Single Blog Title

This is a single blog caption

Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sözlü Sınavında Hangi Kriterlere Bakılacak?

Hâkimlik ve savcılık mesleğine hazırlanma süreci yalnızca hukuk bilgisinin ölçüldüğü yazılı sınavlardan ibaret değildir. Bir hâkimin veya Cumhuriyet savcısının mevzuatı ve yüksek mahkeme içtihatlarını bilmesinin yanında hukuki bir problemi doğru şekilde kavraması, çözüm üretebilmesi, düşüncesini açık ve anlaşılır biçimde ifade edebilmesi, Türkçeyi doğru kullanması, mesleğin gerektirdiği temsil kabiliyetine ve davranış biçimine sahip olması da önem taşımaktadır.

Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun, hâkim ve savcı yardımcılarının üç yıllık mesleğe hazırlık döneminin sonunda gerçekleştirilen sözlü sınavın değerlendirme kriterlerini ilk kez çok daha ayrıntılı biçimde kanunda düzenlemiştir.

7589 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 10. maddesine eklenen yeni düzenlemeye göre hâkim ve savcı yardımcısının sözlü sınavda dört ayrı ana başlık altında değerlendirilmesi öngörülmüştür. Her bir değerlendirme alanı 25 puandır ve böylece sözlü sınav toplam 100 puan üzerinden gerçekleştirilmektedir.

Yeni sistemde değerlendirilecek dört ana kriter şunlardır:

  1. Eğitim konularına ilişkin mevzuat, içtihat ve uygulama bilgisi
  2. Mesleki yeterlilik ile hukuki meseleleri kavrama, çözme ve ifade etme yeteneği
  3. Özgüven, temsil kabiliyeti ve davranışların mesleğe uygunluğu
  4. Türkçeyi etkin kullanma becerisi ile genel kültür ve yetenek düzeyi

Her bir başlık 25 puan değerindedir. Sözlü sınav kurulunun her üyesinin verdiği puan ayrı ayrı tutanağa geçirilmekte ve adayın sözlü sınav puanı kurul üyelerinin 100 üzerinden verdikleri puanların aritmetik ortalaması alınarak hesaplanmaktadır.

Bu düzenleme, sözlü sınavın yalnızca “aday hakkında genel kanaat edinme” biçiminde yürütülmesi yerine hangi özelliklerin değerlendirileceğinin kanun seviyesinde açıkça gösterilmesi bakımından önemlidir.

Ancak burada öncelikle çok önemli bir ayrım yapılmalıdır.

Bu Sözlü Sınav Hâkim ve Savcı Yardımcılığına Giriş Mülakatı mı?

Hayır.

  1. Yargı Paketi ile getirilen bu dört kriter, hâkim ve savcı yardımcısı olmak isteyen adayların mesleğe giriş aşamasındaki mülakatından farklı bir sınava ilişkindir.

Burada düzenlenen sözlü sınav, kişinin hâkim ve savcı yardımcısı olarak atandıktan ve üç yıllık eğitim ve görev dönemini geçirdikten sonra katıldığı yardımcılık sonu sözlü sınavdır.

2802 sayılı Kanun’un 10. maddesindeki sisteme göre hâkim ve savcı yardımcılığı üç yıllık bir süreçtir. Yardımcılar temel eğitim, görev dönemi ve son eğitim aşamalarından geçerler. Son eğitim dönemini tamamlayan kişiler yazılı ve sözlü sınavlara tabi tutulur. Sözlü sınava geçebilmek için son yazılı sınav puanının ve yazılı sınavlar nihai puanının ayrı ayrı en az 70 olması gerekmektedir.

Dolayısıyla bu makalede açıklanan:

25 + 25 + 25 + 25 puanlık sözlü sınav sistemi, hâkimlik giriş mülakatının değil, hâkim ve savcı yardımcılığı sonunda yapılan sözlü sınavın değerlendirme sistemidir.

Bu ayrım özellikle internet ortamında “hâkimlik mülakatı değişti” şeklinde yapılabilecek yorumların önüne geçilmesi açısından önemlidir.

Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sözlü Sınavı Kaç Puan Üzerinden Yapılacak?

Yeni düzenlemeye göre sözlü sınav toplam 100 puan üzerinden değerlendirilecektir.

Ancak klasik anlamda tek bir “100 puanlık genel kanaat” sistemi bulunmamaktadır.

Kanun toplam 100 puanı dört ayrı bölüme ayırmıştır.

Her alanın azami değeri 25 puandır.

Buna göre sözlü sınav puanlamasının yapısı şöyledir:

Mevzuat, içtihat ve uygulama bilgisi: 25 puan

Mesleki yeterlilik ve hukuki meseleleri kavrama, çözme ve ifade etme yeteneği: 25 puan

Özgüven, temsil kabiliyeti ve mesleğe uygun davranış: 25 puan

Türkçeyi etkin kullanma, genel kültür ve yetenek: 25 puan

Toplam: 100 puan

Bu sistemin en önemli sonucu, yalnız hukuki bilgiye dayanarak 100 puan verilmesi veya hukuki bilginin sınavın bütününü oluşturması yaklaşımının kanun tarafından benimsenmemesidir.

Hukuki bilgi önemli olmakla birlikte toplam sözlü sınav puanının dört ana değerlendirme alanından yalnızca bir bölümüdür.

Bununla beraber ikinci kriter olan mesleki yeterlilik ve hukuki problem çözme becerisinin de hukuk bilgisiyle doğrudan bağlantılı olduğu açıktır. Bu nedenle sınavın yarısının geniş anlamda hukuki bilgi ve hukuki muhakemeyle yakından bağlantılı olduğu söylenebilir; ancak bu, kanunun iki başlığı birbirine eşitlediği anlamına gelmez.

Birinci Kriter: Mevzuat, İçtihat ve Uygulama Bilgisi – 25 Puan

Sözlü sınavın ilk 25 puanlık bölümü “eğitim konularına ilişkin mevzuat, içtihat ve uygulama bilgisi” olarak belirlenmiştir.

Burada üç ayrı unsur bulunmaktadır:

Mevzuat bilgisi

İçtihat bilgisi

Uygulama bilgisi

Dolayısıyla yalnız kanun maddelerinin bilinmesi yeterli görülmemektedir.

