Influencerların Müzik Kullanımında Telif Sorunu: Bir Story’de Çalan Şarkı ile Konserde Söylenen Cover Aynı Hukuki Sonucu mu Doğurur?
Influencerların Müzik Kullanımında Telif Sorunu: Bir Story’de Çalan Şarkı ile Konserde Söylenen Cover Aynı Hukuki Sonucu mu Doğurur?
Bir kişinin arabada sevdiği şarkıyı dinlerken kısa bir video çekip Instagram hikâyesinde paylaşması, bir influencer’ın aynı şarkıyı ücretli marka reklamının arka planına yerleştirmesi ve profesyonel bir sanatçının başkasına ait şarkıyı binlerce kişinin bulunduğu konserde seslendirmesi ilk bakışta benzer görünebilir.
Her üç durumda da başkasına ait bir müzik eserinden yararlanılmaktadır. Ancak kullanımın amacı, ulaştığı kitle, ticari niteliği, kullanılan ses kaydının kaynağı ve eserin nasıl yayımlandığı birbirinden farklıdır. Bu nedenle üç kullanım aynı hukuki sonuca yol açmaz.
Temel ayrım şu şekilde yapılabilir:
- Bir şarkıyı kişisel olarak dinlemek, kural olarak telif ihlali değildir.
- Şarkının duyulduğu videoyu sosyal medyada yayımlamak, kişisel dinlemenin ötesine geçebilir.
- Şarkıyı influencer reklamında kullanmak ticari kullanım sayılabileceği için daha geniş izinler gerektirir.
- Başkasına ait şarkıyı konserde söylemek ise eser sahibinin temsil hakkını ilgilendirir.
- Konser performansının kaydedilip internette paylaşılması, canlı icradan ayrı ve yeni hakları gündeme getirir.
Dolayısıyla “Şarkıyı ben söylemedim, yalnızca videonun arkasında çalıyordu” veya “Ben sadece cover yaptım” şeklindeki açıklamalar, her durumda telif sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Müzik Üzerinde Tek Bir Telif Hakkı Bulunmaz
Bir şarkı günlük hayatta tek bir eser gibi algılanır. Ancak hukuken aynı şarkı üzerinde birden fazla kişinin farklı hakları bulunabilir.
Örneğin popüler bir şarkıda;
- Şarkı sözlerini yazan kişinin,
- Besteyi meydana getiren kişinin,
- Şarkıyı seslendiren icracı sanatçının,
- Ses kaydını hazırlayan fonogram yapımcısının,
- Hakları devralmış müzik yayıncısının veya yapım şirketinin
ayrı hakları olabilir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 3. maddesine göre sözlü ve sözsüz her türlü beste musiki eseri sayılır. Kanun ayrıca icracı sanatçıları ve fonogram yapımcılarını da bağlantılı hak sahibi olarak korumaktadır. Bu nedenle bir şarkının söz ve bestesi üzerindeki haklarla piyasaya sürülen belirli ses kaydı üzerindeki haklar birbirinden ayrılmalıdır.
Örneğin bir influencer, ünlü bir şarkının orijinal kaydını videosuna eklediğinde yalnızca besteci ve söz yazarının haklarını değil, kayıtta yer alan icracının ve fonogram yapımcısının haklarını da kullanmış olabilir.
Buna karşılık influencer şarkıyı kendisi söyleyip kaydederse orijinal fonogramı kullanmamış olur. Fakat şarkının söz ve bestesi üzerindeki eser sahipliği devam ettiği için bu kullanım otomatik olarak serbest hâle gelmez.
Müzik Kullanıldığında Hangi Haklar Gündeme Gelir?
Sosyal medya videosunda veya konserde müzik kullanıldığında başlıca dört mali hak önem taşır.
Çoğaltma hakkı
Bir şarkının telefon, kamera, bilgisayar veya başka bir kayıt aracına alınması çoğaltma sayılabilir. Kanunun 22. maddesi, bir eserin tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli şekilde çoğaltılması hakkını eser sahibine bırakmaktadır. Sesin videonun içine kaydedilmesi de bu kapsamda değerlendirilebilir.
