Sel Nedeniyle Su Altında Kalan Aracın Zararından Belediye Sorumlu mudur? (2026 Güncel)
Sel nedeniyle su altında kalan aracın zararından belediye sorumlu mudur? Şiddetli yağışlar, sel felaketleri ve su baskınları sonucunda sokakta park hâlindeki veya trafikte ilerleyen araçların zarar görmesi, araç sahipleri açısından ciddi maddi kayıplara neden olmaktadır.
Özellikle yağmur suyu giderlerinin tıkanması, altyapının yetersiz kalması, alt geçitlerde su birikmesi ve gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle araçların motorları, elektronik sistemleri ve iç donanımları kullanılamaz hâle gelebilmektedir.
Bu tür olaylarda araç sahipleri, ortaya çıkan zarardan belediyenin sorumlu olup olmadığını ve belediyeye karşı tazminat davası açılıp açılamayacağını merak etmektedir.
Türk hukukunda sel nedeniyle su altında kalan aracın zararından belediyenin sorumlu tutulması mümkündür. Ancak belediye, meydana gelen her sel felaketinden otomatik olarak sorumlu değildir. İlgili kamu idaresinin hizmet kusuru veya uygulanabilir başka bir sorumluluk nedeni ile araçta meydana gelen zarar arasında hukuken gerekli bağlantının bulunması gerekir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 125. maddesi, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğunu düzenlemektedir.
Ayrıca 5393 sayılı Belediye Kanunu ile 2560 sayılı Kanun, kentsel altyapı ve yağmur sularının uzaklaştırılması konusunda kamu idarelerine çeşitli görevler yüklemektedir.
Danıştay’ın 2025 yılında verdiği kararlar da sel felaketinin doğal afet niteliğinde bulunmasının belediyenin veya ilgili kamu idaresinin sorumluluğunu her durumda ortadan kaldırmadığını ortaya koymaktadır.
Bu nedenle sel nedeniyle araçları zarar gören kişilerin belediyelerin hizmet kusurunu, ilgili Danıştay kararlarını ve tam yargı davası açma şartlarını değerlendirmeleri önem taşımaktadır.
Sel Felaketinde Araç Zararından Belediye Sorumlu Tutulabilir mi?
Evet. Belediyenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetinin eksik, geç veya gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle araçta zarar meydana gelmişse belediyenin tazminat sorumluluğu doğabilir.
Ancak yalnızca sel meydana gelmesi, belediyenin kusurlu olduğu anlamına gelmez.
Örneğin yoğun yağmur sırasında yol kenarındaki mazgalların tıkanması nedeniyle sokakta park edilmiş bir araç tamamen su altında kalmış olabilir.
Bu durumda öncelikle ilgili yağmur suyu tahliye sisteminin bakımından hangi kamu idaresinin sorumlu olduğu araştırılmalıdır.
Ardından tahliye sisteminin yeterliliği, gerekli temizlik ve bakım işlemlerinin yapılıp yapılmadığı ve oluşan zararın bu eksikliklerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirlenmelidir.
Yapılan teknik incelemede, kamu hizmetindeki eksikliklerin su baskınına neden olduğu veya zararın büyümesine katkı sağladığı ortaya konulursa ilgili idarenin sorumluluğu gündeme gelebilir.
Ancak bütün gerekli önlemlerin alınmasına rağmen öngörülemeyen ve önlenemeyen bir doğal afet nedeniyle meydana gelen zararlar bakımından farklı bir değerlendirme yapılabilir.
Belediyenin Sel Nedeniyle Meydana Gelen Araç Zararından Sorumluluğunun Hukuki Dayanağı Nedir?
Belediyenin sel nedeniyle meydana gelen araç zararlarından sorumluluğu, öncelikle idare hukukundaki hizmet kusuru ve idarenin tazminat sorumluluğu ilkelerine dayanmaktadır.
Anayasa’nın 125. Maddesi
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 125. maddesine göre idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür.
Bu hüküm, idari faaliyetlerden kaynaklanan zararların tazminine ilişkin anayasal dayanağı oluşturmaktadır.
Dolayısıyla belediyenin yürüttüğü bir kamu hizmetinin hukuka aykırı veya kusurlu şekilde yerine getirilmesi sonucunda araç sahibi zarara uğramışsa, idarenin tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir.
5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 14. ve 15. Maddeleri
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14. maddesinde belediyelerin kentsel altyapı, su ve kanalizasyon, ulaşım ve şehir içi trafik gibi alanlarda görevleri düzenlenmektedir.
Aynı Kanun’un 15. maddesinde ise atık su ve yağmur sularının uzaklaştırılmasını sağlamak, buna ilişkin tesisleri kurmak ve işletmek belediyelerin yetki ve imtiyazları arasında sayılmaktadır.
Bu nedenle belediyelerin yürütmekle yükümlü olduğu altyapı hizmetleri, sel nedeniyle meydana gelen zararların değerlendirilmesinde önem taşımaktadır.
Ancak her altyapı tesisinin bakım ve işletilmesinden doğrudan aynı belediyenin sorumlu olduğu düşünülmemelidir.
