Portekiz’de Şirketlerin Vergilendirilmesi: Kurumlar Vergisi, KDV ve Stopaj
Portekiz’de şirket kurmak, yalnızca şirketin ticaret siciline kaydedilmesiyle tamamlanan bir işlem değildir. Şirket faaliyete başladıktan sonra kurumlar vergisi, katma değer vergisi, stopaj, belediye ek vergisi, sosyal güvenlik, yıllık beyannameler ve uluslararası ödemelere ilişkin yükümlülüklerin düzenli şekilde yerine getirilmesi gerekir.
Portekiz’de kurulmuş Unipessoal LDA, LDA ve Sociedade Anónima gibi şirketler, kural olarak Portekiz’de vergi mükellefi kabul edilir. Şirketin ortaklarının Türk vatandaşı olması, sermayenin Türkiye’den gelmesi veya müşterilerin başka ülkelerde bulunması, Portekiz’de kurulan şirketin vergi yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
Şirket vergilendirmesinde en önemli üç başlık şunlardır: Şirket kazancı üzerinden alınan IRC kurumlar vergisi, mal ve hizmet teslimlerinde uygulanan IVA yani KDV ve temettü, faiz, telif veya belirli hizmet ödemelerinde uygulanan vergi stopajı.
Bununla birlikte vergi yalnızca şirketin cirosu üzerinden hesaplanan tek bir oran değildir. Muhasebe kârı, vergi mevzuatının kabul ettiği giderler, amortismanlar, geçmiş yıl zararları, belediye vergisi, şirketin büyüklüğü ve yatırım teşvikleri nihai vergi yükünü etkileyebilir.
Portekiz’de Vergi Mükellefi Şirket Ne Demektir?
Merkezi veya fiilî yönetim yeri Portekiz’de bulunan şirketler, Portekiz’de tam vergi mükellefi olarak değerlendirilir. Bu şirketler, yalnızca Portekiz’den elde ettikleri gelirler bakımından değil, kural olarak dünya genelindeki gelirleri üzerinden Portekiz kurumlar vergisine tabi olabilir.
Örneğin Portekiz’de kurulmuş bir yazılım şirketinin müşterilerinin Türkiye, Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunması, şirketin kazancını Portekiz dışında bırakmaz. Şirketin bütün ticari gelirleri muhasebe kayıtlarına alınmalı, yabancı ülkelerde ödenmiş vergiler varsa çifte vergilendirmeyi önleyici hükümler ayrıca uygulanmalıdır.
Portekiz’de şirket kurmadan faaliyet gösteren yabancı işletmeler ise Portekiz’de daimi işyeri veya ekonomik varlık oluşturup oluşturmadıklarına göre vergilendirilebilir. Türkiye’de kurulu bir şirketin Portekiz’de sürekli ofis, şube, çalışan veya sözleşme yapma yetkisine sahip temsilci bulundurması, Portekiz’de daimi işyeri oluşması sonucunu doğurabilir.
Portekiz Kurumlar Vergisi IRC Nedir?
Portekiz’de şirketlerin kazancı üzerinden alınan vergi, “Imposto sobre o Rendimento das Pessoas Coletivas” veya kısaca IRC olarak adlandırılır.
Kurumlar vergisi doğrudan şirket cirosu üzerinden hesaplanmaz. Şirketin muhasebe kayıtlarında belirlenen sonuç, Portekiz vergi mevzuatındaki ekleme ve indirimlere tabi tutulur. Vergi bakımından kabul edilmeyen giderler kazanca eklenirken geçmiş yıl zararları, vergi indirimleri ve belirli teşvikler şartları varsa hesaba katılır.
Bir şirketin yıl içinde 500.000 Euro satış yapmış olması, 500.000 Euro üzerinden kurumlar vergisi ödeyeceği anlamına gelmez. Satışlardan mal, personel, kira, reklam, yazılım, finansman ve diğer kabul edilen işletme giderleri çıkarılarak vergilendirilebilir kazanç belirlenir.
Portekiz’de 2026 Kurumlar Vergisi Oranı
2026 yılında başlayan vergilendirme dönemleri bakımından Portekiz ana karasındaki genel kurumlar vergisi oranı yüzde 19 olarak uygulanmaktadır. Kanunda genel oranın sonraki yıllarda kademeli olarak düşürülmesi öngörülmüş olmakla birlikte, 1 Ocak 2026 tarihinde başlayan mali dönemler için geçerli oran yüzde 19’dur.
Şirketin muhasebe yılı takvim yılıyla aynıysa 1 Ocak 2026 ile 31 Aralık 2026 arasındaki vergilendirilebilir kazanç genel olarak yüzde 19 oranındaki IRC’ye tabi tutulur.
