Single Blog Title

This is a single blog caption

Muaccel Borç Nedir? (Vade–Muacceliyet–Temerrüt Ayrımı)

Uygulamada “muaccel borç” denildiğinde kastedilen şey, borcun ifa zamanının gelmiş olmasıdır. Yani alacaklı artık borçludan edimi talep edebilir, dava açabilir ve (şartları varsa) icra takibi başlatabilir. Muacceliyet, borcun varlığından farklı bir kavramdır: Borç doğmuş olabilir; ancak muaccel değilse alacaklı henüz “hemen ifa” isteme yetkisine sahip değildir.

Türk Borçlar Kanunu (TBK) bu temel kuralı açıkça koyar: İfa zamanı kararlaştırılmadıkça veya ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç, doğumu anında muaccel olur. Bu nedenle “muacceliyet” çoğu dosyada ilk bakılan eşiktir: Talep hakkı var mı, yok mu?


1) Vade ile Muacceliyet Aynı Şey mi?

  • Vade/ifa zamanı: Borcun ne zaman ifa edileceğini gösterir (tarih, ay sonu, belirli bir gün, “teslimden 30 gün sonra” gibi). TBK, ay ve süreye bağlı vadelerin nasıl hesaplanacağını ayrıca düzenler.

  • Muacceliyet: Vade gelince (veya kural gereği doğum anında) borcun talep edilebilir hale gelmesidir.

Özetle: Her muaccel borcun vadesi gelmiştir (ya da vade yoktur ve doğum anında muaccel olmuştur). Fakat “vade” bir zaman hesabı, “muacceliyet” ise bunun sonucunda doğan talep/dava edebilme yetkisidir.


2) Muacceliyet Temerrüt Demek Değildir

En sık karıştırılan nokta: “Borç muaccel olduysa borçlu otomatik temerrüde düşer mi?”
Hayır. Muacceliyet, temerrüt için ön şarttır; ama çoğu durumda tek başına yeterli değildir.

TBK’ya göre kural olarak muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.
Yani borç muaccel olsa bile, eğer kanun/sözleşme gereği ayrıca ihtar gerekiyorsa, borçlu “temerrüt” sonuçlarına (temerrüt faizi, seçimlik haklar vb.) ihtardan sonra girer.

Ancak TBK aynı maddede önemli istisnalar da öngörür: İfa günü birlikte belirlenmişse veya usulüne uygun bildirimle belirlenmişse, o günün geçmesiyle; haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme gibi bazı hallerde de kanunun gösterdiği tarihlerde ihtarsız temerrüt gündeme gelebilir.

  • Muacceliyet: “İsteyebilirim.”

  • Temerrüt: “İstemişim/isteyebilme şartı tamam + gecikme var; faiz ve diğer sonuçlar devreye girer.”


3) Muaccel Olmayan Borçla İcra Takibi Başlatılır mı?

Uygulamada özellikle icra dosyalarında “takip şartı” olarak muacceliyet kritik rol oynar.

  • Alacak muaccel değilse başlatılan takip, itirazla karşılaşınca alacaklı “itirazın iptali” davasında ciddi risk taşır; hatta takip daha en başta “dayanaksız/erken” kabul edilebilir.

  • Bu nedenle takip öncesi dosyada muacceliyet belgesi niteliğinde olan unsurlar (vade, fesih/dönme bildirimi, muacceliyet ihtarı, hesap kat ihtarı vb.) stratejik değer kazanır.


4) Muacceliyet Nasıl Doğar? (En Yaygın Kaynaklar)

A) Süreye bağlanmamış borçlarda

Taraflar ifa zamanını kararlaştırmamışsa ve ilişkinin özelliğinden de bir zaman çıkmıyorsa borç doğum anında muaccel olur.

B) Belirli vadeli borçlarda

Vade gelince muacceliyet doğar. Ay başı/sonu, ay ortası, “ayın son günü” gibi vadelerin yorumunda TBK’nın vade hesap kuralları önemlidir.