Mevzuat Bilgisi Neyi Kapsayabilir?

  1. Yargı Paketi ile aynı maddede hâkim ve savcı yardımcılarının eğitim alanları da açıkça belirlenmiştir.

Buna göre adli yargı hâkim ve savcı yardımcıları ile idari yargı hâkim yardımcılarına görev alanlarına göre;

Anayasa ve insan hakları hukuku,

ceza hukuku,

özel hukuk,

idare hukuku,

vergi hukuku,

usul hukuku,

duruşma yönetimi,

karar ve gerekçeli karar yazımı,

adalet hizmetlerinin yönetimi ve denetimi,

uluslararası kuruluşlar ve sözleşmeler,

sık karşılaşılan davalar

ve kişisel gelişim

konularında eğitim verilecektir.

Kanun sözlü sınavın ilk kriterinde özellikle “eğitim konularına ilişkin” mevzuat, içtihat ve uygulama bilgisinden söz etmektedir.

Bu nedenle sözlü sınavın tamamen sınırsız bir hukuk bilgisi sınavı şeklinde yorumlanması doğru olmaz. Değerlendirmenin temel çerçevesi yardımcılık döneminde verilen eğitimlerle bağlantılıdır.

İçtihat Bilgisi Neden Ayrı Olarak Sayıldı?

Hukuk uygulamasında kanunun metnini bilmek çoğu zaman tek başına yeterli değildir.

Örneğin Türk Ceza Kanunu’ndaki bir suç tipinin unsurları Yargıtay tarafından verilen kararlarla ayrıntılı şekilde yorumlanmış olabilir.

Bir özel hukuk uyuşmazlığında Yargıtayın yerleşik içtihatları önem taşıyabilir.

İdari yargıda ise Danıştayın aynı idari işlem veya mevzuat hakkında geliştirdiği içtihatlar uygulamanın yönünü belirleyebilir.

Anayasa Mahkemesi kararları temel hakların yorumlanması bakımından ayrıca önemlidir.

Bu nedenle kanun koyucunun “mevzuat bilgisi” yanında “içtihat bilgisi” ifadesini ayrıca kullanması dikkat çekicidir.

Böylece yalnız:

“Kanunda ne yazıyor?”

sorusuna değil,

“Bu hüküm yargı uygulamasında nasıl yorumlanıyor?”

sorusuna da cevap verebilme becerisi değerlendirilebilir.

Uygulama Bilgisi Nedir?

Uygulama bilgisi de teorik hukuk bilgisinden farklıdır.

Bir hâkim yardımcısı bir hukuk kuralını biliyor olabilir ancak bu kuralın mahkeme dosyasında hangi usulle uygulanacağını bilmeyebilir.

Örneğin;

hangi ara kararın verilmesi gerektiği,

bir delilin nasıl toplanacağı,

duruşmada hangi işlemin hangi sırayla yapılacağı,

hangi kararın hangi kanun yoluna tabi olduğu,

bir iddianın usulen nasıl değerlendirileceği

gibi meseleler uygulama bilgisiyle ilişkilidir.

Üç yıllık hâkim ve savcı yardımcılığı sisteminin önemli bölümü zaten mahkemelerde ve Cumhuriyet başsavcılıklarında görev yapılarak geçirildiğinden, sözlü sınavda uygulama bilgisinin ayrıca değerlendirilmesi yardımcılık sisteminin yapısıyla uyumludur. Üç yıllık sistemin temel eğitim, görev dönemi ve son eğitim aşamalarından oluştuğu; görev döneminin yargı mercilerinde fiilen çalışılarak geçirildiği kanunda düzenlenmektedir.

İkinci Kriter: Mesleki Yeterlilik ve Hukuki Problem Çözme Becerisi – 25 Puan

Sözlü sınavın ikinci 25 puanlık bölümü:

“Mesleki yeterliliği, hukuki meseleleri kavrama, çözme ve ifade etme yeteneği”

olarak düzenlenmiştir.

Bu kriter ilk kriterden farklıdır.

İlk kriter daha çok adayın ne bildiğini, ikinci kriter ise sahip olduğu hukuki bilgiyi nasıl kullandığını ölçmeye yöneliktir.

Örneğin iki hâkim yardımcısı aynı kanun maddelerini ezbere biliyor olabilir.

Ancak önlerine karmaşık bir uyuşmazlık getirildiğinde;

biri uyuşmazlığın hukuki sorununu doğru şekilde tespit edebilir,

ilgili hukuk normlarını ayırabilir,

esas ve usul problemlerini birbirinden ayırabilir,

delillerin hukuki önemini değerlendirebilir

ve tutarlı bir çözüm üretebilir.

Diğeri ise mevzuat bilgisini somut probleme uygulamakta zorlanabilir.

Yeni düzenleme bu farkı ayrı bir 25 puanlık değerlendirme alanı hâline getirmektedir.

Hukuki Meseleyi Kavrama Yeteneği Nedir?

Bir hâkimin önüne gelen dosyada ilk yapılması gereken işlemlerden biri uyuşmazlığın gerçek hukuki problemini belirlemektir.

Tarafların çok sayıda iddia ileri sürdüğü bir dosyada asıl uyuşmazlık örneğin;

zamanaşımı mı,

sözleşmenin geçerliliği mi,

kusur mu,

görev mi,

yetki mi,

işlemin sebep unsuru mu,

yoksa delilin hukuka uygunluğu mu

olabilir.

Sözlü sınavdaki “hukuki meseleleri kavrama” kriteri, adayın kendisine sunulan hukuki sorunun merkezini tespit edebilme becerisini ifade etmektedir.

Kanun sınavda mutlaka belirli türde “vaka sorusu” sorulacağını söylememektedir. Bu nedenle sözlü sınavın formatı hakkında kanunda olmayan ayrıntılar kesin biçimde ileri sürülmemelidir.

Ancak değerlendirme kriterinin kendisi, salt bilgi aktarımının yanında hukuki muhakemenin de puanlamaya dâhil edildiğini açıkça göstermektedir.

Hukuki Meseleyi Çözme Yeteneği Nasıl Değerlendirilebilir?

