Kaskoda Sel ve Su Baskını Teminatı Yoksa Araç Sahibi Ne Yapabilir? (2026)
Kaskoda sel ve su baskını teminatı yoksa araç sahibi ne yapabilir? Şiddetli yağışlar nedeniyle otomobillerin su altında kalması, motorlarının zarar görmesi veya tamamen kullanılamaz hâle gelmesi, araç sahipleri açısından ciddi maddi kayıplara neden olmaktadır. Özellikle kasko poliçesini inceleyen ve sel teminatının bulunmadığını öğrenen kişiler, araçlarındaki zararı kimden talep edebileceklerini merak etmektedir.
Türk hukukunda kasko poliçesinde sel ve su baskını teminatının bulunmaması, araç sahibinin bütün tazminat haklarını ortadan kaldırmaz. Sigorta şirketi ilgili riski üstlenmemişse kasko kapsamında ödeme yapmak zorunda olmayabilir. Ancak sel zararının meydana gelmesinde belediyenin, su ve kanalizasyon idaresinin, otopark işletmesinin veya başka bir kişinin hukuki sorumluluğu bulunabilir.
Ayrıca sigorta poliçesinin düzenlenmesi sırasında sel teminatı bulunduğu söylenmesine rağmen poliçeye eklenmemişse, sigortacının veya acentenin bilgilendirme yükümlülüğü bakımından farklı hukuki talepler gündeme gelebilir.
Bu nedenle sel felaketinde su altında kalan aracın zararının karşılanıp karşılanmayacağı yalnızca kasko poliçesine bakılarak değil, olayın meydana geliş şekli ve sorumluluk hukuku çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Kaskoda Sel Teminatı Yoksa Sigorta Şirketi Ödeme Yapar mı?
Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.4.5 maddesine göre sel ve su baskını nedeniyle meydana gelen zararlar, ek sözleşmeyle teminat altına alınabilmektedir.
Bu düzenleme, sel ve su baskınının her kasko poliçesinde zorunlu olarak bulunmadığını göstermektedir.
Dolayısıyla poliçesinde sel ve su baskını teminatı bulunmayan bir araç sahibinin, yalnızca kasko yaptırmış olması nedeniyle bu zararı sigorta şirketinden talep edebileceği söylenemez.
Örneğin bir otomobilin şiddetli yağmur sırasında park hâlindeyken tamamen su altında kaldığını düşünelim. Araçta motor, elektronik sistemler ve iç donanım bakımından 600.000 TL zarar meydana gelmiş olabilir.
Araç sahibinin kasko poliçesinde sel ve su baskını teminatı yoksa sigorta şirketi, zararın teminat kapsamında bulunmadığını ileri sürebilir.
Ancak bu durum, ret kararının her durumda hukuka uygun olduğu anlamına gelmez.
Öncelikle poliçenin gerçekten hangi riskleri kapsadığı, araç sahibine hangi teminatların teklif edildiği ve olayın sigorta kapsamındaki başka bir rizikoyla bağlantısının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Genişletilmiş Kaskoda Sel Teminatı Bulunmak Zorunda mı?
Hayır. Bir poliçenin genişletilmiş kasko olarak adlandırılması, sel ve su baskını zararlarının mutlaka teminat kapsamında olduğunu göstermez.
Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları, poliçelerdeki teminatların kapsamına göre farklı ürün türleri düzenlemektedir.
Genişletilmiş kasko, temel teminatların yanında ek sözleşmeyle sigortalanabilen bazı riskleri içerir. Ancak hangi ek teminatların sağlandığı poliçenin içeriğinden anlaşılır.
Bu nedenle araç sahibi, poliçenin teminat tablosunu ve özel şartlarını incelemelidir.
Sel ve su baskını teminatının açıkça yer almadığı bir poliçede sigorta şirketinden ödeme talep edilebilmesi, sözleşmenin kurulması veya bilgilendirme sürecine ilişkin başka bir hukuki dayanağın bulunmasını gerektirebilir.
Sigorta Acentesi Sel Teminatı Var Dediği Hâlde Poliçede Yoksa Ne Olur?
Araç sahipleri bazen sigorta poliçesini satın alırken acente veya sigorta şirketi temsilcisi tarafından bütün doğal afetlerin teminat kapsamında olduğu yönünde bilgilendirildiklerini, ancak hasar meydana geldikten sonra poliçelerinde sel teminatının bulunmadığını öğrenmektedir.
