Kentsel Dönüşüm Sözleşmesi Nasıl Hazırlanmalıdır?
Kentsel dönüşüm sözleşmesi nasıl hazırlanır? 6306 sayılı Kanun kapsamında müteahhit seçimi, salt çoğunluk, arsa payı devri, teminat, kira yardımı, teknik şartname, teslim süresi, cezai şart, ayıplı imalat ve sözleşmenin feshi hakkında kapsamlı hukuki rehber.
Kentsel Dönüşüm Sözleşmesi Nedir?
Kentsel dönüşüm sözleşmesi, riskli yapı, riskli alan veya rezerv yapı alanı kapsamında bulunan bir taşınmazın yıkılması, yeniden inşa edilmesi, güçlendirilmesi, kat karşılığı inşaat modeliyle değerlendirilmesi veya farklı bir dönüşüm projesine konu edilmesi amacıyla malikler ile müteahhit/yüklenici arasında düzenlenen hukuki belgedir. Uygulamada bu sözleşme çoğu zaman “kat karşılığı inşaat sözleşmesi”, “arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi”, “müteahhit sözleşmesi” veya “kentsel dönüşüm yapım sözleşmesi” olarak adlandırılır.
Kentsel dönüşüm sözleşmesi sıradan bir inşaat sözleşmesi değildir. Bu sözleşme; mülkiyet hakkını, arsa paylarını, tapu devrini, yeni bağımsız bölümlerin paylaşımını, riskli yapı sürecini, tahliye ve yıkımı, kira yardımını, müteahhidin teknik ve mali yükümlülüklerini, teminatları, teslim süresini, ayıplı imalatı, gecikme cezasını ve fesih şartlarını aynı anda düzenler. Bu nedenle sözleşme eksik veya belirsiz hazırlanırsa, maliklerin binası yıkıldıktan sonra yıllarca süren davalar, tamamlanmayan inşaatlar ve ciddi ekonomik kayıplar ortaya çıkabilir.
6306 sayılı Kanun’un temel amacı, afet riski altındaki alanlar ile riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde sağlıklı ve güvenli yaşam çevreleri oluşturulmasını sağlamaktır. Bu nedenle kentsel dönüşüm sözleşmesinin de yalnızca ticari kazanç mantığıyla değil; güvenli yapılaşma, mülkiyet hakkının korunması, maliklerin ekonomik menfaatleri ve kamu güvenliği çerçevesinde hazırlanması gerekir. 6306 sayılı Kanun’un amacı, afet riski altındaki alanlar ile riskli yapıların bulunduğu taşınmazlarda iyileştirme, tasfiye ve yenileme usullerini belirlemektir.
Kentsel Dönüşüm Sözleşmesi Hangi Aşamada Hazırlanmalıdır?
Kentsel dönüşüm sözleşmesi mümkünse riskli yapı tespitinden hemen sonra, ancak bina yıkılmadan önce ayrıntılı şekilde hazırlanmalıdır. Çünkü bina yıkıldıktan sonra maliklerin pazarlık gücü azalabilir. Yıkım gerçekleşmiş, taşınmaz arsa haline gelmiş ve maliklerin yeni konut ihtiyacı başlamışsa, müteahhit karşısında daha zayıf bir pozisyona düşülebilir.
Buna karşılık, riskli yapı tespiti kesinleşmeden önce aceleyle bağlayıcı sözleşme imzalanması da risklidir. Öncelikle taşınmazın hukuki durumu, tapu kayıtları, arsa payları, riskli yapı süreci, maliklerin iradesi, salt çoğunluk oranı, müteahhit teklifleri ve imar durumu netleştirilmelidir. Kentsel dönüşüm sözleşmesi, varsayımlar üzerine değil, güncel tapu ve imar bilgilerine dayalı olarak hazırlanmalıdır.
Sözleşme hazırlık aşamasında şu belgeler mutlaka incelenmelidir: güncel tapu kaydı, takyidat belgesi, kat mülkiyeti veya kat irtifakı durumu, arsa payı listesi, riskli yapı tespit raporu, varsa teknik heyet kararı, imar durumu belgesi, belediye yazıları, mevcut projeler, yapı ruhsatı geçmişi, malik listesi, vekâletnameler, mirasçılık belgeleri ve taşınmaz üzerindeki ipotek/haciz kayıtları.
