Single Blog Title

This is a single blog caption

Sosyal Medya İçeriklerinin Kaldırılması ve Erişimin Engellenmesi

Giriş

Sosyal medya, günümüzde kişilerin özel hayatını, mesleki itibarını, ticari faaliyetlerini, kişisel verilerini ve kamuoyu nezdindeki görünürlüğünü doğrudan etkileyen en güçlü dijital alanlardan biridir. Instagram, X, TikTok, Facebook, YouTube, LinkedIn, WhatsApp, Telegram ve benzeri platformlarda yapılan bir paylaşım, yorum, hikâye, video, canlı yayın veya grup mesajı kısa sürede çok geniş kitlelere ulaşabilir. Bu nedenle hukuka aykırı sosyal medya içeriklerinin kaldırılması ve gerekiyorsa içeriğe erişimin engellenmesi, mağdur açısından çoğu zaman ceza soruşturması veya tazminat davası kadar acil bir ihtiyaçtır.

Sosyal medya içeriklerinin kaldırılması, içeriğin bizzat platformdan veya barındırıldığı yerden silinmesi anlamına gelir. Erişimin engellenmesi ise içeriğin tamamen silinmemiş olsa bile Türkiye’den erişilemez hâle getirilmesidir. 5651 sayılı Kanun’da “erişimin engellenmesi”; alan adından, IP adresinden, URL üzerinden veya benzeri yöntemlerle erişimin engellenmesi olarak tanımlanmış; “içeriğin yayından çıkarılması” ise içerik veya yer sağlayıcı tarafından içeriğin sunuculardan veya barındırılan içerikten çıkarılması olarak düzenlenmiştir.

Uygulamada içerik kaldırma ve erişim engeli talepleri; hakaret, iftira, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin hukuka aykırı yayılması, müstehcen içerik, çocukların cinsel istismarı, tehdit, şantaj, dolandırıcılık, sahte hesap, marka ihlali, ticari itibar zedeleme ve kişilik hakkı ihlali gibi çok farklı sebeplerle gündeme gelir. Ancak her içerik için aynı başvuru yolu kullanılmaz. İçeriğin niteliği, mağdurun talebi, içeriğin yayıldığı platform, delil durumu ve ihlalin aciliyeti başvuru yolunu belirler.

Sosyal Medya İçeriklerinin Kaldırılması Ne Demektir?

İçeriğin kaldırılması, hukuka aykırı paylaşımın kaynağından silinmesi veya yayından çıkarılmasıdır. Örneğin Instagram’da hakaret içeren bir gönderinin platform tarafından kaldırılması, X’te kişisel veri içeren bir paylaşımın silinmesi, TikTok’ta özel hayatı ihlal eden videonun yayından çıkarılması, YouTube’da izinsiz yayımlanan görüntünün kaldırılması veya bir internet sitesindeki ifşa yazısının sunucudan silinmesi içerik kaldırma kapsamında değerlendirilir.

İçeriğin kaldırılması, erişimin engellenmesine göre daha etkili bir yoldur. Çünkü içerik kaldırıldığında yalnızca Türkiye’den erişim değil, kural olarak içeriğin bulunduğu platformdaki yayını sona erer. Buna karşılık erişimin engellenmesi, çoğu durumda sadece Türkiye’den erişimi sınırlar. İçerik yabancı ülkelerden veya VPN aracılığıyla görülmeye devam edebilir. Bu nedenle mağdur açısından ideal çözüm, mümkünse içeriğin kaynağından kaldırılmasıdır.

Ancak platformlar her başvuruyu kabul etmeyebilir. Bir paylaşımın rahatsız edici olması, otomatik olarak platform tarafından kaldırılacağı anlamına gelmez. Platformlar genellikle kendi topluluk kuralları, şikâyet mekanizmaları ve hukuki talepler çerçevesinde karar verir. Bu nedenle başvuru yapılırken ihlalin ne olduğu, hangi hakkı ihlal ettiği, mağdurla bağlantısı, içeriğin tam URL’si ve deliller açıkça sunulmalıdır.

