Single Blog Title

This is a single blog caption

Sosyal Medya Üzerinden Dolandırıcılık ve Hukuki Başvuru Yolları

Giriş

Sosyal medya, günümüzde yalnızca iletişim ve paylaşım alanı olmaktan çıkmış; alışveriş, yatırım, reklam, tanıtım, iş ilişkisi, bağış kampanyası, ikinci el satış, kripto para işlemleri ve danışmanlık faaliyetlerinin de yürütüldüğü büyük bir dijital pazara dönüşmüştür. Instagram, Facebook, X, TikTok, Telegram, WhatsApp, YouTube ve benzeri platformlarda her gün binlerce kişi ürün satın almakta, yatırım vaadiyle para göndermekte, hizmet almakta, kampanyalara katılmakta veya tanımadığı kişilerle ticari ilişki kurmaktadır.

Bu yoğun kullanım, dolandırıcılık suçlarının da sosyal medya ortamına taşınmasına neden olmuştur. Sahte butik hesapları, sahte yatırım danışmanları, kripto para grupları, sahte çekilişler, taklit banka hesapları, sahte avukat veya kurum hesapları, romantik ilişki dolandırıcılıkları, kapora dolandırıcılığı, sahte kargo linkleri, ele geçirilmiş hesaplardan para isteme yöntemi ve yapay zekâ destekli sahte reklamlar sosyal medya dolandırıcılığının en yaygın örnekleri arasındadır.

Türk Ceza Kanunu bakımından dolandırıcılık suçu TCK m.157 ve m.158’de düzenlenmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün dolandırıcılık bilgilendirmesinde de belirtildiği üzere, TCK m.157 kapsamında hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak failin kendisine ya da başkasına yarar sağlaması dolandırıcılık suçunu oluşturur; bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması ise TCK m.158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık hâllerinden biridir.

Sosyal medya üzerinden dolandırıcılığa uğrayan kişinin en önemli meselesi yalnızca failin cezalandırılması değildir. Mağdur açısından paranın geri alınması, banka hesabına bloke konulması, alıcı hesapların tespiti, sahte hesabın kapatılması, içeriklerin kaldırılması, dijital delillerin korunması ve gerektiğinde tazminat davası açılması da büyük önem taşır. Bu nedenle sosyal medya dolandırıcılığı dosyaları ceza hukuku, bilişim hukuku, bankacılık hukuku, kişisel verilerin korunması ve özel hukuk boyutlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Sosyal Medya Üzerinden Dolandırıcılık Nedir?

Sosyal medya üzerinden dolandırıcılık, failin sosyal medya platformlarını kullanarak mağduru hileli davranışlarla aldatması ve bu aldatma sonucunda mağdurun malvarlığında zarar meydana gelirken failin kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamasıdır.

Bu suçta en önemli unsur hileli davranıştır. Fail, mağdurun iradesini yanıltacak bir düzen kurar. Sahte hesap açar, güven veren profil oluşturur, tanınmış kişi veya kurumları taklit eder, sahte dekont gönderir, sahte müşteri yorumları kullanır, gerçek dışı yatırım kazancı gösterir, ürün varmış gibi satış yapar veya ele geçirilmiş bir hesabı kullanarak mağdurun güvenini kazanır.

Sosyal medya dolandırıcılığında fail çoğu zaman mağdurla yüz yüze gelmez. Tüm süreç mesajlaşma, link, ödeme ekranı, IBAN, kripto cüzdan adresi, sahte müşteri hizmetleri veya sahte platform üzerinden yürütülür. Bu nedenle dijital deliller, para akışı ve hesap kayıtları soruşturmanın merkezindedir.

Sosyal medya dolandırıcılığının klasik dolandırıcılıktan farkı, failin bilişim sistemlerinin sağladığı anonimlik, hız ve geniş erişim imkânından yararlanmasıdır. Tek bir sahte hesapla yüzlerce kişiye ulaşılabilir, reklam verilerek mağdur kitlesi büyütülebilir, sahte yorumlarla güven sağlanabilir ve para kısa sürede farklı hesaplara aktarılabilir. Bu nedenle sosyal medya dolandırıcılığı çoğu olayda basit dolandırıcılıktan çok, TCK m.158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık yönünden değerlendirilir.