2560 Sayılı Kanun ve Yağmur Suyu Altyapısı
2560 sayılı Kanun’un 2. maddesi, kullanılmış suların ve yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız şekilde tahliyesi konusunda su ve kanalizasyon idarelerine görevler yüklemektedir.
Aynı Kanun’un 25. maddesi, yağmur sularının uzaklaştırılmasıyla ilgili tesislerin yapılması ve işletilmesine ilişkin özel bir düzenleme içermektedir.
Bu nedenle özellikle büyükşehirlerde su ve kanalizasyon idaresinin sorumluluğu da değerlendirilmelidir.
Örneğin İstanbul’da meydana gelen bir su baskınında yalnızca ilçe belediyesinin değil, olayın özelliklerine göre İstanbul Büyükşehir Belediyesinin ve İSKİ’nin görevleri de araştırılabilir.
Belediyenin Hizmet Kusuru Ne Demektir?
Hizmet kusuru, kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya gereği gibi işlememesi sonucunda zarar meydana gelmesi durumunda gündeme gelen bir idari sorumluluk nedenidir.
Sel felaketleri bakımından hizmet kusuru, özellikle yağmur sularının tahliyesine ilişkin altyapının kurulması, bakımı ve işletilmesiyle bağlantılı olabilir.
Örneğin aşağıdaki durumlarda hizmet kusuru iddiası araştırılabilir:
- Yağmur suyu mazgallarının düzenli olarak temizlenmemesi,
- Su tahliye kanallarının uzun süredir tıkalı bulunması,
- Daha önce sel yaşanan bölgelerde gerekli altyapı önlemlerinin alınmaması,
- Alt geçitlerdeki su tahliye pompalarının çalışmaması,
- Yol yapım veya asfaltlama çalışmalarının suyun tahliyesini engellemesi,
- Yağmur suyu altyapısının teknik gerekliliklere uygun şekilde yapılmaması,
- Taşkın riski bilinen bölgelerde gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması.
Ancak bu durumlardan birinin bulunması, tek başına zararın ilgili idare tarafından ödeneceği anlamına gelmez.
İlgili idarenin görev ve yükümlülüğü ile meydana gelen zarar arasında nedensellik bağı bulunmalıdır.
Danıştay’a Göre Selde Zarar Gören Araçtan Belediye Sorumlu mudur?
Danıştay 8. Dairesi, 16.04.2025 Tarih, 2023/3754 E., 2025/3751 K.
Bu karar, sel nedeniyle zarar gören araçlar bakımından doğrudan ilgili ve önemli bir Danıştay içtihadıdır.
Karara konu olayda, Ankara’nın Etimesgut ilçesinde bulunan bir plazanın kapalı otoparkında park hâlindeki araç, 9 Haziran 2019 tarihinde meydana gelen yoğun yağış nedeniyle su altında kalmıştır.
Araçta meydana gelen zarar, sigorta şirketi tarafından karşılanmıştır.
Sigorta şirketi, yaptığı ödeme nedeniyle ilgili büyükşehir belediyesi ve su ve kanalizasyon idaresine karşı hizmet kusuruna dayalı rücuen tazminat talebinde bulunmuştur.
Davada 433.825,19 TL hasar bedelinin tazmini istenmiştir.
İlk derece mahkemesi, olayın olağanüstü yağış nedeniyle meydana geldiğini ve mücbir sebep bulunduğunu değerlendirerek davayı reddetmiştir.
Bölge idare mahkemesi de ret kararını uygun bulmuştur.
Ancak Danıştay 8. Dairesi, selin doğal afet niteliğinde bulunmasının idarenin sorumluluğunu her durumda ortadan kaldırmayacağını değerlendirmiştir.
Danıştay’a göre afet boyutundaki yağışlar nedeniyle zarar meydana gelmesi kaçınılmaz olsa bile, idarenin yürütmekle yükümlü olduğu hizmetlerin gereği gibi yerine getirilmemesi zararın doğmasına veya artmasına neden olabilir.
Kararda özellikle şu hususların araştırılması gerektiği vurgulanmıştır:
- Belediyenin ve su idaresinin ayrı ayrı hizmet kusuru bulunup bulunmadığı,
- Yağmur sularının tahliyesi için gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığı,
- Binanın ve otoparkın teknik şartlara uygun olup olmadığı,
- Yağışın olağanüstü niteliğinin zararın oluşumundaki etkisi,
- Tarafların kusur oranları,
- Araçta meydana gelen gerçek zarar miktarı,
- Meteoroloji uzmanının da bulunduğu teknik bilirkişi heyetinin değerlendirmesi.
Danıştay, eksik incelemeye dayanan kararı bozmuş ve yeniden karar verilmesi için dosyayı ilgili bölge idare mahkemesine göndermiştir.
Bu kararın önemi, sel felaketinde zarar gören araçlarda belediyenin hizmet kusurunun araştırılması gerektiğini ve yalnızca doğal afet gerekçesiyle idarenin sorumluluğunun otomatik olarak ortadan kaldırılamayacağını ortaya koymasıdır.
