Konut Üzerindeki İpoteğin İptali Dava Dilekçesi
NÖBETÇİ İSTANBUL AİLE MAHKEMESİNE İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR
DAVACI: [……..] (T.C. Kimlik No: 12345678900) [Adres Bilgileri]
VEKİLİ: Av. Aydanur NAS
DAVALILAR: 1- [Satışı Yapan Eşin Adı Soyadı] (T.C. Kimlik No: 09876543210) 2- [Taşınmazı Satın Alan 3. Kişinin Adı Soyadı] (T.C. Kimlik No: 11223344550)
KONU: Davacı müvekkilin açık rızası alınmaksızın, aile konutu niteliğindeki taşınmazın, malik olan eş tarafından üçüncü şahsa yapılan satışının önlenmesi amacıyla İHTİYATİ TEDBİR KONULMASI talebiyle birlikte; akabinde yapılan bu yolsuz tescilin iptali ile taşınmazın tekrar malik olan eş adına TESCİLİ ve tapu kütüğüne AİLE KONUTU ŞERHİ işlenmesi istemimizdir.
HARCA ESAS DEĞER: (Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik) 25.000,00 TL
AÇIKLAMALAR:
I. İHTİYATİ TEDBİR TALEBİMİZİN HUKUKİ GEREKÇESİ
Müvekkilimin ailesiyle birlikte ikamet ettiği, hayatlarının temelini oluşturan gayrimenkulün , davalılar arasındaki hileli satış işlemi nedeniyle elden çıkarılma tehlikesiyle karşı karşıya kalması, acil hukuki müdahaleyi zaruri kılmıştır.
Dava konusu taşınmaz, aile birliği için hayati öneme sahiptir ve bu durumun devamı halinde telafisi imkansız zararların doğacağı aşikârdır. Zira; taşınmazın üçüncü bir kişiye devredilmesi halinde, müvekkilin ve ailesinin barınma hakkının tamamen ortadan kalkması ve bu hakkın yargılama sonunda geri alınmasının neredeyse imkansız hale gelmesi söz konusudur.
Bu sebeple, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 194. maddesi ile Kanun Koyucu’nun aile konutuna verdiği özel önem ve koruma dikkate alınarak; öncelikle ve ivedilikle, mümkünse teminatsız olarak (aksi halde düşük bir teminat karşılığında), taşınmazın tapu kaydına üçüncü kişilere devir ve satışının engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulması elzemdir.
II. ESASA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ VE OLAYIN GELİŞİMİ
-
Ailenin Müşterek Yaşam Merkezi: Davacı müvekkil [İ.H.D Adı Soyadı] ve davalı eşi, evlilikleri süresince bütün birikimlerini ve tasarruflarını kullanarak edindikleri ve halen müşterek ikametgâhları olarak kullandıkları, [İl, İlçe, Mahalle, Ada, Parsel, Bağımsız Bölüm No] adresindeki konutta yaşamaktadırlar. Bu taşınmaz, ailenin bir bütün olarak içinde yaşadığı, medeni hukukun koruma altına aldığı yegane “aile konutu”dur.
-
Rıza Dışı Devir İşlemi: Dava dışı eş adına tapuda kayıtlı olan bu taşınmaz , müvekkilimin eşi tarafından, müvekkilimin açık rızası alınmadan, diğer davalı üçüncü kişiye satış yoluyla devredilmiştir. Bu işlem, TMK m. 194’e aykırı olarak gerçekleştirilmiştir.
-
İşlemin Hukuki Sakatlığı: Kanun, aile konutunun devri veya aile konutu üzerindeki hakların sınırlandırılmasını (ipotek tesisi gibi ), eşlerden birinin açık rızası bulunmadıkça yasaklamıştır. Müvekkilin rızası alınmadığı için, yapılan satış işlemi başından itibaren hukuken sakattır. Bu durum, huzurdaki davayı açmayı zorunlu kılmıştır.
III. TMK m. 194 KAPSAMINDA HUKUKİ GEREKÇELERİN DERİNLEŞTİRİLMESİ
-
Rıza Şartının Emredici ve Mutlak Niteliği:
-
TMK m. 194 f. I hükmü ile getirilen sınırlandırma emredici niteliktedir.
-
Bu haktan önceden feragat edilemez ve eşlerin anlaşmasıyla dahi ortadan kaldırılamaz.
-
Kanun koyucu, rızanın niteliğini özellikle “açık rıza” olarak belirlemiştir. Rızanın sözlü olarak verilmesi yeterli görülseydi “rızasına” denilmesi yeterli olurdu. “Açık rıza” deyişi, rızanın belirli bir işleme özgü ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde alınması gerekliliğini vurgular.
-
-
Aile Konutu Şerhinin Kurucu Değil, Bildirici Niteliği:
-
TMK m. 194 f. III hükmü, malik olmayan eşe tapuya şerh koydurma hakkı tanır. Ancak bu düzenleme, Kanun’un getirdiği sınırlandırmaya bir etki yapmaz/olamaz.
-
Tapuya şerhin verilmemiş olması, yasanın getirdiği kısıtlamaları ortadan kaldırmaz. Şerh, mülkiyet hakkını kısıtlayan kurucu değil, sadece durumu ilan eden bildirici (açıklayıcı) mahiyettedir.
-
Bu sebeple, aile konutu şerhi tapuya işlenmemiş dahi olsa , diğer eşin açık rızası şartı aranmaya devam eder.