Bu durumda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1423. maddesinde düzenlenen aydınlatma yükümlülüğü önem taşımaktadır.
Kanuna göre sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce sigorta ettirene sözleşmenin kapsamı, hakları ve dikkat etmesi gereken hükümler hakkında yazılı bilgilendirme yapmakla yükümlüdür.
Aydınlatma açıklamasının yapıldığını ispat yükü sigortacıya aittir.
Bununla birlikte aydınlatma yükümlülüğünün ihlali hâlinde TTK m. 1423/2’de sözleşmeye on dört gün içinde itiraz edilmemesinin sonuçları da düzenlenmiştir.
Örneğin araç sahibi, sigorta acentesine özellikle sel riskine karşı kasko yaptırmak istediğini bildirmiş ve acente kendisine bu teminatın bulunduğunu açıkça söylemiş olabilir.
Ancak düzenlenen poliçede sel teminatı bulunmuyorsa görüşmeler, teklif belgeleri, e-postalar, yazışmalar ve poliçe öncesi bilgilendirme kayıtları önem kazanabilir.
Bu tür durumlarda sözleşmenin gerçek kapsamı, aydınlatma yükümlülüğünün ihlali ve koşulları varsa bundan kaynaklanan zararların tazmini ayrıca değerlendirilmelidir.
Ancak sigorta acentesinin eksik bilgilendirme yapmış olması, sel teminatının her durumda otomatik olarak poliçeye eklenmiş sayılacağı anlamına gelmez.
Selde Zarar Gören Aracın Kaskosu Yoksa Belediye Tazminat Öder mi?
Kaskosu bulunmayan veya poliçesinde sel teminatı yer almayan araç sahiplerinin başvurabilecekleri hukuki yollardan biri, zararda sorumluluğu bulunan kamu idarelerinden tazminat talep edilmesidir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 125. maddesi uyarınca idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür.
Bu kapsamda belediyelerin veya su ve kanalizasyon idarelerinin yürüttüğü kamu hizmetlerinin kusurlu işlemesi nedeniyle meydana gelen zararlar için tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir.
Ancak her sel felaketinde belediyenin sorumlu olduğu söylenemez.
Belediyenin sorumluluğunun belirlenmesinde selin meydana geliş şekli, altyapının durumu, gerekli bakım çalışmalarının yapılıp yapılmadığı ve kamu hizmetindeki eksiklik ile zarar arasındaki nedensellik bağı önemlidir.
Hangi Durumlarda Belediyenin Sorumluluğu Doğabilir?
Örneğin yağmur suyu tahliye kanallarının uzun süredir temizlenmemesi nedeniyle sokakta biriken suyun park hâlindeki araçları kullanılamaz hâle getirdiğini düşünelim.
Bu olayda su giderlerinin bakımından sorumlu idarenin gerekli önlemleri alıp almadığı araştırılabilir.
Benzer şekilde alt geçitteki su tahliye sisteminin çalışmaması, kanalizasyon hatlarının taşması veya altyapı çalışmalarının hatalı yapılması sonucunda araçların zarar görmesi de hizmet kusuru iddiasına konu olabilir.
Ancak zarara neden olan altyapı sisteminin hangi kurumun görev ve sorumluluğunda bulunduğu ayrıca belirlenmelidir.
Somut olayda büyükşehir belediyesi, ilçe belediyesi, su ve kanalizasyon idaresi veya başka bir kamu kurumu sorumlu olabilir.
Yanlış kuruma yöneltilen başvurular, özellikle idari yargıdaki kısa dava süreleri nedeniyle hak kaybı riski doğurabilir.
Danıştay Kararlarına Göre Sel Felaketinde Belediyenin Sorumluluğu
Danıştay 8. Dairesi, 22.04.2025, 2021/7240 E., 2025/3899 K.
Danıştay’ın bu kararında, Ordu’da meydana gelen sel felaketinde bir kişinin hayatını kaybetmesi üzerine açılan tazminat davasında idarenin sorumluluğu değerlendirilmiştir.