Vergilendirilebilir kazancı 100.000 Euro olan ve herhangi bir KOBİ veya startup indirimi bulunmayan bir şirket için yalnızca temel kurumlar vergisi yaklaşık 19.000 Euro olur. Belediye ek vergisi, geçmiş yıl zararları, vergi kredileri ve diğer düzenlemeler bu örnek hesaba dâhil değildir.
KOBİ Şirketlerde İndirimli Kurumlar Vergisi
Küçük veya orta ölçekli işletme ya da Small Mid Cap olarak kabul edilen şirketlerde, ticari, sınai veya tarımsal faaliyetlerden doğan ilk 50.000 Euro vergilendirilebilir kazanca yüzde 15 oranı uygulanır. Kazancın 50.000 Euro’yu aşan bölümü ise 2026 yılı genel oranı olan yüzde 19’a tabidir. İndirimli oranın uygulanması Avrupa Birliği de minimis yardım kurallarına da tabidir.
Örneğin KOBİ şartlarını sağlayan bir şirketin 2026 yılı vergilendirilebilir kazancı 100.000 Euro ise temel IRC hesabı şu şekilde yapılabilir:
| Vergilendirilebilir kazanç bölümü | Oran | Vergi |
|---|---|---|
| İlk 50.000 Euro | %15 | 7.500 Euro |
| Kalan 50.000 Euro | %19 | 9.500 Euro |
| Toplam temel IRC | 17.000 Euro |
Şirketin yeni kurulmuş olması, otomatik olarak KOBİ indiriminden yararlanacağı anlamına gelmez. İşletmenin çalışan sayısı, yıllık ciro, bilanço büyüklüğü ve bağlantılı şirketleriyle birlikte KOBİ tanımındaki şartları sağlaması gerekir.
Özellikle Türk şirketinin Portekiz’de kurulan şirketi kontrol ettiği yapılarda, şirketin büyüklüğü değerlendirilirken yalnızca Portekiz şirketinin kendi cirosuna bakılması yeterli olmayabilir. Bağlı ve ortak işletmelerin verileri de KOBİ sınıflandırmasını etkileyebilir.
Startup Şirketlerde Yüzde 12,5 Vergi Oranı
Portekiz mevzuatında startup olarak nitelendirilen ve kanunda belirtilen koşulları karşılayan bazı şirketlerde, KOBİ’lere uygulanan ilk 50.000 Euro’luk kazanç dilimi bakımından oran yüzde 12,5’e düşürülebilir. Bu oran, şirketin yalnızca yeni kurulması veya teknoloji alanında faaliyet göstermesi nedeniyle otomatik uygulanmaz. Şirketin Portekiz startup mevzuatındaki tanımı ve özel koşulları karşılaması gerekir.
Bir şirketin ticaret unvanında “startup” ifadesinin bulunması, internet tabanlı hizmet sunması veya girişimci vizesine dayanak oluşturması tek başına yüzde 12,5 oranından yararlanması için yeterli değildir.
Startup statüsü ve indirimli vergi oranı uygulanmadan önce şirketin kuruluş tarihi, büyüklüğü, faaliyet niteliği, yenilikçi yapısı, yatırım durumu ve ilgili kurum kayıtları incelenmelidir.
Belediye Ek Vergisi: Derrama Municipal
Temel kurumlar vergisinin yanında şirketin merkezinin bulunduğu belediye tarafından “derrama municipal” adı verilen belediye ek vergisi uygulanabilir. Bu vergi, kurumlar vergisine tabi ve vergiden muaf olmayan kazanç üzerinden hesaplanır.
Belediyeler genel olarak yüzde 1,5’e kadar oran belirleyebilir. Bununla birlikte her belediye düşük cirolu, yeni kurulan, belirli bölgelerde yatırım yapan veya belirli sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler için daha düşük oran ya da muafiyet uygulayabilir.
Portekiz Vergi İdaresi belediyelerce kabul edilen normal oranları, indirimli oranları ve muafiyet şartlarını yıllık olarak yayımlamaktadır. Bu nedenle şirketin kayıtlı merkezinin Lizbon, Porto, Braga veya başka bir belediyede bulunması toplam vergi yükünü etkileyebilir.
Vergilendirilebilir kazancı 100.000 Euro olan bir şirketin bulunduğu belediyede yüzde 1,5 oranı uygulanıyorsa belediye ek vergisi en fazla yaklaşık 1.500 Euro olur. Bu tutar temel IRC’ye eklenir.
Şirket merkezinin yalnızca belediye vergisini düşürmek amacıyla gerçekte faaliyetin bulunmadığı bir adrese taşınması risklidir. Vergi makamları şirketin kayıtlı adresinin yanında fiilî yönetim ve faaliyet yerini de dikkate alabilir.
