Hukuk Makaleleri

Mirasçılardan Biri Mirası Paylaşmak İstemezse Ne Yapılır? 2026

Mirasçılardan biri mirası paylaşmak istemezse ne yapılır? Bir mirasçının paylaşmaya yanaşmaması, diğer mirasçıların tereke üzerinde süresiz biçimde ortak kalmak zorunda olduğu anlamına gelmez.

Türk Medeni Kanunu m.642’ye göre mirasçılardan her biri, kanun veya sözleşme gereğince ortaklığı sürdürmekle yükümlü olmadığı sürece her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir.

Dolayısıyla mirasçılardan biri;

“Ben satmak istemiyorum.”

“Ben imza vermiyorum.”

“Bu ev bölünmeyecek.”

“Babamın evini asla sattırmam.”

dese dahi diğer mirasçılar kanundaki şartlarla paylaşma talebinde bulunabilir.

Mirasçılar anlaşabiliyorsa miras yazılı paylaşma sözleşmesiyle paylaştırılabilir.

Anlaşamıyorlarsa;

  • Mirasın paylaşılması,
  • Aynen taksim,
  • Taşınmazın bir mirasçıya özgülenmesi,
  • Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi,
  • Ortaklığın giderilmesi ve gerektiğinde satış

gibi hukuki yollar gündeme gelebilir.

2026 itibarıyla taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuğa başvurulması da gerekir.

Bu nedenle pratik olarak süreç çoğu dosyada şu şekilde ilerler:

Anlaşma girişimi → zorunlu arabuluculuk → anlaşma olmazsa Sulh Hukuk Mahkemesi → aynen paylaşma mümkün değilse satış veya uygun diğer paylaşım yöntemi.

Mirasçılardan Biri Paylaşmayı Reddedebilir mi?

Mirasçı paylaşma teklifini kabul etmeyebilir.

Ancak bu ret, diğer mirasçıların paylaşma hakkını ortadan kaldırmaz.

Türk Medeni Kanunu m.642;

mirasçılardan her birine bireysel olarak paylaşmayı isteme hakkı

vermektedir.

Bu nedenle beş mirasçı bulunan bir tereke düşünelim.

Dört mirasçı;

“Evi satalım ve parasını paylaşalım.”

diyor.

Bir mirasçı ise;

“Ben satışa izin vermiyorum.”

diyor.

Bu durumda anlaşmalı satış yapılamayabilir; fakat diğer mirasçılar hukuki yollara başvurarak ortaklığın sona erdirilmesini isteyebilir.

Bir mirasçı diğerlerini ömür boyu miras ortaklığında tutamaz.

Mirasçılardan Biri İmza Vermezse Miras Paylaşılır mı?

Anlaşmalı paylaşım yapılacaksa bütün mirasçıların iradesinin uyuşması gerekir.

Türk Medeni Kanunu m.676’ya göre mirasçılar arasında yapılacak paylaşma sözleşmesinin yazılı olması gerekir.

Dolayısıyla mirasçılardan biri anlaşmalı paylaşma sözleşmesini imzalamazsa sözleşmeye dayalı paylaşım tamamlanamayabilir.

Ancak bu durum;

“Bir mirasçı imza atmadı, artık hiçbir şey yapılamaz.”

anlamına gelmez.

Bu durumda diğer mirasçılar yargısal paylaşım veya ortaklığın giderilmesi yollarını kullanabilir.

Bir Mirasçı “Ben İmza Vermiyorum” Diyerek Her Şeyi Engelleyebilir mi?

Hayır.

Bu, miras uyuşmazlıklarında en sık karşılaşılan yanlış düşüncelerden biridir.

Mirasçı;

  • Tapu satışına,
  • Anlaşmalı paylaşmaya,
  • Miras paylaşım sözleşmesine

imza vermeyebilir.

Ancak mahkeme yoluyla paylaşma hakkını ortadan kaldıramaz.

Türk Medeni Kanunu’nun sistemi ortaklığı zorla sonsuza kadar sürdürmek yerine, kural olarak her mirasçıya paylaşmayı isteme hakkı tanımaktadır.

Miras Açıldıktan Sonra Neden Bütün Mirasçıların İmzası Gerekebiliyor?

Birden fazla mirasçı bulunuyorsa paylaşmaya kadar mirasçılar arasında miras ortaklığı oluşur.

Türk Medeni Kanunu m.640 uyarınca mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar.

Bu nedenle terekeye dahil belirli bir taşınmaz için;

“Veraset ilamında benim 1/4 payım var, evin 1/4’ünü tek başıma satıyorum.”

demek kural olarak mümkün değildir.

Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların belirli bir mal üzerinde bağımsız payları henüz ayrılmış değildir.

Bu nedenle ortaklığın devam ettiği dönemde tereke üzerindeki önemli tasarruflarda birlikte hareket etmek gerekir.

Elbirliği Mülkiyeti Ne Demektir?

Elbirliği mülkiyetinde her mirasçı terekenin tamamı üzerinde miras payı oranında hak sahibidir; ancak terekeye dahil tek tek mallarda bağımsız, belirlenmiş payı bulunmaz.

Örneğin terekeye;

  • Bir daire,
  • Bir arsa,
  • Bir otomobil,
  • 2.000.000 TL banka mevduatı

dahil olsun.

Veraset ilamında mirasçının payının 1/4 olması;

“Dairenin mutfağının dörtte biri benimdir.”

veya

“Tapudaki dörtte birlik kısmı tek başıma satabilirim.”

anlamına gelmez.

Öncelikle miras ortaklığının paylaşma veya başka bir hukuki işlemle sona erdirilmesi gerekir.

Mirasçılardan Biri Miras Kalan Evi Satmak İstemezse Ne Olur?

Miras kalan ev konusunda mirasçılar anlaşamıyorsa birkaç ihtimal vardır.

