Pazar Yerinin Satıcının Parasını Bloke Etmesi Hâlinde Hukuki Yollar
Trendyol, Amazon, Hepsiburada, N11 ve benzeri elektronik ticaret pazar yerlerinde faaliyet gösteren satıcıların en sık karşılaştığı uyuşmazlıklardan biri, satışları tamamlanmış olmasına rağmen hak edişlerinin pazar yeri tarafından bloke edilmesi veya ödemelerin uzun süre satıcıya aktarılmamasıdır.
Satıcı ürünü müşteriye teslim etmiş, faturasını düzenlemiş ve satış bedeli pazar yeri tarafından tahsil edilmiş olmasına rağmen platform;
“risk incelemesi”,
“olağan dışı işlem”,
“dolandırıcılık şüphesi”,
“sahte ürün incelemesi”,
“müşteri itirazları”,
“chargeback riski”,
“hesap güvenliği”
veya benzeri gerekçelerle satıcının parasını bloke edebilmektedir.
Peki pazar yeri satıcının parasını istediği kadar süreyle bloke edebilir mi?
Hayır. Pazar yerinin satıcı ödemelerini erteleme veya askıya alma imkânı belirli durumlarda bulunmakla birlikte bu yetki sınırsız değildir.
Özellikle 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile Elektronik Ticaret Aracı Hizmet Sağlayıcı ve Elektronik Ticaret Hizmet Sağlayıcılar Hakkında Yönetmelik, pazar yerlerinin satıcılara yapılacak ödemeler bakımından uyması gereken önemli kurallar getirmiştir. Mevzuatın temel amaçlarından biri de pazar yerlerinin satıcılar üzerindeki ekonomik gücünü haksız ticari uygulamalara dönüştürmesini önlemektir.
Bu nedenle hak edişleri bloke edilen bir satıcı açısından yalnızca platform destek ekibine mesaj göndermek yerine; blokenin hukuki sebebi, sözleşmesel dayanağı, bloke edilen tutar, bloke süresi ve satışların durumu birlikte incelenmelidir.
Şartları oluşmuşsa satıcı; pazar yerine ihtar gönderebilir, Ticaret Bakanlığına başvurabilir, icra takibi başlatabilir, arabuluculuğa müracaat edebilir, alacak ve tazminat davası açabilir ve somut olayın özelliklerine göre geçici hukuki koruma talep edebilir.
Pazar Yeri Satıcı Parasını Bloke Edebilir mi?
Belirli durumlarda evet.
Ancak öncelikle bir ayrım yapılmalıdır:
Satış bedelinin henüz ödeme vadesinin gelmemiş olması ile vadesi gelmiş satıcı alacağının ayrıca bloke edilmesi aynı şey değildir.
Pazar yeri ile satıcı arasındaki aracılık sözleşmesinde;
- komisyon kesintileri,
- iade süreleri,
- ödeme takvimi,
- taksitli satışlar,
- tüketici iadeleri,
- mahsup hakkı,
- ödeme güvenliği
gibi konular düzenlenebilir.
Buna karşılık satıcının hak ettiği ve ödeme zamanı gelmiş bedelin hiçbir somut gerekçe gösterilmeden uzun süre tutulması farklı bir hukuki değerlendirmeye tabidir.
6563 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik, elektronik ticarette satıcının parasının zamanında ödenmesini özellikle koruma altına almıştır.
Pazar Yerinin Satıcıya Ödeme Süresi Kaç Gündür?
Elektronik Ticaret Aracı Hizmet Sağlayıcı ve Elektronik Ticaret Hizmet Sağlayıcılar Hakkında Yönetmelik’in 11. maddesi bu konuda önemli bir düzenleme içermektedir.
Buna göre, mal veya hizmet satışı karşılığında satıcıya yapılması gereken ödemenin; ürün satış bedelinin pazar yerinin tasarrufuna girdiği ve siparişin alıcıya ulaştığı tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde, bedelin tamamını içerecek şekilde yapılmaması her durumda haksız ticari uygulama sayılmaktadır.
Örneğin;
ürün müşteriye 1 Eylül tarihinde teslim edilmiş,
satış bedeli pazar yerinin tasarrufuna geçmiş
ve satıcının ödemesini engelleyen hukuken geçerli özel bir durum bulunmuyorsa,
pazar yerinin ödemeyi mevzuatta öngörülen süreyi aşacak şekilde keyfî olarak bekletmesi haksız ticari uygulama değerlendirmesine konu olabilir.
Ancak burada önemli istisnalar bulunmaktadır.
Beş İş Günlük Süre Her Durumda Uygulanır mı?
Hayır.
Mevzuattaki beş iş günlük kural önemli olmakla birlikte mutlak değildir.