Yüksek Kazançlı Şirketlerde Devlet Ek Vergisi
Vergilendirilebilir kazancı 1.500.000 Euro’yu aşan şirketler bakımından “derrama estadual” adı verilen devlet ek vergisi gündeme gelir.
Ek vergi oranları kademeli olarak uygulanmaktadır:
| Vergilendirilebilir kazanç dilimi | Ek vergi oranı |
|---|---|
| 1.500.000–7.500.000 Euro arasındaki aşan bölüm | %3 |
| 7.500.000–35.000.000 Euro arasındaki bölüm | %5 |
| 35.000.000 Euro’yu aşan bölüm | %9 |
Oranlar dilimli şekilde uygulanır. Örneğin kazancın 8 milyon Euro olması hâlinde yüzde 5 oranı bütün kazanca uygulanmaz; 1,5 milyon ile 7,5 milyon Euro arasındaki bölüm yüzde 3, 7,5 milyon Euro’yu aşan bölüm yüzde 5 oranına tabi tutulur.
Yeni kurulan küçük işletmelerin büyük bölümü devlet ek vergisi sınırına ulaşmayabilir. Ancak yüksek hacimli dış ticaret, teknoloji, enerji, gayrimenkul veya holding yatırımlarında bu vergi mali projeksiyonlara dâhil edilmelidir.
Hangi Şirket Giderleri Vergiden Düşülebilir?
Bir giderin muhasebe kaydına alınması, kurumlar vergisi bakımından otomatik olarak kabul edileceği anlamına gelmez. Portekiz Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre şirketin vergiye tabi gelirlerini elde etmek veya korumak amacıyla katlandığı gider ve zararlar genel olarak indirilebilir.
Mal ve hizmet alımları, personel ücretleri, enerji, bakım, reklam, taşıma, faiz, kira, sigorta, danışmanlık, araştırma, amortisman ve belirli vergi giderleri koşullarına göre indirilebilir. Bununla birlikte giderlerin şirket faaliyetiyle bağlantılı olması ve yeterli belgelerle kanıtlanması gerekir. Tedarikçinin fatura düzenleme zorunluluğu varsa giderin fatura ile belgelenmesi şarttır.
Türk girişimcilerin özellikle şu konularda dikkatli olması gerekir:
Şirket kurucusunun kişisel market, tatil, aile veya konut giderleri şirket gideri olarak kaydedilemez. Şirket adına alınan aracın kişisel kullanımının bulunması, araç giderleri ve özel vergilendirme bakımından ayrıca değerlendirilir. Türkiye’deki bir danışmana veya bağlantılı şirkete yapılan ödemelerin gerçek bir hizmete dayanması ve piyasa koşullarına uygun olması gerekir.
Fatura üzerinde şirketin doğru unvanı ve NIPC numarası bulunmalıdır. Ortağın kişisel adına düzenlenen fatura, gider şirket için yapılmış olsa dahi vergi incelemesinde sorun oluşturabilir.
Vergi Zararı Sonraki Yıllara Devredilebilir mi?
Şirketin bir mali yılda zarar etmesi hâlinde zarar, sonraki dönemlerin vergilendirilebilir kazançlarından indirilebilir. Mevcut sistemde vergi zararları sonraki dönemlere taşınabilmekte, ancak her yıl yapılabilecek zarar indirimi o yılın vergilendirilebilir kazancının yüzde 65’ini aşamamaktadır.
İndirilemeyen bölüm, koşullar korunmak kaydıyla sonraki dönemlere aktarılmaya devam eder. Şirket sermayesi veya oy haklarının yüzde 50’den fazlasının el değiştirmesi hâlinde zararların kullanımına ilişkin sınırlamalar gündeme gelebilir; ekonomik gerekçeler ve kanuni istisnalar ayrıca incelenir.
Örneğin şirketin geçmiş yıldan 100.000 Euro vergi zararı ve cari yılda 80.000 Euro vergilendirilebilir kazancı varsa, genel yüzde 65 sınırı nedeniyle cari yılda en fazla 52.000 Euro zarar indirimi yapılabilir. Kalan 28.000 Euro üzerinden vergi doğar; kullanılmayan zarar sonraki dönemlere taşınabilir.
Portekiz’de KDV: IVA Nedir?
Portekiz’de katma değer vergisinin adı “Imposto sobre o Valor Acrescentado”, kısaca IVA’dır. Şirket, KDV’ye tabi mal veya hizmet satışında müşteriden IVA tahsil eder. Satışlar üzerinden hesaplanan vergi ile şirketin uygun alımlarında ödediği indirilebilir KDV arasındaki fark vergi idaresine ödenir.