Birinci ihtimal: Bir mirasçı diğerlerinin payını satın alır

Örneğin üç kardeşten biri;

“Ev ailede kalsın, diğer iki kardeşin paylarını ben satın alayım.”

diyebilir.

Taraflar değer konusunda anlaşırsa satış yapılmadan sorun çözülebilir.

İkinci ihtimal: Ev bir mirasçıya özgülenir

Miras paylaşımı sırasında taşınmazın bütünü bir mirasçıya bırakılıp diğer mirasçılara para ödenerek paylar denkleştirilebilir.

Üçüncü ihtimal: Paylı mülkiyete geçilir

Şartları varsa elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi istenebilir.

Dördüncü ihtimal: Ortaklığın giderilmesi istenir

Taşınmaz aynen bölünebiliyorsa aynen taksim; bu mümkün değilse satış suretiyle ortaklığın giderilmesi gündeme gelebilir.

Dolayısıyla tek bir mirasçının;

“Evi satmıyorum.”

demesi uyuşmazlığı çözmez ancak satış dışındaki alternatiflerin değerlendirilmesine de engel değildir.

Miras Kalan Ev Satılmadan Paylaşılabilir mi?

Evet, mümkündür.

Mahkemenin ilk ve tek seçeneği her zaman açık artırma değildir.

Türk Medeni Kanunu m.642, paylaşmada öncelikle terekenin tamamının ve tereke mallarının niteliğinin değerlendirilmesini öngörür.

Olanak varsa taşınmazların her biri bir mirasçıya bırakılabilir ve aradaki değer farkı para ödenerek denkleştirilebilir.

Örneğin terekeye;

  • 6 milyon TL değerinde bir ev,
  • 4 milyon TL değerinde bir arsa

dahil olsun.

İki mirasçı bulunuyorsa uygun koşullarda;

  • Ev bir mirasçıya,
  • Arsa diğer mirasçıya

bırakılabilir ve değer farkı para ile giderilebilir.

Bu yöntem malın satışını önleyebilir.

Aynen Taksim Nedir?

Aynen taksim, ortak malın fiziksel veya hukuki olarak bölünerek mirasçılara ayrı ayrı verilmesidir.

Örneğin büyük bir arazi;

  • İmar mevzuatına,
  • Asgari parsel büyüklüklerine,
  • Tarımsal arazi sınırlamalarına

uygun şekilde bölünebiliyorsa aynen taksim mümkün olabilir.

Ancak bir apartman dairesinin ortadan ikiye bölünmesi çoğu zaman mümkün değildir.

Bu nedenle her taşınmazın aynen taksime uygunluğu ayrı değerlendirilir.

Mahkeme Önce Aynen Taksim İmkânını Araştırır mı?

Paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarında malın aynen bölünmesinin mümkün olup olmadığı önemlidir.

Aynen paylaşma mümkünse satış zorunlu olmayabilir.

Buna karşılık mal değerinde önemli azalma olmaksızın bölünemiyorsa Türk Medeni Kanunu m.651 kapsamında;

  • Malın bir mirasçıya özgülenmesi veya
  • Satılıp bedelin paylaşılması

gündeme gelebilir.

Miras Kalan Tek Ev Varsa Bir Mirasçı Evi Kendi Üzerine Alabilir mi?

Evet, şartları varsa.

Mirasçılar anlaşabiliyorsa ev bir mirasçıya bırakılıp diğer mirasçıların payları para olarak ödenebilir.

Anlaşmazlık halinde de Türk Medeni Kanunu m.642 ve m.651 çerçevesinde taşınmazın niteliği ve bütün tereke dikkate alınarak paylaşım seçenekleri değerlendirilebilir.

Ancak;

“Ben evde oturuyorum, bu nedenle ev otomatik olarak bana kalır.”

şeklinde bir kural yoktur.

Miras paylarının ekonomik karşılığının korunması gerekir.

Evde Oturan Mirasçı Satışı Engelleyebilir mi?

Sırf evde oturuyor olması nedeniyle hayır.

Bir mirasçının yıllardır miras kalan evde yaşaması, diğer mirasçıların paylaşma hakkını ortadan kaldırmaz.

Ancak somut olayda;

  • Sağ kalan eşin aile konutu hakkı,
  • Oturma veya intifa hakkı,
  • Mirasbırakanın tasarrufları,
  • Paylaşmanın ertelenmesini gerektiren özel durumlar

bulunabilir.

Bu nedenle yalnız fiili kullanım değil hukuki haklar incelenmelidir.

Sağ Kalan Eş Miras Kalan Evde Oturuyorsa Ev Satılabilir mi?

Sağ kalan eş açısından özel düzenlemeler bulunmaktadır.

Türk Medeni Kanunu m.652’ye göre tereke malları arasında;

  • Eşlerin birlikte yaşadıkları konut,
  • Ev eşyası

bulunuyorsa sağ kalan eş, belirli koşullarla bunların miras payına mahsuben kendisine mülkiyet hakkı olarak özgülenmesini isteyebilir.

Haklı sebepler varsa mülkiyet yerine;

  • İntifa hakkı,
  • Oturma hakkı

tanınması da gündeme gelebilir.

Bu nedenle sağ kalan eş bulunan terekeye ait aile konutunun doğrudan satışa çıkarılması düşünülmeden önce TMK m.652 mutlaka değerlendirilmelidir.

Mirasçılardan Biri “Bu Ev Aile Yadigârı, Satılamaz” Diyebilir mi?

Sırf manevi bağlılık nedeniyle her taşınmazın satışını süresiz engellemek mümkün değildir.

Ancak bazı tereke eşyaları bakımından özel hükümler bulunmaktadır.

TMK m.653’e göre aile için özel anı değeri taşıyan bazı eşyalar hakkında mirasçılardan birinin karşı çıkması halinde özel paylaşım kuralları uygulanabilir.

Fakat sıradan bir konut için;

“Babamdan kaldı, asla satılamaz.”