Örneğin pazar yerinin satıcıdan doğmuş ve muaccel hâle gelmiş komisyon veya benzeri aracılık hizmeti alacaklarını mahsup etmesi mümkündür.
Yönetmeliğe göre pazar yerinin;
aracılık hizmetinden kaynaklanan muaccel alacaklarını
veya
adli ya da idari merci kararlarına dayanarak satıcı adına yaptığı ödemeleri
satış bedelinden mahsup ederek ödeme yapması durumunda bedelin tamamının ödenmiş olduğu kabul edilebilmektedir.
Dolayısıyla satıcının hesabında görünen brüt satış tutarı ile hukuken satıcıya ödenmesi gereken net hak ediş her zaman aynı değildir.
Örneğin;
100.000 TL satış bedeli,
15.000 TL sözleşmeye uygun komisyon,
5.000 TL kesinleşmiş iade veya diğer hukuka uygun mahsup
bulunuyorsa uyuşmazlık 100.000 TL üzerinden değil, gerçek hak ediş üzerinden değerlendirilmelidir.
Ancak pazar yerinin sözleşmede yer almayan, henüz muaccel olmayan veya dayanağı açıklanmayan bedelleri keyfî olarak mahsup etmesi ayrıca hukuki sorun oluşturabilir.
Taksitli Satışlarda Ödeme Nasıl Değerlendirilir?
Taksitli satışlarda da özel bir düzenleme bulunmaktadır.
Yönetmeliğe göre taksitli satışlarda yalnızca vadesi gelen taksit tutarının eksiksiz şekilde ödenmesi ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmesi bakımından yeterli kabul edilmektedir.
Bu nedenle tüketicinin altı taksitle yaptığı bir alışverişte satıcının her durumda bütün satış bedelini hemen talep edebileceği söylenemez.
Somut olayda;
- pazar yerinin ödeme modeli,
- kredi kartı tahsilat sistemi,
- taksitlerin vadesi,
- aracılık sözleşmesi
birlikte incelenmelidir.
Pazar Yeri Hangi Durumlarda Satıcı Ödemesini Erteleyebilir veya Askıya Alabilir?
Satıcılar açısından en önemli düzenlemelerden biri Yönetmeliğin 11. maddesinin beşinci fıkrasında yer almaktadır.
Buna göre pazar yerinin;
hukuka aykırı faaliyetlerin önlenmesi
ve
mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi
gibi amaçlarla satıcıya yapılacak ödemeleri ertelemesi veya askıya alması hâlinde beş iş günlük ödeme kuralı uygulanmayabilir.
Bu düzenleme önemlidir.
Çünkü pazar yerinin satıcının parasını geçici olarak tutması her durumda hukuka aykırı değildir.
Örneğin;
- dolandırıcılık şüphesi,
- çalıntı kredi kartıyla alışveriş,
- sahte ürün satışı şüphesi,
- kara para aklama veya başka mevzuat yükümlülükleri,
- yetkili kamu kurumunun talebi,
- mahkeme kararı,
- ciddi tüketici şikâyetleri,
- hukuka aykırı faaliyete ilişkin somut tespitler
bulunması hâlinde geçici ödeme blokesi haklı görülebilir.
Ancak bu istisna pazar yerine sınırsız süreyle ve hiçbir açıklama yapmadan satıcının parasını tutma yetkisi vermez.
Asıl uyuşmazlık çoğu zaman tam da burada ortaya çıkmaktadır.
“Risk İncelemesi” Gerekçesiyle Para Aylarca Bloke Edilebilir mi?
Her somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.
Pazar yerinin gerçekten ciddi bir dolandırıcılık veya hukuka aykırılık şüphesi bulunuyorsa inceleme süresince belirli tutarların geçici olarak tutulması hukuken savunulabilir.
Ancak satıcıya yalnızca;
“Risk incelememiz devam etmektedir.”
denilerek 3 ay, 6 ay veya daha uzun süre ödeme yapılmaması hâlinde şu sorular sorulmalıdır:
- Riskin konusu nedir?
- Hangi satışlar risklidir?
- Bloke neden bütün hak edişlere uygulanmıştır?
- Riskli olduğu iddia edilen işlem tutarı ne kadardır?
- İncelemenin sona erme kriteri nedir?
- Satıcıdan hangi belgeler istenmiştir?
- Satıcının sunduğu belgeler değerlendirilmiş midir?
- Bloke süresi sözleşmede açıkça belirlenmiş midir?
- Tutulan miktar iddia edilen riskle orantılı mıdır?