Bir sorunu tespit etmek kadar ona hukuken savunulabilir bir çözüm üretmek de önemlidir.

Örneğin aday;

uygulanacak hukuk normunu belirleyebiliyor mu,

istisnaları fark edebiliyor mu,

birden fazla olası çözüm arasında hukuki gerekçe kurabiliyor mu,

temel haklarla maddi hukuk arasında doğru ilişki oluşturabiliyor mu,

usul kuralıyla maddi hukuk sonucunu birbirine karıştırıyor mu

gibi özellikler bu değerlendirme alanıyla ilişkili olabilir.

Ancak 7589 sayılı Kanun tek tek hangi alt unsurun kaç puan olacağını ayrıca bölmemiştir.

Dolayısıyla ikinci başlıkta yer alan bütün unsurlar toplam 25 puanlık tek değerlendirme alanıdır.

Hukuki Bilgiyi İfade Etme Yeteneği Neden Ayrı Önem Taşıyor?

Bir hâkim veya savcı doğru hukuki sonuca ulaşsa bile bu sonucu anlaşılır biçimde ifade edemiyorsa mesleki işlevini eksiksiz yerine getirmesi güçleşebilir.

Hâkim;

gerekçeli karar yazmak,

duruşmada taraflarla iletişim kurmak,

ara kararlarını açık biçimde oluşturmak

ve hukuki değerlendirmesini denetlenebilir biçimde ortaya koymak zorundadır.

Cumhuriyet savcısı ise;

iddianame,

mütalaa,

soruşturma kararı,

kanun yolu başvurusu

ve diğer mesleki belgelerde hukuki düşüncesini açık şekilde ifade etmek durumundadır.

Bu nedenle “ifade etme yeteneğinin” hukuki problem çözme kriterinin parçası hâline getirilmesi, mesleğin pratik niteliğiyle doğrudan bağlantılıdır.

Üçüncü Kriter: Özgüven, Temsil Kabiliyeti ve Mesleğe Uygun Davranış – 25 Puan

Yeni sözlü sınav sisteminin üçüncü değerlendirme alanı:

“Özgüveni, temsil kabiliyeti ve davranışlarının mesleğe uygunluğu”

şeklindedir. Bu alan da 25 puandır.

Bu başlık, hukuk bilgisinin dışında mesleki tutum ve kişisel sunumla ilgili özellikleri değerlendirmektedir.

Ancak “özgüven” kavramının yanlış anlaşılmaması gerekir.

Özgüven;

yüksek sesle konuşmak,

kesin ifadeler kullanmak,

tartışmacı davranmak

veya hiçbir konuda tereddüt göstermemek

anlamına gelmez.

Hâkimlik ve savcılık bakımından beklenen özgüven, hukuki görüşünü sakin, tutarlı ve gerekçeli biçimde ortaya koyabilme kapasitesiyle ilişkilidir.

Temsil Kabiliyeti Nedir?

Hâkim ve Cumhuriyet savcısı devletin yargı fonksiyonunu yerine getiren kişiler arasındadır.

Bu nedenle görevin gerektirdiği;

ciddiyet,

tarafsızlık görüntüsü,

ölçülülük,

iletişim biçimi,

kurumsal temsil

ve mesleki sorumluluk

önem taşımaktadır.

Kanun, temsil kabiliyetini ayrı bir kriterin parçası hâline getirerek bu niteliği sözlü sınav değerlendirmesine açıkça dâhil etmiştir.

“Davranışlarının Mesleğe Uygunluğu” Ne Demektir?

Bu ifade oldukça geniştir ve somut değerlendirmede objektif ölçütlerin uygulanması önem taşıyacaktır.

Kanun kavramı tek tek alt başlıklara bölmemiştir.

Ancak hâkimlik ve savcılık mesleğinin;

tarafsızlık,

ölçülülük,

ciddiyet,

dinleme becerisi,

saygılı iletişim,

mesleki etik

ve hukuka bağlılık

gibi nitelikleri gerektirdiği düşünülebilir.

Burada sınav kurulunun değerlendirmesi kişinin özel hayatını veya ilgisiz kişisel özelliklerini ölçen sınırsız bir takdir yetkisi şeklinde yorumlanmamalıdır. Kanunun kullandığı kriter doğrudan “mesleğe uygunluk” ile sınırlıdır.

Dördüncü Kriter: Türkçeyi Etkin Kullanma, Genel Kültür ve Yetenek – 25 Puan

Son 25 puanlık bölüm:

“Türkçeyi etkin bir şekilde kullanma becerisi ile genel kültür ve yetenek düzeyi”

olarak düzenlenmiştir.

Bu kriter iki temel boyut içerir:

Türkçeyi etkin kullanma becerisi

ve genel kültür/yetenek düzeyi.

Türkçeyi Etkin Kullanmak Neden Hâkim ve Savcı İçin Önemlidir?

Hâkimlik ve savcılık büyük ölçüde dil üzerinden icra edilen mesleklerdir.

Bir mahkeme kararının anlaşılabilir olması;

kelime seçiminden,

cümle yapısından,

hukuki kavramların doğru kullanılmasından,

gerekçenin mantıksal bütünlüğünden

ve düşüncenin açık biçimde aktarılmasından

doğrudan etkilenmektedir.

Yanlış veya belirsiz kullanılan tek bir ifade bazen hükmün kapsamı konusunda dahi tartışma yaratabilir.

Benzer şekilde Cumhuriyet savcısının hazırladığı iddianamenin isnadı açık ve anlaşılır biçimde ortaya koyması gerekir.

Bu nedenle Türkçenin etkin kullanılması, yalnız güzel konuşmayla ilgili estetik bir unsur değil, hukuki güvenlik ve kararların anlaşılabilirliği açısından mesleki bir gerekliliktir.

Yeni Kanun bu özelliği sözlü sınavın dört temel değerlendirme alanından biri hâline getirmiştir.

Genel Kültür Ne Kadar Etkili Olacak?

Genel kültür ve yetenek, Türkçeyi etkin kullanma becerisiyle birlikte aynı 25 puanlık başlığın içerisindedir.

Dolayısıyla:

“Genel kültür tek başına 25 puandır.”

demek doğru değildir.