-
-
Hukuki Yaptırım: İşlemin Kesin Hükümsüzlüğü ve İyiniyet İddiasının Dinlenememesi:
-
Rıza alınmadan yapılan işlem, hukuk biliminde ve uygulamada “kesin hükümsüz” kabul edilmektedir.
-
Kesin hükümsüzlük, rızası alınmayan eş tarafından her zaman ileri sürülebilir ve hakim tarafından re’sen dikkate alınmalıdır. Hatta bu hükümsüzlüğün ileri sürülmesi için dava açmaya bile gerek yoktur (Ancak uygulamanın güvenilirliği için dava açılmaktadır).
-
Davalı üçüncü şahıs (alıcı), TMK m. 194. madde karşısında iyiniyet iddiasında bulunamaz. Malikin evli olduğu ve taşınmazın ikametgâh olarak kullanıldığı belgelerden (kimlik, ikametgâh kayıtları) anlaşılmaktadır. Basiretli bir alıcı, evi görerek veya gerekli araştırmayı yaparak bu durumu kolayca tespit edebilirdi.
-
IV. YARGITAY İÇTİHATLARI İLE İDDİALARIMIZIN DESTEKLENMESİ
Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, dilekçemizin dayandığı hukuki zemini teyit etmektedir. Örneğin; benzer bir durumda İstanbul 321. Aile Mahkemesi’nin ilamının, Yargıtay 72. Hukuk Dairesi’nin kararıyla onandığı bilinmektedir. Bu kararda, eşin rızası olmadan tesis edilen ipotek işleminin İPTALİNE hükmedilmiştir.
Yargıtay kararlarından çıkan temel prensipler özetle şöyledir:
-
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU’NUN (HGK) ESASLARI (Aile Konutunun Üstünlüğü):
-
HGK, aile konutu şerhi tapuya konulmasa dahi, konutun aile konutu niteliğini taşımaya devam ettiğini; şerhin kurucu değil, bildirici nitelikte olduğunu belirtmektedir.
-
TMK 194. madde koruması karşısında, üçüncü kişinin iyiniyetinin korunmayacağı HGK kararları ile sabittir. Bu koruma, Anayasa ile güvence altına alınan ailenin bütünlüğünü sağlamayı hedefler.
-
-
YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ’NİN İLAMLARI (Rızanın Niteliği ve İptal):
-
Daire, TMK 194’e aykırı olarak rıza alınmadan yapılan satış işleminin geçersiz olduğunu kesin olarak kabul etmektedir.
-
Ayrıca Daire, açık rızanın sözlü değil, yazılı veya resmi makam tarafından onaylanmış şekilde alınmasını destekleyen görüşleri kabul etmektedir.
-
V. HUKUKİ SEBEPLER
Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK), Türk Medeni Kanunu (MK) 194. maddesi ve ilgili her türlü mevzuat.
VI. DELİLLER
Karşı tarafın sunacağı delillere karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla;
-
Tapu Kaydı: [İstanbul, F. İlçesi, 1. Bölge, N. Mah., 463 pafta, 2594 ada, 1 parsel, H-2 Blok 5. kat 24 nolu bağımsız bölüm] adresindeki taşınmazın tüm tedavüllü tapu kayıtları (Tapu Müdürlüğünden celbi).
-
Nüfus Kayıtları: (Isparta, Ş., A., 2 cilt, 14 aile sıra) Müvekkil ve eşinin evlilik birliğini ve aile bağlarını gösterir nüfus kayıt örneği.
-
İkametgah Kayıtları: (İstanbul İli F. İlçesi K. Mahallesi Muhtarlığı) Müvekkil ve ailesinin fiilen bu adreste ikamet ettiğini gösterir belgeler.
-
Tanık Beyanları: Taşınmazın aile konutu olarak kullanıldığına ve satış işleminden müvekkilin haberdar olmadığına dair bilahare isim ve adresleri sunulacak tanıkların dinlenilmesi.
-
Örnek Mahkeme ve Yargıtay İlamı (Yargıtay içtihatları ile davamızın hukuki zeminini ispatlayan emsal kararlar).
-
Keşif ve Bilirkişi İncelemesi: Taşınmazın fiilen aile konutu niteliğini taşıyıp taşımadığının ve güncel değerinin tespiti için.
-
Yemin ve sair her türlü yasal deliller.
SONUÇ VE İSTEM:
Yukarıda detaylıca açıklanan ve Mahkemenizce re’sen gözetilecek nedenlerle;
-
ÖNCELİKLE: Ailenin mağduriyetini ve telafisi imkansız zararları engellemek adına, mümkün olduğu takdirde teminatsız olarak (aksi halde düşük bir teminat karşılığında), dava konusu taşınmazın 3. kişilere devir ve satışının önlenmesi için tapu kaydına İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA,
-
Davamızın KABULÜ ile;
-
Davalılar arasında, müvekkilin açık rızası alınmadan yapılan satış işleminin GEÇERSİZLİĞİNİN TESPİTİNE ve yolsuz tescilin iptaline,
-
Taşınmazın tapu kaydının, eski malik olan davalı eş [Adı Soyadı] adına yeniden TESCİLİNE;
-
Tescil kararı ile birlikte tapu kütüğüne AİLE KONUTU ŞERHİNİN İŞLENMESİNE,
-
Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini vekaleten saygılarımla talep ederim.
…/…./2025
Davacı Vekili Av. Aydanur NAS
Ekler:
-
Vekaletname örneği.
-
Emsal Mahkeme ve Yargıtay İlamları (Sunulacaktır).
-
İkametgah kayıtları.