Kapora Verilen Ev Satılmazsa Para Nasıl Geri Alınır?
Ev Satılmazsa Verilen Kapora Geri Alınabilir mi? Yasal Haklar Nelerdir?
Gayrimenkul alım satım süreçlerinde taraflar arasındaki anlaşmayı mühürlemek veya evi rezerve etmek amacıyla verilen kaporalar, satışın gerçekleşmemesi durumunda en sık yaşanan hukuki uyuşmazlıklardan biridir. Evin satılamaması, satıcının satıştan vazgeçmesi ya da anlaşmazlık çıkması halinde “Verdiğim kaporayı geri alabilir miyim?” sorusu sıkça gündeme gelir. Hukuk sistemimizde, kaporanın geri alınıp alınamayacağı sözleşmenin türüne ve paranın verilme şekline göre değişiklik gösterir.
Türk Borçlar Kanunu’na göre kaporanın hukuki karşılığı “bağlanma parası” veya “cayma akçesi” olarak değerlendirilir. Eğer taraflar arasında açıkça yazılı bir “cayma akçesi” anlaşması yapılmamışsa, verilen kapora kural olarak satış bedeline mahsup edilmek üzere verilen bir avans niteliği taşır. Satış gerçekleşmediği takdirde, satıcının bu parayı haksız yere elinde tutması hukuken mümkün değildir. Borçlar Kanunu’ndaki sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince, satış gerçekleşmediğinde satıcı veya emlakçı kaporayı alıcıya iade etmek zorundadır.
Kaporanın geri alınabilmesinde ispat yükü en kritik unsurdur. Elden (nakit olarak) ve hiçbir belgeye bağlanmadan verilen kaporaların mahkeme veya icra yoluyla geri istenmesi oldukça zordur. Bu nedenle kaporanın mutlaka banka yoluyla açıklama yazılarak gönderilmesi ya da yazılı bir kapora/avans makbuzuyla belgelendirilmesi gerekir. Banka dekontunda “X adresindeki daire için kapora/avans ödemesidir” ibaresinin yer alması, paranın geri alınmasını kolaylaştıran en güçlü kanıttır.
Satışın gerçekleşmeme sebebine göre iade süreci farklılık gösterir. Eğer satıcı haksız yere evi satmaktan vazgeçerse veya şartları tek taraflı değiştirirse, ödenen kapora derhal iade edilmelidir. Ancak sözleşmede yazılı açık bir ceza koşulu veya cayma akçesi maddesi varsa, durum sözleşme şartlarına göre değerlendirilir. Emlakçılar veya satıcılar “masraf yaptık” veya “müşteri kaçtı” bahanesiyle kaporanın üzerine yatamezler.
Kaporasını geri alamayan alıcıların izlemesi gereken yasal yol, noter aracılığıyla ihtarname göndererek paranın iadesini talep etmek ve ödeme yapılmadığı takdirde ilamsız icra takibi başlatmaktır. Dekontlar ve belgeler eksiksiz olduğunda, hukuki yollarla kaporayı faiziyle birlikte geri almak büyük ölçüde mümkündür.
Emlakçıya veya Ev Sahibine Verilen Kapora Elden Ödendiyse Nasıl Geri Alınır?
Gayrimenkul alım satımlarında en büyük risklerden biri, emlakçıya veya ev sahibine kaporanın elden (nakit olarak) verilmesidir. Hiçbir resmi belge veya banka dekontu olmasa bile elden verilen kaporayı geri almanın hukuki yolları vardır, ancak ispat süreci biraz daha dikkat gerektirir.
Elden verilen kaporanın geri alınmasında izlenebilecek adımlar şunlardır:
-
Yazılı Belge veya Makbuz Arayışı: Elden ödeme yapılmış olsa bile emlakçının kaşesini ve imzasını taşıyan bir alındı belgesi, tahsilat makbuzu veya el yazısıyla yazılmış bir ibra/not olup olmadığı kontrol edilmelidir. Bu tür yazılı evraklar mahkemede en güçlü delildir.
-
Dijital İletişim Kayıtları (WhatsApp ve SMS): Elden verilen paranın kanıtlanmasında WhatsApp yazışmaları, SMS mesajları ve e-postalar hayati önem taşır. Karşı tarafın mesajlarda kaporayı aldığını kabul etmesi, rakamı zikretmesi veya iade edeceğini söylemesi hukuken geçerli bir ikrar (kabul) delili sayılır.
