Single Blog Title

This is a single blog caption

Sahte Sosyal Medya Hesabı Açmanın Hukuki ve Cezai Sonuçları

Giriş

Sosyal medya, kişilerin kimliklerini, mesleki itibarlarını, sosyal çevrelerini ve ticari ilişkilerini doğrudan etkileyen en önemli dijital alanlardan biridir. Instagram, Facebook, X, TikTok, YouTube, LinkedIn, Telegram ve benzeri platformlar üzerinden açılan hesaplar artık yalnızca iletişim aracı değildir; aynı zamanda kişinin dijital kimliğini, itibarıını, kişisel verilerini ve ticari varlığını temsil eder. Bu nedenle bir kişinin adı, fotoğrafı, mesleği, unvanı, aile bilgileri veya özel hayatına ilişkin unsurlar kullanılarak sahte sosyal medya hesabı açılması ciddi hukuki ve cezai sonuçlar doğurabilir.

Uygulamada sahte sosyal medya hesabı açma fiili farklı şekillerde karşımıza çıkar. Bazen fail, mağdurun fotoğrafını ve adını kullanarak onun adına hesap açar. Bazen mağdurun eski fotoğraflarını, özel bilgilerini veya mesleki unvanını kullanarak itibarını zedeler. Bazen sahte hesap üzerinden hakaret, tehdit, şantaj veya dolandırıcılık yapılır. Bazen de sahte hesap, mağdurun çevresinden para istemek, özel bilgilerini toplamak veya mağduru toplum önünde küçük düşürmek amacıyla kullanılır.

Bu nedenle sahte sosyal medya hesabı açmak her olayda tek bir suç tipiyle açıklanamaz. Olayın içeriğine göre kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi veya ele geçirilmesi, bilişim sistemine girme, özel hayatın gizliliğini ihlal, hakaret, tehdit, şantaj, dolandırıcılık, iftira, sistemi bozma veya verileri değiştirme gibi birçok suç tipi gündeme gelebilir. Özellikle mağdurun fotoğrafı, adı, telefon numarası, iş yeri bilgisi veya özel görüntüleri kullanılmışsa ceza hukuku bakımından daha ağır değerlendirme yapılması mümkündür.

Sahte Sosyal Medya Hesabı Açmak Suç mudur?

Sahte sosyal medya hesabı açmanın suç olup olmadığı, hesabın nasıl açıldığına, hangi bilgilerin kullanıldığına ve bu hesap üzerinden hangi eylemlerin yapıldığına göre değişir. Kişinin kendi gerçek kimliğini açıklamadan, rumuz veya takma adla sosyal medya hesabı kullanması tek başına suç değildir. Ancak başkasına ait fotoğraf, ad-soyad, unvan, telefon numarası, özel bilgi veya kimlik unsurları kullanılarak bir hesap açılması hâlinde hukuki sorumluluk gündeme gelir.

Örneğin “mavi kuş”, “anonim kullanıcı” veya “kitap yorumları” gibi genel bir rumuzla hesap açmak ile belirli bir kişinin adı, fotoğrafı ve kişisel bilgileri kullanılarak onun kimliğine bürünmek aynı değildir. İlk durumda anonim kullanım söz konusu olabilirken, ikinci durumda kişilik haklarına saldırı, kişisel veri ihlali ve somut olaya göre ceza hukuku sorumluluğu doğabilir.

Sahte hesap üzerinden hiçbir paylaşım yapılmamış olsa bile, başkasına ait fotoğrafın ve kimlik bilgilerinin izinsiz kullanılması hukuka aykırı olabilir. Hesap üzerinden hakaret, iftira, cinsel içerikli paylaşım, dolandırıcılık, tehdit veya özel hayatı ifşa eden içerikler yayımlanmışsa failin sorumluluğu daha da ağırlaşır.

Başkasının Fotoğrafını Kullanmak ve Kişisel Veri Suçu

Sahte sosyal medya hesabı açma dosyalarında en sık karşılaşılan fiil, mağdurun fotoğrafının izinsiz kullanılmasıdır. Fotoğraf, kişinin kimliğini belirlenebilir kıldığı için kişisel veri niteliği taşıyabilir. Bu nedenle başkasına ait fotoğrafın rızası dışında kullanılması, özellikle sosyal medya hesabında yayımlanması, TCK m.136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme, yayma veya ele geçirme suçunu gündeme getirebilir.