Erişimin Engellenmesi Ne Demektir?

Erişimin engellenmesi, hukuka aykırı içeriğe Türkiye’den erişimin teknik yöntemlerle engellenmesidir. Erişim engeli URL bazlı, alan adı bazlı, IP bazlı veya teknik olarak başka yöntemlerle uygulanabilir. 5651 sayılı Kanun’da esas olarak ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım veya bölüm bakımından URL temelli erişim engeli öngörülür; tüm siteye erişim engeli daha ağır bir müdahale olduğu için ancak teknik olarak URL bazlı engellemenin yeterli olmadığı durumlarda gündeme gelir.

Erişim engeli, özellikle içeriğin platformdan kaldırılmadığı veya içerik sağlayıcıya ulaşılamadığı durumlarda pratik önem taşır. Örneğin yurt dışı kaynaklı bir internet sitesinde mağdurun özel fotoğrafı yayımlanmışsa, site yöneticisine ulaşılamıyorsa ve içerik kaldırılmıyorsa, Türkiye’den erişimin engellenmesi mağdurun zararını azaltabilir.

Bununla birlikte erişim engeli her zaman son çare gibi düşünülmelidir. Çünkü erişimin engellenmesi ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü ve haber alma hakkıyla doğrudan bağlantılıdır. Özellikle haber, eleştiri, kamu yararı taşıyan içerikler, siyasi tartışmalar veya tüketici yorumları söz konusu olduğunda mahkemeler ve idari makamlar kişilik hakkı ile ifade özgürlüğü arasında adil denge kurmalıdır.

5651 Sayılı Kanun Kapsamında Başvuru Yolları

Sosyal medya içeriklerinin kaldırılması ve erişimin engellenmesi bakımından 5651 sayılı Kanun temel düzenlemelerden biridir. Ancak 5651 sayılı Kanun’daki yollar, içeriğin niteliğine göre değişir. Genel olarak; katalog suçlar bakımından 5651 m.8, kamu düzeni ve gecikmesinde sakınca bulunan hâller bakımından 5651 m.8/A, özel hayatın gizliliği bakımından 5651 m.9/A, sosyal ağ sağlayıcı yükümlülükleri bakımından Ek Madde 4 ve genel özel hukuk/ceza yolları birlikte değerlendirilir.

5651 m.8’de, internet ortamında yapılan ve içeriği belirli suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe bulunan yayınlar bakımından içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Bu suçlar arasında intihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, müstehcenlik, fuhuş, kumar oynanması için yer ve imkân sağlama, Atatürk aleyhine işlenen suçlar ve bazı yasa dışı bahis düzenlemeleri yer almaktadır.

5651 m.8/A ise yaşam hakkı, kişilerin can ve mal güvenliği, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması gibi sebeplerle gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararını düzenler. Bu madde daha çok kamu düzeni ve acil durum niteliği taşıyan içerikler bakımından uygulanır.

Kişilik Hakları Nedeniyle İçerik Kaldırma ve AYM İptalinin Önemi

Geçmişte kişilik haklarının ihlali nedeniyle sosyal medya ve internet içeriklerine karşı en sık başvurulan yol 5651 m.9 idi. Bu madde, kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişilere içerik veya yer sağlayıcısına başvurma ya da doğrudan sulh ceza hâkimliğinden içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesini isteme imkânı tanıyordu. Ancak Anayasa Mahkemesi, 11.10.2023 tarihli E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla 5651 m.9’u ifade ve basın özgürlüğü bakımından yeterli usuli güvenceleri içermediği gerekçesiyle iptal etmiştir. AYM, bu düzenlemenin kademeli müdahale yöntemi öngörmediğini, kararların süresiz erişim engeli sonucuna yol açabildiğini ve çelişmeli yargılama güvencelerini yeterince sağlamadığını vurgulamıştır.