-
Tanık Beyanları: Ödeme yapılırken yanında bulunan şahitlerin tanıklığı mahkemede delil olarak kullanılabilir. Özellikle emlak ofisinde çalışanların veya tarafsız kişilerin şahitliği süreci destekler.
-
Hukuki Başvuru (İhtarname ve Dava): Elindeki mesaj, makbuz veya tanık beyanlarını toplayan alıcı, noter aracılığıyla ihtarname göndererek paranın iadesini isteyebilir. Sonuç alınamazsa Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemesi nezdinde ilamsız icra takibi ya da alacak davası açılabilir.
Satıcı Evden Vazgeçti: Kaporayı İade Etmezse Ne Yapılmalı?
Gayrimenkul alım satım sürecinde alıcı evi almak için tüm hazırlıkları yaparken, satıcının haksız yere satıştan vazgeçmesi sık karşılaşılan mağduriyetlerden biridir. Satıcının caymasına rağmen alıcının verdiği kaporayı iade etmemesi durumunda, yasal yollardan hakkı aramak mümkündür.
Satıcının kaporayı vermemesi halinde izlenmesi gereken yasal adımlar şunlardır:
-
Noter Aracılığıyla İhtarname Göndermek: Süreci resmileştirmek için ilk adım, noter kanalıyla satıcıya ihtarname göndermektir. İhtarnamede satışın satıcı tarafından iptal edildiği belirtilerek, ödenen kaporanın (varsa sözleşmedeki cayma cezası veya tazminat bedeliyle birlikte) yasal sürede iade edilmesi talep edilir.
-
İlamsız İcra Takibi Başlatmak: İhtarnamede verilen süre içinde satıcı kaporayı ödemezse, eldeki banka dekontları, makbuzlar veya yazılı sözleşmeyle birlikte İcra Dairesi’nde ilamsız icra takibi başlatılabilir. Satıcı yasal sürede itiraz etmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir.
-
İtirazın İptali Davası veya Tüketici Mahkemesi: Eğer satıcı borca haksız ve süresinde itiraz ederse icra takibi durur. Bu durumda alacaklı, arabuluculuk sürecinin ardından Asliye Hukuk veya Tüketici Mahkemesi nezdinde itirazın iptali ve alacak davası açarak kaporasını yasal faiziyle birlikte tahsil edebilir.
Cayma Akçesi ile Kapora Arasındaki Fark Nedir? Hangi Durumda Yanar?
Gayrimenkul alım satım görüşmelerinde sıklıkla birbirinin yerine kullanılan kapora ve cayma akçesi kavramları, hukuki nitelikleri bakımından birbirinden tamamen farklı sonuçlar doğurur. Halk arasında “kapora yandı” şeklinde ifade edilen durumun hukuki altyapısını bu iki kavram arasındaki ince çizgi belirler.
Alım satım süreçlerinde hak kaybı yaşamamak için bilinmesi gereken hukuki detaylar şunlardır:
1. Kapora (Bağlanma Parası) Nedir? Hangi Durumda İade Edilir?
Hukuktaki resmi adı bağlanma parası olan kapora, asıl sözleşmenin yapıldığının kanıtı veya gelecekteki satış bedeline mahsuben peşin ödenen bir avanstır.
-
Hukuki Durumu: Taraflar arasında cayma akçesine ilişkin açık ve yazılı bir anlaşma yoksa, verilen para kural olarak bağlanma parası (kapora) sayılır.
-
Ne Zaman İade Edilir?: Satış gerçekleşmediğinde, ortada kusurlu bir fesih veya aksi yönde yazılı bir sözleşme yoksa satıcı bu parayı elinde tutamaz. Borçlar Kanunu’nun sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince kapora, alıcıya kesintisiz olarak iade edilmek zorundadır.
2. Cayma Akçesi Nedir? Hangi Durumda Yanar?
Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen cayma akçesi, sözleşmeden dönme (cayma) hakkının bedeli olarak peşinen ödenen paradır. Yani taraflar, sözleşmeden vazgeçme bedelini baştan belirlemiş olurlar.
-
Hukuki Durumu: Cayma akçesinin geçerli olabilmesi için sözleşmede bu durumun açıkça yazılması ve paranın “cayma akçesi” olarak verildiğinin belirtilmesi şarttır.