Örneğin 20.000 TL tutarındaki tek bir şüpheli satış nedeniyle satıcının 2 milyon TL tutarındaki bütün hak edişlerinin aylarca bloke edilmesi hâlinde işlemin kapsamı ve ölçülülüğü ayrıca değerlendirilmelidir.
Hesap Askıya Alınınca Satıcının Bütün Parası Bloke Edilebilir mi?
Hesabın askıya alınması ile hak edişlerin bloke edilmesi birbirinden farklı hukuki işlemlerdir.
Satıcının hesabının askıya alınması;
satıcının daha önce tamamlanmış ve bedeli hak edilmiş satışlarından doğan alacaklarının otomatik olarak ortadan kalkması anlamına gelmez.
Dolayısıyla pazar yeri;
“Hesabınız kapalı olduğu için ödeme yapmıyoruz.”
şeklindeki bir gerekçeye dayanıyorsa, ödemenin hangi hukuki veya sözleşmesel sebebe dayanarak tutulduğu ayrıca açıklanmalıdır.
Hesabın kapatılması için haklı sebep bulunması, bütün satıcı alacaklarının süresiz bloke edilmesini otomatik olarak haklı hâle getirmez.
Her iki işlem ayrı ayrı incelenmelidir.
Pazar Yeri “Chargeback Riski” Nedeniyle Ödeme Blokesi Koyabilir mi?
Kredi kartıyla yapılan alışverişlerde tüketicinin bankasına başvurarak işlemin kendisine ait olmadığını veya işlemle ilgili başka bir sorun bulunduğunu ileri sürmesi hâlinde chargeback süreci gündeme gelebilir.
Pazar yerleri bu tür riskler nedeniyle belirli bedeller üzerinde rezerv veya geçici bloke uygulayabilir.
Ancak burada da;
- chargeback ihtimalinin somut olup olmadığı,
- kaç işlem bulunduğu,
- risk altındaki tutarın miktarı,
- bloke edilen toplam satıcı bakiyesi,
- blokaj süresi
incelenmelidir.
Örneğin 10.000 TL’lik bir kart itirazı nedeniyle satıcının 1 milyon TL’lik bütün bakiyesinin belirsiz süreyle tutulması ile yalnızca risk altındaki tutarın geçici rezervde tutulması aynı hukuki değerlendirmeye tabi değildir.
İade Riski Nedeniyle Satıcı Hak Edişi Tutulabilir mi?
Pazar yerlerinde tüketicinin cayma hakkı veya ayıplı ürün talepleri nedeniyle satış bedelinin tüketiciye iadesi gerekebilir.
Bu nedenle pazar yerlerinin belirli dönemler için rezerv mekanizmaları oluşturması ticari açıdan anlaşılabilir.
Ancak satıcı ile yapılan aracılık sözleşmesinde;
- rezerv oranının,
- ne kadar süre tutulacağının,
- hangi işlemler için uygulanacağının,
- hangi koşullarda serbest bırakılacağının
açıkça belirlenmesi önemlidir.
Satışların tamamı kesinleşmiş, cayma veya iade riski sona ermiş ve herhangi bir hukuki uyuşmazlık bulunmamasına rağmen rezervin devam ettirilmesi ayrıca incelenebilir.
Sahte Ürün İddiasıyla Satıcı Parası Bloke Edilebilir mi?
Pazar yerlerinde ödeme blokelerinin önemli bir bölümü fikrî ve sınai mülkiyet hakkı ihlali iddialarından kaynaklanmaktadır.
Bir marka sahibi satıcının sahte ürün sattığını ileri sürmüş olabilir.
Bu durumda satıcının mümkün olan en kısa sürede;
- alış faturalarını,
- e-Fatura kayıtlarını,
- distribütör belgelerini,
- yetkili tedarikçi sözleşmelerini,
- ithalat belgelerini,
- banka ödeme kayıtlarını,
- ürün seri numaralarını
sunması önemlidir.
Yönetmelik fikrî ve sınai mülkiyet hakkı ihlallerinde hak sahibinin şikâyeti ve satıcının itirazı bakımından özel bir mekanizma da öngörmektedir.
Satıcının ürünlerin orijinal olduğunu gösteren güçlü belgeler sunmasına rağmen bütün hak edişlerin uzun süre ve gerekçesiz biçimde tutulması hâlinde blokenin hukuka uygunluğu ayrıca tartışılabilir.
Pazar Yeri Satıcının Parasından İstediği Kesintiyi Yapabilir mi?
Hayır.
Pazar yerinin satıcının satış gelirinden kesinti yapabilmesi için kesintinin hukuki veya sözleşmesel bir dayanağı bulunmalıdır.
6563 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir hizmet sunulmadığı veya verilen hizmetin türü ve bedeli aracılık sözleşmesinde belirtilmediği hâlde satıcıdan bedel alınması da haksız ticari uygulama kapsamındadır. İlgili Yönetmelik de bu korumayı açıkça düzenlemektedir.