KDV şirketin kazancı değildir. Şirket, müşteriden tahsil ettiği vergiyi kendi geliri gibi kullanmamalı ve dönemsel ödeme için nakit planlaması yapmalıdır.
Şirketin müşteriye 10.000 Euro artı yüzde 23 KDV ile hizmet verdiği varsayılırsa toplam fatura 12.300 Euro olur. Faturadaki 2.300 Euro, indirilecek alış KDV’si bulunmadığı ölçüde vergi idaresine aktarılacak vergidir.
Portekiz’de 2026 KDV Oranları
Portekiz ana karasında üç temel KDV oranı uygulanmaktadır:
| KDV türü | Oran |
|---|---|
| Genel oran | %23 |
| Ara oran | %13 |
| İndirimli oran | %6 |
Temel gıda ürünleri, sağlıkla ilgili bazı ürün ve hizmetler, kitaplar ve kanunun özel listesinde yer alan işlemler yüzde 6 oranına tabi olabilir. Restoran, yeme-içme veya belirli hizmetlerde yüzde 13 oranı uygulanabilir. Kanunda indirimli veya ara oran kapsamına alınmayan mal ve hizmetlerde genel oran yüzde 23’tür.
Azorlar ve Madeira özerk bölgelerinde daha düşük bölgesel oranlar belirlenebilmektedir. Şirketin Portekiz ana karasında kayıtlı olması, her işlemde mutlaka ana kara oranının uygulanacağı anlamına gelmez. Malın teslim yeri, hizmetin vergilendirme yeri ve müşterinin bulunduğu bölge ayrıca değerlendirilmelidir.
Yanlış KDV oranı uygulanması hâlinde şirket müşteriden eksik tahsil ettiği vergiyi kendi kaynaklarından ödemek zorunda kalabilir. Bu nedenle faaliyet konusu belirlenirken ürün ve hizmetlerin hangi KDV listesine girdiği muhasebeci tarafından kontrol edilmelidir.
15.000 Euro KDV Muafiyeti
Portekiz’de merkezi veya vergi ikametgâhı bulunan ve önceki takvim yılında ülke içindeki yıllık cirosu 15.000 Euro’yu aşmayan bazı vergi mükellefleri, KDV Kanunu’nun 53. maddesindeki küçük mükellef muafiyetinden yararlanabilir.
Bu muafiyet ihracat veya ihracatla bağlantılı belirli faaliyetleri yapanlar bakımından uygulanmaz. Muafiyetten yararlanan mükellef, faturasında KDV hesaplamaz; buna karşılık mal ve hizmet alımlarında ödediği KDV’yi indirme veya iade alma hakkına da sahip olmaz.
Muafiyet, 15.000 Euro’dan az satış yapan her şirkete otomatik ve her durumda uygulanmaz. Faaliyetin türü, kuruluş sırasında tahmin edilen ciro ve muafiyet dışındaki işlemler kontrol edilmelidir.
Özellikle ilk yıl yüksek ekipman, yazılım veya ofis yatırımı yapacak şirketler bakımından muafiyet her zaman ekonomik olarak avantajlı olmayabilir. Şirket satışlarında KDV hesaplamasa da yatırımlarında ödediği yüksek KDV’yi indiremez.
KDV Beyannamesi Aylık mı, Üç Aylık mı Verilir?
Önceki takvim yılındaki cirosu 650.000 Euro veya üzerinde olan mükellefler KDV beyannamesini aylık olarak verir. Cirosu 650.000 Euro’nun altında olanlar ise genel olarak üç aylık beyan dönemine tabidir. Üç aylık mükellefler isterlerse aylık beyan sistemini seçebilir. Yeni başlayan şirketlerde dönem, tahmini yıllık ciroya göre belirlenir.
Aylık veya üç aylık KDV beyannamesi, ilgili dönemi izleyen ikinci ayın 20. gününe kadar elektronik olarak gönderilir. Haziran ayına ve ikinci çeyreğe ilişkin beyannameler için özel olarak 20 Eylül tarihi uygulanır.
2026 mali takviminde KDV ödemeleri, ilgili beyan dönemine göre çoğunlukla beyannameden birkaç gün sonra ve ayın 25’i civarında yapılmaktadır. Hafta sonu, tatil ve dönemsel idari uzatmalar nedeniyle kesin tarihler her dönem resmî vergi takviminden kontrol edilmelidir.
Avrupa Birliği İçindeki Satış ve Hizmetlerde KDV
Portekiz şirketinin başka bir Avrupa Birliği ülkesindeki şirkete mal veya hizmet satması hâlinde normal iç piyasa KDV kuralları her zaman uygulanmaz.