Sosyal Medya Dolandırıcılığının Yaygın Türleri

Sosyal medya dolandırıcılığı birçok farklı yöntemle işlenebilir. En sık görülen yöntemlerden biri sahte satış hesabı dolandırıcılığıdır. Instagram veya Facebook üzerinden butik, elektronik ürün satıcısı, araç parçası satıcısı, telefon satıcısı veya kampanya hesabı gibi görünen profiller açılır. Mağdurdan ürün bedeli veya kapora alınır; ancak ürün gönderilmez, sahte kargo bilgisi verilir veya hesap kapatılır.

Bir diğer yaygın yöntem ele geçirilmiş hesap üzerinden para isteme dolandırıcılığıdır. Fail, bir kişinin Instagram, Facebook veya WhatsApp hesabını ele geçirir. Bu hesap üzerinden mağdurun arkadaşlarına “acil paraya ihtiyacım var”, “hesabımda sorun var”, “şu IBAN’a gönderir misin” şeklinde mesajlar yollar. Mağdur, mesajın tanıdığı kişiden geldiğini zannederek para gönderir.

Sahte yatırım ve kripto para dolandırıcılığı da sosyal medyada çok sık görülür. Telegram grupları, X hesapları, Instagram reklamları, TikTok videoları veya WhatsApp yatırım grupları üzerinden yüksek kazanç vaadi sunulur. Mağdura ilk başta küçük kazançlar gösterilir; ardından daha yüksek yatırım yapması istenir. Para çekmek istediğinde “vergi”, “komisyon”, “blokaj kaldırma”, “hesap doğrulama” veya “lisans ücreti” adı altında yeni ödemeler talep edilir.

Romantik ilişki veya güven dolandırıcılığı da sosyal medya üzerinden işlenen önemli bir dolandırıcılık türüdür. Fail, mağdurla duygusal bağ kurar; hastalık, seyahat, gümrük, hediye paketi, askerlik, vize veya acil para ihtiyacı bahanesiyle ödeme ister. Bu olaylarda mağdur genellikle uzun süre manipüle edilir ve birden fazla ödeme yapar.

Sahte çekiliş, ödül ve kargo linki dolandırıcılığı da sosyal medyada yaygındır. Mağdura “çekiliş kazandınız”, “kargonuz beklemede”, “ödülünüzü almak için linke tıklayın” gibi mesajlar gönderilir. Link üzerinden kart bilgileri, internet bankacılığı şifresi veya kimlik bilgileri alınabilir. Kart bilgileri kullanılmışsa TCK m.245 kapsamında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu da gündeme gelebilir. TCK m.245’e göre başkasına ait banka veya kredi kartını ele geçirip rıza dışında kullanarak yarar sağlayan kişi üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.

Sosyal Medya Dolandırıcılığı Neden Nitelikli Dolandırıcılık Sayılabilir?

Sosyal medya dolandırıcılığı olaylarında çoğu zaman bilişim sistemleri ve banka/kredi kurumları suçun işlenmesinde araç olarak kullanılır. Fail sosyal medya platformu üzerinden mağdura ulaşır, hileli içeriklerle güven oluşturur, para transferini banka hesabı veya ödeme kuruluşu üzerinden alır. Bu nedenle olay, TCK m.158/1-f kapsamında “bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” olarak değerlendirilebilir. Emniyet Genel Müdürlüğü de TCK m.158 kapsamında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılmasını nitelikli dolandırıcılık halleri arasında göstermektedir.

Bu ayrım önemlidir. Çünkü nitelikli dolandırıcılık, basit dolandırıcılığa göre daha ağır cezai sonuçlar doğurur ve çoğu durumda Ağır Ceza Mahkemesi’nin görev alanına girer. Ayrıca sosyal medya dolandırıcılığında tek bir fail değil; hesap sahibi, IBAN sahibi, hesabını kullandıran kişi, parayı çeken kişi, sahte ilanı yöneten kişi, teknik altyapıyı kuran kişi ve suç gelirini aktaran kişiler birlikte araştırılmalıdır.

Uygulamada bazı kişiler banka hesabını “komisyon karşılığı” kullandırmakta veya “ben sadece hesabımı verdim” savunması yapmaktadır. Ancak hesabın dolandırıcılıkta kullanılması, paranın hesaba gelmesi, paranın hemen çekilmesi veya başka hesaba aktarılması, hesap sahibinin sorumluluğunu gündeme getirebilir. Bu nedenle suç duyurusunda yalnızca sahte sosyal medya hesabı değil, para akışındaki tüm hesaplar da hedef alınmalıdır.