Doğru ifade:

Türkçeyi etkin kullanma becerisi ile genel kültür ve yetenek düzeyi birlikte toplam 25 puanlık dördüncü kriteri oluşturmaktadır.

Kanun ayrıca bu 25 puanın Türkçe, genel kültür ve genel yetenek arasında hangi oranla dağıtılacağını belirlememiştir.

Örneğin:

Türkçe 10 puan,

genel kültür 10 puan,

yetenek 5 puan

şeklinde kanuni bir alt puan dağılımı bulunmamaktadır.

Bu nedenle bu konuda kesin sayısal dağılımlar yapılması doğru olmaz.

Sözlü Sınav Kurulu Kimlerden Oluşuyor?

Hâkim ve savcı yardımcılığı sonunda yapılan sözlü sınav, Türkiye Adalet Akademisi bünyesinde oluşturulan sözlü sınav kurulu tarafından yapılmaktadır.

2802 sayılı Kanun’un mevcut sistemine göre kurul;

Türkiye Adalet Akademisi Başkanının başkanlığında,

Teftiş Kurulu Başkanı,

Personel Genel Müdürü

ve hâkim ve savcı yardımcılarına ders verenler arasından ilgili bakan yardımcısı tarafından seçilen iki asıl üyeden oluşmaktadır. Aynı kaynaktan ayrıca bir yedek üye seçilmektedir.

Böylece olağan durumda sözlü sınav değerlendirmesi beş kişilik kurul üzerinden gerçekleştirilmektedir.

  1. Yargı Paketi, esas olarak bu kurulun hangi kriterleri kullanacağını ve puanların nasıl kayıt altına alınacağını daha ayrıntılı biçimde düzenlemiştir.

Her Kurul Üyesi Ayrı Puan mı Verecek?

Evet.

Yeni düzenlemenin sınavın denetlenebilirliği bakımından dikkat çekici hükümlerinden biri budur.

Sözlü sınav kurulundaki her üye tarafından verilen puan ayrı ayrı tutanağa geçirilecektir.

Dolayısıyla kurul yalnızca ortak şekilde:

“Adayın puanı 80’dir.”

şeklinde tek bir toplu puan belirlememektedir.

Her üye kendi değerlendirmesini yapmaktadır.

Kanun ayrıca her bir değerlendirme alanının 25 puan olduğunu belirlediğinden her kurul üyesinin toplam değerlendirmesi 100 puan üzerinden oluşmaktadır.

Daha sonra bütün üyelerin 100 üzerinden verdikleri puanların aritmetik ortalaması alınır.

Ortaya çıkan sayı adayın sözlü sınav puanıdır.

Örnek Sözlü Sınav Puanı Nasıl Hesaplanır?

Beş kişilik kurulun bir hâkim yardımcısına şu puanları verdiğini düşünelim:

Birinci üye: 80

İkinci üye: 75

Üçüncü üye: 85

Dördüncü üye: 78

Beşinci üye: 82

Toplam puan 400’dür.

Beş kurul üyesi bulunduğundan:

400 / 5 = 80

olur.

Bu durumda sözlü sınav puanı 80 olacaktır.

Ancak her üyenin verdiği 100 puanlık toplamın kendi içinde kanunda sayılan dört kriterin 25’er puanlık değerlendirilmesiyle oluşması gerekir.

Sözlü Sınav Sonuçları Nasıl Kayıt Altına Alınacak?

Yeni düzenlemeye göre yalnız tek tek üye puanları değil, sınavın sonucu da resmî kayda bağlanacaktır.

Sözlü sınav sonuçları sözlü sınav kurulu tarafından tutanağa bağlanacak ve Türkiye Adalet Akademisine teslim edilecektir.

Dolayısıyla yeni sistemde üç ayrı kayıt mekanizması önem taşımaktadır:

Her üyenin verdiği puan ayrı ayrı tutanağa geçirilir.

Bu puanların aritmetik ortalaması sözlü sınav puanını oluşturur.

Sözlü sınav sonucu kurul tarafından ayrıca tutanak altına alınarak Akademiye teslim edilir.

Bu düzenlemeler, sözlü sınavın puanlama sürecinin daha açık bir kayıt sistemine bağlandığını göstermektedir.

Sözlü Sınavda 70 Puan Alma Zorunluluğu Var mı?

Bu konuda yazılı sınav ile sözlü sınavı birbirinden ayırmak gerekir.

2802 sayılı Kanun, sözlü sınava girebilmek için son yazılı sınav puanı ile yazılı sınavlar nihai puanının ayrı ayrı en az 70 olmasını açıkça şart koşmaktadır.

Buna karşılık hâkim ve savcı yardımcılığı sonunda genel başarı hesabı yapılırken;

yazılı sınavlar nihai puanının %50’si,

sözlü sınav puanının %25’i

ve görev/eğitim dönemlerindeki puanların ortalamasının %25’i

toplanmakta ve bu toplamın en az 70 olması gerekmektedir.

Mevcut kanun metninde sözlü sınav puanı bakımından ayrıca:

“Sözlü sınavdan mutlaka en az 70 alınmalıdır.”

şeklinde bağımsız bir baraj öngörülmemektedir.

Dolayısıyla sözlü sınavın genel başarıya etkisi %25’tir ve sonuç diğer iki değerlendirme unsuru ile birlikte hesaplanır. Bu, yürürlükteki kanun metninin sistematiğinden çıkan sonuçtur.

Örnek: Sözlü Sınavdan 60 Alan Yardımcı Başarılı Olabilir mi?

Kanundaki matematiksel sisteme göre teorik olarak mümkündür.

Örneğin bir hâkim yardımcısının;

yazılı sınavlar nihai puanı: 85,

sözlü sınav puanı: 60,

görev ve eğitim puanı ortalaması: 90

olsun.

Genel başarı puanı:

85 × %50 = 42,5

60 × %25 = 15

90 × %25 = 22,5

Toplam:

80 puan

olur.

Bu örnekte toplam başarı puanı 70’in üzerindedir.

Ancak elbette sözlü sınava girebilmek için daha önce son yazılı sınav puanı ile yazılı sınavlar nihai puanının ayrı ayrı 70 koşulunun sağlanmış olması gerekir.

