Single Blog Title

This is a single blog caption

Özgün Tasarımın Korunması: Tasarım Hakkına Tecavüz Halleri ve Yaptırımları

Tasarım Hakkına Tecavüz Nedir?

Tasarım hakkına tecavüz, tescilli bir endüstriyel tasarımın koruma kapsamındaki ayırt edici özelliklerinin, tasarım sahibinin veya yasal hak sahibinin yazılı izni olmaksızın üçüncü kişiler tarafından ticari hayatta hukuka aykırı olarak kullanılmasıdır.

Türkiye’de tasarımların korunması ve bu hakka tecavüz halleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) hükümlerine göre düzenlenmiştir. Bir tasarımın tescilli olması (veya kanuni şartları taşıması durumunda tescilsiz tasarım korumasından yararlanması), sahibine o tasarımı üretme, piyasaya sunma, satma ve ithal etme konusunda münhasır (özel) yetkiler verir.

Tasarım Hakkına Tecavüz Sayılan Başlıca Fiiller Nelerdir?

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 81. maddesi, tasarım hakkına tecavüz sayılan eylemleri açıkça listelemiştir. En yaygın tecavüz halleri şunlardır:

  1. İzinsiz Üretim ve Kullanım: Hak sahibinin izni olmaksızın, tescilli tasarımı veya bu tasarıma genel görünüm itibarıyla benzerlik gösteren bir başka tasarımı içeren ürünlerin üretilmesi, imal edilmesi, pazarlanması veya ticari amaçla kullanılması.

  2. Taklit Ürün Ticareti: Tasarımı taklit eden ürünlerin satışa sunulması, satılması, ithal edilmesi, ihraç edilmesi, ticari amaçla elde bulundurulması, depolanması veya kiraya verilmesi.

  3. Sözleşme Sınırlarının Aşılması (Lisans İhlali): Bir tasarımın kullanımı için verilen lisans sözleşmesindeki şartların veya sınırların (coğrafi alan, süre, miktar vb.) aşılması.

  4. İştirak ve Yardım: Tasarım hakkına tecavüz niteliğindeki fiillere ortak olunması, bu fiillerin işlenmesine imkân sağlanması, kolaylık gösterilmesi veya bu amaçla başkalarının teşvik edilmesi.

Tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller

MADDE 81- (1) Aşağıda belirtilen fiiller tasarım hakkına tecavüz sayılır:

a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak.

b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.

c) Tasarım hakkını gasp etmek.

(2) Başvuru, 65 inci maddeye göre tescil edilerek yayımlandığı takdirde, tescil sahibi, tasarım hakkına yönelik olarak bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahiptir. Tecavüz eden, başvurudan ve kapsamından haberdar edilmişse başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edilir.

(3) Koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, bu maddede sayılan fiilleri tasarım hakkına tecavüz olmaktan çıkarmaz.

(4) Tescilsiz tasarımlar için, tasarım 57 nci maddeye göre kamuya sunulduğu takdirde, hak sahibi, tasarım hakkına yönelik ihlallerden dolayı dava açmaya yetkilidir.

Hukuki ve Cezai Sonuçları Nelerdir?

Tasarım hakkı sahibi, haklarına tecavüz edilmesi durumunda hem hukuk mahkemelerinde tazminat ve önleme davaları açabilir hem de savcılığa suç duyurusunda bulunabilir:

  • Hukuki Yaptırımlar (SMK Kapsamında):

    • Tecavüzün Önlenmesi ve Giderilmesi: Fiili tecavüzün durdurulması, haksız üretilen veya satılan ürünlerin üzerindeki tasarımların kaldırılması, imha edilmesi veya bu ürünlerin piyasadan çekilmesi.

    • Maddi ve Manevi Tazminat: Tasarım sahibinin uğradığı ekonomik zararın (yoksun kalınan kazanç dahil) ve tasarımın itibarının zedelenmesi nedeniyle manevi zararın tazmini.