-
Hangi Durumda Yanar?:
-
Alıcı vazgeçerse: Sözleşmeden ilk cayan taraf alıcı ise, ödediği cayma akçesi yanar; satıcıda kalır. Alıcı bu parayı geri isteyemez.
-
Satıcı vazgeçerse: Sözleşmeden ilk cayan taraf satıcı ise, aldığı cayma akçesini iki katı (misliyle) alıcıya geri ödemek zorundadır.
-
3. Aralarındaki Temel Farklar Nelerdir?
-
İspat ve Şart: Kapora için özel bir ibare gerekmezken, cayma akçesinin hukuken geçerli olabilmesi için sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olması gerekir.
-
Yansıma Sonucu: Normal kaporada satış iptal olursa para iade edilir. Cayma akçesinde ise vazgeçen taraf cezai bir bedelle (paranın yanması veya iki katının ödenmesiyle) karşı karşıya kalır.
Yazılı Sözleşme Olmadan Verilen Kapora Geri Alınabilir mi?
Gayrimenkul veya araç alım satımlarında, taraflar arasında hiçbir yazılı sözleşme, senet veya ön protokol imzalanmaksızın elden ya da banka aracılığıyla verilen kaporalar sıkça hukuki uyuşmazlıklara yol açar. “Elinde yazılı kağıt olmayan alıcı kaporasını geri alabilir mi?” sorusu, bu gibi mağduriyet yaşayan kişilerin ilk aradığı cevaptır.
Yazılı sözleşme olmasa dahi verilen kaporanın geri alınması hukuken mümkündür, ancak sürecin işleyişi ispat vasıtalarına dayanır. Konunun hukuki boyutu şu esaslara dayanmaktadır:
-
Sebepsiz Zenginleşme Hükümleri: Türk Borçlar Kanunu’na göre, ortada geçerli ve yazılı bir satış sözleşmesi veya hukuki bir sebep bulunmadığı halde karşı tarafa aktarılan paralar “sebepsiz zenginleşme” teşkil eder. Satış gerçekleşmediği veya hizmet sunulmadığı takdirde, satıcının veya emlakçının bu parayı haklı bir gerekçe olmaksızın elinde tutması yasal değildir; parayı iade etmek zorundadır.
-
İspat Yükü ve Delil Araçları: Yazılı bir sözleşme olmasa bile, paranın verildiğini kanıtlayacak dijital veya fiili deliller büyük önem taşır:
-
Banka Dekontu: Para banka yoluyla gönderilmişse ve açıklama kısmına “kapora / avans” yazılmışsa, sözleşme olmasa dahi paranın kime ve hangi amaçla gönderildiği net bir şekilde kanıtlanmış olur.
-
Dijital Mesajlar (WhatsApp ve SMS): Karşı tarafın WhatsApp, SMS veya e-posta yoluyla parayı aldığını kabul etmesi, evin satışından vazgeçildiğini belirtmesi veya parayı iade edeceğini söylemesi mahkemede güçlü bir ikrar (kabul) delili sayılır.
-
-
Elden (Nakit) Verilen ve Belgesiz Kaporalar: Eğer para elden nakit olarak verilmişse, hiçbir banka kaydı ve yazılı makbuz yoksa ve karşı taraf da parayı aldığını inkar ediyorsa, hukuken bu parayı geri almak oldukça zordur. Bu durumda varsa tanık beyanları veya ilerleyen süreçteki mesajlaşmalar delil olarak değerlendirilebilir.
-
Hukuki Başvuru Yolu: Yazılı sözleşme bulunmasa dahi dekont veya mesaj gibi elinde delili olan alıcı, noter aracılığıyla ihtarname göndererek kaporanın iadesini isteyebilir. Sonuç alınamadığı takdirde Tüketici Hakem Heyeti, Tüketici Mahkemesi veya icra takibi yollarıyla para yasal faiziyle birlikte geri istenebilir.
Emlak Komisyoncusu Kaporayı Vermiyor: Emlakçıya Karşı Dava Açılabilir mi?
Gayrimenkul alım satım görüşmelerinde tarafların anlaşamaması veya satışın iptal edilmesi durumunda, kaporayı (avansı) elinde tutan emlakçılarla sıkça anlaşmazlık yaşanır. Emlak komisyoncularının “Hizmet bedeli masrafı yaptık” veya “Satıcı parayı vermiyor” gibi gerekçelerle kaporayı iade etmemesi hukuka aykırıdır ve bu duruma karşı yasal yollara başvurmak mümkündür.