Temsil hakkı
Bir müzik eserinin umumi bir yerde canlı olarak okunması, çalınması veya söylenmesi temsil hakkını ilgilendirir. Konserde başkasına ait şarkının seslendirilmesi bu hakkın en tipik örneklerinden biridir. FSEK’in 24. maddesine göre eseri umumi mahallerde çalmak, okumak veya temsil etmek hakkı münhasıran eser sahibine aittir.
Umuma iletim hakkı
Şarkının Instagram, TikTok, YouTube veya benzeri dijital platformlara yüklenerek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda erişimine açılması umuma iletim hakkını gündeme getirir. FSEK’in 25. maddesi, dijital iletim de dâhil olmak üzere eserin kamuya sunulmasına izin verme veya bunu yasaklama yetkisini eser sahibine tanımaktadır.
İşleme hakkı
Bir şarkının sözlerinin değiştirilmesi, başka dile çevrilmesi, ciddi biçimde yeniden düzenlenmesi veya özgün yapısına müdahale edilerek yeni bir versiyon oluşturulması işleme hakkını ilgilendirebilir. Müzik aranjmanları ve tertipleri Kanunda işlenme eser örnekleri arasında sayılmıştır. İşleme hakkı da kural olarak eser sahibine aittir.
Bu haklar birbirinden bağımsızdır. Bir konser için temsil izni alınmış olması, konserin kaydedilip YouTube’da yayımlanmasına kendiliğinden izin vermez. Aynı şekilde şarkının bir dijital müzik platformundan yasal biçimde dinlenebilmesi, onun reklam videosunda kullanılabileceği anlamına gelmez.
Normal Bir Kişinin Müzik Dinlerken Paylaşım Yapması
Bir kişinin evinde, arabasında veya arkadaşlarıyla bulunduğu bir ortamda müzik dinlemesi, hukuka uygun bir kaynaktan yararlanıldığı sürece kişisel kullanım kapsamındadır.
Ancak kişi müzik çalarken video çekip bunu sosyal medyada yayımladığında durum değişebilir. Çünkü artık yalnızca şarkıyı dinlememekte; şarkının bir bölümünü video içine kaydetmekte ve başkalarının erişimine sunmaktadır.
FSEK’in 38. maddesi, bütün fikir ve sanat eserlerinin kâr amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus şekilde çoğaltılmasına belirli sınırlar içinde izin vermektedir. Ancak bu kullanım hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep olmadan zarar veremez ve eserden normal yararlanmaya aykırı olamaz. Kamuya açık sosyal medya paylaşımı, çoğu durumda yalnızca “şahsen kullanma” kapsamında kabul edilemez.
Örneğin bir kişinin kendi telefonunda şarkı dinlemesi kişisel kullanımdır. Fakat şarkının tamamını, kapak görseli eşliğinde takipçilerine dinletecek biçimde video hâline getirmesi artık kişisel dinleme sınırının dışına çıkar.
Arka planda tesadüfen duyulan müzik
Bir kafede çekilen videoda uzaktan bir şarkının duyulmasıyla, telefon hoparlöründen özellikle yüksek sesle açılan şarkının videonun ana unsuru hâline getirilmesi aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
Müzik;
- Çok kısa süre duyuluyorsa,
- Videonun ana konusu değilse,
- Tesadüfen kayda girmişse,
- Tanınamayacak kadar arka planda kalıyorsa,
- Paylaşımın ekonomik değerini oluşturmuyorsa
hukuki ve pratik risk daha düşük olabilir.
Bununla birlikte Türk hukukunda “Müzik on saniyeden kısa kullanılırsa serbesttir” şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır. Beş, on veya on beş saniyelik kullanımın kendiliğinden hukuka uygun olmasını sağlayan sabit bir süre sınırı yoktur.