Mağdur İlk Anda Ne Yapmalı?

Sosyal medya üzerinden dolandırıldığını fark eden mağdurun ilk yapması gereken şey delilleri silmeden korumaktır. Panikle mesajları silmek, hesabı engellemek, konuşmaları kapatmak veya faille tartışmaya devam etmek delil kaybına yol açabilir.

Öncelikle sahte hesabın kullanıcı adı, profil URL’si, profil fotoğrafı, biyografi bilgisi, gönderileri, hikâyeleri, reklamları, yazışmaları, ödeme talepleri ve varsa kargo/çekiliş/yatırım linkleri kayıt altına alınmalıdır. WhatsApp veya Telegram yazışması varsa telefon numarası, grup adı, katılımcılar, mesaj tarihleri ve tüm konuşma akışı korunmalıdır. Ekran görüntüsü yanında ekran kaydı almak da faydalıdır.

İkinci olarak banka veya ödeme kuruluşuyla derhal iletişime geçilmelidir. Havale, EFT, FAST, kredi kartı, sanal kart, kripto alım platformu veya ödeme linki kullanılmışsa işlem itirazı yapılmalı, alıcı hesaba bloke konulması talep edilmeli ve dolandırıcılık bildirimi oluşturulmalıdır. Para yeni gönderilmişse hızlı hareket etmek, paranın karşı hesaptan çekilmeden bloke edilmesi bakımından hayati olabilir.

Üçüncü olarak Cumhuriyet Başsavcılığı’na ayrıntılı suç duyurusu yapılmalıdır. Dilekçede olay kronolojik anlatılmalı; sahte hesaplar, kullanıcı adları, telefon numaraları, IBAN, dekont, kripto cüzdan adresi, ödeme linki, kargo bilgisi, ürün ilanı, reklam bağlantısı ve mesaj içerikleri tek tek gösterilmelidir.

Bankaya Başvuru ve Bloke Talebi

Sosyal medya dolandırıcılığında paranın geri alınabilmesi için en kritik aşamalardan biri banka başvurusudur. Mağdur para gönderdiğini fark eder etmez kendi bankasını aramalı, işlemin dolandırıcılık nedeniyle yapıldığını bildirmeli, alıcı bankaya bloke talebi iletilmesini istemeli ve yazılı başvuru kaydı oluşturmalıdır.

Eğer işlem kredi kartı veya banka kartı üzerinden yapılmışsa, kart kapatılmalı ve harcama itirazı süreci başlatılmalıdır. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’na göre kart hamili, kartı ve kartın kullanılmasını sağlayan kod, şifre veya kimliği belirleyici bilgileri güvenli şekilde korumak ve kartın kaybolması, çalınması veya iradesi dışında gerçekleşen işlemi öğrendiğinde kart çıkaran kuruluşu derhal haberdar etmek zorundadır. Aynı Kanun’da kartın veya kart bilgilerinin kaybolması/çalınması hâlinde, bildirimden önceki 24 saat içinde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımdan doğan zararlarda kart hamilinin sorumluluğuna ilişkin özel düzenlemeler de yer almaktadır.

Havale, EFT ve FAST işlemlerinde durum daha zordur; çünkü para doğrudan alıcı hesaba geçebilir. Ancak alıcı hesapta bakiye varsa bloke konulması mümkündür. Bu nedenle mağdur hem bankaya hem de savcılığa hızlı başvurmalıdır. Savcılıktan alıcı hesaba bloke konulması, hesap hareketlerinin istenmesi, paranın aktarıldığı sonraki hesapların tespiti ve ATM/kamera kayıtlarının araştırılması talep edilmelidir.

Savcılığa Suç Duyurusu Nasıl Hazırlanmalıdır?

Sosyal medya dolandırıcılığı suç duyurusu genel ifadelerle hazırlanmamalıdır. “Instagram’dan dolandırıldım” demek tek başına yeterli değildir. Dilekçede tüm dijital izler ve para akışı somutlaştırılmalıdır.