Ancak söz konusu karar, belediyenin 433.825,19 TL tazminatı kesin olarak ödemesine hükmeden bir karar değildir. Danıştay, yeterli teknik inceleme yapılması gerektiği gerekçesiyle bozma kararı vermiştir.
Yağmur Suyu Mazgalları Tıkandığı İçin Araç Su Altında Kalırsa Belediye Sorumlu mudur?
Yağmur suyu mazgallarının tıkanması, sel nedeniyle meydana gelen araç zararlarında önemli bir hizmet kusuru iddiası oluşturabilir.
Örneğin bir caddede bulunan mazgallar uzun süredir temizlenmemiş ve yoğun yağış sırasında yağmur suyu tahliye edilememiş olabilir.
Bu nedenle sokakta park edilen otomobillerin motor ve elektronik sistemleri zarar görmüş olabilir.
Böyle bir durumda mazgalların bakımından sorumlu idarenin gerekli temizlik ve kontrol işlemlerini yapıp yapmadığı araştırılmalıdır.
Özellikle daha önce aynı bölgede su baskını yaşanmış olması, belediyeye şikâyet başvuruları yapılması veya mazgalların tıkalı olduğunun resmi kayıtlarla belirlenmesi önem taşımaktadır.
Ancak mazgalların tıkalı bulunması ile aracın zarar görmesi arasında bağlantı bulunduğunun da ortaya konulması gerekir.
Örneğin su baskınının tamamen farklı bir dereden taşan sudan kaynaklandığı belirlenirse ilgili mazgalın tıkalı olması tek başına tazminat sorumluluğu doğurmayabilir.
Alt Geçitte Su Altında Kalan Aracın Zararını Belediye Öder mi?
Şiddetli yağışlarda alt geçitlerde su birikmesi ve araçların mahsur kalması sık karşılaşılan sorunlardan biridir.
Bu tür olaylarda alt geçidin bakımından ve su tahliye sisteminin işletilmesinden sorumlu kurumun belirlenmesi gerekir.
Örneğin belediyenin sorumluluğunda bulunan bir alt geçitteki su tahliye pompaları uzun süredir çalışmıyor olabilir.
Buna rağmen herhangi bir bakım yapılmamış ve şiddetli yağış sırasında araçlar su altında kalmış olabilir.
Bu durumda ilgili idarenin hizmet kusuru araştırılabilir.
Ancak alt geçidin mutlaka belediye sorumluluğunda olduğu varsayılmamalıdır.
Bazı yolların ve tesislerin bakım ve işletilmesinden farklı kamu kurumları sorumlu olabilir.
Ayrıca sürücünün açıkça trafiğe kapatılmış veya tehlikeli olduğu belli olan bir alt geçide girmesi, tazminat sorumluluğu değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Selde Park Hâlindeki Araç Zarar Görürse Belediye Sorumlu Olabilir mi?
Evet. Araç park hâlindeyken meydana gelen sel hasarı nedeniyle belediyenin sorumluluğu gündeme gelebilir.
Araç sahibinin otomobili sokakta hukuka uygun şekilde park etmiş olması, onun sel nedeniyle meydana gelen bütün zararları üstlenmek zorunda olduğu anlamına gelmez.
Örneğin araç, belediyenin uzun süredir müdahale etmediği yetersiz yağmur suyu altyapısı nedeniyle su altında kalmış olabilir.
Bu durumda araç sahibinin motor, elektronik sistem ve iç donanım zararları yönünden tazminat talep etmesi mümkün olabilir.
Ancak park edilen yerin özellikleri de değerlendirilmelidir.
Özellikle araç sahibinin su baskını riski açıkça bulunan ve park edilmesi yasak olan bir bölgede aracını bırakması durumunda kendi davranışının zararın meydana gelmesine etkisi araştırılabilir.
Bu nedenle park hâlindeki aracın selde zarar görmesi, ne belediyenin otomatik sorumluluğunu ne de araç sahibinin otomatik kusurunu doğurur.
İstanbul’da Sel Nedeniyle Araç Zararından İBB mi, İSKİ mi, İlçe Belediyesi mi Sorumludur?
İstanbul’da sel nedeniyle araç zararlarında sorumlu kamu idaresinin belirlenmesi özel önem taşımaktadır.
Çünkü büyükşehir belediyesi, ilçe belediyesi ve İSKİ farklı görev ve yetkilere sahiptir.
Örneğin bir sokakta bulunan yağmur suyu altyapısının bakımından İSKİ sorumlu olabilirken, yolun yüzey düzenlemesi veya başka bir kamusal tesisin bakımından ilgili belediye sorumlu olabilir.
Bazı durumlarda ise zararın meydana gelmesine birden fazla idarenin faaliyetleri etkili olabilir.
Dolayısıyla İstanbul’da meydana gelen bütün sel zararlarının yalnızca İBB’den veya yalnızca İSKİ’den talep edilebileceği yönünde genel bir kural bulunmamaktadır.
Danıştay 8. Dairesi, 20.05.2025 Tarih, 2023/1679 E., 2025/4778 K.
Bu karar, İstanbul’daki altyapı hizmetlerinin yürütülmesi bakımından önem taşımaktadır.