Bu nedenle sözlü sınavdaki puanın genel başarıya etkisi önemli olmakla birlikte tek başına bütün sonucu belirlememektedir.

Sözlü Sınav Nihai Başarı Puanının Yüzde Kaçını Etkiliyor?

Sözlü sınav puanı, hâkim ve savcı yardımcılığı sonundaki genel başarı puanının %25’ini oluşturmaktadır.

En yüksek ağırlık yazılı sınavlar nihai puanındadır:

Yazılı sınavlar nihai puanı: %50

Sözlü sınav puanı: %25

Görev ve eğitim dönemi değerlendirme puanları: %25

Bu üç unsurun toplamından elde edilen puanın en az 70 olması gerekir.

Bu sistem, hâkim ve savcı yardımcılığı sonunda kişinin yalnız kısa süreli bir sözlü sınav performansıyla değerlendirilmemesini sağlamaktadır.

Üç yıllık süreçteki yazılı başarı ve görev/eğitim performansı birlikte değerlendirmeye dâhil edilmektedir.

Sözlü Sınava Kimler Girebilir?

Her hâkim ve savcı yardımcısı doğrudan sözlü sınava alınmamaktadır.

Görev dönemini ve son eğitimini tamamlayan yardımcının öncelikle son yazılı sınavda gerekli başarıyı göstermesi gerekir.

Kanuna göre sözlü sınava katılabilmek için:

son yazılı sınav puanı en az 70

ve

yazılı sınavlar nihai puanı en az 70

olmalıdır.

Bu iki koşulun ayrı ayrı gerçekleşmesi gerekir.

Örneğin son yazılı sınavdan 90 puan alan ancak yazılı sınavlar nihai puanı 68 olan kişi doğrudan sözlü sınava giremez.

Tersine son sınavdan 68, nihai yazılı puandan 82 alan kişi de giremez.

Her iki değerin de 70 veya üzerinde olması gerekmektedir.

Mazeret Nedeniyle Sözlü Sınava Girilemezse Ne Olacak?

  1. Yargı Paketi bu konuda da açık bir düzenleme getirmiştir.

Mazereti nedeniyle sözlü sınava katılamayan hâkim veya savcı yardımcısının, mazeretinin ortadan kalktığı günden itibaren en geç beş iş günü içerisinde Türkiye Adalet Akademisine bildirimde bulunması gerekmektedir.

Dikkat edilirse beş iş günlük süre sınav tarihinden değil, mazeretin ortadan kalktığı tarihten başlamaktadır.

Bu önemli bir ayrımdır.

Örneğin kişinin sağlık nedeniyle 10 gün boyunca sınava katılması ve bildirim yapması fiilen mümkün değilse, kanunun belirlediği beş iş günlük süre mazeretin sona ermesinden sonra işlemeye başlar.

Ancak yalnız kişinin:

“Benim mazeretim vardı.”

demesi yeterli değildir.

Mazeretin haklı olup olmadığına sözlü sınav kurulu karar verir.

Kurul mazereti haklı görürse sözlü sınav, Türkiye Adalet Akademisinin belirleyeceği tarihte gerçekleştirilir.

Beş İş Günlük Süre Kaçırılırsa Ne Olur?

Kanun açık biçimde “en geç beş iş günü” demektedir. Bu nedenle sözlü sınav mazeretinden yararlanmak isteyen kişinin bu süreye dikkat etmesi gerekir.

Kanun, bildirim süresinin geçirilmesi durumunda ortaya çıkabilecek bütün istisnai ihtimalleri ayrıca düzenlememiştir.

Örneğin kişinin hem sınava katılmasını hem de beş iş günlük bildirim yapmasını engelleyen yeni ve devam eden başka bir mücbir neden bulunması hâlinde nasıl değerlendirme yapılacağı, somut olay ve ilgili idari mevzuat çerçevesinde incelenebilir.

Ancak uygulamada hak kaybının önüne geçmek için en güvenli yaklaşım, mazeret sona erdiğinde beş iş günlük sürenin geçirilmemesidir.

Yeni Sözlü Sınav Sistemi Eski Sistemden Nasıl Farklı?

Hâkim ve savcı yardımcılığı sisteminde sözlü sınav daha önce de bulunuyordu.

2022 yılında yardımcılık sistemi kurulurken son eğitim sonunda yazılı ve sözlü sınav yapılacağı, sözlü sınav kurulunun kimlerden oluşacağı ve sözlü sınavın genel başarı puanındaki payının %25 olduğu düzenlenmişti.

  1. Yargı Paketi’nin temel yeniliği sözlü sınavın değerlendirme içeriğinin kanun seviyesinde ayrıntılı şekilde belirlenmesidir.

Artık kanun doğrudan:

neyin değerlendirileceğini,

her kriterin kaç puan olduğunu,

her kurul üyesinin puanının ayrı kaydedileceğini,

nihai sözlü puanın nasıl hesaplanacağını,

sonucun nasıl tutanağa geçirileceğini

ve mazeret sınavının nasıl yapılacağını

belirlemektedir.

Dolayısıyla yeni sistemin en önemli yönü, sözlü sınavın ölçütlerinin ve puanlama sisteminin kanun seviyesinde görünür hâle gelmesidir.

Sözlü Sınavda Objektiflik Artacak mı?

Kanunun getirdiği yeni puanlama modeli objektifliği artırmaya yönelik daha somut bir çerçeve oluşturmaktadır.

Çünkü sınav kuruluna yalnız:

“Adayı 100 üzerinden değerlendir.”

denilmemektedir.

Dört farklı kriter belirlenmiş ve her kriter 25 puanla sınırlandırılmıştır.

Ayrıca kurul üyelerinin verdikleri puanların ayrı ayrı tutanağa geçirilmesi zorunludur.

Bu durum puanlamanın hangi ölçütler üzerinden yapılacağının daha öngörülebilir olmasına katkı sağlayabilir.

Ancak bir kanunda kriterlerin belirlenmesi, uygulamadaki bütün değerlendirmelerin otomatik olarak tamamen nesnel olacağını garanti etmez.

Özellikle;

özgüven,

temsil kabiliyeti,

mesleğe uygun davranış,

genel kültür ve yetenek

gibi alanlar belli ölçüde değerlendirme takdiri içermektedir.

