Single Blog Title

This is a single blog caption

Kaçak Yayıncılığın Hukuki Karşılığı: Yetkisiz Yayın ve Gösterimlerde Yargıtay Uygulamaları

Yetkisiz yayın ve gösterim nedir?

Yetkisiz yayın ve gösterim, telif haklarıyla korunan bir fikir, sanat, sinema, müzik veya sahne eserinin (tiyatro, dizi, film, maç yayını, konser vb.); eser sahibinin, yapımcının veya yasal yayın hakları sahibinin izni, lisansı veya sözleşmesi olmaksızın halka açık bir şekilde gösterilmesi, yayınlanması veya izlettirilmesi durumudur.

Bu kavram, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) sistematiğinde “umuma iletim” ve “temsil” haklarının ihlali anlamına gelir.

Temel Unsurları Nelerdir?

  • Temsil Hakkı: Bir eserin ses veya görüntü araçlarıyla (canlı performans, tiyatro, konser vb.) umuma açık yerlerde okunması, çalınması, oynatılması veya sunulmasıdır.

  • Umuma İletim: Eserlerin radyo, televizyon, uydu, kablo veya internet (IPTV, sosyal medya canlı yayınları vb.) gibi telli veya telsiz araçlarla kamuya sunulmasıdır.

Bir yayın veya gösterimin “yetkisiz” sayılması için, gösterimi yapan kişinin veya kurumun hak sahibinden yasal bir yayın lisansı, telif sözleşmesi veya izni almamış olması gerekir.

Hangi Fiiller Yetkisiz Yayın ve Gösterime Girer?

  • Dijital ve İnternet Yayıncılığı:

    • Şifreli veya ücretli televizyon kanallarının (Digiturk, Bein Sports, Exxen, Netflix vb.) şifre kırılarak (cardsharing vb.) veya kaçak internet siteleri üzerinden izinsiz olarak canlı yayınlanması.

    • Telifli sinema filmlerinin veya dizilerin YouTube, sosyal medya platformları veya kaçak izleme sitelerinde izinsiz olarak yayımlanması.

  • Mekânsal ve Ticari Gösterimler:

    • Bir kafede, otelde, barda veya restoranda arka planda müzik çalınması (radyo/televizyon açılması dahil) veya dev ekranda şifreli lig maçlarının (telif bedeli ödenmeden, ticari abonelik olmaksızın) müşterilere izletilmesi.

    • Bir salon veya tiyatroda yazarın izni alınmadan bir eserin sahnelenmesi.

  • Televizyon ve Radyo Yayınları:

    • Yerel veya ulusal bir TV/radyo kanalının, yayın haklarına sahip olmadığı bir yapımı (film, belgesel, müzik klip) izinsiz olarak yayınlaması.

Hukuki ve Cezai Sonuçları Nelerdir?

Yetkisiz yayın ve gösterim fiilleri, hak sahiplerinin ekonomik ve manevi çıkarlarını zedelediği için ağır yaptırımlara tabidir:

  1. Adli Para ve Hapis Cezaları: Özellikle ticari amaçla şifreli yayınların izinsiz olarak dağıtılması veya umuma sunulması (kaçak maç yayını yapan mekanlar veya siteler gibi), FSEK ve ilgili özel kanunlar (örneğin 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun ek maddeleri) kapsamında hapis ve yüksek adli para cezalarına yol açar.

  2. Maddi ve Manevi Tazminat: Hak sahipleri, izinsiz yapılan her bir gösterim veya yayın için FSEK 68. maddesi uyarınca (rayiç bedelin üç katına kadar) tazminat talep edebilir.

  3. İdari Yaptırımlar ve Erişim Engeli: İnternet üzerinden yapılan yetkisiz yayınlarda 5651 sayılı Kanun kapsamında içerik çıkarma ve erişim engelleme kararları uygulanabilir. Ticari işletmelerin (kafe, otel vb.) yayın lisanssız maç veya müzik yayını yapması durumunda ise yüksek idari para cezaları ve ruhsat iptali riski doğar.