Karara konu olayda Maltepe ilçesindeki bir konutta, 13 Eylül 2018 tarihinde yaşanan şiddetli yağış sırasında kanalizasyon sisteminin geri tepmesi nedeniyle su baskını meydana gelmiştir.
Bilirkişi incelemesinde, asfaltlama çalışmaları sırasında kanalizasyon bacasının üzerinin kapatılması ve sistemin tıkanması gibi unsurlar değerlendirilmiştir.
Uyuşmazlıkta İBB ile İSKİ’nin sorumlulukları, kusur oranları ve zararın kapsamı incelenmiştir.
Bu karar doğrudan araç hasarına değil, konutta meydana gelen su baskını zararına ilişkindir.
Ancak farklı kamu idarelerinin altyapı hizmetlerinin birlikte zarara neden olabileceğinin değerlendirilmesi ve kusur oranlarının teknik incelemeyle belirlenmesi bakımından önem taşımaktadır.
Dolayısıyla İstanbul’da sel nedeniyle zarar gören araçlar açısından da ilgili idarelerin görevlerinin ayrı ayrı araştırılması gerekir.
Sel Felaketi Mücbir Sebep Sayılırsa Belediye Sorumluluktan Kurtulur mu?
Her sel felaketi belediyenin sorumluluğunu ortadan kaldıran mücbir sebep değildir.
Mücbir sebep, olayın özelliklerine göre öngörülemezlik, önlenemezlik ve zararla kamu hizmeti arasındaki nedensellik bağı bakımından değerlendirilmelidir.
Örneğin uzun yıllardır aynı bölgede tekrar eden su baskınlarının bulunması, olayın öngörülebilirliğine ilişkin önemli bir veri olabilir.
Bu durumda ilgili kamu idaresinin gerekli altyapı önlemlerini alıp almadığı incelenmelidir.
Buna karşılık hiçbir makul önlemle önlenmesi mümkün olmayan olağanüstü bir doğa olayı meydana gelmişse idarenin sorumluluğu ortadan kalkabilir.
Danıştay 8. Dairesi, 22.04.2025 Tarih, 2021/7240 E., 2025/3899 K.
Bu karara konu olayda Ordu’nun Perşembe ilçesinde meydana gelen sel felaketi sonucunda bir kişi yaşamını yitirmiştir.
Yakınları, olayda belediyelerin ve ilgili su ve kanalizasyon idaresinin hizmet kusuru bulunduğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi, yağışın olağanüstü niteliğini dikkate alarak davayı reddetmiştir.
Ancak Danıştay, yağışın çok şiddetli olmasının tek başına bütün idari sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını değerlendirmiştir.
Özellikle tahliye kanallarının yetersizliği, yapılaşma sürecindeki eksiklikler ve diğer hizmet kusuru iddialarının araştırılması gerektiği belirtilmiştir.
Danıştay, idarelerin ve zarar görenin kusur durumunun teknik bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak kararı bozmuştur.
Bu karar doğrudan araç zararına ilişkin olmamakla birlikte, selin mücbir sebep olarak değerlendirilmesi ve hizmet kusurunun araştırılması bakımından önem taşımaktadır.
Belediye Sel Uyarısı Yapmadığı İçin Sorumlu Olabilir mi?
Sel riskinin önceden bilindiği durumlarda gerekli güvenlik ve uyarı tedbirlerinin alınıp alınmadığı önem taşır.
Örneğin aynı alt geçitte defalarca su baskını yaşanmış ve ağır yağış uyarısı yapılmış olabilir.
Buna rağmen geçidin kapatılmaması veya tehlikeye ilişkin gerekli tedbirlerin alınmaması sonucunda araçlar zarar görebilir.
Bu durumda ilgili idarenin uyarı ve güvenlik yükümlülükleri araştırılabilir.
Ancak meteorolojik uyarı bulunması, belediyenin meydana gelen bütün zararlardan sorumlu tutulması için tek başına yeterli değildir.
İlgili idarenin somut olarak hangi önlemi alması gerektiği ve bu önlemin alınmamasının zarar üzerindeki etkisi ortaya konulmalıdır.
Araç Sahibinin Kusuru Belediyeden Alınacak Tazminatı Etkiler mi?
Evet. Araç sahibinin veya sürücünün davranışları, zararın oluşumunda etkili olmuşsa tazminat değerlendirmesi değişebilir.
Örneğin sürücü, polis tarafından kapatılmış ve ciddi miktarda su birikmiş bir yola girmiş olabilir.
Başka bir olayda ise araç sahibi, su baskını riski açıkça bildirilen ve araç parkının yasaklandığı bir bölgede otomobilini bırakmış olabilir.
Bu gibi durumlarda zarar görenin davranışının zararın meydana gelmesine veya artmasına etkisi araştırılır.
Ancak yalnızca aracın sel bölgesinde bulunması, sürücünün veya araç sahibinin kusurlu olduğunu göstermez.
Özellikle ani meydana gelen bir sel felaketinde sürücünün gerçek anlamda hangi tedbirleri alabileceği değerlendirilmelidir.