Bu nedenle yeni sistemin pratik etkisi, sınav kurulunun kanundaki ölçütleri ne ölçüde tutarlı ve eşit şekilde uygulayacağıyla da bağlantılı olacaktır.

Sözlü Sınavda Sorulacak Soru Sayısı Belli mi?

Hayır.

7589 sayılı Kanun:

“Her adaya beş soru sorulur.”

veya

“Her kriterden bir soru sorulur.”

şeklinde bir düzenleme getirmemiştir.

Kanunda belirlenen husus değerlendirme kriterleridir.

Soru sayısı, sınav süresi, soru seçme yöntemi ve sınavın diğer teknik ayrıntıları doğrudan bu hükümde düzenlenmemiştir.

Nitekim 7589 sayılı Kanun ile 2802 sayılı Kanun’un ilgili hükmünde de sözlü sınava ilişkin diğer hususların Türkiye Adalet Akademisince çıkarılacak yönetmelikle düzenlenmesi yaklaşımı korunmuştur.

Dolayısıyla ilerleyen dönemde sözlü sınavın ayrıntılı uygulaması bakımından güncel Türkiye Adalet Akademisi mevzuatının ayrıca kontrol edilmesi gerekir.

Sözlü Sınavda Yargıtay ve Danıştay Kararı Sorulabilir mi?

Kanunun açık kriterlerinden biri “içtihat bilgisi” olduğundan, eğitim kapsamında yer alan konularla bağlantılı yüksek mahkeme içtihatlarının değerlendirmeye konu olması hukuken mümkündür.

Adli yargı bakımından özellikle Yargıtay, idari yargı bakımından Danıştay içtihatları mesleki uygulamanın önemli parçalarıdır.

Aynı şekilde Anayasa ve insan hakları hukuku eğitim kapsamında bulunduğundan Anayasa Mahkemesi kararlarının da eğitim ve değerlendirme alanıyla ilişkili olması mümkündür.

Ancak Kanun:

“Her adaya mutlaka bir Yargıtay kararı sorulacaktır.”

şeklinde zorunlu bir soru dağılımı öngörmemektedir.

Bu nedenle “içtihat bilgisi değerlendirilebilir” demek doğrudur; “mutlaka şu mahkemenin şu sayıda kararı sorulur” demek ise kanuni dayanak olmadan kesinleştirilemez.

Sözlü Sınavda Karar Yazdırılacak mı?

  1. Yargı Paketi, hâkim ve savcı yardımcılarının eğitim konuları arasında karar ve gerekçeli karar yazımını açıkça saymıştır.

Ancak sözlü sınav hükmünde:

“Adaya gerekçeli karar yazdırılır.”

şeklinde bir zorunluluk bulunmamaktadır.

Sözlü sınavda değerlendirilecek alanlardan biri mesleki yeterlilik ile hukuki meseleleri kavrama, çözme ve ifade etme yeteneğidir.

Dolayısıyla gerekçeli düşünme ve hukuki görüş oluşturma becerisi sözlü değerlendirmede önem taşıyabilir.

Fakat sınav tekniğinin yazılı karar hazırlama şeklinde olacağı, yalnız 7589 sayılı Kanun’a bakılarak söylenemez.

Sözlü Sınav Sonucuna Göre Tek Başına Meslekten Elenme Olur mu?

Hâkim ve savcı yardımcılığı sonundaki başarı tek başına sözlü sınav sonucuna göre hesaplanmamaktadır.

Genel başarı puanında;

yazılı sınavlar %50,

sözlü sınav %25,

görev ve eğitim dönemi değerlendirmeleri %25

oranında etkilidir. Toplamın en az 70 olması gerekir.

Yardımcılık sonunda başarılı olamayanlar bakımından Kanun ayrıca bir sonuç öngörmektedir.

Başarılı olamayan kişiler, talepleri hâlinde Adalet Bakanlığının merkez veya taşra teşkilatında genel idare hizmetleri sınıfındaki bir kadroya atanabilirler; aksi hâlde hâkim ve savcı yardımcılıklarına son verilir.

Dolayısıyla sözlü sınav önemlidir ancak yardımcılık sonundaki başarıyı belirleyen tek kriter değildir.

Sözlü Sınav Puanı Neden Yüzde 25?

Kanunun oluşturduğu sistem üç farklı boyutu birlikte değerlendirmektedir.

Birincisi uzun dönemdeki yazılı ve teorik başarıdır.

İkincisi sözlü sınavda ortaya çıkan mesleki değerlendirmedir.

Üçüncüsü ise üç yıllık yardımcılık sırasında görev ve eğitim performansıdır.

Bunlardan en yüksek ağırlığa yazılı sınavlar sahiptir: %50.

Sözlü sınav ile görev/eğitim değerlendirmeleri ise %25’er ağırlığa sahiptir.

Bu nedenle sistemin yalnız kısa süreli mülakat performansına veya yalnız yazılı sınav başarısına dayanmadığı görülmektedir.

Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sözlü Sınavında Sık Sorulan Sorular

Hâkim ve savcı yardımcılığı sözlü sınavı kaç puan üzerinden?

Toplam 100 puan üzerinden değerlendirilir. Dört ana kriterin her biri en fazla 25 puandır.

Sözlü sınavda hangi kriterlere bakılacak?

Mevzuat, içtihat ve uygulama bilgisi; mesleki yeterlilik ve hukuki problem çözme/ifade etme becerisi; özgüven, temsil ve mesleğe uygun davranış; Türkçeyi etkin kullanma, genel kültür ve yetenek değerlendirilecektir.

Hukuk bilgisi kaç puan?

Mevzuat, içtihat ve uygulama bilgisi doğrudan 25 puandır. Ayrıca ikinci 25 puanlık mesleki yeterlilik ve hukuki meseleleri çözme kriteri de hukuki muhakemeyle bağlantılıdır. Ancak kanun bu iki başlığı tek kategori hâline getirmemiştir.

Özgüven kaç puan?

Özgüven tek başına 25 puan değildir. Özgüven, temsil kabiliyeti ve davranışların mesleğe uygunluğu birlikte 25 puandır.

Genel kültür kaç puan?

