Single Blog Title

This is a single blog caption

İddia–Savunmanın Genişletilmesi Yasağı Ticari Davalarda Pratik Örnekler, Strateji ve “Sonradan Ek Dilekçe”

İddia–Savunmanın Genişletilmesi Yasağı

Ticari Davalarda Pratik Örnekler, Strateji ve “Sonradan Ek Dilekçe”

1) Kavram: “Genişletme/Değiştirme” neyi ifade eder?

İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı, tarafların davayı belirli bir aşamadan sonra “yeni vakıalar, yeni talepler veya yeni savunma sebepleri” ekleyerek büyütmesini/şekil değiştirmesini engelleyen bir usul kuralıdır. Amaç; yargılamayı uzatan sürpriz hamleleri sınırlamak, teksif ilkesini (iddia-savunmanın belli aşamada toplanması) işletmek ve karşı tarafın savunma hakkını korumaktır. Bu çerçeve HMK m.141’de açıkça kurulmuştur.

1.1. “Yeni hukuki sebep” ile “yeni vakıa” ayrımı

Ticari davalarda en sık karıştırılan nokta şudur:

  • Mahkeme hukuki nitelendirmeyi re’sen yapar. Davacı “TBK” demişken mahkeme “TTK” uygulayabilir; davalı “sözleşme” savunması yapmışken mahkeme “haksız fiil” değerlendirmesine gidebilir. Bu çoğu durumda yasağı ihlal etmez; çünkü yasağın hedefi hukuki etiket değil, vakıa/talep/savunma çekirdeğidir.

  • Buna karşılık, davacı dava dilekçesinde hiç anlatmadığı yeni bir olgu dizisini sonradan ekliyorsa (ör. “aslında ikinci bir sözleşme daha vardı”, “teslim hiç yapılmadı” gibi), bu genellikle genişletme/değiştirme riskini doğurur.

Kısaca: Hukuki argümanı derinleştirmek çoğu zaman serbesttir; vakıa ve talep setini genişletmek ise HMK 141 sınırlarına takılır. Bu ayrım doktrinde de geniş biçimde ele alınır.


2) HMK 141’in omurgası: Hangi aşamadan sonra yasak başlar?

HMK m.141/1 şu temel sistemi kurar:

  1. Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle iddia/savunmalarını serbestçe genişletebilir veya değiştirebilir.

  2. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez/değiştirilemez.

  3. İstisnalar: ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati saklıdır.

2.1. “Dilekçelerin karşılıklı verilmesi” ne demek?

Yazılı yargılama usulünde tipik sıra (özetle):
dava dilekçesi → cevap → cevaba cevap → ikinci cevap.

Bu zincir tamamlandığında (ya da kanunen tamamlanmış sayıldığında) HMK 141 yasağı devreye girer.

2.2. Davalı hiç cevap vermezse davacı için yasak ne zaman başlar?

Uygulamada önemli bir ayrıntı: Davalı cevap dilekçesi vermemişse, davacının iddiasını serbestçe genişletme dönemi “sonsuz” değildir. İçtihatlarda, davacının yasağa tabi olmasının cevap süresinin bitimiyle başlayacağı yönünde değerlendirmelere rastlanır.

Ticari davalarda bu kritik: “Davalı cevap vermedi, ben de dosyayı büyüteyim” refleksi, yanlış aşamada atılırsa, talebin usulden dışarıda kalmasına yol açabilir.

2.3. Basit yargılama usulünde de aynı mantık çalışır mı?

Evet; uygulamada HMK 141 mantığının basit usulde de etkili olduğu, “genişletme/değiştirme” sınırlarının basit usulde de gözetildiği yönünde Yargıtay kararlarına dayanan değerlendirmeler vardır.


3) Yasağın “panzehirleri”: Açık muvafakat, ıslah, belirsiz alacak

HMK 141/2, yasağın en önemli iki istisnasını isim isim sayar: ıslah ve açık muvafakat.
Ticari davada pratikte üçüncü bir “özel kapı” daha çok kullanılır: belirsiz alacakta talep artırımı (HMK 107/2).

3.1. Karşı tarafın açık muvafakati

“Açık” olması gerekir: Zımni/sessiz kabul çoğu kez yeterli görülmez. Bu nedenle ticari davada, karşı tarafla yazışma/ara duruşma tutanağıyla açıkça alınmış muvafakat (örn. “davacının talep sonucunu artırmasına muvafakat ediyoruz”) en güvenli yoldur.

Ne zaman tercih edilir?

  • Dosyada uzlaşma/ödemeye yakınlık varsa,

  • Talep artırımı teknik/hesabi bir düzeltmeyse,

  • Karşı taraf “zaten biliyordum” diyebilecek durumdaysa.

3.2. Islah (HMK 176 ve devamı) – “tek kurşun” stratejisi

HMK m.176, tarafların usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceğini; aynı davada kural olarak bir kez ıslah yoluna başvurulabileceğini düzenler.

