Kambiyo Senedi

KAMBİYO SENEDİ

Ticari hayatta sıkça kullanılan kambiyo senetleri, TTK’da ayrıca düzenlenmiş olup bir kıymetli evrak türüdür. Kambiyo senetlerinde numerus clasus ilkesi geçerlidir. Kanunda sayılanların dışında bir kambiyo senedinin oluşturulması mümkün değildir. Kambiyo senetleri; poliçe, bono ve çekten oluşmaktadır. Kısa ibraz süresine sahip olan çek bir ödeme aracıyken poliçe ve bono bir kredi aracıdır. Kanunen emre yazılı senetlerdir. Nama yazılı olarak düzenleyebilmek için açık bir şekilde “nama yazılıdır” ya da “emre değildir” şeklinde bir ifadenin kayıt olarak düşülmesi gerekmektedir.

Kambiyo Senetlerinde Şekil Şartları

Zorunlu Şekil Şartları

“Bono”, “Poliçe”, “Çek” veya “Emre Yazılı Senet” İbaresinin Bulunması Senedin irade beyanını içeren senet metni içerisinde bulunması gerekmektedir.

Belirli Bir Bedeli Kayıtsız Şartsız Ödeme Vaadini İçermesi Senet metni içerisinde bu vaadin yer alması gerekmektedir. Bedelin kesin bir şekilde sayıyla ifade edilmiş olması gerekir. Senet metninde bedel hem sayı hem de yazı ile ifade edilmiş fakat yazı ile sayı arasında bir farklılığın bulunması durumunda yazı esas alınır.

Lehtar Lehtarın gösterilmesi poliçe ve bonoda bir zorunlu şekil şartıdır. Senette yazılı tutarın ödenmesi istenen kişi yani senet alacaklısıdır. Lehtar bir gerçek veya tüzel kişi olabilir. Lehtarın ad ve soyadının senedin neresinde yer alması gerektiğine ilişkin kanunda açık bir hüküm bulunmamaktadır. Uygulamada ise lehtarın kim olduğu senet metni içerisinde gösterilmektedir. Çekte lehtarın gösterilmesi zorunlu bir unsur değildir. Ancak lehtar ismi belirtildiğinde (menfi emre kaydı da bulunmuyorsa) çek emre yazılıdır.

Senedin Düzenlenme Tarihi

Düzenleyenin İmzası Kambiyo senedi üzerinde yazıların ve imzanın el yazısıyla yazılması gerekmektedir.

Alternatif Zorunlu Şekil Şartları

Düzenleme Yeri Düzenleme yerinin senette gösterilmesi gerekir. Fakat senet üzerinde düzenleme yeri gösterilmediği takdirde kambiyo senedini düzenleyen kişinin adı soyadının yanında yazan yer düzenleme yeri olarak sayılmaktadır. Eğer ki senette düzenleyen kişinin adı soyadı kısmının yanında da bir yer belirtilmemişse senet şekil şartı eksikliği sebebiyle hükümsüz olacaktır.

Ödeme Yeri Düzenleme yerinde ifade ettiğimiz gibi ödeme yeri de belirtilmemişse düzenleyen kişinin adı soyadının yanında yer alan yer ödeme yeri olarak kabul edilecektir.

Vade Görüldüğünde vadeli, belirli gün vadeli, görüldükten belirli bir süre sonra vadeli, düzenleme gününden belirli bir süre sonra vadeli olmak üzere 4 tür vade çeşidi bulunmaktadır. Ancak ifade etmek gerekir ki esaslı şekil şartlarından biri değildir. Yazılmasa dahi görüldüğünde vadeli olduğu kabul edilmektedir. Çekler görüldüğünde ödenmektedir. Buna aykırı herhangi bir kayıt yazılmamış hükmündedir.