Meta da kullanıcıların satın aldıkları veya kendi cihazlarıyla arka planda kaydettikleri müziği paylaşmalarının telif ihlali oluşturabileceğini; hak sahibinin adını yazmanın, kâr elde etmemenin veya ihlal kastının bulunmadığını belirtmenin tek başına yeterli olmadığını açıklamaktadır.
Yakın arkadaşlara yapılan paylaşım
Yalnızca aile üyeleri veya aralarında gerçek kişisel bağ bulunan birkaç yakın arkadaşa gönderilen içerik ile herkese açık hesaptan binlerce takipçiye yapılan paylaşım aynı değildir.
Çok sınırlı ve kişisel bir çevreye yapılan gönderimde “umum” unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği somut olayda tartışılabilir. Ancak hesabın herkese açık olması, takipçilerin çoğunun paylaşımı yapan kişiyle kişisel bağının bulunmaması ve içeriğe belirsiz sayıda kişinin erişebilmesi, umuma iletim değerlendirmesini güçlendirir.
Ayrıca paylaşım yalnızca “yakın arkadaşlar” listesine yapılmış olsa bile müziğin platforma yüklenmesi, çoğaltma hakkı ve platformun kullanım şartları bakımından ayrıca sonuç doğurabilir.
Platformun Müzik Kütüphanesini Kullanmak Serbest midir?
Instagram, Facebook ve TikTok gibi platformlar kullanıcılara içeriklerine müzik ekleyebilecekleri kütüphaneler sunmaktadır. Ancak platformda bir şarkının görünmesi, o şarkının her kullanıcı tarafından her amaçla sınırsız biçimde kullanılabileceği anlamına gelmez.
Lisansın kapsamı;
- Hesabın kişisel veya ticari olması,
- İçeriğin reklam niteliği,
- Kullanımın organik paylaşım veya ücretli reklam olması,
- Paylaşımın yayımlandığı ülke,
- Şarkının kullanım süresi,
- İçeriğin başka platformlara aktarılması,
- Gönderinin sonradan reklam olarak öne çıkarılması
gibi unsurlara bağlı olabilir.
Meta’nın müzik kuralları, ticari veya kişisel olmayan müzik kullanımının uygun lisans alınmadıkça yasak olduğunu belirtmektedir. Meta ayrıca müzik haklarının değişmesi hâlinde daha önce yayımlanan gönderi, hikâye veya Reels videosunun sessize alınabileceğini ya da görüntülenmesinin engellenebileceğini açıklamaktadır.
TikTok ise işletmelerin ve markaların genel müzik kütüphanesini ticari amaçlarla kullanmaması, ticari içeriklerde Ticari Müzik Kütüphanesinden yararlanması gerektiğini açıkça ifade etmektedir. TikTok’a göre başka kullanıcıların orijinal sesleri veya genel lisanslı sesler ticari içerikte kullanılacaksa ayrıca uygun lisansın bulunduğu kontrol edilmelidir.
Bu nedenle kişisel hesabında şarkı ekleyebilen bir influencer’ın aynı şarkıyı marka iş birliği videosunda kullanabileceği varsayılmamalıdır.
Influencer’ın Müzik Kullanımı Neden Daha Yüksek Risk Taşır?
Influencer içeriği çoğu zaman ekonomik amaç taşır. Influencer;
- Paylaşım karşılığında ücret alabilir,
- Ücretsiz ürün veya hizmet elde edebilir,
- Satış üzerinden komisyon kazanabilir,
- Marka görünürlüğünü artırabilir,
- İçeriği reklam olarak öne çıkarabilir,
- Müzik sayesinde reklamın izlenme ve etkileşim oranını yükseltebilir.
Bu durumda müzik yalnızca günlük hayatın arka planında tesadüfen duyulan bir unsur değildir. Reklamın duygusunu, temposunu ve tüketici üzerindeki etkisini oluşturan ticari bir araç hâline gelir.