Danıştay’ın 2025 tarihli kararlarında da ilgili kamu idarelerinin kusuru ile zarar görenin kusurunun birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Sel Nedeniyle Belediye Tarafından Hangi Zararlar Ödenebilir?
Belediyenin veya başka bir kamu idaresinin hukuki sorumluluğu tespit edilirse, gerçek zarar kapsamında farklı tazminat kalemleri gündeme gelebilir.
Özellikle araçta meydana gelen motor, elektronik sistem ve iç donanım zararları önemli maddi kayıplara neden olabilir.
Somut olayın özelliklerine göre şu zarar kalemleri değerlendirilebilir:
- Aracın gerekli ve makul onarım giderleri,
- Motor onarım veya değişim bedeli,
- Sel nedeniyle zarar gören elektronik sistemlerin onarım giderleri,
- Aracın tam hasarlı hâle gelmesi durumunda gerçek malvarlığı zararı,
- Zorunlu ve makul çekici veya kurtarma giderleri,
- Koşulları mevcutsa aracın onarım sonrasındaki değer kaybı,
- Gerçekten ispatlanan araç kullanım kaybı veya makul araç mahrumiyeti zararı,
- Ticari araçlarda şartları mevcutsa kazanç kaybı.
Ancak bütün bu kalemlerin aynı anda ve otomatik olarak ödenmesi gerektiği söylenemez.
Özellikle araçta tam hasar meydana gelmesi durumunda aracın rayiç değeri, hasarlı araç kalıntısının ekonomik değeri ve gerçek zarar hesabı birlikte değerlendirilmelidir.
Ayrıca aynı zararın birden fazla kez tazmin edilmemesi gerekir.
Belediye Sel Hasarı Nedeniyle Manevi Tazminat Öder mi?
Yalnızca aracın su altında kalması veya maddi zarara uğraması, her durumda manevi tazminat hakkı doğurmaz.
Manevi tazminat bakımından olayın kişilik hakları üzerindeki etkisi ve ilgili hukuki şartların gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmelidir.
Örneğin yalnızca aracın motorunun zarar görmesi ile sel felaketi sırasında kişinin yaşamının veya beden bütünlüğünün ciddi şekilde etkilenmesi farklı hukuki durumlar oluşturabilir.
Bu nedenle manevi tazminat talebi, maddi zarar talebinden ayrı değerlendirilmelidir.
Selde Su Altında Kalan Araç Pert Olursa Belediye Araç Bedelini Öder mi?
Araç sel nedeniyle tamamen kullanılamaz hâle gelmişse, zarardan hukuken sorumlu idareden gerçek zarar kapsamında tazminat talep edilmesi mümkündür.
Örneğin hasar tarihindeki piyasa değeri 1.800.000 TL olan bir otomobil sel nedeniyle ekonomik ve teknik olarak kullanılamaz hâle gelmiş olabilir.
Bu durumda aracın gerçek değerinin, hasarlı kalıntı değerinin ve diğer unsurların uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerekebilir.
Ancak araç bedelinin tamamının belediye tarafından otomatik olarak ödeneceği düşünülmemelidir.
Öncelikle belediyenin hizmet kusuru veya uygulanabilir başka bir sorumluluk nedeni tespit edilmelidir.
Ardından bu sorumluluğun meydana gelen zararla bağlantısı ve gerçek zarar miktarı belirlenmelidir.
Aracın Kaskosu Varsa Belediyeden Ayrıca Tazminat İstenebilir mi?
Kasko sigortasının bulunması, sel nedeniyle ortaya çıkan zararın değerlendirilmesinde önem taşır.
Sigorta şirketi poliçe kapsamında kalan zararı karşılayabilir.
Ancak sigorta şirketinin ödeme yapması, aynı zararın belediye tarafından araç sahibine ikinci kez ödeneceği anlamına gelmez.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesi, sigortacının halefiyet hakkını düzenlemektedir.
Bu hükme göre sigortacı, sigorta tazminatını ödediği ölçüde sigortalının sorumlulara karşı sahip olduğu haklara halef olabilir.
Dolayısıyla sigorta şirketi tarafından sel hasarı karşılanan araçta, koşulları mevcutsa sorumlu kamu idaresine karşı sigortacı tarafından başvuru yapılabilir.
Buna karşılık sigorta şirketi zararın yalnızca bir kısmını karşılamışsa araç sahibinin tazmin edilmeyen zarar yönünden sorumlulara karşı başvuru hakkı korunabilir.
Bu nedenle kasko şirketinden yapılan ödeme ile belediyeye yöneltilecek tazminat talebinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Kaskosu Olmayan Araç İçin Belediyeye Tazminat Davası Açılabilir mi?
Evet. Araç sahibinin kasko poliçesinin bulunmaması, belediyenin hizmet kusurundan kaynaklanan zararların tazminini istemesine engel değildir.
Belediyenin sorumluluğu, kasko sigortasının varlığına değil, idare hukuku kapsamında tazminat koşullarının gerçekleşmesine bağlıdır.
Örneğin kaskosu bulunmayan bir araç, yağmur suyu altyapısının bakım eksikliği nedeniyle su altında kalmış olabilir.