Emlakçıya karşı dava açma süreci ve yasal haklar şu esaslara dayanır:
-
Emlakçının Kaporayı Tutma Yetkisi Yoktur: Emlak komisyoncuları, taraflar arasında resmi veya bağlayıcı bir satış sözleşmesi tamamlanmadan ve hizmet gerçekleşmeden kaporayı komisyon bedeli olarak kesemez veya alıkoyamaz. Emlakçı yalnızca alıcı ile satıcı arasında bir aracıdır; bu nedenle satış gerçekleşmediğinde alınan kapora, Borçlar Kanunu hükümleri gereğince derhal alıcıya iade edilmelidir.
-
Tüketici Hakem Heyeti ve Tüketici Mahkemesi Yolu: Emlakçılar ticari faaliyette bulundukları ve alıcılar da tüketici statüsünde yer aldığı için, bu uyuşmazlıklar Tüketici Hukuku kapsamına girer. Emlakçı kaporayı iade etmediğinde, yasal para sınırları dahilinde öncelikle Tüketici Hakem Heyeti‘ne başvuru yapılabilir. Sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise zorunlu arabuluculuk sürecinin ardından Tüketici Mahkemesi‘nde dava açılabilir.
-
İlamsız İcra Takibi: Elinde banka dekontu, emlakçının kaşesini taşıyan makbuz veya kaporanın alındığını gösteren WhatsApp mesajları bulunan alıcılar, doğrudan İcra Dairesi aracılığıyla ilamsız icra takibi başlatabilirler. Emlakçının haksız ve süresinde itiraz etmesi durumunda “itirazın iptali” davası ile süreç devam ettirilebilir.
-
İspat ve Belgelendirmenin Önemi: Sürecin hızlı sonuçlanabilmesi için ödemenin banka kanalıyla yapılmış olması ve açıklama kısmında kapora olduğunun belirtilmesi en büyük avantajdır. Elden yapılan ödemelerde ise emlak ofisinin makbuzları ve yazılı mesajlaşmalar delil olarak kullanılır.
Kapora İadesi İçin İcra Takibi Nasıl Başlatılır? Örnek Dilekçe ve Süreç
Gayrimenkul alım satımında satışın gerçekleşmemesine rağmen satıcının veya emlakçının kaporayı iade etmemesi durumunda başvurulabilecek en hızlı yollardan biri ilamsız icra takibidir. Mahkeme süreçlerine kıyasla çok daha kısa sürede sonuçlanabilen bu hukuki yol, doğru adımlar izlendiğinde paranın faiziyle birlikte tahsil edilmesini sağlar.
Kapora iadesi için icra takibinin nasıl başlatılacağı, sürecin aşamaları ve dilekçe örneği şu esaslara dayanmaktadır:
1. İcra Takibi Başlatmadan Önceki Hazırlıklar
İcra dairesine gitmeden önce elinizdeki delillerin eksiksiz olması gerekir:
-
Banka Dekontu: Paranın gönderildiğini ve açıklama kısmında “kapora / avans” ibaresinin yer aldığını gösteren banka kaydı.
-
Yazışmalar ve Belgeler: Emlakçı veya satıcıyla yapılan WhatsApp görüşmeleri, SMS’ler veya varsa yazılı makbuzlar.
-
Noter İhtarnamesi (Tavsiye Edilir): Zorunlu olmamakla birlikte, icra takibi öncesi noter aracılığıyla ihtarname göndermek borçlunun niyetini test eder ve süreci güçlendirir.
2. İcra Takibinin Başlatılması Süreci
-
Yetkili İcra Dairesi: Takip, kural olarak borçlunun (satıcı veya emlakçının) yerleşim yerindeki İcra Dairesi üzerinden başlatılır.
-
Takip Talebi (Dilekçe): İcra müdürlüğüne veya UYAP (Vatandaş Portalı) üzerinden “İlamsız İcra Takibi Talebi” doldurularak sunulur. Dilekçede alacağın sebebi açıkça “gayrimenkul satışının gerçekleşmemesi nedeniyle sebepsiz zenginleşme / kapora iadesi” olarak belirtilmelidir.