C) Bildirimle muacceliyet (opsiyon hakkı)

Bazı sözleşmelerde alacaklıya/borçluya “bildirimle vade belirleme” yetkisi tanınır. Bu yetki kullanılıp vade belirlenirse, o tarihin gelmesiyle borç muaccel hale gelir (ve istisnaen ihtarsız temerrüt de doğabilir).

D) Taksitli borçlarda kısmi muacceliyet

Taksitli ilişkilerde kural olarak her taksit kendi vadesinde muaccel olur. Tüm borcun bir anda muaccel hale gelmesi ise çoğu kez “muacceliyet kaydı” (acceleration clause) ile mümkün olur; fakat her alanda sınırsız değildir (aşağıda).


5) Muacceliyet Kaydı (Acceleration Clause) Nedir? Her Zaman Geçerli mi?

Muacceliyet kaydı, borçlunun belirli bir ihlali (genellikle taksit ödememe) halinde kalan borcun tamamının muaccel olacağını öngören sözleşme hükmüdür. Bu kayıt bazı ilişkilerde geçerli olabilir; fakat kanun koyucu kimi alanlarda borçluyu/ tüketiciyi/ kiracıyı korumak için sınırlandırmıştır.

A) Konut ve çatılı işyeri kiralarında: TBK m.346 etkisi

TBK m.346, kiracı aleyhine ceza koşulu ve özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde sonraki kira bedellerinin muaccel olacağı türünden anlaşmaların geçersizliğini düzenleyen bir koruma normu olarak bilinir.
Ayrıca işyeri kiraları bakımından ertelenen bazı kira hükümlerinin 01.07.2020 itibarıyla yürürlüğe girdiğine dair açıklamalar doktrinde ve uygulamada yerleşiktir.

B) Tüketici kredilerinde: 6502 m.28 ile sıkı koşullar

Belirli süreli tüketici kredilerinde, kredi verenin “borcun tamamını talep etme” (yani muaccel kılma) hakkını kullanabilmesi için;

  • kredi verenin edimlerini ifa etmiş olması,

  • tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksitte temerrüde düşmesi,

  • tüketiciye en az 30 gün süre verilerek muacceliyet uyarısı yapılması
    gibi şartlar aranır.
    Bu alan, “muacceliyet ihtarı yapılmadan tüm borç istendi” itirazlarının en çok başarı kazandığı alanlardan biridir.


6) Muacceliyetin Hukuki Sonuçları

Muacceliyetin doğmasıyla birlikte:

  1. Talep ve dava hakkı doğar. (Alacaklı alacağını isteyebilir, dava açabilir.)

  2. İcra takibi için kural olarak muacceliyet şartı sağlanmış olur. (Özellikle HGK yaklaşımı nedeniyle takip öncesi kontrol şarttır.)

  3. Temerrüt mekanizması işletilebilir: Muaccel borç + ihtar (kural) + gecikme → temerrüt ve temerrüt faizi gibi sonuçlar.


Sonuç

Muaccel borç, alacaklının edimi isteme ve gerektiğinde dava/ takip yoluna gitme yetkisinin doğduğu borçtur. TBK, ifa zamanı kararlaştırılmamışsa borcun doğum anında muaccel olacağını kabul eder; temerrüt için ise kural olarak muacceliyet yanında ihtar şartını arar. Uygulamada muacceliyet, icra takibinin “erken açılıp açılmadığını” belirleyen eşik olup; HGK içtihadı muaccel olmayan borç için başlatılan takibin hukuki korumadan yararlanamayacağı yönündedir. Muacceliyet kayıtları ise her ilişkide sınırsız değildir: tüketici kredilerinde 6502 m.28 ile; kira ilişkilerinde TBK 346 ile ciddi sınırlamalar gündeme gelir.

Leave a Reply

Call Now Button