şeklinde sınırsız bir veto hakkı yoktur.

Miras Paylaşım Davası Nedir?

Mirasçılar paylaşma konusunda anlaşamıyorsa mirasçılardan biri Türk Medeni Kanunu m.642 kapsamında mirasın yargısal paylaşımını isteyebilir.

Mahkeme;

  • Terekenin tamamını,
  • Mirasçıların paylarını,
  • Malların niteliklerini,
  • Aynen paylaşım imkanını,
  • Değer farklılıklarını

değerlendirir.

Her mirasçı, belirli tereke mallarının;

aynen, mümkün değilse satış yoluyla

paylaştırılmasını isteyebilir.

Miras Paylaşım Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Türk Medeni Kanunu m.642 paylaşma konusunda Sulh Hukuk Mahkemesini görevli kılmaktadır.

Ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.4’e göre taşınır ve taşınmaz malların;

  • Paylaştırılması,
  • Ortaklığın giderilmesi

davaları değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanındadır.

Dolayısıyla milyonlarca lira değerinde taşınmaz bulunması görevli mahkemeyi Asliye Hukuk Mahkemesi haline getirmez.

Miras Paylaşımı Davasında Yetkili Mahkeme Hangisidir?

Miras hukukundan doğan uyuşmazlıklarda mirasbırakanın son yerleşim yeri önemli olabilir.

Ancak talebin;

  • Mirasın paylaşılması,
  • Ortaklığın giderilmesi,
  • Taşınmaza ilişkin ayni hak

niteliği taşımasına göre yetki hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Özellikle birden fazla şehirde taşınmaz bulunan terekelerde doğru dava türü ve yetkili mahkeme baştan belirlenmelidir.

Miras Paylaşım Davasından Önce Arabuluculuk Zorunlu mu?

2026 itibarıyla taşınır ve taşınmazların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B bu uyuşmazlıkları açıkça dava şartı arabuluculuk kapsamına almaktadır.

Bu nedenle özellikle;

  • Miras kalan evin paylaşılması,
  • Taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi,
  • Taşınır tereke mallarının paylaştırılması

konusunda dava açılmadan önce arabuluculuk aşaması kontrol edilmelidir.

Arabuluculuğa Gitmeden Ortaklığın Giderilmesi Davası Açılırsa Ne Olur?

Dava şartı arabuluculuk kapsamındaki bir uyuşmazlıkta usulüne uygun arabuluculuk süreci tamamlanmadan dava açılması halinde dava dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilebilir.

Bu nedenle;

“Nasıl olsa kardeşim anlaşmayacak, doğrudan dava açalım.”

yaklaşımı doğru değildir.

Önce arabuluculuk prosedürü tamamlanmalıdır.

Arabuluculukta Miras Kalan Ev Bir Kardeşe Bırakılabilir mi?

Evet.

Arabuluculuk, miras uyuşmazlıklarında yalnız;

“Satılsın mı, satılmasın mı?”

sorusuyla sınırlı değildir.

Taraflar örneğin;

  • Evin bir kardeşe bırakılması,
  • Diğer kardeşlere para ödenmesi,
  • Başka taşınmazların diğer mirasçılara verilmesi,
  • Belirli ödeme takvimi oluşturulması

konusunda anlaşabilir.

Bu çoğu zaman mahkeme satışına göre ekonomik olarak daha avantajlı bir çözüm olabilir.

Arabuluculukta Taşınmaz Devri Kararlaştırılabilir mi?

6325 sayılı Kanun m.18/B, taşınmazla ilgili anlaşmalar bakımından özel hükümler içermektedir.

Taşınmazın devrine ilişkin anlaşma yapılırken;

  • Tapu mevzuatındaki sınırlamalar,
  • Usul ve esaslar

dikkate alınır.

Ayrıca bu kapsamda düzenlenen anlaşma belgesinin icra edilebilirlik şerhine ilişkin özel kurallar bulunmaktadır.

Bu nedenle gayrimenkullü miras anlaşmalarında metnin hukuken uygulanabilir şekilde hazırlanması önemlidir.

Mirasçılar Arabuluculukta Anlaşamazsa Ne Olur?

Arabuluculuk süreci anlaşmama ile sonuçlanırsa gerekli son tutanak alınarak Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılabilir.

Arabulucu taraflara;

“Mutlaka anlaşacaksınız.”

diye karar veremez.

Arabuluculuk tarafların gönüllü anlaşmasına dayanır.

Anlaşma sağlanamazsa yargı yolu açıktır.

Ortaklığın Giderilmesi Davası Nedir?

Miras kalan taşınmaz veya başka bir ortak mal üzerinde birlikte mülkiyetin sona erdirilmesi amacıyla açılan dava uygulamada;

ortaklığın giderilmesi davası

veya eski ifadeyle;

izale-i şuyu davası

olarak adlandırılmaktadır.

Amaç ortaklığı sona erdirmektir.

Mahkeme;

  • Aynen taksim mümkünse aynen taksim,
  • Bu mümkün değilse satış

yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verebilir.

İzale-i Şuyu ile Ortaklığın Giderilmesi Aynı Şey mi?

Evet.

“İzale-i şuyu” eski hukuk terminolojisinde kullanılan ifadedir.

Günümüzde;

ortaklığın giderilmesi davası

ifadesi kullanılmaktadır.

Vatandaşların internette hâlen yoğun şekilde;

“izale-i şuyu davası”

araması nedeniyle her iki ifade de uygulamada kullanılmaktadır.

Miras Paylaşım Davası ile Ortaklığın Giderilmesi Davası Aynı mı?

Tam olarak aynı kavramlar değildir.

Mirasın paylaşılması

Terekenin bütününü ve farklı malvarlığı unsurlarını birlikte kapsayabilir.

Mahkeme tereke içerisindeki;

  • Ev,
  • Arsa,
  • Banka parası,
  • Alacaklar

arasında miras paylarına uygun bir dağılım yapabilir.