-
Ödeme Emrinin Gönderilmesi: İcra dairesi, borçluya yasal ödeme emri göndererek borcun (kapora ve yasal faizinin) 7 gün içinde ödenmesini ister.
3. Borçlunun İtiraz Etmesi veya Ödeme Yapması Durumu
-
Borçlu Ödeme Yaparsa: 7 günlük sürede borçlu parayı icra dairesinin hesabına yatırır ve dosya kapatılarak para tarafınıza ödenir.
-
Borçlu İtiraz Ederse: Borçlu haksız yere süresinde itiraz ederse icra takibi durur. Bu durumda doğrudan haciz aşamasına geçilemez; alacağın tahsili için arabuluculuk şartının ardından Tüketici Mahkemesi’nde “İtirazın İptali Davası” açılması gerekir.
Maketten Konut Satışlarında Kapora ve Ön Ödemelerin İadesi Şartları
Gayrimenkul projelerinden, henüz inşaat aşamasındayken (maketten) konut satın almak isteyen vatandaşların ödedikleri kapora ve ön ödemeler, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile çok katı kurallara bağlanmıştır. Projeden daire alırken verilen avansların ve kaporaların hangi şartlarda kesintisiz olarak geri alınabileceği, tüketicilerin en çok merak ettiği konuların başında gelir.
Maketten konut satışlarında kapora ve ön ödemelerin iadesi şu yasal esaslara dayanmaktadır:
-
14 Günlük Koşulsuz Cayma Hakkı: Ön ödemeli konut satış sözleşmelerinde, tüketicinin 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkı vardır. Bu süre zarfında verilen kapora veya peşinatlar, noter aracılığıyla cayma bildirimi yapıldığı takdirde en geç 14 gün içinde müteahhit tarafından kesintisiz olarak iade edilmelidir. Müteahhitler bu süreçte “dosya masrafı” veya “komisyon” adı altında kesinti yapamaz.
-
Sözleşme Yapılmadan Verilen Kaporalar: Henüz resmi bir ön ödemeli konut satış sözleşmesi imzalanmadan, sadece daireyi rezerve etmek amacıyla elden veya banka yoluyla verilen kaporalar “avans” niteliğindedir. Satıştan vazgeçildiğinde veya anlaşma sağlanamadığında, bu paralar Borçlar Kanunu’nun sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince derhal iade edilmek zorundadır.
-
Müteahhit Kaynaklı İptaller ve Gecikmeler: İnşaatın taahhüt edilen sürede (en geç 36 ay içinde) bitirilememesi, ruhsat alınamaması veya projenin iptal edilmesi durumunda tüketici sözleşmeden dönebilir. Kusur tamamen müteahtitte olduğundan, bugüne kadar ödenen tüm kapora ve peşinatlar, paranın ödendiği tarihten itibaren işletilen yasal faiziyle birlikte tek seferde geri ödenir. Firmaların sözleşmelere koyduğu “Cayma halinde kapora yanar” veya “Yüzde 10 kesinti yapılır” maddeleri bu durumda hukuken geçersizdir.
-
İade Sürecinde İzlenecek Yol: Kaporasını veya ön ödemesini geri alamayan tüketiciler; banka dekontları, makbuzlar ve yazılı/dijital delillerle birlikte öncelikle noter ihtarnamesi göndermelidir. Sonuç alınamadığı takdirde tutara bağlı olarak Tüketici Hakem Heyeti‘ne veya Tüketici Mahkemesi‘ne başvuru yapılarak yasal yollardan tahsilat sağlanmalıdır.
Kapora Dolandırıcılığı: Sahte İlanlarla Alınan Avanslar Nasıl Kurtarılır?
Günümüzde internet üzerindeki emlak ve ilan sitelerinde karşılaşılan sahte konut ilanları, dolandırıcıların en sık kullandığı tuzaklardan biridir. Gerçekte var olmayan ya da başkasına ait evleri çok uygun fiyatlarla ilana koyan dolandırıcılar, “Yoğun talep var, evi kaçırmayın” baskısıyla kapora veya ön ödeme talep ederler. Parayı aldıktan sonra ise ortadan kaybolurlar.