Bu iptal kararı, sosyal medya içeriklerinin kaldırılması alanında çok önemlidir. Çünkü kişilik haklarının ihlal edildiği her durumda artık eski 5651 m.9 yolunun aynı şekilde işletilmesi mümkün değildir. Bu nedenle hakaret, ticari itibar zedeleme, asılsız yorum, ağır eleştiri, kişilik hakkına saldırı gibi durumlarda başvuru stratejisi somut olaya göre yeniden kurulmalıdır. Platform başvurusu, ceza şikâyeti, özel hayat ihlali varsa 5651 m.9/A, kişisel veri ihlali varsa KVKK/TCK başvuruları, marka veya telif ihlali varsa ilgili özel yollar, ayrıca TMK ve TBK hükümlerine dayalı hukuk davaları birlikte değerlendirilmelidir.

Türk Medeni Kanunu m.24 ve m.25, kişilik haklarına saldırı hâlinde saldırının önlenmesi, durdurulması, hukuka aykırılığın tespiti, düzeltme, kararın yayımlanması ve tazminat istemleri için temel özel hukuk dayanağıdır. Bu nedenle 5651 m.9’un iptali, kişilik haklarının tamamen korumasız kaldığı anlamına gelmez; ancak hızlı erişim engeli mekanizmasının kapsamı ve uygulanabilirliği değişmiştir.

Özel Hayatın Gizliliği Nedeniyle 5651 m.9/A Başvurusu

Sosyal medya içerikleri özel hayatın gizliliğini ihlal ediyorsa, 5651 m.9/A hâlen çok önemli bir başvuru yoludur. Bu maddeye göre internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, Kuruma doğrudan başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilir. Başvuruda ihlale neden olan yayının tam URL’si, hangi açılardan özel hayatın ihlal edildiğine ilişkin açıklama ve kimlik bilgilerini ispatlayacak bilgiler bulunmalıdır; eksiklik varsa talep işleme konulmaz.

5651 m.9/A başvurusu özellikle mahrem fotoğraf veya video paylaşımı, özel yazışmaların ifşası, sağlık bilgisi, aile hayatı, cinsel hayat, konut içi görüntü, gizli ses kaydı veya kişinin özel yaşam alanına ilişkin bilgilerin yayımlanması durumlarında gündeme gelir. Bu yolun en önemli özelliği hızlı müdahale sağlamasıdır. Kuruma yapılan başvuru üzerine Başkan talebi Birliğe bildirir ve erişim sağlayıcılar tedbiri derhâl, en geç dört saat içinde yerine getirir. Ancak başvurucu, erişimin engellenmesi talebini talepte bulunduğu saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunmalıdır; hâkim kırk sekiz saat içinde karar vermezse tedbir kendiliğinden kalkar.

Bu nedenle özel hayat ihlallerinde zaman çok kritiktir. Örneğin bir kişinin mahrem fotoğrafı Instagram, Telegram veya bir internet sitesinde yayımlandığında öncelikle URL ve deliller alınmalı, hemen 5651 m.9/A başvurusu yapılmalı, ardından yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkimliği süreci tamamlanmalıdır. Aksi hâlde geçici erişim engeli tedbiri kalkabilir.

Platform Başvuruları: Instagram, X, TikTok, Facebook ve YouTube

Sosyal medya içeriklerinin kaldırılması için ilk pratik yol, çoğu zaman platformların kendi şikâyet mekanizmalarını kullanmaktır. Instagram, X, TikTok, Facebook ve YouTube gibi platformlarda hakaret, taciz, çıplaklık, özel görüntü paylaşımı, taklit hesap, telif hakkı, marka ihlali, dolandırıcılık, kişisel bilgi paylaşımı ve tehdit başlıkları altında başvuru yapılabilir.

Platform başvuruları her zaman yargı kararına ihtiyaç duymaz. Bazı açık ihlallerde platform, kendi topluluk kuralları gereği içeriği kaldırabilir veya hesabı kapatabilir. Örneğin sahte hesap, çıplak görüntü paylaşımı, çocuk güvenliği ihlali, dolandırıcılık amaçlı hesap veya kişisel bilgi ifşası gibi durumlarda platformların hızlı işlem yapması mümkündür.