Malın başka bir üye ülkeye gönderilmesi ve alıcının geçerli KDV numarası bulunması hâlinde şartları karşılayan topluluk içi teslim KDV’den istisna olabilir. Şirketin taşıma belgelerini ve alıcının geçerli vergi numarasını saklaması gerekir.
Bir Portekiz şirketinin başka bir AB ülkesindeki vergi mükellefine danışmanlık, yazılım veya dijital hizmet sunmasında çoğunlukla tersine vergi mekanizması gündeme gelir. Faturada Portekiz KDV’si hesaplanmayabilir ve vergiyi müşteri kendi ülkesinde beyan eder.
Tüketicilere yönelik e-ticaret ve dijital hizmetlerde ise müşterinin bulunduğu ülkenin KDV’sinin uygulanması ve OSS sisteminin kullanılması gerekebilir.
Türkiye’ye Kesilen Faturalarda KDV
Portekiz şirketinin Türkiye’deki bir şirkete hizmet vermesi hâlinde hizmetin türüne ve kullanım yerine göre Portekiz KDV’si hesaplanmayabilir. İşletmeden işletmeye sunulan birçok hizmette vergilendirme yeri müşterinin bulunduğu ülke olarak kabul edilir.
Ancak taşınmaz, etkinlik, ulaşım, kısa süreli kiralama veya fiziksel olarak belirli bir yerde gerçekleştirilen hizmetler için farklı kurallar uygulanabilir. Portekiz KDV Kanunu, mal ve hizmetlerin vergilendirme yerini işlemin niteliğine göre ayrı ayrı düzenlemektedir.
“Yabancı müşteriye kesilen her fatura KDV’sizdir” yaklaşımı doğru değildir. Müşterinin gerçek bir şirket olup olmadığı, hizmetin nerede kullanıldığı, taşınmaz veya etkinlikle bağlantısı ve alıcının vergi numarası incelenmelidir.
Stopaj Nedir?
Stopaj, şirketin yaptığı belirli bir ödeme üzerinden vergiyi keserek alıcı adına Portekiz vergi idaresine yatırmasıdır. Verginin ekonomik yükü gelir sahibine ait olmakla birlikte kesme, beyan etme ve ödeme sorumluluğu ödemeyi yapan şirkete yüklenir.
Portekiz şirketleri; temettü, faiz, telif, kira, şirket yöneticisi ücreti, belirli hizmetler ve yurtdışındaki kişilere yapılan bazı ödemelerde stopaj yükümlülüğüyle karşılaşabilir.
Portekiz Kurumlar Vergisi Kanunu’nda fikrî ve sınai mülkiyet gelirleri, faiz ve diğer sermaye gelirleri, kira, yöneticilik ücretleri, aracılık gelirleri ve Portekiz’de gerçekleştirilen veya kullanılan belirli hizmetler stopaj kapsamına alınmıştır. Genel IRC stopaj oranı yüzde 25, şirket organı üyelerinin ücretlerinde ise yüzde 21,5 olarak düzenlenmiştir. Kesilen vergiler genel olarak takip eden ayın 20. gününe kadar devlete ödenir.
Şirket Ortağına Temettü Ödenmesi
Şirket kazancı üzerinden kurumlar vergisi ödendikten sonra kalan dağıtılabilir kâr, ortaklar kararıyla temettü olarak dağıtılabilir. Şirketin banka hesabındaki paranın ortak tarafından doğrudan çekilmesi, hukuken temettü dağıtımı sayılmaz.
Ortak Portekiz’de vergi mukimi gerçek kişi ise temettü genel olarak yüzde 28 oranındaki kesin stopaja tabi olabilir. Kişi şartları varsa temettüyü yıllık gelirine dâhil etmeyi tercih edebilir. Portekiz iç hukukunda sermaye gelirleri bakımından genel kesin stopaj oranı yüzde 28’dir.
Ortağın Türkiye’de vergi mukimi olması hâlinde Portekiz iç hukukundaki oranla Türkiye-Portekiz Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması birlikte değerlendirilmelidir.
Türkiye’de Yaşayan Gerçek Kişi Ortağa Temettü Stopajı
Portekiz şirketinin Türkiye’de vergi mukimi gerçek kişi ortağa temettü ödemesinde, Türkiye-Portekiz Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması uyarınca Portekiz’de uygulanacak vergi, temettünün brüt tutarının yüzde 15’ini aşamaz.
Anlaşmadaki indirimli oranın uygulanabilmesi için kişinin temettünün gerçek faydalanıcısı olması, Türkiye’de vergi mukimi olduğunu belgelemesi ve gerekli Portekiz stopaj evraklarının ödeme öncesinde hazırlanması gerekir.