Sözleşmenin Tarafları Doğru Belirlenmelidir
Kentsel dönüşüm sözleşmesinde tarafların doğru belirlenmesi en temel konulardan biridir. Taraflar genellikle arsa malikleri ve müteahhit/yüklenicidir. Ancak uygulamada taşınmazda birden fazla malik, hissedar, mirasçı, şirket, sınırlı ayni hak sahibi, ipotek lehtarı veya haciz alacaklısı bulunabilir. Bu nedenle “malikler” şeklinde genel bir ifade kullanmak yeterli değildir.
Sözleşmede her malik ayrı ayrı belirtilmeli; ad-soyad, T.C. kimlik numarası veya tüzel kişi ise unvan ve vergi numarası, tapudaki bağımsız bölüm numarası, arsa payı oranı ve imza yetkisi açıkça gösterilmelidir. Tüzel kişi maliklerde şirket yetkilisinin imza sirküleri ve temsil yetkisi kontrol edilmelidir. Mirasçılık durumunda mirasçılık belgesi alınmalı, mirasçılardan kimin hangi oranda hak sahibi olduğu belirlenmelidir.
Vekil aracılığıyla imza atılacaksa vekâletnamenin kapsamı dikkatle incelenmelidir. Genel vekâletname her zaman yeterli olmayabilir. Kentsel dönüşüm sözleşmesi imzalama, arsa payı devri, müteahhit ile sözleşme yapma, tapu işlemlerini yürütme, bağımsız bölüm devri, kat irtifakı kurma ve gerektiğinde sözleşmeyi feshetme yetkilerinin açıkça bulunması gerekir.
Sözleşme Resmi Şekilde Düzenlenmelidir
Kentsel dönüşüm sözleşmesi çoğu zaman arsa payı devri veya bağımsız bölüm devri içerdiğinden, noterde düzenleme şeklinde yapılmalıdır. Adi yazılı şekilde, apartman karar defterine yazılarak veya yalnızca taraflar arasında imza altına alınan protokol şeklinde yapılan metinler, taşınmaz devri unsuru taşıdığı ölçüde geçerlilik bakımından ciddi risk doğurabilir.
Bu nedenle maliklerin “ön protokol”, “mutabakat metni” veya “teklif kabul formu” imzalarken dahi dikkatli olması gerekir. Bu belgeler bazen tarafları fiilen bağlayan süreçler başlatabilir. Ancak asıl kentsel dönüşüm sözleşmesi, noterde düzenleme şeklinde, bütün ekleriyle birlikte yapılmalıdır.
Sözleşmenin resmi şekilde yapılması tek başına yeterli değildir. Noterde imzalanan fakat içeriği belirsiz, teknik şartnamesi olmayan, teslim süresi açık yazılmayan, tapu devri aşamalı düzenlenmeyen, teminat içermeyen sözleşme de malik açısından ciddi risklidir. Şekil, geçerlilik için; içerik ise korunma için gereklidir.
Salt Çoğunluk ve Malik Kararı Doğru Kurulmalıdır
Kentsel dönüşüm sözleşmesi hazırlanırken en önemli konulardan biri, maliklerin karar alma usulüdür. Güncel 6306 sayılı Kanun sisteminde birçok dönüşüm işleminde maliklerin hisseleri oranında salt çoğunluğu esas alınmaktadır. Riskli yapıların bulunduğu parsellerde, yeniden bina yaptırılması, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı gibi yöntemlerle taşınmazın değerlendirilmesi ve payların satışı gibi işlemler bakımından salt çoğunluk mekanizması önem taşır.
Salt çoğunluk, malik sayısına göre değil, çoğu durumda arsa payı veya hisse oranına göre hesaplanır. Bu nedenle 10 malik bulunan bir apartmanda 6 kişinin imzası her zaman yeterli olmayabilir. Eğer bu 6 kişinin toplam arsa payı %50’yi aşmıyorsa, salt çoğunluk oluşmayabilir. Buna karşılık 4 malik toplam arsa payının yarısından fazlasına sahipse, karar alma bakımından yeterli çoğunluk sağlanabilir.
4 Şubat 2026 tarihli ve 33158 sayılı Resmî Gazete’de 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde değişiklik yapıldığı, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı duyurusunda da açıklanmıştır. Bu değişikliklerle toplantı, tebligat, pay satışı ve karar süreçlerinin daha ayrıntılı hale getirildiği görülmektedir.