YARGITAY KARARLARI

1. Yargıtay 19. Ceza Dairesi Esas Numarası: 2015/14250 Karar Numarası: 2016/2100

Olay Özeti: Sanığın işlettiği umuma açık kahvehanede, yasal aboneliği bulunmayan şifreli bir televizyon kanalına (lig maçları yayını yapan platform) ait yayınların internet üzerinden şifre çözücü cihazlar/yöntemler (kaçak yayın sistemi) kullanılarak müşterilere izletildiği tespit edilmiştir. Açılan davada sanığın FSEK ve ilgili kanunlar kapsamında cezalandırılması talep edilmiştir.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi: Yargıtay ilgili dairesi, ticarî bir işletmede (kahvehane, kafe vb.) telif hakları başka bir kuruma ait olan şifreli yayınların yasal abonelik olmaksızın ve ücret ödenmeden müşterilerin huzurunda umuma gösterilmesinin ve yayınlanmasının, hak sahibinin “umuma iletim” ve “temsil” haklarını ihlal ettiğini belirtmiştir. Bu tür eylemlerin FSEK’in yanı sıra TCK 163/2 kapsamında karşılıksız yararlanma ve izinsiz gösterim suçlarını oluşturacağına hükmederek, yerel mahkemenin eksik incelemeyle verdiği kararı bozmuştur.

2. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Esas Numarası: 2018/409 Karar Numarası: 2020/1520

Olay Özeti: Davacı icracı sanatçılar ve yapımcılar, kendilerinin rol aldığı sinema filmlerinin ve televizyon yapımlarının, telif sözleşmelerinin süresi dolmasına veya hiç yayın izni bulunmamasına rağmen bir ulusal TV kanalı tarafından internet siteleri ve televizyon yayınları aracılığıyla izinsiz olarak umuma iletildiğini ve yayımlandığını iddia etmiştir. Davacılar bu yetkisiz yayın ve gösterim nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile tecavüzün ref’ini talep etmiştir

Yargıtay’ın Değerlendirmesi: Yargıtay kararında; telif hakları veya komşu haklar sahiplerinin önceden yazılı izni ya da geçerli bir lisans sözleşmesi olmaksızın bir eserin televizyon, uydu veya internet ortamından canlı/banttan kamuya sunulmasının açık bir “umuma iletim ve yayın hakkı ihlali” olduğunu vurgulamıştır. Hak sahibinin izni dışındaki her türlü yayın ve gösterimin hukuka aykırı olduğunu belirterek, izinsiz her bir yayın/gösterim için FSEK 68. maddesi çerçevesinde tazminat hesaplanması gerektiğini onamıştır.

3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas Numarası:2017/11-71 Karar Numarası:2020/483

Olay Özeti: Bir yayın kuruluşuna ait eserlerin ve program içeriklerinin, internet üzerindeki çeşitli portallar aracılığıyla hak sahiplerinden onay alınmaksızın canlı yayın akışı şeklinde ve video on demand (istatistiksel izleme) sistemiyle izleyicilere sunulduğu belirlenmiştir. Hak sahibi şirket, yetkisiz yayın ve iletim fiili nedeniyle FSEK 68. maddeye dayanarak tazminat davası açmıştır.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi: Hukuk Genel Kurulu, internet ortamında gerçekleştirilen her türlü eşzamanlı (canlı) veya arşivsel yayın ve gösterimin FSEK’in 25. maddesi anlamında “umuma iletim” hakkı kapsamında kaldığını netleştirmiştir. İzinsiz yapılan bu yayınlarda ticari kazanç elde edilip edilmediğine bakılmaksızın, eserin kamunun erişimine sunulmuş olmasının tek başına hak ihlali doğuracağını; hak sahibinin rayiç bedelin üç katına kadar talep edebileceği “medeni ceza” niteliğindeki bedel davasında, karşı tarafın kusurunun aranmayacağını hüküm altına almıştır.

Leave a Reply

Call Now Button