Ortaklığın giderilmesi

Genellikle belirli bir taşınır veya taşınmaz üzerindeki ortaklığın sona erdirilmesine yöneliktir.

Somut dosyada hangisinin daha uygun olduğu;

  • Terekenin kapsamına,
  • İntikal işlemlerine,
  • Malların sayısına,
  • Mirasçıların taleplerine

göre belirlenmelidir.

Mahkeme Miras Kalan Evi Açık Artırmada Satabilir mi?

Evet.

Taşınmazın aynen paylaşılması mümkün değilse ve başka şekilde özgülenme sağlanamıyorsa satış yoluyla ortaklığın giderilmesi gündeme gelebilir.

Satıştan elde edilen bedel mirasçılara miras payları oranında dağıtılır.

Bu nedenle paylaşmaya yanaşmayan mirasçı;

“Ben satış istemiyorum, bu nedenle ev satılamaz.”

diyerek yargısal satışı tek başına engelleyemez.

Satış Sadece Mirasçılar Arasında Yapılabilir mi?

Türk Medeni Kanunu m.651’e göre mirasçılardan biri isterse satış artırma yoluyla yapılır.

Mirasçılar artırmanın şekli konusunda anlaşamazlarsa Sulh Hâkimi;

  • Artırmanın yalnız mirasçılar arasında veya
  • Herkese açık biçimde

yapılmasına karar verebilir.

Dolayısıyla satışın her durumda dışarıdan üçüncü kişilerin katıldığı bir artırma olması zorunlu değildir.

Somut şartlara göre mirasçılar arasında artırma seçeneği gündeme gelebilir.

Mirasçılardan Biri Evi Kendisi Satın Alabilir mi?

Satış yoluyla ortaklığın giderilmesi halinde mirasçılardan biri de kanundaki şartlarla satışa katılıp taşınmazı satın alabilir.

Böylece taşınmaz aile dışına çıkmadan ortaklık sona erdirilebilir.

Ancak artırmanın;

  • Mirasçılar arasında mı,
  • Herkese açık mı

yapılacağı somut dosyanın koşullarına göre belirlenir.

Mahkeme Evi Piyasa Değerinin Altında Satabilir mi?

Cebri veya yargısal satışlarda taşınmazın değeri bilirkişi ve satış prosedürü çerçevesinde belirlenir.

Ancak açık artırma sonucunda ortaya çıkan nihai bedel tarafların özel satışta elde edebileceği bedelden farklı olabilir.

Bu nedenle mirasçılar ekonomik olarak çoğu zaman mahkeme satışından önce;

  • Özel satış,
  • Pay satın alma,
  • Arabuluculukta ödeme planı

seçeneklerini değerlendirmeyi tercih eder.

Uzun yargılama ve satış giderleri de toplam ekonomik sonucu etkileyebilir.

Bir Mirasçı Diğerlerinin Payını Satın Alabilir mi?

Evet.

Bu çoğu uyuşmazlıkta en pratik çözümlerden biridir.

Örneğin üç kardeşin 9 milyon TL değerinde miras kalan evi olduğunu düşünelim.

Her kardeşin ekonomik hakkı 3 milyon TL ise kardeşlerden biri diğer iki kardeşe toplam 6 milyon TL ödeyerek taşınmazın tamamını alabilir.

Ödeme;

  • Peşin,
  • Taksitli,
  • Başka tereke malıyla mahsuplaşmalı

şekilde taraflarca kararlaştırılabilir.

Mirasçılardan Biri Payının Değerini Çok Yüksek Söylerse Ne Olur?

Tarafların kendi aralarında anlaşması halinde değer serbestçe belirlenebilir.

Ancak yargısal paylaşımda taşınmazın veya malın gerçek ekonomik değeri;

  • Bilirkişi,
  • Emsal satışlar,
  • Taşınmazın niteliği

gibi kriterlerle belirlenebilir.

Bir mirasçının;

“Benim payım 10 milyon eder, daha aşağısına imza vermem.”

demesi tek başına mahkeme değerini belirlemez.

Mirasçılardan Biri Diğerlerine Payını Satmak Zorunda mı?

Hayır.

Bir mirasçı özel anlaşma kapsamında kendi payını diğer mirasçılara satmaya zorlanamaz.

Ancak ortaklığın sona erdirilmesi talep edilirse yargısal paylaşım sonucunda malın satılması gündeme gelebilir.

Bu ayrım önemlidir:

Kardeşe özel satışa zorlanamazsınız; fakat ortaklığın yargısal olarak sona erdirilmesine engel olamayabilirsiniz.

Paylı Mülkiyete Dönüştürme Nedir?

Türk Medeni Kanunu m.644 mirasçılara önemli bir alternatif sunmaktadır.

Bir mirasçı, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini Sulh Hukuk Mahkemesinden isteyebilir.

Mahkeme diğer mirasçılara bildirim yapar.

Diğer mirasçılar;

  • Elbirliği mülkiyetinin sürdürülmesi için haklı itiraz ileri sürmez,
  • Belirlenen süre içerisinde paylaşma davası açmaz

ise mal üzerindeki elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete dönüştürülebilir.

Paylı Mülkiyete Geçince Ne Değişir?

Paylı mülkiyette her malik taşınmaz üzerinde belirlenmiş bir pay oranına sahip olur.

Örneğin:

A: 1/2

B: 1/4

C: 1/4

şeklinde tapuda paylar gösterilebilir.

Bu durum elbirliği mülkiyetinden farklıdır.

Ancak paylı mülkiyete geçmek ortaklığın tamamen sona erdiği anlamına gelmez.

Taşınmaz yine birden fazla kişinin ortak mülkiyetindedir.

Dolayısıyla daha sonra ortaklığın giderilmesi davası yine gündeme gelebilir.

Paylı Mülkiyete Geçmek mi, Satış İstemek mi Daha Mantıklıdır?