Bu durumda araç sahibi, hizmet kusuru ve zarar arasındaki bağlantıyı ortaya koyarak ilgili idareye karşı tazminat talebinde bulunabilir.
Ancak kasko sigortasının bulunmaması, belediyenin otomatik olarak sigorta şirketinin yerine geçeceği anlamına gelmez.
Her durumda ilgili idarenin hukuki sorumluluğu ayrıca belirlenmelidir.
Belediyeye Karşı Sel Nedeniyle Hangi Dava Açılır?
Belediyenin kamu hizmetinden kaynaklanan eylem veya ihmali nedeniyle meydana gelen zararlar bakımından, kural olarak idari yargıda tam yargı davası açılması gündeme gelir.
Tam yargı davası, idarenin eylem veya işlemleri nedeniyle kişilerin uğradıkları zararların tazmini amacıyla açılan dava türüdür.
Örneğin belediyenin sorumluluğunda bulunan yağmur suyu tahliye sisteminin bakımının yapılmaması nedeniyle araç su altında kalmış olabilir.
Araç sahibi, ilgili idarenin hizmet kusurunu ileri sürerek uğradığı gerçek maddi zararın tazminini isteyebilir.
Ancak doğrudan dava açılmadan önce İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesinde düzenlenen idari başvuru şartının değerlendirilmesi gerekir.
Ayrıca olayın özel hukuk ilişkisine veya farklı bir yasal sorumluluk rejimine dayanması durumunda görevli yargı yeri değişebilir.
Bu nedenle dava açılmadan önce uyuşmazlığın hukuki niteliği doğru belirlenmelidir.
Sel Hasarı İçin Belediyeye Kaç Gün İçinde Başvurulmalıdır?
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesi, idari eylemlerden doğan tam yargı davalarında ön başvuru usulünü düzenlemektedir.
Buna göre idari eylem nedeniyle hakları ihlal edilen kişilerin, kural olarak:
- İdari eylemi ve bununla bağlantılı zararı öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl,
- Her hâlde idari eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl
içerisinde ilgili idareye başvurmaları gerekir.
Özellikle zararın veya idareyle bağlantısının daha sonra öğrenildiği durumlarda sürenin başlangıcı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Ancak araç sahibinin uzun süre beklemesi, başvuru süresinin mutlaka daha ileri bir tarihte başlayacağı anlamına gelmez.
Bu nedenle başvurunun mümkün olan en kısa sürede yapılması önem taşımaktadır.
Belediye Tazminat Başvurusuna Cevap Vermezse Ne Olur?
İYUK m. 13 uyarınca ilgili idareye yazılı başvuru yapıldıktan sonra idarenin cevabı beklenir.
İdare, talebi tamamen veya kısmen reddedebilir.
İdarenin başvuruya otuz gün içerisinde cevap vermemesi durumunda ise kanunda öngörülen zımni ret sonucu gündeme gelir.
Bu durumda dava açma süresi içerisinde idare mahkemesine başvurulabilir.
İYUK m. 7 uyarınca idare mahkemelerinde genel dava açma süresi, özel kanunlarda farklı düzenleme bulunmadıkça altmış gündür.
Ancak dava açma süresinin hangi tarihte başlayacağı, başvurunun içeriğine ve idarenin cevabına göre değerlendirilmelidir.
Belediyeye veya ilgili kamu idaresine yapılan başvurunun tarihinin ve içeriğinin belgelenmesi büyük önem taşımaktadır.
Özellikle CİMER veya belediye iletişim kanalları üzerinden yapılan genel şikâyetlerin, her olayda İYUK m. 13 kapsamında açık bir tazminat başvurusu yerine geçeceği varsayılmamalıdır.
Başvuruda ilgili idarenin sorumluluğu, meydana gelen zarar ve tazminat talebi açıkça gösterilmelidir.
Sel Hasarında Belediye Aleyhine Dava Açmak İçin Hangi Deliller Gereklidir?
Belediyenin hizmet kusurundan kaynaklanan tazminat taleplerinde deliller önem taşır.
Özellikle sel felaketinden sonra suyun çekilmesi, mazgalların temizlenmesi veya altyapının onarılması nedeniyle olay yerindeki bazı teknik izler ortadan kalkabilir.
Bu nedenle delillerin mümkün olduğunca erken toplanması gerekir.
Aşağıdaki belgeler önem taşıyabilir:
- Aracın ruhsat ve malik bilgileri,
- Selin gerçekleştiği tarih ve konumu gösteren kayıtlar,
- Aracın su altında kaldığını gösteren fotoğraf ve videolar,
- İtfaiye, kolluk veya kurtarma ekiplerinin tutanakları,
- Aracın çekiciyle taşınmasına ilişkin belgeler,
- Yetkili servis hasar tespit raporu,
- Araçta meydana gelen motor ve elektronik sistem zararlarına ilişkin teknik belgeler,
- Meteoroloji Genel Müdürlüğünün ilgili tarihteki yağış verileri,
- Bölgedeki yağmur suyu mazgallarının ve altyapının durumunu gösteren kayıtlar,
- Belediye ve su idaresine daha önce yapılan şikâyet başvuruları,
- Altyapı bakım, temizlik ve onarım kayıtları,
- Kamera kayıtları ve tanık beyanları,
- Aracın hasar öncesindeki piyasa değerine ilişkin belgeler,
- Varsa sigorta poliçesi, eksper raporu ve ödeme kayıtları.