Uyuşmazlıkta şiddetli yağışın mücbir sebep olarak kabul edilip edilemeyeceği ve su tahliye sistemlerinin yeterliliği üzerinde durulmuştur.
Danıştay, yalnızca yağışın olağanüstü nitelikte bulunmasının, altyapı eksiklikleri ve alınması gereken tedbirler incelenmeden idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaya yeterli olmadığını değerlendirmiştir.
Su tahliye kanallarının yetersizliği ile ilgili idarelerin hizmet kusuru ve zarar görenin kusur durumlarının birlikte araştırılması gerektiği belirtilerek tazminat talebini reddeden karar bozulmuştur.
Karar doğrudan bir araç hasarına ilişkin olmamakla birlikte, sel nedeniyle meydana gelen zararlarda belediye ve ilgili kamu idarelerinin sorumluluğunun belirlenmesine ilişkin önemli ilkeler içermektedir.
Danıştay 8. Dairesi, 20.05.2025, 2023/1679 E., 2025/4778 K.
Bu kararda, asfalt çalışmaları sırasında kanalizasyon bacasının kapanması ve atık suyun geri tepmesi sonucu bir konutun su altında kalmasından kaynaklanan tazminat uyuşmazlığı incelenmiştir.
Yargılamada İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İSKİ Genel Müdürlüğünün olayın meydana gelmesindeki sorumlulukları değerlendirilmiştir.
Danıştay, somut olayda hizmet kusuruna dayanan maddi ve manevi tazminat hükümlerini ilgili yönlerden onamış; faiz hükmü bakımından ise kısmen bozma kararı vermiştir.
Bu karar, su baskını nedeniyle meydana gelen zararlarda kamu idarelerinin altyapı ve bakım yükümlülüklerinin hukuki sorumluluk doğurabileceğini göstermektedir.
Ancak her olayda hangi idarenin sorumlu olduğu ve zararın hangi ölçüde tazmin edileceği ayrıca incelenmelidir.
Belediye Sel Zararını Mücbir Sebep Nedeniyle Ödemeyebilir mi?
Sel felaketlerinde belediyeler ve diğer kamu idareleri, yağışın olağanüstü boyutlarda gerçekleştiğini ve olayın mücbir sebep oluşturduğunu ileri sürebilir.
Ancak her şiddetli yağış otomatik olarak mücbir sebep sayılmaz.
Mücbir sebep değerlendirmesinde olayın öngörülebilirliği, önlenebilirliği, alınması gereken tedbirler ve zararın meydana geliş şekli önemlidir.
Örneğin her yıl su baskını yaşanan bir alt geçitte tahliye sisteminin uzun süredir çalışmadığı biliniyor ve buna rağmen gerekli önlemler alınmıyorsa, meydana gelen zararın yalnızca aşırı yağış gerekçesiyle açıklanması yeterli olmayabilir.
Buna karşılık bütün gerekli önlemlerin alınmasına rağmen öngörülemeyen ve önlenemeyen olağanüstü bir doğa olayının meydana gelmesi durumunda idarenin sorumluluğu farklı değerlendirilebilir.
Bu nedenle mücbir sebep savunmasının kabul edilip edilmeyeceği teknik bilirkişi incelemesi ve somut delillerle belirlenmelidir.
Sel Nedeniyle Araç Zarar Gördüyse Belediyeye Nasıl Başvurulur?
Belediyenin veya başka bir kamu idaresinin hizmet kusuru nedeniyle aracın zarar gördüğü düşünülüyorsa, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesindeki usul önem taşımaktadır.
İdari eylemlerden hakları ihlal edilen kişiler, kural olarak:
- Eylemi ve zarar ile idare arasındaki bağlantıyı öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl,
- Her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl
içerisinde ilgili idareye başvurarak zararlarının giderilmesini istemelidir.
Bu başvuru, tazminat davasından önce yerine getirilmesi gereken usul şartıdır.
İdarenin başvuruyu tamamen veya kısmen reddetmesi hâlinde ret kararının tebliğini izleyen günden itibaren dava süresi işlemeye başlar.
İdarenin başvuruya otuz gün içerisinde cevap vermemesi hâlinde ise ilgili kanun hükümlerine göre zımni ret oluşur ve dava süresi gündeme gelir.
İdare mahkemelerinde genel dava açma süresi, özel bir düzenleme bulunmadıkça altmış gündür.