Bu tamamen somut dosyaya bağlıdır.

Paylı mülkiyete dönüşüm;

  • Payını ayrıca değerlendirmek isteyen,
  • Ortaklığın hemen tamamen sona ermesini istemeyen

mirasçı bakımından avantajlı olabilir.

Ancak mirasçılar arasındaki anlaşmazlık çok ağırsa paylı mülkiyet de uyuşmazlığı çözmeyebilir.

Bu nedenle hedef;

payı belirgin hale getirmek mi

yoksa

ortaklığı tamamen sona erdirmek mi

önceden belirlenmelidir.

Mirasçılardan Biri Miras Kalan Evi Tek Başına Kullanıyorsa Ne Olur?

Bu durum paylaşım sorunundan ayrı olarak kullanım ve ecrimisil uyuşmazlığı doğurabilir.

Örneğin dört kardeşe kalan İstanbul’daki dairede yalnız bir kardeş yıllardır oturuyor olabilir.

Diğer kardeşlerin;

  • Kullanma talepleri,
  • İntifadan men,
  • Ecrimisil

hakları somut olayın şartlarına göre ayrıca değerlendirilebilir.

Bir mirasçının taşınmazı tek başına kullanması, onun taşınmazın tek sahibi olduğu anlamına gelmez.

Evde Oturan Mirasçı “Ben Masraf Yaptım” Derse Ne Olur?

Tereke taşınmazına yapılan;

  • Zorunlu giderler,
  • Faydalı giderler,
  • Vergi ve aidat ödemeleri,
  • Onarımlar

paylaşım sırasında ayrı hesaplaşmaya konu olabilir.

Ancak;

“20 yıldır evde ben oturdum ve masraf yaptım, artık ev tamamen benim.”

şeklinde otomatik bir mülkiyet kazanımı söz konusu değildir.

Masraf ve kullanım hesapları ayrıca değerlendirilir.

Mirasçılardan Biri Taşınmazı Kiraya Veriyorsa Ne Olur?

Tereke taşınmazının kira gelirleri de miras ortaklığını ilgilendirir.

Bir mirasçının;

  • Kiraları tek başına toplaması,
  • Diğer mirasçılara bilgi vermemesi

hesap verme ve alacak uyuşmazlıklarına yol açabilir.

Kira geliri paylaşım aşamasında veya ayrı taleple gündeme gelebilir.

Mirasçılardan Biri Tereke Malları Hakkında Bilgi Vermiyorsa Ne Yapılır?

TMK m.646 ve m.649 mirasçılar arasında bilgi verme yükümlülüğünü öngörmektedir.

Mirasçılar paylaşmanın adil biçimde yapılabilmesi için;

  • Tereke malları,
  • Mirasbırakanla aralarındaki ekonomik ilişkiler,
  • Borç ve alacaklar

hakkında gerekli bilgileri birbirlerine vermekle yükümlüdür.

Bu nedenle;

“Banka hesaplarını ben biliyorum ama size söylemem.”

yaklaşımı hukuken korunmaz.

Gerekirse tereke tespiti ve mahkeme yoluyla araştırma yapılabilir.

Mirasçılardan Biri Terekeyi Yönetmeyi Engelliyorsa Ne Yapılabilir?

Miras ortaklığında ciddi yönetim sorunu ortaya çıkmışsa Türk Medeni Kanunu m.640 uyarınca mirasçılardan biri Sulh Hukuk Mahkemesinden miras ortaklığına temsilci atanmasını isteyebilir.

Bu özellikle;

  • Kiraların tahsil edilememesi,
  • Şirketin yönetilememesi,
  • Taşınmazların bakımsız kalması,
  • Vergilerin ödenememesi

gibi durumlarda gündeme gelebilir.

Miras ortaklığı temsilcisi, paylaşma davasından farklı bir kurumdur.

Amaç terekenin paylaşılmasına kadar malvarlığının gerektiği gibi yönetilmesidir.

Mirasçılardan Biri Paylaşma Davasını Engelleyebilir mi?

Davalı mirasçı;

  • Dava açılmasına karşı çıkabilir,
  • Aynen taksim talep edebilir,
  • Satışa itiraz edebilir,
  • Değerlemeye itiraz edebilir

ancak salt;

“Ben paylaşılmasını istemiyorum.”

demesi davanın reddi için yeterli değildir.

TMK m.642 paylaşmayı her mirasçının isteyebileceğini açıkça düzenlemektedir.

Mirasçılardan Biri Duruşmaya Gelmezse Dava Düşer mi?

Kural olarak davalının duruşmaya gelmemesi tek başına paylaşım veya ortaklığın giderilmesi davasını sona erdirmez.

Ancak bütün mirasçıların ve paydaşların usulüne uygun biçimde davada yer alması gerekir.

Yargıtay uygulamasında ortaklığın giderilmesi davalarında bütün paydaşların taraf olması zorunlu kabul edilmektedir.

Bu nedenle taraf teşkilinin eksiksiz sağlanması önemlidir.

Bir Mirasçının Adresi Bulunamıyorsa Ne Olur?

Bir mirasçının adresinin bilinmemesi paylaşım hakkını sonsuza kadar ortadan kaldırmaz.

Mahkeme;

  • Adres araştırması,
  • Tebligat işlemleri,
  • Gerekirse Tebligat Kanunu hükümleri

çerçevesinde taraf teşkilini sağlamaya çalışır.

Yurt dışında yaşayan mirasçılar bakımından ayrıca uluslararası tebligat işlemleri gerekebilir.

Mirasçı Yurt Dışındaysa Paylaşım Yapılabilir mi?

Evet.

Yurt dışında bulunmak mirasçılık hakkını veya paylaşma sürecini engellemez.

Mirasçı;

  • Usulüne uygun vekâletnameyle avukat tarafından temsil edilebilir,
  • Arabuluculuk sürecine vekille katılabilir,
  • Mahkeme işlemlerini vekili aracılığıyla takip edebilir.