Dolayısıyla;
“operasyon bedeli”,
“risk kesintisi”,
“hizmet bedeli”,
“ceza bedeli”
gibi isimler kullanılması tek başına kesintiyi hukuka uygun hâle getirmez.
Kesintinin hangi sözleşme maddesine dayandığı ve karşılığında hangi hizmetin verildiği incelenmelidir.
Pazar Yeri Sözleşmesinde “Parayı İstediğimiz Kadar Tutabiliriz” Hükmü Varsa Ne Olur?
Pazar yeri sözleşmelerinin önemli bölümü platform tarafından tek taraflı olarak hazırlanmaktadır.
Ancak sözleşmede yer alan her hükmün sınırsız şekilde uygulanabileceği düşünülmemelidir.
6563 sayılı Kanun, pazar yeri ile satıcı arasındaki ticari ilişkinin açık ve anlaşılır bir aracılık sözleşmesine bağlanmasını ve sözleşmenin satıcı tarafından erişilebilir olmasını zorunlu tutmaktadır. Satıcının aleyhine geçmişe yönelik veya tek taraflı sözleşme değişiklikleri de mevzuat kapsamında ayrıca sınırlandırılmıştır.
Bunun yanında Türk Borçlar Kanunu’nun genel işlem koşulları, dürüstlük kuralı ve sözleşmeye aykırılığa ilişkin hükümleri de somut olayın özelliklerine göre gündeme gelebilir.
Bu nedenle pazar yerine hiçbir objektif kriter olmaksızın belirsiz süreyle satıcı parasını tutma yetkisi verdiği ileri sürülen hükümlerin geçerliliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Satıcının Parası Haksız Şekilde Bloke Edilirse İlk Olarak Ne Yapılmalıdır?
İlk yapılması gereken işlem alacak miktarının ve blokenin sebebinin net olarak tespit edilmesidir.
Satıcı şu belgeleri mümkün olduğunca erken aşamada indirmeli ve saklamalıdır:
- hak ediş dökümleri,
- sipariş listeleri,
- teslim edilmiş sipariş kayıtları,
- iade ve iptal listeleri,
- komisyon kesintileri,
- cari hesap ekstresi,
- satıcı panelindeki bloke bildirimleri,
- pazar yeri ile yapılan yazışmalar,
- aracılık sözleşmesi,
- ödeme takvimi,
- faturalar,
- banka hesap hareketleri,
- kargo teslim belgeleri.
Özellikle satıcı hesabının daha sonra tamamen kapatılabileceği ihtimali varsa platform panelindeki belgelerin erkenden saklanması son derece önemlidir.
Pazar Yerine Yazılı İtiraz Yapılmalı mıdır?
Evet.
İlk hukuki adımlardan biri pazar yerinin dâhili iletişim sistemi üzerinden ayrıntılı bir itiraz yapılmasıdır.
İtirazda;
“Paramı ödeyin.”
şeklinde genel bir talep yerine şu hususların açıklanması istenebilir:
- bloke edilen toplam tutar,
- hangi siparişlerin blokeye konu olduğu,
- blokajın hukuki ve sözleşmesel dayanağı,
- blokenin başlangıç tarihi,
- hangi şartta kaldırılacağı,
- tahmini değil objektif sona erme kriteri,
- satıcıdan istenen belgeler.
Böylece pazar yerinin dayandığı gerekçe somutlaştırılabilir ve sonraki hukuki süreç için delil oluşturulabilir.
Pazar Yerine Noter veya KEP Üzerinden İhtar Gönderilebilir mi?
Evet.
Özellikle yüksek miktarda satıcı hak edişinin bloke edildiği uyuşmazlıklarda noter ihtarnamesi veya KEP üzerinden gönderilecek hukuki bildirim önemli olabilir.
İhtarnamede;
- satıcı alacağının miktarı,
- hangi satışlardan kaynaklandığı,
- teslimatların tamamlandığı,
- ödeme vadesinin geçtiği,
- bloke gerekçesinin hukuka aykırı olduğu,
- ödeme için verilen süre
açıkça belirtilmelidir.
Ayrıca pazar yerinden bloke işleminin hukuki dayanağının ve varsa mahsup kalemlerinin ayrıntılı olarak bildirilmesi istenebilir.
İhtarname satıcının pazar yerini temerrüde düşürmesi, faiz talebi ve ileride açılabilecek dava bakımından da somut olayın özelliklerine göre önem taşıyabilir.
Satıcı Parasını Almak İçin İcra Takibi Başlatabilir mi?
Şartları bulunuyorsa evet.