Genel kültür de tek başına 25 puan değildir. Türkçeyi etkin kullanma becerisi ile genel kültür ve yetenek birlikte 25 puanlık kriterdir.

Her kurul üyesi ayrı puan mı verecek?

Evet. Her üyenin puanı ayrı ayrı tutanağa geçirilir.

Nihai sözlü puanı nasıl hesaplanır?

Kurul üyelerinin 100 üzerinden verdikleri toplam puanların aritmetik ortalaması alınır.

Sözlü sınavın genel başarıdaki ağırlığı kaç?

%25’tir.

Sözlü sınava girmek için yazılıdan kaç almak gerekir?

Son yazılı sınav puanının ve yazılı sınavlar nihai puanının ayrı ayrı en az 70 olması gerekir.

Sözlü sınavdan ayrıca 70 alma şartı var mı?

2802 sayılı Kanun’un güncel yardımcılık sonu başarı sisteminde sözlü sınav için ayrıca bağımsız bir 70 puan barajı düzenlenmemiştir. Sözlü puanın %25’i genel başarı hesabına katılır ve toplam başarı puanının en az 70 olması gerekir.

Sözlü sınava hastalık nedeniyle girilemezse ne yapılmalı?

Mazeretin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde Türkiye Adalet Akademisine bildirim yapılmalıdır. Mazereti sözlü sınav kurulu haklı görürse sınav Akademinin belirlediği tarihte yapılır.

Yeni sistem ne zaman yürürlüğe girdi?

7589 sayılı Kanun’un hâkim ve savcı yardımcılarının sözlü sınavını düzenleyen 8. maddesi özel ertelenmiş yürürlük hükümleri arasında bulunmadığından 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanun’un 26. maddesi diğer hükümlerin yayım tarihinde yürürlüğe gireceğini düzenlemektedir.

Eski Hâkim ve Savcı Yardımcıları da Yeni Kriterlerle mi Sınava Girecek?

7589 sayılı Kanun’un geçici maddesinde bazı değişiklikler bakımından özel geçiş hükümleri bulunmaktadır. Örneğin idari yargı, Adli Tıp Kurumu, dolandırıcılık dosyaları ve tazminat hesapları bakımından özel zaman bakımından uygulama kuralları getirilmiştir. Buna karşılık 2802 sayılı Kanun m.10’da yapılan sözlü sınav değişikliği için yalnız yeni atanacak yardımcıları kapsayan ayrıca bir geçiş hükmü düzenlenmemiştir.

Bu nedenle 31 Temmuz 2026’dan sonra gerçekleştirilecek sözlü sınavlarda yürürlükte bulunan yeni m.10 hükümlerinin dikkate alınması gerekir.

Bununla birlikte değişiklikten önce tamamlanmış ve sonucu kesinleşmiş sözlü sınavların yeni kriterlerle geriye dönük olarak yeniden yapılacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır.

Sözlü Sınavda En Fazla Puanı Hangi Alan Getiriyor?

Hiçbir alan diğerinden daha yüksek puan taşımamaktadır.

Dört alanın tamamı eşit ağırlıktadır:

25 + 25 + 25 + 25 = 100 puan.

Bu yönüyle düzenleme, örneğin temsil kabiliyetine 10, hukuk bilgisine 50 puan verilmesi gibi dengesiz bir sistem kurmamıştır. Kanun her ana kriter için eşit üst sınır belirlemiştir.

Ancak bir kriter içerisindeki alt unsurların kendi aralarında kaç puan olduğu ayrıca belirtilmemiştir.

Örneğin üçüncü kriterde:

özgüven,

temsil kabiliyeti

ve mesleğe uygun davranış

birlikte 25 puandır.

Kanunda bunların her biri için ayrı 8, 8 ve 9 puan gibi alt dağılım bulunmamaktadır.

Aynı durum dördüncü kriter bakımından da geçerlidir.

Sözlü Sınava Hazırlanırken Neye Odaklanmak Gerekir?

Yeni kanuni kriterlere bakıldığında yalnız kanun ezberlemek yeterli bir hazırlık yöntemi olarak görünmemektedir.

Sözlü sınavın ilk 25 puanı doğrudan mevzuat, içtihat ve uygulama bilgisine bağlıdır.

İkinci 25 puan hukuki meseleyi kavrama ve çözme yeteneğini ölçmektedir.

Bu nedenle adayın bir hukuk kuralını yalnız hatırlaması değil, somut bir uyuşmazlığa uygulayabilmesi önem taşır.

Üçüncü kriter mesleki duruş ve temsil niteliğine ilişkindir.

Dördüncü kriter ise düşünceyi düzgün Türkçeyle aktarabilme ve genel kültür/yetenek boyutunu içermektedir.

Dolayısıyla yeni sistemin mantığı bakımından hazırlanmanın dört ayağı bulunduğu söylenebilir:

Hukuk bilgisi, hukuki muhakeme, mesleki duruş ve etkili ifade.

Bu sınıflandırma kanundaki dört değerlendirme başlığının pratik bir özetidir.

12. Yargı Paketi Sözlü Sınavı Daha Şeffaf Hâle Getirdi mi?

Yeni düzenleme önceki sisteme göre en azından puanlama kriterlerini daha görünür ve denetlenebilir hâle getiren önemli hükümler içermektedir.

Öncelikle dört ayrı değerlendirme alanı kanunda sayılmıştır.

Her alanın 25 puan olduğu belirlenmiştir.

Her kurul üyesinin verdiği puanın ayrı ayrı tutanağa geçirilmesi zorunlu tutulmuştur.

Nihai puanın üyelerin verdiği puanların aritmetik ortalaması olduğu açıklanmıştır.

Sonuçların da ayrıca kurul tarafından tutanağa bağlanarak Türkiye Adalet Akademisine verilmesi öngörülmüştür.

Bunlar sınavın hangi hukuki çerçevede yapıldığının daha açık şekilde belirlenmesi açısından önemlidir.

Ancak “şeffaflık” değerlendirmesi yalnız mevzuat metnine değil uygulamadaki sınav yöntemine de bağlı olacağından, yeni sistemin fiilî sonuçları uygulama geliştikçe daha net görülecektir.

Sözlü Sınav Puanına İtiraz Edilebilir mi?