Sözleşme imzalanmadan önce şu hususlar net olmalıdır: salt çoğunluk sağlandı mı, arsa payı hesabı doğru mu, imza atan maliklerin yetkisi var mı, vekâletnameler yeterli mi, karara katılmayan maliklere teklif bildirilecek mi, arsa payı satışı ihtimali var mı? Bu sorular cevaplanmadan müteahhit ile sözleşme imzalanması, ileride sözleşmenin uygulanmasını zorlaştırabilir.
Karara Katılmayan Malikler İçin Teklif Bildirimi Düzenlenmelidir
Kentsel dönüşüm sözleşmesi salt çoğunlukla kabul edilmişse, sözleşmeye katılmayan maliklere alınan karar ve anlaşma şartlarını içeren teklifin usulüne uygun şekilde bildirilmesi gerekir. Bu bildirimde sözleşmenin esaslı unsurları, teklifin içeriği ve kabul edilmemesi halinde arsa payının satışa konu olabileceği açıkça belirtilmelidir.
Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın salt çoğunluk sürecine ilişkin açıklamalarında, karara katılmayan maliklere karar ve anlaşma şartlarını içeren teklifin ya da teklifin görülebileceği yerin bildirileceği; tebligata rağmen karara katılmayan maliklerin hisselerinin satışa çıkarılabileceği belirtilmektedir.
Bu nedenle kentsel dönüşüm sözleşmesi hazırlanırken yalnızca imza atan maliklerin hakları değil, muhalif maliklere sunulacak teklifin içeriği de düşünülmelidir. Sözleşme açık ve denetlenebilir değilse, muhalif malik “hangi şartlara katılmam isteniyor belli değil” diyerek satış ve karar sürecine itiraz edebilir.
Müteahhidin Mali ve Teknik Yeterliliği Araştırılmalıdır
Kentsel dönüşüm sözleşmesinin güçlü olması kadar, sözleşmenin tarafı olan müteahhidin güvenilir olması da önemlidir. Mali gücü zayıf, teknik kadrosu yetersiz, geçmiş projeleri sorunlu veya çok sayıda dava/icra dosyası bulunan bir müteahhitle yapılan sözleşme, maliklere ciddi zarar verebilir.
Müteahhit seçilmeden önce şu araştırmalar yapılmalıdır: ticaret sicil kayıtları, şirket sermayesi, ortaklık yapısı, tamamlanan projeler, devam eden projeler, yapı kullanma izin belgeleri, vergi ve SGK borçları, icra takipleri, dava geçmişi, konkordato veya iflas durumu, banka referansları, teknik ekip ve finansman kaynakları.
Yüksek teklif veren müteahhit her zaman en iyi müteahhit değildir. Gerçekçi olmayan metrekare, yüksek kira yardımı veya çok kısa teslim süresi vaatleri ileride projenin yarım kalmasına sebep olabilir. Müteahhidin teklifinin ekonomik olarak uygulanabilir olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.
Bağımsız Bölüm Paylaşımı Açık ve Ekli Tabloyla Gösterilmelidir
Kentsel dönüşüm sözleşmesinin en önemli bölümlerinden biri bağımsız bölüm paylaşımıdır. Hangi malik hangi daireyi veya dükkânı alacak, müteahhide hangi bağımsız bölümler verilecek, net ve brüt metrekareler ne olacak, otopark ve depo hakları nasıl dağıtılacak, şerefiye farkları nasıl hesaplanacak?
Sözleşmede yalnızca “maliklere %60, müteahhide %40 verilecektir” şeklinde genel oran yazılması yeterli değildir. Bu oran içinde hangi bağımsız bölümün kime verildiği açık değilse, ruhsat aşamasında veya inşaat tamamlandığında büyük uyuşmazlıklar çıkabilir.
Bağımsız bölüm paylaşım tablosu sözleşmenin eki yapılmalıdır. Bu tabloda her malikin adı, mevcut bağımsız bölümü, arsa payı, yeni projede alacağı bağımsız bölüm, katı, cephesi, yaklaşık net ve brüt alanı, eklentileri, otopark ve depo hakkı yer almalıdır. Proje değişirse paylaşımın nasıl revize edileceği de sözleşmede düzenlenmelidir.
Teknik Şartname Ayrıntılı Hazırlanmalıdır
Teknik şartname, yeni binanın kalitesini belirleyen en önemli sözleşme ekidir. Teknik şartname zayıfsa, müteahhit en düşük maliyetli malzemeyi kullanarak sözleşmeye uygun davrandığını savunabilir. Bu nedenle teknik şartname genel ifadelerle değil, somut malzeme ve uygulama standartlarıyla hazırlanmalıdır.