Satıcının pazar yerinden olan alacağı;
- belirli,
- muaccel,
- para alacağı
niteliğindeyse ilamsız icra takibi seçeneği değerlendirilebilir.
Örneğin satıcı paneli ve cari hesap kayıtlarında 750.000 TL ödenebilir hak ediş bulunduğu açıkça görülmesine rağmen pazar yeri ödeme yapmıyorsa satıcı alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatmayı değerlendirebilir.
Pazar yerinin ödeme emrine itiraz etmesi hâlinde takip durabilir ve satıcının itirazın iptali veya şartlarına göre diğer hukuki yollara başvurması gerekebilir.
Burada önemli bir ayrım vardır:
Ticari alacak için icra takibi başlatılması bakımından kural olarak dava şartı arabuluculuğun önce tamamlanması gerekmez.
Ancak itiraz üzerine para alacağının tahsiline ilişkin dava açılacaksa ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk gündeme gelebilir.
Arabuluculuğa Başvurulması Gerekir mi?
Pazar yeri ile ticari işletme niteliğindeki satıcı arasındaki para alacağı ve tazminat uyuşmazlıkları çoğunlukla ticari uyuşmazlık niteliğindedir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi kapsamında konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir.
Örneğin satıcı;
1.500.000 TL bloke edilen satış bedelinin tahsilini
ve ayrıca
300.000 TL zararının tazminini
talep edecekse dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk süreci gündeme gelebilir.
Arabuluculuk sürecinde yalnızca ana para değil;
- faiz,
- bloke edilen diğer hak edişler,
- mağaza askısının kaldırılmasıyla bağlantılı ticari konular,
- ödeme takvimi
de müzakere edilebilir.
Pazar Yerine Karşı Alacak Davası Açılabilir mi?
Evet.
Pazar yerinin ödeme yapması gerektiği hâlde satıcının parasını hukuka aykırı olarak bloke ettiği sonucuna varılırsa alacak davası açılabilir.
Dava kapsamında satıcı;
- bloke edilen ana parayı,
- şartları oluşmuşsa temerrüt faizini,
- sözleşmeden doğan diğer alacaklarını
talep edebilir.
Tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeleriyle ilgili bulunması hâlinde dava çoğunlukla asliye ticaret mahkemesinde görülecektir.
Ancak dava açılmadan önce taraflar arasındaki aracılık sözleşmesi mutlaka incelenmelidir.
Özellikle;
- yetki şartı,
- tahkim şartı,
- uygulanacak hukuk,
- uyuşmazlık çözüm mekanizması
kontrol edilmelidir.
Haksız Bloke Nedeniyle Tazminat Talep Edilebilir mi?
Şartları oluşmuşsa evet.
Pazar yerinin yalnızca satıcının mevcut parasını ödememesi değil, bu nedenle satıcının başka zararlar yaşaması da mümkündür.
Örneğin hak edişi bloke edilen satıcı;
- tedarikçilerine ödeme yapamamış,
- yüksek faizle kredi kullanmış,
- stok alımını gerçekleştirememiş,
- başka satış fırsatlarını kaçırmış
olabilir.
Türk Borçlar Kanunu’nun sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümleri kapsamında şartları oluşmuşsa bu zararların tazmini de gündeme gelebilir.
Ancak satıcının her iddia ettiği zarar otomatik olarak karşılanmaz.
Satıcının;
zararın gerçekten meydana geldiğini
ve
zararın pazar yerinin hukuka aykırı ödeme blokesiyle uygun nedensellik bağı içerisinde bulunduğunu
ispatlaması gerekir.
Kredi Faizi Zarar Olarak İstenebilir mi?
Somut olayın şartlarına göre bu talep tartışılabilir.
Örneğin satıcının 2 milyon TL hak edişinin hukuka aykırı şekilde ödenmemesi nedeniyle işletme sermayesi kalmamış ve satıcı aynı miktarda yüksek faizli ticari kredi kullanmak zorunda kalmış olabilir.
Bu durumda kredi maliyetinin bloke işleminin doğrudan sonucu olduğu ispatlanabiliyorsa zarar kapsamında ileri sürülmesi değerlendirilebilir.
Ancak satıcının zaten kredi kullanmakta olması veya kredi ile bloke arasında doğrudan bağlantı bulunmaması hâlinde talebin ispatı zorlaşacaktır.
Bu nedenle;
- kredi sözleşmeleri,
- banka hareketleri,
- ödeme tarihleri,
- ticari defterler
önemli delillerdir.
Pazar Yeri Parasını Bloke Edince Faiz Talep Edilebilir mi?
Şartları oluştuğunda evet.