TCK m.136’ya göre kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu düzenleme, sahte sosyal medya hesaplarında mağdurun fotoğrafının, telefon numarasının, adresinin, özel bilgilerinin veya diğer kişisel verilerinin hukuka aykırı şekilde paylaşılması bakımından önemlidir.

Yargıtay uygulamasında da günlük kıyafetle çekilmiş fotoğrafların her zaman “özel hayatın gizliliği” kapsamında değerlendirilmeyeceği, ancak bu fotoğrafların kişisel veri niteliğinde olduğu ve rıza dışı yayımlanmasının TCK m.136 kapsamında suç oluşturabileceği kabul edilmektedir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin sahte Facebook hesabı üzerinden mağdurun resimlerinin yayımlanmasına ilişkin kararında, fotoğrafların özel yaşam alanına ilişkin görüntü sayılmaması nedeniyle TCK m.134 yerine TCK m.136 kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir.

Bu ayrım uygulamada son derece önemlidir. Mağdurun fotoğrafı günlük kıyafetle ve daha önce sosyal medyada yayımlanmış olabilir. Ancak bu durum, başka bir kişinin o fotoğrafı alarak sahte hesapta kullanabileceği anlamına gelmez. Bir fotoğrafın daha önce paylaşılmış olması, üçüncü kişilere sınırsız kullanım hakkı vermez. Rıza, bağlam ve kullanım amacı her olayda ayrıca değerlendirilmelidir.

Sahte Hesapta Özel Fotoğraf veya Video Paylaşılması

Sahte sosyal medya hesabında mağdurun özel fotoğrafları, mahrem görüntüleri, ses kayıtları, özel yazışmaları veya aile hayatına ilişkin içerikleri yayımlanmışsa artık sadece kişisel veri ihlali değil, özel hayatın gizliliğini ihlal suçu da gündeme gelebilir.

TCK m.134’e göre kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi hâlinde ceza artırılır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişinin iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı düzenlenmiştir.

Örneğin eski ilişkiye ait mahrem fotoğrafların sahte hesapta paylaşılması, mağdurun özel yazışmalarının ekran görüntüsü olarak yayımlanması, gizlice alınmış ses kaydının paylaşılması, ev içi görüntülerin yayınlanması veya mağdurun özel hayatına ilişkin bilgilerin ifşa edilmesi hâlinde TCK m.134 uygulanabilir.

Burada şu husus özellikle önemlidir: Mağdur geçmişte bir fotoğrafı veya videoyu faile rızasıyla göndermiş olabilir. Ancak bu rıza, içeriğin sosyal medyada paylaşılmasına, sahte hesapta yayımlanmasına veya üçüncü kişilere gönderilmesine rıza anlamına gelmez. Rıza belirli bir amaç ve kapsam içindedir. Bu kapsam aşıldığında hukuka aykırılık doğabilir.

Sahte Hesap Üzerinden Hakaret, Tehdit veya Şantaj

Sahte hesaplar çoğu zaman yalnızca kimlik taklidi amacıyla değil, mağdura veya üçüncü kişilere karşı suç işlemek amacıyla kullanılır. Sahte hesap üzerinden bir kişiye hakaret edilmesi, tehdit mesajı gönderilmesi, özel görüntülerle şantaj yapılması veya mağdur adına küçük düşürücü paylaşımlar yapılması hâlinde ayrı suçlar gündeme gelir.

Sahte hesaptan mağdura veya üçüncü kişilere küfür, aşağılayıcı söz, onur ve saygınlığı hedef alan ifadeler yazılmışsa TCK m.125 kapsamında hakaret suçu değerlendirilebilir. Eğer sahte hesap üzerinden “seni bulurum”, “ailene zarar veririm”, “iş yerine gönderirim”, “görüntülerini paylaşırım” gibi korkutucu ifadeler kullanılmışsa tehdit suçu gündeme gelebilir. Fail, mağduru para göndermeye, ilişkiyi sürdürmeye, cinsel içerik göndermeye veya istemediği bir davranışı yapmaya zorlamak için sahte hesabı kullanıyorsa şantaj suçu söz konusu olabilir.