Örneğin Türkiye’de yaşayan gerçek kişi ortağa 100.000 Euro brüt temettü ödenmesi hâlinde anlaşma şartları tam olarak karşılanıyorsa Portekiz’deki stopajın üst sınırı 15.000 Euro olur. Gelirin Türkiye’de nasıl beyan edileceği ve Portekiz’de ödenen verginin Türkiye’de mahsup edilip edilemeyeceği Türk vergi hukuku bakımından ayrıca değerlendirilir.
Türk Şirketine Ödenen Temettüde Yüzde 5 Oranı
Portekiz şirketinin ortağı Türkiye’de kurulmuş bir şirketse anlaşma daha düşük bir oran öngörebilir.
Türk şirketi, Portekiz şirketinin sermayesinin doğrudan en az yüzde 25’ine iki yıl boyunca sahip olmuşsa Portekiz’deki temettü stopajı brüt tutarın yüzde 5’ini aşamaz. Temettü ödeyen Portekiz şirketi iki yıldan daha kısa süredir mevcutsa, şirketin var olduğu süre boyunca yüzde 25 ortaklık şartının korunması yeterli olabilir.
Bu şartlar karşılanmıyorsa temettü stopajının anlaşma üst sınırı yüzde 15’tir.
Örneğin bir Türk anonim şirketi, Portekiz LDA şirketinin yüzde 100 ortağıysa ve iki yıllık elde tutma şartını sağlıyorsa 100.000 Euro temettüde Portekiz stopajı anlaşma kapsamında en fazla 5.000 Euro olabilir.
Yüzde 5 oranı yalnızca ortaklık oranına bakılarak uygulanmamalıdır. Gerçek faydalanıcı, vergi mukimliği, elde tutma süresi ve şirketlerin gerçek ekonomik faaliyeti de kontrol edilmelidir.
Faiz Ödemelerinde Stopaj
Portekiz şirketinin Türk ortağından veya Türkiye’deki bağlantılı bir şirketten borç alması ve faiz ödemesi hâlinde Portekiz iç hukukunda stopaj yükümlülüğü doğabilir.
Türkiye-Portekiz vergi anlaşmasına göre, iki yıldan uzun süreli bir krediyle bağlantılı faiz ödemelerinde kaynak ülke vergisi brüt faizin yüzde 10’unu; diğer faizlerde ise yüzde 15’ini aşamaz.
Şirket ortağının Portekiz şirketine sermaye koymak yerine borç vermesi, her zaman vergisel olarak daha avantajlı değildir. Faizin piyasa koşullarına uygun olması, kredi sözleşmesinin yazılı hazırlanması, finansman gideri sınırlamaları ve transfer fiyatlandırması kuralları birlikte değerlendirilmelidir.
Marka, Yazılım ve Lisans Ödemelerinde Stopaj
Portekiz şirketinin Türkiye’deki bir kişi veya şirkete marka, yazılım, patent, telif, teknik bilgi veya belirli ekipman kullanım hakkı karşılığında ödeme yapması “royalty” olarak değerlendirilebilir.
Türkiye-Portekiz vergi anlaşması uyarınca royalty ödemelerinde kaynak ülkedeki stopaj, brüt ödemenin yüzde 10’unu aşamaz. Anlaşmadaki royalty tanımı; telif hakları, sinema ve yayın hakları, patent, marka, tasarım, gizli formül, sınai veya ticari tecrübe ve belirli ekipman kullanımlarını kapsamaktadır.
Bir ödemenin hizmet bedeli mi, yazılım satış bedeli mi yoksa lisans ücreti mi olduğu sözleşmenin adından çok gerçek içeriğine göre belirlenir. “Danışmanlık” adı altında yapılan ödeme gerçekte teknik bilgi veya lisans hakkı içeriyorsa stopaj uygulaması değişebilir.
Türkiye’den Alınan Hizmetlerde Stopaj
Portekiz şirketinin Türkiye’deki avukat, yazılımcı, danışman, reklam ajansı veya başka bir hizmet sağlayıcıya ödeme yapması, Portekiz iç hukukunda belirli şartlarla yüzde 25 stopaj kapsamına girebilir. Özellikle hizmetin Portekiz’de gerçekleştirilmesi veya kullanılması önem taşır.
Bununla birlikte Türkiye-Portekiz vergi anlaşmasına göre Türk şirketinin Portekiz’de daimi işyeri bulunmaması hâlinde ticari kazancın yalnızca Türkiye’de vergilendirilmesi gündeme gelebilir. Gerçek kişilerin bağımsız mesleki faaliyetlerinde ise sabit yer, Portekiz’de kalış süresi ve hizmetin niteliği ayrıca değerlendirilir.