Bu sürelerin hesaplanmasında somut olayın özellikleri ve idarenin verdiği cevaplar dikkate alınmalıdır.
Örnek: Araç 15 Ekim 2026 Tarihinde Selde Zarar Görürse
15 Ekim 2026 tarihinde İstanbul’da bir aracın altyapı yetersizliği nedeniyle su altında kaldığını varsayalım.
Araç sahibi zararın belediyenin veya ilgili idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığını öğrenmişse, İYUK m. 13 kapsamında kanuni süreleri gözeterek idareye başvurmalıdır.
Başvuruda aracın hasar bedeli, varsa ek zararlar ve bunları destekleyen belgeler belirtilmelidir.
İdare talebi reddeder veya kanuni sürede cevap vermezse, görevli idare mahkemesinde tam yargı davası açılması gündeme gelebilir.
Burada zararın kesin miktarının henüz belirlenmemiş olması, idari başvuru süresinin sınırsız şekilde bekletilebileceği anlamına gelmez.
Kapalı Otoparkı Sel Basarsa Araç Sahibinin Zararı Kimden Talep Edilir?
Kapalı otoparkta su altında kalan araçlar bakımından otoparkın niteliği büyük önem taşımaktadır.
Örneğin araç ücretli bir otoparka bırakılmış ve işletmenin gerekli drenaj veya su tahliye tedbirlerini almaması sonucunda zarar görmüş olabilir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 579. maddesi, garaj ve otopark işletenlerinin kendilerine bırakılan motorlu taşıtların zarar görmesinden kaynaklanan sorumluluğunu özel olarak düzenlemektedir.
Bu hükme göre garaj ve otopark işletenleri, kendilerine bırakılan araçların zarar görmesinden sorumlu olabilirler.
Ancak işleten, zararın kanunda belirtilen nedenlerden veya mücbir sebepten kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir.
Ayrıca işletenin veya çalışanlarının kusuru bulunmadığı durumlarda kanunda günlük saklama ücretinin on katına ilişkin özel bir sorumluluk sınırı bulunmaktadır.
Bu nedenle otopark işletmesinin kusuru, zararın meydana geliş şekli ve otopark hizmetinin hukuki niteliği dikkatle değerlendirilmelidir.
Otoparkta “Araç Hasarlarından Sorumlu Değiliz” Yazıyorsa Ne Olur?
Otopark işletmelerinde araç hasarlarından sorumluluk kabul edilmediğine ilişkin tabelalar bulunabilmektedir.
Ancak TBK m. 579 kapsamında işletenin böyle bir ilanla kanuni sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırması mümkün değildir.
Örneğin otoparkın drenaj sistemi uzun süredir bozuksa ve işletme bu durumu bilmesine rağmen gerekli önlemleri almamışsa, tabelanın bulunması tek başına işletmeyi tazminat sorumluluğundan kurtarmaz.
Bununla birlikte sorumluluğun kapsamı, işletmenin kusuru ve somut olayın koşullarına göre belirlenmelidir.
Site Otoparkında Sel Nedeniyle Zarar Gören Aracın Bedeli Kimden Alınır?
Apartman veya site otoparklarında meydana gelen su baskınlarında hukuki değerlendirme, ücretli otopark işletmelerinden farklı olabilir.
Özellikle otoparkın ortak alan niteliğinde olması, yönetimin bakım ve onarım yükümlülükleri, binanın yapısal durumu ve su baskınının nedeni önem taşımaktadır.
Örneğin site yönetimine daha önce otoparkın su aldığı bildirilmiş olmasına rağmen gerekli önlemlerin alınmadığı ve yeni yağışta araçların zarar gördüğü bir olayda yönetimin sorumluluğu araştırılabilir.
Ancak her site otoparkındaki su baskınından yönetimin otomatik olarak sorumlu olduğu söylenemez.
Zararın binanın yapısal ayıbından, bakım eksikliğinden, yönetimin ihmali davranışından veya önlenemeyen bir doğal afetten kaynaklanıp kaynaklanmadığı incelenmelidir.
Somut olayda bina maliklerinin, yüklenicinin veya başka kişilerin hukuki sorumluluğu da gündeme gelebilir.
AVM Otoparkını Su Basarsa Araç Sahibi Tazminat Alabilir mi?