Kambiyo Senetlerinde Defiler

Etkilerine göre def’ileri mutlak def’iler ve nisbi def’iler olarak sınıflandırmak mümkündür. Mutlak def’ilerin senede hamil olan herkese karşı ileri sürülmesi mümkün olmakla birlikte hamilin iyiniyetli olup olmamasına da bakılmamaktadır. Nisbi def’iler kural olarak taraflar arasında ileri sürülmesi mümkün olan def’ilerdir. 3. kişinin bilerek borçlunun zararına hareket etmesi, kötü niyetle iktisap ya da iktisapta ağır kusurun bulunması hallerinde nisbi def’ilerin 3. kişilere karşı ileri sürülmesi mümkün olacaktır.

Senet Metninden Anlaşılan Def’iler

Senet metni, senet üzerinde yer alan zorunlu unsurları ifade etmektedir. Kambiyo senedinin zorunlu şekil şartlarında eksiklik bulunması, ciro zincirinde kopukluk bulunması, zamanaşımı ve kambiyo senedine konulması gerektiği halde konulmamış kayıtların var olması hallerinde ileri sürülebilmektedir. Bu def’iler mutlak def’i niteliğindedir.

Kambiyo Senedinde Geçersizlik Def’ileri

Geçersizlik def’ilerinde şeklen geçerli bir kambiyo senedi bulunmaktadır. Fakat görünüşte geçerli bir senedin bulunmasına rağmen mevcut şartlardan ötürü imzanın herhangi bir sorumluluk yüklememesi sonucunu doğuran def’ilerdir. TTK‘da kambiyo senetlerine ilişkin öngörülmüş olan geçersizlik def’ileri 3 gruba ayırarak incelemek mümkündür.

Ehliyet

Sözleşme ile borçlanmaya ehil olan kişi, kambiyo senetleri ile de borçlanmaya ehildir. (TTK 670). Maddenin lafzından açıkça anlaşıldığı üzere bir kimsenin kambiyo senedi düzenleyerek borçlanabilmesi için fiil ehliyetine sahip olması gerekmektedir. Buna bağlı olarak tam ehliyetsiz bir kişi kambiyo senedi düzenlemek suretiyle borç altına girerse bu işlem batıldır. Ehliyetsizlik bir mutlak def’idir. Sınırlı ehliyetsizler bakımından kambiyo senedinin hüküm ifade edebilmesi için kanuni temsilcisinin izni gerekmektedir. Kanuni temsilcinin izni alınmadan düzenlenen kambiyo senedine, kanunu temsilcinin icazet vermesi halinde borçlanma geçerli hale gelmiş olacaktır. Bu konuyla ilgili olarak ayrıca fiil ehliyetinin hangi anda bulunması gerektiği önem arz etmektedir. Doktrinde kabul gören görüşe göre fiil ehliyetinin, kambiyo senedinin düzenlendiği anda değil senedin alacaklısına teslim edildiği anda bulunması gerekmektedir. İmzaların bağımsızlığı ilkesinin bir sonucu olarak senette imzası bulunan diğer kişiler sorumlu olmaya devam ederler.

Yetkisiz Temsil

Kambiyo senedinin temsilci aracılığıyla düzenlenmesi ve imzalanması mümkündür. Temsilci aracılığıyla bir kambiyo senedinin düzenlenebilmesi için temsilciye “kambiyo taahüdünde bulunma” yetkisini içerecek şekilde bir vekalet verilmesi gerekmektedir. TTK md. 678 gereğince yetkisiz temsilci tarafından imzalanan kambiyo senedine temsil olunan kişi icazet vermezse senet hükümsüz hale gelmemekle birlikte senetten dolayı imza atan temsilci sorumlu olmaktadır. Temsilcinin kambiyo senedinden sorumlu tutulabilmesi için bazı şartların gerçekleşmiş olması aranmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki temsilci sıfatıyla imza atan kişinin temsil yetkisinin bulunmaması gerekmektedir. Ayrıca temsilci sıfatıyla imza atan kişinin ayırt etme gücüne haiz olması, adına senet düzenlenen kişinin bu işleme daha sonradan onay vermemiş olması ve alacaklının iyi niyetli olması gerekmektedir.

