicil kayıtlarını e-Devlet üzerinden sorgulamasına ve barkodlu Adli Sicil Belgesi oluşturmasına imkân sağlamaktadır.
Ancak bu belgeyi incelerken şunu unutmamak gerekir:
Adli sicil belgesi kişinin bütün;
- Soruşturmalarının,
- Şikâyetlerinin,
- Polis ifadelerinin,
- Gözaltılarının
listesi değildir.
Adli sicil mevzuatındaki kayıtlara ilişkin belgedir.
Adli Sicil Kaydı Temizse Hakkımda Soruşturma Yok mudur?
Hayır.
Bu iki konu birbirinden tamamen farklıdır.
Bir kişinin adli sicil belgesi;
“Adli sicil kaydı yoktur.”
şeklinde olabilir.
Aynı kişinin o sırada Cumhuriyet Başsavcılığında devam eden bir soruşturması bulunabilir.
Bu nedenle;
“Sabıkam temiz, hakkımda soruşturma olamaz.”
sonucu çıkarılamaz.
Savcılık Soruşturması Ne Zaman Sicile Dönüşür?
Teknik olarak soruşturmanın kendisi “sicile dönüşmez.”
Süreç;
soruşturma → iddianame → kovuşturma → hüküm → kesinleşme
şeklinde ilerleyebilir.
Eğer yargılama sonunda Adli Sicil Kanunu kapsamında kaydedilecek nitelikte kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü ortaya çıkarsa adli sicil gündeme gelir.
Soruşturma takipsizlikle sonuçlanırsa bu aşamaya ulaşılmaz.
İfade Verirken Sicil Açılır mı?
Hayır.
İfade tutanağı soruşturma dosyasına eklenir.
Ancak ifade işlemi nedeniyle kişinin adına ayrı bir;
“sabıkalıdır”
kaydı oluşturulmaz.
İfade vermek, kişinin savunma hakkını kullandığı bir ceza muhakemesi işlemidir.
Şüpheli Olmak ile Hükümlü Olmak Arasındaki Fark Nedir?
Şüpheli: Soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişidir.
Sanık: İddianamenin kabulünden hükmün kesinleşmesine kadar suç isnadı altında bulunan kişidir.
Hükümlü: Hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşmiş kişidir.
Adli sicil açısından bu ayrım önemlidir.
Sırf şüpheli veya sanık olmak, kişiyi otomatik olarak hükümlü hale getirmez.
Sık Sorulan Sorular
Şüpheli olarak ifade vermek sicile işler mi?
Hayır. İfade vermek tek başına adli sicil kaydı oluşturmaz. Adli sicil sistemi esas olarak kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerini kaydeder.
Savcılık soruşturması sabıka kaydında çıkar mı?
Kural olarak hayır. Devam eden soruşturma standart sabıka kaydında mahkûmiyet olarak yer almaz.
Takipsizlik kararı sicile işler mi?
Takipsizlik kesinleşmiş mahkûmiyet değildir ve standart adli sicile mahkûmiyet olarak kaydedilmez.
Beraat sabıka kaydına işler mi?
Hayır. Beraat mahkûmiyet değildir.
Ceza davası açılması sicile işler mi?
Tek başına dava açılması sabıka oluşturmaz. Adli sicil bakımından kanunda belirtilen kesinleşmiş mahkûmiyet kararları önem taşır.
HAGB sabıka kaydında görünür mü?
HAGB standart mahkûmiyet kaydı gibi adli sicil belgesinde gösterilmez; HAGB kararları mahsus bir sisteme kaydedilir.
Gözaltına alınmak sicile işler mi?
Hayır. Gözaltı bir mahkûmiyet değil koruma tedbiridir.
Tutuklanmak sabıka kaydına işler mi?
Tutuklama da tek başına mahkûmiyet değildir. Kişi tutuklu yargılanıp beraat edebilir.
Adli sicilim temizse hakkımda soruşturma yok mudur?
Hayır. Adli sicilin temiz olması devam eden savcılık soruşturması bulunmadığını göstermez.
Soruşturma güvenlik soruşturmasında görülebilir mi?
7315 sayılı Kanun kapsamındaki görevlerde arşiv araştırması devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ve kovuşturmalar kapsamındaki olguları içerebilir. Bu, soruşturmanın adli sicile işlendiği anlamına gelmez.
Şüpheli İfadesi, Savcılık Soruşturması ve Adli Sicil İçin Ceza Avukatı Desteği
Ceza soruşturmasına ilişkin;
“Sicile işler mi?”
sorusunda öncelikle hangi kayıttan bahsedildiği belirlenmelidir.
Çünkü;
- Adli sicil kaydı,
- Adli sicil arşiv kaydı,
- Savcılık soruşturma dosyası,
- UYAP kaydı,
- HAGB’ye mahsus sistem,
- Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması
birbirinden farklı hukuki kavramlardır.
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu uyarınca sırf bir kişinin şüpheli olarak ifade vermesi veya hakkında soruşturma açılması kesinleşmiş mahkûmiyet kaydı oluşturmaz. Adli sicilin temelini kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri oluşturmaktadır.
Ancak soruşturmanın ileride iddianameye ve mahkûmiyete dönüşüp dönüşmeyeceği dosyadaki delillere bağlıdır.
Bu nedenle özellikle;
- Şüpheli olarak ifade çağrısı geldiğinde,
- Hakkınızda savcılık soruşturması bulunduğunu öğrendiğinizde,
- Takipsizlik talep etmek istediğinizde,
- HAGB veya mahkûmiyetin adli sicile etkisini öğrenmek istediğinizde,
- Adli sicil ve arşiv kaydının silinmesi konusunda sorun yaşadığınızda
dosyanın hukuki durumunun ayrıca incelenmesi gerekir.
Avukat Ferhat Küle Hukuk Bürosu olarak savcılık soruşturmaları, şüpheli ifadeleri, soruşturma dosyasının incelenmesi, takipsizlik talepleri, ceza yargılaması, HAGB, adli sicil ve arşiv kayıtlarından kaynaklanan ceza hukuku uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık ve müdafilik hizmeti sunmaktayız.
Somut dosyada soruşturmanın hangi aşamada olduğu ve verilmiş kararlar incelenerek mevcut durumun adli sicile etkisi ve ileride doğurabileceği hukuki sonuçlar değerlendirilebilir.
Av. Ferhat Küle
İstanbul