Islah, ticari davada çoğu zaman şu amaçlarla kullanılır:

  • Talep miktarını artırmak (kısmi dava/hesap farkı),

  • Talep türünü genişletmek (yalnız alacak iken cezai şart/zarar kalemi eklemek),

  • Vakıa setini “yeniden kurmak” (riskli; hâkimin değerlendirmesine bağlı sonuçlar doğurabilir).

Önemli: Islahın yargılamanın hangi aşamasında yapılabileceği ve bozma sonrası ıslah gibi başlıklar, içtihat ve Anayasa Mahkemesi kararlarında tartışmalı dönemler geçirmiştir; bu alanda “bozmadan sonra ıslah” konusuna ilişkin AYM değerlendirmeleri de bulunmaktadır.
Uygulamada güvenli yaklaşım: Islahı “zamanlaması doğru” ve “tek seferde tam” kullanmak.

3.3. Belirsiz alacak davasında talep artırımı (HMK 107/2)

HMK 107/2, alacağın miktarı tahkikat/bilirkişi/karşı tarafın verdiği bilgiyle belirlenebilir hale geldiğinde davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini artırabileceğini kabul eder.

Ticari davada en sık kullanım alanları:

  • Cari hesap, komisyon, prim, iskonto gibi karmaşık hesaplar,

  • Ayıplı ifa zararları, üretim kaybı, stok/tedarik zinciri zararı,

  • Dövizli alacaklarda kur/faiz/bileşik etkilerin bilirkişiyle netleşmesi.

Buradaki kritik şart: Dava açıldığı anda miktarın tam belirlenmesi objektif olarak beklenemiyor olmalı. “Ben uğraşmadım” belirsizliğe yetmez; dosya bunu kaldırmalı.


4) “Genişletme” sayılan ve sayılmayan hamleler: Ticari dosyada hızlı kontrol listesi

Aşağıdaki ayrım, Asliye Ticaret pratiğinde dosyanın kaderini değiştiren ayrımdır.

4.1. Genellikle “genişletme/değiştirme” sayılanlar

  • Yeni talep kalemi eklemek: sadece “fatura bedeli” iken sonradan “cezai şart + kâr mahrumiyeti” talep etmek

  • Yeni vakıa eklemek: “teslim yapıldı” anlatımından sonra “aslında teslim edilmedi” gibi yeni olgu seti

  • Savunmada yeni def’i ileri sürmek: zamanaşımı, takas/mahsup, ifa/ibra gibi esaslı savunmaları geç aşamada eklemek

  • Yeni bir karşı dava kurgusu yaratmak (karşı dava kendi süre rejimine tabidir; çoğu zaman cevap süresine sıkı bağlıdır)

4.2. Genellikle “genişletme” sayılmayan (ama dikkat gerektiren) hamleler

  • Mevcut vakıanın açıklanması/kanıtlanması: aynı olguyu destekleyen ek detaylar

  • Hukuki nitelendirmenin değiştirilmesi: aynı olay setine farklı hukuk kuralı uygulanmasını istemek

  • Talep sonucunu genişletmeden hesap düzeltmesi (maddi hata) – yine de çoğu dosyada güvenli yol: açıkça “maddi hata düzeltimi” mantığıyla ve mümkünse karşı tarafın bilgisi dahilinde


5) Ticari davalarda pratik örnekler: En sık düşülen 8 senaryo

Aşağıdaki örnekler, “hangi hamle genişletme olur?” sorusuna somut cevap verir.

Örnek 1: Fatura alacağı davasında sonradan “ticari faiz” ve “temerrüt tarihi” eklemek

  • Başlangıç: Davacı yalnızca “fatura bedelinin tahsili”ni istemiş.

  • Sonradan: “Avans faizi/ticari faiz + belirli temerrüt tarihi + ihtar masrafı” talep ediyor.

Risk: Eğer ilk dilekçede “faiziyle” denmemiş veya faiz türü/başlangıcı hiç tartışılmamışsa, talebin bu kısmı genişletme sayılabilir ve HMK 141 engeline takılabilir.

Pratik çözüm (dava açarken):
Talep sonucunu “asıl alacak + (faizin türü ve başlangıç tarihi) + tahsil harç/masraf” şeklinde net kurmak.

Örnek 2: Hizmet sözleşmesinde alacak davasını “tazminat”a çevirmek

  • Başlangıç: “ödenmeyen danışmanlık ücreti”

  • Sonradan: “sözleşmeye aykırılık nedeniyle kâr kaybı tazminatı” da ekleniyor.

Bu, tipik bir genişletme örneğidir. Dilekçeler aşaması geçildiyse ancak:

  • Açık muvafakat veya

  • Islah ile yürüyebilir.

Örnek 3: Distribütörlük/franchise ilişkisinde sonradan “cezai şart” ekleme

Ticari sözleşmelerde cezai şart çoğu zaman ayrı bir kalemdir. Dava dilekçesinde unutulup, tahkikat aşamasında eklenmek istenirse HMK 141 duvarına çarpar.