Muaccel hâle gelmiş para borcunun zamanında ödenmemesi hâlinde temerrüt faizi gündeme gelebilir.
Tarafların tacir olması nedeniyle ticari temerrüt hükümleri ve sözleşmede kararlaştırılan faiz hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Özellikle ihtarname gönderilmesi, ödeme talebinin yazılı şekilde yapılması ve alacağın vadesinin açıkça belirlenmesi faiz başlangıç tarihi bakımından önem taşıyabilir.
İhtiyati Haciz İstenebilir mi?
Somut olayda İcra ve İflas Kanunu’ndaki şartlar oluşuyorsa ihtiyati haciz seçeneği de değerlendirilebilir.
İİK m.257 ve devamındaki şartlar çerçevesinde rehinle teminat altına alınmamış ve vadesi gelmiş para alacakları bakımından ihtiyati haciz talebi gündeme gelebilir.
Ancak her pazar yeri ödeme blokesi otomatik olarak ihtiyati haciz sebebi değildir.
Mahkemeye;
- alacağın varlığı,
- muaccel olduğu,
- ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu
yaklaşık olarak ispatlanmalıdır.
Mahkeme ayrıca teminat gösterilmesine karar verebilir.
Dolayısıyla yüksek tutarlı hak ediş uyuşmazlıklarında ihtiyati haciz stratejisi somut dosyaya göre ayrıca değerlendirilmelidir.
İhtiyati Tedbirle Blokenin Kaldırılması İstenebilir mi?
Belirli uyuşmazlıklarda ihtiyati tedbir talebi de gündeme gelebilir.
Ancak doğrudan para alacağının tahsilini sağlayacak nitelikteki tedbir taleplerine mahkemelerin yaklaşımı daha sınırlı olabilir.
HMK m.389 kapsamında mevcut durumda meydana gelebilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, imkânsızlaşması veya gecikme sebebiyle ciddi zarar doğması ihtimali aranır.
Bu nedenle somut olayda;
ihtiyati tedbir mi,
ihtiyati haciz mi
daha uygun bir geçici hukuki koruma aracıdır sorusu ayrıca değerlendirilmelidir.
Ticaret Bakanlığına Şikâyet Edilebilir mi?
Evet.
6563 sayılı Kanun kapsamında elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının yükümlülüklerinin denetimi Ticaret Bakanlığının görev alanındadır.
Özellikle mevzuatta öngörülen şartlar bulunmadığı hâlde satıcıya yapılması gereken ödemenin süresinde yapılmaması, haksız ticari uygulama değerlendirmesine konu olabilir.
Bu nedenle satıcı;
- ödeme kayıtlarını,
- teslim edilmiş siparişleri,
- pazar yeri yazışmalarını,
- bloke gerekçesini,
- sözleşme hükümlerini
ekleyerek idari başvuru yapmayı değerlendirebilir.
Ancak burada önemli bir ayrım bulunmaktadır:
Ticaret Bakanlığının pazar yerine idari yaptırım uygulaması ile satıcının parasını tahsil etmesi aynı hukuki süreç değildir.
Bakanlığın uygulayabileceği idari para cezası satıcıya ödenmez.
Satıcının kendi alacağını tahsil edebilmesi için ayrıca icra, arabuluculuk veya dava yollarından uygun olanına başvurması gerekebilir.
Pazar Yerinin Haksız Ödeme Blokesi Haksız Ticari Uygulama Sayılabilir mi?
Evet.
6563 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik elektronik ticarette haksız ticari uygulamaları açıkça yasaklamaktadır.
Pazar yerinin satıcının ticari faaliyetlerini önemli ölçüde bozan, makul karar verme yeteneğini azaltan veya satıcıyı normal şartlarda taraf olmayacağı bir ticari ilişkiye zorlayan uygulamaları haksız ticari uygulama olarak kabul edilebilir.
Özellikle satıcıya yapılması gereken ödemenin mevzuatta belirtilen şartlara aykırı biçimde yapılmaması açıkça düzenlenen haksız ticari uygulama örneklerinden biridir.
Dolayısıyla pazar yeri-satıcı uyuşmazlığında yalnızca Türk Borçlar Kanunu’ndaki sözleşme hükümleri değil, 6563 sayılı Kanun’un satıcıyı koruyan özel hükümleri de mutlaka değerlendirilmelidir.
Trendyol Satıcı Parasını Bloke Ederse Ne Yapılabilir?
Trendyol veya başka bir pazar yerinde ödeme blokesi bulunduğunda öncelikle satıcı panelinden hak ediş dökümü alınmalıdır.