Alışveriş merkezlerinin kapalı otoparklarında yaşanan su baskınları, araç sahipleri açısından önemli zararlar doğurabilir.
Bu tür olaylarda otopark işletmesinin görevleri, araçların işletmeye teslim edilip edilmediği, drenaj sistemlerinin durumu ve bakım yükümlülükleri incelenir.
Örneğin alışveriş merkezinin otoparkında geçmişte de su baskını yaşandığı bilindiği hâlde gerekli tedbirler alınmamışsa, meydana gelen zararda işletmenin kusuru bulunduğu ileri sürülebilir.
Ancak hukuki sorumluluğun belirlenmesinde TBK m. 579’un uygulanma koşulları, varsa sözleşmesel ilişki ve ilgili diğer sorumluluk hükümleri değerlendirilmelidir.
AVM otoparkının ücretsiz olması da tek başına hukuki sorumluluğun bulunmadığını veya kesin olarak mevcut olduğunu göstermez.
Selde Aracı Zarar Gören Kişi Başka Hangi Zararlara İlişkin Tazminat İsteyebilir?
Sel nedeniyle araçta meydana gelen zarar yalnızca motor veya kaporta onarım bedelinden ibaret olmayabilir.
Somut olayın özelliklerine ve sorumluluk ilişkisinin niteliğine göre çekici masrafı, servis giderleri ve araçtan yararlanılamaması nedeniyle doğan zararlar gündeme gelebilir.
Örneğin ticari faaliyetinde kullandığı aracı sel nedeniyle uzun süre kullanamayan kişinin belirli bir gelir kaybına uğraması mümkündür.
Ancak bu zararların talep edilebilmesi için hukuki sorumluluk, zarar ve nedensellik bağı ile ilgili ispat koşullarının bulunması gerekir.
Araç sahibinin her iddia ettiği giderin otomatik olarak karşılanacağı söylenemez.
Özellikle araç mahrumiyet bedeli ve kazanç kaybı taleplerinde zararın niteliği, makul onarım süresi ve somut deliller önem taşımaktadır.
Selde Pert Olan Aracın Değeri Kimden Talep Edilebilir?
Sel nedeniyle aracın tamamen kullanılamaz hâle gelmesi durumunda, zarardan hukuken sorumlu kişi veya idareye karşı aracın gerçek zararının tazmini talep edilebilir.
Örneğin piyasa değeri 2.000.000 TL olan bir otomobil, belediyenin hizmet kusurundan kaynaklandığı ispatlanan su baskını nedeniyle tam hasara uğramış olabilir.
Bu durumda kusur, nedensellik bağı, aracın hasar öncesindeki rayiç değeri ve varsa hasarlı araç kalıntısının değeri birlikte değerlendirilerek tazminat hesabı yapılabilir.
Ancak araç bedelinin tamamının her olayda otomatik olarak ödenmesi mümkün değildir.
Zarara uğrayan kişinin kendi kusuru, hasarlı aracın ekonomik değeri ve diğer hukuki unsurlar tazminat miktarını etkileyebilir.
Sel Felaketinde Zarar Gören Aracın Hasarı Nasıl İspatlanır?
Kasko teminatının bulunmadığı durumlarda, sorumlu kişi veya idareden tazminat talep edilebilmesi için delillerin toplanması büyük önem taşımaktadır.
Bu kapsamda:
- Selin gerçekleştiği tarih ve yeri gösteren kayıtlar,
- Aracın su altında kaldığını gösteren fotoğraf ve videolar,
- İtfaiye veya kolluk tutanakları,
- Çekici ve servis belgeleri,
- Aracın arıza tespit ve ekspertiz raporları,
- Onarım maliyetine ilişkin faturalar,
- Aracın hasar öncesi piyasa değerine ilişkin bilgiler,
- Altyapı eksikliğini veya önceden yapılan şikâyetleri gösteren kayıtlar,
- Olayla ilgili kamera görüntüleri ve tanık anlatımları
değerlendirilebilir.
Özellikle belediye veya otopark işletmesinin sorumluluğunun ileri sürüldüğü olaylarda, su baskınının meydana geliş nedeninin tespiti önem taşımaktadır.
Aracın zarar görmüş olması ile belirli bir kurumun bu zarardan sorumlu olması birbirinden farklı hukuki meselelerdir.