  • Cezai Yaptırımlar (SMK Madde 30 ve İlgili Hükümler):

    • Başkasının hak sahibi olduğu tasarım korumasından yararlanan bir ürünü taklit ederek üreten, satan, ithal eden veya ticari amaçla bulunduran kişiler hakkında şikayete bağlı olarak hapis ve adli para cezası yaptırımları uygulanabilmektedir.

YARGITAY KARARLARI

1. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas Numarası: 2021/4120 Karar Numarası: 2022/3150

Olay Özeti: Davacı şirket, kendisine ait tescilli endüstriyel tasarımların (mobilya/aksesuar tasarımı) ayırt edici niteliğini birebir taşıyan ürünlerin davalı tarafça izinsiz olarak üretildiği ve piyasaya sürüldüğünü iddia etmiştir. Davacı, bu durumun genel görünüm itibarıyla bilgilenmiş kullanıcı üzerinde aynı izlenimi yarattığını (tasarım taklidi/ihlalini) belirterek tasarım hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ile maddi ve manevi tazminat talebiyle dava açmıştır. Davalı ise ürünlerin kendilerine ait farklı bir tasarıma dayandığını savunmuştur.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi: Yargıtay ilgili dairesi, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) hükümleri çerçevesinde yaptığı incelemede; tescilli bir tasarımın genel görünümünün, “bilgilendirilmiş kullanıcı” gözünde bıraktığı izlenim dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. İtiratsız veya ayırt edici niteliği zedeleyecek düzeyde benzer ürünlerin izinsiz olarak üretilmesinin ve ticaret mevkiine konulmasının açık bir tasarım hakkı ihlali (tecavüz) teşkil ettiğini vurgulayarak yerel mahkemenin tazminat kararını onamıştır.

2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas Numarası: 2018/11-1250 Karar Numarası: 2021/620

Olay Özeti: Davacı, tescilli endüstriyel tasarımlarının davalılar tarafından izinsiz olarak taklit edildiğini, bu ürünlerin ticari amaçla depolandığını ve satıldığını ileri sürerek tasarım hakkına tecavüz nedeniyle tazminat davası açmıştır. Davalılar ise tasarımların yenilik ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığını, bu nedenle tescilin hükümsüz olması gerektiğini savunmuş ve kusurlarının bulunmadığını öne sürmüştür.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi: Hukuk Genel Kurulu, tescilli bir tasarımın hükümsüzlüğü ayrı bir dava konusu yapılmadığı sürece, mevcut tescil belgesinin geçerli olduğunu ve tasarım sahibine hukuki koruma sağlayacağını belirtmiştir. SMK m. 81 uyarınca tescilli tasarımı izinsiz olarak üretmenin, satmanın veya ticari amaçla elde bulundurmanın tecavüz teşkil edeceğini netleştirmiştir. Tazminat hesaplanmasında davalının kusur şartı aranmaksızın haksız kullanımın yarattığı ekonomik kaybın (yoksun kalınan kazanç) esas alınması gerektiğini vurgulamıştır.

3. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas Numarası: 2020/2840 Karar Numarası: 2021/4100

Olay Özeti: Bir endüstriyel ürün tasarımının hak sahibi, piyasada yapılan denetimlerde kendi tescilli tasarımına sahip ürünlerin kalıplarının izinsiz olarak kopyalandığını ve bu kalıplarla fason üretim yapılarak piyasaya sunulduğunu tespit etmiştir. Hak sahibi, üretimi yapan fasoncu firma ile ürünleri pazarlayan şirketlere karşı tasarım hakkına tecavüzün ref’i ve tazminat davası açmıştır.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi: Yargıtay kararında, tasarım hakkına tecavüzün sadece nihai ürünü satanlarla sınırlı olmadığını, o ürünün kalıplarını çıkaran, üreten veya fason imalat gerçekleştiren tüm tarafların zincirleme olarak tasarım hakkına tecavüzden sorumlu tutulabileceğini hükme bağlamıştır. SMK kapsamında izinsiz kalıp çıkarma ve üretim faaliyetlerinin tasarım hakkının özüne müdahale teşkil ettiğini belirterek kararı onamıştır.

Leave a Reply

Call Now Button