Sahte hesap üzerinden işlenen bu suçlarda failin gerçek kimliğinin gizlenmiş olması, sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Savcılık aşamasında ilgili platformdan IP ve giriş kayıtları, hesabın bağlı olduğu e-posta veya telefon bilgileri, cihaz kayıtları, varsa ödeme veya banka hareketleri istenebilir. Fail VPN, sahte e-posta veya geçici telefon numarası kullanmış olsa bile soruşturma teknik delillerle yürütülebilir.

Sahte Hesapla Dolandırıcılık Yapılması

Sahte sosyal medya hesaplarının en tehlikeli kullanım biçimlerinden biri dolandırıcılıktır. Fail, mağdurun kimliğine bürünerek onun arkadaşlarından, akrabalarından, müvekkillerinden, müşterilerinden veya takipçilerinden para isteyebilir. “Acil paraya ihtiyacım var”, “hesabım bloke oldu”, “şu IBAN’a gönderir misin”, “yatırım fırsatı var”, “çekiliş kazandınız” gibi mesajlarla kişiler kandırılabilir.

Bu durumda TCK m.157’de düzenlenen dolandırıcılık veya şartları varsa TCK m.158’de düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçu gündeme gelir. TCK m.158/1-f’ye göre dolandırıcılığın bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi nitelikli hâl olarak kabul edilir. İnternet, sosyal medya hesabı, banka hesabı, mobil ödeme sistemi veya dijital platform suçun işlenmesinde araç olarak kullanıldığında nitelikli dolandırıcılık değerlendirmesi yapılabilir.

Örneğin bir kişinin Instagram hesabı taklit edilerek onun çevresinden para istenmesi, sahte butik hesabıyla ürün satılıyormuş gibi ödeme alınması, sahte yatırım danışmanı hesabıyla kripto para toplamak veya sahte avukat/kurum hesabıyla ödeme talep etmek bu kapsamda değerlendirilebilir.

Dolandırıcılık dosyalarında yalnızca sahte hesabın kapatılması yeterli değildir. IBAN, ödeme kuruluşu, kripto cüzdan adresi, telefon numarası, gönderilen dekont, yazışmalar, hesap URL’si, kullanıcı adı, profil görselleri ve para akışı delil olarak toplanmalıdır. Savcılıktan alıcı hesaba bloke konulması, paranın aktarıldığı sonraki hesapların tespiti, banka ve ödeme kuruluşlarından işlem kayıtlarının istenmesi talep edilmelidir.

Başkasının Hesabını Ele Geçirip Sahte Hesap Gibi Kullanmak

Bazı olaylarda fail yeni bir sahte hesap açmaz; mağdurun mevcut sosyal medya hesabını ele geçirir ve o hesabı kullanarak suç işler. Bu durumda bilişim sistemine girme suçu ve şartları varsa sistemi bozma veya verileri değiştirme suçu gündeme gelebilir.

TCK m.243’e göre bir bilişim sisteminin tamamına veya bir kısmına hukuka aykırı olarak giren ya da orada kalmaya devam eden kişi bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Sosyal medya hesabı, e-posta hesabı, mobil uygulama veya dijital platform hesabı, somut olayın niteliğine göre bilişim sistemi kapsamında değerlendirilebilir.

Fail hesabın şifresini değiştirmiş, hesaptaki içerikleri silmiş, mağdur adına paylaşım yapmış, takipçilere mesaj göndermiş, verileri başka yere aktarmış veya hesabı erişilmez hâle getirmişse TCK m.244 de gündeme gelebilir. TCK m.244, bir bilişim sisteminin işleyişini engelleme veya bozma ile sistemdeki verileri bozma, yok etme, değiştirme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme veya var olan verileri başka yere gönderme fiillerini cezalandırmaktadır.

Bu nedenle “hesabım taklit edildi” ile “hesabım ele geçirildi” durumları birbirinden ayrılmalıdır. İlkinde sahte hesap açma ve kişisel veri ihlali öne çıkarken, ikincisinde bilişim sistemine girme ve hesap güvenliğine müdahale daha belirgin hâle gelir.