Dilekçede şu bilgiler mutlaka yer almalıdır: dolandırıcılığın gerçekleştiği platform, sahte hesabın kullanıcı adı ve bağlantısı, fail biliniyorsa kimlik bilgileri, bilinmiyorsa dijital izler, yazışma tarihleri, gönderilen mesajlar, ödeme talebi, gönderilen tutar, banka dekontu, alıcı IBAN, hesap sahibi, telefon numarası, e-posta, kargo takip numarası, sahte site linki, kripto cüzdan adresi, varsa reklam görüntüsü ve tanıklar.

Savcılıktan şu araştırmalar istenmelidir: ilgili sosyal medya platformundan hesap oluşturma ve giriş kayıtlarının istenmesi, IP/log kayıtlarının araştırılması, GSM operatörlerinden hat sahibinin sorulması, bankalardan hesap hareketlerinin talep edilmesi, alıcı hesaplara bloke konulması, paranın aktarıldığı tüm hesapların tespiti, ATM para çekme kamera kayıtlarının istenmesi, kargo teslimat adreslerinin araştırılması, ödeme kuruluşlarından işlem kayıtlarının alınması ve şüphelilerin cihazlarında dijital inceleme yapılması.

Dijital cihaz incelemesi bakımından CMK m.134 önemlidir. Bu madde, bilgisayar, bilgisayar programları ve kütüklerinde arama, kopyalama ve el koyma tedbirlerine ilişkindir. Anayasa Mahkemesi 12.02.2026 tarihli kararıyla CMK m.134’ün bazı bölümlerini iptal etmiş ve iptal hükmünün Resmî Gazete’de yayımdan dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir; bu nedenle dijital delil toplama usulleri güncel mevzuat açısından ayrıca dikkatle takip edilmelidir.

Delil Toplama Süreci

Sosyal medya dolandırıcılığı dosyalarında delil toplama en önemli aşamadır. Çünkü sahte hesap kapatılabilir, kullanıcı adı değiştirilebilir, mesajlar silinebilir, ilan yayından kaldırılabilir, kripto cüzdanlar boşaltılabilir veya alıcı banka hesabından para çekilebilir.

Mağdurun saklaması gereken başlıca deliller şunlardır: ekran görüntüleri, ekran kayıtları, sosyal medya profil linkleri, kullanıcı adları, mesajlaşmalar, WhatsApp/Telegram konuşmaları, telefon numaraları, IBAN bilgileri, banka dekontları, kredi kartı işlem kayıtları, ödeme linkleri, sahte internet sitesi URL’si, kargo takip bilgileri, reklam ekran görüntüleri, sahte müşteri yorumları, kripto transfer hash bilgileri ve varsa failin sesli mesajları.

Ekran görüntülerinin tarih-saat ve URL bilgisi içermesi önemlidir. Sadece kırpılmış bir görsel bazen yeterli olmayabilir. Konuşmanın tamamı, failin ödeme talebi, mağdurun neden para gönderdiği, hilenin nasıl kurulduğu ve paranın hangi hesaba gittiği birlikte gösterilmelidir.

Özellikle yüksek meblağlı dolandırıcılıklarda noter tespiti, uzman görüşü, adli bilişim raporu veya mahkeme yoluyla delil tespiti düşünülebilir. Ancak zaman kaybetmemek için ilk aşamada savcılık başvurusu ve banka blokesi önceliklidir.

Sosyal Medya Dolandırıcılığında Kart Bilgileri Kullanılmışsa

Bazı sosyal medya dolandırıcılıklarında mağdur doğrudan para göndermez; sahte linke kart bilgilerini girer. Örneğin sahte kargo linki, sahte çekiliş sayfası, sahte ödeme ekranı veya sahte banka sayfası üzerinden kart numarası, son kullanma tarihi, CVV ve 3D Secure kodu alınabilir. Bu durumda TCK m.245 kapsamında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu gündeme gelebilir.

Karttan izinsiz işlem yapıldığında mağdur derhal bankayı aramalı, kartı kapatmalı, işlem itirazı oluşturmalı ve mümkünse harcama blokesi talep etmelidir. 5464 sayılı Kanun’da kart hamilinin kart ve şifre bilgilerini güvenli şekilde koruma ve iradesi dışında gerçekleşen işlemi öğrendiğinde kart çıkaran kuruluşu derhal haberdar etme yükümlülüğü düzenlenmiştir.

Bu tür olaylarda savcılık başvurusunda yalnızca sosyal medya hesabı değil, sanal POS, ödeme kuruluşu, üye işyeri, IP kayıtları, teslimat adresi, ürün/hizmet sağlayıcı ve kart işleminin geçtiği teknik kayıtlar da araştırılmalıdır.