Örneğin bir influencer, tanınmış bir aşk şarkısını mücevher reklamında kullanarak şarkının dinleyicilerde oluşturduğu duygusal çağrışımdan yararlanabilir. Bir spor markası reklamında popüler ve enerjik bir şarkının kullanılması da kampanyanın ticari değerini artırabilir.
Bu kullanımda çoğunlukla “senkronizasyon” olarak ifade edilen, müzik eserinin görüntülerle birleştirilmesi söz konusudur. Türk hukukunda senkronizasyon hakkı ayrı bir madde başlığı altında düzenlenmemiş olsa da kullanımın niteliğine göre çoğaltma, işleme ve umuma iletim haklarından izin alınmasını gerektirir.
Influencer hangi hak sahiplerinden izin almalıdır?
Orijinal şarkı kaydı kullanılacaksa genellikle iki ayrı hak katmanı bulunur:
Eser hakları: Söz yazarı, besteci veya bunların haklarını yöneten müzik yayıncısı ya da meslek birliği.
Kayıt üzerindeki haklar: İcracı sanatçı ve fonogram yapımcısı veya bu hakları devralmış yapım şirketi.
Influencer şarkıyı kendisi yeniden söyleyip kaydetse bile söz ve beste üzerindeki haklar devam eder. Orijinal kaydı kullanmadığı için belirli fonogram üzerindeki hakları kullanmamış olabilir; ancak yeni kaydın reklam videosuna eklenmesi için eser sahibi bakımından gerekli izinler yine değerlendirilmelidir.
Şarkıcının etiketlenmesi izin yerine geçmez
Influencer’ın paylaşımda sanatçının hesabını etiketlemesi, şarkının adını yazması veya “Tüm haklar sanatçısına aittir” açıklaması yapması kullanım izni anlamına gelmez.
Hak sahibinin kim olduğunu belirtmek, bazı durumlarda manevi hakkın korunması bakımından önem taşısa da mali hak kullanım izninin yerini tutmaz.
Aynı şekilde;
“Bu müziği çok seviyorum.”
“Telif hakkı ihlali amacı taşımamaktadır.”
“Şarkının yalnızca kısa bir bölümünü kullandım.”
“Bu içerikten doğrudan gelir elde etmedim.”
şeklindeki açıklamalar da izin gerektiren kullanımı kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.
Marka da Influencer ile Birlikte Sorumlu Olabilir mi?
Müzik kullanılan paylaşım bir marka iş birliği kapsamında hazırlanmışsa sorumluluk yalnızca influencer’a ait olmayabilir.
Reklam metnini ve videoyu marka veya reklam ajansı hazırlamış olabilir. Müzik marka tarafından seçilmiş, influencer’a gönderilmiş veya içerik yayımlanmadan önce marka tarafından onaylanmış olabilir.
Bu durumda;
- Influencer,
- Reklam veren marka,
- Reklam ajansı,
- Prodüksiyon şirketi,
- İçeriği ücretli reklam olarak yayımlayan diğer kişiler
somut olaydaki katkılarına göre sorumlu tutulabilir.
Influencer sözleşmesine “Müzikle ilgili bütün telif sorumluluğu influencer’a aittir” yazılması, hak sahibinin doğrudan markaya veya diğer sorumlulara başvurmasını engellemez. Böyle bir hüküm esas olarak tarafların kendi aralarındaki iç ilişki ve rücu talepleri bakımından önem taşır.
FSEK’in 52. maddesine göre mali haklara ilişkin sözleşmelerin yazılı olması ve devredilen veya kullanım izni verilen hakların ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Bu nedenle yalnızca “Müzik kullanım hakkı alınmıştır” şeklindeki genel bir ifade yerine çoğaltma, temsil, umuma iletim, reklam, dijital mecra, bölge ve süre gibi hususların açıkça düzenlenmesi gerekir.
Sanatçı Başkasına Ait Şarkıyı Konserde Söyleyebilir mi?