Bu nedenle Portekiz şirketinin Türkiye’den aldığı her hizmette otomatik olarak yüzde 25 kesinti yapması veya hiçbir kesinti yapmaması doğru değildir. Ödeme yapılmadan önce sözleşme, hizmetin yeri, alıcının hukuki statüsü ve vergi anlaşması incelenmelidir.
Vergi Anlaşması Oranından Yararlanmak İçin Gerekli Belgeler
Türkiye-Portekiz vergi anlaşmasındaki düşük stopaj oranlarının uygulanabilmesi için ödeme alacak Türk kişi veya şirketin Türkiye’de vergi mukimi olduğunu belgelemesi gerekir.
Portekiz uygulamasında Modelo 21-RFI formu ile ilgili döneme ait vergi mukimlik belgesi ödeme yapan şirkete sunulmalıdır. Portekiz şirketi, ödeme veya stopaj vergisinin devlete yatırılması gereken tarihe kadar gerekli belgelere sahip değilse iç hukukta öngörülen stopajın tamamını keserek vergi idaresine yatırmak zorundadır.
Mukimlik belgesinin eski bir yıla ait olması, yararlanıcının adının şirket kayıtlarıyla uyuşmaması veya 21-RFI formunun eksik doldurulması, anlaşma oranının uygulanmasını engelleyebilir.
Belgeler ödeme sonrasında sunulursa fazla kesilen verginin iadesi için ayrıca başvuru yapılması gerekebilir. Bu nedenle temettü, faiz veya lisans ödemesinden önce belge hazırlığı tamamlanmalıdır.
Portekiz Şirketinin Türkiye’den Aldığı Temettüler
Portekiz şirketinin Türkiye’deki bir şirkete ortak olması ve bu şirketten temettü alması hâlinde Portekiz’in iştirak kazancı istisnası gündeme gelebilir.
Portekiz şirketinin temettü dağıtan şirkette doğrudan veya dolaylı en az yüzde 10 paya sahip olması ve payı kesintisiz en az bir yıl elinde tutması temel koşullar arasındadır. Temettü dağıtan şirketin belirli bir gelir vergisine tabi olması, düşük vergili ülkeler listesinde bulunmaması ve yapının gerçek ekonomik gerekçelere dayanması gerekir. Şartlar karşılanırsa elde edilen temettü Portekiz şirketinin vergilendirilebilir kazancına dâhil edilmeyebilir.
Şartlar karşılanmıyorsa Türkiye’de kesilen vergi Portekiz’de uluslararası çifte vergilendirme kredisine konu olabilir. Mahsup, Portekiz’de aynı gelir için hesaplanan vergi sınırını aşamaz.
Şirket Sahibinin Maaş Alması ile Temettü Alması Arasındaki Fark
Şirket ortağının veya müdürünün şirketten aldığı her ödeme temettü değildir.
Müdüre yapılan düzenli ödeme ücret niteliğinde olabilir ve gelir vergisi ile sosyal güvenlik yükümlülüklerine tabi tutulabilir. Şirket için ücret gideri şartları varsa kurumlar vergisi matrahından indirilebilir.
Temettü ise vergilendirilmiş ve dağıtılabilir şirket kârından ödenir. Şirket açısından gider kabul edilmez. Temettü ödemesi için yıllık hesapların onaylanması ve ortaklar kararının alınması gerekir.
Ortağın şirkete verdiği borcun geri ödenmesi veya şirket adına yaptığı belgeli giderin iadesi de temettü değildir. Ancak bütün ödemelerin sözleşme, karar ve muhasebe kayıtlarıyla doğru sınıflandırılması gerekir.
Şirket sahibinin her ay şirket hesabından açıklamasız para çekmesi, bu ödemelerin vergi incelemesinde ücret, kâr dağıtımı veya ortak cari hesap hareketi olarak yeniden değerlendirilmesine neden olabilir.
Yıllık Vergi Beyannameleri ve 2026 Süreleri
Portekiz şirketleri, kazanç bulunmasa veya hiç fatura düzenlenmese dahi yıllık vergi ve muhasebe yükümlülüklerini yerine getirmelidir.
Takvim yılı kullanan şirketler bakımından IRC beyannamesi Modelo 22 elektronik olarak sunulur. 2026 resmî mali takviminde, 2025 yılına ilişkin Modelo 22 beyannamesinin süresi yapılan idari uzatmayla 30 Haziran 2026 olarak gösterilmiştir. Yıllık işletme ve muhasebe bilgilerinin bildirildiği IES için ise 15 Temmuz 2026 tarihi yer almaktadır.