Kripto Para ve Telegram Yatırım Dolandırıcılığı

Sosyal medya üzerinden dolandırıcılığın en karmaşık türlerinden biri kripto para ve yatırım vaadi dolandırıcılığıdır. Telegram grupları, X hesapları, Instagram reklamları, TikTok videoları ve WhatsApp yatırım grupları üzerinden mağdura yüksek kazanç vaat edilir. Fail bazen kendisini yatırım danışmanı, finans uzmanı, borsa eğitmeni, kripto analisti veya şirket temsilcisi olarak tanıtır.

Bu olaylarda mağdurdan önce küçük bir para yatırması istenir. Ardından sahte panelde kâr gösterilir. Mağdur parayı çekmek istediğinde vergi, komisyon, blokaj kaldırma ücreti, hesap doğrulama bedeli veya lisans ücreti talep edilir. Mağdur yeni ödeme yaptıkça yeni bahaneler üretilir. Bu sistem, klasik nitelikli dolandırıcılık yanında bazı durumlarda suç örgütü, kara para aklama, izinsiz finansal faaliyet veya kripto varlık hizmet sağlayıcılığı tartışmalarını da doğurabilir.

Kripto dolandırıcılığında delil olarak cüzdan adresleri, transfer hash bilgileri, borsa hesap kayıtları, Telegram grup bağlantıları, yönetici kullanıcı adları, sahte yatırım paneli ekran görüntüleri, ödeme dekontları ve mesajlaşmalar saklanmalıdır. Kripto transferleri geri döndürmek zor olabilir; ancak cüzdan hareketlerinin izlenmesi, borsa hesaplarının tespiti ve şüphelilerin bağlantılarının ortaya çıkarılması mümkündür.

Para Geri Alınabilir mi?

Sosyal medya dolandırıcılığında mağdurun en çok sorduğu soru, “Paramı geri alabilir miyim?” sorusudur. Bu sorunun cevabı olayın hızına, paranın hangi yöntemle gönderildiğine, alıcı hesapta bakiye bulunup bulunmadığına, bankanın ve savcılığın ne kadar hızlı hareket ettiğine, failin tespit edilip edilemediğine ve paranın başka hesaplara aktarılıp aktarılmadığına göre değişir.

Para banka hesabına gönderilmişse ve hesapta bakiye varsa savcılık veya banka kanalıyla bloke konulması mümkün olabilir. Ancak para çekilmiş veya farklı hesaplara aktarılmışsa alıcı ve sonraki hesap sahiplerine yönelik ceza soruşturması ve hukuk davası gündeme gelir.

Fail veya hesap sahibi tespit edilirse mağdur, maddi zararının giderilmesini talep edebilir. Bu talep ceza dosyasında zararın giderilmesi şeklinde gündeme gelebileceği gibi ayrıca hukuk davası, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme veya alacak davası şeklinde de ileri sürülebilir. Bankanın güvenlik yükümlülüklerini ihlal ettiği, olağan dışı işlemi engellemediği veya itiraz sürecini hatalı yönettiği durumlarda bankaya karşı hukuki sorumluluk da ayrıca değerlendirilebilir.

Hukuk Davası ve Tazminat Yolları

Sosyal medya dolandırıcılığında ceza soruşturması failin cezalandırılmasına yöneliktir; ancak mağdurun parasının otomatik olarak iade edilmesini her zaman sağlamaz. Bu nedenle mağdurun ayrıca hukuk yollarını da değerlendirmesi gerekebilir.

Failin veya hesap sahibinin kimliği tespit edilmişse maddi tazminat davası açılabilir. Para alıcı hesabına geçmiş ve hesap sahibi bu paranın kendisine ait olmadığını bildiği hâlde çekmiş veya aktarmışsa haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme sorumluluğu gündeme gelebilir. Hesap sahibinin “ben hesabımı kullandırdım” savunması, somut olayın koşullarına göre sorumluluğu ortadan kaldırmayabilir.

Dolandırıcılık nedeniyle mağdurun yalnızca maddi zararı değil, ağır manevi zararı da doğmuş olabilir. Özellikle romantik dolandırıcılık, özel görüntülerle şantaj, aileye açıklama tehdidi, itibarı hedef alan manipülasyon veya kişisel verilerin yayılması gibi olaylarda manevi tazminat da değerlendirilebilir.