Bir sanatçının başkasına ait şarkıyı konserde söylemesi, günlük dilde “cover” olarak adlandırılmaktadır. Cover yapılması başlı başına yasak değildir. Ancak eser hâlen koruma süresi içindeyse canlı icra için gerekli temsil izinlerinin bulunması gerekir.
FSEK’in 24. maddesi, bir eseri umumi mahalde okumak veya çalmak suretiyle kullanma hakkını eser sahibine tanımaktadır. Binlerce kişinin katıldığı konser, festival, gece kulübü veya ücretli etkinlik açık biçimde umuma yönelik bir temsildir.
FSEK’in 41. maddesine göre girişi ücretli veya ücretsiz umuma açık mahaller, eser ve icraların kullanılması için hak sahiplerinden veya onları temsil eden meslek birliklerinden izin almalı ve sözleşmede belirlenen mali hak bedellerini ödemelidir.
Türkiye’de müzik eserleri ve bağlantılı haklar bakımından MESAM, MSG, MÜ-YAP, MÜYOR-BİR ve diğer meslek birlikleri hak yönetimi alanında faaliyet göstermektedir. Meslek birliklerinin görevi üyelerinin haklarını yönetmek, lisans bedellerini tahsil etmek ve hak sahiplerine dağıtmaktır.
İzni sanatçı mı, organizatör mü almalıdır?
Konserlerde lisans süreci çoğunlukla konser organizatörü, mekân işletmecisi veya etkinliği düzenleyen şirket tarafından yürütülür. FSEK’in 41. maddesi de umuma açık mahallere izin alma ve bedel ödeme yükümlülüğü yüklemektedir.
Ancak sanatçının hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı da söylenemez.
Sanatçı repertuvarını kendisi belirliyor, hangi eserleri söyleyeceğine karar veriyor ve eserleri bilerek icra ediyorsa doğrudan temsil fiilini gerçekleştiren kişidir. Organizatörün gerekli lisansları alıp almadığını sözleşmesinde güvence altına alması gerekir.
Yargıtayın canlı müzik icrasına ilişkin değerlendirmelerinde, profesyonel icracının repertuvarını belirleme imkânı ve işletmecinin repertuvara müdahale edip edememesi sorumluluk ile kastın belirlenmesinde dikkate alınmaktadır.
Bu nedenle konser sözleşmesinde şu husus açıkça düzenlenmelidir:
“Konserde icra edilecek repertuvar bakımından eser sahipleri ve meslek birlikleri nezdindeki temsil izinleri ile telif ödemelerinin organizatör tarafından karşılanacağı.”
Ancak bu hüküm, sanatçının lisans bulunmadığını bildiği hâlde izinsiz icraya devam etmesi durumunda üçüncü kişiler karşısındaki bütün sorumluluğunu otomatik olarak ortadan kaldırmayabilir.
Cover İçin Orijinal Sanatçıdan mı İzin Alınır?
Şarkıyı tanınmış hâle getiren kişi her zaman söz yazarı veya besteci değildir.
Örneğin bir şarkıyı ünlü bir sanatçı seslendirmiş olabilir; ancak şarkının söz ve bestesi başka kişilere ait olabilir. Canlı cover yapılırken esas olarak söz ve beste üzerindeki eser sahiplerinin temsil hakkı önem taşır.
Sanatçı konserde şarkıyı canlı olarak kendi orkestrasıyla seslendiriyorsa orijinal ses kaydını kullanmamaktadır. Bu nedenle kural olarak orijinal fonogram yapımcısının belirli kayıt üzerindeki hakkı kullanılmaz.
Ancak konserde;
- Orijinal şarkı kaydı playback olarak kullanılıyorsa,
- Orijinal kayıttan sample alınmışsa,
- Sanatçının yayımlanmış fonogramı doğrudan çalınıyorsa,
- Orijinal kayıt üzerine canlı vokal yapılıyorsa
fonogram yapımcısının ve orijinal icracıların bağlantılı hakları da gündeme gelebilir.
Cover Şarkının Sözleri veya Müziği Değiştirilebilir mi?