Bu nedenle teknik bilirkişi incelemesi ve gerektiğinde delil tespiti yapılması önem taşır.
Kaskoda Sel Teminatı Yoksa Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvurulabilir mi?
Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların belirli koşullarla çözülmesini sağlayan bir mekanizmadır.
Kasko poliçesinde sel teminatı bulunmaması ve sigorta şirketinin bu nedenle ödeme yapmaması durumunda, sigorta sözleşmesinin kapsamı konusunda hukuki uyuşmazlık varsa Komisyona başvuru gündeme gelebilir.
Örneğin sigorta şirketinin poliçede mevcut olduğu ileri sürülen bir teminatı yanlış yorumlaması veya sigortacıyla poliçenin kapsamı konusunda uyuşmazlık bulunması hâlinde tahkim yolu değerlendirilebilir.
Ancak Sigorta Tahkim Komisyonu, poliçede bulunmayan bir teminatı her başvuruda kendiliğinden oluşturamaz.
Ayrıca kasko gibi ihtiyari sigortalarda ilgili sigorta şirketinin tahkim sistemine üyeliği ve diğer başvuru koşulları önemlidir.
Sigorta şirketine önceden yazılı başvuru yapılması gerekir.
Şirketin başvuruyu reddetmesi veya başvurudan itibaren on beş iş günü içerisinde nihai cevap vermemesi hâlinde, diğer şartlar da mevcutsa Komisyona başvurulabilir.
Burada önemli bir ayrım vardır: Belediyenin hizmet kusuru nedeniyle talep edilecek tazminat, sigorta tahkim yoluyla değil, idari yargıya ilişkin kurallar çerçevesinde değerlendirilir.
Zorunlu Trafik Sigortası Sel Zararını Karşılar mı?
Zorunlu trafik sigortası, temel olarak aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilere verilen zararlardan kaynaklanan hukuki sorumluluğu belirli sınırlar içerisinde teminat altına alır.
Bu nedenle araç sahibinin kendi otomobilinin sel nedeniyle zarar görmesi, kural olarak kendi zorunlu trafik sigortasından karşılanmaz.
Örneğin kasko sigortası bulunmayan ancak zorunlu trafik sigortası yaptırmış olan bir aracın su baskını nedeniyle motoru kullanılamaz hâle gelmişse, araç sahibi yalnızca trafik sigortasının bulunmasına dayanarak kendi aracının motor bedelini talep edemez.
Dolayısıyla zorunlu trafik sigortası ile kasko sigortasının kapsamları birbirinden ayrılmalıdır.
Doğal Afet Nedeniyle Devlet Selde Zarar Gören Araçların Bedelini Öder mi?
Sel felaketi nedeniyle kamu kurumlarınca destek veya yardım uygulamaları yürütülmesi mümkün olabilir.
Ancak bir bölgede doğal afet meydana gelmesi veya afet bölgesi ilan edilmesi, o bölgedeki bütün araç sahiplerine otomatik olarak araç bedelinin ödeneceği anlamına gelmez.
Afet yardımları, ilgili mevzuat ve idari kararlar çerçevesinde belirlenir.
Buna karşılık bir kamu idaresinin hizmet kusuru nedeniyle meydana gelen zararın tazmini, afet yardımından farklı bir hukuki konudur.
Örneğin su tahliye sisteminin bakımının ihmal edilmesi nedeniyle zarar gören araç sahibi, kanuni koşulların bulunması hâlinde idareye karşı tazminat talebinde bulunabilir.
Bu nedenle afet yardımı ile idarenin hukuki sorumluluğundan kaynaklanan tazminat talebi birbirine karıştırılmamalıdır.
Sel Nedeniyle Araç Hasarında Dava Açma Süresi Ne Kadardır?
Dava açma ve zamanaşımı süreleri, zararın kimden ve hangi hukuki nedene dayanılarak talep edileceğine göre değişmektedir.
Belediyeye ve Kamu İdaresine Karşı
İdari eylemden kaynaklanan zararlar bakımından İYUK m. 13 uyarınca kural olarak zararın ve idari eylemle bağlantısının öğrenilmesinden itibaren bir yıl, her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içerisinde idareye başvurulmalıdır.