Sahte ilanlarla kapora dolandırıcılığına maruz kalan kişilerin paralarını kurtarmak ve hukuki süreç başlatmak için izlemesi gereken adımlar şunlardır:
-
Hemen Bankaya Bildirim Yapılması (Bloke İşlemi): Dolandırıldığınızı fark ettiğiniz anda vakit kaybetmeden kendi bankanızın çağrı merkezini arayın. Paranın gönderildiği karşı banka ile iletişime geçilerek işlemin şüpheli/dolandırıcılık amaçlı olduğu bildirilmeli ve paranın karşı hesabın bloke edilmesi (geri alınması) için acil talep oluşturulmalıdır.
-
Cumhuriyet Başsavcılığına Suç Duyurusu: Bu durum sadece hukuki bir alacak uyuşmazlığı değil, Türk Ceza Kanunu kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçudur. Elinizdeki tüm delillerle birlikte (banka dekontu, ilan ekran görüntüleri, telefon numaraları ve WhatsApp yazışmaları) derhal Cumhuriyet Başsavcılığına giderek suç duyurusunda bulunulmalıdır.
-
İlamsız İcra Takibi Başlatılması: Savcılık soruşturması ceza boyutuyla ilgilenirken, paranın fiilen geri alınabilmesi için paranın gönderildiği hesap sahibine karşı ilamsız icra takibi başlatılabilir. Hesabın sahibi olan kişi (hesap kiralayan veya işbirlikçi olsa dahi) yasal olarak borçludur.
-
İspat ve Dijital Delillerin Saklanması: Dolandırıcılarla yapılan tüm WhatsApp mesajları, telefon görüşme kayıtları, ilanın ekran fotoğrafları ve dekontlar eksiksiz olarak kaydedilmeli ve bir avukat eşliğinde dosyaya sunulmalıdır. Hızlı hareket etmek, dolandırıcının banka hesabındaki parayı çekmeden yakalanma şansını artırır.
Kapora Uyuşmazlıklarında Zamanaşımı Süresi: Ne Zaman Harekete Geçilmeli?
Gayrimenkul alım satımlarında satışın gerçekleşmemesi veya sözleşmenin feshedilmesi durumunda verilen kaporanın iadesi için harekete geçerken zamanaşımı süreleri hayati bir önem taşır. “Parayı nasıl olsa geri alırım” düşüncesiyle süreci ertelemek, yasal hakların tamamen ortadan kalkmasına ve paranızın yanmasına neden olabilir.
Kapora ve avans iade taleplerinde uygulanan zamanaşımı süreleri ve dikkat edilmesi gereken temel hususlar şunlardır:
-
Genel Alacak Zamanaşımı Süresi (10 Yıl): Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı veya sözleşmenin geçersiz olduğu durumlarda, ödenen kaporanın iadesi Türk Borçlar Kanunu’na göre sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Sebepsiz zenginleşme davalarında genel zamanaşımı süresi 10 yıldır. Bu süre, kaporanın ödendiği veya satışın gerçekleşmeyeceğinin kesinleştiği andan itibaren işlemeye başlar.
-
Sözleşmeden Doğan Alacaklarda Zamanaşımı: Eğer taraflar arasında yazılı bir sözleşme (örneğin cayma akçesi veya ön protokol) imzalanmışsa ve uyuşmazlık bu sözleşme maddelerinden kaynaklanıyorsa, yine kural olarak 10 yıllık genel zamanaşımı süresi geçerlidir.
-
Tüketici İşlemlerindeki Durum: Emlak komisyoncuları veya profesyonel satıcılar aracılığıyla yapılan işlemler Tüketici Hukuku kapsamındadır. Tüketici mahkemelerinde açılacak alacak ve iade davalarında da Borçlar Kanunu’nun öngördüğü genel süreler baz alınmakla birlikte, hak arama hürriyetinin etkin kullanılabilmesi için sürelerin sonuna kadar beklenmemelidir.
-
Neden Hemen Harekete Geçilmeli?: Teorik olarak 10 yıllık bir yasal süre bulunsa da, aradan zaman geçtikçe satıcının veya emlakçının adres değiştirmesi, mali durumunu kaybetmesi, şirketin kapanması veya paranın harcanmış olması tahsilatı imkansız hale getirebilir. Ayrıca delillerin (dekontlar, mesajlar, tanıklar) kaybolma riski artar. Bu nedenle satışın gerçekleşmeyeceği anlaşıldığı ilk dönemde noter ihtarnamesi çekilmeli ve yasal süreç başlatılmalıdır.