Bir sanatçı başkasına ait şarkıyı temel yapısını koruyarak farklı yorumla seslendirebilir. Ancak şarkının sözleri değiştiriliyor, başka dile çevriliyor, yeni bölümler ekleniyor veya eser ciddi biçimde yeniden düzenleniyorsa işleme hakkı gündeme gelir.
Örneğin;
- Türkçe şarkının yabancı dile çevrilmesi,
- Şarkının sözlerine yeni kıtalar eklenmesi,
- Sözlerin reklam sloganına dönüştürülmesi,
- Eserin parodi dışındaki bir amaçla esaslı biçimde değiştirilmesi,
- Müziğin temel özelliklerini değiştiren özgün aranjman yapılması
için ayrıca işleme izni gerekebilir.
Eser sahibinin adının belirtilmesi ve eserin bütünlüğünün korunması da manevi haklar kapsamındadır. FSEK’in 15. maddesi eser sahibine adının belirtilme biçimini belirleme, 16. maddesi ise eserde izinsiz değişiklik yapılmasını engelleme yetkisi tanımaktadır. Eserin niteliğini bozan veya eser sahibinin şeref ve itibarını zedeleyen değişiklikler, mali izin bulunsa dahi manevi hak ihlaline yol açabilir.
Konserde Söylemek ile Konser Videosunu Paylaşmak Aynı Değildir
Sanatçı, lisanslı bir konserde başkasına ait şarkıyı hukuka uygun biçimde söylemiş olabilir. Ancak performansın kaydedilmesi, canlı yayımlanması veya sonradan dijital platformlara yüklenmesi ayrı hak kullanımlarıdır.
Konserin kaydedilmesi çoğaltma hakkını, canlı yayınlanması veya YouTube’a yüklenmesi umuma iletim hakkını gündeme getirir.
Konser için alınan temsil izni yalnızca canlı icrayı kapsıyorsa;
- Konser filminin hazırlanması,
- Şarkının YouTube videosu olarak yayımlanması,
- Performansın Spotify veya benzeri platformlarda yayımlanması,
- Görüntülerin reklam filminde kullanılması,
- Televizyon veya internet üzerinden canlı yayın yapılması
için ayrıca izin alınması gerekebilir.
FSEK’te mali haklar birbirinden bağımsızdır. Bir hak için verilen izin diğer hakları kendiliğinden kapsamaz. Ayrıca mali hak sözleşmelerinde kullanım haklarının ayrı ayrı ve yazılı biçimde gösterilmesi zorunludur.
YouTube’da bazı cover videoları, müzik yayıncılarının Content ID talebi üzerine reklam gelirinin hak sahipleriyle paylaşılması yoluyla sistemde kalabilir. Ancak bu, her cover videosunun otomatik olarak hukuka uygun olduğu veya yükleyenin bütün hakları elde ettiği anlamına gelmez.
Şarkının Koruma Süresi Dolmuşsa Ne Olur?
FSEK’e göre mali hakların koruma süresi kural olarak eser sahibinin yaşamı boyunca ve ölümünden itibaren 70 yıl devam eder. Birden fazla eser sahibi varsa süre, hayatta kalan son eser sahibinin ölümünden itibaren hesaplanır.
Koruma süresi dolmuş bir bestenin canlı olarak icra edilmesi eser sahibinin mali hakları bakımından serbest olabilir.
Ancak burada önemli bir ayrım vardır: Eski bir beste kamu malı hâline gelmiş olsa bile o bestenin yakın zamanda yapılmış belirli bir ses kaydı hâlen icracı ve fonogram yapımcısının bağlantılı haklarıyla korunabilir.
Örneğin yüz yıl önce bestelenmiş klasik bir eseri sanatçının kendisinin canlı çalması ile aynı eserin modern bir orkestraya ait güncel kaydını reklam videosuna eklemesi aynı değildir. İlkinde beste üzerindeki koruma süresi bitmiş olabilir; ikincisinde ise kullanılan belirli kayıt üzerindeki bağlantılı haklar devam edebilir.