Teknik şartnamede şu konular ayrıntılı yer almalıdır: beton sınıfı, demir standardı, temel sistemi, zemin iyileştirme, su yalıtımı, ısı yalıtımı, ses yalıtımı, dış cephe, pencere ve cam özellikleri, kapılar, asansör, elektrik tesisatı, mekanik tesisat, yangın sistemi, jeneratör, otopark, ortak alanlar, peyzaj, mutfak dolapları, banyo malzemeleri, zemin kaplamaları, çatı sistemi ve ortak kullanım alanları.
“Lüks malzeme”, “birinci sınıf işçilik”, “kaliteli ürün” gibi ifadeler yeterli değildir. Marka, model, teknik standart, muadil ürün kabul şartları ve kimin onayıyla muadil kullanılabileceği yazılmalıdır. Teknik şartname, ayıplı ve eksik imalat davalarında maliklerin en önemli delillerinden biri olacaktır.
Teslim Süresi Net Belirlenmelidir
Kentsel dönüşüm sözleşmesinde teslim süresi açıkça yazılmalıdır. Ancak sadece “24 ayda teslim edilecektir” denilmesi yeterli değildir. Bu sürenin hangi tarihten itibaren başlayacağı belirlenmelidir. Süre sözleşme tarihinden mi, yapı ruhsatı tarihinden mi, yer tesliminden mi, yıkım tarihinden mi, inşaat ruhsatından mı başlayacaktır?
Teslim süresinin başlangıcı belirsiz bırakılırsa, müteahhit teslim süresinin henüz başlamadığını ileri sürebilir. Malikler ise binası yıkılmış olmasına rağmen gecikme tazminatı talep etmekte zorlanabilir.
Teslimin kapsamı da belirlenmelidir. Anahtar teslimi yeterli olacak mı, yapı kullanma izin belgesi alınacak mı, ortak alanlar tamamlanacak mı, bağımsız bölümler fiilen kullanılabilir durumda mı olacak? Malik lehine en güvenli düzenleme, teslimin sözleşmeye, ruhsata, projeye, teknik şartnameye uygun şekilde ve mümkünse yapı kullanma izin belgesi alınarak yapılmasıdır.
Kira Yardımı ve Gecikme Cezası Ayrı Ayrı Düzenlenmelidir
Kentsel dönüşümde maliklerin en çok mağdur olduğu konulardan biri teslim gecikmesidir. Bina yıkılmış, malik kiraya çıkmış, fakat müteahhit projeyi süresinde teslim etmemiş olabilir. Bu nedenle sözleşmede kira yardımı ve gecikme cezası ayrı ayrı düzenlenmelidir.
Kira yardımı için şu sorular cevaplanmalıdır: ödeme ne zaman başlayacak, tahliye tarihinden mi yıkım tarihinden mi ruhsat tarihinden mi; aylık tutar ne olacak; ödeme hangi gün yapılacak; kaç ay devam edecek; inşaat gecikirse kira yardımı devam edecek mi; idari kira yardımıyla mahsup edilecek mi?
Kira Yardımı Kılavuzu, 6306 sayılı Kanun ve uygulama yönetmeliği hükümleri çerçevesinde kira yardımına ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir. Ancak müteahhit tarafından sözleşmesel olarak ödenecek kira yardımı, idari kira yardımından bağımsız şekilde ayrıca düzenlenmelidir.
Gecikme cezası da belirsiz bırakılmamalıdır. Müteahhit teslim süresini aşarsa her bağımsız bölüm için aylık ne kadar ödeme yapacak, bu ödeme kira yardımından ayrı mı olacak, gecikme ne kadar sürerse sürsün devam edecek mi? Bu hükümler açık yazılmalıdır.
Tapu Devri Aşamalı ve Şarta Bağlı Olmalıdır
Kentsel dönüşüm sözleşmesinde maliklerin en büyük risklerinden biri, müteahhide erken tapu devri yapılmasıdır. Müteahhit ruhsat almadan, temel atmadan veya belli inşaat seviyelerine ulaşmadan önemli miktarda arsa payı devralırsa, maliklerin elindeki en güçlü güvence ortadan kalkar.
Bu nedenle tapu devri mutlaka aşamalı olmalıdır. Örneğin ruhsat alındığında belirli oran, temel tamamlandığında belirli oran, kaba inşaat tamamlandığında belirli oran, ince işler tamamlandığında belirli oran, iskân alındığında son oran devredilebilir.