Ancak yabancı ülkede düzenlenen vekâletnamenin;

  • Apostil,
  • Konsolosluk,
  • Tercüme

işlemleri gerekebilir.

Miras Paylaşımında Tereke Borçları Önce Ödenebilir mi?

Evet.

Türk Medeni Kanunu m.649’a göre mirasçılardan her biri;

tereke borçlarının paylaşmadan önce ödenmesini veya güvenceye bağlanmasını

isteyebilir.

Bu önemli bir korumadır.

Örneğin terekenin;

  • 10 milyon TL malı,
  • 4 milyon TL banka borcu

varsa malların tamamını dağıtıp borçları görmezden gelmek yerine borcun paylaşmadan önce güvenceye bağlanması istenebilir.

Mirasçılardan Biri Borçları Ödemek İstemiyorsa Ne Olur?

Mirasçıların tereke borçlarından sorumluluğu ayrı bir hukuki konudur.

TMK m.641’e göre mirasçılar tereke borçlarından kural olarak müteselsilen sorumludur.

Bu nedenle paylaşım yapılırken;

  • Tereke borçları,
  • Banka kredileri,
  • Vergi borçları,
  • İcra dosyaları

hesaba katılmalıdır.

Mallar paylaşılıp borçların unutulması daha sonra mirasçılar arasında rücu uyuşmazlıklarına yol açabilir.

Miras Paylaşımı Ertelenebilir mi?

Evet, bazı durumlarda.

TMK m.642’ye göre paylaşmanın hemen yapılması;

paylaşma konusu malın veya terekenin değerini önemli ölçüde azaltacaksa

Sulh Hâkimi mirasçılardan birinin istemi üzerine paylaşmanın ertelenmesine karar verebilir.

Bu istisnai bir durumdur.

Bir mirasçının yalnız;

“Şu an satmak istemiyorum.”

demesi paylaşmanın ertelenmesi için yeterli değildir.

Değer kaybının ciddi ve somut olması gerekir.

Mirasbırakan Ortaklığın Devam Etmesini İstemişse Ne Olur?

TMK m.642 paylaşmayı isteme hakkını;

kanun veya sözleşme gereğince ortaklığın sürdürülmesi zorunlu olmadığı sürece

tanımaktadır.

Dolayısıyla miras ortaklığının belirli süre devamına ilişkin geçerli bir hukuki durum bulunabilir.

Ancak mirasbırakanın;

“Bu ev hiçbir zaman satılmayacak.”

şeklinde sınırsız ve mutlak bir iradesinin her durumda mirasçıları sonsuza kadar bağladığı söylenemez.

Ölüme bağlı tasarrufun hukuki niteliği ve kanuni sınırları ayrıca incelenmelidir.

Vasiyetname Varsa Paylaşım Nasıl Yapılır?

Türk Medeni Kanunu m.647’ye göre mirasbırakan vasiyetname veya başka bir ölüme bağlı tasarrufla paylaşmanın nasıl yapılacağı konusunda kurallar koyabilir.

Örneğin;

“İstanbul’daki ev oğluma, Ankara’daki arsa kızıma verilsin.”

demiş olabilir.

Bu tür paylaşma kuralları mirasçılar bakımından önemlidir.

Ancak;

  • Saklı pay,
  • Payların denkleştirilmesi,
  • Tasarrufun geçerliliği

ayrıca değerlendirilir.

Bir Mirasçı Diğerlerinden Habersiz Miras Payını Satabilir mi?

Miras payının devri ile terekeye dahil belirli bir malın satılması birbirinden farklıdır.

TMK m.677, miras açıldıktan sonra mirasçıların kendi aralarında miras payının devri sözleşmesini yazılı şekle tabi tutmaktadır.

Miras payının üçüncü kişiye devri ise farklı şekil ve sonuçlara tabidir.

Bu nedenle;

“Veraset ilamında 1/4 payım var, evin 1/4 tapusunu yabancıya sattım.”

ile

“Terekedeki miras payımı devrettim.”

aynı işlem değildir.

Miras Paylaşma Sözleşmesi Nasıl Yapılır?

TMK m.676’ya göre mirasçılar arasındaki paylaşma sözleşmesinin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması gerekir.

Sözleşmede örneğin;

  • Hangi taşınmazın kime bırakılacağı,
  • Banka parasının nasıl paylaşılacağı,
  • Araçların kime verileceği,
  • Değer farklarının nasıl ödeneceği

düzenlenebilir.

Taşınmazların tapu devri için ayrıca gerekli resmi işlemler yapılmalıdır.

Noterde Miras Paylaşımı Yapılabilir mi?

Mirasçılar kendi aralarında yazılı paylaşma sözleşmesi düzenleyebilirler; taşınmazların intikali bakımından tapu sicilindeki gerekli işlemler ayrıca yapılır.

Noterlik bazı sözleşmeler veya imza işlemleri bakımından kullanılabilir.

Ancak;

“Noterde tek başına belge imzaladım, bütün tapular otomatik paylaşıldı.”

şeklinde düşünülmemelidir.

İşlemin hukuki niteliğine göre tapu ve diğer resmi sicil işlemleri gerekir.

Mirasçılardan Biri Paylaşma Sözleşmesini Sonradan Bozabilir mi?

Usulüne uygun biçimde yapılmış paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar.

TMK m.676 bunu açıkça düzenlemektedir.

Ancak sözleşmenin;

  • İrade sakatlığı,
  • Ehliyetsizlik,
  • Şekil eksikliği,
  • Muvazaa,
  • Kanuna aykırılık

gibi nedenlerle geçersiz olduğu ileri sürülebilir.

Sırf;

“Sonradan fikrimi değiştirdim.”

demek kural olarak yeterli değildir.

Ortaklığın Giderilmesi Davasında Herkes Davalı Olmak Zorunda mı?