Sahte Hesapla İftira ve Suç Isnadi

Sahte hesap üzerinden mağdur adına veya mağduru hedef alacak şekilde asılsız suç isnadında bulunulması hâlinde iftira suçu da gündeme gelebilir. Örneğin sahte hesapla bir kişinin “dolandırıcı”, “hırsız”, “tacizci”, “rüşvetçi” olduğu şeklinde gerçek dışı ve suç isnadı niteliğinde paylaşımlar yapılması durumunda yalnızca hakaret değil, olayın niteliğine göre iftira veya kişilik haklarına saldırı da değerlendirilebilir.

Eğer sahte hesap kullanılarak resmi makamlara gerçeğe aykırı ihbar veya şikâyet yapılmışsa, bu durum daha ağır sonuçlar doğurabilir. Sosyal medyada yapılan her ağır itham otomatik olarak iftira sayılmaz; ancak kişiye işlemediği bir suçu isnat eden, hakkında soruşturma veya idari işlem başlatılmasına yol açabilecek nitelikteki paylaşımlar ayrıca incelenmelidir.

Sahte Hesap Açmanın Hukuki Sonuçları

Sahte sosyal medya hesabı açma fiili sadece ceza hukuku bakımından değil, özel hukuk bakımından da sorumluluk doğurur. Mağdurun kişilik hakları ihlal edilmişse, Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu kapsamında saldırının durdurulması, saldırının önlenmesi, hukuka aykırılığın tespiti, manevi tazminat ve maddi tazminat talepleri gündeme gelebilir.

Örneğin sahte hesap nedeniyle mağdurun mesleki itibarı zedelenmiş, müşteri kaybı olmuş, aile ilişkileri bozulmuş, psikolojik olarak zarar görmüş veya toplum içinde küçük düşürülmüşse manevi tazminat talep edilebilir. Eğer sahte hesap üzerinden mağdur adına ticari işlem yapılmış, müşteri kaybı doğmuş, marka itibarı zarar görmüş veya maddi kayıp oluşmuşsa maddi tazminat da gündeme gelebilir.

Şirketler, markalar, avukatlar, doktorlar, influencerlar, sanatçılar ve kamuya açık meslek icra eden kişiler bakımından sahte hesaplar ayrıca ticari itibar ve marka hakkı ihlali oluşturabilir. Örneğin bir avukatın adı ve fotoğrafıyla sahte hesap açılıp danışmanlık ücreti istenmesi, bir doktor adına sahte tedavi önerileri paylaşılması veya bir marka adına sahte kampanya düzenlenmesi hem ceza hem özel hukuk sorumluluğu doğurabilir.

İçerik Kaldırma ve Hesabın Kapatılması

Sahte sosyal medya hesabı açıldığında mağdurun en acil ihtiyacı çoğu zaman hesabın kapatılması veya içeriklerin kaldırılmasıdır. Platformların kendi şikâyet mekanizmaları kullanılabilir. Instagram, Facebook, X, TikTok ve LinkedIn gibi platformlarda genellikle “taklit hesap”, “kimliğe bürünme”, “kişisel veri ihlali”, “gizlilik ihlali” veya “sahtecilik” başlıklarıyla başvuru yapılabilir.

Ancak platform başvurusu yapılmadan önce delillerin toplanması gerekir. Çünkü hesap kapatıldığında veya içerikler silindiğinde, ceza soruşturması ve tazminat davası için delil elde etmek zorlaşabilir. Bu nedenle hesabın kullanıcı adı, profil URL’si, profil fotoğrafı, biyografi bilgileri, paylaşımlar, takipçilerle yapılan yazışmalar, tarih-saat bilgileri ve mağdurun kişisel verilerinin nasıl kullanıldığı kayıt altına alınmalıdır.

Özel hayatın gizliliğini ihlal eden görüntü veya seslerin yayımlanması hâlinde 5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesi kapsamında özel hayatın gizliliği nedeniyle erişimin engellenmesi başvurusu gündeme gelebilir. Bu başvuruda ihlale neden olan yayının tam URL adresi, ihlalin hangi yönlerden gerçekleştiği ve başvurucunun kimlik bilgileri somut şekilde gösterilmelidir.

Sahte Hesap Mağduru Ne Yapmalı?

Sahte sosyal medya hesabı açıldığını fark eden kişi öncelikle paniğe kapılmadan delilleri toplamalıdır. Hesap hemen şikâyet edilip kapatılırsa delil kaybı yaşanabilir. Bu nedenle ilk aşamada hesabın tam kullanıcı adı, URL bağlantısı, profil fotoğrafı, kullanılan açıklamalar, paylaşımlar, mesajlar, mağdurun adı ve fotoğrafının nasıl kullanıldığı, varsa hakaret veya dolandırıcılık içerikleri kaydedilmelidir.