Senette Yer Alan İmza

Kambiyo senedinin geçerli olabilmesi, keşidecinin, kambiyo senedinde imzasının bulunmasına bağlıdır. İmzanın el yazısıyla atılmış olması gerekmektedir. Mekanik bir araç, parmak basmak veya mühür kullanmak suretiyle imzalanamaz. Senette yer alan imzanın sahte olması halinde kambiyo senedinde borçlu gözüken fakat imzası taklit edilen kişi def’i hakkını iyiniyetli olsa dahi alacaklı ve kendisinden bedel talep eden kişilere karşı ileri sürebilir. Senetteki imzanın sahteliğine karşı öne sürülen def’i diğer imzaların geçerliliğini etkilememektedir.

Kambiyo Sözleşmesinin Bulunmaması Def’i

Ortada şeklen ve hukuken geçerli bir kambiyo senedi bulunmakla birlikte bazı durumlarda taraflar arasında senet nezdinde bir borçtan söz edilemez. Bu def’i hakkının ileri sürülebilmesi oldukça güçtür. Çünkü ortada şeklen ve hukuken geçerli bir kambiyo senedi bulunmakta, hukuki görünüşe itimat prensibi sebebiyle 3. kişilerin iyiniyetinin korunması öncelik arz etmektedir. Ayrıca kambiyo sözleşmesinin geçersiz sayılmasını gerektirecek durumları barındırmaktadır. Kambiyo sözleşmesinin bulunmaması def’i taraflar arasında kambiyo sözleşmesinin hiç bulunmaması ya da TBK md. 27’ye aykırılık şeklinde 2 farklı kategoride incelenebilir.

TBK 27 Kapsamında Değerlendirme

Türk Borçlar Kanunu’nda sözleşmelerin kanunda belirlenen sınırlar içerisinde özgürce belirlenebileceği öngörülmüştür. Türk hukukunda sözleşmelerin serbestliği ilkesi geçerlidir. Fakat TBK md. 27 gereğince kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmeler kesin hükümsüzdür. Yargıtay’ın kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle senedin iptaline ilişkin verdiği çeşitli kararlar bulunmaktadır. Örneğin Yargıtay eTBK döneminde önüne gelen bir dosyada başlık parası karşılığında verilen senedin genel ahlak kurallarına, insan hak ve özgürlüğüne aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle senedin iptalinin gerektiğini hükme bağlamıştır.

Taraflar Arasında Kambiyo Sözleşmesinin Hiç Bulunmaması

Taraflar arasında bir kambiyo sözleşmesi bulunmaması sebebiyle kambiyo senedi borçlusunun senedi elinde bulunduran kişiye yönelik herhangi bir taahüdü bulunmamaktadır. Ancak bu durumda kambiyo senedinin ilk hamili ve diğer hamiller bakımından bir ayrıma gidilmesi gerekmektedir. Kambiyo senedinin ilk hamili olan lehtarın senedi elde etmesinde geçerli bir hukuki sebep bulunmamasından kaynaklı bir noksanlık söz konudur. Bu noksanlığı ortadan kaldıracak herhangi bir sebep bulunmamaktadır. Çünkü iyi niyetli bir iktisap hali gerçekleşmemektedir. Senedi iyi niyetle iktisap eden 3. kişiler bakımından iyi niyet korunmaktadır. Anlaşılacağı üzere bu def’iyi her hamile karşı ileri sürmek mümkün değildir.

İsnat Def’ileri

Kambiyo taahhüdünde bulunulması aşamasında iradeyi sakatlayan bir halin bulunması durumunda isnat def’inin ileri sürülmesinin mümkün olduğu kabul edilmektedir. İradeyi sakatlayan durumun niteliğine göre bir mutlak def’i ya da şahsi def’i oluşabilmektedir. Doktrinde imza sahibi olan borçlunun iyiniyetli hamile karşı isnat def’ini ileri sürüp süremeyeceği konusunda bir görüş birliği bulunmamaktadır. Konuyla ilgili bazı yazarlar senedin borçlu tarafından serbest irade ile imzalanmamış olması durumunda rızayı bozan sebeplerin iyiniyetli hamile karşı ileri sürülebileceğini savunmakla birlikte Yargıtay irade bozukluklarını şahsi def’i olarak kabul etmektedir. Hata ve gabin ise doktrinde yazarlar tarafından bir şahsi def’i olarak kabul edilmektedir. Bazı yazarlar ise hile ve tehdit ayrımına giderek isnat def’inin şartlarını ayrı olarak incelemektedir.