Telif İhlalinin Hukuki Sonuçları
İzinsiz müzik kullanımında hak sahibi farklı taleplerde bulunabilir.
İçeriğin kaldırılması ve ihlalin durdurulması
Hak sahibi, sosyal medya içeriğinin kaldırılmasını, sesin kapatılmasını, reklam kampanyasının durdurulmasını veya konser icrasının önlenmesini talep edebilir.
Platform da kendi telif mekanizmaları kapsamında içeriği sessize alabilir, engelleyebilir, gelirini hak sahibine aktarabilir veya hesap üzerinde yaptırım uygulayabilir. Meta, müzik haklarının değişmesi veya kullanımın kurallara uymaması hâlinde içeriğin sessize alınabileceğini ya da engellenebileceğini belirtmektedir.
Lisans bedelinin katları
FSEK’in 68. maddesi uyarınca hak sahibi, izinsiz temsil, çoğaltma veya umuma iletim durumunda, taraflar arasında sözleşme yapılmış olsaydı isteyebileceği bedelin veya rayiç lisans bedelinin üç katına kadar talepte bulunabilir.
Bu talep, özellikle yüksek bütçeli influencer kampanyalarında önemli meblağlara ulaşabilir. Reklamın görüntülenme sayısı, süresi, kullanılan müziğin tanınırlığı, kampanyanın bütçesi ve kullanım alanı lisans bedelinin belirlenmesinde etkili olabilir.
Maddi ve manevi tazminat
Hak sahibi, kusurun bulunması hâlinde uğradığı maddi zararın tazminini isteyebilir. Eser sahibinin adının belirtilmemesi, eserin itibarı zedeleyecek bir reklamda kullanılması veya eserin izinsiz değiştirilmesi manevi tazminat talebine de yol açabilir.
FSEK’in 70. maddesi maddi ve manevi tazminat yanında, tecavüz edenin elde ettiği kazancın hak sahibine verilmesini isteme imkânı da tanımaktadır.
Ceza sorumluluğu
FSEK’in 71. maddesi, hak sahibinin yazılı izni olmaksızın bir eseri işleyen, temsil eden, çoğaltan veya dijital araçlarla umuma ileten kişi bakımından, suçun unsurları ve kastı oluştuğunda hapis veya adli para cezası öngörmektedir.
Bununla birlikte her yanlış müzik kullanımı otomatik olarak ceza mahkûmiyetine yol açmaz. Ceza sorumluluğu bakımından kişinin eserin korunduğunu ve gerekli iznin bulunmadığını bilerek hareket edip etmediği ayrıca değerlendirilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu da umuma açık yerde müzik kullanımında temsil ve umuma iletim haklarının bulunduğunu kabul etmekle birlikte, somut olayda failin yayın içeriğini bilip bilmediğini ve kastının oluşup oluşmadığını ayrıca incelemiştir. Yasal olarak müzik kaydını satın almak yalnızca kişisel yararlanma sağlar; bu durum kaydı umuma açık yerde temsil etme yetkisi vermez.
Üç Durum Arasındaki Temel Fark
Sıradan sosyal medya kullanıcısı
Kişisel amaçla müzik dinlemesi serbesttir. Ancak şarkının duyulduğu videoyu geniş bir kitleye yayımlaması çoğaltma ve umuma iletim haklarını gündeme getirebilir. Müzik tesadüfen, kısa ve belirsiz biçimde duyuluyorsa risk daha düşük olsa da otomatik bir “kısa kullanım” istisnası yoktur.
Influencer
İçerik ticari amaç taşıdığı için risk daha yüksektir. Platformun kişisel müzik kütüphanesi reklam kullanımını kapsamıyor olabilir. Orijinal kayıt kullanılıyorsa eser sahibinin yanında icracı ve fonogram yapımcısının haklarının da temizlenmesi gerekebilir. Marka ve ajans da somut olaya göre sorumlu olabilir.