Ancak platform başvurusu yapılmadan önce delillerin alınması gerekir. Çünkü içerik kaldırıldıktan sonra ceza soruşturması, tazminat davası veya kimlik tespiti için gerekli deliller kaybolabilir. Bu nedenle mağdur önce ekran görüntüsü, ekran kaydı, URL, kullanıcı adı, profil bağlantısı, paylaşım tarihi ve mesaj içeriklerini saklamalı; sonra platform şikâyeti yapmalıdır.

5651 sayılı Kanun’un Ek Madde 4 hükmü, Türkiye’den günlük erişimi bir milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcıların kişiler tarafından yapılacak başvurulara belirli süre içinde cevap verme yükümlülüğünü düzenlemektedir. Güncel metinde bu yükümlülüğün 01.11.2026 yürürlük tarihli değişikliklerle yeniden şekillendiği görülmektedir; bu nedenle sosyal ağ sağlayıcı başvurularında yürürlük tarihleri ve güncel yükümlülükler ayrıca kontrol edilmelidir.

Hakaret İçerikleri Kaldırılabilir mi?

Sosyal medyada hakaret içeren içerikler hem ceza hukuku hem özel hukuk hem de platform kuralları bakımından değerlendirilebilir. Bir kişiye küfür edilmesi, küçük düşürücü sözler söylenmesi, onur ve saygınlığı hedef alan ifadeler kullanılması TCK m.125 kapsamında hakaret suçunu gündeme getirebilir. Ancak her sert eleştiri hakaret değildir. Bu nedenle içerik kaldırma talebinde, ifadenin neden eleştiri sınırını aştığı açıkça anlatılmalıdır.

Hakaret içeren bir Instagram yorumu, X paylaşımı, TikTok videosu veya YouTube yorumu için önce delil alınmalı, ardından platform şikâyeti yapılmalı ve ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmalıdır. Fail biliniyorsa doğrudan şikâyet dilekçesinde belirtilir; fail sahte hesap kullanıyorsa platformdan IP-log kayıtlarının istenmesi talep edilir.

Kişilik haklarının ihlali nedeniyle eski 5651 m.9 hızlı erişim engeli yolunun AYM iptali nedeniyle artık daha dikkatli değerlendirilmesi gerekir. Sırf hakaret veya itibar zedeleme söz konusuysa, güncel durumda platform şikâyeti, ceza soruşturması, manevi tazminat davası, ihtiyati tedbir ve genel hukuk yolları birlikte düşünülmelidir. Eğer içerik aynı zamanda özel hayatı veya kişisel verileri ihlal ediyorsa 5651 m.9/A, KVKK veya TCK m.136 gibi özel yollar da gündeme gelebilir.

Kişisel Veri İhlali İçeren İçerikler

Sosyal medyada bir kişinin telefon numarası, adresi, T.C. kimlik bilgisi, pasaport bilgisi, banka bilgisi, sağlık verisi, özel yazışması, fotoğrafı veya konum bilgisi izinsiz paylaşılmışsa kişisel verilerin hukuka aykırı yayılması gündeme gelebilir. Bu durumda yalnızca içerik kaldırma değil, ceza şikâyeti ve gerekirse KVKK başvurusu da değerlendirilmelidir.

Örneğin bir kişinin telefon numarasının “arayın rahatsız edin” şeklinde paylaşılması, adresinin ifşa edilmesi, kimlik belgesinin sosyal medyada yayımlanması, hastalık bilgisinin paylaşılması veya özel fotoğrafının sahte hesapta kullanılması ciddi hukuki sonuçlar doğurur. TCK m.136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme, yayma veya ele geçirme suçu gündeme gelebilir.