Beyanname süreleri yıllara göre tatil, mevzuat değişikliği veya idari kararlarla uzatılabilir. Şirketin mali yılı takvim yılından farklıysa süreler mali dönemin bitiş tarihine göre ayrıca hesaplanır.
Şirketin faal olmaması, banka hesabının boş bulunması veya zarar açıklaması beyanname yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Portekiz’de Şirket Vergilendirmesinde Sık Yapılan Hatalar
En yaygın hatalardan biri, Portekiz’de kurumlar vergisinin şirket cirosunun yüzde 19’u olduğu düşüncesidir. Vergi, kural olarak vergi mevzuatına göre düzeltilmiş kazanç üzerinden hesaplanır.
KOBİ oranının yeni kurulan her şirkete otomatik uygulanacağı varsayılmamalıdır. Bağlantılı şirketler ve ortaklık yapısı KOBİ statüsünü etkileyebilir.
Şirket adına alınmayan faturaların gider olarak kaydedilmesi, kişisel harcamaların şirket gideri gösterilmesi ve şirket banka hesabından belgesiz para çekilmesi önemli risklerdir.
Yabancı müşteriye fatura kesildiği için her işlemin KDV’siz olduğu düşünülmesi yanlıştır. Malın teslim yeri, müşterinin vergi statüsü ve hizmetin türü incelenmelidir.
Türkiye’deki ortağa temettü, faiz veya lisans ödemesi yapılırken vergi anlaşmasının otomatik olarak uygulandığı varsayılmamalıdır. 21-RFI ve mukimlik belgesi zamanında hazırlanmadığında Portekiz iç hukukundaki yüksek stopajın uygulanması gerekebilir.
Şirketin vergi için müşteriden tahsil ettiği KDV’nin işletme sermayesi gibi harcanması, ödeme döneminde ciddi nakit sıkıntısı yaratabilir.
Kâr dağıtımı kararı olmadan ortaklara ödeme yapılması ve ortak maaşıyla temettünün birbirine karıştırılması da vergi ve sosyal güvenlik riskine yol açabilir.
Sonuç
Portekiz’de 2026 yılında başlayan mali dönemler bakımından ana karadaki genel kurumlar vergisi oranı yüzde 19’dur. KOBİ ve Small Mid Cap şartlarını sağlayan şirketlerde ilk 50.000 Euro vergilendirilebilir kazanca yüzde 15, uygun startup şirketlerinde ise aynı kazanç dilimine yüzde 12,5 oranı uygulanabilir.
Temel kurumlar vergisine ek olarak şirket merkezinin bulunduğu belediyeye göre yüzde 1,5’e kadar belediye ek vergisi doğabilir. Vergilendirilebilir kazancı 1,5 milyon Euro’yu aşan şirketlerde yüzde 3, yüzde 5 ve yüzde 9 oranlarındaki devlet ek vergisi kademeli olarak uygulanır.
Portekiz ana karasında genel KDV oranı yüzde 23, ara oran yüzde 13 ve indirimli oran yüzde 6’dır. Önceki yıl cirosu 650.000 Euro ve üzerinde olan şirketler aylık, bu sınırın altında kalanlar ise genel olarak üç aylık KDV beyannamesi verir.
Portekiz şirketinin Türkiye’de vergi mukimi gerçek kişi ortağa ödediği temettüde vergi anlaşması kapsamında stopaj oranı yüzde 15’i aşamaz. Türk şirketinin Portekiz şirketinde doğrudan en az yüzde 25 payı iki yıl elinde tutması hâlinde oran yüzde 5’e kadar düşebilir. Faiz ödemelerinde anlaşma oranı kredi süresine göre yüzde 10 veya yüzde 15, royalty ödemelerinde ise yüzde 10’dur.
Anlaşmadaki indirimli stopaj oranlarının uygulanabilmesi için Modelo 21-RFI ve Türkiye vergi mukimlik belgesinin ödeme öncesinde hazırlanması gerekir. Belgelerin bulunmaması hâlinde Portekiz şirketi iç hukukta öngörülen stopajın tamamını kesmek zorunda kalabilir.
Şirket kuruluşundan itibaren sertifikalı muhasebeciyle birlikte kurumlar vergisi, KDV, stopaj, sosyal güvenlik, yurtdışı ödemeler ve yıllık beyanname takviminin oluşturulması gerekir. Vergi planlaması yalnızca düşük oran bulmaya değil, şirketin gerçek faaliyetini doğru belgelemeye, nakit akışını korumaya ve Türkiye-Portekiz arasındaki işlemleri iki ülke mevzuatına uygun yürütmeye dayanmalıdır.