Davanın tarafı olmayan bütün paydaşların sürece dahil edilmesi gerekir.

Yargıtay yerleşik uygulamasında ortaklığın giderilmesi davalarında tüm paydaşların davada yer alması gerektiğini kabul etmektedir.

Bunun nedeni verilecek kararın mal üzerindeki bütün ortaklığı etkilemesidir.

Bir paydaşın unutulması taraf teşkili sorunu yaratabilir.

Mirasçılardan Biri Ölmüşse Dava Kime Karşı Açılır?

Mirasbırakandan sonra mirasçılardan biri de ölmüş olabilir.

Bu durumda onun payı kendi mirasçılarına geçmiş olabilir.

Dolayısıyla ikinci ölüm nedeniyle yeni bir veraset zinciri ortaya çıkabilir.

Örneğin:

Baba öldü.

Üç çocuğu mirasçı oldu.

Çocuklardan biri daha sonra öldü.

Paylaşma davası açılırken ölen çocuğun kendi mirasçıları da belirlenmelidir.

Bu nedenle eski veraset ilamıyla işlem yapmak her zaman yeterli olmayabilir.

Miras Kalan Ev İçin Kardeşlerden Biri Satış İstemiyor: En Pratik Yol Nedir?

Genellikle şu sıra ekonomik ve hukuki açıdan en rasyonel olur:

1. Taşınmazın gerçek piyasa değeri belirlenir.

Tarafların soyut rakamlar üzerinden tartışması önlenir.

2. Pay satın alma teklifi yapılır.

Taşınmazı korumak isteyen mirasçı diğerlerinin paylarını satın alabilir.

3. Arabuluculukta alternatif paylaşım hazırlanır.

Başka tereke malları varsa birbirlerine özgülenebilir.

4. Anlaşma mümkün değilse dava açılır.

Aynen taksim, özgüleme veya satış seçenekleri mahkemeden istenir.

Bu yaklaşım, doğrudan satışa gitmeden önce daha düşük maliyetli çözümler üretebilir.

Ortaklığın Giderilmesi Davası Ne Kadar Sürer?

Kesin bir süre vermek mümkün değildir.

Süreyi özellikle;

  • Mirasçı sayısı,
  • Tebligatlar,
  • Yurt dışındaki mirasçılar,
  • Bilirkişi incelemesi,
  • İmar durumu,
  • Aynen taksim incelemesi,
  • İstinaf,
  • Satış aşaması

etkiler.

Özellikle çok mirasçılı ve farklı şehirlerde taşınmaz bulunan dosyalar daha uzun sürebilir.

Bu nedenle mahkeme yoluna gitmeden önce arabuluculukta ekonomik çözüm aranması önemlidir.

Miras Paylaşımında En Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?

En sık karşılaşılan hatalar şunlardır:

  • Bir mirasçının paylaşmayı süresiz engelleyebileceğinin düşünülmesi,
  • Veraset ilamındaki payın belirli taşınmazda doğrudan bağımsız tapu payı sanılması,
  • Arabuluculuk şartı yerine getirilmeden dava açılması,
  • Aynen paylaşma ihtimali araştırılmadan yalnız satış talep edilmesi,
  • Sağ kalan eşin aile konutu hakkının göz ardı edilmesi,
  • Tereke borçlarının paylaşmadan önce araştırılmaması,
  • Bütün mirasçıların davaya dahil edilmemesi,
  • Mirasçılardan birinin sonradan ölmesi sonucu oluşan yeni mirasçıların unutulması,
  • Elbirliği mülkiyeti ile paylı mülkiyetin karıştırılması,
  • Tereke malını tek başına kullanan mirasçının otomatik malik olduğunun düşünülmesi.

Örnek 1: Dört Kardeşten Biri Evin Satılmasını İstemiyor

Baba ölmüş ve 8 milyon TL değerindeki daire dört çocuğa kalmıştır.

Her çocuğun ekonomik miras hakkı:

1/4 = 2.000.000 TL

Üç kardeş satmak istiyor.

Bir kardeş;

“Ben satmıyorum.”

diyor.

Özel satış için anlaşma sağlanamaz.

Ancak diğer mirasçılardan biri dava şartı arabuluculuk sürecini başlatıp anlaşma olmazsa Sulh Hukuk Mahkemesinde ortaklığın giderilmesini talep edebilir.

Tek kardeşin itirazı ortaklığı sonsuza kadar sürdüremez.

Örnek 2: Kardeş Evi Ailede Tutmak İstiyor

Üç kardeşe kalan evin değeri:

9.000.000 TL

Her birinin miras hakkı:

3.000.000 TL

Kardeşlerden biri evde kalmak istiyor.

Diğer iki kardeşe toplam 6.000.000 TL ödeyerek evin tamamını kendi üzerine almayı teklif edebilir.

Taraflar anlaşırsa açık artırmaya gerek kalmadan paylaşım yapılabilir.

Örnek 3: Terekede Ev ve Arsa Var

İki mirasçı bulunuyor.

Ev: 6.000.000 TL

Arsa: 4.000.000 TL

Toplam tereke: 10.000.000 TL

Her mirasçının ekonomik hakkı:

5.000.000 TL

Ev bir mirasçıya, arsa diğerine verilebilir.

Evi alan kişi diğer mirasçıya 1.000.000 TL denkleştirme bedeli ödeyerek eşitlik sağlayabilir.

Bu yöntem malların satışını engelleyebilir.

Örnek 4: Tek Taşınmaz Bölünemiyor

Üç mirasçıya tek bir apartman dairesi kalmıştır.

Daire fiziksel ve hukuki olarak aynen bölünememektedir.

Mirasçılardan hiçbiri diğerlerinin payını almaya yanaşmamaktadır.

Bu durumda satış yoluyla ortaklığın giderilmesi gündeme gelebilir ve satış bedeli paylar oranında dağıtılabilir.