İdarenin reddi veya kanuni cevap süresinin dolmasının ardından idari yargıdaki dava açma süreleri uygulanır.
Özel Kişilere ve İşletmelere Karşı
Haksız fiile dayanan taleplerde Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesi uyarınca kural olarak zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıllık, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıllık zamanaşımı süresi bulunmaktadır.
Ancak ceza zamanaşımı ve diğer özel hükümler bakımından farklılıklar olabilir.
Sözleşmeye dayanan taleplerde ise sözleşmenin niteliğine göre farklı zamanaşımı düzenlemeleri uygulanabilir.
Sigorta Şirketine Karşı
Kasko sigortasından kaynaklanan taleplerde Türk Ticaret Kanunu’nun 1420. maddesi kapsamında sigorta sözleşmelerine özgü zamanaşımı hükümleri değerlendirilir.
Dolayısıyla belediyeye karşı açılacak tam yargı davası ile otopark işletmesine veya sigorta şirketine yöneltilecek taleplerin süreleri aynı değildir.
Selde Su Altında Kalan Aracın Sahibi Ne Yapmalıdır?
Kasko poliçesinde sel teminatının bulunmadığı öğrenildiğinde, öncelikle olayın meydana geliş şekli ve aracın zararından kimin sorumlu olabileceği araştırılmalıdır.
Araç sahibi, can güvenliğini tehlikeye atmadan hasarı belgelemeli ve aracını tekrar çalıştırmaya zorlamamalıdır.
Aracın uygun çekiciyle servise götürülmesi ve hasarın teknik olarak tespit edilmesi önemlidir.
Ardından poliçenin kapsamı, varsa sigorta şirketinin yazılı ret gerekçesi, altyapı sistemlerinin durumu ve aracın bulunduğu yerin hukuki niteliği incelenmelidir.
Özellikle kamu hizmetinden kaynaklanan zarar ihtimali bulunuyorsa idareye başvuru süreleri kaçırılmamalıdır.
Ücretli otopark veya başka bir özel işletmenin sorumluluğu söz konusuysa sözleşmesel ilişki ve ilgili sorumluluk kuralları değerlendirilmelidir.
Bu süreçte delillerin kaybolmaması ve aracın hasar durumunun doğru belirlenmesi, sonradan yapılacak hukuki başvuruların başarısı açısından önem taşır.
Sıkça Sorulan Sorular
Kaskoda sel teminatı yoksa araç zararını kim öder?
Zararın meydana gelmesinde hukuken sorumlu belediye, su ve kanalizasyon idaresi, otopark işletmesi veya başka bir kişi bulunuyorsa bu kişilerden tazminat talep edilmesi mümkün olabilir. Ancak sorumluluk ve zarar ispatlanmalıdır.
Kasko şirketi sel hasarını reddederse dava açılabilir mi?
Evet. Poliçenin kapsamı veya sigorta şirketinin hukuki yükümlülüğü konusunda uyuşmazlık varsa kanuni şartlarla tahkim veya dava yoluna başvurulabilir. Ancak hiç sigortalanmamış bir sel riskinin otomatik olarak karşılanması söz konusu değildir.
Selde zarar gören aracın kaskosu yoksa belediye ödeme yapar mı?
Belediyenin hizmet kusuru ve zarar arasında nedensellik bağı varsa tazminat sorumluluğu doğabilir. Her sel felaketi belediyenin otomatik olarak sorumlu olduğu anlamına gelmez.
Sel nedeniyle alt geçitte su altında kalan arabanın zararını kim karşılar?
Alt geçidin bakımından ve su tahliye sisteminden sorumlu idarenin kusuru bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Kusurlu kamu hizmeti ile zarar arasında bağlantı kurulabiliyorsa tazminat talep edilebilir.
Kasko acentesi sel teminatı olduğunu söylemiş ama poliçeye eklememişse ne olur?
Sigortacının ve acentenin bilgilendirme yükümlülüğü, teklif ve yazışmalar ile sözleşmenin kurulma koşulları incelenmelidir. Somut olayda sözleşmesel veya başka hukuki sorumluluklar gündeme gelebilir.
Site otoparkını su basarsa yönetim tazminat öder mi?