Bu tür içeriklerde platform başvurusu genellikle daha etkili olabilir; çünkü birçok platform kişisel bilgi ifşasını topluluk kurallarına aykırı kabul eder. Ancak delil alınmadan yapılan başvurular ileride ispat sorununa yol açabilir. Bu nedenle içerik kaldırılmadan önce URL, ekran görüntüsü, ekran kaydı, paylaşım tarihi, kullanıcı adı ve içeriğin hangi kişisel veriyi ifşa ettiği belgelenmelidir.

Sahte Hesapların Kapatılması

Sosyal medyada içerik kaldırma başvurularının önemli bir kısmı sahte hesaplarla ilgilidir. Başkasının adı, fotoğrafı, mesleki unvanı, şirket logosu veya kişisel bilgileri kullanılarak açılan hesaplar kişilik hakkı, kişisel veri ve bazen dolandırıcılık ihlali oluşturabilir. Sahte hesap üzerinden hakaret, tehdit, para isteme, müşteri kandırma, özel görüntü paylaşma veya itibar zedeleme yapılmışsa süreç daha da ağırlaşır.

Sahte hesap kapatma için platformun taklit hesap başvuru mekanizması kullanılabilir. Ancak hesabın yalnızca kapatılması yeterli değildir. Failin tespiti için hesap URL’si, kullanıcı adı, profil fotoğrafı, biyografi metni, takipçi/takip edilen listesi, paylaşımlar, mesajlar ve varsa para talepleri belgelenmelidir. Hesap kapatıldıktan sonra IP ve log kayıtlarına ulaşmak daha zor olabilir; bu nedenle suç duyurusu dilekçesinde platform kayıtlarının ivedilikle istenmesi talep edilmelidir.

Eğer sahte hesap ticari amaçla kullanılmışsa marka hakkı, haksız rekabet ve dolandırıcılık hükümleri de gündeme gelebilir. Örneğin bir hukuk bürosu, doktor, klinik, butik, banka, kargo şirketi veya kamu kurumu taklit edilerek para isteniyorsa bu durum nitelikli dolandırıcılık ve marka/itibar ihlali bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.

Suç İçeren İçerikler ve Savcılık Başvurusu

Bazı sosyal medya içerikleri yalnızca kişilik hakkı ihlali değil, doğrudan suç içeriği taşır. Çocukların cinsel istismarı, müstehcenlik, intihara yönlendirme, uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma, yasa dışı bahis, fuhuş, tehdit, şantaj, dolandırıcılık veya özel hayatın ifşası gibi durumlarda Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusu yapılmalıdır.

5651 m.8 kapsamında katalog suçlar bakımından soruşturma evresinde hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı; kovuşturma evresinde mahkeme içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararı verebilir. Savcının gecikmesinde sakınca bulunan hâlde verdiği karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur.

Bu tür içeriklerde mağdurun veya şikâyetçinin yapması gereken, suçun niteliğini açıkça ortaya koyan delilleri sunmaktır. Sadece “bu içerik suçtur” demek yeterli değildir. İçerik linki, ekran görüntüsü, kullanıcı adı, tarih-saat bilgisi, mağdurla bağlantı, fail bilgisi veya bilinmiyorsa dijital izler dilekçeye eklenmelidir. Savcılıktan hem ceza soruşturması hem de içeriğin çıkarılması/erişim engeli için gerekli tedbirlerin alınması istenmelidir.

Delil Toplama: İçerik Kaldırmadan Önce Ne Yapılmalı?

Sosyal medya içeriklerinin kaldırılması sürecinde en sık yapılan hata, delil almadan içeriği şikâyet etmektir. Platform içeriği kaldırdığında veya hesap kapandığında mağdurun elinde yalnızca belirsiz bir iddia kalabilir. Bu nedenle ilk adım her zaman delil toplamaktır.

Delil olarak ekran görüntüsü, ekran kaydı, URL, kullanıcı adı, profil bağlantısı, paylaşım tarihi, saat bilgisi, yorumlar, beğeniler, paylaşımın herkese açık olup olmadığı, hikâye görüntüleri, özel mesajlar, grup yazışmaları, telefon numarası, IBAN, kripto cüzdan adresi ve varsa tanık bilgileri saklanmalıdır. Özellikle Instagram hikâyesi, TikTok canlı yayını, X gönderisi veya Telegram mesajı gibi hızla silinebilecek içeriklerde ekran kaydı çok önemlidir.