Ayrıca sahte hesap üzerinden mağdurun adı, fotoğrafı veya kişisel verileri kullanılmışsa kişisel verilerin hukuka aykırı yayılması, kişilik haklarının ihlali ve özel hayatın gizliliği bakımından ayrı talepler gündeme gelebilir.

Şikâyet Dilekçesinde Yapılmaması Gereken Hatalar

Sosyal medya dolandırıcılığı şikâyetlerinde sık yapılan hatalardan biri, dilekçenin çok genel hazırlanmasıdır. “Beni dolandırdı, cezalandırılsın” şeklindeki dilekçeler çoğu zaman teknik soruşturmayı yeterince yönlendirmez.

İkinci hata, yalnızca sahte hesabı hedef almak ve para akışını göstermemektir. Oysa dolandırıcılık dosyalarında failin tespitinde en güçlü iz genellikle IBAN, ödeme kuruluşu, kripto cüzdan veya ATM çekimidir.

Üçüncü hata, delilleri silmek veya yalnızca tek ekran görüntüsüyle başvuru yapmaktır. Konuşmanın bağlamı, ödeme talebi, ürün/yatırım vaadi, sahte profil bilgileri ve dekontlar birlikte sunulmalıdır.

Dördüncü hata, bankaya geç başvurmaktır. Banka başvurusu savcılık şikâyetinden bağımsız olarak derhal yapılmalıdır. Alıcı hesapta bakiye varsa hızlı bloke talebi paranın kurtarılması açısından belirleyici olabilir.

Beşinci hata, faille pazarlık yapmaya devam etmektir. Dolandırıcılar mağdurun paniğinden yararlanarak yeni ödeme talepleri oluşturur. “Son bir ödeme daha yaparsanız paranızı çekeceksiniz” veya “komisyon yatırırsanız blokaj kalkacak” gibi ifadeler çoğu zaman mağdurdan daha fazla para almak için kullanılır.

Sonuç

Sosyal medya üzerinden dolandırıcılık, dijital çağın en yaygın ve en tehlikeli suç tiplerinden biridir. Instagram, Facebook, X, TikTok, Telegram, WhatsApp ve benzeri platformlar üzerinden sahte satış hesapları, sahte yatırım grupları, kripto para vaatleri, ele geçirilmiş hesaplar, sahte çekilişler, sahte kargo linkleri ve romantik ilişki manipülasyonlarıyla çok sayıda kişi mağdur edilmektedir.

Türk Ceza Kanunu bakımından bu eylemler çoğu zaman TCK m.157’deki dolandırıcılık veya TCK m.158’deki nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması, sosyal medya dolandırıcılığı dosyalarında nitelikli hâl değerlendirmesini özellikle önemli hâle getirir.

Mağdur açısından en önemli adımlar hızlı hareket etmek, delilleri korumak, bankaya derhal başvurmak, alıcı hesaba bloke talep etmek ve Cumhuriyet Başsavcılığı’na ayrıntılı suç duyurusunda bulunmaktır. Suç duyurusunda sosyal medya hesabı, kullanıcı adı, URL, mesajlar, telefon numarası, IBAN, dekont, ödeme linki, kripto cüzdan adresi ve tüm dijital izler açıkça gösterilmelidir.

Paranın geri alınması her dosyada mümkün olmayabilir; ancak hızlı banka başvurusu, savcılık blokesi, hesap hareketlerinin izlenmesi ve failin tespitiyle mağdurun zararının giderilmesi ihtimali artar. Fail veya hesap sahibi tespit edildiğinde maddi tazminat, sebepsiz zenginleşme, haksız fiil ve gerektiğinde manevi tazminat yolları ayrıca değerlendirilebilir.

Sonuç olarak sosyal medya dolandırıcılığı basit bir “internet alışverişi problemi” olarak görülmemelidir. Bu dosyalar ceza hukuku, bilişim hukuku, bankacılık hukuku, kişisel verilerin korunması, dijital delil ve tazminat hukuku yönlerinden birlikte ele alınmalıdır. Doğru ve hızlı yürütülen hukuki süreç, hem failin tespiti hem paranın izinin sürülmesi hem de mağdurun hak kaybına uğramaması açısından büyük önem taşır.

Leave a Reply

Call Now Button