Özellikle sel olayının meydana geliş şeklini ortaya koyan teknik deliller ile araçta meydana gelen gerçek zararı gösteren belgelerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Belediye Aleyhine Sel Tazminat Davasında Bilirkişi İncelemesi Yapılır mı?
Evet. Sel nedeniyle araç zararlarında teknik bilirkişi incelemesi büyük önem taşımaktadır.
Çünkü yalnızca aracın zarar görmüş olması, hangi kamu idaresinin ne ölçüde sorumlu olduğunu göstermeyebilir.
Bu nedenle bilirkişi incelemesinde hem selin oluşum nedenleri hem de araçta meydana gelen zararların kapsamı araştırılabilir.
Özellikle meteoroloji, altyapı, inşaat ve araç hasarı konularında uzman kişilerden yararlanılması gündeme gelebilir.
Danıştay 8. Dairesinin 16.04.2025 tarihli kararında da sel olayına ilişkin teknik değerlendirmede meteoroloji mühendisinin bulunması gerektiği belirtilmiştir.
Bu nedenle sel nedeniyle araç zararından belediyenin sorumlu olduğu iddia ediliyorsa bilirkişi raporunun yalnızca aracın onarım maliyetiyle sınırlı kalmaması önemlidir.
Altyapının yeterliliği, idarenin gerekli önlemleri alıp almadığı ve selin olağanüstü niteliğinin zarar üzerindeki etkisi de incelenmelidir.
Sel Nedeniyle Araç Zararında Dava Açmadan Önce Delil Tespiti Yapılabilir mi?
Sel nedeniyle zarar gören araçlarda, delillerin kaybolması veya araçtaki hasarların onarımla değişmesi ihtimali bulunabilir.
Bu durumda dava açılmadan önce delil tespiti ihtiyacı gündeme gelebilir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 400 ve devamı maddeleri, hukuki yararın bulunduğu durumlarda delil tespiti yapılmasını düzenlemektedir.
İdari davalar bakımından ise 2577 sayılı Kanun’un 58. maddesinde özel hükümler bulunmaktadır.
İdari dava açıldıktan sonra davaya ilişkin delillerin tespiti, ilgili idari yargı merciinden talep edilmelidir.
Dava açılmadan önce ise delil tespiti bakımından uygulanacak usul ve başvurulacak görevli merci ayrıca değerlendirilmelidir.
Özellikle araçtaki sel hasarı onarılmadan önce teknik inceleme yapılması, sonraki uyuşmazlıklarda gerçek zarar miktarının belirlenmesini kolaylaştırabilir.
Sel Nedeniyle Belediyeden Tazminat Almak Ne Kadar Sürer?
Belediyeden tazminat alınması için kesin bir süre öngörmek mümkün değildir.
Öncelikle ilgili idareye başvuru yapılması ve idarenin değerlendirmesi gerekir.
İdare başvuruyu kabul ederse uyuşmazlık dava açılmadan çözülebilir.
Ancak idarenin sorumluluğu reddetmesi veya yalnızca kısmi ödeme önermesi durumunda tam yargı davası gündeme gelebilir.
Dava sırasında olayın meydana geliş şekli, altyapı hizmetlerinin yürütülmesi, kusur oranları ve zarar miktarı hakkında bilirkişi incelemeleri yapılabilir.
Bu nedenle özellikle birden fazla kamu idaresinin sorumluluğunun tartışıldığı dosyalarda inceleme kapsamı genişleyebilir.
Önemli olan sürecin uzunluğu kadar başvuru sürelerinin geçirilmemesi ve zararın doğru belgelenmesidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Selde su altında kalan aracın zararını belediye öder mi?
Belediyenin hizmet kusuru veya uygulanabilir başka bir hukuki sorumluluk nedeni bulunduğu ve bunun araç zararına etkisi ortaya konulduğu takdirde tazminat talep edilebilir. Ancak her sel felaketinden belediye otomatik olarak sorumlu değildir.
Yağmur suyu mazgalları tıkandıysa belediye sorumlu mudur?
Mazgalların bakımından sorumlu idarenin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle zarar meydana gelmişse tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir.
Sokakta park hâlindeki araç selde zarar görürse belediyeye dava açılabilir mi?
Evet. Park hâlindeki araç zararlarında da ilgili kamu idaresinin hizmet kusuru bulunuyorsa tam yargı davası açılması mümkün olabilir.
Alt geçitte su altında kalan aracın zararını kim karşılar?
Alt geçidin bakımından ve su tahliye sisteminden sorumlu kurumun belirlenmesi gerekir. Hukuki sorumluluk, altyapı hizmeti, zarar ve nedensellik bağına göre değerlendirilir.
Sel doğal afet olduğu için belediye tazminat ödemekten kurtulur mu?