Ardından;
- Bloke edilen kesin tutar belirlenmeli,
- Hangi siparişlere bloke konulduğu tespit edilmeli,
- Siparişlerin müşteriye teslim edilip edilmediği kontrol edilmeli,
- İade veya chargeback bulunup bulunmadığı incelenmeli,
- Blokenin sözleşmesel gerekçesi tespit edilmeli,
- Yazılı ve belgeli itiraz yapılmalı,
- Gerekirse noter veya KEP ihtarnamesi gönderilmeli,
- Alacak muaccelse icra takibi değerlendirilmeli,
- Dava açılacaksa zorunlu arabuluculuk süreci tamamlanmalı,
- Şartları varsa alacak, faiz ve tazminat talep edilmelidir.
Aynı yöntem Amazon, Hepsiburada, N11 ve Türkiye’de faaliyet gösteren diğer elektronik ticaret pazar yerleri bakımından da genel hukuki çerçeveyi oluşturur.
Amazon Satıcı Hak Edişini Uzun Süre Tutabilir mi?
Amazon veya diğer uluslararası pazar yerlerinin kendi rezerv ve risk politikaları bulunabilir.
Ancak Türkiye’deki satıcı ile Türkiye bakımından 6563 sayılı Kanun kapsamına giren bir aracılık ilişkisi söz konusuysa, platformun kendi iç politikalarının varlığı Türk hukukundaki emredici düzenlemeleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Bu nedenle:
“Amazon politikası böyle.”
veya
“Platform kurallarında 180 gün yazıyor.”
denilmesi tek başına hukuki incelemeyi sona erdirmez.
Sözleşme hükmünün Türk hukukuna uygulanabilirliği ve somut blokajın mevzuattaki ödeme erteleme istisnası kapsamında bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.
Pazar Yeri Ne Kadar Parayı Bloke Ettiğini Açıklamak Zorunda mı?
Satıcı bakımından en önemli hususlardan biri hesap hareketlerinin şeffaflığıdır.
Aracılık sözleşmesinin açık ve anlaşılır olması ve ticari ilişkinin temel koşullarının belirlenebilir olması gerekir. Ayrıca mevzuatta hizmet verilmeden veya sözleşmede türü ve bedeli belirlenmeden satıcıdan ücret alınmasına karşı özel koruma bulunmaktadır.
Bu nedenle satıcı;
- toplam satış tutarını,
- komisyonları,
- iadeleri,
- cezaları,
- mahsupları,
- bloke edilen tutarı,
- ödenebilir hak edişini
ayrı ayrı görebilmelidir.
Özellikle tutarın nasıl hesaplandığının anlaşılamadığı durumlarda ayrıntılı cari hesap ekstresi talep edilmelidir.
Satıcı Alacağını İspatlamak İçin Hangi Belgeler Önemlidir?
Pazar yeri ödeme blokesi uyuşmazlığında özellikle aşağıdaki belgeler önem taşır:
- aracılık sözleşmesi,
- sipariş dökümleri,
- satıcı hak ediş raporları,
- cari hesap ekstresi,
- teslim tutanakları,
- kargo kayıtları,
- faturalar,
- iade kayıtları,
- chargeback kayıtları,
- komisyon ve kesinti dökümleri,
- banka hesap hareketleri,
- platform içi yazışmalar,
- noter veya KEP ihtarnamesi,
- satıcının sunduğu tedarik ve ürün belgeleri.
Uyuşmazlığın dava aşamasına taşınması hâlinde tarafların ticari defter ve kayıtları ile elektronik platform verilerinin bilirkişi tarafından incelenmesi de gündeme gelebilir.
Pazar Yeri Ödeme Blokesi Hakkında Sık Sorulan Sorular
Pazar yeri satıcının parasını süresiz bloke edebilir mi?
Kural olarak pazar yerinin tamamen gerekçesiz ve sınırsız süreyle satıcı parasını tutabileceği söylenemez. Mevzuat belirli durumlarda hukuka aykırı faaliyetlerin önlenmesi veya yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla ödemelerin ertelenmesine veya askıya alınmasına izin vermektedir. Ancak blokajın sebebi, kapsamı ve süresi somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.
Satıcıya ödeme kaç gün içinde yapılmalıdır?
Kural olarak satış bedelinin pazar yerinin tasarrufuna girdiği ve siparişin alıcıya ulaştığı tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde satıcıya ödeme yapılmaması her durumda haksız ticari uygulama sayılmaktadır. Yönetmelikte belirtilen özel istisnalar saklıdır.
Hesap kapanırsa içeride kalan para yanar mı?
Hayır. Hesabın askıya alınması veya sonlandırılması, daha önce doğmuş satıcı alacağının kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez. Pazar yerinin alacağı tutmasının ayrıca hukuki veya sözleşmesel bir sebebi bulunmalıdır.