Eğer içerik çok ciddi bir ihlal içeriyorsa noter tespiti, adli bilişim uzmanı raporu veya mahkeme yoluyla delil tespiti düşünülebilir. Özellikle ticari itibar zedeleme, yüksek takipçili hesap, sahte hesap, özel hayat ifşası veya yüksek tazminat talebi söz konusu olduğunda delilin güvenilirliği davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.

İçerik Kaldırma Talebinde URL’nin Önemi

İçerik kaldırma ve erişim engeli başvurularında tam URL son derece önemlidir. 5651 m.9/A, özel hayat ihlali başvurusunda ihlale neden olan yayının tam adresinin belirtilmesini zorunlu tutar; eksik bilgi varsa talep işleme konulmaz.

Sadece “Instagram’da şu kişi paylaşmış” veya “TikTok’ta videom var” demek yeterli değildir. İçeriğin tam bağlantısı, kullanıcı adı, gönderi veya video linki, hikâye ise ekran kaydı, özel mesaj ise hesabın profil bağlantısı ve mesaj tarihleri sunulmalıdır. Twitter/X gönderilerinde paylaşım linki, YouTube videolarında video URL’si, internet sitelerinde haber veya sayfa URL’si, Telegram kanallarında mesaj bağlantısı veya kanal bilgisi mümkün olduğunca açık yazılmalıdır.

URL’nin doğru verilmesi, erişim engelinin ölçülü uygulanması bakımından da önemlidir. URL bazlı engelleme mümkünken tüm siteye erişim engeli istenmesi ifade özgürlüğü ve ölçülülük açısından sorun doğurabilir. Bu nedenle başvuru, ihlalin gerçekleştiği spesifik içeriğe yöneltilmelidir.

İçerik Kaldırma, Ceza Şikâyeti ve Tazminat Davası Birlikte Açılabilir mi?

Evet, somut olayın niteliğine göre içerik kaldırma/erişim engeli, ceza şikâyeti ve tazminat davası birlikte yürütülebilir. Bu yollar birbirinin alternatifi değildir. İçerik kaldırma veya erişim engeli, hukuka aykırı içeriğin yayılmasını durdurmaya yöneliktir. Ceza şikâyeti, failin cezai sorumluluğunu araştırır. Tazminat davası ise mağdurun maddi veya manevi zararının giderilmesini amaçlar.

Örneğin bir kişi hakkında TikTok’ta ağır hakaret içeren bir video yayımlandığında; platforma içerik kaldırma başvurusu yapılabilir, Cumhuriyet Başsavcılığı’na hakaret ve kişisel veri ihlali yönünden şikâyet sunulabilir, ayrıca manevi tazminat davası açılabilir. Video özel hayatı ihlal ediyorsa 5651 m.9/A başvurusu da yapılabilir.

Bu süreçlerde strateji önemlidir. Bazı durumlarda önce içerik kaldırma için hızlı başvuru yapılmalı, ardından ceza ve tazminat yolları işletilmelidir. Bazı durumlarda ise delil kaybını önlemek için önce noter tespiti veya ekran kaydı alınmalı, sonra platform başvurusu yapılmalıdır.

İçerik Kaldırma Talebinin Reddedilmesi Hâlinde Ne Yapılır?

Platform başvurusu reddedilirse veya içerik kaldırılmazsa hukuki yollar değerlendirilir. İçerik özel hayatı ihlal ediyorsa 5651 m.9/A başvurusu yapılabilir. İçerik suç teşkil ediyorsa Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurularak içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi tedbiri talep edilebilir. İçerik kişilik hakkına saldırı niteliğindeyse TMK m.24-25 ve TBK m.58 kapsamında saldırının durdurulması, hukuka aykırılığın tespiti, tazminat ve uygun tedbirler istenebilir.