Hile

Kelime anlamı itibarıyla hile aldatma, yanıltma anlamına gelmektedir. TBK kapsamında bir kimsenin gerçek durumu bilmesi halinde kabul etmeyecek olduğu bir şeyi kabul etmesine diğer bir kimse tarafından yol açılmış olmasıdır. Kambiyo senedini düzenleyen kişi, borç ilişkisine girme aşamasında hileye uğramış fakat senet düzenlenirken bu hilenin ortadan kalkmışsa şahsi def’i söz konusu olacaktır. Kambiyo senedinin düzenlendiği sırada bir hile ortaya çıkması halinde temel borç ilişkisi geçerli olur. Fakat senet borçlu açısından hükümsüzdür. Bu hükümsüzlük hali bir mutlak def’i niteliğindedir. Hilenin hem temel borç ilişkisi kurulurken hem de kambiyo senedinin düzenlenmesi sırasında bulunması durumunda ise temel borç ilişkisi askıda hükümsüz olacak ve ayrıca senet, borçlu bakımından hükümsüz olacaktır. Bu hükümsüzlük hali de bir mutlak def’i niteliğindedir. Alkol ve uyuşturucu etkisiyle ayırt etme gücünün kaybolması hallerinde ayırt etme gücünün irade dışı kaybedilip kaybedilmediğine göre bir ayrıma gidilerek inceleme yapılması gerekmektedir. Kişi kendi iradesiyle ayırt etme gücünü kaybetmiş ve kambiyo senedini bu şartlar altında düzenlemişse iyiniyetli 3. kişilere karşı bu def’i ileri sürülememektedir. Fakat kişinin kendi iradesi dışında ayırt etme gücünü kaybetmiş ve kambiyo senedi düzenlenmişse borç, iradesi dışında imzayı atan bu kişiye yükletilemez. Kişinin bir kambiyo senedi düzenleme iradesi bulunmamasına rağmen senedin kişi tarafından imzalanması halinde iyiniyetli 3. kişilere karşı bir def’inin ileri sürülmesi imkanı bulunmamaktadır. Çünkü görünüşte keşideci borca sebebiyet vermiştir. Bu durumda ancak şahsi def’i imkanı bulunmaktadır.

Tehdit

TBK md. 37’de “Taraflardan biri, diğerinin veya üçüncü bir kişinin korkutması sonucu bir sözleşme yapmışsa sözleşmeyle bağlı değildir.” ifadesi yer almaktadır. Bu hüküm ile bir kimsenin hukuka aykırı olarak tehdit edilmesi sonucunda bir sözleşme yapması halinde sözleşmenin geçersiz olmasına olanak tanınmıştır. Tehdit sadece asıl borç ilişkisinin kurulması sırasında var olabileceği gibi hem asıl borç ilişkisinin kurulması sırasında hem de kambiyo senedinin düzenlenmesi sırasında da olabilir. Asıl borç ilişkisinin kurulması sırasında gerçekleşen tehdidin senedin düzenlenmesi sırasında da devam etmesi durumunda senet hükümsüz olacaktır. Bu şartlar altında senedin 3. kişilerin eline geçmesi ayrıca üzerinde durulması gereken bir husustur. Senedi eline geçiren kimse iyiniyetli ise hukuki görünüşe itimat prensibi gereğince 3. kişinin iyiniyeti korunacaktır. Senedin düzenlenmesi sırasında tehdidin etkisi ortadan kalkmışsa kambiyo senetlerinde soyutluluk ilkesi kapsamında geçerli bir senet ilişkisinin kurulduğu kabul edilecektir.

 

Bu konuda daha fazla bilgi almak için büromuzun alanında deneyimli avukatlarından danışmanlık hizmeti sağlayabilirsiniz.

Stj. Av. Aslıhan Efe

Leave a Reply

Call Now Button