Konserde cover yapan sanatçı
Canlı icra temsil hakkını ilgilendirir. Kural olarak organizatör veya umuma açık mekân, eser sahiplerinden ya da meslek birliklerinden gerekli lisansları almalıdır. Ancak repertuvarı belirleyen ve izinsiz kullanımı bilen sanatçının da sorumluluğu gündeme gelebilir. Performansın kaydedilmesi veya internette yayımlanması için ayrıca çoğaltma ve umuma iletim izinleri gerekebilir.
Influencer ve Sanatçı Sözleşmelerinde Neler Düzenlenmelidir?
Influencer reklam sözleşmesinde veya konser sözleşmesinde yalnızca “Telif hakları alınacaktır” yazılması yeterli değildir. Şu konular açık biçimde belirlenmelidir:
- Kullanılacak müzik eserinin adı,
- Söz yazarı ve besteci hakları,
- Orijinal fonogramın kullanılıp kullanılmayacağı,
- İcracı ve fonogram yapımcısı izinleri,
- Kullanımın reklam veya organik içerik olması,
- Kullanılacak sosyal medya platformları,
- Ücretli reklam ve öne çıkarma hakkı,
- Kullanımın süresi ve coğrafi kapsamı,
- Konser için temsil iznini kimin alacağı,
- Konserin kaydedilip kaydedilmeyeceği,
- Canlı yayın ve sonradan dijital yayım hakları,
- Şarkıda değişiklik veya aranjman yapılıp yapılmayacağı,
- Telif talebi hâlinde içeriğin kaldırılması ve savunma süreci,
- Tazminat ve rücu hükümleri.
Influencer, marka tarafından “Bu müziği kullanabilirsin” denilmesine güvenmekle yetinmemeli; markanın hangi hak sahiplerinden, hangi hakları ve hangi kullanım alanları için aldığına ilişkin belgeleri istemelidir.
Sanatçı da konser organizatörünün meslek birlikleriyle gerekli lisans sözleşmelerini yaptığını sözleşmeyle güvence altına almalıdır.
Sonuç: Şarkıyı Dinlemek Başka, Şarkıyı Kitleye Sunmak Başkadır
Bir kişinin evinde veya arabasında müzik dinlemesiyle, dinlediği müziği sosyal medyada yayımlaması arasında hukuki fark vardır. Aynı şekilde influencer’ın ürünü tanıtırken şarkıyı ticari kampanyanın parçası hâline getirmesiyle sanatçının sahnede cover yapması aynı hakları kullanmaz.
Normal kullanıcı bakımından paylaşımın sınırlı, tesadüfi ve ticari olmayan niteliği önem taşırken influencer bakımından reklam amacı, erişilen kitle ve müziğin kampanyaya sağladığı ekonomik katkı öne çıkar. Konserde ise temsil hakkı ve umuma açık mekânın lisans yükümlülüğü belirleyicidir.
Ancak ortak nokta şudur:
Bir müziğin internette kolayca bulunması, platformun kütüphanesinde yer alması, satın alınmış olması veya sanatçının adının yazılması o müziğin her amaçla serbestçe kullanılabileceği anlamına gelmez.
Influencer, başkasına ait şarkıyı marka reklamında kullanıyorsa çoğaltma ve umuma iletim haklarının yanında fonogram ve icracı haklarını da kontrol etmelidir. Sanatçı başkasının şarkısını konserde söylüyorsa organizatörün temsil lisansını almış olması gerekir. Konser kaydedilecek veya yayımlanacaksa canlı icra izninin ötesinde yeni izinler alınmalıdır.
Bu nedenle “Telif yer miyim?” sorusunun cevabı yalnızca şarkının kaç saniye kullanıldığına göre verilemez. Asıl olarak şu sorular cevaplanmalıdır:
Müzik nerede kullanıldı, kimlere ulaştırıldı, ticari amaç var mı, orijinal kayıt kullanıldı mı ve hangi haklar için kimden izin alındı?