Strateji: Cezai şart, alternatif talep mi yoksa asıl talep mi? Baştan kurgulanmalı.

Örnek 4: Davalının “takas/mahsup” savunmasını geç ileri sürmesi

Takas/mahsup savunması, çoğu ticari dosyada “dosyayı tersine çeviren” savunmadır. Ancak bu savunma geç ileri sürülürse:

  • Karşı taraf “genişletme yasağı” itirazı yapabilir,

  • Mahkeme savunmayı dinlemeyebilir.

Pratik çözüm: Cevap dilekçesinde “takas/mahsup, ödeme, ifa, ayıp ihbarı, zamanaşımı” gibi tüm temel savunma kümeleri mutlaka “çekirdek” halinde yer almalı.

Örnek 5: Yetki sözleşmesi / tahkim itirazını sonradan ileri sürmek

Ticari davada yetki şartı veya tahkim şartı varsa, bunlar çoğu zaman ilk itiraz niteliğindedir ve cevap dilekçesinde ileri sürülmesi beklenir. Geç ileri sürmek, itiraz hakkının kaybı riskini doğurur.

Sonuç: “Bir dosyayı teknik itirazla bitirebilecek” savunmalar, sonradan ek dilekçeye bırakılamaz.

Örnek 6: Haksız rekabet davasında sonradan tazminat istemek

  • Başlangıç: Sadece “tespit + men + yayının kaldırılması”

  • Sonradan: “maddi-manevi tazminat” talebi ekleniyor.

Bu, çoğu zaman açık bir genişletmedir. En güvenlisi:

  • Başlangıçta tazminatı da (en azından “fazlaya ilişkin haklar saklı” + uygun dava türü) kurgulamak,

  • Ya da belirsiz alacak şartları varsa HMK 107/2 modelini değerlendirmek.

Örnek 7: Cari hesap / mutabakat dosyasında bilirkişi sonrası talep artırımı

Cari hesap veya karmaşık ticari defter hesaplarında bilirkişi raporuyla rakam netleşince davacı artış yapmak ister.
Eğer dava belirsiz alacak olarak açılabiliyorsa, HMK 107/2 davacıya “genişletme yasağına tabi olmadan artırma” imkânı verir.

Örnek 8: Davalının “ayıp ihbarı yapıldı / ayıp kabul edildi” vakıasını geç eklemesi

Davalı, “ayıp ihbarı süresinde yapılmadı” gibi ticari savunmaları geç eklemeye çalışır. Bu savunmalar:

  • Yeni vakıa seti getiriyorsa,

  • Yargılamayı sürpriz biçimde değiştiriyorsa,
    HMK 141 karşısında risk doğurur.


6) Ticari davalarda “dosyayı baştan doğru kurmanın” 7 altın kuralı

  1. Talep sonucunu kalem kalem yazın. (Asıl alacak, faiz türü, başlangıç, cezai şart, tazminat kalemleri…)

  2. Vakıa setini geniş anlatın ama dağılmayın. Her talebi bağlayan olay dizisini kurun.

  3. Alternatif talepleri baştan planlayın. (Asıl–fer’i–alternatif)

  4. Davalıysanız ilk itirazlar + esas savunmalar paketini cevap dilekçesinde toplayın.

  5. Delilleri “sonra getiririm” yaklaşımıyla değil, çekirdek delil listesi mantığıyla ilk dilekçelere yerleştirin.

  6. “Talep artırımı gerekebilir” diyorsanız, belirsiz alacak/kısmi dava stratejisini en başta değerlendirin.

  7. Islah ihtimaliniz varsa, onu tek seferde ve “dosyanın kırılma anında” kullanın (ıslahın bir kez yapılabilmesi kuralını unutmayın).


7) En sık hata: “Ek dilekçe” ile yeni talep eklemeye çalışmak

Ticari davalarda özellikle tahkikat aşamasında şu cümleyle başlayan dilekçeler çok görülür:
“Dosyaya yeni ulaştığımız belgeler nedeniyle talebimizi güncelliyoruz…”

Eğer yapılan şey:

  • yeni vakıa,

  • yeni talep kalemi,

  • yeni savunma nedeni
    eklemekse, bu çoğu zaman HMK 141 yasağına takılır. Çözüm; açık muvafakat veya ıslah kanallarını usulüne uygun işletmektir.


Ticari davada başarı, “zamanında söylenen söz” dür

İddia–savunmanın genişletilmesi yasağı, ticari davalarda sadece teorik bir usul kuralı değildir; alacak miktarından faiz türüne, cezai şarttan takas savunmasına kadar dosyanın esasını belirleyen bir “zamanlama disiplini”dir. HMK 141’in çizdiği sınırı doğru okumak; doğru anda muvafakat, doğru anda ıslah, doğru dosyada belirsiz alacak stratejisi kurmak; ticari yargılamada en somut kazanım alanıdır.

Leave a Reply

Call Now Button