5651 m.9’un iptali nedeniyle kişilik hakkı ihlalleri bakımından eski hızlı sulh ceza modeli yerine, somut olayın niteliğine göre genel mahkemelerde ihtiyati tedbir, özel hukuk davası, ceza soruşturması, platform başvurusu veya özel düzenlemeler kullanılmalıdır. Bu durum özellikle itibar zedeleme ve hakaret içerikleri için başvuru stratejisinin daha özenli kurulmasını gerektirir.

Arama Motorlarından Sonuç Kaldırma ve Unutulma Hakkı

Bazı durumlarda asıl içerik yayından kalkmış olsa bile Google veya diğer arama motorlarında sonuç görünmeye devam edebilir. Bu durumda arama motorlarına sonuç kaldırma başvurusu yapılabilir. Özellikle eski haberler, beraat veya KYOK ile sonuçlanan dosyalar, kişisel veri içeren sayfalar, özel hayat bilgileri veya güncelliğini yitirmiş içerikler bakımından unutulma hakkı ve arama motoru sonuçlarından çıkarma talepleri gündeme gelebilir.

5651 m.9’un eski hâlinde hâkim, başvuranın adının karara konu internet adresleriyle ilişkilendirilmemesine ve hangi arama motorlarına bildirim yapılacağına karar verebiliyordu. Ancak bu hükmün m.9 iptali sonrası durumu ayrıca değerlendirilmelidir. Güncel durumda arama motoru başvuruları, KVKK, kişilik hakkı, unutulma hakkı ve platform politikaları çerçevesinde ele alınmalıdır.

Sonuç

Sosyal medya içeriklerinin kaldırılması ve erişimin engellenmesi, bilişim hukukunun en güncel ve en hassas alanlarından biridir. Bir Instagram hikâyesi, X paylaşımı, TikTok videosu, Facebook gönderisi, YouTube yorumu, WhatsApp mesajı veya Telegram paylaşımı; hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel veri ihlali, dolandırıcılık, sahte hesap, tehdit, şantaj veya ticari itibar zedeleme niteliği taşıyabilir. Bu durumda mağdurun hızlı hareket etmesi, delilleri koruması ve doğru hukuki başvuru yolunu seçmesi gerekir.

5651 sayılı Kanun hâlen katalog suçlar, kamu düzeni ve özel hayatın gizliliği gibi alanlarda önemli başvuru yolları sunmaktadır. Özellikle özel hayatın gizliliğini ihlal eden içerikler bakımından 5651 m.9/A, Kuruma doğrudan başvuru ve hızlı erişim engeli mekanizması sağlamaktadır. Ancak kişilik haklarına dayalı eski 5651 m.9 yolunun Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması, hakaret ve itibar zedeleme içeriklerinde başvuru stratejisinin güncel mevzuata göre dikkatle kurulmasını zorunlu kılmıştır.

Mağdur açısından en önemli adım, içerik kaldırılmadan önce delil toplamaktır. Ekran görüntüsü, ekran kaydı, URL, kullanıcı adı, tarih-saat bilgisi, profil bağlantısı, mesajlar, yorumlar ve varsa ödeme/tehdit bilgileri saklanmalıdır. Ardından ihlalin niteliğine göre platform başvurusu, 5651 m.9/A başvurusu, savcılık şikâyeti, tazminat davası, ihtiyati tedbir, KVKK başvurusu veya marka/telif başvuruları değerlendirilmelidir.

Sonuç olarak sosyal medya içeriklerinin kaldırılması basit bir “şikâyet et” işleminden ibaret değildir. Her olayda içeriğin hukuki niteliği, delil durumu, aciliyet, platformun yapısı, ifade özgürlüğü dengesi, özel hayat ve kişilik hakkı ihlali ayrı ayrı incelenmelidir. Doğru ve hızlı yürütülen süreç, hem hukuka aykırı içeriğin yayılmasını durdurur hem de mağdurun ceza ve tazminat haklarını korur.

Leave a Reply

Call Now Button