Sitenin bakım yükümlülüklerinin ihlali veya yönetimin kusuru nedeniyle su baskını meydana gelmişse sorumluluk doğabilir. Ancak bütün site otoparkı zararlarından yönetimin otomatik olarak sorumlu tutulması mümkün değildir.
Ücretli otoparkı sel basarsa zararımı alabilir miyim?
TBK m. 579 kapsamında otopark işletmesinin sorumluluğu değerlendirilebilir. İşletmenin kusuru, mücbir sebep savunması ve kanuni sorumluluk sınırları önem taşır.
Selde pert olan aracın tamamının bedeli istenebilir mi?
Tam hasar durumunda aracın rayiç değeri üzerinden hesaplama gündeme gelebilir. Ancak hasarlı aracın kalıntı değeri, zarar görenin kusuru ve ilgili diğer hukuki unsurlar dikkate alınmalıdır.
Belediyeye karşı sel zararı davası açmak için önce başvuru yapmak gerekir mi?
İdari eylemden kaynaklanan tam yargı davalarında İYUK m. 13 uyarınca kural olarak ilgili idareye ön başvuru yapılması gerekir.
Sel felaketinde zarar gören araç için tazminat almak ne kadar sürer?
Süre; başvurulacak merciye, hasarın tespitine, bilirkişi incelemelerine, tarafların itirazlarına ve yargılama sürecine göre değişir. Her olay için geçerli sabit bir sonuçlanma süresi bulunmamaktadır.
Sonuç: Kaskoda Sel Teminatı Olmaması Tazminat Hakkını Tamamen Ortadan Kaldırır mı?
Kaskoda sel ve su baskını teminatının bulunmaması, sigorta şirketinin söz konusu rizikoyu doğrudan karşılamakla yükümlü olmadığı sonucunu doğurabilir.
Ancak bu durum, sel nedeniyle zarar gören araç sahibinin bütün hukuki haklarını ortadan kaldırmaz.
Özellikle belediyenin veya ilgili kamu kurumunun hizmet kusuru, otopark işletmesinin bakım ve gözetim yükümlülüklerinin ihlali veya üçüncü kişilerin hukuka aykırı davranışları nedeniyle meydana gelen zararlar için tazminat talep edilmesi mümkün olabilir.
Ayrıca sigorta sözleşmesinin kurulması sırasında sel teminatına ilişkin eksik veya yanlış bilgilendirme yapılmışsa, sigortacının ve acentenin hukuki sorumluluğu ayrıca değerlendirilebilir.
Danıştay kararlarında da sel ve su baskını nedeniyle meydana gelen zararlarda idarenin altyapı, bakım ve önlem alma yükümlülüklerinin önem taşıdığı görülmektedir.
Sonuç olarak kaskoda sel teminatı bulunmaması, araç sahibinin zararını hiçbir şekilde tahsil edemeyeceği anlamına gelmez. Önemli olan zararın hangi nedenle meydana geldiğinin, kimlerin hukuken sorumlu olduğunun ve hangi başvuru yollarının kullanılabileceğinin doğru belirlenmesidir.
Sel nedeniyle aracı zarar gören kişilerin olayın hemen ardından delillerini toplamaları, zarar tespitini yaptırmaları ve özellikle idari yargıdaki kısa başvuru sürelerine dikkat etmeleri önem taşımaktadır.
Av. Ferhat Küle – Sigorta Hukuku ve Sel Hasarı Tazminat Davaları
Sel felaketleri, su baskınları ve doğal afetler nedeniyle araçlarında maddi zarar meydana gelen kişilerin, sigorta sözleşmelerinden ve ilgili sorumluluk hükümlerinden doğan haklarını değerlendirmeleri mümkündür.
Av. Ferhat Küle, sigorta hukuku uyuşmazlıkları, kasko şirketlerinin tazminat taleplerini reddetmesi, araç hasarları, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan tazminat davaları ve ilgili hukuki başvurular kapsamında avukatlık ve danışmanlık hizmeti sunmaktadır.
Kasko poliçesinde sel teminatı bulunmaması, sigorta şirketinin hasarı karşılamaması veya belediye ve otopark işletmesinin sorumluluğuna ilişkin uyuşmazlıklarda; poliçe, hasar raporu ve diğer belgeler üzerinden hukuki değerlendirme yapılması mümkündür.
İletişim Bilgileri
Av. Ferhat Küle