Örnek 5: Bir Mirasçı Taşınmazda Tek Başına Oturuyor

Üç kardeşe kalan dairede bir kardeş on yıldır yaşamaktadır.

Diğer iki kardeş paylaşım istemektedir.

Evde oturan kardeş;

“Ben burada yıllardır yaşıyorum, satamazsınız.”

diyerek paylaşımı süresiz engelleyemez.

Bunun yanında diğer mirasçıların kullanım ve şartları varsa ecrimisil talepleri ayrıca gündeme gelebilir.

Sık Sorulan Sorular

Mirasçılardan biri mirası paylaşmak istemezse ne olur?

Diğer mirasçılar dava şartı arabuluculuk sürecinden sonra Sulh Hukuk Mahkemesinde mirasın paylaşılmasını veya ortaklığın giderilmesini isteyebilir.

Bir mirasçı imza vermezse ev satılabilir mi?

Anlaşmalı özel satış yapılamayabilir ancak mahkeme yoluyla ortaklığın giderilmesi mümkündür.

Mirasçılardan biri evi satmak istemezse ne yapılır?

Önce pay satın alma, özgüleme ve aynen paylaşma seçenekleri değerlendirilir. Anlaşma olmazsa ortaklığın giderilmesi istenebilir.

Tek mirasçı izale-i şuyu davası açabilir mi?

Evet. Ortaklardan veya mirasçılardan biri ortaklığın giderilmesini isteyebilir.

Ortaklığın giderilmesi davasında arabuluculuk zorunlu mu?

2026 itibarıyla evet. Taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar dava şartı arabuluculuk kapsamındadır.

Ortaklığın giderilmesi davası hangi mahkemede açılır?

Sulh Hukuk Mahkemesinde.

Miras kalan ev açık artırmada mı satılır?

Aynen paylaşım mümkün değilse satış gündeme gelebilir. Ancak satış her dosyada ilk ve zorunlu seçenek değildir.

Bir kardeş diğerlerinin payını alabilir mi?

Evet. Taraflar anlaşırsa diğer mirasçıların paylarını satın alabilir.

Mahkeme evi tek bir mirasçıya verebilir mi?

TMK m.642 ve ilgili paylaşma hükümleri kapsamında taşınmazın bütünü bir mirasçıya özgülenip değer farkının para ile giderilmesi somut dosyada mümkün olabilir.

Mirasçılardan biri evde oturuyorsa satış engellenir mi?

Sırf evde oturuyor olması diğer mirasçıların paylaşma hakkını ortadan kaldırmaz.

Sağ kalan eş evde oturuyorsa ne olur?

Aile konutu söz konusuysa TMK m.652 kapsamında sağ kalan eşin özgüleme, intifa veya oturma hakkı talepleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete çevrilebilir mi?

Evet. TMK m.644 uyarınca şartları varsa Sulh Hukuk Mahkemesinden talep edilebilir.

Paylı mülkiyete geçince ortaklık biter mi?

Hayır. Yalnız her mirasçının payı bağımsız hale gelir. Ortaklık yine devam eder ve daha sonra ortaklığın giderilmesi istenebilir.

Bir mirasçı yıllarca paylaşım istemezse diğerleri beklemek zorunda mı?

Kural olarak hayır. TMK m.642 her mirasçıya paylaşmayı isteme hakkı verir.

Mirasçılardan biri yurt dışındaysa dava açılabilir mi?

Evet. Usulüne uygun tebligat ve temsil işlemleri yapılarak süreç yürütülebilir.

Mirası Paylaşmak İstemeyen Mirasçıya Karşı Miras Avukatı Desteği

Mirasçılardan birinin;

“İmza vermiyorum.”

“Evi satmıyorum.”

“Bu miras paylaşılmayacak.”

şeklindeki tutumu, diğer mirasçıların paylaşma hakkını ortadan kaldırmaz.

Türk Medeni Kanunu m.642 açık biçimde her mirasçıya, kanun veya sözleşme nedeniyle ortaklığın devamı zorunlu olmadıkça mirasın paylaşılmasını isteme hakkı vermektedir.

Ancak doğru hukuki yol her tereke için aynı değildir.

Somut olayda;

  • Miras paylaşma sözleşmesi,
  • Pay satın alma,
  • Arabuluculuk,
  • Aynen taksim,
  • Bir malın belirli mirasçıya özgülenmesi,
  • Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi,
  • Ortaklığın giderilmesi ve satış,
  • Miras ortaklığına temsilci atanması

seçenekleri birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle tek bir değerli taşınmazın bulunduğu terekeye doğrudan satış davası açılması her zaman ekonomik açıdan en iyi seçenek olmayabilir. Bir mirasçının diğerlerinin payını satın alması veya diğer tereke mallarıyla denkleştirme yapılması taşınmazın aile içerisinde kalmasını sağlayabilir.

Buna karşılık anlaşma tamamen imkânsızsa bir mirasçı diğerlerini süresiz olarak elbirliği mülkiyetinde kalmaya zorlayamaz.

2026 itibarıyla ayrıca taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıkların dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğu unutulmamalıdır. Arabuluculuk tamamlanmadan doğrudan dava açılması usulî hak kaybına neden olabilir.

Avukat Ferhat Küle Hukuk Bürosu olarak miras paylaşımı, ortaklığın giderilmesi ve izale-i şuyu davaları, miras kalan taşınmazların aynen taksimi, mirasçılar arası pay devri, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi, miras ortaklığına temsilci atanması ve ecrimisil uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktayız.

Somut dosyada veraset ilamı, tapu kayıtları, terekenin tamamı, taşınmazların güncel değerleri ve mirasçıların talepleri birlikte incelenerek satışa gitmeden çözüm bulunup bulunamayacağı; mümkün değilse hangi paylaşım veya ortaklığın giderilmesi yolunun en uygun olduğu belirlenebilir.

Av. Ferhat Küle
İstanbul

Leave a Reply

Call Now Button