Sözleşmede müteahhidin kendi paylarını üçüncü kişilere satması da sınırlandırılmalıdır. Müteahhit proje tamamlanmadan kendisine devredilen bağımsız bölümleri üçüncü kişilere satarsa, maliklerin karşısında yeni alıcılar çıkabilir ve fesih/tapu iadesi süreçleri karmaşık hale gelebilir.
Tapu devri hükmü şu ilkeye dayanmalıdır: müteahhit ne kadar iş yaparsa, o oranda hak kazanmalıdır. İş yapmadan tapu devri yapılması malik açısından ciddi risk taşır.
Teminat Hükümleri Mutlaka Bulunmalıdır
Kentsel dönüşüm sözleşmesinde teminat yoksa, maliklerin güvenliği eksik kalır. Müteahhit işe başlamazsa, işi yarım bırakırsa, teslimi geciktirirse veya ayıplı imalat yaparsa, maliklerin zararını karşılayacak somut güvence bulunmalıdır.
Teminat olarak banka teminat mektubu, performans teminatı, kesin teminat, ipotek, kefalet, inşaat tamamlama sigortası, teminat senedi veya aşamalı tapu devri sistemi kullanılabilir. En güçlü teminat türlerinden biri, koşulları açık yazılmış banka teminat mektubudur.
Teminatın hangi hallerde paraya çevrileceği sözleşmede açıkça yazılmalıdır. Müteahhit ruhsat almazsa, işe başlamazsa, belirli seviyede işi durdurursa, teslim süresini aşarsa, teknik şartnameye aykırı imalat yaparsa veya iskân alamazsa teminat kullanılabilecek midir? Teminat iskân alınana kadar geçerli olacak mıdır? Bu sorular cevapsız bırakılmamalıdır.
Ruhsat, Proje ve İskân Yükümlülüğü Düzenlenmelidir
Kentsel dönüşüm sözleşmesinde ruhsat ve proje süreçleri ayrıntılı düzenlenmelidir. Müteahhit hangi sürede mimari, statik, mekanik ve elektrik projelerini hazırlayacak? Yapı ruhsatı hangi sürede alınacak? Ruhsat harçları, proje bedelleri, yapı denetim giderleri ve belediye masrafları kime ait olacak?
İskân, yani yapı kullanma izin belgesi, maliklerin yeni bağımsız bölümlerini sorunsuz kullanabilmesi için çok önemlidir. İskân alınmadan teslim edilen binalarda elektrik, su, doğalgaz, kat mülkiyeti, satış ve kredi işlemlerinde sorun yaşanabilir. Bu nedenle sözleşmede yapı kullanma izin belgesinin alınması müteahhidin asli yükümlülüğü olarak düzenlenmelidir.
Teslimin iskân şartına bağlanması malik lehine güçlü bir korumadır. Aksi halde müteahhit anahtarı teslim ederek borcunu yerine getirdiğini savunabilir; malik ise iskânsız bağımsız bölümle baş başa kalabilir.
Eksik ve Ayıplı İmalat İçin Denetim Mekanizması Kurulmalıdır
Kentsel dönüşüm sözleşmesinde eksik ve ayıplı imalat hükümleri mutlaka yer almalıdır. Eksik imalat, sözleşmede yapılması gereken işin hiç yapılmamasıdır. Ayıplı imalat ise yapılan işin sözleşmeye, teknik şartnameye, projeye, ruhsata veya objektif kalite standartlarına uygun olmamasıdır.
Teslimden önce geçici kabul ve kesin kabul süreçleri düzenlenmelidir. Malikler veya maliklerin seçeceği teknik uzmanlar binayı incelemeli, eksikler tutanak altına alınmalı, müteahhide giderim süresi verilmeli ve bu süre içinde giderilmeyen eksikler için teminat kullanılabilmelidir.
Gizli ayıplar da ayrıca düşünülmelidir. Su yalıtımı, çatı, tesisat, cephe, asansör, yangın sistemi veya statik sorunlar teslim sırasında hemen fark edilmeyebilir. Bu nedenle sözleşmede garanti süresi ve gizli ayıp bildirimi açık olmalıdır.