Her durumda hayır. Danıştay kararlarına göre selin doğal afet niteliğinde olması, kamu hizmetindeki kusurun araştırılmasını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
İstanbul’da sel zararından İBB mi, İSKİ mi sorumludur?
Olayın meydana geldiği yer, ilgili altyapı sisteminin niteliği ve kurumların görevleri dikkate alınarak sorumlu idare belirlenir. Birden fazla idarenin sorumluluğu gündeme gelebilir.
Kaskosu olmayan aracın sel zararı belediyeden alınabilir mi?
Evet. Kasko bulunmaması, hukuken sorumlu idareden tazminat talep edilmesine engel değildir. Ancak ilgili idarenin sorumluluğu ve zarar ispatlanmalıdır.
Belediyeye sel tazminatı için kaç gün içinde başvurulur?
İYUK m. 13 kapsamında kural olarak idari eylem ve zararla bağlantısının öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içerisinde ilgili idareye başvuru yapılmalıdır.
Belediye başvuruya cevap vermezse ne yapılır?
İdarenin otuz gün içerisinde cevap vermemesi hâlinde zımni ret düzenlemesi gündeme gelir. Dava açma süresi içinde görevli idare mahkemesine başvurulabilir.
Belediye aleyhine sel nedeniyle hangi dava açılır?
Kamu hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanan zararlar bakımından kural olarak idare mahkemesinde tam yargı davası açılır. Ancak uyuşmazlığın hukuki niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Belediye selde pert olan aracın tamamının bedelini öder mi?
Hizmet kusuru veya başka bir sorumluluk nedeni bulunuyorsa gerçek zarar kapsamında tazminat talep edilebilir. Ancak araç bedelinin tamamının otomatik olarak ödenmesi söz konusu değildir.
Danıştay belediyeyi sel zararından sorumlu tutuyor mu?
Danıştay, somut olayda hizmet kusurunun ve nedensellik bağının araştırılmasını öngörmektedir. Özellikle 16.04.2025 tarihli kararında, sel nedeniyle araç hasarında yalnızca doğal afet gerekçesiyle tazminat talebinin reddedilmesini eksik inceleme nedeniyle hukuka aykırı bulmuştur.
Sonuç: Sel Nedeniyle Su Altında Kalan Aracın Zararından Belediye Sorumlu Olabilir mi?
Sel felaketi nedeniyle bir aracın su altında kalması, motorunun zarar görmesi veya tamamen kullanılamaz hâle gelmesi durumunda belediyenin tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir.
Ancak belediyenin her sel zararından otomatik olarak sorumlu olduğu söylenemez.
Özellikle yağmur suyu altyapısının yetersizliği, mazgalların temizlenmemesi, alt geçitlerdeki tahliye sistemlerinin çalışmaması veya gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle zarar meydana gelmişse hizmet kusuru araştırılmalıdır.
Anayasa’nın 125. maddesi, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğunu düzenlemektedir.
5393 ve 2560 sayılı kanunlar da kentsel altyapı ve yağmur sularının uzaklaştırılmasına ilişkin kamu hizmetleri bakımından önem taşımaktadır.
Danıştay 8. Dairesinin 16.04.2025 tarihli, 2023/3754 E., 2025/3751 K. sayılı kararı, sel nedeniyle araçta meydana gelen zararda belediyenin ve ilgili su idaresinin hizmet kusurunun kapsamlı teknik incelemeyle araştırılması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Ayrıca sel felaketinin olağanüstü doğal afet niteliğinde olması, idarenin sorumluluğunu her durumda ortadan kaldırmamaktadır.
Sonuç olarak sel nedeniyle su altında kalan aracın zararından belediye veya ilgili başka bir kamu idaresi hukuken sorumlu olabilir. Ancak tazminat alınabilmesi için zararın meydana geliş nedeninin, idarenin sorumluluğunun ve gerçek zarar miktarının hukuka uygun delillerle ortaya konulması gerekir.
Bu nedenle sel felaketinden sonra araç sahibinin hasarı belgelemesi, sorumlu kamu kurumunu belirlemesi ve İYUK m. 13 kapsamında başvuru sürelerini gözetmesi önem taşımaktadır.
Av. Ferhat Küle – Sel Hasarı ve Belediyeye Karşı Tazminat Davaları
Sel felaketi, su baskını, yağmur suyu altyapısının yetersizliği veya kamu hizmetindeki eksiklikler nedeniyle araçlarında maddi zarar meydana gelen kişilerin, ilgili kamu kurumlarına karşı hukuki başvuru hakları bulunabilir.
Av. Ferhat Küle, İstanbul’da idare hukuku, belediyelerin hizmet kusurundan kaynaklanan tazminat talepleri, idare mahkemelerinde açılan tam yargı davaları, araç hasarı uyuşmazlıkları ve sigorta hukuku kapsamında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.
Sel nedeniyle aracınızın motorunun zarar görmesi, aracınızın su altında kalması, altyapı eksikliği nedeniyle tam hasar oluşması veya belediyenin tazminat talebinizi reddetmesi durumunda olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme yapılabilir.
İletişim Bilgileri
Av. Ferhat Küle