7589 sayılı Kanun’un sözlü sınav kriterlerini getiren hükmü, sözlü sınav puanına karşı ayrıca ve özel bir “şu kadar gün içinde şu kuruma itiraz edilir” sistemi düzenlememiştir.

Kanunda sözlü sınavla ilgili diğer hususların Türkiye Adalet Akademisince çıkarılacak yönetmelikle düzenlenmesi kabul edilmiştir.

Bununla birlikte hâkim ve savcı yardımcılığı sözlü sınavı idari nitelikte bir işlemin parçası olduğundan, somut bir sınav uyuşmazlığında idari başvuru ve idari yargı yollarının ilgili mevzuat ve somut işlemin niteliğine göre ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Bu nedenle sınav sonucuna karşı başvuru düşünülüyorsa;

tebliğ veya öğrenme tarihi,

güncel Türkiye Adalet Akademisi düzenlemeleri,

sınav tutanakları,

kurul üyelerinin ayrı puanları

ve idari yargıdaki dava süreleri

birlikte incelenmelidir.

Özellikle yeni sistemde her kurul üyesinin puanının ayrı tutanağa geçirilecek olması, olası bir uyuşmazlıkta işlemin değerlendirilmesi bakımından önemli olabilir.

Sonuç: Hâkim ve Savcı Yardımcılığı Sözlü Sınavında Artık Dört Kriter 25’er Puan Üzerinden Değerlendirilecek

  1. Yargı Paketi ile hâkim ve savcı yardımcılığı sonunda yapılan sözlü sınavın değerlendirme sistemi önemli ölçüde somutlaştırılmıştır.

7589 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 10. maddesine eklenen yeni hüküm uyarınca sözlü sınavda hâkim ve savcı yardımcısının dört temel özelliği değerlendirilecektir.

Birinci kriter:

Eğitim konularına ilişkin mevzuat, içtihat ve uygulama bilgisidir.

Bu alan 25 puandır.

İkinci kriter:

Mesleki yeterlilik ile hukuki meseleleri kavrama, çözme ve ifade etme yeteneğidir.

Bu alan da 25 puandır.

Üçüncü kriter:

Özgüven, temsil kabiliyeti ve davranışların mesleğe uygunluğudur.

Bu kriter de 25 puandır.

Dördüncü kriter:

Türkçeyi etkin bir şekilde kullanma becerisi ile genel kültür ve yetenek düzeyidir.

Bu bölüm de 25 puandır.

Dolayısıyla sözlü sınavın yeni matematiği son derece açıktır:

25 + 25 + 25 + 25 = 100 puan.

Ancak her 25 puanlık başlığın içerisinde birden fazla alt özellik bulunabilir.

Örneğin özgüven tek başına 25 puan değildir; özgüven, temsil ve mesleğe uygun davranış birlikte 25 puandır.

Genel kültür de tek başına 25 puan değildir; Türkçeyi etkin kullanma, genel kültür ve yetenek birlikte 25 puandır.

Yeni sistemde ayrıca sınav kurulunun her üyesi ayrı ayrı puan vermektedir.

Her üyenin verdiği puan tutanağa kaydedilir.

Kurul üyelerinin 100 üzerinden verdikleri puanların aritmetik ortalaması alınır ve bu ortalama hâkim veya savcı yardımcısının sözlü sınav puanı olur.

Sınav sonuçları da sözlü sınav kurulu tarafından ayrıca tutanağa bağlanarak Türkiye Adalet Akademisine teslim edilir.

Sözlü sınava katılabilmek için adayın öncelikle yardımcılık dönemindeki yazılı sınavlarda gerekli başarıyı sağlaması gerekir.

Son yazılı sınav puanı ile yazılı sınavlar nihai puanının ayrı ayrı en az 70 olması şarttır.

Bundan sonra yapılan sözlü sınav ise yardımcılık sonu genel başarı puanının %25’ini oluşturur.

Genel başarı hesabında;

yazılı sınavlar nihai puanı %50,

sözlü sınav puanı %25,

görev ve eğitim dönemindeki değerlendirmelerin ortalaması %25

ağırlığa sahiptir.

Bu üç unsur sonucunda elde edilen toplam puanın en az 70 olması gerekir.

Bu noktada önemli bir ayrım daha bulunmaktadır: yürürlükteki kanuni sistem sözlü sınav için ayrıca bağımsız bir 70 puan barajı koymamaktadır. Sözlü sınav puanı genel başarı hesabının %25’ini oluşturmakta ve diğer iki unsurla birlikte toplam başarı belirlenmektedir. Buna karşılık sözlü sınava girebilmek için yazılı sınavlarda iki ayrı 70 puan koşulu kesin olarak bulunmaktadır.

Mazeret nedeniyle sözlü sınava katılamayanlar bakımından da yeni bir kanuni sistem getirilmiştir.

Mazeretin sona ermesinden itibaren beş iş günü içinde Türkiye Adalet Akademisine bildirim yapılması gerekir. Sözlü sınav kurulunun mazereti haklı kabul etmesi hâlinde sınav, Akademinin belirleyeceği başka bir tarihte gerçekleştirilir.

Düzenleme 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Sonuç itibarıyla 12. Yargı Paketi sonrasında hâkim ve savcı yardımcılığı sözlü sınavında yalnız adayın hukuku bilip bilmediğine bakılmayacaktır.

Yeni sistemde adayın;

hukuku bilmesi,

içtihat ve uygulamayı takip edebilmesi,

hukuki problemi doğru kavraması,

çözüm üretebilmesi,

bu çözümü açıkça ifade edebilmesi,

mesleğin gerektirdiği temsil niteliğini taşıması,

Türkçeyi etkin biçimde kullanması

ve genel kültür ile yetenek düzeyi

birlikte değerlendirilecektir.

Başka bir ifadeyle yeni sistem, hâkim ve savcı yardımcısının yalnız “ne bildiğini” değil, aynı zamanda “bildiği hukuku nasıl kullandığını, nasıl ifade ettiğini ve yargı mesleğini temsil etmeye ne ölçüde hazır olduğunu” ölçmeye yönelik dört başlıklı bir sözlü sınav modeli oluşturmaktadır.

Leave a Reply

Call Now Button