Pazar yeri satıcı alacağından komisyon kesebilir mi?
Sözleşmeden doğan ve muaccel hâle gelen aracılık hizmeti alacaklarının mahsup edilmesi mümkündür. Ancak sözleşmede yer almayan veya hukuki dayanağı bulunmayan kesintiler ayrıca itiraz konusu yapılabilir.
Pazar yeri parasını ödemiyorsa doğrudan icra takibi yapılabilir mi?
Alacak belirli ve muaccelse ilamsız icra takibi değerlendirilebilir. Pazar yeri itiraz ederse uyuşmazlığın niteliğine göre itirazın iptali veya başka bir dava yolu gündeme gelir.
İcra takibinden önce arabuluculuk zorunlu mu?
Para alacağı için ilamsız icra takibi başlatılmasından önce genel olarak ticari dava şartı arabuluculuğun tamamlanması gerekmez. Ancak uyuşmazlık daha sonra ticari alacak veya tazminat davasına taşınacaksa dava şartı arabuluculuk ayrıca gündeme gelir.
Bloke edilen para için faiz talep edilebilir mi?
Muaccel para borcu bakımından pazar yerinin temerrüdü oluşmuşsa faiz talep edilebilir. Faizin başlangıcı ve oranı somut sözleşme ve temerrüt koşullarına göre belirlenmelidir.
Haksız ödeme blokesi nedeniyle zararlar da talep edilebilir mi?
Şartları oluşmuşsa evet. Örneğin satıcı, hak edişinin ödenmemesi nedeniyle zorunlu olarak kredi kullanmış veya başka doğrudan ekonomik zarara uğramışsa bu zararların tazmini ileri sürülebilir. Ancak zarar ve ödeme blokesi arasındaki nedensellik bağının ispatlanması gerekir.
Bakanlığa şikâyet etmek paranın ödenmesini sağlar mı?
Bakanlık denetimi idari yaptırım sonucunu doğurabilir; ancak satıcının özel hukuk alacağının doğrudan tahsilini sağlamaz. Para alacağının tahsili için ayrıca icra veya dava yollarının kullanılması gerekebilir.
Sonuç
Trendyol, Amazon, Hepsiburada, N11 ve benzeri pazar yerlerinin satıcı parasını bloke etme yetkisi sınırsız değildir.
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili Yönetmelik, pazar yerlerindeki satıcıları ödeme konusunda özel olarak korumaktadır.
Kural olarak, ürün satış bedelinin pazar yerinin tasarrufuna girdiği ve siparişin alıcıya ulaştığı tarihten itibaren en geç beş iş günü içerisinde satıcıya yapılması gereken ödemenin gerçekleştirilmemesi haksız ticari uygulama olarak kabul edilmektedir.
Bununla birlikte pazar yerinin hukuka aykırı faaliyetlerin önlenmesi veya mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesi amacıyla satıcı ödemelerini geçici olarak ertelemesi veya askıya alması mümkündür. Bu nedenle her ödeme blokesi kendiliğinden hukuka aykırı değildir.
Asıl değerlendirilmesi gereken;
blokenin gerçek bir hukuki sebebe dayanıp dayanmadığı, hangi tutara uygulandığı, sözleşmesel dayanağının bulunup bulunmadığı ve uygulamanın ne kadar süreyle devam ettiği hususlarıdır.
Satıcının milyonlarca liralık hak edişinin yalnızca soyut bir “risk incelemesi” gerekçesiyle belirsiz süreyle tutulması ile belirli bir şüpheli işlem tutarının somut bir hukuki inceleme sonuçlanıncaya kadar geçici olarak tutulması aynı değildir.
Haksız ödeme blokesiyle karşılaşan satıcının öncelikle bütün hak ediş raporlarını, sipariş kayıtlarını, faturaları, teslimat belgelerini, cari hesap ekstresini ve pazar yeri yazışmalarını muhafaza etmesi gerekir.
Ardından somut olaya göre pazar yeri nezdinde yazılı itiraz, noter veya KEP ihtarnamesi, Ticaret Bakanlığı başvurusu, ilamsız icra takibi, zorunlu arabuluculuk, alacak davası ve şartları bulunuyorsa tazminat ile geçici hukuki koruma yolları değerlendirilebilir.
Özellikle yüksek tutarlı pazar yeri ödeme blokelerinde sorun yalnızca “paranın ne zaman ödeneceği” değildir. Uzun süreli ödeme blokesi işletmenin nakit akışını bozabileceği, tedarikçi ödemelerini aksatabileceği ve ek finansman maliyetlerine yol açabileceği için uyuşmazlığın erken aşamada hukuki olarak ele alınması satıcının zararının büyümesini önlemek bakımından önem taşımaktadır.