Sözleşmenin Feshi Şartları Açık Yazılmalıdır
Kentsel dönüşüm sözleşmesinde fesih hükümleri en baştan güçlü kurulmalıdır. Müteahhit ruhsat almazsa, işe başlamazsa, işi belirli seviyede bırakırsa, teminat vermezse, teslimi geciktirirse veya sözleşmeye ağır aykırı davranırsa maliklerin sözleşmeyi nasıl feshedeceği belirlenmelidir.
6306 sayılı Kanun kapsamındaki bazı durumlarda müteahhitten kaynaklanan sebeplerle işin başlamaması veya yürümemesi halinde salt çoğunlukla fesih kararı ve Başkanlık nezdinde süreç gündeme gelebilmektedir. Bu konuda güncel uygulamada müteahhide süre verilmesi ve işin müteahhitten kaynaklanan sebeple ilerlemediğinin tespiti gibi aşamalar önem taşımaktadır.
Fesih halinde tapu devri, yapılan imalat bedeli, üçüncü kişilere satışlar, teminatın paraya çevrilmesi, kira yardımı, gecikme cezası ve yeni müteahhit seçimi sorunları doğabilir. Bu nedenle fesih maddesi yalnızca “taraflar sözleşmeyi feshedebilir” şeklinde bırakılmamalıdır. Fesih prosedürü, ihtar, süre, tespit, teminat, tapu iadesi ve zararların tahsili ayrıntılı düzenlenmelidir.
Sözleşme Ekleri Eksiksiz Hazırlanmalıdır
Kentsel dönüşüm sözleşmesinin ana metni kadar ekleri de önemlidir. Sözleşmeye şu ekler konulmalıdır:
Güncel tapu kayıtları, malik ve arsa payı listesi, riskli yapı süreci belgeleri, imar durumu, mimari avan proje, bağımsız bölüm paylaşım tablosu, teknik şartname, kira yardımı çizelgesi, tapu devri aşama tablosu, teminat mektubu örneği, müteahhit şirket belgeleri, vekâletnameler, toplantı ve karar tutanakları, muhalif maliklere teklif bildirimi metni, fesih prosedürü ve teslim-kabul tutanak taslakları.
Ekler sözleşmenin ayrılmaz parçası yapılmalıdır. Aksi halde sonradan “bu tablo bağlayıcı değildi” veya “bu teknik şartname teklif aşamasında kalmıştı” gibi iddialar gündeme gelebilir.
Sonuç
Kentsel dönüşüm sözleşmesi, maliklerin eski riskli yapısını güvenli ve değerli bir yeni yapıya dönüştüren en önemli hukuki belgedir. Ancak yanlış hazırlanmış bir sözleşme, maliklerin mülkiyet hakkını ve ekonomik geleceğini ciddi şekilde tehlikeye atabilir.
Sağlam bir kentsel dönüşüm sözleşmesinde taraflar doğru belirlenmeli, sözleşme resmi şekilde yapılmalı, tapu ve arsa payı bilgileri eksiksiz incelenmeli, salt çoğunluk hesabı doğru kurulmalı, karara katılmayan maliklere teklif bildirimi düşünülmeli, müteahhidin mali ve teknik yeterliliği araştırılmalı, bağımsız bölüm paylaşımı açık yazılmalı, teknik şartname ayrıntılı hazırlanmalı, teslim süresi net belirlenmeli, kira yardımı ve gecikme cezası ayrı düzenlenmeli, tapu devri aşamalı yapılmalı, güçlü teminat alınmalı, iskân yükümlülüğü müteahhide yüklenmeli, ayıplı imalat ve fesih hükümleri açıkça yazılmalıdır.
Kentsel dönüşüm sözleşmesi hazırlanırken temel ilke şudur: müteahhidin sözlü vaatlerine değil, noterlikçe düzenlenen, ekleri tam, teknik şartnamesi güçlü, teminatı sağlam, tapu devri aşamalı, teslim ve fesih hükümleri açık bir sözleşmeye güvenilmelidir.
Sonuç olarak kentsel dönüşüm sözleşmesi aceleye getirilmemeli; hukuki, teknik ve mali yönden denetlenerek hazırlanmalıdır. Doğru hazırlanmış bir sözleşme maliklerin güvenli, değerli ve hukuka uygun yeni bir yapıya kavuşmasını sağlar. Eksik hazırlanmış bir sözleşme ise riskli yapının yıkılmasından sonra maliklerin yıllarca boş arsa, yarım inşaat, tapu uyuşmazlığı ve müteahhit davalarıyla karşı karşıya kalmasına neden olabilir.