Ardından platforma taklit hesap bildirimi yapılabilir. Ancak hesap üzerinden suç işlenmişse, yalnızca platform şikâyeti yeterli değildir. Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmalıdır. Suç duyurusunda hesabın hangi platformda açıldığı, hangi kişisel verilerin kullanıldığı, hesabın hangi tarihte fark edildiği, hesap üzerinden kimlere mesaj gönderildiği, hangi paylaşımların yapıldığı ve mağdurun ne şekilde zarar gördüğü açıkça yazılmalıdır.

Savcılıktan ilgili platforma müzekkere yazılarak hesabın oluşturulma tarihi, giriş IP kayıtları, bağlı e-posta ve telefon bilgileri, cihaz bilgileri ve kullanıcı hareketlerinin istenmesi talep edilmelidir. Eğer sahte hesap üzerinden para istenmişse IBAN, ödeme kuruluşu, kripto cüzdan adresi ve banka kayıtları da araştırılmalıdır. Eğer özel görüntüler paylaşılmışsa içerik kaldırma ve erişim engeli yolları ayrıca değerlendirilmelidir.

Delil Toplama Nasıl Yapılmalıdır?

Sahte sosyal medya hesabı dosyalarında delil toplama süreci titizlikle yürütülmelidir. Sadece tek bir ekran görüntüsü çoğu zaman yeterli olmayabilir. Ekran görüntüsünün tarih ve saat bilgisi, URL, kullanıcı adı ve hesabın profil bilgilerini gösterecek şekilde alınması gerekir.

Toplanması gereken başlıca deliller şunlardır:

Sahte hesabın kullanıcı adı, profil URL’si, profil fotoğrafı, biyografi metni, mağdurun kullanılan fotoğrafları, paylaşımlar, hikâyeler, yorumlar, takip edilen kişiler, sahte hesaptan gönderilen mesajlar, mağdur adına yapılan para talepleri, IBAN bilgileri, telefon numaraları, e-posta adresleri, gönderilen linkler, hakaret veya tehdit içerikleri, özel görüntüler, hesabın mağdurla bağlantısını gösteren tüm kayıtlar.

Gerekli hâllerde noter tespiti, uzman raporu, ekran kaydı veya adli bilişim raporu alınabilir. Özellikle ticari itibarın zedelendiği, sahte hesabın geniş kitlelere ulaştığı, özel görüntülerin yayıldığı veya dolandırıcılık yapıldığı durumlarda delillerin teknik olarak güçlendirilmesi önemlidir.

Şikâyet Dilekçesinde Hangi Suçlar Yazılmalıdır?

Sahte sosyal medya hesabı açma olayında şikâyet dilekçesi tek bir suç başlığıyla sınırlı tutulmamalıdır. Somut olaya göre şu suçlar değerlendirilebilir:

Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi veya ele geçirilmesi, bilişim sistemine girme, sistemi engelleme veya verileri değiştirme, özel hayatın gizliliğini ihlal, hakaret, tehdit, şantaj, nitelikli dolandırıcılık, iftira ve marka hakkı ihlali.

Ancak dilekçede suç isimlerini gelişigüzel sıralamak yerine, her suçun hangi fiilden kaynaklandığı açıklanmalıdır. Örneğin “şüpheli, müvekkilin fotoğrafını ve adını kullanarak sahte hesap açmıştır; bu nedenle kişisel verilerin hukuka aykırı yayılması gündemdedir. Aynı hesap üzerinden müvekkilin yakınlarından para istenmiştir; bu nedenle nitelikli dolandırıcılık yönünden araştırma yapılmalıdır. Hesapta müvekkile ait özel görüntüler yayımlanmıştır; bu nedenle özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluşmuştur” şeklinde somutlaştırma yapılmalıdır.

Failin Tespiti ve IP Kayıtları

Sahte hesaplarda en büyük sorun failin tespitidir. Fail sahte e-posta, geçici telefon numarası, VPN, yabancı IP veya başkasına ait cihaz kullanmış olabilir. Ancak bu durum soruşturmanın imkânsız olduğu anlamına gelmez.

Savcılık, platformdan hesap oluşturma ve giriş kayıtlarını isteyebilir. IP kayıtları üzerinden internet servis sağlayıcıya yazı yazılabilir. Hesap bir telefon numarasına bağlıysa GSM operatöründen abonelik bilgileri sorulabilir. Dolandırıcılık varsa banka hesapları ve para akışı üzerinden faile ulaşılabilir. Kargo, teslimat, ödeme kuruluşu, kripto borsa, reklam hesabı veya cihaz kayıtları da failin tespitinde kullanılabilir.

Bununla birlikte IP adresi tek başına her zaman kesin fail tespiti sağlamaz. Ortak internet ağı, aile konutu, işyeri, kafe, yurt, VPN veya başkasının cihazını kullanma ihtimalleri dosyada değerlendirilmelidir. Bu nedenle IP kaydı, mesaj içerikleri, para akışı, cihaz incelemesi, hesap bağlantıları ve tanık beyanları birlikte incelenmelidir.

Sahte Hesap Açan Kişinin Savunması Nasıl Değerlendirilir?

Sahte hesap dosyalarında şüpheliler çoğu zaman “hesabı ben açmadım”, “telefonumu başkası kullandı”, “fotoğraf zaten internette vardı”, “şaka amaçlı açtım”, “zarar verme kastım yoktu” veya “hesabı hemen kapattım” şeklinde savunma yapabilir.

Bu savunmalar otomatik olarak kabul veya reddedilmez. Mahkeme, somut delillere göre değerlendirme yapar. Hesabın hangi cihazdan açıldığı, hangi IP’den girildiği, kullanılan e-posta veya telefon bilgileri, hesabın şüpheliyle bağlantısı, mağdurla önceki husumet, hesapta yapılan paylaşımlar, mesajların içeriği, para talebi olup olmadığı, kullanılan fotoğrafların kaynağı ve hesabın ne kadar süre açık kaldığı birlikte değerlendirilir.

“Fotoğraf internette vardı” savunması da tek başına hukuka uygunluk sağlamaz. Bir fotoğrafın internette bulunması, o fotoğrafın başkasının kimliğine bürünmek veya sahte hesap açmak için kullanılabileceği anlamına gelmez. Rıza, amaç, bağlam ve kullanım şekli belirleyicidir.

Sonuç

Sahte sosyal medya hesabı açmak, somut olayın niteliğine göre ciddi hukuki ve cezai sonuçlar doğurabilen bir fiildir. Kişinin kendi kimliğini açıklamadan anonim hesap kullanması tek başına suç olmayabilir; ancak başkasının adı, fotoğrafı, kişisel bilgileri, mesleki unvanı veya özel hayatına ilişkin içerikleri kullanılarak hesap açılması hukuka aykırıdır.

Bu tür olaylarda TCK m.136 kapsamında kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi veya ele geçirilmesi suçu sıklıkla gündeme gelir. Eğer özel görüntü veya sesler paylaşılmışsa TCK m.134 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal; mevcut sosyal medya hesabı ele geçirilmişse TCK m.243 kapsamında bilişim sistemine girme; hesap üzerinden veriler silinmiş veya değiştirilmişse TCK m.244; para istenmişse TCK m.158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık; hakaret, tehdit veya şantaj yapılmışsa ilgili suçlar ayrıca değerlendirilir.

Mağdur açısından en önemli husus, sahte hesap kapatılmadan önce delillerin korunmasıdır. Hesabın URL’si, kullanıcı adı, profil bilgileri, kullanılan fotoğraflar, paylaşımlar, mesajlar, tarih-saat bilgileri, IBAN veya telefon numarası gibi tüm dijital izler saklanmalı; ardından platforma şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusu, içerik kaldırma ve gerekiyorsa tazminat yolları birlikte değerlendirilmelidir.

Sonuç olarak sahte sosyal medya hesabı açılması basit bir internet şakası olarak görülmemelidir. Bu eylem kişinin kimliğini, itibarını, özel hayatını, kişisel verilerini ve malvarlığını doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle hem mağdur hem de şüpheli/sanık açısından süreç, bilişim hukuku ve ceza hukuku bilgisiyle, deliller kaybolmadan ve doğru hukuki nitelendirme yapılarak yürütülmelidir.

Leave a Reply

Call Now Button